İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aytekin Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/8420)

1. Başvuru, yargı kararının uygulanmaması nedeniyle mahkemeye

Başvuru No2014/8420Tarih7 Şubat 2018Okuma10 dk · 1.975 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Aytekin Yılmaz Başvurusu

Karar tarihi
7 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/8420
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.975 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yargı kararının uygulanmaması nedeniyle mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel

Müdürlüğünde sözleşmeli Başbakanlık uzmanı olarak görev yapmaktayken 25/2/2004

tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı (Bakanlık) Merkez Kütüphaneler ve Yayımlar

Genel Müdürlüğüne genel müdür olarak atanmıştır.

7. Başvurucu 4/7/2005 tarihli işlem ile genel müdürlük

görevinden alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Planlama Kurulu

(APK) uzmanlığına atanmıştır.

A. Görevden Alınmaya İlişkin Açılan İptal

Davası

8.Başvurucu, genel müdürlük görevinden alınma ve APK uzmanlığına

atanma işlemlerinin iptalleri istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır.

9. Başvurucu, dava sonuçlanmadan Başbakanlık uzmanlık kadrosuna

kendi talebiyle 9/8/2005 tarihli idari işlemle atanmıştır.

10. Ankara 6. İdare Mahkemesi 9/2/2007 tarihli kararıyla dava

konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde, başvurucunun genel

müdürlük görevinden başarısızlığı ve yetersizliği kanıtlanmadan veya kamu

yararı amacı ile hizmet gerekleri yönünden görevden alınmasını gerekli kılacak

herhangi bir neden de gösterilmeden görevden alınıp APK uzmanlığına atanmasına

ilişkin işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uyarlık görülmediği

belirtilmiştir.

11. Bakanlığın temyiz

talebi, Danıştay Beşinci Dairesinin 22/1/2010 tarihli kararıyla reddedilmiş ve

karar onanmıştır.

B. Mahkeme Kararının Yerine Getirilmemesi

Üzerine Açılan İptal Davası

12. Başvurucu, görevden alınmasına ilişkin işlemin Ankara 6.

İdare Mahkemesince iptal edilmesi üzerine genel müdürlük görevine iade edilmesi

istemiyle Bakanlığa yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle

idare mahkemesinde tekrar dava açmıştır.

13. Ankara 14. İdare Mahkemesi 24/4/2008 tarihli kararıyla

davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, Ankara 6. İdare

Mahkemesince karar verilmeden önce başvurucunun kendi isteğiyle Başbakanlıktaki

uzman kadrosuna tayin edilmek suretiyle yeni bir işlem tesis edildiği

vurgulanmıştır. İptal kararının başvurucunun Başbakanlık uzman kadrosuna

atanması işleminin sonuçlarını geçersiz kılmak yönünde hukuksal bir netice

doğurmayacağı dikkate alınarak başvurucunun "uygulanabilirlik"

niteliğini kaybeden (başka bir ifadeyle hukuken başvurucunun eski görevine

atanması sonucunu doğurması mümkün olmayan) bir iptal kararının varlığından

bahisle genel müdürlük görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun

reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiştir.

14. Başvurucunun kararı yürütmenin durdurulması talepli temyiz

etmesi üzerineDanıştay Beşinci Dairesi 12/9/2008

tarihli kararı ile dava konusu işlemin ve mahkeme kararının yürütmesinin

durdurulmasına karar vermiştir. Karar gerekçesinde hukuk devleti ilkesi

gereğince idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan

bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan başka seçeneği olmadığı

vurgulanarak idarenin yasal düzenlemeler uyarınca bağlı yetki içinde bulunduğunun

açık olduğu ifade edilmiştir. Bakanlığın ilgili idarelerle koordinasyonu

sağlayarak başvurucunun genel müdürlük görevine iade edilmesi gerekirken bu

yöndeki talebinin reddilmesi hukuka uygun

görülmemiştir.

15. Başvurucu yürütmenin durdurulması kararı üzerine, nihai

karar verilinceye kadar yaklaşık iki yıl genel müdürlük görevini yaptığını

belirtmiştir.

16. Danıştay Beşinci Dairesi 12/5/2010 tarihli kararı ile

yürütmenin durdurulması kararında açıkladığı gerekçe ile derece mahkemesinin

kararının bozulmasına karar vermiştir.

17. Bakanlık karar düzeltme talebinde bulunmuş, aynı Dairenin

24/6/2011 tarihli kararıyla temyiz üzerine verilen karar kaldırılarak derece

mahkemesi kararı onanmıştır. Karar gerekçesinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı

İdari Yargılama Usulü Kanunu'n 49. maddesinde belirtilen temyiz nedenlerinin

bulunması hâlinde bozma kararı verilebileceği, davanın reddi üzerine temyiz

yoluna başvuran başvurucunun taleplerinin bunlardan birine uymadığı

belirtilmiştir.

C. Yargılamanın Yenilenmesi Talebine İlişkin

Süreç

18.Başvurucu, Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen kararın

kesinleşen Ankara 6. İdare Mahkemesinin lehine verdiği kararı hükümsüz

bıraktığı iddiasıyla yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.

19. Ankara 14. İdare Mahkemesi 3/2/2012 tarihli kararıyla

yargılamanın yenilenmesi talebini reddetmiştir. Karar gerekçesinde yargılamanın

yenilenmesine konu kararın Ankara 6. İdare Mahkemesi kararı dikkate alınarak

verildiği ve bu hususların Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği, başvurcunun iddialarının yargılamanın yenilenmesini

gerektiren sebepler arasında olmadığı belirtilmiştir.

20. Temyiz talebi, Danıştay Beşinci Dairesinin 17/5/2013 tarihli

kararıyla reddedilerek derece mahkemesi kararı onanmıştır.

21.Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 12/3/2014 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

22. Anılan karar başvurucuya 8/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurucu 6/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV.

İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

23. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

1. İdari dava türleri şunlardır:

a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil,

sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı

iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,[...]"

24. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare

ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının

icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya

mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz

günü geçemez."

B. Danıştay İçtihadı

25. Danıştay Beşinci Dairesinin 12/2/2013 tarihli ve E.2010/347,

K.2013/892 sayılı kararında şöyle denilmiştir:

" 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan;

"Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve

yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare en geç

otuz gün içinde işlem tesis etmeye mecburdur." hükmüyle Anayasanın 2.

maddesinde yer alan "Hukuk Devleti" ilkesine uygun bir düzenleme

getirilmiştir.

Bu hükümler karşısında; idare, maddi ve hukuki koşullarına göre uygulanabilir

nitelikte olan yargı kararlarını aynen ve gecikmeksizin uygulamak

zorundadır.

...

Hakkında tesis edilmiş bir idari işlemin

iptali istemiyle açtığı davada lehine yürütmenin durdurulması veya iptal kararı

verilen kamu görevlisinin, bu karar verilmeden veya verilen kararın gerekleri

yerine getirilmeden önce kendi isteğiyle görev yaptığı kurumdan ayrılması hali

söz konusu olduğunda, ortada birbirinden bağımsız iki ayrı işlemin mevcut

olduğu görülmektedir. Bu işlemlerden birincisi, davacının açmış olduğu iptal

davası üzerine iptal edilen veya yürütülmesi durdurulan işlemdir. Diğeri ise,

davacının iradesine dayanılarak, bir başka ifadeyle görev yaptığı kurumdan

kendi isteğiyle ayrılması yolunda tesis edilen işlemdir.

Bu işlemlerden birincisi hakkında verilmiş bulunan iptal kararının

yerine getirilmesi gerekli ise de; davacı, iptal kararı sonucunu beklemeksizin

kendi isteği ile görev yaptığı kurumdan ayrılmak suretiyle idareye yeni bir

işlem tesis ettirmiş olduğundan, bunun sonucu olarak da hukuken başka bir kamu

kurumunun personeli olduğundan, yargı kararının yerine getirilebilmesi

bakımından hukuksal bir imkânsızlık doğmuş olup, davacı lehine artık ortada

yerine getirilmesi gerekli bir yargı kararının varlığından söz etmeye hukuken

olanak bulunmamaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı Mahkeme kararının

sonucunu beklemeden kendi isteğiyle ... emrine atanmak suretiyle idareye yeni

bir işlem tesis ettirdiğinden, iptal kararının davacının anılan kuruma kendi

isteğiyle atanması işleminin sonuçlarını geçersiz kılmak yönünde hukuksal bir

sonuç doğuramayacağı dikkate alındığında,

"uygulanabilirlik" niteliğini kaybeden (bir başka

ifadeyle, hukuken davacının eski görevine atanması sonucunu doğurması mümkün

olmayan) bir iptal kararının varlığından bahisle davacının ... emrine şube

müdürü olarak atanması mümkün değildir. . "

26. Danıştay Beşinci Dairesinin 15/11/2012 tarihli ve

E.2010/1829, K.2012/7396, 20/6/2014 tarihli ve E.2011/7537, K.2014/5415 sayılı

kararları da benzer niteliktedir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 7/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İdari İşlemin İptaline İlişkin Asıl Dava

Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu, lehine kesinleşen mahkeme kararının sonraki

tarihli bir mahkeme kararıyla kaldırıldığını iddia etmiş; dava konusu, sebebi

ve tarafları aynı olan iki ayrı kararının ortaya çıktığını ileri sürmüştür.

İkinci yargı kararına dayanak olarak alınan yargılama devam etmekte iken kendi

isteğiyle başka bir kuruma geçtiği tezinin davalı idarece ileri sürüldüğünü

ancak mahkemece lehine iptal kararı verildiğini ifade etmiştir. Lehine verilmiş

bir iptal kararının hâlen uygulanmadığını belirterek Anayasa'nın 2., 36., 40.,

138. ve 141. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

2. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, Bakanlık Merkez Kütüphaneler ve

Yayımlar Genel Müdürlüğünde genel müdür olarak görev yapmakta iken Kültür ve

Turizm Bakanlığı APK uzmanı olarak atanmıştır. Başvurucu, bu işleme karşı

açtığı davada verilen iptal kararının gereği gibi uygulanmamasından şikâyet

etmekte olup başvurucunun şikâyetlerinin mahkemeye erişim hakkı kapsamında

yargı kararının icrası yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012,

§ 17).

31. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri mahkemeye erişim

hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı

zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsar.

Mahkeme kararlarının uygulanması yargılamanın dışında olmakla birlikte onu

tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar

uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır. Bu nedenle yargı

kararlarının uygulanması "mahkemeye erişim hakkı" kapsamında

değerlendirilmektedir. Buna göre yargılama sonucunda mahkemenin bir karar

vermiş olması yeterli değildir, ayrıca bu kararın etkili bir şekilde

uygulanması da gerekir. Hukuk sisteminde, nihai mahkeme kararlarını taraflardan

birinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde, uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler

bulunması veya mahkeme kararlarının icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi

hâllerinde "mahkemeye erişim hakkı" da anlamını yitirecektir (Ahmet Yıldırım, B. No: 2012/144,

2/10/2013, § 28).

32. Kural olarak mahkeme kararlarının uygulanması, ilam

zamanaşımı dolmadığı sürece her zaman talep edilebilir. Bu yöndeki bir talebe

rağmen mahkeme kararı uygulanmamışsa olumsuz kamu gücü işleminden kaynaklanan

bir süregelen ihlalden söz edilebilir. Bu durumda başvurucu, mahkeme kararının

uygulanması talebini müteakiben makul bir süre bekledikten sonra Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir. Başvurucunun talebinden vazgeçtiği

ya da takipsiz bıraktığı anlaşılmadıkça bu tür başvuruların süresinde

yapıldığını kabul etmek gerekir. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkili

olup olmadığının ve başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığının da bu çerçevede

belirlenmesi gerekir (Ahmet Yıldırım,

§ 29).

33. Başvuru konusu olayda başvurucu, idari işlemin iptali

istemiyle açtığı dava sonuçlanmadan 9/8/2005 tarihinde kendi talebi

doğrultusunda Başbakanlık uzman kadrosuna atanmıştır. İdare Mahkemesinin

9/2/2007 tarihinde naklen atama işleminin iptaline karar vermesi üzerine

idareye başvurarak kararın uygulanmasını istemiştir. İdare ise başvurucunun

farklı kadroya kendi talebi neticesinde atanması nedeniyle mahkeme kararının

uygulama kabiliyetinin bulunmadığını belirterek başvurucunun talebini reddetmiştir.Mahkeme kararı Danıştayın temyiz denetiminden geçerek 22/1/2010 tarihinde

kesinleşmiştir. Anılan iptal davasının konusu genel müdürlükten alınma ve APK

uzmanlığına atanma işlemlerinin iptali istemidir. Başvurucunun bu süreçte kendi

istemiyle Başbakanlık uzmanlığına atanması neticesinde yeniden bir idari işlem

tesis edilmiştir. Dolayısıyla anılan iptal kararı başvurucunun Başbakanlığa

atanması işleminin iptali sonucunu doğurmayacaktır. Başvurucu artık hukuken

başka bir kamu kurumunun personeli olduğundan yargı kararının yerine

getirilebilmesi bakımından hukuksal bir imkânsızlık doğmuştur. Anılan durum

Danıştay içtihatlarıyla da kabul edilmiştir (bkz. §§25, 26). Dolayısıyla iptal

kararının verildiği anda uygulama kabiliyetinden yoksun olduğu anlaşılmaktadır.

Verildiği anda uygulanma kabiliyeti bulunmayan bir mahkeme kararına ilişkin

olarak süregelen ihlalden söz edilmesi mümkün değildir.

34. Başvuruya konu uygulanmadığı ileri sürülen kararın Anayasa

Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce

22/1/2010 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

35.Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Yargılamanın Yenilenmesi Talebi Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

36. Başvurucu, hakkında lehine kesin hüküm varken Mahkemece

yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında bu durumun değerlendirilmediğini;

davanın hukuka aykırı şekilde reddedildiğini belirtilerek Anayasanın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

37. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

38. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup itiraz incelemesinden geçen mahkeme kararında bariz takdir hatası

veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da

bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti

niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

39. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İdari işlemin iptaline ilişkin asıl dava yönünden adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın

yenilenmesi talebi yönünden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

7/2/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y.

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Aytekin

YILMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/8420, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Görevden Alınmaya İlişkin Açılan İptal
  7. B. Mahkeme Kararının Yerine Getirilmemesi
  8. C. Yargılamanın Yenilenmesi Talebine İlişkin
  9. İlgili Hukuk
  10. A. Kanun Hükümleri
  11. B. Danıştay İçtihadı
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. İdari İşlemin İptaline İlişkin Asıl Dava
  14. B. Yargılamanın Yenilenmesi Talebi Yönünden
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Özgüldür
  17. Kömürcü
  18. Akıncı
  19. Yılmaz
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/8420
Tarih
7 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Birgül İçin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/200)
  • Mehmet Çapraz Başvurusu (B. No: 2014/10736)
  • Mehmet Kandemir Başvurusu (B. No: 2016/1050)
  • Mehmet Şahin Kuzucu Başvurusu (B. No: 2014/9157)
  • Turan Aksoy Başvurusu (B. No: 2014/8660)
  • Fatma Nida Olçar Başvurusu (B. No: 2014/5456)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.