İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Çapraz Başvurusu (B. No: 2014/10736)

1. Başvuru, eşine

Başvuru No2014/10736Tarih8 Şubat 2018Okuma9 dk · 1.759 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Çapraz Başvurusu

Karar tarihi
8 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/10736
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.759 kelime·9 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, eşine

karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği gerekçesiyle başvurucunun

cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte evli olup

aralarındaki uyuşmazlık nedeniyle eşinden ayrı yaşamaktadır.

10. Başvurucu kullanmakta olduğu cep telefonundan eşi

B.Ç.ye 17/8/2013 tarihinde iki, 5/10/2013 tarihinde bir mesaj göndermiştir. Mesajlar

şöyledir:

17/8/2013

tarihli mesajlar:

"(1) başında erkek yok çocuğun yanında yok yolasığmaz

kim ya neyin oluyor seninde sen onun yanina kurulup utanmadan geziyor çiftlik basmaya gidiyorsun

insan biraz utanır ya gerçekten ama yazik hergün biraz daha yolunu kaybediyorsun böyledevam

et benim isime gelir sen evli bir kadınsın daha bunu unutma.

(2) ama allaha dua et batuhanin

başina birşey gelirse beni

o zaman asla taniyamazsin sen anne olsaydın oglunu dikilide yalnız birakip kepsutta evdeki çobanla yolasigmazla

gezmezsin saga sola gitmezsin batuhan

a kim bakiyor ablan mi

..."

5/10/2013

tarihli mesaj:

"annene sor bakalim kepsutta

kiminle gezmiş oglum sen okulda dayak yerken annen kepsut ta elin adamiyla yaninda oglu kocasi

olmadan gezen annen elin ciftligini basmaya gidiyor bunlari anlat ogluna senle gurur

duyar ben seherle gezmiyorum ama sen elin adamiyla

geziyorsun yukarida alah

var görecek hesabini"

11. Yukarıda yer verilen mesajlar nedeniyle Dikili Cumhuriyet

Başsavcılığının 16/1/2014 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında hakaret ve

basit tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

12. Dikili Sulh Ceza Mahkemesi 3/6/2014 tarihinde başvurucunun

hakaret ve tehdit suçlarından toplam 2.360 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Başvuruya konu kararın

gerekçesinde başvurucu ile eşinin aralarındaki sorunlar nedeniyle ayrı

yaşadığı; başvurucunun 17/8/2013 tarihli ilk mesaj ve 5/10/2013 tarihli mesaj

ile eşine hakaret ettiği, 17/8/2013 tarihli ikinci mesaj ile de eşini tehdit

ettiği belirtilmiştir.

13. İlk derece mahkemesinin 3/6/2014 tarihli kararı başvurucu

vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş olup bireysel başvuru 30/6/2014 tarihinde

yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. Somut başvuruyla ilgili ulusal hukuk kurallarının yer aldığı

karar için Bekir Coşkun ([GK] B.

No: 2014/12151, 4/6/2015, § 18) kararına; uluslararası hukuk kurallarının yer

aldığı karar için Kemal Kılıçdaroğlu

(B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-37) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

16. Başvurucu; eşine karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği

gerekçesiyle hakkında verilen mahkûmiyet kararının gerekçesiz olduğunu,

kendisine isnat edilen suçların mevzuatta belirtilen unsurları oluşmamasına

rağmen mahkûmiyetine karar verildiğini iddia etmiştir. Başvurucu; eşine cep

telefonuyla gönderdiği iletilerde hakaret suçunu işlediğini gösterir somut bir

verinin bulunmadığını, eşinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerine aykırı

davrandığını, bu nedenle gönderdiği mesajlarla sadece onu uyarma amacı güttüğünü

ileri sürmüştür. Başvurucu, eşinin şeref ve saygınlığını rencide edecek somut

bir isnatta bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ve ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.

17. Bakanlık görüşünde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM)

ve Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğü ve şeref ve itibarın korunmasını isteme

hakkı ile ilgili içtihatlarına yer verilmiştir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, eşine gönderdiği mesajlarda yer

alan ifadeler nedeniyle cezalandırılmasından şikâyet etmektedir. Başvurucunun

tüm şikâyetleri ifade özgürlüğü kapsamında incelenmiştir.

19. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26.

maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla

tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet

resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek

serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ...

başkalarının şöhret veya haklarının, ... korunması ... amaçlarıyla

sınırlanabilir.

…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

21. Başvurucu ayrı olarak yaşadığı eşine gönderdiği mesajlar

nedeniyle adli para cezası ile cezalandırılmıştır. Söz konusu Mahkeme kararı

ile başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

22. Anayasa Mahkemesi, bir müdahalenin Anayasa’nın 13.

maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen ölçütlere uygun olup

olmadığını inceler.

i. Kanunilik

23. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106.

ve 125. maddelerine dayanılarak yapılan müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde

yer alan “kanunla sınırlama”

ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

24. Müdahalenin “başkalarının

şöhret veya haklarının” korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve

meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(a) Genel İlkeler

25. Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade

özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olduğunu ve toplumun

ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini

oluşturduğunu daha önce pek çok kezifade etmiştir (Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,

4/6/2015, § 69; Ergün Poyraz

[GK], B: No: 2013/8503, 27/10/2015, §§ 33, 34; Bekir

Coşkun [GK], §§ 34-36; Kemal Kılıçdaroğlu, §§ 50-52).

26. Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade

özgürlüğü, başkalarının şöhret ve haklarının korunması amacıyla sınırlanabilir.

Bununla birlikte sınırlamanın ifade özgürlüğünün ihlaline yol açmaması için

"demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun" ve "ölçülü" olması gerekir (Bekir Coşkun [GK], §§ 51, 53-54; Mehmet Ali Aydın [GK], 68, 70-72; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, §§ 51, 54, 55; Kemal Kılıçdaroğlu, §§ 50-51).

27. Diğer taraftan devlet, bireyin şeref ve itibarına keyfî

olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür

(Nilgün Halloran, B.

No: 2012/1184, 16/7/2014, § 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123,

2/10/2013, § 33; Bekir Coşkun, §

45; Kemal Kılıçdaroğlu,

§ 54).

28. Anayasa Mahkemesi benzer başvurularda, başvurucunun

cezalandırılmasına ilişkin derece mahkemelerinin kararlarında başvurucunun

ifade özgürlüğü ile başkalarının şöhret veya haklarının korunması arasında adil

bir dengenin gözetilip gözetilmediğini değerlendirmektedir (Nilgün Halloran,

§ 27, 41, 52; Ergün Poyraz (2), §

56; İlhan Cihaner

(2), § 49; Kemal Kılıçdaroğlu, §§ 56-58). Bu soyut bir değerlendirme

değildir. Anayasa Mahkemesi ilke olarak:

i. Başvurucu tarafından yapılan düşünce açıklamalarının

tamamının söylendiği bağlamdan kopartılmaksızın olayın bütünselliği içinde

değerlendirilip değerlendirilmediğini,

ii. Müdahaleyi haklı göstermek için ulusal makamlar tarafından

ortaya konan gerekçelerin “uygun ve yeterli” görünüp görünmediğini,

iii. Başvuru konusu olan müdahalenin “gözetilen meşru amaçla

orantılı” olup olmadığını inceler.

Bu incelemeyi yaparken Anayasa Mahkemesi somut olaya uyduğu

ölçüde;

a. Başvurucunun kullandığı ifadelerin türünün,

b. Kamusal tartışmalara katkı sunma kapasitesinin,

c. İfadelere yönelik kısıtlamaların niteliğinin ve kapsamının,

d. İfadelerin kimin tarafından dile getirildiğinin, kime

yöneldiğinin,

e. Kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında

sahip oldukları hakların ağırlığının gerektiği gibi değerlendirilip

değerlendirilmediğine bakar.

(b) İlkelerin Olaya

Uygulanması

29. İlk derece mahkemesi, başvurucunun 17/8/2013 tarihli ilk

mesaj ve 5/10/2013 tarihli mesaj ile eşine hakaret ettiğini; 17/8/2013 tarihli

ikinci mesaj ile de eşini tehdit ettiğini kabul etmiş ancak daha ileri bir

değerlendirmede bulunmamıştır (bkz. §§ 10, 12).

30. Başvuru konusu ifadelerin ayrı yaşayan iki eş arasında

ortaya çıkan uyuşmazlık kapsamında değerlendirilmesi gerekir. İfadeler, eşinin

evlilik birliğinden doğan sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini düşünen

başvurucunun öfke ile sarf ettiği sözler olup şiddet unsuru taşıdığı veya

tehdit içerdiği söylenemez. Evliliklerinde sorun yaşayan eşlerin birbirlerine

yönelttiği sözlerin rahatsız edici ya da şok edici düşünceleri içerebileceği

izahtan varestedir. Başvurucu, söz konusu mesajları eşinin cep telefonuna

göndermiş olup bu mesajların alenileştirilmesi de söz konusu olmamıştır.

31. Cümlelerin gerek lafzı gerek kullanıldıkları bağlam dikkate

alındığında müştekinin evlilik birliğinin gerektirdiği sorumlulukları yerine

getirmediğini ifade etmek ve onu ağır bir şekilde eleştirmek amacıyla kullanıldığı

sonucuna varılmıştır.

32. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru incelemesinde bireylerin

anayasal hakları ihlal edilmediği sürece derece mahkemelerinin dava konusu

olguları değerlendirmesine ve hukuku yorumlamasına müdahalede bulunmaz. Buna

karşın somut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucunun ifade özgürlüğü ile

müştekinin şeref ve itibarına saygı hakları arasında bir denge kurma işlemi

yapmamıştır. Mahkeme, bahse konu ifadelerin ne sözlük anlamı üzerinde durmuş ne

de kullanıldığı bağlamı incelemiştir. Mahkeme, müştekiye yöneltilen bu

ifadelerden önce ve sonra müştekinin yaklaşımını veya söylemlerini de

tartışmamıştır.

33. Sonuç olarak ilk derece mahkemesi başvurucunun ifade

özgürlüğü karşısında müştekinin şeref ve itibarının korunmasındaki üstün yararı

gösterebilmiş değildir. Mahkemece ortaya konan gerekçe “uygun ve yeterli” kabul

edilmemiştir. Ayrıca yukarıdaki hususlardikkate

alındığında başvurucunun kullandığı ifade nedeniyle adli para cezası ile

cezalandırılmasının demokratik toplumda gerekli olduğu da

değerlendirilmemiştir.

34. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

36. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 10.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

37. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

38. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Dikili

Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

39. Yargılamanın yenilenmesinin başvurucuya yeterli tatmin

sağladığı değerlendirildiğinden ifade özgürlüğüne yapılan müdahale nedeniyle

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186.10 TL

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde

güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ihlalin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dikili

Sulh Ceza Hâkimliğine (E.2014/26, K.2014/487) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin

REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.980 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini

takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay

içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği

tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet

Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/2/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Mehmet

ÇAPRAZ

Vekili : Av. Hakan Yıldırım DEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/10736, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  12. B. Anayasa’nın 26. maddesinde
  13. C. Kararın bir örneğinin ihlalin
  14. D. Başvurucunun tazminat talebinin
  15. E. 206,10 TL harç ve 1.980 TL
  16. F. Ödemelerin, kararın tebliğini
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet
  18. Necipoğlu
  19. Çapraz
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/10736
Tarih
8 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Mehmet Kandemir Başvurusu (B. No: 2016/1050)
  • Mehmet Şahin Kuzucu Başvurusu (B. No: 2014/9157)
  • Turan Aksoy Başvurusu (B. No: 2014/8660)
  • Fatma Nida Olçar Başvurusu (B. No: 2014/5456)
  • Ümit Özbek Başvurusu (B. No: 2014/14211)
  • Orhan Yüksel Başvurusu (B. No: 2015/8123)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.