İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Şahin Kuzucu Başvurusu (B. No: 2014/9157)

1. Başvuru, düzenli aralıklarla disiplin cezası verilmesi ve

Başvuru No2014/9157Tarih8 Şubat 2018Okuma15 dk · 2.975 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Şahin Kuzucu Başvurusu

Karar tarihi
8 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/9157
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.975 kelime·15 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, düzenli aralıklarla disiplin cezası verilmesi ve

disiplin puanının tüketilmesi sonucu askerî okul ile ilişiğinin kesilmesi

işlemi nedeniyle maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ve ilişik kesme

işlemine karşı açılan davada verilen kararın hukuka aykırı olması nedeniyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulunda (Yüksek Okul)

öğrenci iken disiplin cezası puanının belli bir oranı geçmesi neticesinde

Yüksek Okul Yüksek Disiplin Kuruluna çıkarılmış ve sonrasında 25/1/2011 tarihli

kurul kararıyla başvurucu hakkında okuldan uzaklaştırma kararı verilmiştir.

7. Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan kararın 9/2/2011

tarihinde onaylanması üzerine başvurucunun okul ile ilişiği kesilmiştir.

8. Başvurucu anılan işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır.

9. AYİM İkinci Dairesi 21/11/2011 tarihli kararı ile ilişik

kesme işleminin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucunun

okuldan çıkarılması sonucuna ulaşan cezalandırılma işlemlerinde ölçülülük

ilkesinin ihlal edildiği, yapılan işlemle kişi yararı ve kamu yararı arasında

denge gözetilmediği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

10.Başvurucunun okula geri dönmesinden sonra aldığı disiplin

cezaları neticesinde ceza puanının belli oranı geçtiği gerekçesiyle Yüksek

Disiplin Kurulunun 14/6/2012 tarihli kararıyla okul ile ilişiğinin kesilmesine

karar verilmiş, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan karar onaylanmıştır.

11. Başvurucu ilişik kesme işleminin iptali istemiyle AYİM’de dava açmıştır.

12. AYİM İkinci Dairesi 27/11/2013 tarihli kararıyla davanın

reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; okuldan çıkarılma sebebi olan

disiplin cezalarının tümünün yetkili disiplin amirlerince mevzuata uygun olarak

verildiği, başvurucuya savunma hakkının tanınıp kendisinin savunmasının

alındığı, disiplin notunun kırılması ve notların toplanmasında maddi hata

yapılmadığı belirtilmiştir. Başvurucuya kasti olarak ceza verildiğine ilişkin

başvurucunun iddialarından başka ceza kararlarını ağır derecede sakatlayacak ve

hukuken yok hükmünde sayılmalarını gerektirecek somut bilgi ve belgenin

bulunmadığı, başvurucunun davranışlarına dikkat etmesi hususunda sıralı

amirlerince uyarıldığı, bu konuda ailesine bilgi verildiği vurgulanarak

başvurucunun okulla ilişiğinin kesilmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı ifade

edilmiştir.

13. Karar düzeltme talebi AYİM İkinci Dairesinin 14/5/2014

tarihli kararı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen

nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek

reddedilmiştir.

14. Bu karar, başvurucuya 4/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. 17/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

16. Başvurucu, bireysel başvuruda bulunduktan sonra Anayasa

Mahkemesine verdiği 18/10/2016, 27/2/2017 ve 13/4/2017 tarihli dilekçelerinde

FETÖ/PDY mensuplarınca okul ile ilişiğinin kesilmesi için kasıtlı olarak haksız

şekilde kendisine disiplin cezası verildiğini ve disiplin cezası veren

komutanlarının çoğu hakkında FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle işlem yapıldığını

belirtmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 11/4/2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek

Okulları Kanunu’nun 31. Maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

‘’Astsubay meslek yüksek okullarına alınan her

öğrenciye bir disiplin notu verilir. Disiplin notundan hangi cezalar için ne

kadar not düşüleceği yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirtilir. Astsubay

meslek yüksek okullarında öğrenim gören öğrenciler aşağıdaki hallerde okuldan

çıkarılırlar:

a) Bu Kanun hükümlerine göre çıkarılacak

yönetmelik gereğince verilen disiplin notunu kaybedenler.

b) Yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde

öğrencilik niteliğini kaybettiklerine dair yüksek disiplin kurulunca hakkında

karar verilenler.’’

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A.Kişinin Maddi ve Manevi Varlığının Korunması

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; haksız olarak kendisine disiplin cezası

verildiğini, AYİM’in ilk kararından sonra okula

döndüğü üçüncü gün düzgün yürümediği, marş söylemediği için üç gün oda hapsi

cezası aldığını, okuldan mezun olacağı son sene belirli aralıklarla kendisine

disiplin cezası verilerek okul ile ilişiğinin kesilmesine çalışıldığını, bu

durumu AYİM’in kararına karşıoy

yazan üyenin de belirttiğini, okulu bitirmesinin son haftasında okuldan

çıkarıldığını ve komutanın “Ağzınla kuş

tutsan okulu bitiremeyeceksin.” Dediğini belirterek Anayasa’nın 17. Maddesinde

düzenlenen hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucunun şikâyetlerinin

özünün kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına ilişkin

olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarlabaşvurucunun söz

konusu iddialarının Anayasa’nın 17. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun

görülmüştür.

21. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

22. Bedensel ve ruhsal bütünlüğe yönelik eylem ve davranışların

suç teşkil etmesi durumunda cezai bir soruşturmaya tabi tutulmakla birlikte bu

eylem ve davranışlar, tazminat hukuku kapsamında da dava konusu olabilmektedir.

Konuya ilişkin içtihatlar dikkate alındığında mağdurun kamu görevlisi olması

veya özel hukuk hükümlerine göre çalışmasına bağlı olarak idari yargı veya adli

yargıda açacağı dava yoluyla zararını giderme imkânı bulunmaktadır (YHGK,

E.2012/9-1925, K.2013/1407, 25/9/2013; Danıştay Sekizinci D., E.2008/10606,

K.2012/1736, 16/4/2012). Ceza hukukunda ancak kanunda açıkça belirtilen

eylemler suç olabilirken tazminat hukukunda haksız fiil için böyle bir

sınırlama bulunmamaktadır. Ceza hukukunda taksire dayalı sorumluluk istisnai

nitelik taşımasına rağmen kasten veya taksirle başkalarına verilen zarar

nedeniyle tazminat sorumluluğu kapsamında giderim imkânının daha yüksek olduğu,

ceza yargılamasında objektif sorumluluğa yer verilmezken tazminat davalarında

objektif sorumluluk ilkesinin etkin şekilde uygulandığı ve aynı maddi vakıalar

çerçevesinde daha düşük bir ispat standardı kullanıldığı görülmektedir.

Tazminat sorumluluğunda asıl gayenin zarar görenin zararının telafi edilmesi

olduğu dikkate alındığında bu yolun daha yüksek başarı şansı sunabilecek etkili

bir başvuru yolu olduğu anlaşılmaktadır (Işıl

Yaykır, B. No: 2013/2284, 15/4/2014, §

44).

23. Somut olayda başvurucu, maruz kaldığı psikolojik taciz,

şiddet ve yıldırma (mobbing) niteliğindeki

davranışlardan şikâyet etmekteyse de bu şikâyetlerini öncelikle ve süresinde

yetkili yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi gerekmekte olup

başvurucunun bu yönde herhangi bir başvuru yapmadığı, yalnızca hakkında verilen

ilişik kesme işleminin iptali yönünde yargı sürecine başvurduğu ve bireysel

başvuruya bu yargı sürecini konu ettiği görülmektedir. Bu durumda başvurucunun

yıldırma (mobbing) iddialarını hukuk sisteminde

mevcut yetkili yargısal yollarda dile getirmeksizin bireysel başvuruda

bulunduğu anlaşılmaktadır.

24. Ayrıca başvurucu tarafından sunulan ek beyan dilekçelerinde

kendisine disiplin cezası veren komutanlar hakkında FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle

işlem yapıldığı belirtilmiş ise de (bkz. § 16) bu hususlara ilişkin somut ve

hukuken kabul edilebilir herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Konuya ilişkin

sadece gazete haberleri ek beyanla sunulmuştur. Bu nedenle tek başına ek beyan

dilekçelerinde belirtilen hususlara dayanılarak değerlendirme yapılması mümkün

değildir.

25. Açıklanan gerekçelerle somut başvuru açısından daha etkili

bir giderim yolu olan hukuk davası açma yolu kullanılmaksızın bireysel

başvuruda bulunulduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, AYİM’in verdiği kararın

insan haklarına aykırı olduğunu ve yeterli inceleme yapılmayarak karar

verildiğini belirtmiştir. Başvurucunun belirtilen iddiaları Anayasanın 36. Maddesi

kapsamında değerlendirilmiştir.

2. Değerlendirme

27. Başvurucunun belirtilen iddiaları Anayasanın 36. Maddesi

kapsamında değerlendirilmiştir.

28. Anayasa’nın 148. Maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

29. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup itiraz incelemesinden geçen mahkeme kararında bariz takdir hatası

veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı

dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNAOYBİRLİĞİYLE,

2. Adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Kadir

ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/2/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu’nda öğrenim görmekte iken

disiplin suçu işlemek suretiyle disiplin notunun -8 e düşürüldüğünden bahisle

okulla ilişiği kesilen, söz konusu işlemin AYİM’ in kararı ile iptal edilmesi

üzerine tekrar okuluna dönen başvurucunun, öğrenim yılının sona ermesine yakın

bir tarihte, 14.06.2012 tahinde, 21.02.2012 ile 11.06.2016 tarihleri arasında

biri dışında diğerlerinin tamamı üst disiplin amirinin yetkisine girecek

ağırlıkta olmayan (uygun adımda yürümemek, yatak düzeni bozuk olmak, sağlık

amirliğinde disiplinsizlik etmek, saçı uzun olmak, sigara içilen yer nöbetini

tutmamak gibi) bölük komutanı tarafından cezalandırılabilecek, ahlaki ve

kişisel karakter yönünden zafiyet içermeyen nitelikteki eylemler nedeniyle

bölük komutanı tarafından 14 kez savunmasının alındığı, savunmaları ne şekilde

olursa olsun büyük bir çoğunluğunun cezalandırma ile sonuçlandığı, neticede

disiplin puanının -16 ya düştüğünden bahisle 14.06.2012 tarihi itibariyle

başvurucunun okuluyla ilişiğinin tekrar kesildiği; işleminin iptali istemiyle

açılan davanın da AYİM’ ce disiplin cezalarının mevzuata uygun olarak verilip

verilmediği ve disiplin notundaki indirimlerin doğru biçimde yapılıp

yapılmadığı değerlendirilmek ve sonuçta işlemin tüm unsurlarıyla mevzuata ve

hukuka uygun olduğu kanaatine varılmak suretiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.

Anayasa’nın 148. Maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık

keyfilik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

Başvuru konusu olayda olduğu gibi, bir idari işlemin dava konusu

edildiği durumlarda da, idari işleme ilişkin maddi

olay, olgu ve delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması,

uygulanması ve dava konusu işlemin ölçülü olup olmadığının takdiri elbette ki

derece mahkemelerine aittir.

Bununla birlikte bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlüklere müdahale teşkil eden bariz takdir hatası veya açık keyfilik içeren

değerlendirmeler ise bireysel başvuru kapsamında Anayasa Mahkemesinin

denetimine tabidir.

Öte yandan, yargılamada ileri sürülen tüm iddiaların ayrıntılı

şekilde yanıtlanması zorunluluğu bulunmamakla birlikte, anayasanın 36 ve 141. Maddeleri

gereğince mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gerekir.

Anayasa’nın 141. Maddesinin üçüncü fıkrasında “Bütün

mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Denilerek

mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma yükümlülüğü yüklenmiştir (Abdullah

Topçu, § 76).

Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta; tarafların muhakeme

sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip

incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gerekli olmaktadır (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800,

18/6/2014, §§ 31, 34).

Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her

türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi

gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine sunulan

tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486,

4/12/2013, § 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, § 35).

Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu

kabul ettiği bir husus hakkında “ilgili ve yeterli bir yanıt” vermemesi veya

yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız

bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri,

§ 39).

Bir idari işlemin dava konusu edildiği durumlarda da idari

işleme ilişkin maddi olay ve olguların değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması, uygulanması ve dava konusu işlemin ölçülü olup olmadığının

takdiri elbette ki derece mahkemelerine aittir. Ancak bu tür yargılamalarda

verilecek kararlarda da ileri sürülen tüm iddiaların ayrıntılı şekilde

yanıtlanması zorunluluğu bulunmamakla birlikte, Anayasa’nın 36. Ve 141. Maddeleri

gereğince yeterince gerekçe bulunması gerekir.

Somut olayda başvurucu tarafından gerçekleştirilen eylemlerin,

biri dışında tamamının üst disiplin amirinin yetkisine girecek ağırlıkta

olmayan, ahlaki ve kişisel zafiyet içermeyen, basit ihmal ve taksirle

işlenebilecek nitelikte eylemler olduğu, bu eylemlerin cezalandırılmasının

bozulan disiplinin tesisine yönelik olduğu izleniminin oluşmadığı, eylemlerle,

eylemlere uygulanan yaptırımlar arasında ölçüsüzlük bulunduğu İleri sürülmesine

rağmen bu hususların bireysel başvuruya konu edilen kararda (zımnen değinildiği

söylenilebilir ise de) açık bir biçimde karşılanmadığı görülmektedir.

Hal böyle olunca, olaya, belirtilen hususlar çerçevesinde

bakıldığında bireysel başvuruya konu edilen kararda başvurucunun adil yargılama

hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle kararın adil

yargılama hakkının ihlal edilmediğine ilişkin kısmına katılmıyorum.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Mehmet Şahin

KUZUCU

KARŞI OY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü tarafından Başvurucu Mehmet

Şahin Kuzucu'nun Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu'ndan disiplin cezalarının

belli bir puanı geçmesi nedeniyle verilen okuldan çıkarma cezasına ilişkin

yargı kararlarında Anayasa tarafından güvence altına alınan haklarının ihlal

edilmediğine ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmamaktayım.

Başvurucu, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulunda (Yüksek Okul)

öğrenci iken disiplin cezası puanının belli bir oranı geçmesi neticesinde

Yüksek Okul Yüksek Disiplin Kuruluna çıkarılmış ve sonrasında 25/1/2011 tarihli

kurul kararıyla başvurucu hakkında okuldan uzaklaştırma kararı verilmiştir.

Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan kararın 9/2/2011 tarihinde

onaylanması üzerine başvurucunun okul ile ilişiği kesilmiştir.

Başvurucu anılan işlemin iptal istemiyle Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır.

AYİM İkinci Dairesi 21/11/2011 tarihli kararı ile ilişik kesme

işleminin iptalinekarar vermiştir. Karar

gerekçesinde; başvurucunun okuldan çıkarılması sonucuna ulaşan cezalandırma

işlemlerinde ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, yapılan işlemle kişi yararı ve

kamu yararı arasında denge gözetilmediği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Başvurucunun okula geri dönmesinden sonra aldığı disiplin

cezaları neticesinde ceza puanının belli oranı geçtiği gerekçesiyle Yüksek

Disiplin Kurulunun 14/6/2012 tarihli kararıyla okul ile ilişiğinin kesilmesine

karar verilmiş, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca anılan karar onaylanmıştır.

Bunun üzerine başvurucu ilişik kesme işleminin iptali istemiyle AYİM'de dava açmıştır.

AYİM İkinci Dairesi 27/11/2013 tarihli kararıyla davanın reddine

karar vermiştir. Karar gerekçesinde; okuldan çıkarılma sebebi olan disiplin

cezalarının tümünün yetkili disiplin amirlerince mevzuata uygun olarak

verildiği, başvurucuya savunma hakkının tanınıp kendisinin savunmasının

alındığı, disiplin notunun kırılması ve notların toplanmasında maddi hata

yapılmadığı belirtilmiştir. Başvurucuya kasti olarak ceza verildiğine ilişkin

başvurucunun iddialarından başka ceza kararlarını ağır derecede sakatlayacak ve

hukuken yok hükmünde sayılmalarını gerektirecek somut bilgi ve belgenin

bulunmadığı, başvurucunun davranışlarına dikkat etmesi hususunda sıralı

amirlerince uyarıldığı, bu konuda ailesine bilgi verildiği vurgulanarak

başvurucunun okulla ilişiğinin kesilmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı ifade

edilmiştir.

AYİM İkinci Dairesinin 21/11/2011 tarihli ilişik kesme kararının

iptaline ilişkin gerekçeli kararında;

Bu açıklamalar ışığında, davacının durumu

incelendiğinde; davacının Eylül 2008 ayında Hv. Astsubay Meslek Yüksek Okuluna

(HAMYO) girdiği, birinci sınıfta başarısızlık nedeniyle sınıfta kalması

nedeniyle sınıf tekrarı yaptığı, ikinci sınıfa devam ettiği sırada disiplin

notunun -8'e düşmesi nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla okuldan

çıkarılmasına karar verildiği görülmüş ise de; davacının en son almış olduğu

cezaya kadar üç yılda işlemiş olduğu toplan 19 (ondokuz)

adet çeşitli disiplin suçlarından dolayı disiplin amirlerince cezalandırılarak

toplam 68 puanını kaybetmiş olduğu, (17.10.2010 – 01.01.2011) tarihleri

arasındaki 2,5 aylık bir süreçte toplam 73 disiplin puanının kırıldığı,

"davacının en son 01.01.2011 tarihinde nöbetçi subayına saygısızlık yapmak

ve hakaret etmek" suçundan dolayı Öğrenci Alay Komutanı tarafından 10 (on)

gün oda hapis cezası ile cezalandırıldığı ve öğrenciliğinbaşlangıcında

tüm öğrencilere verilen 100 (yüz) disiplin puanının % 40 'ına(kırk)

disiplin notu kırılarak disiplin notunun -8'e düştüğü ceza verme yetkisi

bakımından tüm cezaların yetki dahilinde verildiği, en son eylemine kadar suç

teşkil eden tüm eylemleriyle ilgili olarak sadece bölük komutanı seviyesinde

cezalandırılmış olduğu, üst disiplin amirinin yetkisine girecek ağırlıkta bir

suçunun bulunmadığı, içerik açısından incelendiğinde suçların ihmal ve taksirle

işlenebilecek nitelikte suçlar olduğu, olumsuz kişiliği, bu meyanda ahlaki ve

kişisel karakter yönünden zaafiyeti belirleyici bir

suçunun mevcut olmadığı, disiplin cezasının verilmesinin amacı bozulan

disiplininin tesisi ise de, en son eylemine kadar 68 puanı kırılmış bulunan

davacının 40 disiplin puanının kırılmasına sebep eylemine ilişkin tutanak

incelendiğinde, Alay Komutanı tarafından cezalandırılmasını gerektirecek

derecede kime, ne şekilde ve ne surette saygısızlık veya üste hakaret

oluşturacak söz veya fiilinin bulunduğunun tam olarak anlaşılamadığı, tutanak

incelendiğinde olayda disiplini zaafiyete uğratacak

bir kısım eylemleri bulunsa da Alay Komutanı tarafından ve 10 gün oda hapsi ile

cezalandırılmasını gerektirecek derecede eylemler olmadığı, kalan puanlarının

Alay Komutanına tanınan yetkiye binaen kırılmış olmasının esas amacının,

disiplin tesisinden ziyade okuldan çıkarma amacına yönelik bir yöntem

saptırması gibi algılandığı, (17.10.2010 – 01.01.2011 tarihleri arasındaki 2,5

aylık bir süreçte toplam 73 disiplin puanının kırıldığı da göz önüne alınarak)

öğrencinin ahlaki ve kişisel zaafiyetini ortaya

koymayacak nitelikteki eylemlerine karşılık Alay Komutanınca üst seviyeden

öğrenci aleyhine 40 puan kırılarak öğrencinin okuldan çıkarılması sonucuna

ulaşan cezalandırma işleminde ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, yapılan

işlemle kişi yararı ile kamu yararı arasında denge gözetilmediği kanaatine

varıldığından, davacının (disiplin yoluyla okuldan çıkarılması işleminin)

sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu sonuç ve

kanaatine ulaşılmıştır.

demek suretiyle ölçülük

ilkesine dayanılarak ilişik kesme işlemi iptal edilmiştir.

Ölçülük ilkesi hukuk devleti olmanın en

temel ilkelerinden biri olmakla birlikte "elverişlilik"

"gereklilik" ve "orantılılık" ilkeleriyle bütün olarak bir

anlam ifade eder.

Ceza hukuku alanında özellikle disiplin cezalarında ölçülülük

ilkesiyle korunmak istenen hukuksal değer, cezalandırma yetkisinin sınırsız, hiç bir ölçüye sığmayan ve keyfi bir şekilde kullanılmasıyla

korunamaz.

Başvuruya konu somut olayda, idare disiplin cezalarını hayatın

olağan akışına uygun olmayan belli tarih aralıkları ile yargı kararlarında da

görüleceği üzere belli konulara mühnasır vermiştir.

AYİM'in ilişik kesme işleminin iptaline

yönelik ilk kararının ardından okula dönen başvurucuya aynı gerekçe ve

davranışlardan dolayı tesis edilen disiplin işlemi ölçülülük ilkesi gözardı edilerek yani, verilen ceza ile korunmak istenen

hukuksal değer arasında hiç bir orantı gözetilmeyerek

adeta başvurucunun okuldan atılmasına yönelik yıldırma metodu uygulanmak

suretiyle işlem yapılmıştır.

Başvurucunun AYİM kararı üzerine okula dönmesini müteakip

gelişen olaylar neticesinde; disiplin puanının okuldan atılmasını gerektirecek

düzeye gelmesinin ardından yaşanan hukuksal süreçte davalı idare ile başvurucu

arasında adil yargılamayı etkileyecek iddiaların gerçekliliği AYİM tarafından

dikkate alınmamıştır. 4 Eylül 2012 tarihinde AYİM Başkanlığına gönderilen

savunma ekinde bulunması gereken "işleme mesnet bilgi ve belgeler"in başvurucu vekili tarafından incelenemediği

iddiasına yönelik AYİM'in okuldan ayırma işlemine

ilişkin mahkeme kararının temyiz aşamasında değerlendirilmediği gerekçeli

kararından anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda sayın çoğunluğun

verdiği ihlal yok kararına; adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

gerekçesiyle katılmamaktayım.

Kadir ÖZKAYA

ÜYE

Üye Rıdvan GÜLEÇ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/9157, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. B. Adil Yargılanma
  9. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  10. Karşı Oy
  11. Necipoğlu
  12. Kuzucu
  13. Karşı Oy
  14. Üye
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/9157
Tarih
8 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Turan Aksoy Başvurusu (B. No: 2014/8660)
  • Fatma Nida Olçar Başvurusu (B. No: 2014/5456)
  • Ümit Özbek Başvurusu (B. No: 2014/14211)
  • Orhan Yüksel Başvurusu (B. No: 2015/8123)
  • Sedat Oktar Başvurusu (B. No: 2014/20151)
  • M.c. Başvurusu (B. No: 2014/15910)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.