İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sedat Oktar Başvurusu (B. No: 2014/20151)

1. Başvuru, kendi yerine bir başkasının sınava girmesini sağlama

Başvuru No2014/20151Tarih8 Şubat 2018Okuma12 dk · 2.411 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sedat Oktar Başvurusu

Karar tarihi
8 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/20151
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.411 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kendi yerine bir başkasının sınava girmesini sağlama

ve soğuk damgası olmayan sahte nüfus cüzdanı kullanma gerekçeleriyle verilen

idari cezanın eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1989 doğumlu olup 2012 yılında Lisans Yerleştirme

Sınavı'na (sınav) girmiştir.

9. Sınav esnasında yetkililer; başvurucuyla ilgili olarak sınava

giren kişi ile sınav giriş belgesinde gösterilen kişinin farklı olduğu

kanaatine ulaşmış, başvurucunun kendi yerine başkasının sınava girmesini

sağladığını ve soğuk damgası olmayan sahte nüfus cüzdanı kullanıldığını

tutanakla tespit etmiştir. Başvurucu yerine sınava girdiği tespit edilen kişi

sınav düzeninin bozulmaması amacıyla salon dışına çıkarılmamıştır.

10. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) 4/7/2012

tarihli kararıyla, sınav görevlilerince tutulan tutanak esas alınarak

başvurucunun sınavının geçersiz sayılmasına ve sınavın yapıldığı tarihten

itibaren iki yıl süreyle ÖSYM tarafından yapılacak sınavlara aday olarak

katılamayacağına karar verilmiştir.

11. Başvurucunun açtığı dava sonucunda Ankara 4. İdare Mahkemesi

4/12/2013 tarihinde, başvurucunun kendi yerine başkasının sınava girmesini

sağladığının ve soğuk damgası olmayan sahte nüfus cüzdanı kullanıldığının salon

görevlilerince tutanakla tespiti üzerine tesis edilen dava konusu işlemde

herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmış ve başvurucunun

davasını reddetmiştir.

12. Temyiz üzerine Danıştay 15/10/2014 tarihinde kararı

onamıştır. Onama kararı 18/11/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 18/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

1. Kanun

14. 17/2/2011 tarihli ve 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme

Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Cezai hükümler" kenar başlıklı

10. maddesinin ilgili kısımları olay tarihinde yürürlükte bulunduğu hâliyle

şöyledir:

"(3) Başkanlık tarafından yapılan

sınavlarda;

....

b) Başka bir adayın yerine sınava giren veya

kendi yerine bir başkasının sınava girmesine katkı sağlayan,

...ile cezalandırılır.

(5) Sınavda kopya çektiği tespit edilen adayın

sınavı, Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilir. Bu aday, sınavın yapıldığı

tarihten itibaren iki yıl süreyle Başkanlık tarafından yapılan hiçbir sınava

aday olarak başvuramaz ve giremez... Bu fıkrada yer alan hükümler ikinci,

üçüncü ve dördüncü fıkralarda yer alan fiilleri işleyen adaylar hakkında da

uygulanır."

2. Kılavuz

15. 2012 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzu'nun 3.7

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"...sınav kurallarına uymadıkları hâlde

sınav düzenini bozmamak için salondan çıkarılmayarak sınava devam ettirilen

adayların sınavları, sınav tutanakları incelenerek ÖSYM Yönetim Kurulu

kararıyla geçersiz sayılır. Sınav kurallarına uymayan adaylara 6114 sayılı

Kanun’a göre işlem yapılır..."

B. Uluslararası Hukuk

16. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Leyla Şahin/Türkiye [BD] (B. No: 44774/98,

10/11/2005, § 156) kararında eğitim hakkının ilkesel olarak eğitim kurumlarının

iç düzenlemelerine uyulmasını sağlamak üzere okuldan geçici ya da daimî olarak

uzaklaştırma cezası dâhil disiplin önlemlerine başvurulmasını hariç tutmadığını

açıklamıştır. AİHM'e göre disiplin cezası uygulaması, öğrencilerin

kişiliklerinin ve zihinsel yetilerinin geliştirilip biçimlendirilmesi dâhil

olmak üzere bir okulun kuruluşunda var olan hedefe ulaşılmaya çalışılan sürecin

ayrılmaz bir parçasını teşkil etmektedir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu; derece mahkemelerince yeterli araştırma

yapılmadan idari işleme dayanak olan tutanak doğruymuş gibi değerlendirme

yapıldığını, olay yerinin kamera görüntülerinin mahkemede izlenmesi ve kendi el

yazısıyla sınava giren kişinin el yazısının karşılaştırılması yönündeki

taleplerinin derece mahkemelerince reddedildiğini belirtmiştir. Başvurucu, bu

nedenlerle adil yargılanma hakkı ile eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmektedir.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin eğitim hakkının

ihlal edildiği iddiası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Selçuk Taşdemir [GK], B. No: 2013/7860,

3/3/2016, § 47).

20. Anayasa’nın "Eğitim

ve öğrenim hakkı ve ödevi" kenar başlıklı 42. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Kimse, eğitim ve

öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir

ve düzenlenir...”

21. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında, eğitim hakkının belli

bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını güvence altına

aldığına (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,

B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 68) karar vermiştir.

1. Müdahalenin Varlığı

22.Başvurucunun iki yıl süreyle ÖSYM tarafından yapılacak

sınavlara aday olarak katılamayacağına karar verilmesi eğitim hakkına yönelik

bir müdahaledir.

2. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

23. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak

ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum

düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

24. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 42. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

25. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma,demokratik

toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına

uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

a. Kanunilik

26. Başvurucunun eğitim hakkına yönelik müdahale, 6114 sayılı

Kanun'un 10. maddesinin (5) numaralı fıkrasına dayanmaktadır. Yapılan

değerlendirmeler neticesinde bu hükmün ve bu hükmün uygulamasına ilişkin 2012

ÖSYS Kılavuzu'nun 3.7 maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır.

b. Meşru Amaç

27.Anayasa’nın 42. maddesinde eğitim hakkının

sınırlandırılmasına ilişkin açık bir düzenleme yapılmamıştır. Bununla birlikte

Anayasa’nın 42. maddesinde “Öğrenim hakkının

kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile yasama

organına bir takdir alanı yaratılmıştır. Bu takdir alanı, eğitim kurumlarını

düzenleyen kuralların toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı

düzeylerine özgü nitelikleri açısından zaman ve mekâna göre değişebilmesinden

kaynaklanmaktadır (Mehmet Reşit Arslan ve

diğerleri, § 69). Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa'da açıkça

belirtilmiş bir meşru amaçlar listesi bulunmamaktadır. Bu nedenle eğitim hakkı

bakımından yapılacak düzenlemelerde Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen genel

ilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin geniş

bir takdir alanı bulunmaktadır (Selçuk

Taşdemir, § 75). Bu kapsamda ÖSYM'nin sınav düzeninin sağlanması ve

korunmasını sağlamak amacıyla sınav düzenine aykırı fiillere yönelik bir

disiplin yaptırımı uygulamasının meşru bir amaç çerçevesinde yapıldığı kabul

edilmelidir.

c. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine

Uygunluk ve Ölçülülük

i. Genel İlkeler

28. Demokratik toplum düzeninin gereklerinden olma, bir

sınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması

amacına yönelik olmasını ifade etmektedir. Buna göre sınırlayıcı tedbir, bir

toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da başvurulabilecek en son çare

niteliğinde değilse demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir tedbir

olarak değerlendirilemez (Özcan Özsoy,

B. No: 2014/5881, 15/2/2017, § 45; ifade özgürlüğü bağlamında bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Tansel

Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).

29. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın

-demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte- temel

haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup

olmadığının da incelenmesi gerekir. (AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Özcan Özsoy, B. No: 2014/5881, 15/2/2017,

§ 46; ifade özgürlüğü bağlamında ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için

ayrıca bkz. Tansel Çölaşan, §§

54, 55;Mehmet Ali Aydın, §§

70-72).

30. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve

devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da

aşikârdır (Demokratik bir toplumda eğitim hakkının önemine ilişkin açıklamalar

için bkz. Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,

§ 66). Taşıdığı öneme karşın eğitim hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değil

niteliği gereği bazı düzenlemelere tabidir. Şüphesiz eğitim kurumlarını

düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı

düzeylerine has özelliklere göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle devletin

bu konuda yapacağı düzenleme ve uygulamalarda belli bir takdir alanına sahip

olduğunun kabulü gerekir (Ünal Yıldırım,

B. No: 2013/6776, 5/11/2014, § 42 ; Savaş

Yıldırım, B. No: 2013/6258, 10/6/2015, § 42). Bu sebeple eğitim

hakkı, esas itibarıyla kurallara uyulmasını sağlamak amacıyla bir eğitim

kurumundan uzaklaştırma veya çıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine

başvurmayı engellemez. Şüphesiz disiplin cezaları, gerek öğrencilerin

gelişimini gerekse de bir okulun amaçlarına ulaşmasını sağlayacak araçların

önemli bir parçasıdır. Ancak bu tip tedbirlere başvurmanın demokratik toplum

düzeninin gereklerinden olduğu açıkça ortaya konmalı ve uygulama, Anayasa'da

yer alan diğer haklarla ters düşmemelidir (Özcan

Özsoy, B. No: 2014/5881, 15/2/2017, § 49).

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Başvuru konusu olayda, sınav görevlilerince tutulan tutanak

ÖSYM tarafından esas alınarak başvurucunun sınavının geçersiz sayılmasına ve

sınavın yapıldığı tarihten itibaren iki yıl süreyle ÖSYM tarafından yapılacak

sınavlara aday olarak katılamayacağına karar verilmiştir. Başvurucunun açtığı

davada derece mahkemeleri, başvurucunun kendi yerine başkasının sınava

girmesini sağladığı ve soğuk damgası olmayan sahte nüfus cüzdanı kullanıldığı

yönünde tutanakta yer verilen gerekçeleri esas alarak davayı reddetmiştir.

32. Somut olayda başvurucu, kendisi hakkında alınan karara

yönelik itirazlarını derece mahkemeleri önünde ileri sürme imkânına sahip

olmuştur. Bu kapsamda başvurucunun sınav düzenine ve gerekliliklerine aykırı

fiilleri nedeniyle iki yıl süreyle ÖSYM tarafından yapılacak sınavlara aday

olarak katılamayacağına karar verilmesinin bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı

sonucuna varılmıştır. Bu nedenle başvurucunun eğitim hakkına yapılan

müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığı söylenemez.

33. Öte yandan alınan kararın başvurucuyu yüksek öğrenime

erişmekten tamamen mahrum bırakmadığı ve sadece iki yıl süreyle ÖSYM tarafından

yapılacak sınavlara aday olarak katılmasına engel olduğu gözetildiğinde

başvurucunun eğitim hakkına müdahale oluşturan bu kararın ölçülü olduğu

sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerle başvurucunun eğitim hakkının ihlali

iddialarına ilişkin olarak bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Serruh KALELİ bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Serruh KALELİ'nin karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/2/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

Başvurucunun, 2012 yılı lisans yerleştirme sınavında, kendisi

yerine başkasının sınava girmesini sağladığı ve soğuk damgasız nüfus cüzdanı

kullandığı nedenlerinin sınav görevlilerince tespitine ilişkin tutanak esas

alınarak, hakkında alınan ÖSYM sınavlarına iki yıl müddetle aday olarak

katılamayacağı kararına karşı açtığı davanın mahkemece reddi üzerine, adil

yargılanma ve eğitim haklarının engellendiği iddiası ile mahkememize başvuruda

bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dosya hakkında yapılan değerlendirmede, Mahkememiz başvurucunun

şikayetini eğitim hakkının ihlali iddiası kapsamında incelemiş, iki yıl sınava

aday olamamaya yönelik kararın başvuru sahibinin eğitim hakkına yönelik bir

müdahale olduğu, bu anlamda 6114 sayılı kanunun 10. maddesinin 5 nolu fıkrasının kanunilik unsurunu karşıladığı, sınav

düzeninin korunması amacına aykırı fiillere yönelik yaptırımın meşru amaç

olduğu, somut olay yönünden başvurucumahkemeye başvurabilme

olgusuderece mahkemesi önünde itirazı ileri sürme

imkanı olarak değerlendirilmiş, ancak hakkında alınan iki yıl sınava girmenin menni kararının toplumsal bir ihtiyacı karşıladığı ve

demokratik toplumda gerekli olmadığının söylenemeyeceği, bu anlamda yüksek

öğrenim hakkından tamamen mahrum olmadığı, eğitim hakkına yapılan bu

müdahalelerin ölçülü olduğu çoğunluk görüşüne varılarak başvuru kabul edilemez

bulunmuş, anılan bu karar sonucuna ise aşağıda açıklanan gerekçelerle katılınmamıştır.

Dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde salon sınav

tutanağı başlıklı, salon görevlilerine sınavla ilgili yapacakları görevleri

hatırlatan belge 6 sıra nolu açıklamada, Adayın sınav

giriş belgesinde ve /veya Aday kontrol listesindeki fotoğrafa benzerliği

konusunda kuşku duyulduğunda ve kesin karara varılamadığında veya tanımakta

güçlük çekildiğinde sınav sonunda adaya boş kağıt vererek el yazısı ile birkaç

cümle yazdırarak imzalattırılması ve bunun sınav tutanağına eklenmesinin

istendiği ancak bu görevin uygulamada fiilen yerine getirilmediği ve fakat

başvurucu Sedat Oktar’ın soğuk damgası olmayan ve sahte damgalı bir nüfus

cüzdanı ile başkasının onun yerine sınava girdiği şeklindeki bir tespiti

tutanağa konu ettikleri anlaşılmaktadır.

Tutanak görevlileri damganın sahteliğini anlamışlar, soğuk damga

olmadığını tespit etmişler, hatta sınava bir başka kişinin girdiğini

söylemişler ancako kişiye ait tek bir bilgi, belge

bulunmadan, suç ihbarı dahi yapmadan sınava katılan ve kuşku duyulan kişiden

talimat gereği alınması istenen el yazısı örnekleri dahi alınmadan iddia

nitelikli bir tespit ile sınavın iptaline karar verilmesini talep ettikleri

görülmektedir.

ÖSYM sınav uygulama yönergesi, sınav süresince yapılacak

işlemler bölümünün 4 nolu bendine göre “ aday

kimliğinden şüphe duyduğunuzda sınavın sonunda mutlaka adaya kendi el yazısı

ile kimliğini açıklayan birkaç cümle yazdırıp adayın bunu imzalamasını

sağlayınız, bu kağıdı aday sınava giriş belgesini salon sınav tutanağına

ekleyiniz” 5 nolu maddesinde de “Sınava adayın yerine

bir başkasının girdiğinden eminseniz tutanağa yazınız ve bina sınav sorumlusu

ile birlikte binadaki güvenlik görevlilerine durumu bildirerek adayı salondan

çıkarınız” talimatının bulunduğu görülmektedir.

Yine Adayların kimliklerinin denetlenmesine ilişkin bilgiler

bölümünün 1. maddesinde de sınava giren adayın sınav giriş belgesinde fotoğrafı

yazılı aday olmadığının anlaşılmasına ilişkin kesin bir yargıya varıldığında,

emniyet görevlisine durumu bildirip, adayın salondan çıkartılması 2. maddesinde

de adayın tanınmasında güçlük çekildiğinde sınav sonunda boş bir kağıda el

yazısı ile not aldırılmasının istendiği ifade edilmektedir.

Sınav sürecine ilişkin uygulamaya yönelik hukuki mevzuat böyle

iken, salon gözetmen ve başkanının imzası bulunan tutanakta, sahte bir nüfus

cüzdanının varlığı ve sınava aday yerine başkasının girdiğine ilişkin kesin bir

tespit vardır. Ancak bunun neden ve nasıl ve kim olduğuna ilişkin bir bilgi ya

da sınav yönergesindeki emniyete bildirme, salondan çıkarma gibi, tespitle

ortaya çıkardıkları hukuki durumu açıklığa ve hukuki netliğe kavuşturacak

zorunlu hukuki görevlerin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Başvurucu, kendince bu aykırılığa idare Mahkemesi yolu ile

itiraz etmişse de, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinden anlaşılacağı üzere

mahkeme salonda sınava giren kişinin kimliği konusundaki açık belirsizliğe

rağmen, davacı başvurucunun kendi yerine bir başkasının (kim olduğu belirsiz)

sınava girmesini sağladığı ve soğuk damgalı sahte nüfus cüzdanı kullandığı

(kime ait sahte cüzdan) gerekçesi ile dava konusu işlemde hukuka aykırılık

bulmamış, anılan karar ilgili Danıştay dairesi de karar gerekçesini uygun

bulduğunu söyleyip temyiz istemini reddetmiştir.

Ortaya çıkan iki sene müddetle sınavlara kabul edilmeme

yönündeki tasarrufun, eğitim hakkına müdahale olduğunda kuşku yoktur; ayrıca

yargı makamlarının ulaştığı karar içeriği ve sonucu itibari ile de adil

yargılanma kapsamı içinde değerlendirilmelidir.

Mahkememiz, ÖSYM merkezinin tasarrufunun, sınav düzenine karşı

yapılmış aykırı bir fiilin giderimi anlamında, sosyal bir ihtiyaçtan doğduğu bu

nedenle demokratik toplumda olağan olduğu anlamını veren gerekçeye ulaşmış ise

de eğitim hakkının kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün korunması gelişmesi, geliştirilmesi

hak ve özgürlüğünden bağımsız olarak düşünülemeyeceği bir gerçektir.

Anayasa’nın 42. maddesinde de kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun

bırakılamayacağını ifade ettiği gözetildiğinde, bu alana getirilecek

müdahalenin, evvel emirde, hakkın özünü koruması ve demokratik bir toplumda bu

amacı gerçekleştirmeye elverişli şekilde dar yorumlanması gereklidir.

Sınava giren öğrencinin, Aday öğrenci dışında biri olduğu

yönünde kuşku dahi izhar etmeyen sınav tutanağı eki belge bilgisi, bu kişinin

kimliğini belirlememekte ancak aday adayını bu sen değilsin diye zan altına

almakta ve ancak aday adayına ilişkin tüm kuşkuları ortadan kaldıracak

delillere ulaşılmadan ya da toplandığına ilişkin belirsizlikler açığa

çıkarılmadan ceza muhatabı yapıldığı anlaşılmaktadır.

Eksik bilgi ve belge yoksunluğunda, idari tasarrufun hukuka

uygunluğu kararı ile, idarenin tek taraflı ve sınav yönerge talimatlarına

aykırı ve doğruluğu sübuta vardırılmamış düzenleme şeklinde soyut bir tutanak

içeriğinin idare mahkemesince gerekçe yapılması ve başvurucunun karşı

savunmalarının görmezden gelinmesi ve değerlenip cevaplandırılmaması şeklinde

ulaşılan sonucun hakkaniyetli ve adil olduğu ve kuşkuları ortadan kaldıracak

bir gerekçe içerdiği söylenmeyecektir.

Adil yargılanma hakkının haklı gerekçe içermeyen bir mahkeme

kararı ile ihlal edildiği düşünülen başvurucunun, geçici süreli dahi olsa

eğitim ve öğretim hakkı da ihlal edilmiş sayılacağından başvurunun reddi

yönündeki karar çoğunluğuna katılınmamıştır.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Recep KAPLAN Başvurucu : Sedat OKTAR Vekili : Av. Hesin DURSUN Üye Serruh KALELİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/20151, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Tansel
  13. B. No: 2013/6776, 5/11/2014, § 42 ; Savaş
  14. A. Başvurunun açıkça
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Karşıoy
  17. Necipoğlu
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/20151
Tarih
8 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • M.c. Başvurusu (B. No: 2014/15910)
  • Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/6728)
  • Özcan Özkan Başvurusu (B. No: 2014/12702)
  • Fatma Ülker Akkaya Başvurusu (B. No: 2014/18979)
  • Ömür Radyo Televizyon Ticaret Anonim Şirketi Başvurusu (B. No: 2015/14943)
  • Coşkun Çiftler Başvurusu (B. No: 2014/18624)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.