İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Berivan Tedik Yeşiltepe ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/17206)

1. Başvuru; pek çok kişinin ölümüne ve birçok kişinin de

Başvuru No2015/17206Tarih31 Ekim 2018Okuma18 dk · 3.560 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Berivan Tedik Yeşiltepe Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
31 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/17206
R.G. Tarih ve Sayı
7/12/2018-30618
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.560 kelime·18 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; pek çok kişinin ölümüne ve birçok kişinin de

yaralanmasına neden olan bombalı saldırı olayı hakkında yürütülen ceza

soruşturmasında, soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan örnek alma

yetkisinin hâkimlik kararıyla kısıtlanması ve bu karara yapılan itirazın

reddedilmesi sebebiyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurucu Uğur Gümüşkaya 2015/17206 sayılı başvuruyu

10/11/2015 tarihinde, diğer başvurucular 2015/18390 sayılı başvuruyu ise

2/12/2015 tarihinde yapmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyonlara sunulmuştur.

4. Konu yönünden irtibatları nedeniyle başvuruların

birleştirilmesine ve incelemenin 2015/17206 numaralı bireysel başvuru dosyası

üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuşlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

10. Bazı sivil toplum kuruluşlarınca gerekli yasal izinler

alınarak 10/10/2015 Cumartesi günü 12.00-16.00 saatleri

arasında Ankara'da barış, emek ve demokrasi

konulu bir toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Buna

göre Ankara Tren Garı'nda toplanılacak ve Talatpaşa

Bulvarı, Opera Meydanı ile Atatürk Bulvarı'nı takiben Sıhhıye

Meydanı'na yürünecektir.

11. Toplantının ve gösteri yürüyüşünün yapılacağı Ankara Tren

Garı önünde 10/10/2015 tarihinde toplanan kalabalığın hazırlıkları sürerken

saat 10.04 sıralarında peş peşe iki patlama meydana gelmiş ve yaşanan bu elim

olay nedeniyle başvurucular Erdoğan Tedik ve Zöhre Tedik'in oğlu, diğer

başvurucular Edge Tedik Ejderoğlu ve Berivan Tedik

Yeşiltepe'nin kardeşi K.T.nin de aralarında bulunduğu

pek çok kişi ölmüş; başvurucular İbrahim Akgün ile Uğur Gümüşkaya'nın da

bulunduğu birçok kişi ise yaralanmıştır.

12. Bahse konu olay hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

(Cumhuriyet Başsavcılığı) kendiliğinden ve derhâl soruşturma başlatmıştır.

13. Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2015 tarihli talebi üzerine

Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme

olasılığı bulunduğu gerekçesiyle -şüphelilerin ifadelerini içeren tutanaklar

ile bilirkişi raporları ve adı geçen kişilerin hazır bulunmaya yetkili

oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hariç olmak üzere- şüphelilerin

müdafilerinin dosya içeriğini inceleme ve soruşturma belgelerinden örnek alma

yetkilerinin kısıtlanmasına karar vermiştir.

14. Bu karara;

-Uğur Gümüşkaya dışındaki başvurucuların vekilince yapılan

itiraz Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/10/2015 tarihli kararıyla,

-Başvurucu Uğur Gümüşkaya vekilince yapılan itiraz ise Ankara 4.

Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/10/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

15. Nihai karar, başvurucu Uğur Gümüşkaya vekilince 19/10/2015

tarihinde, diğer başvurucular vekilince ise 2/11/2015 tarihinde öğrenilmiştir.

16. Bireysel başvuru, başvurucu Uğur Gümüşkaya yönünden

10/11/2015 tarihinde, diğer başvurucular yönünden 2/12/2015 tarihinde

yapılmıştır.

17. Başvurucu Uğur Gümüşkaya vekilinin kısıtlama kararı

kapsamında olmayan belgelerin kendilerine verilmesine ilişkin 9/11/2015 tarihli

talebi Cumhuriyet savcısınca reddedilmiştir.

18. Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü soruşturma kapsamında;

i. Şüpheliler Y.D.,H.İ.D., Y.E.A. ve

açık kimlik bilgileri tespit edilmeyen bir Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşının

öldüğü, şüpheliler M.Ş.Y., A.H., M.T., O.K. ve M.C.D. hakkında başka Cumhuriyet

başsavcılıklarınca başka kamu davaları açıldığı ve O.S., K.U., E.Ö., M.S.P.,

İ.H.H.,İ.H.K., M.B. ile İ.Y. hakkında ise kamu davası açmak için yeter derecede

şüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle söz konusu kişiler

hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

ii. Meydana gelen olayda kamu görevlilerinin ihmali olduğu

iddialarıyla ilgili soruşturmayı mevcut soruşturmadan ayırmıştır.

iii. 27/6/2016 tarihli iddianameyle ise otuz altı şüpheli

hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi) nezdinde kamu davası

açmıştır.

19. Olay sırasında 100 kişinin öldüğü 391 kişinin ise

yaralandığının belirtildiği iddianamede; 14 şüphelinin meydana gelen ölüm ve

yaralanmalar nedeniyle anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek,

kasten öldürme (nitelikli hâl) ve teşebbüs aşamasında kalmış kasten

öldürme(nitelikli hâl) suçlarından cezalandırılması istenmiş; bu 14 dört

kişinin içinde yer aldığı bazı şüpheliler ile diğer 22 şüphelinin ise resmî

belgede sahtecilik, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak, 10/7/1953

tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında

Kanun'a muhalefet ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından biri veya

birkaçı ile cezalandırılması talep edilmiştir. Bahse konu iddianamenin ilgili

kısmı şöyledir:

"...[Ş]üpheli[İ.B.]nin DEAŞ Silahlı Terör Örgütünün yöneticisi ve Türkiye

sorumlusu olduğu, faaliyetlerine Suriye ülkesinde devam ettiği, şüpheli D.B.nin DEAŞ Silahlı Terör Örgütünün yöneticisi olduğu,

Türkiye-Suriye sınırı sorumlusu, ayrıca [İ.B.]nin

yardımcısı olduğu, şüpheli [E.T.]nin

DEAŞ Silahlı Terör Örgütünün yöneticisi olduğu, yakalanacağını anlayınca

Gaziantep ilinde kendisini öldüren [Y.D.] ile birlikte DEAŞ silahlı terör örgütünün Gaziantep yapılanmasını

kurdukları, örgüt adına Türkiye'de eylem yapacak 150 kişi eğittikleri,

soruşturmaya konu eylemi ve diğer eylemleri organize ettikleri,[Y.D.] ve [E.T.]nindijital belgelerden de anlaşılacağı gibi yaklaşık 150

kişilik bir grubu eğittikleri ve Türkiye'de yapacakları eylemleri

planladıkları, şüpheli [E.T.]nin

de Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen eylemin planlanıp organize edilmesinde

görev aldığı, [Y.D.] Ve [E.T.]nin DEAŞ silahlı terör örgütünün Türkiye'de eylem

yapabilmesi için alt yapı çalışmalarını hazırlayıp tamamladıkları, şüpheliler [Y.Ş.],

[H.Ş.], [İ.H.A.], [R.D.], [H.A.D.], [M.A.], [A.D.], [T.G.], [M.K.C.], [H.T.]ve [S.Y.]

ile yakalanacağını anlayınca Gaziantep ilinde kendisini öldüren

[H.İ.D.], soruşturmaya konu eylemi

gerçekleştiren ve olay yerinde ölen [Y.E.A.] ve kimliği tespit edilmeyen Suriye uyruklu canlı

bomba eylemcisinin DEAŞ silahlı terör örgütüne üye oldukları ve örgüt

yöneticilerinin emrinde çalıştıkları, yukarıda isimleri belirtilen DEAŞ silahlı

terör örgütü yönetici ve üyelerinin 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Gar'ı

önünde meydana gelen terör saldırısı eylemini aralarında görev dağılımı yaparak

birlikte gerçekleştirdikleridijital belgelerden,

kamera görüntülerinden ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır..."

20. İddianamenin kabulü üzerine yürüttüğü açık yargılama sonunda

Ceza Mahkemesi 3/8/2018 tarihinde, yakalanmayan sanıklar yönünden ayırma, ölen

bir sanık yönünden ise düşme kararı vermiştir. Ceza Mahkemesi ayrıca diğer

suçlarla ilgili kurduğu hükümler dışında dokuz sanığın ölen kişiler yönünden

100 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla, olay esnasında yaralananlar

yönünden ise 391 kez 27 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiştir.Taraflarca istinaf

talebinde bulunulduğundan Ceza Mahkemesinin 3/8/2018 tarihli kararı henüz

kesinleşmemiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

"Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi" kenar başlıklı 153. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya

içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak

alabilir.

(2) Müdafiin dosya

içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını

tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim

kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak aşağıda sayılan suçlara ilişkin

yürütülen soruşturmalarda verilebilir:

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83)

...

7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine

Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316),

...

(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin

ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır

bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında,

ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından

kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış

delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak

alabilir.

(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan

zarar görenin vekili de yararlanır.”

22. 5271 sayılı Kanun'un "Soruşturmanın

gizliliği" kenar

başlıklı 157. maddesi şöyledir:

"(1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâller

saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma

evresindeki usul işlemleri gizlidir."

23. 5271 sayılı Kanun'un "Mağdur

ile şikâyetçinin hakları" kenar başlıklı 234. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Madde 234 – (1) Mağdur ile şikâyetçinin

hakları şunlardır:

a) Soruşturma evresinde;

1. Delillerin toplanmasını isteme,

2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak

koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,

3. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile

alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından

kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,

4. 153 üncü maddeye

uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme..."

B. Uluslararası Hukuk

24. Yaşam hakkının usul boyutuyla ilgili uluslararası hukuk,

Anayasa Mahkemesinin İrfan Durmuş ve

diğerleri (B. No: 2014/4153, 11/5/2017, §§ 49-54) başvurusu hakkında

verdiği kararda yer almaktadır. Bununla birlikte konuyla ilgisi olmadığı için

söz konusu kararda yer almayan bazı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarına burada yer verilmesi gerekmektedir.

25. AİHM'e göre gerçekleşen bir ölüm

olayı hakkındaki soruşturmanın etkili sayılabilmesi için yerine getirilmesi

gerekli ilkelerden birisi de yürütülen soruşturmanın ve sonuçlarının yeterince

kamu denetimine açık olması ve ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini

korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanmasıdır (Giuliani ve Gaggio/İtalya [BD],

B. No: 23458/02, 24/3/2011, § 303; Hugh Jordan/Birleşik Krallık, B. No: 24746/94, 4/5/2001, § 109; Mustafa Tunç ve Fecire

Tunç/Türkiye [BD], B. No: 24014/05, 14/4/2015, § 179).

26. Bununla birlikte üçüncü kişilere ya da başka soruşturmalara

zarar verebilecek hassas bilgiler içerdiği durumlarda soruşturma belgelerinin

açıklanması veya yayımlanması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)

2. maddesi kapsamında mutlak bir gereklilik olarak değerlendirilemez.

Dolayısıyla soruşturmanın kamuya veya mağdurun yakınlarına açıklığı şartı,

soruşturmanın diğer aşamalarında da sağlanabilir (McKerr/Birleşik Krallık, B. No: 28883/95, 4/5/2001, § 129; Giuliani ve Gaggio/İtalya,

§ 304). Dahası Sözleşme’nin 2. maddesi soruşturma mercilerine, ölenin bir

yakınının belirli bir soruşturma tedbirinin alınması için yaptığı her talebi

karşılamaları şeklinde bir yükümlülük yüklemez (Ramsahai ve diğerleri/Hollanda [BD], B. No: 52391/99, 15/5/2007, §

348; Velcea ve Mazăre/Romanya,

B. No: 64301/01, 1/12/2009, §113).

27. Diğer taraftan AİHM, adil yargılanma gerekliliklerinin

Sözleşme’nin 2. veya 3. maddeleri gibi başka hükümleri açısından

değerlendirilen usule ilişkin konuların incelenmesini sağlayabileceğini kabul

etmekle birlikte bu güvencelerin aynı şekilde (Sözleşme'nin 6. maddesindeki

gibi) değerlendirilemeyeceğini vurgulamaktadır (Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye,

§§ 218, 220).

28. AİHM Önkol/Türkiye (B.

No: 24359/10, 17/1/2017) başvurusunda, yaşadığı köye yakın bir alanda bir

mühimmatın patlaması sonucu hayatını kaybeden bir kişinin yakınlarının yaşam

hakkının maddi boyutu yanında usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin

iddialarını da incelemiştir. Etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilip

getirilmediği yönünden inceleme yaparken başvurucuların gizlilik kararı

(soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan örnek alma imkânının

kısıtlanması) nedeniyle soruşturmaya etkili katılamadıklarına dair iddialarını

da inceleyen AİHM, gizlilik kararının daha sonra kalkması nedeniyle sonradan

soruşturma evrakına erişebilen başvurucuların haklarını etkin şekilde kullanma

imkânlarının bulunmadığının değerlendirilemeyeceği sonucuna varmıştır (bkz.

anılan karar, § 96) .

29. AİHM, Cangöz ve

diğerleri/Türkiye (B. No: 7469/06, 26/4/2016) başvurusunda gizlilik

kararı (soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan örnek alma

imkânının kısıtlanması) nedeniyle birkaç belge hariç soruşturma evrakına

erişemeyen başvurucuların soruşturmaya etkili biçimde katılamadıkları kanaatine

varmıştır. Anılan olayda başvurucular soruşturma dosyasında bulunan diğer

belgelere ancak bu belgelerin Bakanlık tarafından AİHM’e

gönderilmesi ve akabinde AİHM’in bunları

başvuruculara iletmesi üzerine vâkıf olabilmişlerdir (bkz. anılan karar, §

145).

30. Yetkili makamların toplantı ve gösteri hakkını kullanan

kişilere yönelik müdahalesine, yakınlarının yaşam hakkının ihlal edildiğine ve

yakınlarının ölümüyle ilgili soruşturmanın etkisizliğine ilişkin olarak

başvurucuların şikâyetlerinin incelendiği Sayfı Sarısülük ve Cen Sarısülük/Türkiye ((k.k.), B. No: 64126/13, 25/3/2014) başvurusunda AİHM; olayın meydana geldiği

tarihten itibaren geçen süreyi ve yürütülen soruşturmanın baştan beri hiçbir

şekilde durdurulmadığını dikkate alarak hem yargılamanın gidişatının hem de

geçen zamanın soruşturmanın erken etkisizlik belirtileri gösterdiği sonucuna

varmaya imkân vermediğini belirtip başvuruyu iç hukuk yolları tüketilmeden

yapılan erken bir başvuru olarak kabul etmiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 31/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

32. Başvurucu Uğur Gümüştekin -yaşam hakkının etkili soruşturma

yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu ile etkili başvuru hakkına ilişkin birkaç

AİHM kararına atıfta bulunarak- yürütülen soruşturmadaki eksikliklerin daha

sonra bireysel başvuruya konu edileceğini, kısıtlama kararının dayanağını

oluşturan normun kenar başlığı ile lafzı nazara alındığında kısıtlama kararının

müşteki vekilleri yönünden geçerli olmayıp sadece şüpheli müdafileri yönünden

cari olduğunu, kısıtlama kararı kapsamında olmayan belgelere dahi

erişemediklerini, kısıtlama kararıyla sadece soruşturmanın genişletilmesinin

engellenmediğini, aynı zamanda dosya içeriğinin de kamuoyundan gizlendiğini, bu

nedenle soruşturmaya etkili katılamadıklarını, kısıtlama kararının gerekçesiz

olduğunu ve olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkına soruşturma

yürütüldüğüne dair herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtip Anayasa'nın

17., 36. ve 40. maddelerinde güvence altına alınan yaşam, adil yargılanma ve

etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Başvurucu Uğur Gümüştekin ile aynı iddialarda bulunan diğer

başvurular ek olarak kamu görevlilerince olay yerinde herhangi bir güvenlik

tedbiri alınmadığını, olay yerine gelen bazı polislerin sağlık görevlilerinin

yaralılara müdahalede bulunmasını engellediğini, soruşturmanın genişletilmesine

ilişkin talepleri hakkında işlem yapılmadığını, soruşturmanın patlamayı

önlemekle görevli güvenlik ve istihbarat görevlilerince yürütülmesi nedeniyle

soruşturmanın bağımsızlığı ve etkinliğinden zaten şüphe duymaktayken bir de

soruşturmanın kendilerinden gizlendiğini, olayla ilgili bir kişinin uzun bir süre

yakalanamayıp bir operasyon sırasında ölmüş olmasının soruşturmanın etkili

yürütülmediğini gösteren bir husus olduğunu, etkili soruşturma yürütüldüğü

taktirde devletin yaşam hakkının negatif ve pozitif yükümlülüklerini ihlal

ederek meydana gelen olaydan sorumlu olduğunun ortaya çıkarılabileceğini,

soruşturmanın başvurunun yapıldığı tarihteki aşaması ve başvurunun konusu

dikkate alındığında gizlilik kararının etkili soruşturma yükümlülüğünü ihlal

ettiğini ve kısıtlama kararına yapılan itirazın aynı yargı çevresindeki bir

başka sulh ceza hâkimliğince incelenmesinin doğal hâkim ve tarafsızlık

ilkelerine aykırı olduğunu iddia etmişlerdir.

34. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu olay hakkında yürütülen

soruşturmada yapılan işlemlerden söz edilmiş; başvurucuların kısıtlama kararı

nedeniyle hangi haklarının etkilendiğine dair somut bilgi ve belge

sunmadıkları, olayın üzerinden geçen kısa bir süre sonra bireysel başvuruda

bulunulduğu, başvuruya kadar geçen süre ve yargılamanın seyri dikkate

alındığında soruşturmanın etkisiz kabul edilmesine neden olacak belirtilerin

bulunmadığı ve bu nedenle başvuru yollarının tüketilmemiş olduğu

değerlendirmesinde bulunulmuştur.

35. Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta başvurucular

kısıtlama kararının ölçülü ve soruşturmanın amaçlarıyla uyumlu olmayıp failleri

ve kamu görevlilerinin sorumluluğunu kamuoyundan gizlemeyi amaçladığını,

kısıtlama kararının devam ettiğini ve failler hakkında henüz kamu davası

açılmadığını belirterek başvurunun erken bir başvuru olmadığını öne

sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Başvurucunun

İddialarının Hukuki Vasıflandırılması Yönünden

36.Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

37. Anayasa'nın “Devletin

temel amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili bölümü

şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

38. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

39. Başvurucu Uğur Gümüştekin soruşturmadaki ihmallerin daha

sonra bireysel başvuruya konu edileceğini ifade ederken diğer başvurucuların

soruşturmanın başvurunun yapıldığı tarihteki aşaması ve başvurunun konusuna

dikkat çekerek kısıtlama kararının etkili soruşturma yükümlülüğünü ihlal

ettiğini ileri sürmeleri, şikâyetlerin dile getirilme biçimi ve başvurunun soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan

örnek alma imkânının kısıtlanması kararına yapılan itirazın

reddedilmesi üzerine yapıldığı dikkate alındığında başvurucuların tüm

şikâyetlerinin özünün pek çok kişinin ölümü ile birçok kişinin yaralanmasına

neden olan olay ile ilgili ceza soruşturması kapsamında kısıtlama kararı

verilmesi ve bu karara yapılan itirazların reddedilmesi nedeniyle olayda ölen

kişilerin yakınlarının ve/veya olayda yaralanan şahısların soruşturmaya etkili

şekilde katılamamalarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurunun

olay esnasında hayatını kaybeden K.T.nin yakınları

Erdoğan Tedik, Zöhre Tedik, Edge Tedik

Ejderoğlu ve Berivan Tedik

Yeşiltepe yönünden Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam

hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında

incelenmesi gerektir.

40. Diğer taraftan ölümle sonuçlanmayan bir olaya ilişkin

başvuru da mağdura karşı gerçekleştirilen eylemin niteliği ve failin amacı gibi

somut olayın koşulları dikkate alınarak yaşam hakkı kapsamında incelenebilir.

Bu değerlendirme yapılırken eylemin potansiyel olarak öldürücü niteliğe sahip

olup olmadığı ile maruz kalınan eylemin mağdurun fiziki bütünlüğü üzerindeki

sonuçları önem taşımaktadır (Mustafa Çelik

ve Siyahmet Şeran, B. No: 2014/7227,

12/1/2007, § 69; Yasin Ağca, B.

No: 2014/13163, 11/5/2017,§§ 109, 110).

41. Somut olayın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak için

toplanan kalabalığın bulunduğu bir yerde üzerindeki patlayıcı maddeleri

patlatan iki kişinin saldırısı sonucu gerçekleştiği ve yaşanan bu üzüntü verici

olay nedeniyle pek çok kişinin öldüğü, birçok kişinin de yaralandığı gözönünde bulundurulduğunda öldürücü niteliğe sahip

olduğunda tereddüt bulunmayan olayda yaralanan başvurucular İbrahim Akgün ile

Uğur Gümüşkaya yönünden de başvurunun yaşam hakkının etkili soruşturma

yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna

varılmıştır.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Mağdur Sıfatı ve Bu

Bağlamda Kişi Bakımından Yetkiye İlişkin Kabul Edilebilirlik Kriteri Yönünden

42. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen

kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013, § 41).

43. Yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gereken ancak ölümle

sonuçlanmayan bir olaya ilişkin başvuru ise olaydan doğrudan etkilenen kişiler

tarafından yapılabilir.

44. Başvuru konusu olayda ölen K.T. ;

başvurucular Erdoğan Tedik ile Zöhre

Tedik'in oğlu, başvurucular Edge

Tedik Ejderoğlu ve Berivan Tedik Yeşiltepe'nin ise kardeşidir. Ayrıca başvurucular

İbrahim Akgün ile Uğur Gümüşkaya, meydana gelen olayda yaralanmıştır. Bu

nedenle başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

b. Başvuru Süresine ve

Başvuru Yollarının Tüketilmesine İlişkin Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Yönünden

45. Yaşam hakkı ile ilgili bir soruşturmanın etkili olup

olmadığı yönünden inceleme yapabilmek için -mutlak surette gerekli olmasa da-

yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması şartıyla ilgili kamu

makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi, bireysel başvuru ile

getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,

B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

46. Öte yandan başvurucuların yetkili makamlara müracaat

etmelerine rağmen doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa,

başlatılan soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl

almışsa başvuruculardan soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makul

olmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli ve

şikâyetlerini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidirler (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zira

soruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâlde

anılan ihlal iddiaları yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir

(Yasin Ağca, § 121). Böyle bir

durumda başvurucular, etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları

veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuruda

bulunmalıdır (Adle Azizoğlu ve Sadat

Azizoğlu, B. No: 2014/15732,

24/1/2018, § 87; Sultani Acar, B.

No: 2014/16344, 22/3/2018, § 84).

47. Başvurucular, soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu

evraktan örnek alma yetkisinin Hâkimlik kararıyla kısıtlandığını ve bu karar

nedeniyle soruşturmaya etkili biçimde katılamadıklarını öne sürüp söz konusu

kararın kendilerine göre muhtemel sonuçlarına dikkat çekmişlerdir. Başvuru

tarihi itibarıyla kısıtlama kararı da mevcudiyetini devam ettirmektedir. Bu

nedenlerle Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yapmaktaki amaçlarını da dikkate

alarak başvurucuların başvuru yollarını tüketmek için kendilerinden makul

olarak beklenebilecek her şeyi yaptıkları ve başvurunun süresinde olduğu

sonucuna ulaşmıştır.

c. Açıkça Dayanaktan Yoksun

Olmamaya İlişkin Kabul Edilebilirlik Kriteri Yönünden

48. Yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde

uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamak amacıyla

devletin doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve

gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmesi

gerektiğini kabul eden Anayasa Mahkemesi, etkili soruşturma yükümlülüğünün

yerine getirilip getirilmediğini incelerken bazı kriterler kullanmaktadır. Bu

kriterler şöyledir:

- Yetkili makamların resen ve derhâl harekete geçerek ölüm

olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, § 57)

- Kamu görevlilerinin güç kullanımı sonucu gerçekleşen ölümler

yönünden soruşturma makamlarının olaya karışmış olabilecek kişilerden bağımsız

olması (Cemil Danışman, B. No:

2013/6319, 16/7/2014, § 96)

- Soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması ve ölen

kişinin yakınlarının soruşturmaya gerekli ölçüde etkili katılımlarının

sağlanması (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§ 58)

- Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,

§ 30)

49. Somut başvurunun soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu

evraktan örnek alma yetkisinin Hâkimlik kararıyla kısıtlanması ve söz konusu

karara yapılan itirazın reddi üzerine yapıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığının

olayda sorumluluğu bulunan bazı failleri tespit edip bu kişiler hakkında kamu

davası açtığı gözönünde bulundurulduğunda etkili

soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesinde

kullanılan tüm kriterlerin somut başvuruya uygulanmasının bireysel başvurunun

ikincil niteliğine uygun düştüğü söylenemez. Bu sebeple somut başvuruda

yalnızca soruşturma sürecinin kamu

denetimine açık olması ve ölen kişinin yakınlarının soruşturmaya gerekli olduğu

ölçüde etkili katılımlarının sağlanması kriteri yönünden inceleme yapılacaktır.

50. İnceleme konusu kriter uyarınca pratikte de hesap

verilebilirliği sağlamak için soruşturma kamu denetimine açık olmalıdır. Ayrıca

soruşturma, meşru menfaatlerini korumaları amacıyla gerekli olduğu ölçüde

ölenin yakınları için erişilebilir olmalıdır.

51. Diğer taraftan soruşturmaya katılımın etkililiğinin

seviyesi, soruşturmanın kendine özgü koşullarına göre değişebilir. Ancak her

hâlükârda meşru menfaatlerini korumak için sanığın savunmasının alındığı, görgü

tanıklarının dinlendiği, bilirkişi raporlarının tartışıldığı, olaya ilişkin

şikâyetlerinin dile getirildiği ve diğer delillerin ileri sürülerek

tartışmasının yapıldığı duruşmalara katılmak isteyen mağdurlara bu imkân

tanınmalıdır. Aksinin kabulü, katılımın sadece teorik olarak kabul edilmesi,

pratikte sağlanmaması ve hakkın özünün zedelenmesi anlamına gelebilecektir (Seyfullah Turan ve diğerleri, B. No:

2014/1982, 9/11/2017, § 187).

52. Buna karşın bahsedilen hususlardan soruşturmanın başından

sonuna kadar mutlaka kamuya açık bir şekilde yürütülmesi gerektiği ve

soruşturma makamlarının ölenin yakınlarınca talep edilen her soruşturma

tedbirini mutlaka almak zorunda olduğu gibi bir anlam çıkarılmamalıdır. Zira

üçüncü şahısların temel haklarını korumak, kamu menfaatini gözetmek veya adli

makamların soruşturma yaparken başvurdukları yöntemleri güvence altına almak

gibi amaçlarla soruşturma aşamasında bazı delillere erişim yönünden kısıtlama

getirilmesi gerekebilir (AYM, E.2014/195, K.2015/116, 23/12/2015, § 107).

53. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kısıtlama kararının

kaldırılması veya olayda sorumluluğu tespit edilen kişiler hakkında düzenlenen

iddianamenin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle soruşturma evrakına erişim

imkânının doğması hâlinde kısıtlama kararı, ölenin yakınlarının soruşturmaya

etkili katılımı yönünden herhangi bir sorun teşkil etmeyebilir. Ancak soruşturmanın

kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmasına veya iddianamenin

mahkemece kabul edilmesine rağmen kısıtlama kararı gerekçe gösterilerek

soruşturma evrakının ölenin yakınlarının erişimine kapatılması etkin soruşturma

yükümlülüğünün ihlaline neden olabilir.

54. Somut başvuruda, şüphelilerin ifadelerini içeren tutanaklar

ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları

diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hariç olmak üzere dosya içeriğini

inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmiş

ise de olayda sorumluluğu bulunan bazı failler hakkında Cumhuriyet

Başsavcılığınca düzenlenen iddianame Ceza Mahkemesince kabul edilmiş olup

yargılama Ceza Mahkemesince açık olarak yürütülmektedir. Başvurucular, Ceza

Mahkemesince yürütülen yargılamaya rağmen kısıtlama kararı gerekçe gösterilerek

hâlen soruşturma evrakına erişemedikleri yönünde Anayasa Mahkemesine herhangi

bir bilgi de vermemişlerdir. Bu sebeple şüpheliler hakkında düzenlenen

iddianamelerin kabul edilmesiyle birlikte soruşturma evrakına erişme olanağı

bulan başvurucuların verilen kısıtlama kararı nedeniyle meşru menfaatlerini

korumak amacıyla soruşturma sürecine etkin katılım imkânı bulamadıklarına

ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.

55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

31/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör

:

Murat İlter

DEVECİ

Başvurucular

:

1. Berivan

TEDİK YEŞİLTEPE

2. Edge TEDİK EJDEROĞLU

3. Erdoğan

TEDİK

4. İbrahim

AKGÜN

5. Zöhre TEDİK

Vekili

:

Av. İlke

IŞIK

6. Uğur

GÜMÜŞKAYA

Vekili : Av. Doğukan Tonguç CANKURT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/17206, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Özgüldür
  14. Gökcan
  15. Deveci
  16. Tedik Yeşiltepe
  17. Tedik
  18. Akgün
  19. Işık
  20. Gümüşkaya
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/17206
Tarih
31 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Ayten Akboz ve İlyas Akboz Başvurusu (B. No: 2015/12382)
  • Aısha Fares Başvurusu (B. No: 2015/18701)
  • Fatmana Uçan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/12508)
  • Civan Boltan Başvurusu (B. No: 2014/5324)
  • Fındık Kılıçaslan Başvurusu (B. No: 2015/97)
  • Nurbani Fikri Başvurusu (B. No: 2014/2502)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.