İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bim Birleşik Mağazalar A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/19792)

1. Başvuru, terör eylemleri nedeniyle ilan edilen sokağa

Başvuru No2018/19792Tarih10 Mart 2021Okuma11 dk · 2.155 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Bim Birleşik Mağazalar A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2021
Başvuru Numarası
2018/19792
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.155 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, terör eylemleri nedeniyle ilan edilen sokağa

çıkma yasağı sonucunda kapalı kalan iş yerinde bulunan gıda ürünlerinin

bozulmasından kaynaklanan zararın karşılanmaması nedeniyle hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 25/6/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. 1995 yılında faaliyete başlayan ve Türkiye çapında

faaliyet gösteren başvurucu şirketin merkezi İstanbul'dadır.

10. Diyarbakır ili Sur ilçesi İnönü Caddesi Şeran İş

Merkezinde bulunan dükkân nitelikli taşınmaz başvurucu tarafından satış

mağazası (İnönü mağazası) olarak 1/11/2010 tarihinde kiralanmış ve perakende

mağazacılık hizmeti verilmeye başlanmıştır.

11. Sur Kaymakamlığı ilçede meydana gelen terör eylemleri

nedeniyle 2/12/2015-10/12/2015 tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan

etmiştir.

12. Başvurucu, sokağa çıkma yasağı nedeniyle kapalı kalan

İnönü mağazasındaki bazı ürünlerin zayi olduğunu ve bu nedenle toplam 23.246 TL

zarar meydana geldiğini ileri sürerek 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve

Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında

kurulan Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit

Komisyon Başkanlığına (Komisyon) 31/12/2015 tarihinde başvurmuş ve zararının

karşılanmasını istemiştir.

13. Komisyon 24/2/2016 tarihinde malvarlığı ile ilgili

fiilî zararı oluşmadığından 20/10/2004 tarihli ve 25619 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında

Yönetmelik hükümlerine göre kanun kapsamına girmediğinden talebin reddine karar

vermiştir.

14. Başvurucu 7/4/2016 tarihinde Komisyon kararının

iptali ve uğranılan 23.246 TL zararın tazmin edilmesi istemiyle Diyarbakır 2.

İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) Diyarbakır Valiliği (İdare) aleyhine dava

açmıştır.

15. İdare Mahkemesi 31/3/2017 tarihinde, Komisyon

tarafından yapılacak tahkikat, keşif ve gerekirse ilgili kurum ve kuruluşlar

nezdinde yapılacak araştırmalar neticesinde elde edilen verilere dayanarak

başvurucu tarafından sunulan listede bulunan zarar kalemlerinin somut ve

objektif şekilde tespitiyle bir karar verilmesi gerektiğini ifade ederek dava

konusu işlemin iptaline, başvurucunun tazminat talebi hakkında karar

verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

16. Karar sonrası İdare 7/2/2018 tarihinde 23.246 TL'yi

başvurucuya ödemiştir.

17. İdare tarafından İdare Mahkemesi kararına karşı

istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan Gaziantep Bölge

İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 6/3/2018

tarihinde İdarenin istinaf başvurusunun kabulüne ve İdare Mahkemesi kararının

kaldırılarak davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Bölge İdare

Mahkemesinin karar gerekçesinde özetle;

i. 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat ödenebilmesi

için 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1., 3., 4.

maddelerindeki eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler

nedeniyle malvarlığı kaybı ya da malvarlığına ulaşamamaya ilişkin bir zararın

gerçekleşmesi gerektiği ifade edilmiştir.

ii. Ayrıca bu zarar kalemlerinin 5233 sayılı Kanun'un 7.

maddesi kapsamında ifade edilen zararlardan olması gerektiğine vurgu yapılmış

olup başvurucunun zararının gıda ürününün bozulmasına dayalı ticari nitelikli

bir zarar olduğuna ve anılan maddede doğrudan ticari nitelikli zararların

karşılanacağından bahsedilmediğine işaret edilmiştir.

18. Nihai karar başvurucu vekiline 28/5/2018 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu 13/6/2018 tarihinde 23.246 TL'yi hazine

hesabına yatırmıştır.

20. Başvurucu 25/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici

1., geçici 4. maddeleri (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§

15-21, 23).

22. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"1. İdari

dava türleri şunlardır:

...

b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı

kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,

..."

23. 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İdari eylemlerden hakları ihlal

edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine

veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem

tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine

getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi

halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek

hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği

tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."

24. Yönetmelik'in "Komisyonun görevleri"

kenar başlıklı 7. maddesi şöyledir:

"Komisyonun görevleri şunlardır:

a) Zarar görenin veya mirasçılarının

veya yetkili temsilcilerinin başvurusu halinde bu Yönetmelik kapsamına giren

bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etmek.

b) (Değişik: 20/11/2006-2006/11254 K.)

Kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca

uygulanmış projelerin, zararın giderilmesine katkıları; zarar görenin

değerlendirebileceği enkaz ve diğer yararlar; sigorta şirketlerince veya ilgili

mevzuata göre kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca

karşılanan tazminatlar, tedavi ve cenaze giderlerinin zarar miktarından mahsup

edilmesi suretiyle belirlenen nakdî veya aynî ödeme miktarını içeren sulhname

tasarılarını hazırlamak.

c)

(Değişik: 20/11/2006-2006/11254 K.) Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya

kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenleyerek bir

örneğini ilgiliye tebliğ etmek.

d) (Değişik: 20/11/2006-2006/11254 K.)

Başvuru sahibinin Kanun ve bu Yönetmelik kapsamına giren bir zararının

bulunmadığının tespit edilmesi hâlinde, buna ilişkin karar tutanağı

düzenleyerek bir örneğini ilgiliye tebliğ etmek."

25. Aynı Yönetmelik'in "Bilgi ve belgelerin

toplanması" kenar başlıklı 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Komisyon ilgili kamu kurum ve

kuruluşlarından başvuru konusu ile ilgili her türlü bilgi, belge ve yardım

isteyebileceği gibi, adli ve askeri teşkilat ile kolluk kuvvetleri dışında

kalan diğer kamu kurum ve kuruluşlarında

çalışanları bilirkişi olarak da görevlendirebilir. Komisyon, gerekli gördüğü

uzmanları çalıştırabilir veya bunlardan görüş alabilir. Komisyon tarafından

görevlendirilen kamu görevlileri öncelikli olarak komisyon tarafından verilen

görevleri yerine getirirler."

26. Aynı Yönetmelik'in "Komisyonca keşif

yapılması" kenar başlıklı 11. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları

şöyledir:

"Komisyon gerek görmesi halinde

keşif yapabilir.

Komisyon başkanı belirlemiş olduğu keşif

yeri ile gün ve saatini komisyon üyeleri

ve/veya bilirkişi ile başvuru sahibine

veya yetkili temsilcisine yazılı olarak bildirir."

B. Uluslararası

Hukuk

1. Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi

27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes medeni hak ve

yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen

suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız

bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve

açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir..."

2. Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi İçtihadı

28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); Sözleşme'nin

6. maddesinin bir mahkeme önünde medeni hak ve yükümlülüğe ilişkin bir iddiada

bulunma hakkını güvence altına aldığını, mahkemenin teşkilatının ve

yargılamanın yürütülmesinin bu güvencenin kapsamında olduğunu (Golder/Birleşik

Krallık [GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, § 36), davalarda adil yargılanma

koşullarını yerine getirme yükümlülüğünün ulusal makamlara ait olduğunu ifade

etmiştir (Dombo Beheer B.V./ Hollanda, B. No: 14448/88, 27/10/1993, §

33).

29. AİHM; Sözleşme'nin 6. maddesi adil yargılanma hakkını

güvence altına alırken delillerin kabul edilme yöntemi konusunda herhangi bir

kural koyma yetkisinin kendisinde olmadığını, ulusal kanunlar tarafından bu

hususların belirleneceğini, Sözleşme'deki hak ve yükümlülükleri ihmal etmediği

sürece mahkemeler tarafından yapılan hataların giderilmesi görevinin de

kendisinde olmadığını belirtmiştir (Schenk/İsviçre [GK], B. No:

10862/84, 12/7/1988, §§ 45, 46). Bu açıdan AİHM yaklaşımına göre yargılama

süreci bütün olarak ve bu süreçte delillerin nasıl sunulduğu da dâhil olmak

üzere tüm deliller yönünden hakkaniyetsiz bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı

dikkate alınacaktır (Schuler-Zgraggen/İsviçre, B. No: 14518/89,

24/6/1993, § 66).

30. Buna paralel olarak AİHM, Sözleşme’deki hakların

etkili bir biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin 6. maddesine

göre tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde

inceleme görevi olduğunu belirtmiştir (Dulaurans/Fransa, B. No:

34553/97, 21/3/2000, § 33; Kraska/İsveç, B. No: 13942/88, 19/4/1993, §

30).

31. AİHM'e göre -tarafların ileri sürdükleri delillerin

kabul edilebilirliği hususunda yerel mahkemeler belirli bir takdir yetkisine

sahip olmakla birlikte- mahkemeler vardıkları sonuçları haklılaştırmak için

kararlarına gerekçeler gösterme yükümlülüğü altındadır (Suominen/Finlandiya, B.

No: 37801/97, 1/7/2003, § 36). Kararlarda gerekçe belirtilme zorunluluğu,

mahkemelerin tarafları adil bir şekilde dinleme yükümlülüğüyle de doğrudan

ilgilidir (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/1/2007, § 83).

32. Yargılama sırasında başvurucu tarafından sunulan bir

kısım delilin mahkemece dikkate alınmaması şikâyeti ile ilgili olarak AİHM;

mahkemenin başvurucunun bu yöndeki talebini gerekçesiz reddettiğini, kararda

gerekçe olmamasının karara karşı etkili bir şekilde itiraz etme fırsatını da

ortadan kaldırdığını belirterek başvuruda Sözleşme'nin 6. maddesinin ihlal

edildiğine karar vermiştir (Suominen/Finlandiya, § 38).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

33. Mahkemenin 10/3/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

34. Başvurucu; sokağa çıkma yasağı boyunca İnönü

mağazasına ulaşılamadığını ve mağazanın kapalı kalmasından dolayı gıda

ürünlerinin zarar gördüğünü ifade etmiştir. Devletin önlemekle yükümlü olduğu

ancak önleyemediği terör olaylarından doğan zararlarının 5233 sayılı Kanun

kapsamında karşılanması gerektiği hâlde talebinin reddedildiğini belirten

başvurucu, talebinin manevi tazminat ya da ticari kazanç değil zayi olan

ürünlerin bedeli olduğunu belirtmiştir. Başvurucu bu gerekçelerle hukuk devleti

ve sosyal devlet ilkeleri ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

35. Bakanlık görüşünde; başvurucunun davasını 5233 sayılı

Kanun'a dayandırdığını, oysa ki başvurucunun etkin bir iç hukuk yolu olan tam

yargı davası açma olanağının bulunduğunu belirterek kanun yollarının tüketilip

tüketilmediğinin incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca 5233 sayılı

Kanun'da terör eylemi kapsamında gerçekleşen zararların giderilmesi için özel

bir giderim usulü öngörüldüğünü, hangi hâllerde hangi zararların

karşılanacağının kanun koyucunun takdir yetkisi dâhilinde tespit edildiğini ve

derece mahkemelerinin somut olayın niteliğini dikkate alarak uyuşmazlık konusu

zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasına olanak bulunmadığını tespit

ettiğini vurgulamıştır. Derece mahkemelerinin kararlarında bariz takdir hatası

ve açık bir keyfîlik bulunmadığına işaret eden Bakanlık, başvurucunun

delillerini ve iddialarını sunma fırsatı bulamadığına ve yargılamaya etkin

olarak katılma imkanının elinden alındığına dair bir bulgunun da bulunmadığını

belirtmiştir. Son olarak Bakanlık; sokağa çıkma yasağının o bölgedeki tüm

işyeri sahipleri açısından geçerli olan ve toplumsal can ve mal emniyeti

açısından alınmış bir karar olduğunu, bu yönüyle meşru bir amacı olduğunu, kamu

yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir yönü bulunmadığını belirterek

başvurucunun zararının diğer işyeri sahiplerinden farklı, özel ve olağan dışı

bir nitelikte olmadığından başvurucunun oluşan genel külfetlere kamu külfetlerindeki

eşitlik ilkesi uyarınca katlanması gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda

belirtilen tüm hususların dikkate alınması talep edilmiştir.

36. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta,

açılan davada hem Komisyon kararının iptalinin istenildiğini hem de zararının

ödenmesinin talep edildiğini, davanın iki istem yönünden de reddedilmesi

nedeniyle yeni dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ifade etmiş ve diğer

önceki iddialarını tekrar etmiştir.

B. Değerlendirme

37. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine yönelik açık bir şikâyet

ileri sürmediğinden başvurucunun bütün şikayetleri adil yargılanma hakkının

unsurlarından olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında

değerlendirilmiştir.

38. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel

başvurulara ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların

incelemeye tabi tutulamayacağı; 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B.

No: 2012/1027, 12/2/2013, § 24).

39. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu

yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan

sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir

hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve sonuçlar Anayasa

Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

40. 5233 sayılı Kanun uyarınca ileri sürülen taleplerin

anılan Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ve Kanun’un

kapsamının belirlenmesi noktasındaki mevzuat hükümlerinin yorumu ile somut

olayın bu ölçüt uyarınca değerlendirilmesine ilişkin takdir derece

mahkemelerine aittir (Ali Şaşkın ve diğerleri, B. No: 2013/6819,

21/4/2016, § 38).

41. Somut olayda 2/12/2015-10/12/2015 tarihleri arasında

ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle İnönü mağazasının kapalı kaldığını

ifade eden başvurucu, mağazada bulunan gıda ürünlerinde 23.246 TL zarar meydana

geldiğini ileri sürerek Komisyona başvurmuştur. Komisyon, başvurucunun bu

talebini 5233 sayılı Kanun kapsamında talep edilebilecek zararlardan olmadığı

gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada

talebini 5233 sayılı Kanun'a dayandırmıştır. İdare Mahkemesince zararın 5233

sayılı Kanun kapsamında olduğu değerlendirilerek zararın tespit edilmesi ve

buna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Komisyon kararı iptal

edilmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, başvurucunun zararının ticari zarar

olduğunu ve 5233 sayılı Kanun'da ticari nitelikli zararların karşılanacağına

ilişkin hüküm bulunmadığını ifade etmiş ve davayı reddetmiştir.

42. Başvurucu tarafından, söz konusu istemin reddine dair

idari işlemin iptali istemiyle veya bu işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmin

edilmesi amacıyla genel hükümlere göre iptal veya tam yargı davası açıldığı

yönünden herhangi bir bilgi ve belge de başvuru dosyasına sunulmamıştır.

43. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece mahkemelerince delillerin

değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup

başvurucunun zararının ticari olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini

gerekmediği yönündeki derece mahkemesi kararında bariz takdir hatası veya açık

keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal

iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 10/3/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Olcay ÖZCAN Başvurucu : Bim Birleşik Mağazalar A.Ş. Vekili : Av. Abdullah PEHLİVAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/19792, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. A. Ulusal Hukuk
  12. B. Uluslararası
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun
  16. B. Değerlendirme
  17. A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle
  18. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/19792
Tarih
10 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Nazım Candan Başvurusu (B. No: 2018/3326)
  • Mevlüt Tuncer Akca Başvurusu (B. No: 2017/4904)
  • Ayşegül Çağatay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/28236)
  • Zulfikar Kurtay Başvurusu (B. No: 2018/7697)
  • Gökhan Gündüz Başvurusu (B. No: 2018/13782)
  • Ataseven Enerji Üretim A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/27502)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.