İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gökhan Gündüz Başvurusu (B. No: 2018/13782)

1. Başvuru, infaz hâkimliğince yapılan incelemede

Başvuru No2018/13782Tarih10 Mart 2021Okuma18 dk · 3.658 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Gökhan Gündüz Başvurusu (4)

Karar tarihi
10 Mart 2021
Başvuru Numarası
2018/13782
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.658 kelime·18 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, infaz hâkimliğince yapılan incelemede

başvurucunun Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla duruşmaya katılımının

sağlanmaya çalışılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular 24/4/2018 ve 25/4/2018 tarihlerinde

yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca kişi yönünden hukuki irtibat bulunması

nedeniyle 2018/14187 numaralı başvuru dosyasının 2018/13782 numaralı bireysel

başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/13782 numaralı başvuru dosyası

üzerinden yürütülmesine ve diğer başvuru dosyasının kapatılmasına karar

verilmiştir.

5. Komisyonca adil yargılanma hakkı dışındaki iddialar

yönünden kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun adil yargılanma hakkına

ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına

ve başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu, başvuru konusu olayların geçtiği tarihte

anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma suçundan aldığı cezanın infazı

kapsamında Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz

Kurumu) hükümlü olarak bulunmaktadır.

11. Başvurucunun da aralarında bulunduğu bazı

hükümlülerin İnfaz Kurumunda kalmakta oldukları odaların bahçesine kamera

takılmasını protesto etmek amacıyla 29/10/2017 ve 22/11/2017 tarihlerinde eylem

yaparak gazete kâğıtlarını kameralara doğru atmak suretiyle kameraların görüş

alanını kapatmaya çalıştıkları ve İnfaz Kurumu güvenliğini tehlikeye

uğrattıkları iddia edilmiştir.

12. 29/10/2017 ve 22/11/2017 tarihlerinde meydana gelen

olaylarla ilgili olarak başvurucunun da aralarında bulunduğu hükümlüler

hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.

13. Kamera kaydı izleme ve olay tutanaklarına göre anılan

tarihlerde İnfaz Kurumunun C Blok 14 numaralı odasında kalmakta olan

başvurucunun suyla ıslatılmış hâldeki gazete kâğıdı parçalarını ve diğer

malzemeleri bahçe kameralarına doğru attığı, bahçenin etrafındaki tellerde

asılı vaziyette kâğıt parçalarının bulunduğu ve kameraların üzerine ıslak

gazete kâğıtlarının yapışması nedeniyle görüş açısının kapandığı

anlaşılmaktadır.

14. Başvurucu, eyleme katılan ve haklarında disiplin

soruşturması başlatılan diğer hükümlüler ile birlikte ortak yazılı savunma

hazırlayarak İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığına (Disiplin

Kurulu) sunmuştur. Başvurucu, yazılı savunmalarda özetle odaların iç kısımları

ile havalandırma alanlarını ve genel olarak ortak yaşam alanlarını 24 saat

gözetleyecek şekilde kameralar monte edildiğini, insan onuruna aykırı olan bu

duruma engel olmak için söz konusu kameraların görüntü almalarını engellemeye çalıştıklarını

ifade etmiştir.

15. Disiplin Kurulu 2/11/2017 ve 30/11/2017 tarihlerinde;

başvurucunun kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde söz

söyleme veya davranışta bulunma eylemlerinden sırasıyla 2 gün ve 4 gün

hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

16. Başvurucu anılan kararlara karşı Kırıkkale İnfaz

Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurularında bulunmuştur. Hâkimliğin

E.2017/1946 ve E.2017/2040 sayılı dosyalarına kaydedilen başvuruların duruşmalı

olarak incelenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda Hâkimlik tarafından İnfaz

Kurumuna müzekkere yazılarak başvurucunun duruşmaların yapılacağı tarihlerde

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) odasında hazır bulundurulması ve

Disiplin Kurulu kararları ile ilgili savunmasını vekâletnamesini ibraz etmesi

suretiyle avukatı ile birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabileceği hususunun

başvurucuya bildirilmesi istenmiştir.

17. Anılan müzekkerenin İnfaz Kurumu idaresince

başvurucuya tebliğ edilmesi üzerine başvurucu celse aralarında Hâkimliğe

dilekçe göndererek SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediğini,

duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak savunma yapmak istediğini ifade

etmiştir.

18. Disiplin Kurulunun 2/11/2017 tarihli kararına yapılan

şikâyet başvurusuna ilişkin olmak üzere Hâkimliğin E.2017/1946 sayılı dosyası

üzerinden görülen yargılama toplam üç celsede tamamlanmıştır. Yargılamanın

27/12/2017 tarihli ilk celsesinde SEGBİS odasında hazır bulunan başvurucu,

müdafiinin mazereti nedeniyle süre talebinde bulunmuş; Hâkimlikçe talep kabul

edilerek duruşma 24/1/2018 tarihine ertelenmiştir.

19. Yargılamanın 24/1/2018 tarihli ikinci celsesinde

başvurucu SEGBİS odasında hazır bulundurulmuştur. Bu celsede tutanak

mümzilerinden Ö.A.nın beyanına başvurulmuştur. Ö.A. beyanında özetle

başvurucunun diğer oda arkadaşları ile birlikte gazete kağıtlarını ıslatarak

yapışkan hâle getirdiğini ve bunları kameralara yapıştırarak kameraların

görüntü almasını engellediğini ifade etmiştir. Başvurucu, tanığın beyanlarına

karşı savunmasını yapmak üzere duruşma salonunda hazır bulunmak istediğini;

SEGBİS aracılığı ile savunma yapmayacağını belirtmiştir.

20. Yargılamanın 14/2/2018 tarihli son celsesine de

SEGBİS aracılığı ile katılan başvurucu; SEGBİS ortamında ifade vermeyi kabul

etmediğini, duruşma salonuna gelerek huzurda ifade vermek istediğini ifade

etmiştir. Hâkimlik, SEGBİS aracılığı ile duruşma yapılmasının mevzuata uygun

olduğu gerekçesiyle başvurucunun duruşma hazır bulunma talebini reddederek

yargılamaya SEGBİS üzerinden devam edilmesine karar vermiştir.

21. Hâkimlik 14/2/2018 tarihli kararı ile

"2/11/2017 tarihli disiplin cezasının kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle

başvurucunun itirazının reddine ve 2 günlük hücre cezasının onanmasına karar

vermiştir.

22. Başvurucu, duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak

ifade vermek istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlanmasının

savunma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

23. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/3/2018 tarihli

kararı ile başvurucunun itirazı reddedilmiştir.

24. Öte yandan Disiplin Kurulunun 30/11/2017 tarihli

kararına karşı yapılan şikâyet başvurusuna ilişkin olmak üzere Hâkimliğin

E.2017/2040 sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama tek celsede

tamamlanmıştır. 7/2/2018 tarihli duruşmada SEGBİS odasında hazır bulunan

başvurucu; SEGBİS aracılığı ile savunma yapmayacağını, duruşma salonunda hazır

bulunmak istediğini ifade etmiştir. Hâkimlik, SEGBİS ile duruşma yapılmasının yüz

yüzelik ilkesini ihlal etmediğine dair yargı kararlarının mevcut olduğunu

belirterek başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebini reddetmiştir. Bunun

üzerine başvurucu SEGBİS aracılığı ile savunma yapmıştır. Başvurucu

savunmasında özetle kameraların kayıt yapması nedeniyle özel hayatının

kısıtlandığını, bu durumu protesto etmek amacıyla yaptığı eylem sırasında

korku, kaygı veya panik yaratacak biçimde herhangi bir davranışta bulunmadığını

ileri sürmüştür.

25. Hâkimlik 7/2/2018 tarihinde, Disiplin Kurulunun

30/11/2017 tarihli kararının kaldırılmasına yönelik itirazın reddine ancak bu

kararla verilen 4 günlük hücre cezasının 1 gün hücre cezası olarak onanmasına

karar vermiştir.

26. Başvurucu; duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak

ifade vermek istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlandığını,

duruşma salonunda savunma yapma hakkının kullandırılmadığını belirterek karara

itiraz etmiştir.

27. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2018 tarihli

kararıyla "itirazın reddi kararının [k]anun, [t]üzük ve [y]önetmelik

hükümleri çerçevesinde [verildiği] dosya kapsamı ve mevcut delillere

göre verilen kararlarda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı"

belirtilerek başvurucunun itirazı reddedilmiştir.

28. Nihai kararlar başvurucuya 28/3/2018 tarihimde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 24/4/2018 ve 25/4/2018 tarihlerinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

29. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Emrah Yayla

([GK], B. No: 2017/38732, 6/2/2020, §§ 28-42) başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

30. Mahkemenin 10/3/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

31. Başvurucu; duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak

savunma yapmak istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlandığını,

duruşma salonunda bizzat savunma yapma hakkının kullandırılmadığını belirterek

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

32. Bakanlık görüşünde; SEGBİS ile ilgili mevzuat

hakkında açıklamalarda bulunularak SEGBİS yönteminin hangi durumlarda uygulanabileceğinin,

hangi merciin bu yöntemin kullanılmasına karar verme yetkisine sahip olduğunun

ve ses-görüntü bağlantısı için gerekli olan teknik altyapıya ilişkin koşulların

ilgili mevzuatta açık bir şekilde düzenlendiği belirtilmiştir. Görüş yazısında;

SEGBİS ile ifadesi alınanların duruşma salonundakileri görebilme ve

söylenenleri duyabilme imkânı bulunduğu, yargılama makamının ve duruşmada hazır

bulunan diğer kişilerin de aynı şekilde ifade alma, beyanda bulunma ve soru

yöneltme gibi yargısal işlemleri karşılıklı olarak gerçekleştirebilme imkânına

sahip oldukları, başka bir ifadeyle SEGBİS'in içerdiği bu özellikler sayesinde

yargılamanın unsurlarından biri olan yüz yüzelik ilkesinin gerçekleştiği

belirtilmiştir.

33. Bakanlık görüşünde ayrıca başvurucunun SEGBİS

aracılığı ile duruşmaya katılımının sağlanmasına ilişkin kararın infaz

hâkimliğince gerekçelendirildiği ve bu gerekçenin genel ve kategorik bir

gerekçe olmadığı ifade edilmiştir. Görüş yazısında; duruşmanın SEGBİS yoluyla

yapılmış olmasının başvurucunun yargılamasının makul bir süre içerisinde

sonuçlandırılması amacına uygun olduğu, bu suretle adil yargılanma hakkının tüm

unsurlarının yerine getirildiği vurgulanmıştır.

34. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında infaz

hâkimliğinin yargı çevresindeki bir infaz kurumunda bulunduğu hâlde duruşmalara

bizzat katılımının sağlanmadığını, duruşmaya etkin bir şekilde katılarak

avukatı ile iletişim kurma ve tanıkları sorgulama imkânından yararlanamadığını

ifade etmiştir.

B. Değerlendirme

35. Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti"

kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşrû vasıta ve

yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamında duruşmada hazır

bulunma hakkı yönünden incelenmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

37. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçok

kararda, adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler

ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması

esnasında geçerli olduğunu belirterek hakkın kapsamının bu konularla

sınırlandırıldığını kabul etmiştir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 23; Nihat Akbulak [GK], B. No: 2015/10131, 7/6/2018, § 35; Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, § 44). Öte yandan

Anayasa Mahkemesi; ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ya da hükümlüler

hakkında uygulanan disiplin cezalarının infazının kişiler üzerinde yaratacağı

etkiyi değerlendirmek suretiyle bazı disiplin cezalarının kişisel hak ve bu

bağlamda medeni hak niteliğinde olduğunu, söz konusu disiplin cezalarına karşı

yapılan şikâyetlerin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin de medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığını ifade etmiştir (örnek

olarak bkz. Giyasettin Aydın, B. No: 2013/1852, 25/3/2015, § 37; Cihan

Yeşil, B. No: 2013/8635, 6/5/2015, § 35; Metin Yamalak (2), B. No:

2013/9450, 13/4/2016, § 59).

38. Somut olayda başvurucu, aldığı disiplin cezalarının

infazından dolayı haberleşme veya iletişim araçlarından ve ziyaretçi kabulünden

yoksun bırakılacağından başvurucunun söz konusu disiplin cezalarından dolayı

yaptığı şikâyetin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin de medeni hak ve

yükümlüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığı kabul edilmelidir.

Dolayısıyla hakkında uygulanan disiplin cezası nedeniyle başvurucunun yaptığı

şikâyetin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığının ve somut olayda

Anayasa’nın 36. maddesinin uygulanmasının mümkün olduğunun kabul edilmesi

gerekir.

39. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

40. Anayasa Mahkemesi aynı mahiyetteki şikâyetleri Emrah

Yayla (bkz. §§ 58-86) kararında incelemiş olup anılan karardaki ilkelerden

ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi

anılan kararda medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda tarafların

SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılımlarının sağlanmasının duruşmada hazır

bulunma hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğunu tespit ederek bu müdahalenin

ihlal oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmenin ise kanunilik, meşru

amaca dayalı olma ve ölçülülük ilkeleri yönünden yapılacak inceleme

sonucunda belirlenebileceğini ifade etmiştir. Buna göre medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda tarafların SEGBİS aracılığıyla duruşmaya

katılımlarının sağlanması şeklindeki müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi

için kanuni bir temelinin bulunması, meşru bir amaca dayalı ve ölçülü olması

gerekmektedir (Emrah Yayla, §§ 62 - 67).

41. Anayasa Mahkemesi Emrah Yayla kararında söz

konusu müdahalenin ölçülü bir müdahale olarak kabul edilebilmesi için gerekli

olan genel ilkeleri de ortaya koymuştur (Emrah Yayla, §§ 68-75). Bu

genel ilkelere göre medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda

duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin ölçülü bir müdahale olup

olmadığı ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik

ve orantılılık ilkeleri yönünden yapılacak değerlendirmenin sonucuna

göre belirlenebilecektir. Buna göre duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan

müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması,

ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olduğunun gösterilmesi ve

orantılılık yönünden bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen

amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede

özellikle gereklilik ilkesi uyarınca uyuşmazlığın tarafının duruşmada

hazır bulunmasını zorunlu kılan bir olgunun yokluğu derece mahkemelerince somut

ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır. Bu gerekliliğin ortaya

konulması bağlamında, kişilerin duruşmada bizzat hazır bulunmayı talep

etmelerine rağmen SEGBİS yoluyla katılımlarının neden yeterli görüldüğünün ve

duruşmada bizzat hazır bulunmayı imkânsız hâle getiren veya büyük ölçüde

zorlaştıran koşulların neler olduğunun ifade edilmesi gerekir (Emrah Yayla,

§ 73).

42. Somut olayda, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak

bulunan başvurucunun İnfaz Hâkimliğince açılan duruşmada bizzat hazır bulunma

talebinin reddedilmesi 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği

Kanunu'nun 6. maddesinin yollamasıyla 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinin (4) numaralı fıkrasına dayandığından

anılan müdahale kanunilik ölçütünü karşılamaktadır. Ayrıca hükümlülerin

ceza infaz kurumundan duruşma salonuna transferleri nedeniyle oluşan

gecikmelerin azaltılması ve yargılamaların hızlandırılması sebebiyle duruşmada

hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin usul ekonomisinin

gerçekleştirilmesine yönelik meşru bir amaca dayandığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun

duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin makul sürede yargılama

yapılması amacına ulaşılması bakımından elverişli bir araç olduğu

söylenebilir.

43. Ancak başvurucunun davranışları sebebiyle uygulanan

bir disiplin cezasının şikâyet konusu edildiği uyuşmazlık kapsamındaki

duruşmada hazır bulunmanın gerekli görülmemesinin sebepleri somut olarak

açıklanmamıştır. Hâkimliğin "SEGBİS yönteminin mevzuata uygun

olduğu" yönündeki gerekçesi aslında başvurucunun duruşmada bulunma

talebinin somut yargılamayla bağlantılı olmayan genel bir sebeple ve kategorik

olarak reddedildiğini göstermektedir. Anılan gerekçe her durumda duruşmada

bulunma talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtmektedir. Somut olayda

başvurucunun duruşmaya katılması yönünde hiçbir çaba içine girilmemiş, aynı

şehir merkezinde bulunan bir ceza infaz kurumundan duruşmaya katılamamasının

niçin gerekli görüldüğü açıklanmamıştır. Bu çerçevede Hâkimlikçe hiçbir

alternatif değerlendirilmeden ve olaya özgü somut gerekçeler de sunulmadan -genel

ve kategorik bir yaklaşımla- başvurucunun duruşmada hazır bulunma talepleri

reddedilmiştir. Uyuşmazlığın bizzat duruşmada bulunmayı gerektiren bir nitelik

taşıyıp taşımadığı hususunda Hâkimlikçe herhangi bir değerlendirme yapılmadan

genel ve kategorik bir sebeple başvurucunun yokluğunda duruşma yapılması ve

duruşmada hazır bulunma hakkına müdahale için en uygun aracın seçilmemesi

müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna yol açmıştır.

44. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır

bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

45. 30/11/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını oradan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.''

46. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesi ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

47. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl

ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi

diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine

getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına

geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret

etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

48. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

49. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını

gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).

50. İncelenen başvuruda duruşmada hazır bulunma hakkının

ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

51. Bu durumda duruşmada hazır bulunma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine

karar verilmesi gerekmektedir.

52. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat

talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır

bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA

OYBİRLİĞİYLE,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE

Selahaddin MENTEŞ'in karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C. Kararın bir örneğinin duruşmada hazır bulunma hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine (E.2017/1946, K.2018/243; E.2017/2040,

K.2018/157) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 10/3/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

1. Mahkemenin Sayın çoğunluğu tarafından başvurucunun

adil yargılama kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkını ihlal edildiğine

karar verilmiştir. Başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

yönündeki çoğunluk kararına belirtilen gerekçelerle katılmadım.

2. Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli kararında

ayrıntılı olarak özetlenmiştir. Başvurucu hakkında; hükümlü bulunduğu Kırıkkale

F Tipi Cezaevinde disiplin kurulunun 2/11/2017 tarihli kararıyla disiplin

cezası uygulanmıştır.

3. Disiplin kurulu kararına karşı başvurucu infaz

hakimliğine müracaatta bulunmuştur. İnfaz hakimliğince disiplin kurulunca

verilen karar değiştirilerek onanmıştır. İnfaz hakimliğinin kararına karşı

Kırıkkale 1. Ağır ceza mahkemesine itiraz edilmiş itiraz mahkemece

reddedilmiştir.

4. Başvurucu infaz hakimliğinde savunmasını bizzat

mahkemede yapmak istediğini SEGBİS sistemiyle savunma yapmayacağını mahkemeye

iletmiştir.

5. İnfaz hakimliği SEGBİS ile duruşma yapılmasını yüz

yüze ilkesine ihlal etmediğine dair yargı kararlarının bulunduğunu belirterek

talebi reddetmiş bunun üzerine başvurucu SEGBİS aracılığıyla savunma yapmıştır.

6. UYAP; teknolojik gelişmeleri kullanarak Adalet

Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatının, bağlı ve ilgili kuruluşların, adli ve

idari tüm yargı veya yargı destek birimlerinin donanım veya yazılım olarak iç

otomasyonunu benzer şekilde bilgi otomasyonun sistemlerini kurmuş kamu kurum ve

kuruluşları ile dış entegrasyonu sağlayan bir bilişim sistemidir. Elektronik

imza alt yapısına uygun olarak geliştirilmiş merkezi bir bilgi sistemi kurulmuş

bu sistemde yargı ve yargı destek birimleri arasında fonksiyonel tam

entegrasyon sağlanmıştır. Sistemde elektronik imza rolleri bulunan hâkim,

savcı, avukat, zabıt kâtibi, vatandaş yetkileri çerçevesinde her türlü bilgi

belge sisteme aktarmakta sistemde aktif ve güvenli işleyişi sağlamaktadır. Daha

önce yazışma ve ara kararı gerektiren bilgi ve belgeler e devlet sisteminden

güvenli olarak doğrudan temin edilebilmektedir.

7. UYAP ile ilgili kanuni alt yapı başta 5271 sayılı

Kanun (CMK) olmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili bütün kanunlara ve

yönetmeliklere düzenlemeler konularak sağlanmıştır. Bu bağlamda CMK’nın “Elektronik

işlemler” kenar başlıklı 38/A maddesinde UYAP ile ilgili olarak (ayrıntılı

hükümler içeren) şu düzenlemeye yer verilmiştir.

“(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı

Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri,

bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.

(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere,

dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her

türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.

(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması

öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir,

işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.

(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve

kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli

elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe

fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.

(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı

belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge

geçerli kabul edilir.

(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve

kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın

düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.

(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge

veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde

ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.

(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken

hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim,

Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve

mühürlenir.

(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter.

(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî

sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen

bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez.

UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu

olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.

(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına

dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle

düzenlenir.”

8. CMK’nın 147. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h)

bendinde ise ifade alma ve sorgu işlemlerinde kaydında teknik imkanlardan

yararlanılacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 196. maddesinde de “Sanığın

duruşmadan bağışık tutulması” kenar başlığı altında sanığın aynı anda

görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun ve

savunmasının yapılabileceği belirtilmiştir.

9. SEGBİS sistemi ulusal ağı yargı sisteminde ses ve

görüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği bir bilişim

sistemidir. SEGBİS teknik özellikleri ve donanımı itibariyle UYAP’ta görüntülü

kayıt yapıldığı takdirde duruşma salonunun bir parçası olarak işlev

görmektedir. Sistemde ifade alınırken SEGBİS ile duruşma salonuna bağlanan

kişiler duruşma salonundakileri görmekte duruşmada yapılanları takip

edebilmekte konuşulanları duyabilmektedir.

10. SEGBİS sistemine ilişkin esas ve usulleri düzenlemek

amacıyla çıkarılan ve 29/9/2011 tarihli ve 28060 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim

Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinde görüntülü ve sesli

iletişim tekniğinin kullanılması imkânın varlığı halinde kanunlardaki usul

esaslar dairesinde soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki yapılan her türlü

işlemin SEGBİS ile kayda alınacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin ceza infaz

kurumunda bulunanlar başlığı altında ceza infaz kurumunda bulunan kişinin

SEGBİS ile dinlenebileceği ve bu sistem ile duruşmaya katılabileceği

düzenlenmiştir.

11. Öte yandan Anayasa’nın 141. maddesinde son fıkrasında

“Davaların az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırması yargının

görevidir.” denmektedir. Bunun bir yansıması olarak CMK’nın temel yaklaşımı

duruşmanın tekliği (tek bir celsede tamamlanması) ilkesidir. UYAP ve SEGBİS

sistemi teknik alt yapısı ve sağladığı imkanlar ile bilgi ve belgeye ulaşım

kolaylığı göz önüne alındığında tümüyle bu sistemi sağlamaya yönelik olarak

tasarlandığı söylenebilir. Dolayısıyla SEGBİS sistem olarak Anayasa’nın bu

kuralına uygun ve kuralla öngörülen meşru amacı sağlamaya yönelik olarak

işlemektedir.

12. Bu açıklamalar ışığında somut olay

değerlendirildiğinde başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımın sağlanması

başlı başına adil yargılanma hakkına aykırı bir durum değildir.

13. İnfaz hakimliğince başvurucunun SEGBİS sistemi ile

savunmasının alınacağı kendisine bildirilmiş SEGBİS sistemi üzerinden de

savunması alınmıştır.

14. Başvurucu yukarıda belirtilen gerekçelerle duruşma

salonunun bir parçası olan SEGBİS ile savunmasını sunması nedeniyle adil

yargılanma kapsamında duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılamaz.

15. Bu açıklamalar ışığında somut olayı

değerlendirildiğinde başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımının

sağlanması başlı başına adil yargılanma hakkına aykırı bir durum olmadığından

sayın çoğunluğun görüşüne katılmadım. Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Zehra GAYRETLİ Başvurucu : Gökhan GÜNDÜZ Üye Selahaddin MENTEŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/13782, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır
  16. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  17. C. Kararın bir örneğinin duruşmada hazır bulunma hakkının
  18. E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  19. Karşıoy
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/13782
Tarih
10 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Ataseven Enerji Üretim A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/27502)
  • M.k. Başvurusu (B. No: 2016/10325)
  • Yaşar Çetinbaş Başvurusu (B. No: 2018/34564)
  • Mehmet Köktaş Başvurusu (B. No: 2018/35775)
  • Ahmet Ali Ala Başvurusu (B. No: 2020/5156)
  • Abdullah Koç Başvurusu (B. No: 2018/4912)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.