İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bob Ross Incorporated Başvurusu (B. No: 2015/14347)

1. Başvuru, karar düzeltme isteği hakkında olumlu ya da olumsuz

Başvuru No2015/14347Tarih3 Temmuz 2019Okuma12 dk · 2.366 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Bob Ross Incorporated Başvurusu

Karar tarihi
3 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/14347
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.366 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, karar düzeltme isteği hakkında olumlu ya da olumsuz

bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, yağlı boya ve boyama malzemeleri alanında

kullanılan ve dünyaca bilinen Bob Roos

markasının sahibi ve Amerika Birleşik Devletlerinde mukim olan bir şirkettir. Bob Ross markası ayrıca Türk

Patent Enstitüsünde (TPE) de tescillidir.

9. Başvurucu; davalı şirketin Bob Roos markasını taşıyan ürün ve eğitim programlarını taklit

ederek ya da başka ülkelerden hukuka aykırı şekilde ithal ederek yurt içinde

satışa sunduğunu ileri sürmüş ve markaya yönelik tecavüzün önlenmesi, markayı

taşıyan ürünlerin imha edilmesi ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesi

talebiyle dava açmıştır.

10. İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 5/12/2013

tarihli karar ile davalı şirketin herhangi bir hakkı bulunmamasına rağmen

başvurucuya ait markayı taşıyan ürünler ile başvurucuya ait eğitim CD'lerini

ticari amaçlı olarak işyerinde kullanarak markaya tecavüzde bulunduğu ve haksız

rekabet fiilini gerçekleştirdiği saptamasında bulunmuştur. Mahkeme bu

saptamadan hareketle bilirkişi raporu doğrultusunda davalının markayı

kullanmasının menine, bu markayı taşıyan ürünlerinin imhasına, başvurucuya

10.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminat ödemesine karar vermiş, ''BOB ROSS+şekil'' ibareli

markanın tanınmış marka olduğunun tespitini ise reddetmiştir.

11. Karar, başvurucu ve davalı şirket tarafından temyiz

edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 22/9/2014 tarihinde hükmün onanmasına

karar vermiştir.

12. Başvurucu ve davalı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.

Başvurucu 5/12/2014 tarihli karar düzeltme isteğinde özellikle eser üzerinde

mali hak sahibi olması nedeniyle manevi tazminat hakkı bulunmadığı yönündeki

kabulünün Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı

olduğunu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya içeriği ile bağdaşmayan

afaki yorumlardan ibaret olduğunu, anılan hususların temyiz dilekçesinde açıkça

belirtilmesine rağmen dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

13. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26/5/2015 tarihinde onama

kararına karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinde bulunduğunu belirterek

koşulları bulunmadığından isteğin reddine karar vermiş, buna karşılık

başvurucunun karar düzeltme isteği hususunda herhangi bir değerlendirme

yapmamıştır.

14. Nihai karar 15/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş

ve başvurucu 13/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. Karar düzeltme isteği incelemesinin yapıldığı tarihte

yürürlükte bulunan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"I. Yargıtay kararlarına karşı tefhim

veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar

düzeltilmesi istenebilir:

1 – (Değişik: 16/7/1981 - 2494/31 md.) Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş

olması şartiyle- karşı tarafın cevap dilekçesinde

ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız

bırakılmış olması,

...

4 – Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı

bulunması,…"

B. Uluslararası Hukuk

16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes davasının, ... esası konusunda

karar verecek olan, ... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına

sahiptir..."

17. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında ifade edilen hakkın kurucu unsurlarından

birinin mahkemeye erişim hakkı olduğunu belirtmiştir (Golder/Birleşik Krallık,[GK], B.

No: 4451/70, 21/2/1975, § 36).

Mahkemeye erişim hakkı Sözleşme'nin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin

doğal bir parçası olup (Lawyer Partners A.S./Slovakya, B.

No: 54252/07, 3274/08, 3377/08..., 16/6/2009, § 52) bu kapsamda (1) numaralı

fıkra, herkesin kişisel hakları ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını

bir mahkeme veya bir yargı yeri önüne çıkarma hakkını güvence altına alır (Golder/Birleşik Krallık, § 36).

18. Mahkemeye erişim hakkı, niteliği gereği devlet tarafından

düzenleme yapılmayı gerektirdiğinden mutlak bir hak olmayıp sınırlamalara

tabidir. AİHM'e göre bu hak, Sözleşme'nin

tanımlamaksızın kabul ettiği bir hak olduğundan bir hakkın kapsamını belirleyen

(çerçevesini çizen) sınırlardan başka sınırlamalara da tabi olabilir. Ancak

hiçbir durumda bu sınırlamalar hakkın özünü zedelememelidir (Golder/Birleşik Krallık, § 38).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 3/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu, ilk derece mahkemesi kararının Yargıtayca onanması üzerine gerekli harç ve giderleri

yatırıp karar düzeltme isteğinde bulunmasına rağmen bu hususta herhangi bir

inceleme yapılmadan yalnızca davalı tarafın karar düzeltme isteğinin karara

bağlanmasının silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde; başvurucunun 5/12/2014 tarihinde harcını

yatırmak suretiyle karar düzeltme isteğinde bulunduğu, hâl böyle iken 26/5/2015

tarihli Yargıtay kararının gerekçe ve sonuç bölümünde bu hususa ilişkin bir

değerlendirme yapılmadığı ve bu hususun karar düzeltme nedenlerini içerir

dilekçenin fiziki olarak Yargıtaya ulaşmamasından

kaynaklanmış olabileceğine vurgu yapılarak takdirin Anayasa Mahkemesine ait

olduğu belirtilmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu ilk derece mahkemesi kararının

temyizinden sonra karar düzeltme isteğinde bulunmasına rağmen Yargıtay tarafından

bu yönde bir inceleme yapılmamasından şikâyet etmektedir. Başvurucunun

şikâyetlerinin özü Yargıtayın Kanun ile yapmakla

yükümlü olduğu bir incelemeyi yapmaması ve dolayısıyla karar düzeltme isteğinde

bulunma hakkının anlamsız hale getirilmiş olması nedeniyle mahkemeye erişim

hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

25. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili

bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada

açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki

ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve

Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle

mahkemelerin, usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar

getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla

öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı

esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil

Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

26. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı,

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir

unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin

gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence

altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Sözleşme'yi yorumlayan AİHM,

Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını

içerdiğini belirtmektedir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur.

San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017,§ 34).

27. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir (Özkan Şen,

B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

28. Öte yandan mahkemeye erişim hakkı ilk derece mahkemesine

dava açma hakkının yanı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına

başvurma imkânı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkını da içerir (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, §

49).

29. Anayasa’da

"mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılama

usullerinin" kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna göre usul

kanunlarının Anayasa’ya uygun olmak koşuluyla düzenlenmesi kanun koyucunun

takdirine bırakılmıştır. Anayasa’da tüm mahkeme kararlarına karşı karar

düzeltme yoluna başvurulabilmesi hakkını içeren bir kurala yer verilmemiştir (Tufan Şahin, B. No: 2012/799, 26/3/2013, §

19).

30. Bununla birlikte, usul kanunlarının taraflara karar düzeltme

yoluna başvurma hakkını tanıdığı hâllerde temyiz incelemesi sonucu verilen

kararlara karşı karar düzeltme yoluna başvuru hakkının Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında olduğunun

kabulü gereklidir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, karar düzeltme yolunun

açık olduğu hallerde kişilere bu aşamada ileri sürülen iddiaların ilgili yargı

merci tarafından incelenmesi yönünde pozitif bir yükümlülük içermektedir.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Temyiz itirazlarının Yargıtay tarafından karşılanmadığı

iddiasıyla karar düzeltme isteğinde bulunan başvurucu, davalının karar düzeltme

isteğinin değerlendirilerek bir sonuca bağlanmış olmasına rağmen kendisi

tarafından ileri sürülen karar düzeltme itirazlarının esasına yönelik bir

inceleme yapılmadığından şikâyet etmektedir.

32. Somut olayda Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 22/9/2014 tarihli

onama kararının taraflara tebliği üzerine başvurucunun 5/12/2014 tarihinde

karar düzeltme isteğinde bulunduğu, ne var ki dosya içinde karar düzeltme

dilekçesi ve buna ilişkin sayman mutemedi alındı belgesi olmasına rağmen Yargıtaya dosya gönderme formunda başvurucunun karar

düzeltme dilekçesine yönelik herhangi bir ibare bulunmadığı saptanmıştır. Hâl

böyle iken Yargıtay 11. Hukuk Dairesi evrak üzerinde yapmış olduğu inceleme

sonucunda koşulları bulunmadığından davalı tarafın karar düzelme isteğinin

reddine karar vermiş ancak başvurucunun talebi hakkında herhangi bir

değerlendirme yapmamıştır.

33. Başvurucunun temyiz aşamasında cevapsız bırakıldığını

düşündüğü hususları dile getirdiği ve hukuk yargılamasında olağan bir kanun

yolu olarak kabul edilen karar düzeltme isteği hakkında ilgili yargı yerinden

bir değerlendirme yapılmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Öte yandan,

başvurucunun bu hakkına paralel olarak Yargıtayın da

başvurucunun kararın düzeltilmesi talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar

verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yargıtayın karar

düzeltme istemini karara bağlama ödevi başvurucunun mahkemeye erişim hakkından

gereği gibi yararlanmasını temin eden bir pozitif yükümlülüktür. Bununla

birlikte Yargıtayın bu yükümlülüğü, her durumda karar

düzeltme isteğinin esasını incelemesi gerektiği şeklinde anlaşılmamalıdır.

Kuşkusuz ki Yargıtay usule dair şartları taşımayan taleplerin esasını incelemek

mecburiyeti altında değildir. Ancak bu halde dahi Yargıtayın

başvurucunun talebini neden incelemediğinin gerekçesini kararında göstermesi

gerekir.

34. Somut olayda başvurucunun karar düzeltme dilekçesinde dile

getirdiği esasa etkili olabilecek iddiaları hakkında bir değerlendirme yapmak

suretiyle olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Öte yandan başvurucunun

karar düzeltme talebinin incelenmemesinin usule ilişkin bir eksiklik nedeniyle

olup olmadığı hususu da Yargıtay kararından anlaşılamamaktadır.

35. Yargıtayın başvurucunun karar

düzeltme isteğine ilişkin bu hareketsizliği sonucu olarak başvurucu, karar

düzeltme kanun yolundan tam manasıyla yararlanamamıştır. Bu durumda mahkemeye

erişim hakkının gereklerinden olan karar düzeltme isteğinin karara bağlanma

yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

38. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

39. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve

hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca

eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.

Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın

veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa

ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda

uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).

40. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının nasıl

giderileceğine hükmederken idarenin, yargısal makamların veya yasama organının

yerine geçerek işlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının

nasıl giderileceğine hükmederek gerekli işlemlerin tesis edilmesi için kararı

ilgili mercilere gönderir (Mehmet Doğan, §

56).

41. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden

kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun

belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet

Doğan, § 57).

42. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216

sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)

bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için

yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye

gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §

58).

43. Buna göre Anayasa Mahkemesince ihlalin tespit edildiği

hâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir derece

mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesine

bırakılmıştır. Derece mahkemeleri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yapmakla yükümlüdür (Mehmet Doğan,

§ 59).

44. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gereken

şey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafından

bir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlali

gideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,

kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespit

edilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır

(Mehmet Doğan, § 60).

45. Başvurucu, ihlalin tespiti ile ilgili Yargıtay dairesince

karar düzeltme isteğinin incelenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

46. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun karar düzeltme isteği

hakkında Yargıtayca bir inceleme yapılmaması

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

47. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un

50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, başvurucunun karar

düzeltme dilekçesi doğrultusunda Yargıtayca bir

inceleme yapılmasından ibarettir. Bu amaçla kararının bir örneğinin karar

düzeltme nedenlerini inceleyecek Yargıtaya göndermek

üzere İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701.90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın Yargıtaya

gönderilmesinin sağlanması amacıyla İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk

Mahkemesine (E.2006/280) GÖNDERİLMESİNE,

D. 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.701.90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

3/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Heysem KOCAÇİNAR Başvurucu : Bob Ross Incorporated Vekili : Av. Mustafa UTKUSEVEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/14347, 3 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  13. Kabul Edilebilir Olduğuna
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  16. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  17. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/14347
Tarih
3 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Hilal Ada ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/22735)
  • Sema Neşvet Başvurusu (B. No: 2015/13461)
  • Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/16499)
  • Ekrem Kuçak ve Haci Demir Başvurusu (B. No: 2015/5048)
  • Filiz Balic ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15824)
  • Cengiz Türkmen Başvurusu (B. No: 2016/43843)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.