İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Burgmann Packings Endüstriyel Sızdırmazlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2017/23989)

1. Başvuru, lisans olmaksızın madeni yağ üretilmesi

Başvuru No2017/23989Tarih15 Eylül 2020Okuma14 dk · 2.895 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Burgmann Packings Endüstriyel Sızdırmazlık Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
15 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/23989
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.895 kelime·14 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, lisans olmaksızın madeni yağ üretilmesi

gerekçesine dayalı olarak idari para cezası verilmesi nedeniyle mülkiyet

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 25/5/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. İdari Para Cezası Verilmesi Süreci

8. Başvurucu, sanayi tipi sızdırmazlık malzemesi üretimi

alanında faaliyet gösteren bir şirkettir.

9. Başvurucu Şirkete ait İstanbul'un Tuzla ilçesinde faaliyet

gösteren tesiste kolluk görevlilerince denetim yapılmıştır. Bu denetimde madeni

yağ lisansı bulunmadığı hâlde judol adlı yağ üretimi yapıldığı 6/12/2005

tarihli tutanakla tespit edilmiştir. Madeni yağ üretimi yapılan makine ve

teçhizat denetim sonucu geçici olarak mühürlenmiştir.

10. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), kayıtlarında

yaptığı incelemede başvurucu Şirketin madeni yağ lisansı almadığını belirlemiş

ve başvurucunun savunmasının alınmasına karar vermiştir.

11. Başvurucunun savunmasını değerlendirdiğini ifade eden

EPDK 10/5/2007 tarihinde başvurucuya 714.460 TL idari para cezası vermiştir.

Kararda, madeni yağ lisansı olmadan madeni yağ üretimi yapılması nedeniyle

4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin

ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi ile Petrol Piyasası

Kanunu'nun 19. Maddesi Uyarınca 1/1/2005 Tarihinden İtibaren Uygulanacak Para

Cezaları Hakkında Tebliğ (Tebliğ) uyarınca cezanın uygulandığı belirtilmiştir.

B. İdari Para

Cezasına İtiraz Süreci

12. Başvurucu Şirket; faaliyet gösterdiği alanda ihtiyaç

nedeniyle judol adlı karışımı kullandığını, üretmediğini, bu maddenin

hatalı şekilde gres yağı olarak tanımlandığını ve üretiminin lisans

gerektirmediğinin alınan raporlarla doğrulandığını belirterek idari para

cezasına karşı Danıştay Onüçüncü Dairesinde (Daire) iptal davası açmıştır.

13. Daire, judol adlı üründen alınan numune

analizi hakkında bilirkişi raporu almıştır. Bilirkişi raporunda, söz

konusu ürünün bir gres olup 5015 sayılı Kanun kapsamına göre lisanslı

üretime tabi olduğu açıklanmıştır.

14. Daire 26/1/2010 tarihinde davayı reddetmiştir.

Kararın gerekçesinde, alınan bilirkişi raporuna göre judol adlı ticari

ürünün lisanslı üretime tabi olduğu ve başvurucu Şirkete ait tesiste lisans

alınmaksızın faaliyette bulunulduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Daire

ayrıca 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı

Kanun'un 522. maddesiyle yapılan değişiklik sonucu uygulanacak idari para

cezası miktarının yeniden belirlenmesi hususunu değerlendirmiştir. Daire,

verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir

değişiklik olması hâlinde bu miktar üzerinden tahsilat yapılacağından eylemin

gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun olarak tesis edilen

işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.

15. Başvurucu Şirket, karara karşı temyiz başvurusunda

bulunmuştur. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 13/3/2013 tarihinde

temyiz istemini reddederek kararı onamıştır.

16. Başvurucu, İDDK kararına karşı 25/11/2013 tarihinde

karar düzeltme talebinde bulunmuştur. İDDK 1/3/2017 tarihinde karar düzeltme

talebini reddetmiştir.

17. Nihai karar 27/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 25/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Mevzuat

Hükümleri

19. 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Petrol ile ilgili;

a) Rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi,

depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu

amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi,

...

İçin lisans alınması zorunludur. Kurum,

geliştireceği ilke ve ölçütler doğrultusunda, iletim ve işleme faaliyetlerinde

lisans alma zorunluluğuna muafiyet getirebilir. Lisans vermede taahhüt

üzerinden işlem yapılamaz.

..."

20. 5015 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan

19. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu Kanuna göre idarî para

cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin

uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer

kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki haller ağır kusur

sayılarak, sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idarî para cezası

uygulanır:

1) Lisans almaksızın lisansa tâbi

faaliyetlerin yapılması.

...

İdarî para cezalarının miktarları her

yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298

inci maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak

suretiyle uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda, milyon kesirleri

dikkate alınmaz."

21. 5015 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun'un 522.

maddesiyle değişik 19. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu Kanuna göre idarî para

cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin

uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer

kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara

altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın lisansa tabi

faaliyetlerin yapılması.

..."

22. Tebliğ'in ilgili kısmı şöyledir:

"...

Buna göre, 5015 sayılı Petrol Piyasası

Kanununun 19 uncu maddesinde yer alan para cezası miktarları, 1/1/2005

tarihinden itibaren aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi uygulanacaktır.

..."

23. Tebliğ'e ek tablonun metin hâline getirilmiş ilgili

kısmı şöyledir:

"...

19. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi

için 1/1/2005 tarihinden itibaren uygulanacak para cezası (YTL) 714.460,

..."

B. Danıştay

İçtihadı

24. Danıştay İDDK'nın 19/2/2009 tarihli ve E.2008/3398,

K.2009/60 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"5728 sayılı Yasanın gerek genel,

gerekse madde 'Gerekçesinde bu değişikliklerin nedeni' İdari yaptırım

kararlarının tebliği, kesinleşmesi, takip ve tahsili ile zamanaşımı konularının

Kabahatler Kanununun genel hükümler kısmında ayrıntılı olarak düzenlendiğinden

buna ilişkin düzenlemelere madde metninde yer verilmemiştir." denilerek

açıklanmıştır.

Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 19.

maddesi uyarınca ilgililere verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde

5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varılmıştır.

Bu bağlamda 5326 sayılı Kabahatler

Kanunu'nun 2. maddesinde; 'Kabahat' deyiminin, kanunun karşılığında idari

yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı

Kanun'un 'Genel Kanun Niteliği' başlıklı, değişik, 3. maddesinde, Bu Kanunun;

-İdari yaptırım kararlarına karşı kanun

yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,

-Diğer genel hükümlerinin, idari para

cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller

hakkında uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Öte yandan aynı Kanun'un 'Zaman

Bakımından Uygulama' başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında 5237 sayılı

Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin

kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş, maddede gönderme yapılan

5237 sayılı Kanun'un 'Zaman Bakımından Uygulama' başlıklı 7. maddesinin (2)

numaralı fıkrasında 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile

sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan

kanun uygulanır ve infaz olunur.' hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, 5326 sayılı Kanun'un 'İdari Para

Cezası' başlıklı 17. maddesinin (7) numaralı fıkrasında 'İdari para cezaları

her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213

sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit

ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.' hükmü

bulunmaktadır.

Yukarıda değinilen yasal hükümler

karşısında; idari para cezalarında, ceza verilmesinin dayanağı kuralın

yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan

yeni hukuki durumun dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla, Daire

kararında yer alan, idari para cezası verildikten sonra idari para cezasına

esas alınan Yasa hükümlerindeki değişikliğin tekrar dikkate alınmayacağı

yolundaki gerekçede hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Buna göre Enerji Piyasası Düzenleme

Kurulu'nca ihlalin tespit edildiği tarih esas alınarak idari para cezası

uygulanması gerekmekle birlikte, işlem tarihindeki veya cezanın tahsili

tarihindeki ceza miktarındaki lehe düzenlemelerin de gözönünde bulundurulması

zorunludur.

Olayda 5015 sayılı Kanun'un 19.

maddesinde, davacının ihlalinin tespit edildiği tarihteki ceza miktarının

285.784.- TL ve 2008 yılında da 362.620.- TL. olmasına karşın 8.2.2008

tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla yapılan yeniden düzenleme sonucu

250.000.- TL'ye indirilmiş, bununla birlikte 2009 yılı için bu miktar 280.000.-

TL. olarak belirlenmiştir. Görüldüğü üzere yeniden değerleme oranında artırım

uygulaması nedeniyle para cezası yıllar itibariyle farklı olarak

saptanmaktadır.

Bu durumda, uyuşmazlıkta idarece verilen

para cezasının tahsil edileceği tarihte şayet ceza miktarında lehe bir

değişiklik varsa, bu miktar esas alınmak suretiyle tahsilat yapılacak

olmasının, tespit tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak tesis

edilen işlemin iptalini gerektirmeyeceği sonucuna varılmıştır."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

25. Mahkemenin 15/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İdari Para

Cezası Miktarının Belirlenmesinde Lehe Olan Kanunun Uygulanmaması Nedeniyle

Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

26. Başvurucu, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde

1.000.000 TL olarak öngörülen idari para cezasının üst sınırının 5728 sayılı

Kanun'un 522. maddesiyle 600.000 TL olarak değiştirilmesine rağmen bu husus

değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek mülkiyet ve adil yargılanma

hakları ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu adil yargılanma hakkı ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de idari para cezasına ilişkin şikâyetlerin

esas itibarıyla mülkiyet hakkını ilgilendirdiği anlaşıldığından başvurucunun

bütün şikâyetlerinin mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

29. Somut olayda Daire, başvurucunun lehe kanunun

uygulanmadığına ilişkin iddiası yönünden inceleme yaptığı görülmektedir. Buna

göre Daire, verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında

lehe bir değişiklik olması durumunda lehe olan miktar üzerinden tahsilat

yapılacağını açıklayarak eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuata

uygun olarak kurulan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Bu

kapsamda başvurucunun iddiası yönünden yapılan değerlendirmenin açıkça keyfî

olduğu veya bariz bir takdir hatası içerdiği söylenemez.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Diğer İddialar

1. Başvurucunun

İddiaları

31. Başvurucu, sızdırmazlık malzemeleri ürettiğini ve

petrol piyasası alanında faaliyet göstermediğini açıklamıştır. İç tüketim için judol

yağı ürettiğini belirten başvurucu, kullanıcılara bu ürünün satışının

yapılmadığını ifade etmiştir. Başvurucu, kanunda açıkça suç sayılmayan bir

eylemden dolayı cezalandırıldığını iddia etmiş ve yıllık cirosunun 4.625.742,87

TL olması karşısında 714.460 TL tutarındaki idari para cezasının orantısız

olmasından yakınmıştır.

32. Başvurucu, idari para cezasına dayanak olan 5015

sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt

bendinin Anayasa Mahkemesinin 7/4/2016 tarihli ve E.2015/109 K.2016/28 sayılı

kararı ile iptal edildiğini belirtmiştir. Başvurucu, idari para cezasına

dayanak kanun maddesinin yok hükmünde olduğunu ve kanuna göre suç sayılmayan

bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağını iddia etmiştir.

33. Başvurucu sonuç olarak bu gerekçelerle mülkiyet ve

adil yargılanma hakları ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Başvurucu adil

yargılanma hakkı ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmekte ise de idari para cezasına ilişkin şikâyetlerin esas itibarıyla

mülkiyet hakkını ilgilendirdiği anlaşıldığından başvurucunun bütün

şikâyetlerinin mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

35. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar

verilebilecektir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı,

temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu

açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, § 24).

36. Somut olayda lisans almaksızın madeni yağ ürettiği

gerekçesiyle başvurucu Şirkete 714.460 TL tutarında idari para cezası

verilmiştir.

37. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan

mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her

türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, §

20). Somut olayda idari para cezası tutarındaki paranın başvurucu açısından mülk

teşkil ettiği kuşkusuzdur.

38. Malikin mülkünü kullanma, mülkün semerelerinden

yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin

sınırlanması, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Recep Tarhan ve Afife

Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 53). Başvuru konusu olayda başvurucunun

lisans almaksızın madeni yağ ürettiğinin tespiti üzerine idari para cezası ile

cezalandırılması yoluyla yapılan müdahalenin mülkiyet hakkına müdahale teşkil

ettiği açıktır.

39. Anayasa Mahkemesi daha önce idari para cezası yoluyla

mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin mülkiyetin kamu yararına kullanılmasının

kontrolü amacıyla yapıldığını kabul etmiş ve bu tür müdahaleleri üçüncü kural

çerçevesinde incelemiştir (Mustafa Taş, B. No: 2017/23968, 31/10/2018, §

38, Orhan Gürel, B. No: 2015/15358, 24/5/2018, § 46, Mars Sinema

Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş., B. No: 2017/23849,

10/10/2018, § 48). Somut olayda da bu yaklaşımdan ayrılmayı gerektirir bir

durum olmadığından başvurunun mülkiyetin kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü

kural çerçevesinde incelenmesi gerekir.

40. Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet

hakkına yapılan bir müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin

kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi

gözetilerek yapılması gerekmektedir (Recep Tarhan ve Afife Tarhan, §

62).

41. Başvuru konusu olayda idari para cezasının 5015

sayılı Kanun'un 3. maddesinin (a) bendi, 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a)

bendinin (1) numaralı alt bendi ile Tebliğ'e dayanılarak uygulandığı

görülmektedir.

42. Anayasa Mahkemesinin 7/4/2016 tarihli ve E.2015/109

K.2016/28 sayılı kararı ile 5015 sayılı Kanun'un 23/1/2008 tarihli ve 5728

sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının

(a) bendinin "Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altı yüz bin Türk Lirası

idari para cezası verilir:" bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 7.

maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...bayi,

sözleşme yaptığı yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde

faaliyetine devam eder..." ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna

ve iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde

öngörülen idari para cezasının "...bayi, sözleşme yaptığı yeni

dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam

eder..." ibaresi ile sınırlı olarak iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Başvuruya konu olayda idari para cezasına dayanak hükme ilişkin ise herhangi

bir iptal kararı bulunmamaktadır. Bu kapsamda başvurucunun iddiası yerinde

olmayıp idari para cezasına dayanak hükümlerin öngörülebilir, açık ve

ulaşılabilir mahiyette olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla

müdahalenin kanunilik koşulunu taşıdığı anlaşılmaktadır.

43. Petrol ve petrol ürünlerinin doğrudan veya işlenerek

güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içinde kullanıcılara sunulması, bu

alandaki faaliyetlerin şeffaf ve istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi ve

tüketicilerin korunması amaçlarıyla etkili bir denetim sistemi kurulması ile

caydırıcı cezalar getirilmesinde kamu yararı amacı bulunmaktadır. Bu kapsamda

başvuruya konu müdahalenin kamu yararına dayalı meşru bir amacının olduğu

kuşkusuzdur.

44. Son olarak başvurucunun mülkiyet hakkına kamu

makamlarınca yapılan müdahaleyle gerçekleştirilmek istenen amaç ile bu amacı gerçekleştirmek

için kullanılan araçlar arasında makul bir ölçülülük ilişkisinin olup olmadığı

değerlendirilmelidir (Mustafa Taş, § 47).

45. Başvurucuya verilen idari para cezasının takip edilen

kamu yararı amacını gerçekleştirmeye elverişli olduğu açıktır. Müdahalenin

gerekliliği yönünden ise somut olayda takip edilen meşru amacı gerçekleştirmeye

elverişli diğer araçlarla karşılaştırıldığında ve başvurucunun fiilinin kabahat

olarak düzenlenerek yalnızca idari para cezası uygulandığı dikkate alındığında müdahalenin

gerekli olmadığı söylenemez.

46. Orantılılık yönünden ise öncelikle EPDK tarafından

verilen idari para cezasına karşı başvurucuya iddia ve savunmalarını etkin bir

biçimde ortaya koyabilme imkânı tanınıp tanınmadığı incelenmelidir. EPDK idari

para cezası vermeden önce başvurucudan savunma istemiştir. Başvurucunun

savunmada bulunarak itirazlarını bildirdiği görülmüştür. İdari para cezası

kararına karşı başvurucu, Daire önünde işlemin iptali davası açmıştır.

Kendisini avukat ile temsil ettiren başvurucu iddia ve itirazlarını ileri

sürmüş, davanın reddine ilişkin karara karşı da temyiz ve karar düzeltme kanun

yoluna başvurmuştur.

47. Başvurucu, judol adlı ürünü sadece iç

tüketiminde kullanmak üzere üretip piyasaya satmaması nedeniyle ortada idari para

cezasını gerektirir bir eylem olmadığından yakınmıştır. Başvurucu tarafından

açılan idari para cezasının iptali davasında judol adlı ürünün

niteliğinin belirlenmesi için Daire bilirkişi raporu almıştır. Söz konusu

bilirkişi raporunda ürün madeni yağ olarak nitelendirilmiştir. Daire,

tarafların rapora itirazlarını yerinde görmeyerek reddetmiştir. Başvurucu

Şirkete ait tesiste lisans alınmaksızın judol üretiminde bulunulduğunun

tespit edildiğini belirten Daire, idari para cezasını mevzuata uygun bulmuştur.

Dolayısıyla başvurucunun iddia ve itirazlarının gerekçeli bir şekilde

karşılandığı dikkate alındığında mülkiyet hakkına idari para cezası uygulanmak suretiyle

yapılan müdahaleye karşı başvurucunun etkin bir biçimde itiraz edebilme olanağı

bulduğu ortadadır.

48. Ayrıca somut olayda idari para cezasının, madeni yağ

üretimi için lisans alınmasına ilişkin 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (a)

bendindeki yükümlülüğe aykırı davranılması nedeniyle aynı Kanun'un 19.

maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine

dayandırıldığı dikkate alındığında kamu makamlarının kararlarının keyfî veya

öngörülemez nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

49. Başvurucu Şirket, cirosunun 4.625.742,87 TL olması

karşısında 714.460 TL idari para cezası verilmesinin ölçüsüz olduğunu

belirtmiştir. Bununla birlikte idari para cezasının cirosuna ve mali yapısına

etkilerine ilişkin iddialarını somutlaştıracak herhangi bir bilgi ve belge

sunmamıştır. Dolayısıyla verilen idari para cezasının somut olay bağlamında

başvurucunun ekonomik durumunda nasıl bir etkiye yol açtığının belirlenmesi

mümkün olamamaktadır.

50. Sonuç olarak petrol ve petrol ürünlerinin doğrudan

veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içinde kullanıcılara

sunulmasının kamunun can ve mal güvenliği açısından büyük önem arz ettiği

kuşkusuzdur. Bunun yanında devletin idari para cezalarının düzenlenmesi ve

uygulanması alanında geniş bir takdir yetkisinin olduğu da dikkate alınmalıdır.

Kaldı ki olayda başvurucuya idari para cezasının dışında herhangi bir adli veya

idari yaptırım uygulanmamış, müsadere ya da mülkiyetin kamuya geçirilmesi veya

işyerinin geçici süreyle ya da tamamen kapatılması gibi bir tedbir yoluna da

gidilmemiştir. Ayrıca idari para cezası verilmesine yol açan fiilin

başvurucunun kusurundan kaynaklandığı, somut olayda kamu makamlarının özensiz

bir tutum veya davranışının ise söz konusu olmadığı gözetilmelidir.

51. Bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan

müdahalenin -takip ettiği kamu yararı amacı ile karşılaştırıldığında ve

özellikle başvurucunun kendi kusuruyla kanuna aykırılığa yol açtığı dikkate

alındığında- başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemediği

değerlendirilmiştir. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkı ile kamu yararı

arasında olması gereken adil dengenin bozulmadığı ve müdahalenin ölçülü olduğu

sonucuna varılmıştır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İdari para cezası miktarının belirlenmesinde lehe

olan kanunun uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin diğer

iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 15/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Basri BAĞCI

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucu

:

Burgmann Packings

Endüstriyel Sızdırmazlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

Vekili : Av. Osman ALTUNTAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/23989, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru
  5. Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. A. İdari Para Cezası Verilmesi Süreci
  9. B. İdari Para
  10. IV. İlgili
  11. Hukuk
  12. A. Mevzuat
  13. B. Danıştay
  14. V. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. İdari Para
  17. B. Mülkiyet
  18. A. 1. İdari para cezası miktarının belirlenmesinde lehe
  19. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  20. M. Emin KUZ
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/23989
Tarih
15 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Remziye Arslan Ulaş Başvurusu (B. No: 2018/36507)
  • Selahattin Demirtaş Başvurusu (B. No: 2017/3357)
  • Ayşegül Pervane Başvurusu (B. No: 2017/37155)
  • Esen Şahin ve Serhat Avşar Başvurusu (B. No: 2018/9671)
  • F.u. Başvurusu (B. No: 2018/37052)
  • İdris Altıntaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/12285)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.