İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Caner Duygu Başvurusu (B. No: 2014/7490)

1. Başvuru; anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

Başvuru No2014/7490Tarih20 Kasım 2019Okuma11 dk · 2.197 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Caner Duygu Başvurusu

Karar tarihi
20 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2014/7490
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.197 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

bazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılmasının başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkını, yargılama sırasında usule ilişkin güvencelere riayet

edilmemesinin adil yargılanma hakkını, iletişimin tespitine ve fiziki takip

yapılmasına izin verilmesine ilişkin kararların keyfî olmasının da haberleşme

özgürlüğü ile özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu 1991 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisidir.

7. Başvurucu; PKK terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle üç gün

gözaltında tutulduktan sonra 27/4/2012 tarihinde tutuklanmıştır. Cumhuriyet

savcısı 7/5/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun anılan suçtan

cezalandırılmasını talep etmiştir. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme)

21/12/2012 tarihinde başvurucunun PKK terör örgütüne üye olmak suçundan

mahkûmiyetine hükmetmiştir.

8. Mahkemenin başvurucunun terör örgütü üyeliği suçundan

mahkûmiyetinde dikkate aldığı delillerin bazıları şu şekildedir:

i. Mahkeme, başvurucunun PKK'nın gençlik yapılanması olan

Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi (DYGM) bünyesinde faaliyetlerde

bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkemeye göre DYGM, Kürtçülüğün

yaygınlaştırılması ve halkın PKK'nın ideolojisi ve amaçları hakkında daha fazla

bilinçlendirilmesi kapsamında yapılan faaliyetlerde gençlerin daha aktif rol

üstlenmesi amacını taşımaktadır.

ii. Mahkemeye göre başvurucu, örgütsel faaliyetlere kitle

oluşturmak amacıyla Fırat Üniversitesinde Kürt kökenli öğrencileri sağ görüşlü

öğrenciler ile karşı karşıya getirerek kavga ortamı hazırlamıştır. Başvurucu,

Üniversite içinde öğrencileri yönlendirmiş; onları şiddet kullanımına teşvik

etmiş ve onlara liderlik yapmıştır.

iii. Bundan başka başvurucu, terör örgütünün toplantısı hâline

dönüşen, ilk derece mahkemesinin kararında tek tek sayılan ve açıklanan çok

sayıda etkinliğin organizasyonunu yapmış; Halepçe katliamının anılması ve

nevruz etkinlikleri adı altında düzenlenen, terör örgütünün toplantısı hâline

dönüşen etkinlikleri organize etmiş veya bu etkinliklere katılmıştır. Mahkeme,

söz konusu toplantılarda PKK terör örgütünü ve onun liderlerini övücü sloganlar

atıldığını, kolluk güçleri ile girdikleri çatışmalarda öldürülen PKK'lıların

"şehit" ilan edilerek

onlar için saygı duruşunda bulunulduğunu, içinde PKK'yı övücü sözler bulunan ve

kitlelerin duygularını kabartmak, onları motive etmek için kullanılan gerilla marşı veya oramar gibi şarkıların söylendiğini tespit etmiştir.

iv. Mahkeme, PKK terör örgütünün merkez komite üyesi iken ölen

M.D. isimli terör örgütü mensubunun mezarını başvurucunun ziyaret etmesini ve

örgüte eleman kazandırmak amacıyla çocuklara yönelik özel ders vermesini de

mahkûmiyet kararında dikkate almıştır. Mahkeme, terör örgütü üyeliğinden

tutuklu olan bazı kişilerin aileleri ile kendilerinin ziyaret edilmesi ve duruşmalarının

takip edilmesi faaliyetlerini başvurucunun organize etmesini veya bu

faaliyetlere katılmasını da hükme esas almıştır. Bu kapsamda Mahkeme,

başvurucunun terör örgütüne eleman kazandırmak amacı ile ilgisiz kişileri ceza

infaz kurumuna götürerek PKK'lılarla görüştürdüğü, terör örgütünün gençlik

yapılanması içinde faaliyet göstermekte iken tutuklanan kişilerin

duruşmalarında bu şahıslara ve ailelerine destek olunması amacıyla katılım

organize ettiği sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme ayrıca başvurucunun ölen bir

PKK'lının cenaze törenine ve taziyesine katılmaları için insanları organize

ettiğini de tespit etmiş ve buna ilişkin delilleri sıralamıştır.

v. Mahkeme, başvurucunun Şanlıurfa'nın bir köyünde Abdullah

Öcalan'ın doğum günü etkinliği altında her yıl düzenlenen organizasyona

katılmak istediğini ancak güvenlik güçlerinin engellemesi üzerine

katılamadığını da tespit etmiştir.

vi. Mahkemeye göre başvurucu, tüm bu faaliyetleri terör örgütü

içinde kendisine verilen görev nedeniyle yerine getirmektedir ve bu faaliyetler

onun örgüt içindeki yerini göstermektedir.

9. Temyiz üzerine mahkûmiyet kararı Yargıtay 9. Ceza Dairesi

tarafından 23/1/2014 tarihinde onanmıştır. Başvurucu, nihai karardan 2/5/2014

tarihinde haberdar olduğunu belirtmiş; 26/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

10. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK] B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İfade Özgürlüğü ile

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

12. Başvurucu, bazı toplantılara katılmış olmasının ve

toplantılarda atılan sloganlarve diğer düşünce

açıklamalarının mahkûmiyetinde delil olarak kullanılmasını şikâyet etmiş;

katıldığı toplantıların terör örgütü tarafından veya terör örgütünün amacı

doğrultusunda organize edildiğine ilişkin bir bilgi ya da belgenin yargılama

dosyasında bulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucu, Anayasa'da güvence altına

alınan hakların kullanılması niteliğinde olan eylemlerinin terör örgütüne üye

olmak suçunun delili olarak kullanılmasının ifade özgürlüğü ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

13. Katıldığı veya organize ettiği toplantılar ile bu

toplantılarda açıklanan bazı düşüncelerin terör örgütüne üye olmak suçundan

verilen mahkûmiyet kararının delili olarak kullanılması başvurucunun ifade

özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı

etki doğurabilir. Dolayısıyla başvurucunun Anayasa'nın 26. ve 34. maddelerinde

koruma altına alınan haklarına müdahalede bulunulduğu kabul edilmelidir (Metin Birdal, § 48).

14. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 26. ve 34.

maddelerinde yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçları

kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin

Birdal, §§ 52, 53). Bu

nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

15. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir

(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68;Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

16. Terör örgütüne üye olmak suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60, 61).

17. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucu hakkında isnat edilen terör örgütünün üyesi olmak suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibarıyla Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

18. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de

değerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye

olmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin

anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı

durumlarda başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir

baskı oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63, 64).

19. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan faaliyetlerinin

terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının delili

olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı caydırıcı etki

nedeniyle -Devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı korumak

şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların terörsüz bir

ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

20. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanılmasının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçeyle gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır(Metin

Birdal, § 72).

21. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda başvurucunun

toplantı ve ifade özgürlüklerine yapılan müdahalelerin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca cevap verip

vermediği sorusuna yanıt bulacaktır.

22. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi; süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucunun PKK terör örgütünün

üyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından

sunulan bilgi ve belgeler ile derece mahkemelerince başvurucunun mahkûm

edilmesi için benimsenen gerekçeleri yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca bir

bütün olarak ve dikkatle incelemiştir.

23. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin

başvurucuyu suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğu

ileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkûm ettiği kabul edilmemiştir. İlk derece

mahkemesi, diğer bazı deliller yanında PKK'yı, terör örgütü mensuplarını veya

terör eylemlerini yücelten sloganların atıldığı, pankartların açıldığı veya

marşların söylendiği terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösterilere

katılmış olmasını başvurucunun örgüt üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin

sürekliliğini gösteren deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin Birdal, § 76).

24. İlk derece mahkemesi, başvurucunun söz konusu toplantı ve

gösterileri organize etmek veya katılmak biçimindeki rolünün, DYGM üyesi

olmasının ve diğer davranışlarının onun PKK terör örgütünün hiyerarşik

yapılanmasına kendi isteğiyle ve bilerek dâhil olduğuna dair bilgileri doğrular

ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymuştur. Bu bağlamda

ilk derece mahkemesi, başvurucunun şikâyete konu eylemlerinin mahkûmiyet

hükmünde delil olarak kullanılmasının bir toplumsal ihtiyacı karşıladığını

ilgili ve yeterli bir gerekçe ile göstermiştir.

25. Sonuç olarak başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratik toplum düzeninin

gereklerine aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin

meşru olduğu açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

27. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun ifade özgürlüğü ile

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine dair

başvurusunun bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezliğine

karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının, Haberleşme Özgürlüğünün ve Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

28. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle

ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19).

29. Somut olayda başvurucu, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüş; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Başvurucu, yargılamanın sıhhati açısından

önem taşıyan tanıkların dinlenmemesi ve başka dava dosyalarındaki bilgi ve

belgelerin gerekçeli kararda mahkûmiyetine dayanak alınması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de tanıkların

dinlenmesinin neden önem taşıdığına ilişkin bir açıklama yapmadığı gibi

şikâyetinde belirttiği başka dava dosyalarının hangi dosyalar olduğu,

mahkûmiyete esas alınan bilgi ve belgelerin neler olduğu hususunda herhangi bir

değerlendirmede bulunmamıştır. Aynı şekilde başvurucu, iletişimin tespiti ve

fiziki takip yapılmasına izin verilmesi kararları alınırken dikkate alındığını

ileri sürdüğü gizli belgelerin kendisine bildirilmemesi ve bu belgelerle ilgili

görüşünün alınmaması nedenleriyle çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüş ancak dosya içinde bulunduğunu iddia ettiği gizli

belgelerin neler olduğuna, yargılamanın seyri üzerinde ne tür etki yarattığına

ilişkin yeterli bir değerlendirmede bulunmamıştır.

30. Başvurucu; hakkındaki yargılamanın özel yetkili mahkemelerce

gerçekleştirildiğini, bu mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olduklarının

söylenemeyeceğini belirterek bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ancak söz konusu mahkemenin neden bağımsız ve

tarafsız olmadığı hususlarında yeterli bir açıklamaya başvuru formunda yer

vermemiştir.

31. Bundan başka başvurucu, soruşturma aşamasında gizlilik

kararı alınması nedeniyle hükme esas alınan delillerden bazıları ile ilgili

olarak gereği gibi savunma yapamaması nedeniyle savunma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; buna karşın kovuşturma aşamasında her tür gizlilik

kalktığı hâlde hangi surette savunmasını yapamadığına ilişkin herhangi bir

açıklamada bulunmamıştır.

32. Başvurucu, iletişimin tespiti ve fiziki takip yapılmasına

izin verilmesine ilişkin kararların keyfî olması, kanunda öngörülen koşullar

gerçekleşmeden bu kararların verilmesi nedeniyle ise haberleşme özgürlüğü ile

özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise

de bu hususta başvuru formunda yeterli açıklamalarda bulunmamış; kanun

hükümlerini belirtmek suretiyle yapılan işlemin bu hükümlere uymadığını soyut

bir şekilde belirtmekle yetinmiştir.

33. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddiaların

temellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İfade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının, haberleşme özgürlüğünün ve özel

hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Ömer MENCİK

Başvurucu

:

Caner DUYGU

Vekili

:

Av. Kazım

ÖLMEZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/7490, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. İfade Özgürlüğü ile
  9. B. Adil Yargılanma
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Kömürcü
  12. Yıldırım
  13. Akıncı
  14. Ölmez
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/7490
Tarih
20 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Diyadin Abak ve Mehmet Yiğit Başvurusu (B. No: 2015/2331)
  • Lütfi Akbudak Başvurusu (B. No: 2016/2232)
  • Bayram Bozkurt Başvurusu (B. No: 2015/3176)
  • Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/17387)
  • A.t. Başvurusu (B. No: 2015/3500)
  • Koç Holding Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı Başvurusu (B. No: 2016/15421)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.