İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Diyadin Abak ve Mehmet Yiğit Başvurusu (B. No: 2015/2331)

1. Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

Başvuru No2015/2331Tarih20 Kasım 2019Okuma19 dk · 3.821 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Diyadin Abak Ve Mehmet Yiğit Başvurusu

Karar tarihi
20 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2015/2331
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.821 kelime·19 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

bazı eylemlerinin terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetlerinde delil

olarak kullanılmasının başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca kanuni hâkim

güvencesine aykırı olarak kurulmuş özel yetkili bir mahkemede yargılamanın

yapılmış olması nedeniyle adil yargılanma hakkının; tutuklamanın hukuka aykırı

olması nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği ileri

sürülmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucular, olayların meydana geldiği tarihte Fırat

Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde öğrencidirler.

7. Başvurucular; PKK terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle

iki gün gözaltında tutulduktan sonra 18/5/2011 tarihinde tutuklanmışlardır.

Cumhuriyet savcısı 1/8/2011 tarihli iddianamesi ile başvurucuların terör

örgütüne üye olmak ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından

cezalandırılmasını talep etmiştir. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme)

30/5/2013 tarihinde başvurucuların PKK terör örgütüne üye olma suçundan

mahkûmiyetlerine hükmetmiştir. Terör örgütünün propagandasını yapma suçu

yönünden ise 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin

Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın

Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun

uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine hükmedilmiştir. Mahkeme ayrıca

başvurucuların hükümle birlikte tutukluluk hâllerinin devamına da karar

vermiştir.

8. Mahkeme, terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyette

dikkate aldığı delilleri her bir başvurucu yönünden ayrı ayrı sıralamıştır.

Başvurucu Mehmet Yiğit'in terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetinde

dikkate alınan delillerin bazıları şu şekildedir:

i. Mahkeme; başvurucunun, PKK'nın gençlik yapılanması olduğunu

belirttiği Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDGH) içinde yer aldığını

ifade etmiştir. Mahkemeye göre YDGH, gençlerin kitlesel eylemlere

yönlendirilerek daha güçlü bir eylemlilik sürecinin başlatılmasını

amaçlamaktadır. YDGH'nin amacını bu şekilde açıklayan

Mahkeme, bu örgütün PKK ile ilişkisi hususunda bazı haberlere de kararında yer

vermiştir.

ii. Başvurucunun terör örgütüne bir kitle oluşturmak ya da

sempatizan kazandırmak amacıyla Gökkuşağı Kültür ve Sanat Derneğinde, çeşitli

tarihlerde izinsiz bir şekilde Kürtçe ve Zazaca dil

kursları, folklor çalışmaları, müzik ve bağlama kursu organize ettiği veya adı

geçen faaliyetlere katıldığı kabul edilmiştir. Bahsi geçen etkinliklerin PKK

terör örgütünün olay tarihlerindeki stratejisi doğrultusunda gerçekleştirildiği

de özellikle vurgulanmıştır.

iii. Mahkeme, başvurucunun 20/3/2011 tarihinde Barış ve

Demokrasi Partisi (BDP) Elazığ İl Teşkilatınca organize edilen nevruz

etkinliğine katılmasını ve etkinlikteki faaliyetlerini de delil olarak

değerlendirmiştir. Mahkemeye göre başvurucu, nevruz etkinliğinin düzenleneceği

alana üniversite öğrencilerini getirmiş ve etkinlik alanına bazı pankartların

asılmasını sağlamıştır. Mahkeme ayrıca etkinlik alanında PKK'yı ve terör örgütü

lideri Abdullah Öcalan'ı (A.Ö.) övücü sloganlar atıldığını belirttikten sonra

başvurucunun ölen terör örgüt mensupları adına düzenlenen saygı duruşu

sırasında grubu yönlendirdiğini ve saygı duruşunun akabinde diğer başvurucu ile

birlikte toplanan kalabalığa "biji serok apo"

(yaşasın başkan apo) şeklinde slogan attırdıklarını

kabul etmiştir. Bundan başka Mahkeme, başvurucunun "PKK halktır, halk burada." şeklinde

slogan attığını ve toplanan kalabalığın da başvurucunun bahsi geçen sloganı

atması ile birlikte aynı sloganı attıklarını ifade etmiştir.

iv. Mahkeme, girdiği bir çatışmada ölü olarak ele geçirilen M.K.

adlı örgüt mensubunun ölüm yıl dönümü nedeniyle Siirt'te düzenlenen eyleme

Elazığ ilinden katılımı başvurucunun organize ettiğini belirtmiştir. Mahkemeye

göre adı geçen eylem, terör örgütünün ölen örgüt mensuplarının sahiplenilmesi

talimatları doğrultusunda icra edilmiş olup eylem sırasında kolluk güçlerine

yönelik taşlı, sopalı ve ses bombalı saldırılar gerçekleşmiş; dört kolluk

personeli yaralanmış ve kamu araçları zarar görmüştür. Kararda ayrıca eylem

sırasında başvurucunun tanınmamak amacıyla yüzünü kapattığı tespitine de yer

verilmiştir. Mahkeme ayrıca M.D. adlı örgüt mensubu hakkında da bazı

açıklamalarda bulunmuştur. Mahkemeye göre M.D., PKK terör örgütünün "Büyük Zafer Atılımı" diye

nitelendirdiği Eruh ve Şemdinli baskınlarının planlayıcısı ve uygulayıcısıdır.

Bundan başka Mahkeme, M.D.nin 1985’ten öldürüldüğü

1986 yılının Mart ayı sonuna kadar birçok askerî ve sivil hedeflere yönelik her

türlü terör ve şiddet eylemlerinin sorumlusu olduğunu ve PKK terör örgütü

içinde sembolik bir önem taşıdığını ifade etmiştir.

v. Başvurucunun 1/5/2011 tarihinde Eğitim ve Bilim Emekçileri

Sendikası (Eğitim Sen) Elazığ Şube Başkanlığınca organize edilen 1 Mayıs İşçi

Bayramı etkinliğine katılması ve etkinlikteki faaliyetleri de delil olarak

değerlendirilmiştir. Mahkeme, başvurucunun haklarında dava açılan başka

kişilerle birlikte 10-15 kişilik bir grubun adı geçen etkinliğe katılımlarını

organize ettiğini; etkinlikte terör örgütünü ve liderini övücü sloganlar

atıldığını tespit etmiştir. Başvurucunun da"Be

Serok Jiyan Nabe" (Başkansız Yaşam Olmaz) sloganına

ıslıkla eşlik ettiği belirtilmiştir.

vi. Mahkeme, başvurucunun "piknik

düzenleme etkinliği" adı altında, Fırat Üniversitesinde öğrenim

gören Kürt kökenli öğrencilerin Pembe Köşk Mesire Alanı'na götürülmesini

organize etmesini mahkûmiyet kararında delil olarak değerlendirmiştir. Mahkeme,

bahsi geçen etkinliğin PKK terör örgütüne sempatizan toplamak ve müzahir kitle

oluşturmak amacıyla düzenlendiğini belirttikten sonra etkinlik sırasında

başvurucunun da aralarında olduğu kişilerce terör örgütü liderini övücü

sloganların atıldığını ve ölen örgüt mensupları adına saygı duruşunda

bulunulduğunu ifade etmiştir.

vii. Bundan başka Mahkeme, başvurucunun "Halepçe Katliamı" adı altında

düzenlenen etkinliğe katılımı organize ettiğini ifade etmiştir. Mahkemeye göre

adı geçen etkinlik PKK terör örgütünün olay tarihlerindeki stratejisi

doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.

viii. Mahkeme başvurucunun E.D.nin

mezarının ziyaret edilmesi etkinliğine katılmasını delil olarak değerlendirmeye

almıştır. Mahkemeye göre E.D. isimli şahıs, terör örgütünün lideri A.Ö.nün ülkemize getirilişini protesto etmek amacıyla

kendisini yakan sembol bir kişidir. Mahkeme, adı geçen etkinlikte terör örgütü

liderini ve E.D.yi övücü sloganlar atıldığını da

ayrıca vurgulamıştır. Mahkeme ayrıca bu etkinliğin ölen örgüt mensuplarından

"şehit" diye

bahsedilmesi ve ölen kişilerin cenazelerine ve ailelerine sahip çıkılması

yönündeki PKK terör örgütünün talimatlarına uyularak icra edildiğini

belirtmiştir.

ix. Mahkeme başvurucunun PKK terör örgütünün Öz Savunma Birliği

(ÖSB) yapılanması içinde Malatya, Elazığ ve Tunceli'nin bölge sorumlusu olduğu

belirtilen H.B. ile Elazığ'daki Gökkuşağı Kültür ve Sanat Derneğinde buluşmuş

olmasını da delil olarak değerlendirmiştir. Mahkeme, H.B.nin

sorumlu olduğu bölgede, PKK terör örgütünün eylem ve faaliyetlerini organize

ettiğini belirtmiştir. Mahkeme, ÖSB hakkında da bazı açıklamalarda bulunmuştur.

Mahkemeye göre ÖSB, PKK'nın silahlı kanadı olan HPG altında faaliyette bulunan

şehir yapılanmasını ifade etmektedir.

x. Başvurucunun 19/3/2011 tarihinde Elazığ'ın Karakoçan

ilçesinde BDP Karakoçan İlçe Teşkilatınca organize edilen alternatif nevruz

kutlamasına Elazığ'dan katılımı organize ettiği tespit edilmiştir. Ölen terör

örgütü mensubu M.D.nin fotoğrafının ve bazı

pankartların etkinlik alanına kurulan platforma asıldığı ve etkinliğe katılan

kişilerin terör örgütü liderini öven sloganlar attıkları ifade edilmiştir.

Başvurucunun katılımlarını organize ettiği gruba "biji serok apo" (yaşasın başkan apo)

ve "be serok jiyan nabe"

(başkansız yaşam olmaz) şeklinde slogan attırdığı kabul edilmiştir.

Başvurucunun ayrıca hem "be serok jiyan nabe"

(başkansız yaşam olmaz) şeklinde slogan attığı hem de terör örgütünün marşı

niteliğinde olduğu ifade edilen "oramar" marşı eşliğinde halay

çektiği belirtilmiştir. Bunlardan başka başvurucunun aynı gün içinde, organize

ettiği grubu M.D. isimli örgüt mensubunun mezarını ziyarete götürdüğü de ifade

edilmiştir.

xi. Bundan başka başvurucunun telefonuna gönderilen örgütsel

içerikli bir mesaja da delil olarak dayanılmıştır.

xii. Mahkeme, başvurucunun BDP Elazığ İl Teşkilatınca Yüksek

Seçim Kurulunun (YSK) bir kararını protesto etmek amacıyla düzenlenen basın

açıklamasına katılımı organize etmesini delil olarak dikkate almıştır. Adı

geçen etkinlikte, YSK kararını protesto amaçlı atılan bazı sloganların yanında

"şehit namırın"

(şehitler ölmez) şeklinde bir sloganın atıldığı ifade edildikten sonra toplanan

kalabalığın içine başvurucunun organize ettiği 6-7 kişilik grubun da katıldığı

ve başvurucunun bahsi geçen gruba bazı sloganlar attırdığı belirtilmiş ancak

başvurucunun attırdığı sloganların içeriği hususunda bir bilgiye yer

verilmemiştir. Kararda, başvurucunun etkinliğin bitmesinin akabinde organize

ettiği grubu Gökkuşağı Kültür ve Sanat Derneğine götürdüğü de kabul edilmiştir.

xiii. Başvurucunun ikametgâhında yapılan aramada örgütsel

nitelikli bazı dokümanların ele geçirildiği ifade edilmiştir. Yapılan aramada

ele geçirilen örgütsel nitelikli bazı dokümanlar kararda şöyle sıralanmıştır:

-İçinde, PKK terör örgütü mensuplarının örgütün propagandasını

yapmak amacıyla kırsal alanda çektikleri "Beritan" isimli film olan 6

adet CD

- Bir adet sarı, kırmızı, yeşil bez

- Üç adet siyah, beyaz puşi

- Bir adet A-4 kâğıda mavi tükenmez kalemle yazılmış ve içinde

örgütsel bazı bilgiler bulunan el yazması doküman.

9. Mahkeme, başvurucu Diyadin Abak

yönünden ise terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin mahkûmiyette dikkate

alınan delillerden bazılarını şu şekilde sıralamıştır:

i. Mahkeme, bu başvurucunun da PKK'nın gençlik yapılanması olan

YDGH içinde yer aldığını ifade etmiştir.

ii. Başvurucunun PKK terör örgütü içindeki faaliyetlerinden

dolayı hakkında kovuşturma bulunan ve Diyarbakır'da yargılanan bazı şahıslara

destek vermek amacıyla duruşma gününde, organize ettiği kişilerle Diyarbakır'a

gittiği kabul edilmiştir.

iii. Başvurucunun

19/3/2011 tarihinde Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde BDP Karakoçan İlçe

Teşkilatınca organize edilen alternatif nevruz kutlamasına Elazığ'dan katılımı

organize ettiği tespit edilmiştir. Ölen terör örgütü mensubu M.D.nin fotoğrafının ve bazı pankartların etkinlik alanına

kurulan platforma asıldığı ve etkinliğe katılan kişilerin terör örgütü liderini

öven sloganlar attıkları ifade edilmiştir. Başvurucunun katılımlarını organize

ettiği gruba "biji serok apo"

(yaşasın başkan apo) ve "be serok jiyan nabe"

(başkansız yaşam olmaz) şeklinde slogan söylettirdiği kabul edilmiştir.

Başvurucunun ayrıca terör örgütünün marşı niteliğinde olduğu ifade edilen

"oramar"

marşı eşliğinde boynundaki sarı, kırmızı ve yeşil renklerden oluşan puşi ile halay çektiği belirtilmiştir. Bunlardan başka

başvurucunun aynı gün içinde, organize ettiği grubu M.D. isimli örgüt

mensubunun mezarını ziyarete götürdüğü de ifade edilmiştir.

iv. Mahkeme başvurucunun PKK terör örgütünün ÖSB yapılanması

içinde Malatya, Elazığ ve Tunceli'nin bölge sorumlusu olduğu belirtilen H.B.

ile Elazığ'daki Gökkuşağı Kültür ve Sanat Derneğinde iki farklı tarihte

buluşmuş olmasını da delil olarak değerlendirmiştir. Mahkeme; H.B.nin sorumlu olduğu bölgede, PKK terör örgütünün eylem

ve faaliyetlerini organize ettiğini belirtmiştir. Mahkeme, ÖSB hakkında da bazı

açıklamalarda bulunmuştur. Mahkemeye göre ÖSB, PKK'nın silahlı kanadı olan HPG

altında faaliyette bulunan şehir yapılanmasını ifade etmektedir.

v. Bundan başka Mahkeme, girdiği bir çatışmada ölü olarak ele

geçirilen M.K. adlı örgüt mensubunun ölüm yıl dönümü nedeniyle Siirt'te

düzenlenen eyleme Elazığ'dan katılımı başvurucunun organize ettiğini

belirtmiştir. Mahkemeye göre adı geçen eylem, terör örgütünün ölen örgün

mensuplarının sahiplenilmesi talimatları doğrultusunda icra edilmiş olup eylem

sırasında kolluk güçlerine yönelik taşlı, sopalı ve ses bombalı saldırılar

gerçekleşmiş; dört kolluk personeli yaralanmış ve kamu araçları zarar

görmüştür. Kararda ayrıca eylem sırasında başvurucunun tanınmamak amacıyla

yüzünü kapattığı tespitine de yer verilmiştir.

vi. Mahkeme, başvurucunun E.D.nin

mezarının ziyaret edilmesi etkinliğine katılmasını delil olarak değerlendirmeye

almıştır. Mahkeme, adı geçen etkinlikte terör örgütü liderini ve E.D.yi övücü sloganlar atıldığını ve başvurucunun etkinlik

sırasında tanınmamak amacıyla yüzünü puşi ile

kapattığını da ayrıca vurgulamıştır. Mahkeme ayrıca adı geçen etkinliğin ölen

örgüt mensuplarından "şehit"

diye bahsedilmesi ve ölen kişilerin cenazelerine ve ailelerine sahip çıkılması

yönündeki PKK terör örgütünün talimatlarına uyularak icra edildiğini

belirtmiştir.

vii. Başvurucunun Diyarbakır'daki Ciğerhun

Kültür Sanat ve Gençlik Merkezinde "Kürt

Ulusal Gençlik Konferansı" adı altında düzenlenen etkinliğe

katılması da delil olarak değerlendirmeye alınmıştır. Adı geçen etkinlikte A.Ö.nün görüşme notlarından bazı kısımların okunduğu ve

terör örgütünün olay tarihlerindeki stratejisine uygun bazı kararların alındığı

tespit edilmiştir.

viii. Bundan başka başvurucunun 1/5/2011 tarihinde, Eğitim Sen

Elazığ Şube Başkanlığınca organize edilen 1 Mayıs İşçi Bayramı etkinliğine

katılması ve etkinlikteki faaliyetleri de mahkûmiyet kararında delil olarak

değerlendirilmiştir. Etkinliğin yapıldığı gün başvurucunun diğer bazı

sanıklarla birlikte 10-15 kişilik bir grubun adı geçen etkinliğe katılımlarını

organize ettikleri ifade edilmiştir. Başvurucu ile diğer bazı sanıkların

organize ettiği bahsi geçen grup tarafından terör örgütünü ve liderini övücü

sloganlar atıldığı tespit edilmiştir.

ix. Mahkeme, başvurucunun 20/3/2011 tarihinde BDP Elazığ İl

Teşkilatınca organize edilen nevruz etkinliğine katılmasını ve etkinlikteki

faaliyetlerini de delil olarak değerlendirmiştir. Mahkemeye göre başvurucu,

nevruz etkinliğinin düzenleneceği alana üniversite öğrencilerini getirmiş ve

etkinlik alanına bazı pankartların asılmasını sağlamıştır. Mahkeme ayrıca

etkinlik alanında PKK'yı ve terör örgütü lideri A.Ö.yü

övücü sloganlar atıldığını belirtmiştir. Bunlardan başka Mahkeme; bu

etkinlikte, ölen terör örgütü mensupları adına saygı duruşu düzenlendiğini ve

saygı duruşunun akabinde başvurucunun diğer başvurucu ile birlikte toplanan

kalabalığa "biji serok apo"

(yaşasın başkan apo) şeklinde slogan attırdıklarını

kabul etmiştir.

x. Mahkeme, başvurucunun PKK'nın olay tarihlerindeki stratejisi

doğrultusunda düzenlendiğini belirttiği "çift

dilli eğitim hakkı" konulu etkinliğe katıldığını belirtmiştir.

xi. Mahkeme, başvurucunun terör örgütüne bir kitle oluşturmak ya

da sempatizan kazandırmak amacıyla Gökkuşağı Kültür ve Sanat Derneğinde çeşitli

tarihlerde izinsiz bir şekilde Kürtçe ve Zazaca dil

kursları, folklor çalışmaları, müzik ve bağlama kursu organize ettiğini veya

adı geçen faaliyetlere katıldığını ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca bahsi geçen

etkinliklerin PKK terör örgütünün olay tarihlerindeki stratejisi doğrultusunda

gerçekleştirildiğini de özellikle vurgulamıştır.

xii. Bundan başka başvurucunun telefonuna gönderilen örgütsel

içerikli bir adet mesaja da delil olarak dayanılmıştır.

10. Temyiz üzerine mahkûmiyet kararı Yargıtay 9. Ceza Dairesi

tarafından 20/11/2014 tarihinde onanmıştır. Başvurucular, nihai karardan

12/1/2015 ve 13/1/2015 tarihlerinde haberdar olduğunu belirtmişler; 9/2/2015

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

11. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK] B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Kanuni Hâkim

Güvencesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucular; özel olarak yetkilendirilmiş bir mahkemede

yargılandıklarını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir. Anayasa Mahkemesi Hikmet Kopar

ve diğerleri ([GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 109, 110, 114)

kararında benzer nitelikteki şikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mevcut başvuruda, bahsi

geçen karardaki ilkelerden ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Sonucunun

Adil Olmadığına İlişkin İddia

15. Başvurucular; yargılama aşamasında delillerin sıhhati

hususunda bir tartışma yapılmadığını belirtmişlerdir. Başvurucular ayrıca ana

dilde savunma yapmaları nedeniyle haklarında hem fazla ceza tayin edildiğini

hem de takdirî indirim nedeninin şartları oluşmasına

rağmen uygulanmadığını ileri sürmüşlerdir. Bundan başka başvurucular, terör

örgütü lideri A.Ö.nün bazı görüşme notlarının talimat

olarak addedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ifade etmişler ve tüm bu

nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuşlardır.

16. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

17. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucuların iddiaları

incelendiğinde, iddiaların özünün derece mahkemeleri tarafından hukuk

kurallarının ile delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet

olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu

anlaşılmaktadır.

18. Açıklanan gerekçelerle kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu anlaşılan başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

3. Diğer İhlal İddiaları

19. Başvurucular, hukuki gerekliliği olmadığı hâlde olağanüstü

yöntemlerle delil toplandığını ve gerekçesiz kararlarla iletişimin dinlenmesine

ve teknik takip yapılmasına izin verildiğini ifade ederek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

20. Somut olayda başvurucular, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüşler; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendilerine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir (Sabah

Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim

Şirketi [GK], B. No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19). Başvurucular, ne

hangi delillerin olağanüstü yöntemlerle toplandığı hususunda bir

değerlendirmede bulunmuşlar ne de olağanüstü yöntem diye bahsettikleri hususun

ne olduğu hakkında bir açıklama yapmışlardır. Bundan başka başvurucular,

gerekçesiz olduğunu iddia ettikleri iletişimin dinlenmesine ve teknik takip

yapılmasına izin verilmesine dair kararlar hususunda herhangi bir bilgi ya da

belge sunmadıkları gibi bahsi geçen kararların gerekçesinin ne olduğu ve bu

gerekçenin neden yeterli olmadığı hakkında da bir değerlendirme yapmamışlardır.

21. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddiaların

temellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Toplantı ve Gösteri

Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

22. Başvurucular; mahkûmiyet kararına dayanak alınan

toplantıların ve toplantılarda atılan sloganlar ile taşınan pankartların cebir,

şiddet ya da tehdit içermediğini ve tamamen ifade özgürlüğü kapsamında kalan

eylemler olduğunu belirtmiş ve ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

23. Katıldıkları veya organize ettikleri toplantılar ile bu

toplantılarda yapılan bazı düşünce açıklamalarının terör örgütüne üye olmak suçundan

verilen mahkûmiyet kararının delili olarak kullanılması, başvurucuların

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı etki

doğurabilir. Dolayısıyla başvurucuların Anayasa'nın 34. maddesinde koruma

altına alınan hakkına müdahalede bulunulduğu kabul edilmelidir (Metin Birdal, § 48).

24. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 34. maddesinde

yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçları kapsamında

kaldığı anlaşılmıştır (Metin Birdal,

§§ 52, 53). Bu nedenle başvuru

konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı

değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

25. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir

(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68;Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

26. Terör örgütüne üye olma suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60, 61).

27. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucular hakkında isnat edilen terör örgütünün üyesi olmak suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibarıyla Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

28. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının anlamlarının

ve bunların altında yatan saiklerin de

değerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye

olmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin

anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı

durumlarda başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir

baskı oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63, 64).

29. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

30. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerini terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanılmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçeyle gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır(Metin Birdal, §

72).

31. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda

başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan

müdahalenin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca

cevap verip vermediği sorusuna yanıt bulacaktır.

32. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi; süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucuların PKK terör örgütünün

üyesi oldukları kanaatine ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucular

tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile derece mahkemelerince başvurucuların

mahkûm edilmesi için benimsenen gerekçeleri yukarıda yer verilen ilkeler

uyarınca bir bütün olarak ve dikkatle incelemiştir.

33. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin

başvurucuları suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret

olduğu ileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkûm ettiği kabul edilmemiştir. İlk

derece mahkemesi, diğer bazı deliller yanında terör örgütünün propagandasına

dönüştürülen gösterilere katılımı organize etmelerini veya katılmış olmalarını

ve bu toplantılarda açıkladıkları bazı düşünceleri başvurucuların örgüt

üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin sürekliliğini gösteren deliller olarak

kullanmıştır (krş. Metin Birdal,

§ 76).

34. İlk derece mahkemesi başvurucuların, bazılarında şiddet

olaylarının yaşandığı terör örgütünün propagandasına dönüştürülen söz konusu

toplantı ve gösterilere katılımı organize etmek veya katılmak biçimindeki

rollerinin, YDGH yapılanması içinde yer almalarının ve diğer davranışlarının

onların PKK terör örgütünün hiyerarşik yapılanmasına kendi istekleriyle ve

bilerek dâhil olduklarına dair bilgileri doğrular ve tamamlar nitelikte

olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymuştur. Bu bağlamda ilk derece mahkemesi,

başvurucuların şikâyete konu eylemlerinin delil olarak kullanılmasının bir

toplumsal ihtiyacı karşıladığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile göstermiştir.

35. Sonuç olarak başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine

aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin

meşru olduğu açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

37. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine dair başvurusunun bir ihlal

bulunmadığı açık olduğundan açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezliğine karar

verilmesi gerekir.

C. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

38. Başvurucular; kuvvetli suç şüphesi olmadan soyut iddialarla

haklarında tutuklama tedbirine başvurulduğunu ve yargılamalarının tutuklu devam

ettirilmesi nedeniyle eğitimlerini devam ettiremediklerini belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği ile eğitim haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

39. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucuların şikâyeti

tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasıdır. Bu nedenle başvurucuların şikâyetinin

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

40. Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukla ilgili

şikâyetleri içeren bireysel başvurunun hükümle birlikte verilen tutukluluğun

devamı kararı sonrasında yapılması hâlinde tutukluluğun devamı kararına itiraz

edilmemiş ise kararın verildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, itiraz

edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz

gün içinde yapılması gerekmektedir (Fırat İşgören, B. No: 2014/6425, 17/11/2016, § 34).

41. Somut olayda tutuklu başvurucular, ilk derece mahkemesince

30/5/2013 tarihindeki hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına

itiraz ettiklerine yönelik bir bilgi ve/veya belge sunmamışlardır. Bu

nedenlerle başvurunun ilk derece mahkemesinin nihai kararı tefhim ettiği

30/5/2013 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Buna

göre 9/2/2015 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna

varılmıştır.

42. Açıklanan gerekçelerle kararın öğrenilmesinden itibaren otuz

gün içinde yapılmayan bireysel başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kanuni hâkim güvencesine aykırı olan bir mahkemede

yargılama yapılması dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucunun adil olmaması dolayısıyla adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Ömer MENCİK Başvurucular : 1. Diyadin ABAK 2. Mehmet YİĞİT Vekili : Av. Hasan DOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2331, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adil Yargılanma
  9. B. Toplantı ve Gösteri
  10. C. Kişi Hürriyeti ve
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/2331
Tarih
20 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Lütfi Akbudak Başvurusu (B. No: 2016/2232)
  • Bayram Bozkurt Başvurusu (B. No: 2015/3176)
  • Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/17387)
  • A.t. Başvurusu (B. No: 2015/3500)
  • Koç Holding Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı Başvurusu (B. No: 2016/15421)
  • İbrahim Yıldız Başvurusu (B. No: 2016/14176)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.