İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cemal Ay Başvurusu (B. No: 2013/8674)

1. Başvurucu,

Başvuru No2013/8674Tarih16 Ekim 2014Okuma15 dk · 2.908 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Cemal Ay Başvurusu

Karar tarihi
16 Ekim 2014
Başvuru Numarası
2013/8674
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.908 kelime·15 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu,

22/9/2006 tarihinde Kütahya İş Mahkemesinde açtığı işe iade davasının makul

sürede sonuçlanmadığını, ayrıca Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar

verildiğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş

ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru,

29/11/2013 tarihinde Kütahya İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci

Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 21/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi

Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar

verilmiştir.

4. Bölüm

tarafından 19/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru

konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 18/4/2014 tarihli yazısında, Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. a. Başvurucu, Güral Cam Fabrikasında çalıştığı sırada iş

akdine son verildiğini ileri sürerek iş ve çalışma hürriyetinin ihlal edildiği

iddiasıyla T.B. ve N.G. hakkında Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştur.

b. Anılan Başsavcılık tarafından 26/3/2009 tarih ve K.2009/1198

sayılı kararla; olayın özel ihtilaf kapsamında kaldığı gerekçesiyle

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

c. Karara yapılan itiraz, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin

30/4/2009 tarih ve 2009/173 Değişik İş sayılı kararıyla kesin olarak

reddedilmiştir.

8. a. Başvurucu, 22/9/2006 tarihinde Dişçi Turz. ve Mad. İşl. Ltd. Şti. ve Gürok Turz. ve

Mad. A.Ş. aleyhine Kütahya İş Mahkemesinde açtığı davada, Güral Cam

Fabrikasında çalıştığı sırada haklarının eksik ödenmesi nedeniyle Çalışma

Bakanlığına şikayette bulunduğunu, bu şikayetten sonra işyerinde baskılara

maruz kaldığını, 19/9/2006 tarihinde işveren tarafından iş akdinin haksız

olarak feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini talep etmiştir.

b. Mahkemece, 10/7/2007 tarih ve E.2006/1553, K.2007/486 sayılı

kararla; başvurucunun sendika üyeliği nedeniyle işveren tarafından pasifize edilmek istendiği, fesih işleminin haksız olduğu

gerekçesiyle davanın kabulüne, başvurucunun davalı Gürok

Turz. ve Mad. A.Ş.'deki işine iadesine, işe iade edilmeme halinde

ödenmesi gereken tazminat miktarının, feshin sendikal nedenle gerçekleşmesi

nedeniyle 8 aylık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine, kararın

kesinleşmesine kadar 4 aya kadar olan ücretlerin ve diğer hakların davalıdan

tahsiline karar verilmiştir.

c. Temyiz üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 5/5/2008 tarih

ve E.2007/33469, K.2008/11126 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır.

d. Karar, 25/6/2008 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

9. a. Başvurucu, 6/8/2008 tarihinde Gürok

Turz. Mad. A.Ş. aleyhine Kütahya İş Mahkemesinde

açtığı davada, 400,00 TL 4 aylık brüt ücret ve 600,00 TL 8 aylık brüt ücret

alacağı tazminatının yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, 6/5/2009 tarihli

ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.

b. Mahkemece 7/5/2009 tarih ve E.2008/345, K.2009/153 sayılı

kararla davanın kabulüne karar verilmiştir.

c. Davalının temyizi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

E.2011/16113, K.2012/2283 sayılı ilamıyla, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı

karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

d. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda,

11/7/2012 tarih ve E.2012/193, K.2012/453 sayılı kararla davanın kabulüne,

2.603,53 TL 4 aylık boşta geçen süre ücret alacağının, 7.123,20 TL 8 aylık

ücret alacağı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

e. Davalının temyiz üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 23/9/2013

tarih ve E.2012/26431, K.2013/19441 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır.

f. Karar, 12/11/2013

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

10. Başvurucu, 29/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

11. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 30. maddesi ile 447. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950

tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinin birinci fıkrası

ile 7. maddesinin birinci fıkrası ve 15. maddesi, 22/5/2003 tarih ve 4857

sayılı İş Kanunu’nun 20. ve 21. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 16/10/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 29/11/2013 tarih ve 2013/8674 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu, iş akdinin sendikal nedenlerle haksız olarak

işveren tarafından feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını, bu davanın

devamında alacak davası açtığını, işe iade davasının 3 ay içinde sonuçlanması

gerektiği halde bu sürenin aşıldığını ve makul sürede yargılama yapılmadığını,

22/9/2006 tarihinde işe iade davası ile başlattığı sürecin alacak davasının

kesinleştiği 23/9/2013 tarihinde sonuçlandığını, bu davada dosyanın öncelikle

incelenmesi için Yargıtay Başkanlığına yaptığı başvurunun reddedildiğini,

alacağının küçük bir kısmını alabildiğini, ayrıca iş akdine haksız olarak son

veren işverenler hakkında yaptığı şikayet üzerine Kütahya Cumhuriyet

Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, bu karara yaptığı itirazın Tavşanlı

Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiğini, 3 ayda bitmesi gereken işe iade

davasının 23/9/2013 tarihinde sona erdiğini, sendikal faaliyet nedeniyle işten

çıkarıldığı halde alacaklarının 3 katına hükmedilmediğini, kendisine ödenen

alacağın düşük olduğunu ve en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmadığını,

7,5 yıllık yargılama süresince mağdur olduğunu belirterek, sendikal hakları ile

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

14. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde, başvurucunun,

Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet

üzerine takipsizlik kararı verildiğini, Kütahya İş Mahkemesinde açtığı işe iade

davası ile alacak davasının makul sürede sonuçlanmadığını, alacak davasında delillerin

hatalı değerlendirilmesi sonucu alacaklarını eksik aldığını belirterek sendikal

hakları ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürdüğü

anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar. Bu

kapsamda başvurucunun iddialarının tümü adil yargılanma hakkı kapsamında ve

ceza soruşturmasının sonucu itibarıyla adil olmadığı, işe iade davası yönünden

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, işçi alacağı davasının sonucu

itibarıyla adil olmadığı ve işçi alacağı davasının makul sürede sonuçlanmadığı

iddiaları açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Ceza Soruşturmasının Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı

İddiası

15. 30/11/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler.”

16. Anılan Kanun hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup, Mahkeme, ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları

inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamu düzenine ilişkin olan bu başvuru

şartını taşımayan bireysel başvuruların incelenebilmesi mümkün değildir.

17. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin

bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde

uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin bir gereğidir (B. No: 2012/51,

25/12/2012, § 18).

18. Başvuru konusu olayda, başvurucu, iş akdine haksız olarak

son veren işverenler hakkında yaptığı şikâyet üzerine Kütahya Cumhuriyet

Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, bu karara yaptığı itirazın

Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiğini belirterek, Anayasa'nın 36.

maddesinde tanımlanan hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Başvurucunun, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı

şikâyet üzerine Başsavcılık tarafından 26/3/2009 tarihinde, olayın özel ihtilaf

kapsamında kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Karara yapılan itiraz, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 20/4/2009 tarihli

kararıyla kesin olarak reddedilmiş ve bu tarihte kovuşturmaya yer olmadığına

dair karar kesinleşmiştir. Bu durumda başvuru, zaman bakımından Anayasa

Mahkemesinin yetkisi dışında kalmaktadır.

20. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu kararın 23/9/2012

tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının,

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. İşe İade Davası

Yönünden Adil yargılanma Hakkının İhlali İddiası

21. 6216 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler.”

22. Anılan Kanun hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup, Mahkeme, ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel

başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamu düzenine ilişkin olan bu

başvuru şartını taşımayan bireysel başvuruların incelenebilmesi mümkün

değildir.

23. Başvuru konusu olayda, başvurucu, 22/9/2006 tarihinde

Kütahya İş Mahkemesinde açtığı işe iade davasında makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

24. Başvurucu tarafından 22/9/2006 tarihinde Kütahya İş

Mahkemesinde açılan işe iade davası sonunda Mahkemece, 10/7/2007 tarihinde

davanın kabulüne ve başvurucunun işe iadesine karar verilmiştir. Karar Yargıtay

9. Hukuk Dairesinin 5/5/2008 tarihli ilamıyla onanmıştır. İş Mahkemesince

verilen kararlara karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğu için 5/5/2008 tarihi

itibarıyla hüküm kesinleşmiştir. Bu durumda başvuru, zaman bakımından Anayasa

Mahkemesinin yetkisi dışında kalmaktadır.

25. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu kararın 23/9/2012

tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının,

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. İşçi Alacağı Davasının Sonucu İtibarıyla

Adil Olmadığı İddiası

26. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“…Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması şarttır.”

27. 6216

sayılı Kanun’un 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

28. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümleri uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, “ikincil nitelikte bir kanun yolu” olup bu

yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş olması

şarttır.

29. Temel hak ve özgürlüklere

saygı, devletin tüm organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun

davranılmadığı takdirde, ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine başvurulmalıdır.

30. Bireysel başvurunun ikincil

niteliği gereği, başvurucunun, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği

iddialarını öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu

mercilere sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için

gerekli özeni göstermiş olması gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları

önünde ileri sürülüp takip edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline

ilişkin iddialar, Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz

(B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 19).

31. Bireysel

başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak olağan kanun yollarında ve genel mahkemeler önünde dayanılmayan iddialar Anayasa

Mahkemesi önünde şikâyet konusu edilemeyeceği gibi genel mahkemelere sunulmayan

yeni bilgi ve belgeler de Anayasa Mahkemesine sunulamaz (B. No:

2012/946, 26/3/2013, § 20).

32. Başvuru konusu olayda,

başvurucu, sendikal faaliyet nedeniyle işten çıkarıldığı halde alacaklarının 3

katına hükmedilmediğini, kendisine ödenen miktarın düşük olduğunu ve en yüksek

banka mevduat faizinin uygulanmadığını, alacağının küçük bir kısmını

alabildiğini belirterek, sendikal hakları ile adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

33. Başvurucu, 6/8/2008

tarihinde Kütahya İş Mahkemesinde açtığı davada, işe iade edilmemesi nedeniyle

400,00 TL 4 aylık brüt ücret, 600,00 TL 8 aylık brüt ücret tazminatı

alacağının, iş akdinin feshi tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep

etmiş, 6/5/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Mahkemece,

davalı işverenin işe iade kararını gereği gibi yerine getirmediği gerekçesiyle

davanın kabulüne, 4 aylık boşta geçen süre ücret alacağı ile 8 aylık brüt ücret

tutarındaki tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

34. Davalının temyizi üzerine

Yargıtay 22. Hukuk Dairesince 20/2/2012 tarihinde, eksik incelemeye dayalı

hüküm kurulduğu ve davalı temerrüde düşürülmediği için dava tarihi ve ıslah

tarihi yerine, işe başlatmama tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru

olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

35. Mahkemece bozma kararına

uyularak davanın kabulüne, 4 aylık boşta geçen süre ücret alacağı ile 8 aylık

brüt ücret tutarındaki tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

23/9/2013 tarihli ilamıyla hüküm onanarak aynı tarihte kesinleşmiştir.

36. Başvurucu her ne kadar sendikal haklarının ihlal edildiğini,

alacak miktarının ve faizin yanlış hesaplandığını ileri sürmüşse de Anayasa

Mahkemesi önünde ileri sürdüğü anılan ihlal iddialarını, Derece Mahkemesinde ve

temyiz safhasında ileri sürmediği için, hukuk sisteminde düzenlenen başvuru

yollarını usulünce tüketmemiştir.

37. Açıklanan nedenlerle, hukuk sisteminde düzenlenen başvuru

yolları usulüne uygun olarak tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal

edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından,

başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “başvuru yollarının

tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

d. İşçi Alacağı Davasının Makul Sürede

Tamamlanmadığı İddiası

38. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu bölümünün

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

39. Başvurucu, Kütahya İş Mahkemesinde açtığı işe iade ve

alacak davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. İşe iade davası ile alacak davası

farklı davalar olduğu ve işe iade davasında verilen karar 5/5/2008 tarihinde

kesinleştiği için zaman bakımından kabul edilemez olduğuna karar verildiği

dikkate alınarak, makul sürede yargılama yapılmadığı iddiası yalnızca işçi

alacağı davası yönünden değerlendirilmiştir.

40. Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 38). Bu doğrultuda, makul sürede yargılanma hakkı da adil

yargılanma hakkının kapsamında değerlendirilmektedir.

41. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, işçi alacaklarının

tahsili amacıyla açılan davada, 5521 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun’da yer

alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak

ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

42. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

43. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı

karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle

davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından 6/8/2008

tarihidir.

44. Sürenin bitiş tarihi ise yargılamanın sona erme

tarihidir. (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Somut başvuru açısından bu tarih,

Yargıtay tarafından hükmün onandığı 23/9/2013 tarihidir.

45. İş mahkemelerinin görevi 5521 sayılı Kanun’un 1.

maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, işçiyle işveren veya işveren vekili

arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından

doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde çözümleneceği hüküm altına

alınmıştır.

46. Bu şekilde kanun koyucu, iş hukukunun çalışanı koruyucu

niteliğini ve iş davalarının özelliklerini dikkate alarak genel mahkemelerin

dışında özel bir iş yargılaması sistemi oluşturmuş ve iş davalarının, konunun

uzmanı mahkemelerce mümkün olduğunca hızlı, basit ve ucuz bir biçimde

sonuçlandırılmasını amaçlamıştır (B. No:2013/4701, 23/1/2014, § 47).

47. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, başvurucu, 6/8/2008 tarihinde Kütahya İş Mahkemesinde

açtığı davada, işe iade edilmemesi nedeniyle 400,00 TL 4 aylık brüt ücret,

600,00 TL 8 aylık brüt ücret tazminatı alacağının, iş akdinin feshi tarihinden

itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, başvurucuya ait

sigorta sicil dosyası, işe iade dosyası incelenmiş, taraf tanıkları dinlenmiş

ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının

temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesince 20/2/2012 tarihinde hüküm

bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak 11/7/2012 tarihinde davanın

kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay

22. Hukuk Dairesinin 23/9/2013 tarihli ilamıyla hüküm onanarak aynı tarihte

kesinleşmiştir.

48. 5521 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun’un öngördüğü

yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin etmeye hizmet

eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir (B. No:

2013/772, 7/11/2013, §§ 49-66; B. No: 2013/4701, 23/1/2014, §§ 35-51).

49. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

iş hukukuna dayalı alacak davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi

olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf

sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır.

Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli

haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli

ölçüde sebep olduğu da söylenemez. Anılan davanın başvurucu açısından taşıdığı

değer ve başvurucunun davadaki menfaati de dikkate alındığında, somut başvuru

açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve beş

yıl bir ay on yedi gün süren sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

50. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

51. Başvurucu, mağduriyetinin

giderilmesini, maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.

52. 6216 sayılı Kanun'un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

53. Başvurucunun tarafı olduğu

işçi alacağı davasında beş yıl bir ay on yedi gün süren yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net

4.400,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

54. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

55. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1. Ceza soruşturmasının sonucu itibarıyla

adil olmadığı yönündeki iddiasının "zaman

bakımından yetkisizlik " nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İşe iade davası yönünden adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasının “zaman

bakımından yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3.

İşçi alacağı davasının sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “başvuru yollarının tüketilmemiş olması”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4.

İşçi alacağı davasının makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 4.400,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

16/10/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Cemal AY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/8674, 16 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurucunun
  16. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/8674
Tarih
16 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Kamil Çakır Başvurusu (B. No: 2013/997)
  • Hakan Özkan Başvurusu (B. No: 2012/1225)
  • Sevgi Bingöm Zengin Başvurusu (B. No: 2013/6363)
  • Uğur Uzal Başvurusu (B. No: 2012/873)
  • Tuncay Alemdaroğlu Başvurusu (B. No: 2012/827)
  • Tacettin Pahsa Başvurusu (B. No: 2014/7204)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.