İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cemal Duğan Başvurusu (B. No: 2014/19308)

1. Başvuru, trafiği tehlikeye düşüren davranışlarda bulunulduğu

Başvuru No2014/19308Tarih15 Şubat 2017Okuma20 dk · 3.933 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Cemal Duğan Başvurusu

Karar tarihi
15 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/19308
R.G. Tarih ve Sayı
8/6/2017 - 30090
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.933 kelime·20 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, trafiği tehlikeye düşüren davranışlarda bulunulduğu

belirtilerek idari para cezası uygulanmasının asıl amacının cinsel kimliğin

baskı altına alınması olduğundan bahisle eşitlik ilkesi ve özel hayata saygı

hakkının; kolluk tarafından haksız olarak tutulma sebebiyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/12/2014 tarihinde Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliği

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 4/9/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, nüfus kaydına göre 28/8/1980 doğumludur. Bireysel

başvuru formunda cinsel tercih bakımından travesti kimliğinde olduğunu, sosyal

çevresinde kadın ismi kullandığını beyan etmiştir.

7. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü polis memurları tarafından

12/3/2014 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanakta; yapılan denetim

esnasında başvurucunun yaya olarak Yeni Yalova Yolu Beşyol

Kavşağı civarında seyir hâlindeki araçları durdurmaya çalıştığı, araçların

önüne geçerek trafiği tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunduğunun

tespit edildiği, hangi amaçla orada bulunduğuna dair soruya otostop yaparak

fuhuş amacıyla müşteri aradığı cevabını verdiği ve bunun üzerine konuyla ilgili

gerekli işlemlerin yapılması için Ahlak Büro Amirliğine intikal ettirildiği

belirtilmiştir. Anılan tutanakta; başvurucu hakkında yapılan UYAP

sorgulamasında kaydının mevcut olduğu ancak aranmadığının anlaşıldığı, herhangi

bir darp ve cebire maruz kalmadığından dolayı doktor raporu almak istemediğini

beyan ettiği, trafiği tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle gerekli idari işlemler

yapıldıktan sonra başvurucunun gönderildiği ifade edilmiştir.

8. Bursa Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 12/3/2014 tarihli ve

518703 sayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı ile taşıt yolu üzerinde

trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle başvurucu

hakkında 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68.

maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 80 TL para cezası

uygulanmıştır.

9. Başvurucu, vekili aracılığıyla verdiği 27/3/2014 tarihli

dilekçe ile söz konusu idari para cezasına itiraz etmiştir. Anılan dilekçede

başvurucu; idari para cezasının kendisinin travesti kimliğinin baskılanması

amacıyla verildiğini, polis memurlarının kendisini haksız olarak iki saat

Emniyet Müdürlüğünde beklettiğini, bu şekilde hürriyetinden yoksun bırakılarak

suç işlendiğini, ilgili görevliler hakkında yasal başvuru haklarının saklı

olduğunu belirtmiş ve idari para cezasının iptalini talep etmiştir.

10. Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/4/2014 tarihli ara

kararıyla idareden söz konusu para cezasına dayanak belgelerin gönderilmesi istenmiştir.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğünün 6/5/2014 tarihli yazısıyla 12/3/2014 tarihinde

saat 01.45'te yapılan trafik denetimi sırasında başvurucunun seyir hâlindeki

araçları durdurmaya çalışarak araçların önüne geçip trafiği tehlikeye

düşürdüğünün tespit edilmesi üzerine hakkında 2918 sayılı Kanun uyarınca ilgili

yaptırımın uygulandığı, başvurucunun daha önce de aynı şekilde 2918 sayılı

Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendini ihlal ettiği ve hakkında

idari işlem yapıldığı bildirilmiştir. İdarenin söz konusu savunmasının

18/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

11. Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/10/2014 tarihli ve

2014/945 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun itirazı kesin olarak

reddedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

“...İtiraz edenin dilekçesindeki iddiaları

doğrultusunda ceza tutanağının aksinin kesin delillerle kanıtlanamadığı, bu

itibarla idari yaptırım kararının hukuka uygun olarak verildiği ve itirazın

yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, itirazın reddine karar vermek

gerekmiştir.”

12. Karar, başvurucu vekiline 10/11/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucu 10/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. Anayasa Mahkemesi tarafından Bursa Valiliğine yazılan

yazıyla; başvurucunun tutulduğu, emniyet birimlerine getirildiği, serbest

bırakıldığı saatlerin bildirilmesi istenmiştir.

15. Bursa Valiliğinin cevap yazısında ve gönderilen belgelerde,

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği görevlileri tarafından 12/3/2014

tarihinde saat 01.45'te yapılan denetim sırasında başvurucunun seyir hâlindeki

araçları durdurmaya çalışarak araçların önüne geçip trafiği tehlikeye

düşürdüğünün tespit edildiği, başvurucunun fuhuş amacıyla müşteri aradığını

beyan etmesi üzerine Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğine götürüldüğü,

burada başvurucunun UYAP'ta kaydı ile aranan

kişilerden olup olmadığının araştırıldığı, UYAP kayıtlarında başvurucunun daha

önce il içinde merkezî yerlerde fuhuş amaçlı müşteri bulmak için otostop

yaptığından bahisle idari işlemler yapıldığı ancak aranan şahıslardan olmadığının

anlaşıldığı, bunun üzerine Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden ekip talep

edildiği, Müdürlüğün görevli polis memuru tarafından Polis Bilgi Sistemi

(POLNET) kayıtlarına göre saat 02.39'da 2918 sayılı Kanun'un 68. maddesinin

birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hakkında idari para cezası tutanağı

tanzim edilerek başvurucunun gönderildiği belirtilmiştir.

16. Bireysel başvuru formu ve eklerinde başvurucunun haksız

olarak iki saat Emniyet Müdürlüğünde bekletildiği iddiasına yönelik olarak

ilgili polis memurları hakkında herhangi bir suç duyurusunda bulunup

bulunmadığı veya devlet aleyhine tazminat yoluna başvurup başvurmadığı

konusunda bilgi bulunmamaktadır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 2918 sayılı Kanun'un

"Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez, bölge, il ve ilçe trafik kuruluşları,

görev ve yetkileri" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci

fıkrasının (b) bendinin ilgili kısmı şöyledir:

“b) Görev ve yetkiler:

1. Araçları, bu Kanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge ve

gereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri, sürücülerin ve karayolunu

kullanan diğer kişilerin kurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin ve

çeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek,

2. Duran ve akan trafiği düzenlemek ve

yönetmek,

3. (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)

4. El koyduğu trafik kazalarında trafik kaza

tespit tutanağı düzenlemek,

5. Trafik suçu işleyenler hakkında tutanak

düzenlemek, gerekli işlemleri yapmak ve takip etmek,

6. Trafik kazası neticesinde hastalanan veya

yaralananların bakımlarını sağlayacak tedbirlerin süratla

alınmasına yardımcı olmak ve yakınlarına haber vermek,

...”

18. 2918 sayılı Kanun'un "Yayaların

uyacakları kurallar" kenar başlıklı 68. Maddesinin birinci

fıkrasının (c) bendi şöyledir:

“Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu

hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya

tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca

kullanmaları yasaktır.

(Değişik: 21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayan yayalar 1 800 000 lira

para cezası ile cezalandırılırlar.”

19. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî

yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en

geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine

başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî

yaptırım kararı kesinleşir.”

20. 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (10) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Üçbin Türk Lirası dahil idarî para

cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.”

21. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İnsanlığa karşı suçlar" kenar

başlıklı 77. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan

doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:

...

d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.

…”

22. 5237 sayılı Kanun’un "Kişi

hürriyetinden yoksun bırakma" kenar başlıklı 109. maddesinin

(1) ve (3) numaralı fıkralarının ilgili bölümleri şöyledir:

“(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde

kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis

cezası verilir.

...

(3) Bu suçun;

...

d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye

kullanılmak suretiyle,

...

İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre

verilecek ceza bir kat artırılır.”

23. 5237 sayılı Kanun’un "Nefret

ve ayrımcılık" kenar başlıklı 122. maddesi şöyledir:

“(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet,

engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından

kaynaklanan nefret nedeniyle;

a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir

taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,

b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir

hizmetten yararlanmasını,

c) Bir kişinin işe alınmasını,

d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte

bulunmasını,

engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar

hapis cezası ile cezalandırılır.”

24. 5237 sayılı Kanun’un

"Hayasızca hareketler" kenar başlıklı 225. maddesi

şöyledir:

“Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan

bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

“1) Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya

tutukluluğunun devamına karar verilen

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten

isteyebilirler."

26. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun "Durdurma

ve kimlik sorma" kenar başlıklı 4/A maddesi şöyledir:

“Polis, kişileri ve araçları;

a) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek,

b) Suç işlendikten sonra kaçan faillerin

yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini

tespit etmek,

c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme

kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,

ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya

malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi

önlemek amacıyla durdurabilir.

...”

27. 2559 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

“Polis;

A) Genel ahlak ve edep kurallarına aykırı

olarak; utanç verici ve toplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen tavır ve

davranışta bulunanlar(ı)...

...

Herhangi bir müracaat veya şikayet olmasa bile

engeller, davranışlarının devamını durdurarak yasaklar...”

B. Uluslararası Hukuk

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Ayrımcılık yasağı" kenar

başlıklı 14. maddesi şöyledir:

"Bu Sözleşme'de

tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din,

siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa

aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı

hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır."

29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadında eş cinsel

ilişkilerin suç sayılması (Dudgeon/Birleşik Krallık, B. No: 7525/76,

22/10/1981; Norris/İrlanda,

B. No: 10581/83, 26/10/1988; Modinos/Kıbrıs, B.

No: 15070/89, 22/4/1993), kişilerin cinsel yönelimleri sebep gösterilerek

mesleklerinden çıkarılmaları (Smith ve Grady/Birleşik Krallık, B. No: 33985/96,

33986/96, 27/9/1999; Beck, Copp ve Bazeley/Birleşik Krallık, B. No: 48535/99,

48536/99, 48537/99, 22/10/2002), transseksüellerin cinsiyet değişikliği

durumunun hukuki olarak tanınmaması, özellikle de iş, sosyal güvenlik,

emeklilik ve evlenme haklarının engellenmesi özel hayata saygı hakkına müdahale

kabul edilmiştir (Y.Y./Türkiye,

B. No: 14793/08, 10/3/2015; Christine Goodwin/Birleşik Krallık [BD],

B. No: 28957/95, 11/7/2002; Van Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12/6/2003).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 15/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu; cinsel tercihi yönünden travesti olduğunu,

12/3/2014 tarihinde yolda yürüdüğü sırada etrafa rahatsızlık veren ya da hukuka

aykırı herhangi bir harekette bulunmadığı hâlde kolluk görevlilerince rızası

dışında resmî araca bindirilerek Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü, iki veya üç

saate yakın bir süre Emniyet Müdürlüğünde bekletilerek hürriyetinden

alıkonulduktan sonra idari para cezası tutanağının tarafına tebliğ edildiğini

belirtmiştir. Başvurucu; yaratılış özelliklerinden utanmadan herkesin özgürce

yaşama hakkına sahip olduğunu, travesti olduğu için söz konusu para cezasının

verildiğini, dolayısıyla cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını,

bu suretle Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ile ayrımcılık

yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu, ortada bir suç

şüphesi olmamasına rağmen iki saat süreyle Emniyet Müdürlüğünde bekletilmesi ve

bu şekilde hukuka aykırı olarak hürriyetinden alıkonulması nedeniyle

Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu, ihlalin tespitiyle yeniden

yargılama yapılmasına karar verilmesini ve uygun bir manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru konusu olayda yukarıda yer verilen

iddialar bütün olarak gözetildiğinde başvurucunun esasen cinsel yönelimi ve

yaşam tarzı nedeniyle tarafına idari yaptırım uygulandığını ve bu durumun

eşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağına aykırı olduğunu ileri sürdüğü

anlaşılmaktadır.

33. Başvurucunun, Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik

ilkesi ve Sözleşme'nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal

edildiğine yönelik iddialarının -bahsi geçen maddelerdeki ifadeler dikkate

alındığında- soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa ve

Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak

ele alınması gerekir. Bir başka ifadeyle ayrımcılık yasağının ihlal edilip

edilmediğinin tartışılabilmesi için ihlal iddiasının, kişinin hangi temel hak

ve özgürlüğü konusunda ayrımcılığa maruz kaldığı sorularına cevap verebilmesi

gerekmektedir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

33).

34. Bu çerçevede özel hayat kavramı kişisel kimlikle ilgili olup

kişinin cinsel tercihi de kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Sadece cinsel

tercihe dayalı olarak maruz kalınabilecek bir uygulamanın kişinin kimliği, öz

algılama, öz saygı ve sonuç olarak özel hayatında olumsuz etkileri olabileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle somut başvuru

açısından başvurucunun Anayasa’nın 10. maddesine dayanan ihlal iddiasının

-yukarıda yer verilen şikâyetleri dikkate alınarak- Anayasa’da güvence altına

alınan özel hayata saygı hakkı ile bağlantılı olarak incelenmesi gerektiği

sonucuna varılmıştır.

35. Bunun yanı sıra başvurucunun ortada bir suç şüphesi

olmamasına rağmen iki saat süreyle Emniyet Müdürlüğünde bekletildiği, hukuka

aykırı şekilde hürriyetinden alıkonulduğu iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinde

güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekmektedir.

1. Eşitlik İlkesiyle

Bağlantılı Olarak Değerlendirilen Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

36. Başvurucu; cinsel tercihi ve yaşam tarzı nedeniyle idari

yaptırıma maruz kaldığını, bu nedenle eşitlik ilkesi ve özel hayata saygı

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

37. Anayasa'nın "Özel

hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20. maddesinin birinci

fıkrası şöyledir:

"Herkes, özel hayatına

ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve

aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."

38. Anayasa'nın "Kanun

önünde eşitlik" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve

beşinci fıkraları şöyledir:

"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi

düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım

gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

...

Devlet organları ve idare makamları bütün

işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek

zorundadırlar."

39. Özel hayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde

“bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi” kavramı temel

alınmaktadır. Özellikle mahremiyet alanında cereyan eden cinsel tercihini

belirleme hakkı, cinsel eğilim, cinsel içerikli eylem ve davranışların bu alana

dâhil olduğuna kuşku yoktur (Serap Tortuk, B. No:

2013/9660, 21/1/2015, § 35; Dudgeon/Birleşik Krallık,

§§ 40, 41).

40. Ayrımcılık, nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın konuyla

ilgili olarak benzer durumda olan kişilere farklı muamelede bulunulmasıdır.

Aynı durumdaki kişilere farklı muamele, meşru bir amaca dayalı olmadığında ve

izlenilen yol ile varılmaya çalışılan hedef arasında makul bir orantılılık

ilişkisi kurulmadığında ayrımcılık teşkil etmektedir (Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256,

25/6/2014, §§ 120, 121; D.H. ve

diğerleri/Çek Cumhuriyeti [BD], B. No: 57325/00, 13/11/2007, § 175; Burden/Birleşik Krallık[BD], B. No:

13378/05, 29/4/2008, § 60; Ünal

Tekeli/Türkiye, B. No: 29865/96, 16/11/2004, §§ 49-53).

41. Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen "dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,

felsefi inanç, din, mezhep" şeklindeki ayrımcılık temelleri

örnek olarak belirtilmiştir ve bu temeller madde metninde sayılanlarla sınırlı

değildir (Hüseyin Kesici, B. No:

2013/3440, 20/4/2016, § 56; AYM,

E.1986/11, K.1986/26, 4/11/1986).

42. Bu kapsamda kamu makamlarının bireylere sırf cinsel

tercihleri nedeniyle farklı muamelede bulunmaları ayrımcılık yasağının ihlali

olarak kabul edilmelidir (Kozak/Polonya,

B. No: 13102/02, 2/3/2010; Salgueiro da Silva Mouta/Portekiz, B. No: 33290/96, 21/12/1999; P.B. ve J.S./Avusturya, B. No: 18984/02,

22/7/2010).

43. Ancak ayrımcılık iddiasının ciddiye alınabilmesi için

başvurucunun kendisiyle benzer durumdaki başka kişilere yapılan muamele ile

kendisine yapılan muamele arasında bir farklılığın bulunduğunu ifade etmesi

yeterli olmayıp ayrıca bu farklılığın meşru bir temeli olmaksızın ırk, renk,

cinsiyet, din, dil vb. bir ayrımcılık temeline dayandığını makul delillerle

ortaya koyması gerekir (Mesude Yaşar, B.

No: 2013/2738, 16/7/2014, § 48).

44. Kural olarak ayrımcı muameleye maruz kaldığını ileri süren

başvurucuların bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle

ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber ayrımcılığı kanıtlamak kolay değildir.

Bu yüzden başvurucuların kendilerine farklı muamele yapıldığını hukuka uygun

her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda farklı

muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü farklı muameleyi

gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir (Ayla

[Şenses] Kara, B. No: 2013/7063, 5/11/2015, § 46).

45. 2918 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, kara yollarında can ve

mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlama ve trafik güvenliğini

ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirleme amacına yer

verilmiştir.

46. Somut olayda başvurucu 12/3/2014 tarihinde yolda yürüdüğünü,

etrafa rahatsızlık veren herhangi bir davranışının olmadığını ileri sürmekle

birlikte Bursa İl Emniyet Müdürlüğü polis memurları tarafından düzenlenen

12/3/2014 tarihli tutanağa göre trafik denetimi sırasında başvurucunun kara

yolunda seyir hâlindeki araçlarıdurdurmaya çalıştığı

ve trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiği,

hangi amaçla orada bulunduğunun sorulması üzerine otostop yaparak fuhuş

amacıyla müşteri aradığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca Bursa Valiliği İl

Emniyet Müdürlüğünün Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğine sunulan 6/5/2014 tarihli

savunmasında başvurucunun daha önce de aynı şekilde 2918 sayılı Kanun'un 68.

maddesinin birinci fıkrasının (c) bendini ihlal ettiğinin bildirildiği

görülmüştür.

47. Bu durumda kamu makamlarınca başvurucunun trafiği tehlikeye

düşüren davranışlarının tespit edilerek söz konusu idari yaptırıma dair evrakta

somut ve ayrıntılı gerekçeye yer verilmek suretiyle belirtildiği, başvurucuya

bu davranışı karşılığında 2918 sayılı Kanun'da belirtilen cezadan daha ağır bir

yaptırım uygulanmadığı, dolayısıyla başvurucuya uygulanan trafik para cezasının

başvurucunun trafiği tehlikeye düşüren davranışları nedeniyle ilgili Kanun'a

uygun olarak verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Trafik kuralları herkes yönünden

bağlayıcı olup cinsel tercihleri veya taşıt yolu üzerinde bulunma amaçları ne

olursa olsun kişilerin trafiği tehlikeye düşürmeleri durumunda haklarında 2918

sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması çok doğaldır. Başvurucuya travesti

kimliği nedeniyle ayrımcı muamele yapıldığına dair iddiayı ispata yarayan

herhangi bir somut bilgi ve bulguya ise rastlanmamıştır. Bu itibarla somut

olayda sadece cinsel yönelimi dikkate alınarak başvurucu hakkında işlem tesis

edildiğini söylemek mümkün görünmemektedir.

48. Dolayısıyla söz konusu trafik para cezası nedeniyle

başvurucunun eşitlik ilkesiyle birlikte değerlendirilen özel hayata saygı hakkına

yönelik bir müdahale olmadığı sonucuna varılmıştır.

49. Açıklanan nedenlerle başvurucunun eşitlik ilkesiyle birlikte

değerlendirilen özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahalede bulunulmadığı

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

50. Anayasa’nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişi

özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak konduktan sonra ikinci

ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin

özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır.

Dolayısıyla kişinin özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması ancak

Anayasa’nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangi birinin

varlığı hâlinde söz konusu olabilir (Murat

Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013,

§ 42).

51. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

52. Somut olayda Bursa İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince

12/3/2014 tarihinde saat 01.45'te yapılan denetim sırasında başvurucunun kara

yolunda seyir hâlindeki araçları durdurmaya çalıştığı, trafiği tehlikeye

düşürecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiği, hangi amaçla orada

bulunduğunun sorulmasına cevap olarak otostop yaparak fuhuş amacıyla müşteri

aradığını beyan etmesi üzerine konuyla ilgili gerekli işlemlerin yapılması için

Ahlak Büro Amirliğine götürüldüğü, burada hakkında yapılan UYAP sorgulamasında

kaydının mevcut olduğu ancak aranan kişilerden olmadığının anlaşıldığı, bunun

üzerine trafiği tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle POLNET kayıtlarına göre

verilen idari para cezası tebliğ edildikten sonra saat 02.39'da başvurucunun

gönderildiği anlaşılmıştır. Başvurucu bu işlemler sırasında Emniyet

Müdürlüğünde iki saat süreyle bekletildiğini belirtmekte ise de Bursa İl

Emniyet Müdürlüğünden gönderilen belgeler ve POLNET kayıtlarına göre

başvurucunun yaklaşık bir saat süreyle Ahlak Büro Amirliğinde beklediği

anlaşılmaktadır.

53. Başvurucu, kolluk görevlilerince rızası dışında resmî araca

bindirilerek Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü iddia etmekte olup burada

nezarete konulduğunu veya herhangi bir kötü muameleye maruz bırakıldığını ileri

sürmemiştir.

54. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında

hürriyetten yoksun bırakma kavramını tanımlamıştır. Buna göre hürriyetten

yoksun bırakma, bir kimsenin kısıtlı bir alanda ihmal edilemeyecek bir süre

için tutulması ve bu kişinin söz konusu tutmaya rıza göstermemiş olması şeklinde

ifade edilebilecek iki unsuru içermektedir (Cüneyt

Kartal, B. No: 2013/6572, 20/3/2014, § 17).

55. Somut olayda başvurucunun isteği dışında polis tarafından

Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü ve burada bir saat süreyle bekletildiği açık

olup kamu makamlarınca bu şekilde bekletilmesi suretiyle başvurucunun

hürriyetinin kısıtlanmış olduğu kabul edilmelidir.

56. Anayasa'nın 19. maddesinin amacı kişileri keyfî bir şekilde

hürriyetten yoksun bırakılmaya karşı korumak olup maddede öngörülen istisnai

hâllerde kişi hürriyetine getirilecek sınırlamaların da maddenin amacına uygun

olması gerekir (Abdullah Ünal, B.

No: 2012/1094, 7/3/2014, § 38).

57. Anayasa'nın 19. maddesinin kişi hürriyetinin kısıtlanmasına

imkân tanıdığı durumlardan biri maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiş olan

"kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak kişilerin

tutulması" hâlidir.

58. 2559 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasının (A)

bendinde polisin genel ahlak ve edep kurallarına aykırı olarak utanç verici ve

toplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen tavır ve davranışta bulunanları

herhangi bir müracaat veya şikâyet olmasa bile engelleyeceği, davranışlarının

devamını durdurarak yasaklayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Aynı şekilde 2918

sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasında polisin trafiği düzenlemek ve

yönetmek, trafik suçu işleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleri

yapmak ve takip etmek şeklinde görev ve yetkileri olduğu düzenlenmiştir.

59. Somut olayda kolluk görevlilerince, başvurucunun kara

yolunda seyir hâlindeki araçları durdurmaya çalıştığı ve trafiği tehlikeye

düşürecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiği, hangi amaçla orada

bulunduğunun sorulması üzerine otostop yaparak fuhuş amacıyla müşteri aradığını

beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun bu şekilde

trafiği tehlikeye düşüren davranışlarına son verilmesi meşru amacına dayalı

olarak bulunduğu kara yolundan alınarak İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü

anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra başvurucunun Emniyet Müdürlüğünde yaklaşık bir

saat süreyle bekletildiği, bu esnada UYAP kayıtlarının incelendiği, aranan

kişilerden olup olmadığının araştırıldığı, hakkında trafiği tehlikeye düşürmek

nedeniyle idari para cezası tutanağı düzenlendiği, bu işlemlerin

tamamlanmasından sonra başvurucunun serbest bırakıldığı dikkate alındığında

başvurucunun tutulma süresinin makul bir süre olup söz konusu işlemlerin

gerektirdiğinin ötesinde olmadığı, bu nedenle Anayasa'nın 19. maddesinde yer

alan güvenceleri ihlal etmediği sonucuna varılmıştır.

60. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Eşitlik ilkesiyle birlikte ele alınan özel hayata saygı

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

15/2/2017 tarihinde Engin YILDIRIM'ın karşı oyu ve

OYÇOKLUĞUYLA karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Cinsel yönelim olarak travesti olduğunu belirten başvurucuya,

yaya halindeyken araçları durdurmaya çalışıp, trafiği tehlikeye düşürdüğü

gerekçesiyle 2918 sayılı yasanın 68.maddesinin birinci fıkrası (c) bendi

uyarınca 80 TL idari para cezası uygulanmıştır.

2. Fuhuş amacıyla otostop yaptığını beyan ettiği kamu

makamlarınca iddia edilen başvurucu, Ahlak Büro Amirliğinde kendi rızası

dışında yaklaşık bir saat tutulmuş ve bu süre zarfında özgürlüğünden mahrum

bırakılmıştır. Bu süre içerisinde hakkında UYAP sorgulaması yapılmış ve idari

para cezası tebliğ edilmiştir. Hayatın olağan akışı içerisinde çok daha kısa

sürede sonuçlandırılabilecek ve ilgili kişinin polis merkezine getirilmesini

illa gerektirmeyen bu iki işlem için kişinin bir saat süreyle polis biriminde

alıkonulması Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi özgürlüğü ve

güvenliği hakkına dönük bir müdahaledir. Başvurucunun, emniyette bekletilmesi

veya alıkonulması yukarıda belirtilen madde kapsamındaki hürriyetten yoksun

bırakmayı gerektiren tedbirlerden biri niteliğinde değildir.

3. Fuhuş iddiasıyla ilgili olarak hakkında herhangi bir işlem

yapılmayan başvurucunun trafiği tehlikeye düşüren davranışını engellemek

amacıyla polis merkezine götürülmesi bir kabahate uygun düşmeyen uygulamadır.

Trafiği tehlikeye düşüren herkes polis birimlerinde alıkonulmamakta veya polis

merkezlerine götürülmemektedir. UYAP sorgulaması ve idari para cezasının tebliği

kişiyi özgürlük hakkından mahrum bırakmayacak şekilde olay yerinde de

rahatlıkla yapılabilir ve yapılmaktadır.

4. Açıktır ki, trafiği tehlikeye düşüren herkes ilgili mevzuat

çerçevesinde yaptırıma uğrayabilir. Travesti cinsel kimliğine sahip kişilerin

de diğer tüm kişiler gibi trafiği tehlikeye atmama sorumluluğu taşıdığı izahtan

varestedir. Burada sorun, kişinin cinsel yöneliminden dolayı diğer kişilerden

farklı bir muameleye uğrayıp, uğramadığıdır..

5. Özel hayat kişisel kimlikle ilgili olup kişinin cinsel

yönelimi de kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kamu makamlarının cinsel

yönelimleri nedeniyle kişilere farklı muamele yapmaları ayrımcılık yasağının

ihlali anlamına gelecektir.

6. Çoğunluğun, § 47’deki, “başvurucuya travesti kimliği nedeniyle

ayrımcı muamele yapıldığına dair iddiayı ispata yarayan herhangi bir somut

bilgi ve bulguya rastlanmamıştır” düşüncesine katılmak mümkün değildir. Kabul

etmek gerekir ki, çoğunluğun § 44’ de isabetle vurguladığı gibi “ayrımcılığı

kanıtlamak kolay değildir”.

7. Başvurucuya uygulanan idari para cezası işleminin

ayrımcılıktan kaynaklanmadığını söylemek mümkünse de, aynı şeyi başvurucunun

polis merkezine götürülüp, bir saat kadar orada bekletilmesi veya alıkonulması

uygulaması için söyleyemeyiz. Kanımca, bu uygulama başvurucunun ayrımcılığa

uğradığını gösteren somut bir bilgiyi ve durumu bize göstermektedir.

8. Başvurucunun, hürriyetten mahrum bırakılmasının cinsel

yöneliminden kaynaklanmadığı hususunda kamu makamları başvurucunun fuhuş

yaptığı beyanından dolayı emniyete götürüldüğünü belirtmektedir. Buna rağmen

başvurucu hakkında bu konuda işlem yapılmamış ve sadece trafiği tehlikeye

düşürmek kabahatinden dolayı para cezası uygulanmıştır. İlgili ceza tutanağında

trafiği tehlikeye düşürmenin fuhuş nedeniyle olduğu hususunda herhangi bir

bilgi ve bulguya da yer verilmemiştir.

9. Sonuç olarak, Anayasa’nın 10. maddesindeki ayrımcılık

yasağıyla birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun 19. maddede güvence altına

alınan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile 20. maddedeki özel hayatın

gizliliği hakkına demokratik bir toplum düzeni için gerekli olmayan bir şekilde

müdahalede bulunulduğundan yukarıda işaret edilen maddelerin ihlal edildiği

kanaatine ulaşılmıştır.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

Cemal DUĞAN

Vekili

:

Av. Murat

ÖZDEMİR

Başkan Engin YILDIRIM

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/19308, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Karşıoy Gerekçesi
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Birtane
  19. Özdemir
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/19308
Tarih
15 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Bayram Sayan Başvurusu (B. No: 2014/2471)
  • Murat Kara ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/6042)
  • Cengiz Koç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18188)
  • Netice Hüsunet ve Hasan Hüsunet Başvurusu (B. No: 2014/15852)
  • İbrahim Mercan Başvurusu (B. No: 2014/1513)
  • Cafer Arslan Başvurusu (B. No: 2014/18133)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.