İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cemal Uçar ve İbrahim Uçar Başvurusu (B. No: 2015/9608)

1. Başvuru; terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

Başvuru No2015/9608Tarih26 Eylül 2019Okuma11 dk · 2.115 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cemal Uçar Ve İbrahim Uçar Başvurusu

Karar tarihi
26 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/9608
R.G. Tarih ve Sayı
6/11/2019-30940
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.115 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

tazmin edilmesi, manevi zararların ise tazmin edilmemesinden dolayı açılan

davada verilen kararın hukuka aykırı olması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış içtihat alanı

kapsamında kaldığı değerlendirilen başvurunun bir örneğinin Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) görüş için gönderilmesine gerek bulunmadığına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvuruculardan Cemal Uçar, diğer başvurucu İbrahim Uçar'ın

babası olup başvurucular bireysel başvurunun yapıldığı tarihte Aydın'ın

Kuşadası ilçesinde ikamet etmektedirler.

9. Kuşadası'nda 16/7/2005 tarihinde başvurucu Cemal Uçar'ın işletmekte

olduğu minibüste başvurucu ve diğer yolcular da olduğu hâlde terör örgütü PKK

tarafından uzaktan kumandalı düzenek ile C-4 tipi patlayıcının patlatılması

sonucunda ikisi yabancı uyruklu olmak üzere toplam beş kişi ölmüş, başvurucu

Cemal Uçar'ın kullanmakta olduğu araç kullanılamayacak hâle gelmiş, başvurucu

Cemal Uçar ile olay tarihinde 15 yaşında olup araç içinde para toplamak

suretiyle babasına yardımcı olan diğer başvurucu İbrahim Uçar yaralanmıştır.

10. Ayrıca başvurucu Cemal Uçar hakkında olay nedeniyle yaşamış

olduğu stres ve psikolojik travma neticesinde iki aya kadar uzayabilecek

düzeyde rahatsızlık geçirdiğine dair adli tıp raporunun bulunduğu ilk derece

mahkemesi kararından anlaşılmaktadır. Diğer başvurucu ise %49 oranında maluliyet

yaşamıştır.

11. Başvurucular 4/8/2005 tarihinde 17/7/2004 tarihli ve 5233

sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında

Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Aydın Valiliği Zarar

Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

12. Komisyon 29/3/2006 tarihli kararı ile başvurucu Cemal Uçar'a

ilçe halkı tarafından yeni araç alınması, maddi zararın bu şekilde telafi

edilmesi ve iki aya kadar çalışamayacak olması nedeniyle 1.194,20 TL., diğer

başvurucu İbrahim Uçar'a ise oluşan maluliyet oranına göre 7.165,20 TL maddi

tazminat ödenmesine dair teklif sunmuştur.

13. Anılan teklifin kabul edilmemesi nedeniyle başvurucular,

Aydın 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmışlardır. Mahkeme 20/12/2011

tarihli kararı ile maddi tazminata ilişkin talepleri kısmen kabul etmiş, manevi

tazminata ilişkin talepleri ise reddetmiştir. Mahkeme kararının ilgili

kısımları şöyledir:

''...Cemal Uçar'ın

iyileşme süresinin 2 ay olduğunun kabulü ile 5233 sayılı Kanun ve Yönetmelik

çerçevesinde tazminat miktarı hesaplandığında (7.000 x Maaş Katsayısı/10 x İş

Kaybı Gün sayısı= 7.000 x 0.042565/10 x 60 = ) 1.791,30 TL olmaktadır. Bu

miktar, davalı idarenin 29.03.12006 tarih ve 2006/15 sayılı kararında

belirtilen miktarı (1.194,20 TL) aştığından, bu miktarın tazmini, fazlaya

ilişkin talebin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

İbrahim Uçar'ın maluliyet oranının Adli Tıp

Kurumu raporuna göre %49 olduğunun kabulü ile 5233 sayılı Kanun ve Yönetmelik

çerçevesinde tazminat miktarı hesaplandığında (7.000 x Maaş Katsayısı x

Maluliyet Oranı Katsıyısı = 7.000 x 0.04265 x 20 = )

5.971,00 TL olmaktadır. Bu miktar, davalı idarenin 29.03.2006 tarih ve 2006/16

sayılı kararında belirtilen miktarın (7.165,20 TL) altında kalmakta ise de;

5233 sayılı Kanun çerçevesinde özellik arz eden durum, tazminat isteyen kişiler

lehine getirilmiş prosedürün (idari aşamada uzlaşma sağlanamaması üzerine yargı

yoluna başvurma), ilgililerin aleyhine sonuç doğuracak şekilde

uygulanamayacağıdır. Dolayısıyla, davacı teklif edilen tazminatı kabul

etmediğinden ve idare teklifiyle bağlı olduğundan 7.165,20 TL'nin tazmini,

fazlaya ilişkin talebin reddi gerekmiştir.

Davacıların manevi tazminat istemine gelince;

5233 sayılı Kanun hükümlerine göre, terör olayları nedeniyle kişilerin uğradığı

maddi zararların karşılanması olanaklı olup manevi zararların karşılanmasına

olanak bulunmadığından, manevi tazminat isteminin reddine... [karar

verilmiştir.]''

14. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin

17/4/2013 tarihli ilamı ile karar onanmış ve karar düzelme istemi aynı Dairenin

12/3/2015 tarihli ilamı ile reddedilmiştir.

15. Anılan kararın 4/5/2015 tarihinde başvurucular vekiline

tebliğ edilmesi üzerine başvurucular 3/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili hukuk için bkz. Azmi

Okyay ve diğerleri (B. No: 2015/9747, 22/1/2019), Mehmet Emin Timurtaş (B. No: 2014/2008,

22/11/2017), Abdurrahman Dündar (B.

No: 2014/1681, 14/9/2017) ve Filiz Balic ve diğerleri (B. No: 2015/15824, 3/7/2019)

başvuruları hakkında verilen kararlar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 26/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

18. Başvurucular; terör örgütü tarafından yerleştirilen bombanın

patlaması nedeniyle yaralandıklarını, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptıkları

başvuruların kabul edildiğini fakat kendilerine sunulan maddi tazminat miktarı

çok düşük olduğu için idare ile sulhname

imzalamadıklarını, Komisyon kararının iptali ile maddi ve manevi zararlarının

ödenmesi için açtıkları davaların 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılmış bir

başvuru ve dava gibi kabul edilerek reddedildiğini, bu şekilde olay nedeniyle

uğradıkları maddi zararının bir kısmını, manevi zararının ise tamamını talep

etme imkânından mahrum bırakıldıklarını belirterek Anayasa’nın 5., 15. ve 17.

maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler

ve yeniden yargılama talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

19. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucuların 5233

sayılı Kanun kapsamında Komisyona yapmış oldukları başvurunun ve açtıkları

davanın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilmesi, manevi tazminat

istemlerinin ise tamamen reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın5., 15. ve 17.

maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini iddia ettikleri

anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların Komisyona ve Mahkemeye sundukları

dilekçe, dava dilekçesi ve bireysel başvuru formunun incelenmesi sonucunda

şikâyetlerini dile getiriş şeklinden anılan ihlal iddiasının adil yargılanma

hakkı kapsamında tazminat taleplerini delillendirme

amaçlı olduğu değerlendirilmiş; bu iddialar hakkında Anayasa’nın 17. maddesinde

güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında ayrıca inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir (benzer bir değerlendirme için bkz. Özden Sayar ve Deren Dilara Sayar, B. No: 2013/4022,

13/4/2016).

20. Başvurucular, öncelikle olay nedeniyle ortaya çıkan maddi

zararının tazmin edilmesi için yaptıkları başvuruda ilk olarak Komisyon, sonra

da Mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarının zararlarını karşılamaktan

uzak olduğunu fakat bu konuda açtıkları davanın kısmen kabul edildiğini, manevi

zararlarının ise giderilmediğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

22. 5233 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulunun verdiği kararlarda da belirtildiği üzere maddi zararların

özel bir giderim usulü olmakla birlikte manevi zararların genel hükümlere göre

karşılanmasına da engel olmayan bir kanundur. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde idarenin işlem veya

eyleminden kaynaklı olarak hakları ihlal edilenlere tazminat talebinde

bulunabilme imkânı tanınmaktadır. Bu yol 5233 sayılı Kanun dışında idari

yargıda genel hükümlere başvurularak uğranılan zararın tazminine imkân

sağlamaktadır (Abbas Emre, B. No:

2014/5005, 6/1/2016, § 81).

23. Anılan içtihatta ortaya konulduğu üzere 5233 sayılı Kanun,

manevi zararların karşılanmasını öngörmemekle birlikte genel hükümlere göre

açılacak tam yargı davasında manevi tazminat istenmesini de engellememektedir.

Bir başka ifadeyle kişiler manevi tazminat taleplerini 5233 sayılı Kanun

kapsamında değil 5233 sayılı Kanun'dan bağımsız olarak tazminat hukukunun genel

prensiplerine göre açacakları davalarda da dile getirebilirler.

24. Bu durumda başvurucuların idare mahkemelerinde açtıkları

davaların niteliği ve manevi tazminata ilişkin taleplerini dile getiriliş

biçimleri özel önem taşır. Bir diğer ifadeyle davanın yukarıda belirtilen

içtihada uygun şekilde yani genel hükümler çerçevesinde 2577 sayılı Kanun'un

ilgili maddelerinde belirtilen usullere göre mi açıldığının yoksa manevi

tazminat talebinin 5233 sayılı Kanun'a mı dayandırıldığının ortaya konulması

gerekir.

25. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesinin Emir Ağgül ve diğerleri

(B. No: 2014/16320, 21/11/2017) kararında belirtildiği üzere bir tazminat veya

tam yargı davasına konu alacağa ilişkin mevzuat hükümleri kapsamında yürütülen yargılamada,

kişilerin taleplerini başlattıkları usulde hataya düşülerek incelemenin

yapılacağı mevzuat kaynaklarının daraltılmasının belirtilen anlamda dava

açılması ile ilgili bir kısıtlama olarak değerlendirilmesi ve bu müdahalenin

mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerekmektedir.

26. Nitekim 5233 sayılı Kanun kapsamında manevi tazminat

ödenmesine ilişkin benzer iddialar daha önce bireysel başvuruya konu olmuş ve

Anayasa Mahkemesi, terör ve terörle mücadele kapsamında gerçekleşen zararlara ilişkin

manevi tazminat taleplerinin karşılanması için 5233 sayılı Kanun’da hüküm

bulunmamakla birlikte idare hukukunun genel hükümleri kapsamında başvurucuların

anılan talep hakkına sahip olduklarını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi 5233

sayılı Kanun'un maddi zararların özel bir giderim usulü olmakla birlikte manevi

zararların karşılanmasına da engel olmayan bir kanun olduğunu, 2577 sayılı

Kanun’un 12. ve 13.maddelerinde, idarenin işlem veya eyleminden kaynaklı olarak

hakları ihlal edilenlere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanındığını

belirterek idareye yaptıkları başvuru ve açtıkları davayı tazminat hukukunun

genel hükümlerine göre inceletme imkânından mahrum kalan başvurucuların

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Özden Sayar ve Deren Dilara Sayar, B. No:

2013/4022, 13/4/2016, §§ 51-76).

27. Somut olayda başvurucular, idare hukuku genel hükümleri

kapsamında maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle iptal ve tam yargı

davası açmışlardır (bkz. § 13). Başvurucuların maddi ve manevi tazminat

istemini 5233 sayılı Kanun'a dayandırmadıkları anlaşılmaktadır. Buna rağmen

Mahkeme başvurucuların açmış oldukları davayı 5233 sayılı Kanun kapsamında

açılmış bir dava olarak nitelemiş, ardından bu Kanun kapsamında değerlendirme

yaparak başvurucuların maddi tazminat istemini kısmen kabul ederken manevi

tazminat istemini ise reddetmiştir. 5233 sayılı Kanun'a göre manevi tazminata

hükmedilemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat istemini reddetmiştir.

28. Oysa manevi tazminat istemiyle tazminat hukukunun genel

prensiplerine göre açıldığı anlaşılan davada 5233 sayılı Kanun’un 12.

maddesinin son fıkrasındaki ve 2577 sayılı Kanun’un 2. ve 13. maddelerindeki

açık düzenlemeler ile Danıştay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları dikkate

alındığında(ilgili tüm mevzuat ve içtihadın yer aldığı kararlar için bkz. § 16)

manevi tazminat talepleri hakkında idare hukukunun genel hükümleri kapsamında

inceleme yapılarak bir karar verilmesi yoluyla başvurucuların mahkemeye

erişimine olanak sağlanmalıdır. Açtığı davasını tazminat hukukunun genel

hükümlerine göre inceletme imkânından mahrum kalan başvurucuların mahkemeye

erişim haklarına müdahalede bulunulduğu açıktır. Yukarıdaki belirtilen ilkeler

ışığında yapılan incelemede başvurucuların manevi tazminat isteminin reddedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiaları hakkında

yukarıda değinilen içtihatlardan farklı karar verilmesini gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

31. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

32. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).

33. Başvurucular, yargılanmanın yenilenmesini talep etmişler;

tazminat talebinde bulunmamışlardır.

34. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

35. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan

kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren,

ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

36. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Aydın

1. İdare Mahkemesine (E.2010/2068, K.2011/2304) GÖNDERİLMESİNE,

D. 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.701,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Danıştay Onuncu Dairesine

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucular : 1. Cemal UÇAR : 2. İbrahim UÇAR Vekilleri : Av. Varol SOYSAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/9608, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  13. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/9608
Tarih
26 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/13524)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2015/18581
  • Ömer Gökenci Başvurusu (B. No: 2015/14955)
  • Hasan Köle ve İsmail Kara Başvurusu (B. No: 2016/8958)
  • Sırrı Süreyya Önder Başvurusu (B. No: 2018/38143)
  • Taner Yalçınkaya Başvurusu (B. No: 2015/12152)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.