İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Köle ve İsmail Kara Başvurusu (B. No: 2016/8958)

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

Başvuru No2016/8958Tarih26 Eylül 2019Okuma11 dk · 2.160 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hasan Köle Ve İsmail Kara Başvurusu

Karar tarihi
26 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/8958
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.160 kelime·11 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

olaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararlardan aksi bir sonuca

ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2016/8958 ve 2016/8959 numaralı bireysel başvuru dosyalarının

aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle 2016/8958 numaralı bireysel başvuru

dosyası ile birleştirilmesine; incelemenin 2016/8958 başvuru numaralı bireysel

başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunulmasına gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Elektrik Üretim A.Ş.nin (EÜAŞ) Seyitömer Termik Santrali’nde işçi olarak çalışan

başvurucular hizmet kolunda faaliyette bulunan TES-İŞ’e

(Sendika) çalıştıkları kuruma ait işyeri numarası ile üye olma talebinde

bulunmuşlardır. Sendika, başvurucuların üyelik taleplerini kabul ederek üyelik

başvuru formlarını kuruma göndermiştir. EÜAŞ, başvurucuların kendi personeli

olmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir.

10. Başvurucular, üyelik taleplerinin kabulü nedeniyle Sendika

ile işveren arasında imzalanan ve hâlen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi

hükümlerinden yararlanmaları gerektiğini ileri sürerek bu sözleşmeden

kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili isteğiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.

11. Kütahya İş Mahkemesi, yapmış olduğu yargılama sonunda

verdiği 30/5/2014 tarihli kararlarla başvurucuların taleplerini kabul etmiştir.

Mahkeme; Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıda

dosyayı da emsal göstererek hizmet alım ihalesini alan alt işverenler

değişmesine rağmen başvurucuların çalışmaya devam ettiği, hizmet alımına konu

işin asıl iş niteliğinde olduğu ve bu itibarla asıl işveren ile alt işveren

arasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğu yönünde bir saptamaya yer

vermiştir.

12. Kütahya İş Mahkemesinin başvuruya konu olan kararları

yanında benzer nitelikteki çok sayıda kararı davalı EÜAŞ tarafından temyiz

edilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen

belgelerden Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 12/11/2014 tarihinde yapmış olduğu

temyiz incelemesi sonucunda başvurucularla birlikte çok sayıda işçi hakkında

verilen kabul kararını bozduğu saptanmıştır. Bozma kararlarında, elektrik

üretimi yapan davalı Şirketin 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Enerji Piyasası

Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 15. Maddesinde

tanınan imtiyazlara sahip olması nedeniyle asıl işin tamamı veya bir kısmını

alt işverene devredebileceği tespitinde bulunulmuş ve bu saptamadan hareketle EÜAŞ’ın hizmet alım usulünde muvazaalı alt işverenlik

ilişkisinden bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yargıtay bozma kararında

ayrıca alt işverenlik hususunun ilk defa 4628 sayılı Kanun’un 15. Maddesi

kapsamında değerlendirildiğine de işaret etmiştir.

13. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları üzerine aralarında

başvurucuların da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar Kütahya 2.

İş Mahkemesine, bazı davalar da Kütahya 1. İş Mahkemesine tevzi edilmiştir.

14. Kütahya 1. İş Mahkemesi bozma üzerine yapmış olduğu

yargılama sonucunda 250’den fazla dosyada direnme kararı vermiş olup bu

kararlar da temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) direnme

üzerine yapmış olduğu 30/9/2015 tarihli inceleme sonucunda davalı kamu tüzel

kişiliği ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinin içeriği, alt işverenlerin

değişmesine rağmen çalışan işçilerin değişmemesi, alınacak işçilerin

unvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi, alt işverenin ücret

bordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisinin

bulunmaması, puantaj kayıtlarının EÜAŞ tarafından belirlenen kişilerce

tutulması, işe alan ve işten çıkaranın EÜAŞ olması, davacı ve alt işveren

şirket işçilerinin asıl işveren EÜAŞ işçileri ile aynı şekilde ve üretimin her

bölümünde çalışması, emir ve talimatların EÜAŞ tarafından verilmesi, çalışma

şartlarının ve yıllık izinlerin EÜAŞ tarafından belirlenmesi, alt işveren

işçilerinin yapılan iş ve hizmette EÜAŞ tarafından temin edilen ve yine

davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde

tutarak davalı Şirket ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesinin

muvazaalı olduğu ve davacıların asıl işveren Şirketin işçisi olduğu

gerekçeleriyle direnme kararlarını yerinde bulmuştur. HGK, Özel Daire

tarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi amacıyla dosyaları

Özel Daireye göndermiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, direnme kararının

yerinde bulunması üzerine önüne gelen budosyalarda

kamu tüzel kişisi olan davalının imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin

muvazaa sebebiyle geçersiz ve davacıların da baştan itibaren kamu tüzel

kişisinin işçisi olduğu HGK kararıyla kabul edildiğinden uygulama birliği ile

hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri uyarınca bu dosyaları onadığını

bildirmiştir.

15. Kütahya 2. İş Mahkemesi ise bozma sonucu önüne yeniden gelen

çok sayıdadava arasında başvurucuların dosyasını ele

alarak direnme kararı vermiş, diğer davalar hakkında ise HGK’dan

gelecek kararı beklemiştir.

16. Direnme kararını inceleyen HGK 22/4/2015 tarihinde alt

işverenin işçisi niteliğindeki başvurucular asıl işverenin tarafı olduğu toplu

iş sözleşmesinden yararlanamayacağından davanın reddine karar verilmek üzere

hükmü bozmuştur.

17. Kütahya 2. İş Mahkemesi bozma ilamına uyarak her iki davanın

reddine karar vermiştir. Aleyhe olan bu kararlar Yargıtay 22. Hukuk Dairesince

17/2/2016 tarihinde onanarak kesinleşmiştir.

18. Nihai kararlar 8/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş,

başvurucular 6/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Hakan Altıncan ([GK],

B. No: 2016/13021, 17/5/2018, §§ 20-36) başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 26/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

21. Başvurucular; aynı işyerinde benzer koşullarda çalışan

-aralarında kendilerinin de bulunduğu- çok sayıda işçi tarafından açılan alacak

davalarının bir kısmının Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin önceki içtihatlarından

ayrılan bir yaklaşım benimsemesi nedeniyle aleyhe sonuçlandığını, Dairenin

benimsemiş olduğu yaklaşımın öngörülemez olup hukuki belirlilik ve güvenlik

ilkelerine aykırı olduğunu belirterek adil yargılanma hakkı ile eşitlik

ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

22. Anayasa’nın 36. Maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, eşitlik ilkesinin de ihlal

edildiğini ileri sürmüşse de iddiaların özünün adil yargılanma hakkının

güvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin olduğu

ve bu kapsamda bir inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

25. Başvuru konusuna ilişkin ilkeler Anayasa Mahkemesince daha

önce Hakan Altıncan

kararında ortaya konulmuştur.

26. Buna göre adil yargılanma hakkı uyuşmazlıkların

çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa’nın

2. Maddesinde Cumhuriyet’in nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, Anayasa’nın

tüm maddelerinin yorumlanması ve uygulanmasında gözönünde

bulundurulması zorunlu olan bir ilkedir.

27. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenliği

ilkesi oluşturmaktadır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; E.2012/65,

K.2012/128, 20/9/2012). Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki

güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem

ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde

bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.

Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden

herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır

ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına

karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65,

22/5/2013).

28. Özellikle aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklı

kişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması hukuki

belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşebilir. Anılan ilkelerin bir

sonucu olarak kamuoyu nezdinde yargıya olan güveni muhafaza etme bakımından

yargı mercilerinin kararlarında belli bir istikrar sağlaması beklenir. Bu

itibarla içtihat değişikliği tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

sonucunu doğurmaz ise de bu değişiklik ile benimsenen yeni yaklaşımın benzer

uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir (Hakan Altıncan, §

48).

29. Somut olayda Yargıtay 22. Hukuk Dairesi yeni bir yaklaşım

benimsemiş ve 2008 yılından beri yürürlükte bulunan kanun hükmüne dayalı olarak

davalı şirketin işin tamamı ya da bir kısmını alt işverene devretme imtiyazına

sahip olduğundan asıl işveren ile alt işveren arasındaki hizmet alımının

muvazaa oluşturmayacağına hükmetmiştir. Anılan tarihten önce bu tür

uyuşmazlıkların temyiz mercii olan Yargıtay Daireleri ile direnme üzerine gelen

dosyaları inceleyen HGK, şartları bulunduğu takdirde iş ilişkisinin muvazaalı

olduğuna ilişkin kararlar vermiştir (Hakan Altıncan, §

52).

30. Anayasa Mahkemesi, somut olayla aynı mahiyetteki Hakan Altıncan

kararında Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin içtihat değişikliğine giderek

benimsediği yeni yaklaşımın uygulanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde görev

alan Daire ve Kurula göre farklı ve birbiriyle çelişkili kararlar ortaya

çıktığını ve aynı somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıklardaki zıt sonuçların

hukuki belirsizliğe yol açtığnı tespit etmiştir.

Mahkeme, bu durumun başvurucu için öngörülemez nitelikte olan bu uygulama

nedeniyle bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği sonucuna

ulaşmıştır.

31. Somut olayda da anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir

durum bulunmamaktadır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. Maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

Kadir Özkaya bu sonuca farklı gerekçe ile katılmıştır.

C. 6216 Sayılı Kanun’un

50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. Maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“ Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal

edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

34. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

35. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. Maddesinin

(1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin

ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet

Doğan, §§ 57, 58).

36. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul

kanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak

yargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın

kaldırılması hususunda derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin

gerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını

tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet

Doğan, § 59).

37. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi ve gerek görülmemesi

hâlinde ise maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

38. Anayasa Mahkemesi, istikrarlı olarak uygulanmayan bir

içtihat değişikliği sonucunda aynı somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıkların

birbirine zıt olacak şekilde neticelenmesi hakkaniyete aykırı olduğundan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

39.

Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usul

hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel başvuruya özgü bir

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yeniden

yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikle hak ihlaline

yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

40. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 479 TL harç ve 2.475 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.954 TL vekâlet ücretinin başvuruculara

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Kütahya 2. İş Mahkemesine ( E.2015/1308,

E.2015/1307) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 479 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.954 TL vekâlet ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Yargıtay 22. Hukuk Dairesine

GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

FARKLI GEREKÇE

Mahkememiz çoğunluğunca başvuruya konu olayda; işçilik alacağı

nedeniyle başvurucu tarafından açılan davanın, aynı maddi olaya dayalı olarak

başkaları tarafından açılan davalarda verilen kabul kararlarının aksine bir

sonuca ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle başvurucunun adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Mahkememiz çoğunluğunca kabul edilen ihlal gerekçesine,

17.05.2018 günlü ve 2016/13021 başvuru numaralı kararda kullandığım karşı

oyumda belirttiğim nedenlerle katılmamakla birlikte, başvurunun karara

bağlandığı tarih itibarıyla, aynı veya benzer konulara ilişkin olarak yapılan başvurularda

Anayasa Mahkemesince istikrarlı bir biçimde ihlal kararları veriliyor olması,

dolayısıyla bu konudaki Anayasa Mahkemesi görüşünün yerleşik hale gelmiş olması

nedeniyle ihlal kararına sonucu itibarıyla katılıyorum.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucular

:

1. Hasan

KÖLE

2. İsmail

KARA

Vekili : Av. Mehmet Reha AKAN Üye Kadir ÖZKAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/8958, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. C. 6216 Sayılı Kanun’un
  11. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun
  12. B. Anayasa’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete
  13. C. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının
  14. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve
  15. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Farklı Gerekçe
  17. Gökcan
  18. Özgüldür
  19. Menteş
  20. Köle
  21. Kara
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/8958
Tarih
26 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Sırrı Süreyya Önder Başvurusu (B. No: 2018/38143)
  • Taner Yalçınkaya Başvurusu (B. No: 2015/12152)
  • Enver Oktay Babatürk Başvurusu (B. No: 2016/15355)
  • Mustafa Kupal Başvurusu (B. No: 2015/4303)
  • Hüseyin Sezen Gül Başvurusu (B. No: 2017/33449)
  • Murat Baran Başvurusu (B. No: 2016/12354)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.