İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cemile Atabay Başvurusu (B. No: 2015/10210)

1. Başvuru, ateşli silahla yaralama olayı hakkındaki ceza

Başvuru No2015/10210Tarih29 Kasım 2018Okuma10 dk · 1.970 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cemile Atabay Başvurusu

Karar tarihi
29 Kasım 2018
Başvuru Numarası
2015/10210
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.970 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ateşli silahla yaralama olayı hakkındaki ceza

soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, PKK terör örgütüne yardım ve yataklık ettiği

isnadıyla yargılanıp beraat eden ve 18/6/2007 tarihinde vefat eden M.A.nın eşidir.

7. M.A. 20/7/1994 tarihinde Şırnak'ın Nusaybin ilçesinde silahlı

saldırı sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmıştır.

8. M.A. Nusaybin Devlet Hastahanesine

kaldırılmış ve hayati tehlikesi bulunduğundan olayın hemen sonrasında beyanına

başvurulamadığı 20/7/1994 tarihinde müdahale eden doktorca tutanak altına

alınmıştır.

9. Aynı gün olay yerine gelen kolluk görevlileri tarafından olay

yerinde kan izlerine, mermi çekirdeği ve boş kovanlara rastlanmış; bunlar

muhafaza atına alınmıştır. M.A. nın kaldırıldığı

hastaneye intikal eden kolluk görevlilerince şahsın sırtından ve kolundan

ikişer kurşunla yaralandığı, beyanına başvurulamayacak hâlde olduğu

anlaşılmıştır.

10. Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı)

olay hakkında resen soruşturma başlatmıştır.

11. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20/7/1994 tarihinde Olay

Yeri Keşif Tutanağı, kolluk görevlilerince 22/7/1994 tarihinde Olay ve Zapt

Etme Tutanağı düzenlenmiş, olay yerinin bir krokisi çizilmiştir.

12. Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğünce (Emniyet Müdürlüğü)

düzenlenen 25/7/1994 tarihli tahkikat evrakında yaralama olayının faillerinin

araştırılmaya devam edildiği, M.A. hakkında yapılan arşiv tetkikinden şahsın

1982 yılında PKK terör örgütüne üye olmak, 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı

Pasaport Kanunu'na muhalefet ve sahte kimlik kullanmak, 1989 yılında ise PKK

terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak suçlarından yakalandığının ve takipli şahıslardan

olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Ayrıca olayın radikal İslami bir örgütün

mensuplarınca gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendirmesinde bulunulmuştur.

13. 29/7/1994 tarihli Diyarbakır Bölge Kriminal

Polis Laboratuvarınca düzenlenen ekspertiz raporunda, olay yerinden elde edilen

kovanların tek bir silahtan atıldığı, faili meçhul olaylar arşivine geçici

olarak kaydedilerek atışın yapıldığı silahın tespit edilmesi hâlinde bu hususun

ek ekspertiz raporuyla bildirileceği ifade edilmiştir.

14. Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma görevinin kendisine ait

olmadığı gerekçesiyle 22/8/1994 tarihli görevsizlik kararıyla soruşturma

evrakını Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına (DGM Başsavcılığı)

göndermiştir.

15. DGM Başsavcılığı 2/11/1994 tarihinde, olayın failleri

yakalanana kadar gerekli soruşturmanın sürdürülmesi ve üçer aylık dönemlerde

bilgi verilmesi için Başsavcılık, Mardin İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma

Komutanlığına müzekkere yazmıştır.

16. DGM Başsavcılığı 2/11/1994 tarihinde Başsavcılıktan M.A.nın beyanının alınmasını talep

etmiştir. M.A. 30/11/1994 tarihli beyanında özetle PKK terör örgütüne yardım ve

yataklık etme suçundan yargılanıp beraat ettiğini, olay sırasında arkasından

ateş edilmesi nedeniyle failleri göremediğini, faillerden şikâyetçi olduğunu

söylemiştir.

17. DGM Başsavcılığı 23/4/1998 tarihinde aynı kurumlara yeni bir

müzekkere yazmış ve olayın tahkikatının yapılarak üç ayda bir bilgi verilmesi

talimatını yinelemiştir.

18. Bu aşamadan sonra Cumhuriyet Başsavcılığı ile Emniyet

Müdürlüğü arasında 27/12/1994 ile 22/3/2006 tarihleri arasında olayın

faillerinin araştırılmaya devam edildiği yönünde bilgi içeren mutat yazışmalar

yapılmıştır.

19. M.A. nın nüfus kayıt örneğinden

18/6/2007 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

20. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK mülga 250. madde ile

görevli) tarafından 31/12/2007 tarihinde olaya dair daimî arama kararı vermiş,

karar soruşturmanın zamanaşımı süresine kadar devam etmesi talimatıyla

Başsavcılığa gönderilmiştir.

21. Bu aşamadan sonra Cumhuriyet Başsavcılığı ile Emniyet

Müdürlüğü arasında 18/1/2008 ile 23/1/2012 tarihleri arasında olayın

faillerinin araştırılmaya devam edildiği yönündeki mutat yazışmalara devam

edilmiştir. Başvuru evrakının incelenmesi neticesinde Emniyet Müdürlüğünce

Başsavcılığa yazılan, faillerin tespit edilemediğine ilişkin son yazının

23/1/2012 tarihli olduğu anlaşılmıştır.

22. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK 10. madde ile

görevli) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun ile 12/4/1991 tarihli ve 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kurulan mahkemeler ile

Cumhuriyet Başsavcılıkların görevlerine son verildiği, soruşturma yetkisinin

yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu gerekçesiyle 12/3/2014 tarihinde

yetkisizlik kararı vermiş ve soruşturma evrakını Başsavcılığa göndermiştir.

23. Cumhuriyet Başsavcılığı, devletin birliğini ve ülke

bütünlüğünü bozma, adam öldürmeye teşebbüs, devletin egemenliği altında bulunan

topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak suçları için olayın meydana

geldiği tarihte yürürlükte bulunan 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza

Kanunu'nda öngörülen ve lehe olan yirmi yıllık dava zamanaşımı süresinin

20/7/2014 tarihinde dolduğu gerekçesiyle 21/11/2014 tarihinde olayın

kovuşturulmasına yer olmadığına karar vermiştir.

24. Karara karşı yapılan itiraz, Mardin Sulh Ceza Hâkimliğince 31/12/2014

tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

25. Ret kararı başvurucuya 24/3/2015 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurucu 24/4/2015 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

26. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuka ilişkin

bilgiler Anayasa Mahkemesinin Sultani Acar

(B. No: 2014/16344, 22/3/2018, §§ 29-61) başvurusu hakkında verdiği kararda yer

almaktadır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 29/11/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu, eşinin yaralanmasıyla ilgili ceza soruşturmasının

etkisiz yürütüldüğünü ileri sürerek adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve

güvenliği haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

29. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı"

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes,

yaşama... hakkına sahiptir."

30. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

bölümü şöyledir:

"Devletin

temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve

toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve

hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır."

1. Uygulanabilirlik ve

İncelemenin Kapsamı Yönünden

31. Somut olayda başvuru, ateşli silahla yaralama olayına

ilişkindir. Bu nedenle başvuruda öncelikle yaşam hakkını güvence altına alan

Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilirliğinin değerlendirmesi

gerekmektedir.

32. Bir olayda yaşam hakkına ilişkin ilkelerin uygulanabilmesi

için gerekli şartlardan biri doğal olmayan bir ölümün gerçekleşmesi olmakla

birlikte ölümle sonuçlanmayan bir olaya ilişkin başvuru da -mağdura karşı

gerçekleştirilen eylemin niteliği ve failin amacı gibi somut olayın koşulları

dikkate alınarak- yaşam hakkı kapsamında incelenebilir. Bu değerlendirme

yapılırken eylemin potansiyel olarak öldürücü niteliğe sahip olup olmadığı ile

maruz kalınan eylemin mağdurun fiziki bütünlüğü üzerindeki sonuçları önem

taşımaktadır (Mustafa Çelik ve Siyahmet Şeran, B. No: 2014/7227, 12/1/2017,§ 69;Yasin Ağca,

B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 109, 110).

33. Silahlı saldırı eyleminin başvurucunun eşinin hayati tehlike

geçirecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu dolayısıyla olayda şahsın yaşamı

üzerinde meydana gelen tehlike dikkate alındığında, başvurucunun eşine yönelik

eylemin ölümle sonuçlanabilecek nitelikte olduğu tartışmasızdır. Eylemin

niteliği ile başvurucunun eşinin fiziki bütünlüğü üzerindeki sonuçları diğer

faktörlerle birlikte gözönünde bulundurulduğunda

başvurunun yaşam hakkı çerçevesinde incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

34. Öte yandan başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirme

ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eden

Anayasa Mahkemesi(Tahir

Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16) başvurucunun iddialarının

özünün yaralama olayının etkili bir biçimde soruşturulmadığına ilişkin olduğunu

dikkate alarak diğer haklar ile bağlantı kurularak ileri sürülen iddiaları da

yaşam hakkı kapsamında incelemiştir.

35. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen

kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013,§ 41). Başvuru konusu olayda

mağdur, 2007 yılında vefat etmiş olup (bkz. § 19) başvurucunun eşidir. Bu

nedenle başvruruda, başvuru ehliyeti açısından bir

eksiklik bulunmamaktadır.

2. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş

idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

37. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

38. Yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gereken bir olayla ilgili

soruşturmanın etkili olup olmadığı yönünden inceleme yapabilmek için -mutlak surette

gerekli olmasa da- yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması şartıyla

ilgili kamu makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi, bireysel

başvuru ile getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun olacaktır

(Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,

B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

39. Başvurucuların yetkili makamlara müracaat etmelerine rağmen

doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa, başlatılan

soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl almışsa

başvuruculardan soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makul

olmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli ve

şikâyetini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidirler (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zira

soruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâlde

anılan ihlal iddiaları yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir

(Yasin Ağca, B. No: 2014/13163,

11/5/2017, § 121). Böyle bir

durumda başvurucular, etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları

veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuruda

bulunmalıdırlar. Doğal olarak başvurucuların etkili bir soruşturma

yürütülmediğinin ne zaman farkına varmaları gerektiği her başvurunun şartlarına

bağlı olarak değerlendirilecektir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, B.

No: 2014/15732, 24/1/2018, § 87; Sultani Acar, § 84).

40. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici

gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar bulunduğu ve soruşturmanın ilerlemesini

sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını

tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları da beklenmemelidir. Ancak bu hâlde

dahi soruşturmanın daha sonra etkisizleştiğini öğrenen başvurucular, durumun

farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde

bireysel başvuruda bulunmalıdırlar (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 88;

Sultani Acar, § 85).

41. Soruşturmanın etkisizliğinin fark edildiği veya fark

edilmesi gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuru yapılmayıp

zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verilmesinin beklenmesi hâlinde soruşturmaya konu olayın üzerinden geçen uzun

zaman gerçeklerin ortaya çıkmasını zorlaştıracak ve neredeyse imkânsız hâle

getirecektir. Böylesi bir durumda Anayasa Mahkemesi, devletin negatif ve

pozitif yükümlülüklerine gerçekten uyup uymadığını inceleyemeyecek; yaşam

hakkının usul boyutu yönünden yapacağı değerlendirmede yeniden yargılamaya

karar veremeyecek ve şartları gerçekleştiğinde sadece ihlali tespit edip

tazminata hükmedebilecektir. Oysa ölüm olayının sebep ve koşulları ile

sorumluların tespitine imkân veren etkinlikte bir soruşturma yapılması ve

gerektiği takdirde sorumluların caydırıcı bir ceza ile cezalandırılmaları için

yeniden yargılamaya karar verilebilmesinin benzer yaşam hakkı ihlallerinin

önlenmesinde oynadığı rolün önemi tartışmasızdır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 89;

Sultani Acar, § 86).

42. Somut olayda olayla ilgili aynı gün resen soruşturma

başlatılmış, olay yeri kolluk görevlilerince ve Cumhuriyet Başsavcılığınca

incelenmiş, olay yerinin krokisi çizilmiş ve ekspertiz raporu temin edilmiştir.

Sonraki süreçte Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın faillerinin

belirlenebilmesini ve dolayısıyla soruşturmanın etkililiğini sağlayabilecek

nitelikte bir soruşturma işlemi yapılmamış; yalnızca faillerin tespitine

çalışılması yönünden kolluk güçlerine müzekkereler yazılması ve faillerin

aranmasına devam edildiği yönünde kolluk görevlilerince düzenli olmayan

aralıklarla düzenlenen ve matbu tutanakların soruşturma dosyasına konulmasıyla

yetinilmiştir.

43. Bununla birlikte DGM Başsavcılığının Cumhuriyet

Başsavcılığına ve kolluk güçlerine olayın tahkikatının yapılarak üç ayda bir

bilgi verilmesine ilişkin yazdığı 2/11/1994 tarihli müzekkere sonrasında olayın

faillerinin belirlenebilmesini sağlayabilecek nitelikte bir soruşturma işlemi

yapılmamıştır. Şikâyetini yetkili makamlara iletmede veya soruşturmanın

etkisizliğiyle ilgili bireysel başvuru yapmada güçlük çektiği yönünde herhangi

bir iddiası bulunmayan başvurucunun da soruşturma sürecinde yetkili makamlardan

soruşturmanın genişletilmesi veya olayla ilgili başka bir talepte bulunduğuna

dair herhangi bir bilgi veya belgeye de rastlanmamıştır. Soruşturmada ilerleme

sağlanacağına dair umut verici bir gelişme yaşanmadığı gibi soruşturmanın

ilerlemesini sağlayıcı bir tedbir de alınmamıştır.

44. Nitekim başvurucu da yirmi yıl civarı bir sürede soruşturma

dosyasında etkili herhangi bir işlem yapılmadığını iddia etmiştir. Etkili ve

yeterli bir soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına

dair karara itiraz ederek soruşturmanın etkisizliğinin zaten farkında olduğunu

ortaya koyan başvurucu, buna rağmen bireysel başvuru yapmak için kovuşturmaya

yer olmadığına dair karar verilmesini ve bu karara yaptığı itirazın

sonuçlanmasını beklemiştir.

45. Soruşturmada herhangi bir gelişme yaşanmadığı dolayısıyla

etkisiz olduğu çok uzun bir zamandır açık soruşturmanın sonuçlanmasının

başvurucu tarafından beklenilmesinin gerekmediğini ve bireysel başvuruların

kabul edilmeye başlandığı 23/9/2012 tarihinden sonra başvuru yapma imkânının

bulunduğunu dikkate alan Anayasa Mahkemesi, zaman bakımından yetkisinin

başladığı tarih ile bireysel başvuru tarihi arasındaki sürenin makul kabul

edilemeyecek ölçüde uzun olduğu ve başvurunun süresinde yapılmış bir başvuru

olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.

46. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddiasının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

29/11/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

Cemile

ATABAY

Vekilleri : 1. Av. Kamuran TANHAN 2. Av. Abdulvahap KARADEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/10210, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Gökcan
  12. Hakyemez
  13. Atabay
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/10210
Tarih
29 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Pak Eğitim İşçileri Sendikası Başvurusu (B. No: 2015/13767)
  • F.e. Başvurusu (B. No: 2015/10184)
  • Gülsen Gündüz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/19126)
  • Halis Yurtsever Başvurusu (B. No: 2015/17595)
  • Salim Koç Başvurusu (B. No: 2014/2540)
  • Dilber Çalışkan ve Suphi Çalışkan Başvurusu (B. No: 2015/4665)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.