İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halis Yurtsever Başvurusu (B. No: 2015/17595)

1. Başvuru, denetimli serbestlik tedbiriyle tahliye talebinin

Başvuru No2015/17595Tarih29 Kasım 2018Okuma11 dk · 2.148 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Halis Yurtsever Başvurusu

Karar tarihi
29 Kasım 2018
Başvuru Numarası
2015/17595
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.148 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, denetimli serbestlik tedbiriyle tahliye talebinin

reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Elazığ 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 8/12/2014 tarihli kararı ile silahlı terör örgütünün

propagandasını yapma suçundan 2 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş, karar

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19/1/2016 tarihli ilamıyla onanarak

kesinleşmiştir.

7. Başvurucu anılan kararın infazı için 10/3/2015 tarihinde

Osmaniye 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınmıştır.

8. Başvurucu, koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala 7/9/2015

tarihinde cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesi

talebinde bulunmuştur.

9. Osmaniye 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü

İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı 7/9/2015 tarihli kararı ile başvurucunun

talebini reddetmiştir. Kararda 2/9/2012 tarihli ve 28399 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma

Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

"ç" bendi gereğince başvurucunun örgütten ayrıldığına dair herhangi

bir dilekçesinin bulunmaması nedeniyle açığa ayrılma şartlarının oluşmadığı

belirtilmiştir.

10. Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz, Osmaniye İnfaz

Hâkimliğinin 8/9/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"...

Hükümlü hakkında tanzim edilen müddetnameye göre koşullu salıverme tarihinin 7/9/2016 olduğu

buna göre koşullu salıverme tarihine bir yıldan az kaldığı, ancak adı geçen

hakkında idari ve gözlem kurulu başkanlığının 7/9/2015 tarih ve 2015/1891

sayılı kararı ile açık ceza infaz kurumlarına ayrılma yönetmenliğinin 6.

maddesinin ç bendi 'Terör ve Örgütlü suçlardan hükümlü olup mensup oldukları

örgütten ayrıldıkları idari ve gözlem kurul kararıyla tespit edilenlerin

koşullu salıverme tarihine 1 yıldan az süre kalması şartı aranır' hükmü

gereğince adı geçenin kurumumuza örgütten ayrıldığınadair

herhangi bir dilekçesi bulunmaması nedeniyle açığa ayrılma şartlarının

oluşmadığı, örgütten ayrıldığınailişkin dilekçe

vermesi halinde açık ve denetimli serbestlik şartlarının oluşacağına bu aşamada

talebinin uygun olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

..."

11. Başvurucunun ret kararına yaptığı itirazı ise Osmaniye 2.

Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

12. Başvurucu karardan 22/10/2015 tarihinde haberdar olmuştur.

13. Başvurucu 9/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 5/4/2012 tarihli ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma

Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 6291 sayılı Kanun ile

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen 105/A maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını

sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek

amacıyla;

a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son

altı ayını kesintisiz olarak geçiren,

b) Çocuk eğitimevinde

toplam cezasının beşte birini tamamlayan,

koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin

talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının

denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu

idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak,

infaz hâkimi tarafından karar verilebilir."

16. 24/1/2013 tarihli ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6411

sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4. madde şöyledir:

"Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı

ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz

edilmesine ilişkin şart 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmaz."

17. 2/7/2012 tarihli ve Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi

Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen

Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında 6352 sayılı Kanun'un

geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(2) Terör suçları, örgüt faaliyeti

kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç

olmak üzere;

a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha

az hapis cezasına mahkûm olanların,

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların,

c) Adli para cezasının infazı sürecinde tazyik

hapsine tabi tutulanların,

cezaları doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir. Bu fıkra

hükümleri 3l/l2/2017 tarihine kadar uygulanır."

18. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (2) ve (3) numaralı

fıkrası şöyledir:

"(2) Hükümlülerin açık cezaevlerine

ayrılmalarına ilişkin esas ve usûller yönetmelikte

gösterilir.

(3) İlk

kez suç işleyen ve iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına hükümlü

bulunanların cezaları doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine

getirilebilir."

19. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin "Doğrudan açık kuruma alınacak hükümlüler"

başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"Terör suçları, örgüt faaliyeti

kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç

olmak üzere;

...

cezaları doğrudan açık kurumlarda yerine getirilir."

20.Anılan Yönetmelik'in 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

(ç) bendi şöyledir:

"Hükümlülerden;

...

ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten

ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme

tarihine bir yıldan az süre kalması, şartı aranır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 29/11/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

22. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak -UYAP üzerinden temin edilen ve sunduğu belgelerden- geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan, bireysel başvuru tarihi itibarıyla hükümlü olarak ceza evinde

bulunan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin

kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan

verilen iki yıl hapis cezasının infazının yapıldığını, koşullu salıverilme

tarihine bir yıl kala cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz

edilmesi talebinin -örgütten ayrılma dilekçesi vermemesi nedeniyle-

reddedildiğini, kendisinin terör örgütü üyesi olmadığını bu nedenle örgütten

ayrılma dilekçesi vermesinin gerekmediğini dolayısıyla anılan talebinin hukuka

aykırı olarak reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkı ile Anayasa'nın 19. maddesinde tanımlanan kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Buna göre başvurucunun şikayetinin özü

itibarıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ilgili olduğu anlaşıldığından

başvuruya konu iddiaların Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında incelenmesi

gerekir.

25. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişi

özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak ortaya konduktan sonra,

ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla

kişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak

sayılmıştır. Dolayısıyla kişinin özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması

ancak Anayasa'nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangi

birinin varlığı halinde söz konusu olabilir (Murat

Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).

26. Anayasa'nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ilk istisnası

"Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik

tedbirlerinin yerine getirilmesi" olarak belirlenmiştir. Bu

kapsamda yargı organlarınca verilecek mahkûmiyet kararlarının sonucu olarak

hapis cezası veya güvenlik tedbirlerinin uygulanması kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlali kabul edilmeyecektir. Diğer taraftan "suç şüphesine bağlı tutma" kapsamında

olan durumdan farklı olarak anılan istisna "bir

mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutmayı" ifade etmektedir.

(Benzer kararlar için bkz. Hamit Kaya,

B.No: 2012/338, 2/7/2013, §

41, Mehmet İlker Başbuğ, B.No: 2014/912, 6/3/2014, § 70).

27. Bir mahkûmiyet kararının infazına ilişkin olarak Anayasa'nın

19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5. maddesi açık bir

hüküm içermemektedir. Bununla birlikte herkesin kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkına sahip olması ve bu hakka getirilebilecek sınırlamaların ayrıntılı

olarak madde metinlerinde belirtilmesi,

keyfi bir biçimde bu haktan kimsenin mahrum bırakılmamasını

amaçlamaktadır. Yetkili bir mahkeme tarafından verilen bir mahkûmiyet kararının

infazının sağlanması ve ceza infaz kurumunda tutma süresi de bu hak kapsamında

değerlendirilmelidir. Ceza mahkemelerinin kararına uygun hareket edilmesi de

hakkın korunması açısından bir zorunluluktur. Dolayısıyla hükümlülerin ceza

infaz kurumunda kalacakları sürenin mahkûmiyet kararına uygun olması

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve AİHS'in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

kapsamında güvence altına alınmıştır (Mithat

Bakikuşağı, B. No: 2013/4682, 17/9/2014, §

32).

28. 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen 105/A

maddesi; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını

sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla şartla tahliyelerine

bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde

cezalarının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü

hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi

tarafından karar verilebileceğini hükme bağlamaktadır. Sonuç olarak anılan

maddenin hükümlülerin ceza infaz kurumunda geçirecekleri süreyi kısalttığı

açıktır (Mithat Bakikuşağı,

§ 35).

29. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi, infaz hâkiminin takdir

yetkisi ve belirlenecek yükümlülükler çerçevesinde hükümlülerin infaz rejiminin

şeklini belirleyip cezalarının bir kısmının denetimli serbestlik tedbiri

uygulanarak ceza infaz kurumu dışında geçirmelerini sağlamaktadır. Anılan kural

uyarınca hükümlünün talebi ve kanuni şartlar oluşmuş olsa dahi infaz hâkimi

tedbirin uygulanması talebini reddedebilecektir. Dolayısıyla bütün hükümlüler

için Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında hapis cezasının tamamının veya bir

kısmının denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması suretiyle infaz edilmesi

zorunluluğu bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile denetimli serbestlik tedbiri

kararı, yetkili infaz hâkiminin takdir yetkisinde olduğundan tedbirin

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve AİHS'in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

kapsamında güvence altına alındığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak bu

durumun kişi hürriyeti ve güvenliği açısından infaz hâkimlerine açıkça keyfî

bir şekilde karar vermesi sonucunu doğurduğu da söylenemez. Öte yandan

başvurucunun denetimli serbestlikten yararlanamaması, hakkında verilen

mahkûmiyet hükmünün süresini de uzatmamaktadır (Mithat Bakikuşağı, § 38).

30. Somut olayda başvurucu, terör örgütü propagandası yapma

suçundan dolayı aldığı iki yıl hapis cezasını Açık Ceza İnfaz Kurumlarına

Ayrılma Yönetmeliği'nin 5. maddesi gereğince kapalı ceza infaz kurumunda infaz

edilmektedir ve şartları oluştuğu takdirde 7/9/2016 tarihinde koşullu

salıverilecektir. Kapalı ceza infaz kurumunda infaza başladıktan sonra ise Açık

Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının "ç" bendi gereğince mensup olduğu örgütten ayrıldığı idare

ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir

yıldan az süre kalması durumunda açık ceza infaz kurumuna ayrılabileceği

düzenlenmiştir. Başvurucu açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları

oluştuğundan bahisle ve koşullu salıverilme tarihine bir yıl kalması nedeniyle

cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesi talebinde bulunmuştur. Söz konusu

talebin reddine dair kararı inceleyen İnfaz Hâkimliği ise Açık Ceza İnfaz

Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

"ç" bendi uyarınca başvurucunun itirazını reddetmiştir.

31. 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen 105/A

maddesi; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını

sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla şartla tahliyelerine

bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde

cezalarının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında

hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi tarafından karar

verilebileceğini hükme bağlamaktadır.

32. Bununla birlikte aynı maddenin birinci fıkrasında, denetimli

serbestlik suretiyle cezanın infazı bakımından hükümlü hakkında açık ceza infaz

kurumuna ayrılma şartlarının oluşmuş olması aranmaktadır.

33.6352 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında;

terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel

dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan toplam

üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanların, taksirli suçlardan toplam

beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların ve adli para

cezasının infazı sürecinde tazyik hapsine tabi tutulanların cezalarının

doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirileceği belirtilmiştir.

34. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrasında,

hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına ilişkin esas ve

usullerin yönetmelikte gösterileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda Yönetmelik'in

5. maddesi; doğrudan açık ceza infaz kurumuna ayrılacak hükümlüleri belirlemiş

ve terör suçlarını, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa

karşı işlenen suçları istisna bırakmıştır. Anılan yönetmeliğin 6. maddesi ise

istisna tutulan suçlar bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmek için

toplam cezanın beşte birinin kapalı ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak

geçirilmesi şartının yanısıra terör ve örgütlü

suçlardan mahkum olanların örgütten ayrıldıklarının

"idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi" gerektiği şartını

da aramıştır.

35. Tüm bu düzenlemeler ışığında denetimli serbestlik tedbirinin

uygulanması için hapis cezasının süresi ve açığa ayrılmış olma koşulu yerine

getirildikten sonra ceza infaz kurumu idaresinin iyi hâl raporu üzerine

başvurulan infaz hâkiminin tedbirin uygulanması yönünde karar vermesi

gerekmektedir. Dolayısıyla denetimli serbestlik tedbiri kararı, yetkili infaz

hâkiminin takdir yetkisinde olduğundan Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci

fıkrasının birinci cümlesi kapsamında güvence altına alınmamıştır.

36. Somut olayda başvuruya konu kararlar açık ceza infaz

kurumuna ayırma talebinin reddine ilişkindir. Başvurucu açık ceza infaz

kurumuna ayrılmış olsaydı bile infaz kurumunca hazırlanmış iyi hâl raporu ve

infaz hâkimliğinin kararı olmadan doğrudan kendisine denetimli serbestlik

tedbiri uygulanamayacağı için kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik açık

ve görünür bir ihlal söz konusu değildir.

37. Açıklanan gerekçelerle açık ve görünür bir ihlal olmadığı

anlaşılmakla başvurunun açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 29/11/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Fatih

HATİPOĞLU

Başvurucu

:

Halis

YURTSEVER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/17595, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Kabul Edilebilirlik
  10. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  11. Gökcan
  12. Hakyemez
  13. Hatipoğlu
  14. Yurtsever
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/17595
Tarih
29 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Salim Koç Başvurusu (B. No: 2014/2540)
  • Dilber Çalışkan ve Suphi Çalışkan Başvurusu (B. No: 2015/4665)
  • Mehmet Özdemir Başvurusu (B. No: 2017/37283)
  • Gülcan Tutkun Berk Başvurusu (B. No: 2015/2334)
  • Refik Keskin Başvurusu (B. No: 2015/16689)
  • Salih Sönmez Başvurusu (B. No: 2016/25431)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.