İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Çiğdem Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/4774)

1. Başvuru, yaşlılık aylıklarının artış oranlarının azaltılması

Başvuru No2015/4774Tarih7 Mart 2019Okuma12 dk · 2.468 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Çiğdem Aslan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Mart 2019
Başvuru Numarası
2015/4774
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.468 kelime·12 dk okuma·25 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yaşlılık aylıklarının artış oranlarının azaltılması

nedeniyle mülkiyet hakkının; yapılan kanuni düzenleme ile devam eden yargılama

sürecine sonuca etkili olacak biçimde müdahale edilmesi nedeniyle de adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formları ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurular

Komisyonlara sunulmuştur.

3. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tablonun (B) sütununda

numaraları belirtilen başvuru dosyalarının aynı tablonun (1) numaralı satırında

yer alan 2015/4774 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve

incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

4. Komisyonlarca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümler

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Aynı konuya ilişkin içtihadın (Zekiye Şanlı, B. No: 2012/931, 26/6/2014; Yasemin Mutlu, B. No: 2013/1426,

25/3/2014) mevcut olması nedeniyle Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

71. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince başvuru, Bakanlık cevabı

beklenmeksizin kabul edilebilirlik ve esas yönünden incelenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucular; Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığında

(Banka) çalıştıkları süre zarfında 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal

Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesi uyarınca kurulmuş bulunan T. Vakıflar

Bankası T.A.O. Memur ve Hizmetlileri Emekli Sağlık Yardım Sandığı Vakfına

(Vakıf) ödedikleri primler karşılığında emekliliğe hak kazanmışlardır.

9. Vakıf, kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları dışında

kalan ancak onlara denk kabul edilen bir tüzel kişilik olup söz konusu sandık

mensupları bakımından zorunlu sosyal güvenlik kurumu niteliğindedir.

10. Vakfın amacı, Vakıf Senedi’nin 4.

maddesinde şöyle ifade edilmiştir:

“...

a) İş bu vakıf senedi hükümleri dairesinde

üyelerin emeklilik, malullük, ölüm, hastalık, analık, iş kazaları ve meslek

hastalıkları hallerinde ve eş ve çocukları ile üyenin geçindirmekle yükümlü

bulunduğu ana ve babasının hastalıklarında, Sosyal Sigortalar Kanunları ile

temin edilen yardımlardan az olmamak üzere hak sahiplerine yardımda bulunmak;

…”

11. Vakfın gelirleri, sandık üyelerinin aylıklarından yapılan

prim kesintilerinden ve diğer gelirlerden oluşmaktadır. Banka da aynı esaslar

çerçevesinde hesaplanan tutarı işveren hissesi olarak her ay Vakfa

aktarmaktadır. Vakıf, üyelerine yapacağı yardımın miktarını ve dolayısıyla

emekli aylıklarına ilişkin artışları Vakıf Senedi’nde

yazılı hükümler çerçevesinde tek taraflı olarak belirlemekte olup bunun 506

sayılı Kanun'la belirlenmiş alt sınırın altına düşmemesi gerekmektedir.

B. Başvurulara Konu Dava

Süreçleri

12. Sandık üyeleri, yapılan artışların 506 sayılı Kanun’un

geçici 20. maddesine uygun bir şekilde yapılmadığı gerekçesiyle Vakıf aleyhine

iş mahkemeleri önünde alacak davaları açmışlardır. Bu davalar sonucunda 506

sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinin nasıl anlaşılıp uygulanacağı konusunda

bir yargısal içtihat yerleşmiştir.

13. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu çerçeveyi çizen 24/3/2010

tarihli ve E.2010/10-155, K.2010/170 sayılı kararına göre 506 sayılı Kanun'un

geçici 20. maddesinde değinilen alt sınırın belirlenmesinde, davalı Vakfın

bağladığı aylıklara yapılan artış oranlarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK, bu

Kuruma devredilen SSK) sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına yapılan

artış oranlarıyla karşılaştırılması usulü dikkate alınmalıdır. Böylece bulunan

artış oranının 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı alanlara yapılan artış

oranından daha az olması durumunda da Vakıf Senedi'ndeki

düzenlemelere göre aylıklarında artış olacak kişilerin ayrıca 506 sayılı

Kanun'un aylık artışlarına dair hükümlerinden yararlanmaları gerekmektedir.

14. Söz konusu Vakıf tarafından kendilerine aylık bağlanan

başvurucular, muhtelif tarih aralıklarında emekli aylıklarına artış yapılmaması

nedeniyle Ankara iş mahkemelerinde alacak davaları açmışlardır. Açtıkları

davalarda başvurucular, emekli aylıklarında artış yapılmayan dönemler yönünden farkın

hesaplanarak kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir.

15. Bu arada yargılama süreci devam ederken 13/2/2011 tarihli ve

6111 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine

eklenen beşinci fıkra ile aynı maddenin sandık emeklilerine yapılacak

yardımların düzenlendiği birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında;

yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil

miktar karşılaştırmasının esas alınacağı, bunun mevcut davalara da uygulanacağı

düzenlenmiştir.

16. 6111 sayılı Kanun 25/2/2011 tarihli ve 27857 Mükerrer sayılı

Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

17. 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından davaları

görmekte olan yargılama makamları, açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre

kabul ile sonuçlanacak davaların yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin

yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalktığı gerekçesine dayanarak

ret kararları vermiştir. Davaların reddine ilişkin kararlar, kanun yolu

denetiminden geçerek kesinleşmiş ve yargılama süreçleri sona ermiştir.

18. Yargılama süreçlerinin sona ermesinin ardından ekli (2)

numaralı tablonun (C) sütununda yer verilen başvurucular, bireysel başvuruda

bulunmuşladır.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. İlgili hukuk için bkz. Zekiye

Şanlı, §§ 20-22; Yasemin Mutlu,

§§ 21-23.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 7/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvuruya Konu Dava

Tarihleri Sonrası Yaşlılık Aylıkları Yönünden Mülkiyet Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

21. Başvurucular, yüksek miktarda prim ödemelerine rağmen daha

düşük miktarda prim ödeyenlerle aynı miktarda yaşlılık aylığı almak zorunda

bırakıldıklarını belirterek mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

22. Başvuru konusuyla ilgili ilkeler, daha önce Anayasa

Mahkemesi tarafından Zekiye Şanlı ile Yasemin Mutlu başvurularına ilişkin

26/6/2014 tarihli kararda ortaya konulmuştur. Buna göre başvurucuların emekli

aylıklarına yapılması gerektiğini iddia ettikleri artış oranı yönünden kanunda

öngörülen alt sınırın belirlenmesinde, SGK sigortalılarına bağlanan yaşlılık

aylıklarına yapılan artış oranları ile karşılaştırılma ölçütü yerine muadil

miktar karşılaştırması esasının getirildiği yönündeki şikâyet mülkiyet hakkı bağlamında

incelenmiştir. Buna göre 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinde değinilen

alt sınırın belirlenmesini muadil miktar karşılaştırmasının esas alınması

şeklinde değiştiren kanuni düzenleme neticesinde başvurucu, büsbütün emekli

aylığından veya aylık miktarının belirli bir asgari standardın altına

düşmemesine ilişkin güvenceden mahrum bırakılmamaktadır. Bu çerçevede alt

sınırın belirlenmesinde, SGK sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına

yapılan artış oranları ile karşılaştırılma ölçütü yerine muadil miktar

karşılaştırması esasının getirildiği, bu durumun da meşru beklentisine konu

olan eksik ödemelere ilişkin alacağın başvurucuya ödenmemesi ile sınırlı bir

sonuç doğurmaktadır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi; 506 sayılı Kanun’un geçici

20. maddesindeki düzenlemelere işaret ederek zorlayıcı nitelikte kamu yararı

amacına dayanan söz konusu düzenlemenin başvurucuyu ağır ve tahammül edilemez

bir yük altına sokmadığı, müdahalenin amacı ile başvurucuya yüklenen külfetin

orantılı olduğu ve bu bakımdan mülkiyet hakkının ihlal edilmediği sonucuna

varmıştır (Zekiye Şanlı, §§

49-63; Yasemin Mutlu, §§ 49-62).

23. Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum

bulunmamaktadır. Buna göre başvuruya konu dava tarihi sonrası yaşlılık

aylıkları yönünden 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesiyle getirilen kanuni

düzenleme çerçevesinde davanın reddine karar verilmesinin mülkiyet hakkının

ihlaline yol açmadığı açıktır.

24. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

B. Başvuruya Konu Dava

Tarihleri Öncesi Yaşlılık Aylıkları Yönünden Adil Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

25. Başvurucular, 6111 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 506

sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine eklenen fıkranın devam eden davalara da

uygulanmasına ilişkin ibaresiyle açtıkları alacak davasının dayanağı olan ve

kendilerini haklı kılan Yargıtay içtihatlarının ortadan kaldırıldığını,

dolayısıyla devam eden yargı süreçlerine kanun çıkarılarak müdahale edildiğini

belirtmişler; adil yargılanma ve mülkiyet hakları ile ayrımcılık yasağının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

26. Başvurucular her ne kadar aynı şikâyet bağlamında ayrımcılık

yasağı ve mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de bu

şikâyetin ilgili olduğu adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği

ilkesi çerçevesinde incelenmesi uygun görülmüştür (Benzer yönde bkz. Zekiye Şanlı, § 44; Yasemin Mutlu, § 44).

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

27. Başvurucuların adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun olmayıp başka bir kabul edilmezlik

nedeni de bulunmadığından başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

28. Anayasa Mahkemesi Zekiye

Şanlı ile Yasemin Mutlu başvurularında,

silahların eşitliği ilkesi güvencesini değerlendirirken kanun çıkarılması

suretiyle bu güvenceye yapılan müdahalenin yargılamanın taraflarından birinin

konumunda diğer tarafa nazaran orantısız ve açık bir dengesizlik veya

dezavantaj oluşturup oluşturulmadığının tespit edilmesi gerektiğini vurgulamış,

başvuruya konu olay temelinde böyle bir dengesizlik veya dezavantaj oluşup

oluşmadığını irdelemiştir (Zekiye Şanlı,

§§ 64-86; Yasemin Mutlu, §§

63-86).

29. Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda başvuruya konu

olaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun içtihadının varlığı karşısında

(bkz. § 13) -her ne kadar zorlayıcı bir kamu yararına dayansa da- kanun

değişikliğinin dava açılırken kişi lehine sonuçlanacağı anlaşılan durumu

değiştirmeye yönelik olduğu, davanın kişi lehine sonuçlanmasını imkânsız hâle

getirdiği tespit edilmiştir. Bu tespit ışığında silahların eşitliği güvencesine

yönelik müdahalenin öngörülebilir olmadığından meşru kabul edilemeyeceği,

dolayısıyla dezavantajlı hâle getirilen başvurucuya katlanılması zor külfetler

yüklendiği belirtilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine kanaat

getirilmiştir (Zekiye Şanlı,§§ 87, 88; Yasemin Mutlu, §§ 85, 86).

30. Somut başvuruda da Zekiye

Şanlı ile Yasemin Mutlu kararında

açıklanan ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı

anlaşıldığından başvurucuların adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

1. Genel İlkeler

32. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından

söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin, yani

ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle

devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin ve bunların

yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve

manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer

tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

33. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama

işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim

yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

a. Başvuruya Konu Dava

Tarihleri Sonrası Yaşlılık Aylıkları Yönünden

34. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu dava tarihleri sonrası

yaşlılık aylıklarının artış oranları ile ilgili olarak 506 sayılı Kanun'un

geçici 20. maddesine 6111 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle eklenen beşinci fıkra

çerçevesinde alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırmasının esas

alınması yönünden yapılan şikâyetleri mülkiyet hakkı bağlamında incelemiş ve

ihlal olmadığının açık olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.

35. Buna göre adil yargılanma hakkı bağlamında yeniden yapılacak

yargılamanın konusunu başvuruya konu dava tarihleri sonrası yaşlılık aylıkları

oluşturmamaktadır. Diğer bir deyişle Anayasa Mahkemesinin ihlal görmediği

başvuruya konu dava tarihleri sonrası yaşlılık aylıkları yönünden derece

mahkemelerince yeniden yargılama yapılması mümkün olmadığı ve derece

mahkemelerinin söz konusu davalar açıldıktan sonraki aylıklar yönünden Anayasa

Mahkemesinin ihlal görmemesi nedeniyle bu karara dayalı olarak herhangi bir

değerlendirme yapamayacakları açıktır.

b. Başvuruya Konu Dava

Tarihleri Öncesi Yaşlılık Aylıkları Yönünden

36. Anayasa Mahkemesi yapılan kanuni düzenleme ile devam eden

yargılama sürecine sonuca etkili olacak biçimde müdahale edilmesi nedeniyle

adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine

karar vermiştir. Buna göre başvurucuların adil yargılanma hakkı kapsamında

silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin giderimi yönünden 6111 sayılı Kanun’un

53. maddesi ile 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine eklenen fıkranın devam

eden davalara da uygulanmasının ihlal sonucuna yol açtığı dikkate alınmalıdır.

37. Anayasa Mahkemesinin Zekiye

Şanlı ile Yasemin Mutlu kararlarında

belirtilen ilkeler doğrultusunda, devam eden davalara uygulanması sonucuna yol

açan söz konusu kanun hükmünün yürürlüğünden önceki hukuksal duruma göre

uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması adil yargılanma hakkı kapsamında

silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını

sağlayabilecek uygun bir çözüm yolu olarak görülmüştür (benzer yöndeki

değerlendirmeler için bkz. Hülya Karacaoğlan

ve diğerleri, B. No: 2015/3068, 21/3/2018, §40).

38. Bu itibarla Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı çerçevesinde

yeniden yapılacak yargılamanın konusunu yalnızca başvuruya konu dava tarihleri

öncesi yaşlılık aylıkları oluşturmaktadır. Dolayısıyla adil yargılanma hakkı

kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılabilmesi için ihlal görülen başvuruya konu dava tarihleri öncesi

yaşlılık aylıkları yönünden maddi tazminatın belirlenerek ödenmesine karar

verilmesi gerekmektedir. Bunun için derece mahkemelerince yapılacak iş, her

dava yönünden ayrı ayrı başvurucuların dava tarihleri öncesi hangi dönemler

yönünden tazminat talebinde bulunduklarının tespit edilerek, yapılacak

çelişmeli yargılamayla ilgili kanun hükmünün yürürlüğünden önceki duruma göre

tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve buna göre maddi

tazminata hükmedilmesinden ibarettir.

39. Bu bağlamda her somut olayın özelliğine göre tazminatı

gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi ve miktarının belirlenmesi kural

olarak delillere ilk elden erişme imkânı bulunan derece mahkemelerinin görevine

girmektedir. Yine yukarıda da değinildiği üzere Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararının başvuruya konu dava tarihlerinden sonraki aylıklara ilişkin olmadığı

ve bu yönden yapılan şikâyetlerin ise yerinde görülmediğine ayrıca dikkati

çekmek gerekir.

40. Bu sebeple yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ekli

tablonun (F) sütununda yer verilen mahkemelere gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

41. Silahların eşitliği ilkesinin ihlali nedeniyle yeniden

yargılamaya hükmedilmesi yeterli bir giderim oluşturduğundan başvurucuların

diğer tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

42. Avukat Oya Aydın Göktaş tarafından temsil edilen başvurucu Gülser Aytan'a 1.980 TL vekâlet ücreti ödenmesine, Avukat

Fatma Sümer Özer tarafından temsil edilen başvurucu Sadettin Beynam'a 1.980 TL vekâlet ücretinin ödenmesine ve Avukat

Koray Özarslan tarafından temsil edilen başvurucu

Çiğdem Arslan'a 1.980 TL vekâlet ücretinin ödenmesine karar verilmesi gerekir.

Ayrıca dosyadaki belgelerden tespit edilen 2015 yılında yapılan başvurular için

226,90 TL harç tutarlarından oluşan yargılama giderlerinin her bir başvurucuya

ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvuruya konu dava tarihleri sonrası yaşlılık aylıkları

yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvuruya konu dava tarihleri öncesi yaşlılık aylıkları

yönünden adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın birer örneğinin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun (F) sütununda

yer verilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların diğer taleplerinin REDDİNE,

E. Avukat Oya Aydın Göktaş tarafından temsil edilen başvurucu Gülser Aytan'a 1.980 TL vekâlet ücreti ÖDENMESİNE, Avukat

Fatma Sümer tarafından temsil edilen başvurucu Sadettin Beynam'a

1.980 TL vekâlet ücretinin ÖDENMESİNE ve Avukat Koray Özarslan

tarafından temsil edilen başvurucu Çiğdem Arslan'a 1.980 TL vekâlet ücretinin

ÖDENMESİNE; dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL tutarındaki harçların

BAŞVURUCULARA AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

7/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

EK- TABLO

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucular

:

Çiğdem ASLAN

ve diğerleri [bkz. ekli tablonun (C) sütunu]

Vekilleri

:

Bkz. ekli

tablonun (E) sütunu

A

B

C

D

E

F

G

Sıra No. Başvuru Numarası Başvurucu T.C. Kimlik No. Vekili Mahkemesi Esas Numarası 1 2015/4774 Gülser AYTAN Av. Oya Aydın GÖKTAŞ Ankara 15. İş Mahkemesi 2011/140 2 2015/5169 Sadettin BEYNAM Av. Fatma SÜMER ÖZER Ankara 5. İş Mahkemesi 2011/119 3 2015/13114 Çiğdem ASLAN Av. Koray ÖZARSLAN Ankara 12. İş Mahkemesi 2011/123 4 2015/14634 Osman CAN - Ankara 10. İş Mahkemesi 2011/231 5 2015/15848 Neşe ALTUNCU - Ankara 4. İş Mahkemesi 2009/349 6 2015/19295 Veli ERDOĞAN - Ankara 14. İş Mahkemesi 2010/644

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/4774, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka
  7. B. Başvurulara Konu Dava
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvuruya Konu Dava
  11. B. Başvuruya Konu Dava
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  14. C. Kararın birer örneğinin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence
  15. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Ek- Tablo
  18. Yıldırım
  19. Kömürcü
  20. Seferinoğlu
  21. A
  22. B
  23. C
  24. D
  25. E
  26. F
  27. G
  28. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/4774
Tarih
7 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Esat Çetinkaya Başvurusu (B. No: 2015/12881)
  • Hatice Foster Başvurusu (B. No: 2015/6774)
  • Nevin Akın Başvurusu (B. No: 2015/12719)
  • Şeyhmus Erdoğan ve Ümit Serkan Ekmekçiler Başvurusu (B. No: 2016/2877)
  • Bünyamin Kaçmaz Başvurusu (B. No: 2015/19038)
  • F.h.a. Başvurusu (B. No: 2018/30441)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.