İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Davut Koyuncu Başvurusu (B. No: 2014/1070)

1. Başvurucu, Toplu Konut

Başvuru No2014/1070Tarih18 Eylül 2014Okuma9 dk · 1.844 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Davut Koyuncu Başvurusu

Karar tarihi
18 Eylül 2014
Başvuru Numarası
2014/1070
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.844 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Toplu Konut

İdaresinden (TOKİ) satın aldığı ve TOKİ'nin gelir paylaşımlı inşaat sözleşmesi

ile anlaştığı şirketler tarafından yapılarak teslim edilen dairenin, eksik ve

ayıplı olarak teslimi dolayısıyla açtığı davanın, TOKİ'nin zararın bir

kısmından sorumlu tutularak kısmen kabul edilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle

uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 27/1/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin

bulunmadığı tespit edilmiştir

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesi ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

5. Başvurucu, TOKİ ile diğer

davalılar olan yüklenici şirketler arasında yapılan gelir paylaşımlı inşaat

sözleşmesi gereği yapılan dairelerden birini satın almış ve dairenin eksik ve

ayıplı teslimi dolayısıyla dairede meydana gelen değer kaybının, davalılar TOKİ

ve yüklenici şirketlerden tahsili amacıyla 18/6/2009 tarihinde Sincan Tüketici

Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.

6. Mahkeme, 24/3/2011 tarih ve

E.2009/201, K.2011/243 sayılı kararıyla davayı kısmen kabul etmiş, temyiz

edilen karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25/11/2011 tarih ve E.2011/14532,

K.2011/17353 sayılı ilamıyla “…davalı TOKİ,

Mahkemeye yazdığı 10.11.2009 tarihli cevabi yazıda; idare ile yükleniciler Kontaş İnş ve Mad. San. Tic. İhr.

Ltd. Şti.-Canberk İnş. Turz. Paz. Ltd. Şti. ortak

girişimi arasında yapılan sözleşmenin 7 ve 23. maddelerinde işin tüm eksik ve

kusurlu imalatlarından yüklenicilerin sorumlu olduğu, konut sahiplerinden

muhtelif zamanlarda gelen şikayetler değerlendirilip durum tespit tutanağı

düzenlendiğini, bu işlerin yükleniciler nam ve hesabına giderilmesi için karar

alındığını bildirmiş, ayrı bir yazı ile de idare tarafından tespit edilen

eksikliklerin yüklenici nam ve hesabına yaptırılmasını teminen

Grup Lider İnş. Tur. San. Tic. AŞ’ye ihale edilip 29.6.2009 tarihli sözleşme

imzalandığını, yer tesliminin 1.7.2009 tarihinde yapıldığını belirtmiştir. Bu

durumda davalı TOKİ tarafından eksiklikler giderildiği takdirde giderilen

eksiklik ve ayıplar yönünden dava konusuz kalacaktır. Her ne kadar mahkemece

işin ihale edilmesinden sonra 26.2.2010 tarihinde yapılan keşif ve hazırlanan

bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmişse de,

bu aşamadan sonra da eksikliğin giderilmesi mümkündür. Hal böyle olunca davalı

TOKİ tarafından 3. kişiyle yapılan 29.6.2009 tarihli sözleşme ve ekleri

getirilip davacıya ait konutda olduğu iddia edilen

ayıp ve eksik imalatlar ile ortak yerlerdeki ayıplı ve eksik imalatların bu

sözleşme kapsamında olup olmadığı, varsa bunların giderilip giderilmediği,

sözleşmede 3. kişiye bu noksanların hangi tarihe kadar giderilmesi için süre

verildiği gerektiğinde keşif yapılarak değerlendirilmeksizin yazılı şekilde

eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir…”

gerekçesiyle bozulmuştur.

7. Bozmaya uyan ilk derece

mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda gerekli incelemeleri yaptıktan sonra,

11/10/2012 tarih ve E.2012/91, K.2012/753 sayılı kararında, konutta ve ortak

alanlardaki eksik ve ayıplı işlerle ilgili bütün davalıların sorumlu olduğu,

ancak, "kapalı yüzme havuzunun davalı

yüklenici şirketler tarafından konut sahiplerine ayrıca taahhüt edildiği,

kapalı yüzme havuzunun davalılar arasında kararlaştırılan sözleşmede yer

almadığı, sitede sözleşme ve proje kapsamında ayrıca açık yüzme havuzunun da

bulunduğu, bu nedenlerle davalı TOKİ'nin kapalı yüzme havuzu taahhüdünden ve

inşasından sorumlu olmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen

kabulüne, kabul edilen tazminat kısmının konut ve ortak alanlardaki eksiklik ve

ayıplara ilişkin kısmından TOKİ ile diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına, kapalı yüzme havuzu ile

ilgili kısmından ise TOKİ dışındaki davalıların sorumlu olduklarına karar

vermiştir.

8. Taraflarca temyiz edilen bu

karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin, 11/4/2013 tarih ve E.2013/6432,

K.2013/9426 sayılı ilamı ile “sair temyiz

itirazlarının reddine ancak davacı, davalıların gelir ortaklığı esasına göre

yaptığı Ankara Eryaman Göksu Park konutlarından satın aldığı dairede eksik ve

kusurlu imalatlar bulunması nedeniyle dairede oluşan değer kaybının tahsili

için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalılar

kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, davalılar yararına reddedilen

kısım için ayrı ayrı vekalet ücreti tahsiline karar verilmiştir. Aynı dava

sebebine dayanılarak dava açılması ve davalıların sorumluluklarının müteselsil

olması nedeniyle davanın reddi halinde davacı aleyhine tek bir ücreti vekalete

hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde her bir davalı için ayrı ayrı ücreti

vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki

yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını

gerektirmediğinden…” şeklinde gerekçe gösterilerek hükmün

düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

9. Başvurucunun karar düzeltme

talebi, aynı Dairenin, 18/11/2013 tarih ve E.2013/27942, K.2013/28345 sayılı

ilamıyla reddedilmiştir.

10. Bu karar başvurucu vekiline

26/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.Başvurucu

bu karara karşı 27/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

11. 23/2/1995 tarih ve 4077

sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi şöyledir

:

“Bu Kanunun amacı, (...) kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık

ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici,

zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı

önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek

ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik

etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.”

12. 4077 sayılı Kanun’un 4.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Ambalajında, etiketinde,

tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya

satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit

edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya

kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları

azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren

mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi

tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız

misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım

isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine

getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte

ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya

kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden

tazminat isteme hakkına da sahiptir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 18/9/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 27/1/2014 tarih ve 2014/1070

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

14. Başvurucu, TOKİ ile diğer

karşı taraf yüklenici şirketler arasında yapılan sözleşme gereği yapılan

binalardan bir daire satın aldığını, dairenin eksik ve ayıplı teslimi

dolayısıyla açtığı davanın kısmen kabul edildiğini, TOKİ'nin taahhüt edilen

kapalı yüzme havuzuna ilişkin sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılarak

tarafına ödenmesine hükmedilen tazminattan kısmen sorumlu tutulduğunu, oysa

reklamlarda kapalı yüzme havuzunun da vaadedildiğini

ve TOKİ'nin de isminin geçtiğini, bu sebeple idareye güvenle hareket ederek söz

konusu taşınmazı satın aldığını, derece mahkemelerinin hukuki görünüşün

korunmasına ilişkin ilkeye aykırı karar verdiklerini, yüklenici şirketler TOKİ'ye

vekaleten hareket ettikleri için esas olarak TOKİ'nin kapalı yüzme havuzundan

da sorumlu olduğunu, somut olay, sözleşme ve kanun hükümlerinin derece

mahkemelerince hatalı yorumlandığını, keyfi kararlar verdiklerini, derece

mahkemesi kararlarında çelişkiler olduğunu, mahkeme kararının ideolojik

olduğunu ve tarafsız olmadığını, TOKİ'nin yapılan ödemelerden pay aldığını,

ödemelerin kapalı yüzme havuzunun bedelini de kapsadığını, dolayısıyla TOKİ'nin

sebepsiz zenginleştiğini, hakkını almak için senelerce uğraştığını, diğer

davalıların iflas etmeleri nedeniyle tazminat alacağına kısmen kavuşamadığını

belirterek, Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ve 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

15. Başvurucu Anayasa’nın 35.

maddesinde tanımlanan mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de

belirtilen iddianın özünün, derece mahkemeleri kararlarının sonucu itibarıyla

adil olmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, başvurucunun iddialarını

Anayasa'nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkı çerçevesinde

değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

16. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz”

17. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

18. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

19. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme” kenar başlıklı

49. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir

mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir

temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

20. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara

ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye

tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir.

21. Bir anayasal hakkın ihlali

iddiası içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yeniden

incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa ve

Kanun tarafından Mahkemenin yetkisi kapsamı dışında bırakılan hususlara ilişkin

olduğu açıktır. (B. No: 2012/1027,

12/2/2013, § 25).

22. Bu kapsamda, bireysel

başvuruya konu davadaki olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması

ve uygulanması, yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi ile kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından

getirilen çözümün esas yönünden adil olup olmaması, bireysel başvuru

incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Anayasada yer alan hak ve

özgürlükler ihlal edilmediği sürece ya da açıkça keyfilik içermedikçe derece

mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru

incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki

başvurularda derece mahkemelerinin delilleri takdirinde bariz takdir hatası

veya açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi

söz konusu olamaz. (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

23. Başvurucu tarafından, derece mahkemeleri tarafından

taraflar arasındaki sözleşme ve kanun hükümlerinin hatalı yorumlandığı, kamu

kurumu niteliğindeki TOKİ’nin lehine davranıldığı, verilen kararın ideolojik ve

taraflı olduğu ve açılan tazminat davasının TOKİ yönünden kısmen reddedilmesi

suretiyle anayasal haklarının ihlaline yol açıldığı belirtilmekte olup,

başvurucunun iddialarının özünün derece mahkemelerince delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibariyle

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

24. Somut olayda Sincan Tüketici Mahkemesi, başvurucu

tarafından açılan tazminat davasında, ortak alanda bulunan kapalı yüzme

havuzunun inşa edilmemesi nedeniyle meydana gelen değer azalmasında davalı

TOKİ’nin sorumlu olmadığı, diğer davalı inşaat şirketlerinin sorumlu olacağı

gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece 4077 sayılı

Kanun hükümleri ile ilgili taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate

alınarak oluşan vicdani kanaate ve değerlendirmeye göre hukuki bir sonuca

ulaşılmış olup verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Derece mahkemelerince başvurucu tarafından açılan davanın hangi nedenlerle

kısmen kabul edildiğine hüküm gerekçelerinde yer verilmiş olup söz konusu

kararda tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller

değerlendirilerek, ilgili hukuk kuralları da yorumlanmak suretiyle bir sonuca

ulaşılmıştır. Bu çerçevede, derece mahkemesi kararlarında bariz takdir hatası

veya açıkça keyfilik bulunmadığı anlaşılmaktadır.

25. Başvurucu, yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve

iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemeleri

tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi ya

da kanıt sunmadığı gibi mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açıkça

keyfilik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

26. Açıklanan nedenlerle, başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemesi kararının

bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik de içermediği anlaşıldığından

başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle, başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 18/9/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Raportör : Seyit Abdülhakim ŞAHİN Başvurucu : Davut KOYUNCU Vekili : Av. Ali Ulvi SEYREK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/1070, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/1070
Tarih
18 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Huriye Kavak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7284)
  • Mülayim Vural ve Ramazan Vural Başvurusu (B. No: 2013/1675)
  • Yenibaşaran Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/3300)
  • Hasan Esir Başvurusu (B. No: 2014/1097)
  • Abidin Çelik Başvurusu (B. No: 2013/6848)
  • İhsan Güngör Başvurusu (B. No: 2014/342)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.