İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Derya Üçdal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6407)

1. Başvuru taşınmazın kamulaştırılması ve kamulaştırma bedelinin

Başvuru No2015/6407Tarih6 Mart 2019Okuma14 dk · 2.744 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Derya Üçdal Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
6 Mart 2019
Başvuru Numarası
2015/6407
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.744 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru taşınmazın kamulaştırılması ve kamulaştırma bedelinin

değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının; yargılamanın

uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 14/4/2015 ve 17/4/2015 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuşlardır.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2015/6794 numaralı bireysel başvuru dosyası, aralarında konu

yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2015/6407 numaralı bireysel başvuru

dosyası ile birleştirilmiş olup inceleme 2015/6407 numaralı bireysel başvuru

dosyası üzerinden yürütülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Sivas'ın merkez ilçesine bağlı Çarşıbaşı Mahallesi'nde

bulunan 513 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 4/12 payları tapuda ayrı ayrı olmak

üzere başvurucular Mehmet Öğütcü ve Yaşar Öğütcü'ye; kalan 1/12 payları da ayrı ayrı olmak üzere

başvurucular Raziye Öğütçü, Derya Üçdal, Dilvan Yıldırımlar ve Sema Aras adlarına kayıtlıdır. Bu

taşınmaz üzerinde "Madımak Oteli"

olarak bilinen bir turizm işletmesi bulunmaktadır.

8. Anılan otelin bulunduğu yerde 2/7/1993 tarihinde çok sayıda

kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açılan olaylar yaşanmıştır. Sivas İl

Encümeni 14/4/2010 tarihinde bu taşınmazın kamulaştırılmasına karar vermiştir.

9. Sivas İl Özel İdaresi ile başvurucular arasında satın alma

usulü çerçevesinde yapılan görüşmeler olumsuz sonuçlanınca idare tarafından

16/6/2010 tarihinde Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırma bedelinin

tespiti ve tescil davası açılmıştır.

10. Mahkeme başvuruculara kamulaştırma işlemini tebliğ etmiş,

mahalli ve ulusal gazetelerde de ilân ettirmiştir. Dava konusu taşınmazın

başında kamulaştırma alanında uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapan Mahkeme,

emsal karşılaştırması yöntemine göre kamulaştırma bedelinin hesaplandığı

bilirkişi raporunu hükme esas alarak 23/11/2010 tarihinde davanın kabulü ile

kamulaştırma bedelinin 5.601.225,10 TL olarak tespitine ve depo edilen söz

konusu bedelin tapu kaydındaki payları oranında başvuruculara ödenmesine karar

vermiştir. Mahkeme ayrıca dava konusu taşınmazın başvurucular adına olan tapu

kaydının iptali ile idare adına tapuya tesciline kesin olarak karar vermiştir.

11. Taraflarca yapılan temyiz talebini inceleyen Yargıtay 5.

Hukuk Dairesi 14/6/2011 tarihinde kararın bozulmasına karar vermiştir. Bozma

kararının gerekçesinde, bilirkişi raporunda yapılan emsal karşılaştırmasının

hatalı olduğu belirtilmiştir. Daire ayrıca otelin toplam alanına ilişkin

çelişkili belgelerden söz ederek bu yapının bilirkişi kurulunca yeniden ölçümü

yapılarak gerçek alanı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Son olarak yapı bedelinin 2011 yılı metrekare birim fiyatını geçmemek üzere

dava tarihine uyarlanmamasının doğru olmadığı açıklanmıştır.

12. Bozma kararına uyan Mahkeme, mahallinde 18/11/2011 tarihinde

yeniden keşif yapmış, bilirkişi kuruluna kamulaştırma bedeline ilişkin olarak

raporlar düzenlettirmiştir. Mahkeme bu defa 2/5/2012 tarihinde davanın kabulü

ile alınan son bilirkişi raporu doğrultusunda kamulaştırma bedelinin

7.691.283,23 TL olarak tespitine karar vermiştir. Buna göre belirlenen söz

konusu bedelden daha önce ödenen 5.601.225,10 TL mahsup edilerek bakiye

2.090.058,13 TL tutarındaki kamulaştırma bedelinin tapu kaydındaki payları

oranında başvuruculara derhâl ödenmesine karar verilmiştir.

13. Taraflar bu kararı da temyiz etmişler, Daire 19/2/2012

tarihinde temyiz edilen kararı bozmuştur. Bozma kararının gerekçesinde, dava

konusu taşınmazın arsa niteliğindeki zemin bedelinin tespiti için yapılan

incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirtilmiştir. Daireye göre emsal

olarak incelenen taşınmazların yapı ile birlikte, örtülü birim fiyatları

üzerinden kıyaslama yapılması ve üç ayrı satışın ortalama değeri esas alınarak

inceleme yapılması kanuna uygun değildir.

14. Mahkeme bozma kararına uymuş ve konu hakkında yeniden

bilirkişi raporu almıştır. Bilirkişi kurulunun raporunu hükme esas alan Mahkeme

5/9/2013 tarihinde davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 9.308.768,30 TL

olarak tespitine karar vermiştir. Buna göre belirlenen söz konusu bedelden daha

önce ödenen 7.691.283,23 TL mahsup edilerek bakiye 1.617.485,07 TL tutarındaki

kamulaştırma bedelinin tapu kaydındaki payları oranında başvuruculara derhâl

ödenmesine karar verilmiştir. Mahkeme başvurucuların faiz işletilmesi yönündeki

taleplerini ise reddetmiştir.

15. Taraflarca temyiz edilen karar Daire tarafından düzeltilerek

onanmıştır. Daire, davacı idarenin tüm itirazlarını, davalılar vekilinin ise

faiz hariç diğer itirazlarını reddetmiştir. Daire, dava dört ay içinde

sonuçlandırılamadığı için yapılan kanun değişikliği ile Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuru kararlarına atıf yaparak kamulaştırma bedeline 17/10/2010

tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz işletilmesi

gerektiğini belirtmiştir. Ancak hüküm bozulmamış, gerekçeli kararın hüküm

fıkrasının faize ilişkin talebin reddi ile ilgili paragrafı karardan tümü ile

çıkartılarak yerine "Kamulaştırma

bedeli olarak 23.11.2010 tarihli ilk kararla belirlenen 5.601.225,10 TL'ye

17.10.2010 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.11.2010 gününe kadar, 14.06.2011

tarihli bozma sonrası 26.04.2012 tarihli kararla hükmedilen fark bedel olan

2.090.058,13 TL'ye 17.10.2010 tarihinden 26.04.2012 tarihine kadar, 19.02.2013

tarihli bozma sonrası, son kararla hüküm altına alınan fark bedel olan

1.617.485,07 TL ye ise 17.10.2010 tarihinden son karar tarihi olan 05.09.2013

gününe kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesi yazılmak

suretiyle hükmün düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.

16. Başvurucuların karar düzeltme talepleri Daire tarafından

17/2/2015 tarihinde reddedilmiştir.

17. Nihai karar başvurucular vekillerine 13/3/2015 ve 20/3/2015

tarihlerinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucular 14/4/2015 ve 17/4/2015 tarihlerinde bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile

yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre

topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel

tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek

taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz

malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3

üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi

karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.

Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren

en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve

idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın

malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan

araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201

sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince

ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma

günü idareye de tebliğ olunur.

Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak

tebligatta;

...

d) 14 üncü maddede

öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma

işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim

davası açabilecekleri,

...

Belirtilir.

...

(Ek

fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) Kamulaştırma bedelinin

tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit

edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

...

14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak

sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince

de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idari yargıda

açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır.

..."

20. 2942 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın

maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden,

kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece

gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma

işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda

düzeltim davası açılabilir."

21. Alacağın değer kaybı ile ilgili uluslararası hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B. No:

2014/2073, 6/7/2017, §§ 23-33.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 6/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucular Dilvan Yıldırımlar, Derya Üçdal

ve Sema Aras'ın Şikâyetleri Yönünden

1. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

23. Başvurucular, murislerine ait olan uyuşmazlığa konu

taşınmazda bulunan otelin 1993 yılında yaşanan olaylar sırasında çıkan yangında

zarar gördüğünü, buna rağmen söz konusu otelin tadilatını yaptırarak yeniden

faaliyetine devam ettirdiklerini belirtmişlerdir. Başvurucular bununla birlikte

eski müşteri sayısına ve ticari getiriye ulaşılamadığından yakınmışlardır.

Başvurucular ayrıca bu olayda kolluk güçlerinin gerekli müdahalelerde

bulunmadıklarını ve kamu makamlarının da olay nedeniyle doğan zarara yönelik

uzun yıllar bir çözüm üretmediklerini vurgulamışlardır. Başvurucular böyle bir

olay yaşanmasaydı otelin işletilmesinin bırakılmayacağını, ticari itibarı ve

getirisi çok yüksek olan bu oteli çalıştırmaya devam etmiş olacaklarını

belirtmişlerdir.

24. Bunun yanında başvurucular yaşanan olaylar gerekçe

gösterilerek taşınmazlarının kamulaştırıldığını ancak bu olaylarda devletin

üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olsaydı taşınmazın

kamulaştırılmasına gerek kalmayacağını ifade etmişlerdir.Başvuruculara göre kamulaştırma işleminde

kamu yararı olmayıp kamulaştırılması gerekmediği hâlde yaşanan olayların yıl

dönümlerinde yapılan eylemler ve kamuoyu baskısı nedeniyle taşınmazları

kamulaştırılmıştır.

25. Başvurucular bu gerekçelerle çalışma hürriyetinin ve

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

26. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir.

27. Bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince

düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur.

Bireysel başvuru yolunun bu niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi

zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu

makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek

için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail

Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

28. Somut olayda başvurucuların iki ayrı şikâyetleri vardır. İlk

olarak başvurucular 1993 yılında Sivas'ta yaşanan olayda murislerine ait

taşınmazda faaliyet gösteren otelin zarar gördüğünden yakınmışlardır.

Başvurucular kamu makamlarının bu olaylardan sorumlu olduklarını dile getirerek

zararlarının idare tarafından karşılanmasını gerektiğini öne sürmüşlerdir.

Ancak başvurucuların bu zararlarının giderimine

ilişkin olarak ilgili idareye veya idarelere karşı tam yargı davası açtıklarına

dair herhangi bir bilgi veya belge sunmadıkları görülmüştür. Başvurucular

başvuru formunda bu yolun etkisiz olabileceğini de dile getirmemişlerdir.

29. Başvurucular ayrıca kamu yararı amacının bulunmadığını

belirterek kamulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğundan yakınmışlardır.

Kamulaştırma işlemi 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci ve üçüncü

fıkralarına göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının açıldığı

asliye hukuk mahkemesi tarafından taşınmaz malikine tebliğ edilmektedir. 2942

sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca da taşınmaz maliki belirtilen tebligat

tarihinden itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda

iptal davası açabilmektedir. Somut olayda da kamulaştırma bedelinin tespiti ve

tescil davasının açıldığı Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince kamulaştırma

işlemi başvuruculara tebliğ edilmiştir. Ancak başvurucular anılan kamulaştırma

işlemine karşı idari yargı yerinde dava açtıklarına dair herhangi bir bilgi

veya belge ibraz etmemişlerdir. Başvurucuların söz konusu tebligatın

yapılmadığı veya usulsüz olduğu yönünde bir şikâyetleri de bulunmamaktadır.

Yine başvurucular bu yolun etkisizliğini gösterir herhangi bir iddia da öne

sürmemişlerdir.

30. Sonuç olarak başvurucular Dilvan

Yıldırımlar, Derya Üçdal ve Sema Aras tarafından

ileri sürülen şikâyetler yönünden başvuru yolları usulünce tüketilmemiştir.

Etkin ve erişilebilir bir çözüm imkânı sunan anılan hukuk yoluna başvurmaksızın

yapılan başvuruların incelenmesi, bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi

gereği mümkün değildir.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Başvurucular Memet Öğütcü, Raziye Öğütçü ve

Yaşar Öğütcü'nün Şikâyetleri Yönünden

1. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

32. Başvurucular, murislerine ait olan uyuşmazlığa konu

taşınmazın İl Özel İdaresi tarafından kamulaştırılmasına karar verildiğini

ancak bu amaçla açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının uzun

sürdüğünü belirtmişlerdir. Başvurucular ödenen faize rağmen kamulaştırma

alacaklarının davanın uzaması nedeniyle değer kaybettiğinden yakınmışlardır.

Başvurucular bu gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

33. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın

35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

34. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma alacağının enflasyon

karşısında değer kaybına uğratılmasına ilişkin benzeri şikâyetleri daha önce

ölçülülük ilkesi yönünden mülkiyet hakkı bağlamında incelemiş ve sonuca

bağlamıştır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri,

B. No: 2013/817, 19/12/2013, §§ 41-65; Ali

Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073, 6/7/2017, §§ 58-69; Türkan Poyraz, B. No: 2015/15388,

13/9/2018; §§ 29-37; Hanım Çeyiz ve Mehmet

Gündüz, B. No: 2015/19289, 17/7/2018, §§ 23-29; Kadir Çakar, B. No: 2015/18908, 21/3/2018,

§§ 21-28).

35. Buna göre kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkına yapılan

müdahalenin orantılı olabilmesi için taşınmazın gerçek bedelinin malike

ödenmesi ve ayrıca ödenen bedelin tespitinde esas alınan tarih ile ödeme tarihi

arasında geçen dönemde gerçekleşen enflasyona nispetle taşınmazın hissedilir

derecede değer kaybetmemiş olması gerekir (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, § 59). Ödenen tutarların enflasyonun

etkilerinden arındırılarak güncelleştirilmesi yani kamulaştırma tarihi ile

ödeme tarihi arasında geçen süredeki hissedilir değer kaybını telafi edecek

biçimde faiz uygulanması, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer

kaybetmesini önleyebilecek bir araçtır (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, § 42).

36. Anayasa Mahkemesince yapılan incelemede başvurucunun

mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olup olmadığı hususunda bir sonuca

varmak için derece mahkemelerince tespit edilen gerçek değer ile başvurucuya

yapılan ödemelerin enflasyon etkisi arındırılmış sonuçlarının karşılaştırılması

gerekmektedir. Elde edilmek istenen kamu yararı ile başvurucunun mülkünden

mahrum kalması arasında makul dengenin sağlanıp sağlanmadığını ve müdahalenin

ölçülü olup olmadığını tespit etmede önemli olan, yapılan ödemelerin değer

kaybının toplam bedele oranı üzerinden başvurucunun maruz kaldığı yükü

belirlemektir (Ali Şimşek ve diğerleri,

§ 66).

37. Aynı yöndeki şikâyete ilişkin başvuru konusu olayda da bu

ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

38. Somut olayda başvuruculara kamulaştırma bedelinin üç ayrı

aşamada ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre 17/10/2010 tarihinde açılan

kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında ilk olarak 23/11/2010

tarihli kararla 5.601.225,10 TL tutarında, ikinci olarak ilk bozma kararı

sonrası 26/4/2012 tarihli kararla 2.090.058,13 TL ve nihayet 5/9/2013 tarihli

kararla 1.617.485,07 TL tutarında başvuruculara ödeme yapılmıştır.

39. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre başvurucuya

ödenen;

- 5. 601.225,10 TL tutarındaki kamulaştırma bedeli alacağının

2010 yılı Kasım ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybını telafi edecek

fark 169.580,70 TL'dir. Buna karşılık derece mahkemelerince işletilmesi

öngörülen yasal faiz tutarının ise 51.101,19 TL olduğu,

- 2. 090.058,13 TL tutarındaki kamulaştırma bedeli alacağının

2012 yılı Nisan ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybını telafi edecek

fark 354.285,16 TL'dir. Buna karşılık derece mahkemelerince işletilmesi

öngörülen yasal faiz tutarının ise 287.053,74 TL olduğu,

- 1. 617.485,07 TL tutarındaki kamulaştırma bedeli alacağının

2013 yılı Eylül ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybını telafi edecek

fark 428.216,93 TL'dir. Buna karşılık derece mahkemelerince işletilmesi

öngörülen yasal faiz tutarının ise 420.368,86 TL olduğu görülmektedir.

40. Bu durumda başvurucunun kamulaştırma bedeli alacağının

enflasyon karşısında kaybettiği değer kaybını giderebilecek toplam tutar

952.082,79 TL olup bu tutardan ödenmesi öngörülen faiz tutarı olan 758.523,79

TL mahsup edildiğinde kalan tutar 193.559 TL’dir. Bu tutar, toplam kamulaştırma

bedeli olan 9.308.768,30 TL ile karşılaştırıldığında başvurucunun alacağında

meydana gelen değer kaybı %2,08'dir.

41. Bu koşullar altında somut olaya bakıldığında başvuruculara

ödenen faizin aradan geçen sürede kamulaştırma bedelinin uğradığı değer kaybını

büyük ölçüde karşıladığı anlaşılmaktadır. Yukarıda tespit edilen düzeyde bir

farklılığın ise (%5'ten daha az) hesaplama yöntemi sebebiyle oluşabilecek yanılma

farklılığı (hata marjı) kapsamında kaldığı değerlendirilmelidir. Bu durumda

kamulaştırma bedelinin ödenmesi sürecindeki gecikmenin -bu sürede uğranılan

zararın karşılanması amacıyla ödenen faiz miktarı da gözetildiğinde-

başvuruculara şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemediği ve müdahalenin içerdiği

kamu yararı amacı ile karşılaştırıldığında ölçülü olduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlal edilmediğinin açık olduğu sonucuna

varılmıştır.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

43. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

44. Bireysel başvuru sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

45. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

46. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu başarı şansı sunan, yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan,

ulaşılabilir bir yol olduğunu tespit etmiştir (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa

Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı

şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat

Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin

bireysel başvurunun ikincil niteliği

ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

47. Mevcut başvuruda da belirtilen ihlal iddiası yönünden söz

konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucular Dilvan Yıldırımlar,

Derya Üçdal ve Sema Aras'ın şikâyetlerinin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvurucular Memet Öğütcü, Raziye Öğütçü ve Yaşar Öğütcü'nün

şikâyetleri yönünden;

a. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

b. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

6/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucular

:

1. Memet

ÖĞÜTCÜ

2. Raziye ÖĞÜTÇÜ

3. Yaşar ÖĞÜTCÜ

Vekili

:

Av. Burhanettin Oktay ÖZBERK

4. Dilvan

YILDIRIMLAR

5. Derya ÜÇDAL Vekili : Av. Yaman ARAS 6. Sema ARAS

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6407, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucular Dilvan Yıldırımlar, Derya Üçdal
  9. B. Başvurucular Memet Öğütcü, Raziye Öğütçü ve
  10. B. No: 2013/817, 19/12/2013, §§ 41-65; Ali
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Öğütcü
  13. Yıldırımlar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6407
Tarih
6 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Mahmut Sinan Abit Başvurusu (B. No: 2017/19431)
  • Fatma Müge Tekin ve Özge Tekin Başvurusu (B. No: 2014/2504)
  • Süleyman Tokgöz Başvurusu (B. No: 2015/18485)
  • Adem Yolcu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13454)
  • Daygınat Magomedzhamılova ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/516)
  • Hamidiye Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/19490)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.