İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mahmut Sinan Abit Başvurusu (B. No: 2017/19431)

1. Başvuru, tutuklu olarak bulunan başvurucunun yakını

Başvuru No2017/19431Tarih20 Mart 2019Okuma13 dk · 2.565 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mahmut Sinan Abit Başvurusu

Karar tarihi
20 Mart 2019
Başvuru Numarası
2017/19431
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.565 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklu olarak bulunan başvurucunun yakını

tarafından getirilecek ders kitaplarının ceza infaz kurumuna kabul edilmesi

talebinin reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/3/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, başvuru tarihinde Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan tutuklu

olarak Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

7. Başvurucu 26/12/2016 tarihinde İnfaz Kurumu Müdürlüğüne

verdiği dilekçede, Hacettepe Üniversitesi Nanotıp ve Nanoteknoloji bölümünde doktora öğrencisi olduğunu,

alanıyla ilgili bir ders kitabı yazdığını ve mesleki yeterlilik sınavına

hazırlandığını belirtmiş; bu nedenle eşi tarafından İnfaz Kurumuna getirilecek

olan orijinal akademik kitapların kendisine ulaştırılmasını talep etmiştir.

Başvurucunun dilekçede kendisine ulaştırılmasını istediği kitaplar "Amerikan Oftalmoloji Akademisi Serisi",

"Snell's Clinical Anatomy of the Eye", "Gözün Anatomisi" ve "Janoff Ophthalmology" isimli

akademik kaynaklar olarak belirtilmiştir.

8. Başvurucunun söz konusu talebi, İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem

Kurulunun (Kurul) 13/1/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kurul 22/11/2016

tarihli ve 29896 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

677 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararname'nin (KHK) 4. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca

hükümlü ve tutuklular öğrenci olduklarını belgelendirseler dahi yakınları

tarafından getirilen ya da posta yoluyla gönderilen ders kitaplarının

kendilerine verilmemesine karar vermiştir. Anılan kuralda, terör örgütü üyeliği

veya bu örgütlerin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya

hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunanların olağanüstü hâlin devamı ve

kurumda barındırıldıkları süre zarfında ülke genelinde uygulanan merkezî

sınavlar ile örgün veya yaygın her türlü eğitim ve öğretim kurumları ile kamu

kurum ve kuruluşları tarafından ceza infaz kurumu içinde veya dışında yapılan

ya da yaptırılan sınavlara giremeyecekleri öngörülmüştür.

9. Başvurucu, Kurulun kararına itiraz etmiştir. Ankara Batı

İnfaz Hâkimliği (Hâkimlik), Kurul kararının hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle

itirazı reddetmiştir.

10. Başvurucu, Hâkimlik kararına itiraz etmiştir. Ankara Batı 2.

Ağır Ceza Mahkemesi, Hâkimlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu

gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Nihai ret kararı başvurucuya 1/3/2017

tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu 24/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

12. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesi şu şekildedir:

"(1) Hükümlü,

mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan

bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.

(2)

Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile

mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti

tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan

gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe

verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime

tâbi tutulamaz.

(3)

Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve

yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez. "

13. 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel

Kanunu'nun 55. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Ders

kitaplarının kabulü, uygunluk süresi, telif hakkı ve ücretlerle ilgili esaslar;

inceleme işlemleri ve alınacak inceleme ücreti miktarı; Millî Eğitim

Bakanlığınca incelettirilecek eserler için ödenecek ücret miktarı; ders

kitaplarının hazırlanması ve incelenmesinde aranacak kriterler ile ders kitabı

üreten yayın evlerinde aranacak kriterler; ders kitabı dışındaki diğer kitap ve

eğitim araçlarının kullanımı ve bunlardan hangileri için inceleme ücreti

alınacağı ve ödeneceği ile ilgili esas ve usuller Millî Eğitim Bakanlığınca

çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

14. 12/9/2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim

Araçları Yönetmeliği'nin "Kapsam"

başlıklı 2. maddesi şöyledir:

“Bu

Yönetmelik, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında

okutulacak ders kitabı, öğrenci çalışma kitabı, öğretmen kılavuz kitapları ile

Bakanlıkça hazırlanacak, satın alınacak veya hibe yoluyla sağlanacak diğer

eğitim araç-gereçlerinin niteliklerinin belirlenmesi, hazırlanması,

hazırlatılması, incelenmesi, inceletilmesi, değerlendirilmesi, kabulü, uygunluk

süresi, ilanı, yayımlanması, dağıtımı, inceletme ve inceleme ücretleri ve ders

kitabı üreten yayınevlerinde aranacak kriterlerle ilgili hususları kapsar.”

15. Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları

Yönetmeliği'nin "Tanımlar"

başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

" (1) Bu Yönetmelikte

geçen;

...

e) Ders kitabı: Kurulca, örgün ve yaygın

eğitim ve öğretim kurumlarında okutulması uygun bulunan kitabı,

...

l) Kurul: Talim ve Terbiye Kurulunu,

...

ifade eder."

16. 3/2/1984 tarihli ve 18301 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Üniversiteler Yayın Yönetmeliği'nin 1. maddesi

şöyledir:

"Üniversiteler ile

bunlara bağlı birimlerde yapılacak (ders aracı olarak kullanılan kitaplar ve

teksirlerle yardımcı ders kitapları ile ilgili) yayınlar, 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca hazırlanan bu yönetmeliğe

tabidir. Bunların dışındaki yayınlarla ilgili esaslar Üniversitelerarası

Kurulca tespit edilir."

17. Üniversiteler Yayın Yönetmeliği'nin 4. maddesi şöyledir:

"Başka üniversitelerdeki veya üniversite

dışındaki kişiler tarafından hazırlanmış ders kitabı niteliğindeki telif veya

tercüme eserlerin üniversitelerce basılması mümkündür. Bunun için yazarın, bu

yönetmelik koşullarına uygun olarak eserinin basılmasını kabul ettiğine ilişkin

yazılı beyanı ve eserin konusu ile ilgili dersin verildiği bölümün görüşü göz

önünde bulundurularak yayın komisyonunun kararı gereklidir."

18. Hacettepe Üniversitesi Yayın Yönergesi'nin

"Yayın Tanımları"

başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Ders Kitabı: Hacettepe

Üniversitesi yabancı dil hazırlık, ön lisans/lisans/lisansüstü eğitim

programlarında zorunlu/seçmeli ders olarak okutulan ve ilgili kurullarca

belirlenmiş eğitim programını kapsayan telif veya çeviri özgün eserlerdir. Bu

kitapların adları, genel olarak ilişkili oldukları derslerin adlarıyla

örtüşmelidir."

B. Uluslararası Hukuk

19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesinde öngörülen eğitim

hakkının ilke olarak belli bir zamanda mevcut olan eğitim imkânlarından

yararlanılabilmesini garanti ettiğini belirtmiştir. Bununla birlikte Sözleşme'de, bu imkânların kapsamı ile organizasyonu ya da

teşvikinin ne şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine dair belli bir yükümlülük

öngörülmediğini de ifade etmiştir (Georgiou/Yunanistan (k.k.), B. No:

45138/98, 13/1/2000, "Hukuki

Değerlendirme", § 7).

20. Bu kapsamda AİHM, hukuka uygun olarak bir mahkeme kararıyla

mahkûmiyetine hükmedilen başvurucunun on dört ay gibi kısa bir süre boyunca

hükümlülüğü nedeniyle öğrenci olduğu üniversitede bir sınava girememesinin

eğitim hakkını ihlal etmediğine karar vermiş ve başvuruyu açıkça dayanaktan

yoksun olarak nitelendirmiştir (Georgiou/Yunanistan,

§ 7). AİHM, bir mahkeme kararıyla mahkûmiyetlerine hükmedilen başvurucuların

lise ve üniversite eğitimlerine devam edememeleri nedeniyle eğitim haklarının

ihlal edildiği iddialarını da açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur (Durmaz, Isık, Unutmaz ve

Sezal/Türkiye (k.k.), B. No: 46506/99,

46569/99,46570/99 ve 46939/99, 4/9/2001, "Hukuki

Değerlendirme", § 4; Arslan/Türkiye

(k.k.), B. No: 31320/02, 1/6/2006, "Hukuki Değerlendirme", § 8).

21. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, X/Birleşik Krallık ([GK],

B. No: 5962/72, 13/3/1975) kararında hükümlü olarak bulunan

başvurucunun ceza infaz kurumunda gerekli imkân ve şartların sağlanmaması

nedeniyle teknoloji alanındaki akademik çalışmalarını devam ettirememesinin

eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasını incelemiştir. Bu kararda Avrupa İnsan

Hakları Komisyonu; Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün

2. maddesinin öncelikle ve özellikle ilköğretim hakkına ilişkin olduğunu, her

durumda teknoloji gibi ileri düzey bir akademik alana ilişkin garantiler

içermesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle ceza infaz kurumunun

teknoloji alanında akademik çalışma yapılabilmesi için gerekli imkânlara sahip

olmamasının yetkili otoritelerin eğitim hakkından doğan yükümlülüklerine aykırı

davrandıkları anlamına gelmeyeceğini belirtmiş ve başvurunun açıkça dayanaktan

yoksun olduğuna karar vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 20/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

23. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Eğitim Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, kendi kategorisinde bulunan tutuklu ve

hükümlülerin sınavlara giremeyeceğine ilişkin KHK hükmü nedeniyle eşi

tarafından kuruma getirilecek ders kitaplarının kendisine teslim edilmesi

talebinin reddedilmesinin keyfî olduğunu belirtmiştir. Doktora öğrencisi

olduğunu belirten ve anılan kitaplara ulaşamaması nedeniyle akademik

çalışmasını devam ettirmesinin engellendiğini ifade eden başvurucu, bu sebeple

eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesinin (2)

numaralı fıkrasında eğitim ve öğretimine devam eden mahpusların diğer

yayınlardan farklı olarak ders kitaplarının denetime tabi tutulamayacağına

ilişkin hükmün öngörülmesiyle öncelikli olarak korunmak istenen değerin eğitim

hakkı olduğunu belirtmiş ve ders kitaplarının teslim edilmediği şikâyeti

bulunan başvurunun ifade özgürlüğü ışığında eğitim hakkı kapsamında

değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir (Halil

Özhan Koral, B. No: 2017/18895, 9/1/2019, § 28).

26. Somut olayda doktora öğrencisi olduğunu belirten başvurucu,

akademik çalışmalarını devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu ders kitaplarının

kendisine teslim edilmemesinden şikâyet etmektedir. Bu nedenle başvurucunun eşi

tarafından getirilecek ders kitabı mahiyetindeki kaynakların kendisine teslim

edilmediğine ilişkin şikâyeti ifade özgürlüğü ışığında eğitim hakkı kapsamında

incelenecektir.

27. Anayasa’nın “Eğitim ve

öğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinin

birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:

“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir.”

a. Eğitim Hakkına İlişkin

İlkeler

28. Anayasa Mahkemesi, önceki kararlarında eğitim hakkının

yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,

§ 28), belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına etkili bir biçimde

erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına (Mehmet

Reşit Arslan ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 68) ve

kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şeklinde bir

negatif ödev yüklediğine (Adem Öğüt ve

diğerleri, B. No: 2014/20527, 22/11/2017, § 44; Yüksel Baran, B. No: 2012/782, 26/6/2014,

§ 36) karar vermiştir.

29. Anayasa’nın eğitim hakkını düzenleyen 42. maddesinin ceza

infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülere eğitim ve öğrenim faaliyeti imkânları

sağlanması için bir düzenleme yapılmasını güvence altına aldığı söylenemez (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 71).

Başka bir ifadeyle Anayasa’nın 42. maddesi devlete ceza infaz kurumlarında

tutuklu ve hükümlülere eğitim öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif bir

yükümlülük yüklememiştir (Mehmet Ali Eneze,

B. No: 2017/35352, 23/5/2018, § 27).

30. Bunun yanında tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve

hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler

için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında

da değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında

tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten

sınırlanmıştır. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 73).

b. Posta Yoluyla ya da

Ziyaretçi Aracılığıyla Ceza İnfaz Kurumuna Gönderilen Yayınlara İlişkin Anayasa

Mahkemesi İçtihadı

31. Anayasa Mahkemesi 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesi

doğrultusunda öğretimine devam edenlere gelen ders kitapları hariç olmak üzere

kargo yoluyla ya da yakınları aracılığıyla gelen hiçbir dokümanın teslim

edilmemesi şeklinde belirlenen uygulamanın mahpusların ifade özgürlüğünü ihlal

etmediğine karar vermiştir (İbrahim Kaptan

(2), B. No: 2017/30723, 12/9/2018,

§ 37).

32. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumlarına posta yoluyla

gönderilen ya da aileleri tarafından getirilen tüm yayınların ceza infaz

kurumunun düzeni ve güvenliği açısından bir sakıncası olup olmadığı yönünde bir

inceleme yapılarak mahpuslara verilmesini istemenin ceza infaz kurumu idareleri

üzerinde kurum düzeni ve güvenliği ile suç işlenmesinin önlenmesi görevlerini

layıkıyla yerine getirmelerine engel olacak derecede ağır bir iş yüküne yol

açabileceğini ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca, söz konusu uygulama

nedeniyle mahpusların bilgiye ulaşma ve dolayısıyla ifade özgürlüklerinin adil

olmayan bir şekilde kısıtlandığından da bahsedilemeyeceğini, nitekim hükümlü ve

tutukluların emanet hesabına ücretinin yatırılması hâlinde kurum idaresi

aracılığıyla süreli ve süresiz yayın talep etme hakları olduğu gibi kurum

kütüphanesinden yararlanma haklarının da bulunduğunu belirtmiştir (İbrahim Kaptan (2), §§ 33, 34).

33. Anayasa Mahkemesi tutuklu ve hükümlülerin mensup olduğu

dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum

günlerinde dışarıdan kargo yoluyla gönderilen ya da ziyaretçileri tarafından

hediye olarak getirilen kitapları da kabul etme hakkına sahip olduğunu kabul

etmiştir (İbrahim Kaptan (2), §

31).

c. Posta Yoluyla ya da

Ziyaretçi Aracılığıyla Ceza İnfaz Kurumuna Gönderilen Ders Kitaplarına İlişkin

Anayasa Mahkemesi İçtihadı

34. 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

ikinci cümlesi uyarınca eğitim ve öğrenimine devam eden hükümlülerin ders

kitaplarının denetime tabi tutulamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda Anayasa

Mahkemesi, ceza infaz kurumu idarelerinin tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkı

kapsamında ders kitabı mahiyetinde olduğunu tespit ettikleri yayınları

-yakınları tarafından getirilmiş ya da posta yoluyla gönderilmiş olsa dahi-

anılan hükmün (3) numaralı fıkrası yönünden yapılacak bir değerlendirme

sonucunda da sakıncalı bulunmaması hâlinde başvuruculara teslim etme

yükümlülükleri bulunduğu sonucuna varmıştır (Halil

Özhan Koral, § 29).

35. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumu idareleri üzerindeki bu

yükümlülüğün KHK uyarınca terör örgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyeti çerçevesinde

işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda

bulunanların olağanüstü hâlin devamı ve kurumda barındırıldıkları süre zarfında

ülke genelinde uygulanan merkezî sınavlar ile örgün veya yaygın her türlü

eğitim ve öğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından ceza infaz

kurumu içinde veya dışında yapılan ya da yaptırılan sınavlara girememelerine

rağmen devam ettiğini de vurgulamıştır (Halil

Özhan Koral, § 30).

d. İlkelerin Olaya

Uygulanması

36. 5275 sayılı Kanun sistematiği uyarınca belli özel günler

(bkz. § 32)dışında, kuruma posta yoluyla ya da ziyaretçi aracılığıyla yayın

getirilebilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte kanun koyucu, ders kitapları

yönünden bir istisna getirmiş ve bunların posta yoluyla ya da ziyaretçi

aracılığıyla getirilse dahi hükümlü ve tutuklulara teslim edilmesi gerektiğini

öngörmüştür. Bu bağlamda söz konusu istisnanın Anayasa'nın eğitim hakkını

düzenleyen 42. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca ceza infaz kurumu

idareleri yönünden posta yoluyla ya da ziyaretçi aracılığıyla getirilen

yayınların ders kitabı niteliğinde olup olmadıklarını değerlendirmeleri gereken

bir pozitif yükümlülük şeklinde öngörüldüğü kabul edilmelidir.

37. Başvuru konusu olayda İnfaz Kurumu idaresi istenilen

kitapların ders kitabı olup olmadığına dair bir değerlendirme yapmamış,

mahkemeler de idarenin gerekçesini hukuka uygun bularak başvurucunun şikâyetini

reddetmiştir.

38. Öte yandan 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında öngörülen bu pozitif yükümlülüğün başvuru konusu olayda İnfaz Kurumu

idaresi yönünden Anayasa'nın 42. maddesine uygun, güdülen amaçla orantılı ve

makul bir yükümlülük olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu hükmün

uygulanmasına ve kapsamına dair bir yorum yapılması ihtiyacı bulunmaktadır.

39. Somut olayda başvurucu, Hacettepe Üniversitesi Nanotıp ve Nanoteknoloji alanında

doktora öğrencisi olduğunu belirtmiştir. Hacettepe Üniversitesi Yayın Yönergesi

uyarınca ders kitabı; Hacettepe Üniversitesi yabancı dil hazırlık, ön lisans,

lisans ya da lisansüstü eğitim programlarında zorunlu veya seçmeli ders olarak

okutulan ve ilgili kurullarca belirlenmiş eğitim programını kapsayan telif veya

çeviri özgün eserler olarak tanımlanmıştır.

40. Dolayısıyla Anayasa'nın 42. maddesi uyarınca 5275 sayılı

Kanun'un 62. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen bu pozitif

yükümlülüğün başvuru konusu olayda olduğu gibi ileri düzey akademik alanları da

kapsayacak şekilde yorumlanması, somut olayda İnfaz Kurumu idaresinin

başvurucunun belirttiği kitapların (bkz. § 7) Nanotıp

ve Nanoteknoloji alanına ilişkin ders kitabı

mahiyetinde olup olmadığını değerlendirmeleri gerektiği anlamına gelir. Bununla

birlikte ceza infaz kurumu idarelerinden böyle bir değerlendirmede

bulunmalarının beklenmesinin makul olmadığı açıktır. Nitekim bu

değerlendirmenin sağlıklı olması beklenemeyeceği gibi böyle bir yükümlülük ceza

infaz kurumu idareleri üzerinde kurum düzeni ve güvenliği ile suç işlenmesinin

önlenmesi görevlerini layıkıyla yerine getirmelerine engel olacak derecede ağır

bir iş yüküne yol açar.

41. Bu bağlamda 5275 sayılı Kanun'un ders kitapları ile ilgili

öngördüğü söz konusu pozitif yükümlülüğün başvuru konusu olayda olduğu gibi

ileri düzey akademik alanlarla ilgili bir değerlendirme yapılmasını

gerektirecek durumları değil fakat Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve

ortaöğretim kurumları açısından geçerli olduğu üzere "ders kitabı"nın tanımına ilişkin (bkz. §§ 13-15 )

ceza infaz kurumu idarelerinin kendilerinden beklenemeyecek bir değerlendirme

yükümlülüğü altına sokulmadığı hâlleri kapsadığının kabul edilmesi gerekir. Bu

yorum, başvurucunun emanet hesabına ücretinin yatırılması hâlinde istediği

kitabı kurum idaresi aracılığıyla talep etme hakkı olduğu da dikkate alındığında

5275 sayılı Kanun'un 62. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen pozitif

yükümlülükle güdülen amaca aykırı bir yorum olarak nitelendirilemez.

42. Sonuç olarak eşi tarafından getirilen ve ders kitabı olduğu

iddia edilen yayınların İnfaz Kurumu idaresince ders kitabı olup olmadığı

değerlendirilmeksizin tutuklu olarak bulunan başvurucuya teslim edilmemesi

nedeniyle başvurucunun eğitim hakkının ihlal edilmediği açıktır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvuru konusu olayda eğitim hakkının

ihlal edilmediği açık olduğundan başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 20/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucu

:

Mahmut Sinan

ABİT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/19431, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. B. No: 5962/72, 13/3/1975) kararında hükümlü olarak bulunan
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Adli Yardım Talebi
  12. B. Eğitim Hakkının İhlal
  13. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Seferinoğlu
  17. Eren
  18. Abit
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/19431
Tarih
20 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Fatma Müge Tekin ve Özge Tekin Başvurusu (B. No: 2014/2504)
  • Süleyman Tokgöz Başvurusu (B. No: 2015/18485)
  • Adem Yolcu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13454)
  • Daygınat Magomedzhamılova ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/516)
  • Hamidiye Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/19490)
  • Hüdeyda Yaşar Başvurusu (B. No: 2015/4328)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.