İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Eıza Kashkoeva Başvurusu (B. No: 2016/9483)

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

Başvuru No2016/9483Tarih26 Ekim 2017Okuma13 dk · 2.559 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Eıza Kashkoeva Başvurusu

Karar tarihi
26 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2016/9483
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.559 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

4. Komisyonca tedbir talebinin Bölüm tarafından karara

bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün 73.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

5. Bölüm tarafından İçtüzük'ün 73.

maddesi uyarınca sınır dışı işleminin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin

reddine karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1981 doğumlu olup Kırgızistan vatandaşıdır.

10. Başvurucu, belirlenemeyen bir tarihte yasal yollardan

Türkiye'ye giriş yapmıştır.

11. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine, fuhuş

için aracılık ve yer temin edildiğine dair bir ihbar yapılmıştır.

12. İhbarı değerlendiren emniyet yetkilileri fuhuş için aracılık

eden kişiyle müşteri kılığına girerek iletişime geçmiş ve bir pansiyonda

buluşmak üzere anlaşmışlardır.

13. Soruşturma için görevlendirilen polis memuru, seri numarası

alınmış paraları müşteri kılığında pansiyon işletmecisine ve N.N. isimli kadına

verdikten sonra polis olduğunu açıklamış ve ilgililer hakkında soruşturma

başlatılmıştır.

14. Olaya konu pansiyonun diğer odalarında da arama yapılmış ve

başvurucunun iki erkekle birlikte pansiyonun zemin katında yer alan bir odada

konaklama kaydı olmaksızın bulunduğu anlaşılmıştır.

15. Başvurucu, erkek arkadaşı ile maç izlemek üzere buluştuğunu

ileri sürmüş ancak bu iddiası odada bulunan diğer kişiler tarafından

doğrulanmamıştır.

16. İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 5/11/2015 tarihli

kararıyla başvurucunun geçimini meşru olmayan yollardan sağladığı gerekçesiyle

idari gözetim altına alınmasına ve sınır dışı edilmesine karar verilmiştir.

17. Başvurucu tarafından anılan kararın iptali istemiyle

İstanbul 1. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır.

18. Dava dilekçesinde özetle olaya ilişkin yürütülen ceza

soruşturması sonuçlanmadan başvurucunun idari gözetim altına alınmasının ve

sınır dışı edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

19. Anılan dava İdare Mahkemesinin 26/2/2016 tarihli kararıyla

reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Dava

dosyasının incelenmesinden; 04/11/2015 günlü tutanakta, Ahlak-Kumar Büro

Amirliğine bağlı polis ekipleri tarafından internet ortamında facebook -eskort sitesinden temin edilen telefondan

arandığı, kendisini M. olarak tanıtan erkek şahıs bayanları gecelik

gönderdiğini, cinsel ilişki ücretinin 500 TL. olduğunukabul

etmeleri halinde cinsel ilişkiye girecek bayanların fotoğraflarını whatshap üzerinden gönderebileceğini beyan ettiği, polis

memurlarının kabul etmeleri üzerine sonradan kimliği tespit edilen N. N. isimli

bayanın resimleri ve telefon numarası atılmış, ilişki için nereye gidileceği

sorulmuş, polis memurlarının da otele gidebileceklerini söylemeleri üzerine M. isimli

şahıs kendisinin bildiği ve cinsel ilişki için kullanılan bir pansiyonun

olduğunu ve selamını söylemesi halinde 125 TL. karşılığında kayıt olmadan

ilişkiye girebileceklerini söylediği, polis memurlarının N.N. isimli bayanın

telefonunu arayarak kendilerinin M.B. ile anlaştıklarını söylediklerinde N.N.nin teklifi kabul etmesi üzerine Şişli'de bulunan otele

götürdükleri, belirtilen otele geldiklerinde E. isimli şahsa 125 TL. vererek 7 nolu odaya geçtikleri, N.N. ilişki için 500 TL.'yi aldıktan sonra ilişki için hazırlanmaya başladığı ve

soyunduğu anda polis memurlarının N.N.yı muhafaza

altına aldıkları, bu esnada fuhuş amacı ile kullanılan ve kayıt yapılmayan

pansiyonun zemin katında davacı ile 2 Türk vatandaşının da muhafaza altına alındığı,gereğinin yapılması için davacının polis merkezine

teslim edildiği, davacının menfaat karşılığı fuhuş yapmak suretiyle geçimini

meşru olmayan yollardan sağladığından bahisle dava konusu işlemin tesis

edildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, dava dosyasında yer alan

tutanakların tetkikinden, davacı erkek arkadaşı ile orada oturduğunu iddia

etmiş ise de yanında bulunan kişilerin bu iddiayı kabul etmedikleri, davacı ile

yanındaki 2 Türk vatandaşının kaldıklarını iddia ettiği pansiyonda kaldıklarına

dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, dolayısı ile davacının da fuhuş yaptığını

kanıtladığını, ayrıca fuhuş yaparken yakalanan N.N. da pansiyonun fuhuş için

kullanıldığını açıkça ikrar ettiği dikkate alındığında davacının fuhuş yapmak

suretiyle geçimini meşru olmayan yollardan sağladığının sabit olduğu

görüldüğünden6458 sayılı Kanunun 54/1-ç maddesi uyarınca tesis edilen dava

konusu sınırdışı işleminde hukuka aykırılıkbulunmadığı

sonucuna varılmıştır."

20. Bu karar, başvurucuya 20/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş

olup 20/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

21. Başvuru formunda; idari dava dilekçesinde belirtilenlerden

farklı olarak başvurucunun fuhuş yaptığına dair somut, kesin ve inandırıcı

delil bulunmadığı, bu gerekçeyle sınır dışı edilmesi hâlinde ülkesinde

yaşamının tehlikeye gireceği belirtilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

22. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanunu’nun "Kapsam"

kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:

"(1) Bu Kanun,

yabancılarla ilgili iş ve işlemleri; sınırlarda, sınır kapılarında ya da

Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak

uluslararası korumayı, ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve

kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak geçici

korumayı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve

sorumluluklarını kapsar.

(2) Bu Kanunun uygulanmasında, Türkiye’nin

taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ile özel kanunlardaki hükümler saklıdır."

23. 6458 sayılı Kanun’un "Geri

gönderme yasağı" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun kapsamındaki

hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi

tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti

veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında

bulunacağı bir yere gönderilemez."

24. 6458 sayılı Kanun’un 29/10/2016 tarihli ve 676 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname'nin (676 sayılı KHK) 35. maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53.

maddesi şöyledir:

“(1) Sınır dışı etme

kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında

sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına

tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat

tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu,

itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da

avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş

gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı

etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan

başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş

olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma

süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncü

maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası

kapsamındakiler hariç’ yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı

edilmez.”

25. 6458 sayılı Kanun’un 676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyle

değişik “Sınır dışı etme kararı alınacaklar”

kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:

“(1) Aşağıda sayılan

yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi

kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler

b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi,

destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya

destekleyicisi olanlar

c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri

için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar

ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan

sağlayanlar

d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu

sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden

fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler

f) İkamet izinleri iptal edilenler

g) İkamet izni bulunup da süresinin sona

ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on

günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler

h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den

yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı

bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen,

uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen,

başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma

statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan

sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar

j) İkamet izni uzatma başvuruları

reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar

k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından

tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve

(k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru

sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası

koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. ”

26. 6458 sayılı Kanun'un "Sınır

dışı etme kararı alınmayacaklar" kenar başlıklı 55. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"(1) 54

üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır

dışı etme kararı alınmaz:

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına,

işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı

konusunda ciddi emare bulunanlar"

27. 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Bu

Yönetmelik kapsamında hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı

ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir

toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya

hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez."

B. Uluslararası

Hukuk

1. Uluslararası Mevzuat

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı 2. maddesi

şöyledir:

"1.

Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı

bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi

dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.

2. Ölüm, aşağıdaki durumlardan birinde mutlak

zorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse, bu

maddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz:

a) Bir kimsenin yasa dışı şiddete karşı

korunmasının sağlanması;

b) Bir kimsenin usulüne uygun olarak

yakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan bir

kişinin kaçmasını önleme;

c) Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun

olarak bastırılması"

29. Sözleşme'nin "İşkence

yasağı" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:

"Hiç

kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi

tutulamaz."

30. Mültecilerin hukuki durumuna dair 28/7/1951 tarihli

Sözleşme'nin (Cenevre Sözleşmesi) 33. maddesi şöyledir (Cenevre Sözleşmesi,

29/8/1961 tarihli ve 359 sayılı Kanun'la onaylanmış; 5/9/1961 tarihli ve 10898

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe

girmiştir):

“1.

Hiçbir Taraf Devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal

gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü

tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun geri

göndermeyecek veya iade ("refouler")

etmeyecektir.

2. Bununla beraber, bulunduğu ülkenin

güvenliği için tehlikeli sayılması yolunda ciddi sebepler bulunan veya

özellikle ciddi bir adi suçtan dolayı kesinleşmiş bir hükümle mahkum olduğu için söz konusu ülkenin halkı açısından bir

tehlike oluşturmaya devam eden bir mülteci, işbu hükümden yararlanmayı talep

edemez.”

2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması

31. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) sınır dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkı

ile kötü muamele yasağının ihlal edileceğine ilişkin şikâyetlerle ilgili

ilkesel yaklaşımı özetle şöyledir (referans alınan AİHM kararları için bkz. Soering/Birleşik Krallık, B. No: 14038/88,

7/7/1989; Saadi/İtalya [BD], B. No: 37201/06, 28/2/2008; M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No:

30696/09, 21/1/2011; J.K. ve diğerleri/İsveç

[BD], B. No: 59166/12, 23/8/2016; Ghorbanov ve

diğerleri/Türkiye, B. No: 28127/09, 3/12/2013; Mamatkulov ve Aksarov/Türkiye [BD],

B. No: 46827/99, 4/2/2005; Babajanov/Türkiye, B. No: 49867/08, 10/5/2016):

"AİHM'e göre yabancıların

ülkeye girişleri, ülkede ikamet edişleri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin

konular doğrudan o ülkenin ulusal egemenlik yetkisine ilişkin olup Sözleşme'nin

6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır. Bir başka deyişle bu tür

konularda alınan kararların medeni hak ve yükümlülüklerle ilgisi

bulunmamaktadır.

Bununla birlikte bir yabancının sınır dışı

edilmesi hâlinde işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair ciddi emareler

bulunması durumunda taraf devletin Sözleşme kapsamında sorumluluğu ortaya

çıkmaktadır. Sözleşme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma riski bulunan

ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünü içermektedir.

AİHM, Sözleşme'nin 2. (yaşam hakkı) ve 3.

maddelerinin (işkence ve kötü muamele yasağı) birlikte ihlal edildiğine ilişkin

şikâyetlerde kural olarak işkence ve kötü muamelenin mutlak şekilde

yasaklandığı gerçeğinden hareketle başvuruları 3. maddeyle sınırlı olarak

incelemektedir. Bu kural geri gönderilen ülkede idam cezası uygulanacağı gibi

doğrudan yaşam hakkının konusunu oluşturan şikâyetler bakımından geçerli

değildir.

AİHM, işkence ve kötü muamele riski bulunan

ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünün kamu düzeni veya kamu güvenliği

bakımından risk oluşturanlar bakımından da geçerli olduğununun

ve hatta uluslararası terörizm tehlikesinin bulunduğu hâllerde bile bu

yükümlülüğe bir istisna getirilemeyeceğinin altını çizmektedir.

AİHM, geri gönderilen ülkede işkence ve kötü

muamele riskinin varlığını haklı gösteren önemli gerekçelerin bulunması hâlinde

bu iddiaların kapsamlı ve titiz (etkili) bir şekilde incelenmesi gerektiğine

dikkat çekmektedir.

AİHM, söz konusu incelemenin etkililiğinden

bahsedebilmek için sınır dışı kararı uygulanmadan önce ilgili kişiye bağımsız

bir mercie başvuruda bulunma imkânı sunulması ve inceleme sonuçlanıncaya kadar

sınır dışı kararının uygulamasının kendiliğinden (otomatik olarak)

durdurulmasının önemine vurgu yapmaktadır.

AİHM'e göre Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlaline karar verilebilmesi için

işkence ve kötü muamele iddiasının bir olasılığın ötesinde gerçek bir risk

düzeyine ulaşması gerekmektedir. Söz konusu riskin ciddiliği incelenirken geri

gönderilecek ülkeyle ilgili koşullar taraf devletçe resen araştırılmalıdır. Bu

araştırma yapılırken bağımsız insan hakları örgütlerinin ve hükûmetlerin

hazırladığı ülke raporlarından yararlanılması mümkündür.

AİHM'e göre başvurucuların kişisel durumlarına ve geri gönderilecekleri

ülkede karşılaşacakları risklere ilişkin iddialarını ayrıntılı şekilde açıklama

ve (varsa) iddialarını destekleyen belgeleri sunma yükümlülükleri

bulunmaktadır. Bir başka deyişle başvurucuların kişisel durumlarına ilişkin

iddialarını ispat külfeti kendilerine aittir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 26/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

33. Başvurucu; fuhuş yaptığına dair herhangi bir delil

bulunmadığını, kaldı ki Türk ceza mevzuatında fuhuş yapmanın suç teşkil

etmediğini, olaya ilişkin ceza soruşturması tamamlanmadan sınır dışı edilmesine

karar verildiğini, fuhuş yaptığı gerekçesiyle sınır dışı edilmesi hâlinde

ülkesinde yaşamının tehlikeye düşebileceğini belirterek Anayasa'nın 17., 36. ve

38. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. Başvurucu, ayrıca sınır dışı işleminin durdurulması ve

tazminat taleplerinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiaları Anayasa'nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı

kapsamında değerlendirilmiştir.

36. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

38. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 17).

39. Somut olayda, sınır dışı işleminin iptali istemiyle İdare

Mahkemesinde açılan davada başvurucunun Kırgızistan'a sınır dışı edilmesi

hâlinde kötü muameleye maruz kalacağına dair herhangi bir iddiada

bulunulmamıştır. Anılan dava dilekçesinde, sadece ceza soruşturması

sonuçlanmadan sınır dışı edilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu

belirtilmiştir.

40. Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde ülkesinde kötü

muameleye maruz kalacağı iddiası ilk kez Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel

başvuruda ileri sürülmüştür. Dolayısıyla kötü muamele iddiası bakımından

bireysel başvuruda bulunulmadan önce olağan kanun yollarının usulüne uygun

şekilde tüketilmediği anlaşılmaktadır.

41. Kaldı ki başvurucunun kötü muamele iddiası bakımından daha

önce tedbir kararında bir değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Anayasa

Mahkemesi tarafından, kötü muamele iddiasını ispata yarayacak somut bilgi ve

belge sunulmaması nedeniyle başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde yaşamına

ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun

anlaşılamadığına karar verilmiştir (Eiza Kashkoeva [TK], B. No: 2016/9483,

25/5/2016, §§ 18, 19). Bir an için başvuru yollarının tüketildiği kabul edilse

bile anılan kararda yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

42. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 26/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Mahmut Serhat MAHMUTOĞLU

Başvurucu

:

Eıza KASHKOEVA

Vekili

:

Av. Nebil

ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/9483, 26 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. M. Emin KUZ
  13. Şahin
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/9483
Tarih
26 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Bekir Kul Başvurusu (B. No: 2014/20193)
  • A. S. Başvurusu (B. No: 2016/5688)
  • Ö. E. B. Başvurusu (B. No: 2014/20005)
  • Kamile Can ve Kenan Can Başvurusu (B. No: 2014/14328)
  • Asiye Eleftoz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3094)
  • Kenan Burukanlı Başvurusu (B. No: 2014/2620)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.