İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Erdoğan Kardeşler Başvurusu (B. No: 2018/15777)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan

Başvuru No2018/15777Tarih7 Nisan 2021Okuma15 dk · 3.079 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Erdoğan Kardeşler Başvurusu

Karar tarihi
7 Nisan 2021
Başvuru Numarası
2018/15777
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.079 kelime·15 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan

başvurucunun bazı dergilerin temin edilip kendisine verilmesi talebinin kabul

edilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 7/5/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, olayların yaşandığı dönemde Menemen T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) anayasal düzeni ortadan

kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tutuklu olarak bulunmaktadır.

A. Yayınların

Kuruma Kabul Edilmesine Dair Kısıtlamaya İlişkin Gelişmeler

10. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 16/11/2016 tarihli ve 3196/131111 esas sayılı

yazısında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesi uyarınca ceza infaz kurumlarında terör

suçundan tutuklu ve hükümlü olarak bulunanlara, öğretimine devam edenlere gelen

ders kitapları hariç kargo yoluyla ya da yakınları aracılığıyla gelen hiçbir

dokümanın teslim edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu yazıda, talep

edilen hukuki mevzuatın ve kurum kütüphanesinde bulunmayan yayınların ise

-ücretleri tutuklu ve hükümlülerin emanet para hesabından karşılanması

koşuluyla- ceza infaz kurumu aracılığıyla temin edilebileceği ifade edilmiştir.

11. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu (Kurul)

27/12/2016 tarihinde yukarıda yer verilen yazı doğrultusunda kurumda terör

suçundan tutuklu ve hükümlü olarak bulunanlara, öğretimine devam edenlere gelen

ders kitapları hariç kargo yoluyla ya da yakınları aracılığıyla gelen hiçbir

dokümanın teslim edilmemesine karar vermiştir. Kurul anılan kararda; örgütsel

faaliyetlerinin engellenebilmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin

yönlendirilmesi ile bunlara emir ve talimat verilmesinin önüne geçilebilmesi ve

kurumda herhangi bir güvenlik zafiyeti yaşanmaması gerekçelerine de yer

vermiştir. Kararda, 5275 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca ihtiyacın kurum

bünyesindeki kütüphaneden giderilebileceği belirtilmiştir.

B. Başvurucu

Hakkındaki Olay ve Olgular

12. Başvurucu, kültürel ve mesleki yayınlar yaptığını

belirttiği Güncel Hukuk, Terazi, Analist ve Atlas gibi bazı

dergileri abone olmak suretiyle temin etmek istemiştir. Başvurucu, Ceza İnfaz

Kurumuna yaptığı başvuruda söz konusu abonelik işleminin Kurum tarafından

internet üzerinden yapılabileceği gibi ailesinin Ceza İnfaz Kurumunu adres

olarak göstererek kendisi adına abonelik işlemini yapabileceğini belirtmiştir.

13. Kurul, başvurucunun talebini 14/2/2018 tarihinde

değerlendirmiştir. Kurul kararında, öncelikle 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) bazı

maddelerine yer verilmiştir. Daha sonra Kurul, Ceza İnfaz Kurumunda

barındırılmakta olan tutuklu ve hükümlülerin bedelini ödemek koşuluyla gazete

alabildiklerini ancak gazete teminini sağlayan firmanın dergi ve kitap gibi

ürünleri satmadığını, YAYSAT isimli gazete ve dergi dağıtımı yapan şirketin bayilerinde

de başvurucunun talep ettiği dergilerin bulunmadığını belirtmiş; bu nedenle söz

konusu dergilerin temin edilemediğini ifade etmiştir.

14. Öte yandan Kurul, başvurucunun derginin nasıl temin

edilebileceğine dair açıklamalarına da değinmiştir. Kurul, başvurucunun

internet üzerinden yapılacak abonelik işlemi ile dergilerin temin

edilebileceğine dair açıklamasının mevzuatta bu hususta hüküm olmamasını

gerekçe göstererek yerinde olmadığı sonucuna varmıştır. Son olarak Kurul, terör

suçları kapsamında Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kişilere ders kitapları

haricinde kitap verilemeyeceği noktasında 27/12/2016 tarihinde Kurulca bir

karar alındığını belirtmiş, söz konusu karardan yola çıkıldığında başvurucunun

ailesi aracılığıyla söz konusu dergileri temin edemeyeceğini kabul etmiştir. Bu

açıklamalar sonrasında Kurul, başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir.

15. Başvurucu, anılan karara karşı Karşıyaka İnfaz

Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Hâkimlik, başvurucunun şikâyetini Kurulun

almış olduğu karar ışığında incelemiştir. Hâkimlik, Ceza İnfaz Kurumu

uygulamasının mevzuata uygun olduğunu belirterek şikâyeti 2/3/2018 tarihinde

reddetmiştir. Başvurucu, Hâkimlik kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur.

İtirazı inceleyen Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Hâkimlik kararının usul ve

yasaya uygun olduğunu belirterek başvurucunun itirazının reddine 6/4/2018

tarihinde karar vermiştir.

16. Başvurucu, nihai karardan 24/4/2018 tarihinde

haberdar olduğunu belirtmiş; 7/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

17. 5275 sayılı Kanun'un "Süreli veya süresiz

yayınlardan yararlanma hakkı" kenar başlıklı 62. maddesinin olay

tarihindeki hâli şöyledir:

"(1) Hükümlü, mahkemelerce

yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek

yararlanma hakkına sahiptir.

(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu

kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması

koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına

çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar,

hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam

eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.

(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren

veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın

hükümlüye verilmez."

18. 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesinin 2020 yılında

yapılan değişiklikten sonraki hâli şöyledir:

"(1) Hükümlü, mahkemelerce

yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek

yararlanma hakkına sahiptir.

(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu

kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması

koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına

çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar,

hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam

eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.

(3) (Değişik:14/4/2020-7242/32 md.)

Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren,

hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen

haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.

(4) (Ek:14/4/2020-7242/32 md.) Basın

İlân Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan

gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez. Ancak ilan ve reklamın geçici

süreyle kesilmesi hâli, bu hükmün dışındadır. Yabancı dilde yayımlanmış gazete

ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı

yetkilidir."

19. İlgili diğer ulusal hukuk için bkz. İbrahim Kaptan

(2), B. No: 2017/30723, 12/9/2018, §§ 15-19; ilgili uluslararası hukuk için

ise bkz. Ahmet Temiz (6), B. No: 2014/10213, 1/2/2017, §§ 17, 18.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

21. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Anayasa

Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında

belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin

yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun

açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. İfade

Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu; süreli yayınların temin edilmemesine

yönelik uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle bağdaşmadığını, temel

hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılması anlamını taşıdığını belirtmiştir.

Bundan başka başvurucu; Ceza İnfaz Kurumu uygulamasının bilim ve sanatı

serbestçe öğrenme anlamını taşıyan bilim ve sanat özgürlüğünü ihlal ettiğini,

hakkında yasaklama kararı olmayan dergilere yönelik olan söz konusu kararın

süreli yayınlara hiçbir şekilde ulaşamama sonucunu doğurduğunu ifade etmiştir.

Son olarak başvurucu; Ceza İnfaz Kurumunun "dış kantin",

"abonelik" veya "yakınlar aracılığıyla temin"

yöntemlerinden hiçbirine başvurmadan son çare olması gereken bir yola

başvurduğunu, ölçülü olmayan bir yöntemi tercih ettiğini ileri sürmüştür. Tüm

bu nedenlerle başvurucu; bilim ve sanat özgürlüğü ile eğitim hakkının, kişinin

maddi ve manevi varlığını koruması ve geliştirmesi hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

23. Bakanlık görüşünde öncelikle, Fetullahçı Terör Örgütü

(FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile bağlantılı suçlardan ceza

infaz kurumlarında bulunan bazı tutuklu ve hükümlülerin, haberleşmek ve örgüt

içindeki motivasyonu yüksek tutmak amacıyla çeşitli yöntemlere başvurdukları

belirtilmiştir. Bakanlığa göre anılan yöntemlerden biri, hediye gelen veya

dışarıdan temin edilen kitaplarla şifreli mesajlar gönderilmesidir. Bakanlık

söz konusu yöntemlerden bahsettikten sonra ceza infaz kurumlarında düzeni ve

disiplini sağlamak amacıyla söz konusu yöntemlere başvurduğu ve bu nedenle

kurallara uymadığı tespit edilen kişiler yönünden bazı tedbirler alındığını

belirtmiştir.

24. Bakanlık genel açıklamalar sonrası somut olayı

değerlendirmiştir. Bakanlık, Ceza İnfaz Kurumunun kuruma yayın temin eden

firmanın yalnızca gazete satışı yapması, YAYSAT bayilerinde başvurucunun

talebine konu dergilerin bulunmaması ve ziyaretçiler tarafından getirmenin ise

birçok riski barındırması nedeniyle başvurucunun talebini yerine getiremediğini

ifade etmiştir. Öte yandan Bakanlık, Ceza İnfaz Kurumunca terör örgütü mensubu

kişilere ders kitabı haricinde bir kitap verilmemesi yönünde karar alındığını

vurgulamıştır. Bundan başka Bakanlık, internet üzerinden abonelik işleminin ise

ceza infaz kurumları üzerinde altından kalkılamayacak bir yük oluşturacağını

belirtmiştir.

25. Bakanlık son olarak dergilerin temin edilmesi

talebinin olayın gerçekleştiği tarihte karşılanamadığı ancak başvurucunun

farklı eserleri alma ve kütüphaneden yararlanma hakkının bulunduğunu hatta

başvurucunun bazı ders kitaplarını ve mensup olduğu dinin kutsal kitaplarını

aldığını ifade etmiştir. Bakanlık tüm bu açıklamalar sonrasında ifade

özgürlüğüne yönelik sınırlamanın, ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü

bir sınırlama niteliğinde olduğunu vurgulamış ve başvurucunun şikâyetinin

incelenmesinde açıklanan hususların dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

2. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçok kararında, tutuklu ve

hükümlülere kargo yoluyla ya da ziyaretçileri aracılığıyla getirilen veya

tutuklu ve hükümlülerin kendi satın aldıkları süreli ya da süresiz yayınların

ceza infaz kurumlarına kabul edilmemesini ifade özgürlüğü kapsamında

değerlendirmiştir (ilgili kararlar için bkz. Recep Bekik ve diğerleri [GK],

B. No: 2016/12936, 27/3/2019, § 24; İbrahim Kaptan (2), § 23; Ahmet

Sil ve Taner Yay, B. No: 2017/35227, 30/9/2020, § 31). Söz konusu

kararlar çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığında bir ceza infaz kurumunda

tutuklu olarak bulunan başvurucunun bazı dergilerin abone olmak suretiyle temin

edilmesine yönelik talebinin kabul edilmemesinin haber veya fikir alma

özgürlüğü, dolayısıyla ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerekir.

27. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini

söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve

yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın

haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

29. Herkes gibi tutuklu ve hükümlüler de Anayasa ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan

temel hak ve hürriyetlerin tamamına (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,

B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65) ve bu bağlamda ifade özgürlüğüne de sahiptir

(Murat Karayel (5), B. No: 2013/6223, 7/1/2016, § 27). Tutuklu ve

hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesi de bilgi ve kanaatlere

ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün koruması

altındadır (Kamuran Reşit Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin

Sürensoy, B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44; İbrahim Bilmez, B. No:

2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz (6), § 34).

30. Somut olayda başvurucu; ücreti yatırılarak yayın

talep etme sisteminin düzgün işletilmediğinden, bu nedenle belirli bir haber

veya düşünceye erişiminin sağlanması için devletin sahip olduğu yükümlülükleri

yerine getirmediğinden şikâyetçi olmuştur. Bir ceza infaz kurumunda tutuklu

olarak bulunan başvurucunun bazı dergilerin temin edilmesine yönelik talebinin

kabul edilmemesinin haber veya fikir alma özgürlüğüne, dolayısıyla ifade

özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu kabul edilmiştir.

31. Tutuklu ve hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlara

ulaşabilmesi imkânına getirilecek bir sınırlandırmayla devletin ifade

özgürlüğüne gerçekleştireceği bir müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olması gerekmektedir. Söz konusu negatif

yükümlülüğün yanında somut olayın koşullarının gerektirmesi hâlinde kamu

otoritelerinin tutuklu ve hükümlülerin ifade özgürlüklerinden tam olarak

yararlanmalarını sağlama pozitif yükümlülüğü de bulunmaktadır. Tutuklu ve

hükümlülerin ceza infaz kurumunda bulunan emanet hesabına yatırılan paradan

karşılanması koşuluyla herhangi bir yayının kurumca satın alınarak kendisine

verilmesini isteyebilmesi, devletçe çerçevesi kanun ve diğer mevzuatla

çizilerek kabul edilmiş söz konusu pozitif yükümlülüklerden biridir.

32. İdari ve yargısal otoritelerin aldıkları kararlarla

kişilerin süreli veya süresiz yayınlara ulaşmasını engelleyici veya

zorlaştırıcı bir tutum sergilemeleri devletin ifade özgürlüğü kapsamındaki

pozitif yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucunu doğurabilir (bireysel

başvuru hakkı bağlamında benzer değerlendirmeler için bkz. Candaş Kat,

B. No: 2015/18467, 19/11/2019, § 40). Öte yandan pozitif yükümlülük bağlamında

tutuklu ve hükümlülere bu imkânın kullandırılması işin teknik boyutu, devletin

olanakları, kurumların imkân ve kapasitesi ile infaz hukukunun gereklilikleri

gibi koşullarla da bağlantılıdır (Abdülmenaf Osman, B. No: 2015/5483,

10/5/2018, § 15).

33. Somut olayda başvurucunun kültürel ve mesleki

yayınlar yaptığını belirttiği Güncel Hukuk, Terazi, Analist ve Atlas gibi

bazı dergilerin abone olmak suretiyle temin edilmesine yönelik talebinin kabul

edilmediği anlaşılmaktadır.

34. Kurul başvurucunun talebini reddederken öncelikle

Kuruma gazete temin eden firma tarafından dergi satışı yapılmamasına ve YAYSAT

bayilerinde söz konusu dergilerin bulunmamasına dayanmıştır. Başvurucunun temin

yöntemine ilişkin açıklamalarına ilişkin olarak ise Kurul, internet üzerinden

Ceza İnfaz Kurumunca başvurucu adına abonelik işleminin yapılmasının mevzuatta

bu hususta bir düzenleme yer almaması nedeniyle gerçekleştirilemediğini, aile

tarafından aboneliğin gerçekleştirilmesine yönelik talebin ise Kurul tarafından

daha önce alınan karar gereğince bu yönteme başvurulmasının mümkün olmadığını

belirtmiştir. Söz konusu gerekçeler derece mahkemelerince de uygun bulunmuştur

(bkz. §§ 13-15).

35. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçok

kararda tutuklu ya da hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma

yöntemlerini teker teker sıralamıştır. Bu yöntemlerden birinin kanunun açık

hükmünün de emrettiği gibi ücretinin hükümlü ve tutuklularca karşılanması

koşuluyla herhangi bir yayının kurumca satın alınması olduğu anlaşılmaktadır (İbrahim

Kaptan (2), § 31; Recep Bekik ve diğerleri, § 38; Ahmet Sil ve

Taner Yay, § 45). Somut olayda başvurucunun talebinin de bahis konusu

yöntem kapsamında olduğu açıktır.

36. Ücretleri tutuklu ve hükümlüler tarafından ödenmek ve

kurum tarafından temin edilmek suretiyle istenen süreli yayınlara öncelikle

aboneliğin gerçekleştirilmesi gerekir. Dergiler kuruma geldiğinde ise kamu otoritelerinin

Anayasa Mahkemesi içtihadında kabul edilen ilke ve kriterler ışığında (Recep

Bekik ve diğerleri, §§ 41-45) 5275 sayılı Kanun'un 3. ve 62. maddeleri

uyarınca bir denetim yapması beklenir (benzer yöndeki değerlendirmeler için

bkz. İbrahim Kaptan (2), § 32; Ahmet Sil ve Taner Yay, § 46; hakkında

toplatma kararı bulunmayan yayınlar yönünden 5275 sayılı Kanun'un 3. ve 62.

maddeleri uyarınca yapılması gereken denetime ilişkin ilkeler için bkz. Halil

Bayık [GK], B. No: 2014/20002, 30/11/2017, § 45).

37. Ceza infaz kurumu idareleri üzerinde kurum düzeni ve

güvenliği ile suç işlenmesinin önlenmesi görevlerini layıkıyla yerine

getirmelerine engel olacak derecede yükümlülük oluşturulmasına yol açabilecek

uygulamaların arzu edilmeyeceği açıktır (Recep Bekik ve diğerleri, §

52). Nitekim İbrahim Kaptan (2) (aynı kararda bkz. §§ 32-37)

kararında Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumu idarelerinin görevlerini

layıkıyla yerine getirmelerini zorlaştırması hususunu da gözönünde bulundurarak

tutuklu ve hükümlülere kargo yoluyla ya da ziyaretçileri aracılığıyla

getirilen, ders kitapları hariç süreli ya da süresiz yayınların tümünün

kategorik olarak ceza infaz kurumlarına kabul edilmemesinin ifade özgürlüğüne

yönelik bir ihlal oluşturmadığı sonucuna varmıştır. Bununla birlikte ceza infaz

kurumu idarelerin yaptığı uygulamaların tutuklu ve hükümlülerin bilgiye

ulaşmasını ve dolayısıyla ifade özgürlüğünü adil olmayan bir şekilde

kısıtlaması durumunda söz konusu gerekçe ile ifade özgürlüğünün ihlal

edilmediği sonucuna varılması mümkün olmayacaktır.

38. İdarenin başvuru konusu olayda başvurucunun talebinin

karşılanması için alternatif yolların bulunup bulunmadığını araştırmadığı

görülmektedir. Özellikle başvurucunun abonelik işleminin kendisi adına ailesi

tarafından yapılmasına yönelik talebinin idarece ilgili bir gerekçe gösterilmek

suretiyle değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. İdare her ne kadar daha önce

verilen bir karara dayanarak bu talebi yerinde görmemiş ise de önceki kararın

tutuklu ve hükümlülere kargo yoluyla ya da ziyaretçileri aracılığıyla getirilen

yayınlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Oysa başvurucu, derginin ailesi

tarafından getirilmesini ya da postayla kendisine gönderilmesini talep

etmemekte abonelik işleminin idarece yerine getirilememesi durumunda buna

alternatif olarak kendi adına abonelik işleminin ailesince yapılmasını

istemektedir.

39. Öte yandan derece mahkemelerinin kararlarında, sadece

bir önceki mercinin kararının hukuka uygun bulunmasının haricinde bir

değerlendirmenin olmadığı görülmektedir. Somut başvuru bağlamında tutuklu ve

hükümlülerin haber ve fikir alma özgürlüğüne güvence sağlama hususunda asıl

yetkili ve görevlinin ilgili ceza infaz kurumu idaresinin olduğu açıktır.

Bununla birlikte süreli yayınlara erişim noktasında Hâkimliğin de idarenin

gerekçesiz uygulamalarını engelleme görevinin bulunduğu unutulmamalıdır (benzer

bir değerlendirme için bkz. Recep Bekik ve diğerleri, § 54; Ahmet Sil

ve Taner Yay, § 48).

40. Sonuç olarak başvurucunun dergilere ulaşması türlü

gerekçelerle reddedilmiş ancak her türlü ürüne internet üzerinden kolayca

ulaşıldığı, gelişmiş posta teşkilatlarının bulunduğu bir zamanda her türlü

çabanın gösterilmesine karşın söz konusu aboneliklerin yapılmadığı veya söz

konusu dergilere aboneliğin yapılması için çabalamasının ceza infaz kurumu

idaresi üzerinde orantısız yük olacağı gösterilememiştir.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde

güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. Diğer İhlal

İddiaları Yönünden

42. Başvurucu; yapılan uygulamanın sadece terör

suçlarından tutuklu ya da hükümlülere uygulanması nedeniyle eşitlik ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

43. Somut başvuruda ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

sonucuna ulaşıldığından bu şikâyetin ayrıca değerlendirilmesine gerek

görülmemiştir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

45. Başvurucu, ihlalin tespiti ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

46. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

47. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi,

ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan, §§ 55, 57).

48. Başvurucunun bazı dergilerin abone olmak suretiyle

temin edilmesine yönelik talebinin kabul edilmemesi işlemine dair yaptığı

şikâyet ve itirazın derece mahkemelerince reddedilmesi nedeniyle başvurucunun

ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla

birlikte başvurucunun tahliye edildiği görüldüğünden yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı tespit edilmiştir.

49. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin

bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için ifade özgürlüğünün ihlali

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Diğer ihlal iddialarının incelenmesine GEREK

BULUNMADIĞINA,

E. Başvurucuya net 1.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Karşıyaka İnfaz

Hâkimliğine (E.2018/1188, K.2018/1127 sayılı karar) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 7/4/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Ömer MENCİK Başvurucu : Erdoğan KARDEŞLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/15777, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Yayınların
  10. B. Başvurucu
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Adli Yardım
  16. B. İfade
  17. C. Diğer İhlal
  18. D. 6216 Sayılı
  19. B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  20. C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  21. D. Diğer ihlal iddialarının incelenmesine GEREK
  22. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  23. G. Kararın bir örneğinin bilgi için Karşıyaka İnfaz
  24. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/15777
Tarih
7 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Özlem Kenan Başvurusu (B. No: 2018/25808)
  • Tuncay Öcalan ve Dilber Yener Başvurusu (B. No: 2016/14273)
  • S.a.m.m.h. Başvurusu (B. No: 2017/32619)
  • Hasan Başaran Başvurusu (B. No: 2018/15130)
  • Muzaffer Sari Başvurusu (B. No: 2018/10947)
  • Hamit Şahinal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/1919)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.