İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

F.h.h. Başvurusu (B. No: 2013/1419)

1. Başvurucu, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız mahkeme

Başvuru No2013/1419Tarih15 Nisan 2015Okuma14 dk · 2.815 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm F.H.H. Başvurusu

Karar tarihi
15 Nisan 2015
Başvuru Numarası
2013/1419
R.G. Tarih- Sayı
20/6/2015-29392
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.815 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız mahkeme

ilkesine riayet edilmeyerek hakkında oda hapsi cezasına hükmedildiğini, bu

cezaya karşı yapmış olduğu itirazın etkili bir yol olmadığını, disiplin

cezasının infazıyla kişilik haklarının saldırıya uğradığını ve ruh sağlığının

bozulduğunu belirterek Anayasa’nın 10., 19. ve 36.

maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 18/2/2013 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/3/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına,

dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir

4. Bölüm Başkanı tarafından 29/5/2014

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular 27/6/2014

tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 15/7/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan

görüş başvurucuya 4/8/2014 tarihinde bildirilmiştir.

Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı 18/8/2104 tarihinde

beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru dilekçesi ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, yüzbaşı rütbesinde Dörtyol Jandarma Komando

Tabur Komutanlığı’nda Karargah Destek Bölük Komutanı olarak görev yapmakta iken

hafta sonu mesaiye devam edeceğine dair yazılı ya da sözlü bir emrin kendisine

verilmediğini belirttiği bir tarih olan 12/1/2013 günü

bölüğünün eğitim ve disiplin durumunu denetlemek ve hazırlık durumunu kontrol

etmek amacıyla sabah saatlerinde bölüğüne geldiğini ve çalışması bittikten

sonra öğle saatlerinde birliğinden ayrıldığını belirtmiştir.

9. Başvurucu hakkında, 12/1/2013

Cumartesi günü Jandarma Genel Komutanlığınca yapılan denetimlere hazırlık

kapsamında mesai yapılacağı kendisine emredilmiş olmasına rağmen mesaiyi

izinsiz terk etmiş olması sebebine dayanılarak disiplin soruşturması açılmış,

14/1/2013 tarihinde savunması alınmış ve savunmasının yeterli bulunmaması

üzerine Jandarma Komando Tabur Komutanlığındaki yetkili amiri tarafından "disiplin tecavüzü" suçu nedeniyle

14/1/2013 tarihinde beş (5) gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Bu karar başvurucuya 15/1/2013 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

10. Başvurucu, anılan oda hapsi cezasına 16/1/2013

tarihinde itiraz etmiş, ancak itirazı Jandarma Genel Komutanlığı İl Jandarma

Komutan Yardımcılığında görevli hiyerarşik üstü tarafından 17/1/2013 tarihli

kararla reddedilmiştir.

11. Kesinleşen oda hapsi cezası 21/1/2013-

26/1/2013 tarihleri arasında Jandarma Genel Komutanlığı 121. Jandarma Eğitim

Alay Komutanlığı Disiplin Ceza ve Tutukevinde infaz edilmiştir.

12. Başvurucu, 18/2/2013 tarihinde

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza

Kanunu’nun 165. (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

“ Askeri şahıslar hakkında verilebilecek

disiplin cezaları şunlardır:

A) Subaylar, astsubaylar, Milli Savunma

Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurları, uzman

jandarmalar ve uzman erbaşlar hakkında: 1. Uyarı. 2. Aylık Kesilmesi: Ek

göstergeler dahil, cezalının brüt aylığının 1/30 - 1/8

arasında kesinti yapılmasıdır. 3. Göz Hapsi: Dört haftaya kadar. 4. Oda Hapsi:

Dört haftaya kadar”.

14. 1632 sayılı Kanun’un 168. (Mülga: 31/1/2013-6413/45

md.) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Her amir emri altındaki şahıslara disiplin

cezaları vermeğe salahiyetlidir.”

15. 1632 sayılı Kanun’un 171. (Mülga: 31/1/2013-6413/45

md.) maddesi şöyledir:

“Disiplin amirlerinin ceza vermek

salahiyetleri merbut cetvelde gösterilmiştir.”

16. 1632 sayılı Kanun’un 181. (Mülga: 31/1/2013-6413/45

md.) maddesi şöyledir:

“Bir disiplin cezası resmi surette mahkuma

tebliğ edildiği vakit katileşir. … Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi

ancak şikayet yoluyla veya ceza veren amirin mahkum

lehine yapacağı müracaat üzerine veyahut affı ali ile kabildir. Yanlış verilen … disiplin cezaları daha yüksek makam tarafından … kaldırılabilir veya

değiştirilebilir.”

17. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun

21. (Mülga: 31/1/2013- 6413/45 md.) maddesinin (3)

numaralı fıkrası şöyledir:

“3. …disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü

disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır.”

18. 1602 sayılı Kanun’un 21. maddesinin (3) numaralı fıkrası

şöyledir:

“…

(Değişik üçüncü fıkra: 31/1/2013-6413/45

md.) Cumhurbaşkanının

tek başına yaptığı işlemler, Yüksek Askeri Şuranın kararları ile disiplinsizlik

nedeniyle verilen disiplin cezaları ve diğer idari yaptırımlar yargı denetimi

dışındadır. Ancak; Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk

nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararına ve askeri

disiplin ile ilgili kanunlarda yargıya açık olduğu belirtilmiş olan disiplin

cezalarına karşı yargı yolu açıktır.”

19. 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk

Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Disiplin

cezalarının yerine getirilme şekilleri” kenar başlıklı 12.

maddesinin (6 ) numaralı fıkrası şöyledir:

“…

(6) Oda

hapsi cezası; bu amaçla tahsis edilecek hapis odasında yerine getirilir. Hapis odalarının

kapısında nöbetçi bulundurulur. Oda hapsi cezası alan personel, cezanın yerine

getirilmesi süresince emir veremez ve genel hizmet yapamaz. Ceza;

a) Seferberlik ve savaş zamanında;

1) Bu Kanunda belirlenmiş tüm disiplinsizlik hâllerinde

disiplin amirleri tarafından ekli (1) sayılı çizelgeye göre verilebilir.

2) Bu Kanuna göre hizmet yerini terk etmeme cezası ile

cezalandırılmayı gerektiren disiplinsizlik hâllerinde, disiplin kurulları

tarafından on günden otuz güne kadar verilebilir.

b) Barış zamanında; Türk karasuları dışında bulunan

gemilerde görev yapan personele, sadece buralarda bulunduğu süre içinde

işledikleri ve hizmet yerini terk etmeme cezası ile cezalandırılmayı gerektiren

disiplinsizlikler için gemi komutanı tarafından, 14 üncü maddede belirlenmiş

esaslar çerçevesinde verilebilir.”

20. 6413 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Yargı

Denetimi” kenar başlıklı 43. maddesi şöyledir:

“Yüksek

disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile

subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler

hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında

verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına

karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.”

21. 6413 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun Geçici 2. maddesi şöyledir:

“(1) Her bir disiplin suçu, disiplin kabahati ve disiplin

tecavüzü için ayrı ayrı dikkate alınmak üzere; bu Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten önce görevdeki subaylar, astsubaylar, uzman

jandarmalar, uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin

mahkemeleri ve disiplin amirlerince verilen uyarı cezaları uyarma cezasına,

aylık kesilmesi cezaları aylıktan kesme cezasına, oda ve göz hapsi cezaları ise

aynı sürelerde hizmet yerini terk etmeme cezasına dönüştürülür ve kayıtlarda

buna göre düzeltmeler yapılır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 15/4/2015 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 18/2/2013 tarihli ve 2013/1419 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, hafta sonu tatili olan bir günde mesaiye devam

edeceğine dair yazılı ya da sözlü bir emrin kendisine verilmediğini, tamamen

kendi inisiyatifi ile birliğine çalışmak için gittiğini, mesaiye devam

edeceğine dair yazılı ya da sözlü bir emir verilmiş olsa dahi yaşanan durumun

emre itaatsizlik suçunu oluşturacağını ve bu nedenle askeri mahkemelerce hakkında

yargılama yapılması gerektiğini, başvuru konusu cezaları vermeye yetkili kişi

olarak kanunlarda belirtilen askeri amirlerin yasayla kurulmuş bağımsız ve

tarafsız mahkeme statüsünde olmadıklarını, işlediği iddia edilen suç ile

verilen oda hapsi cezası arasında orantısızlık olduğunu, anılan cezalara karşı

öngörülen itiraz yolunda incelemeyi yapmaya yetkili merciinin mahkeme

niteliğini haiz olmadığını, hakkında oda hapsi cezasına hükmedilmesi işleminin

hukuka aykırı ve keyfi olduğunu, disiplin cezasının infazıyla acı ve sıkıntılar

çektiğini ve ruh sağlığının bozulduğunu belirterek Anayasa’nın 10., 19. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ve disiplin cezası verilmesi işleminin iptali ile

manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetinin özü, hâkim ve savcı sınıfından

olmayan amiri tarafından verilen cezayla 5 gün süreyle oda hapsinde

tutulmasının hukuki olmadığına ilişkindir. Diğer şikâyetleri ise disiplin

cezasının niteliğinden ve uygulanmasından kaynaklandığı, disiplin cezasının

yerine getirildiği yerin koşullarıyla ilgili olmadığı anlaşılmakla, başvurunun

bu nedenle Anayasa’nın 19. maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiği sonucuna

varılmıştır.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Bakanlık görüş yazısında kabul

edilebilirlik açısından değerlendirme yapılırken, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin (AYİM), oda hapsi disiplin cezalarının

yargı denetimine tabi olduğu Anayasa Mahkemesinin (AYM) benzer kararlarla

ilgili olarak ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 5. maddesine

aykırı gördüğü oda hapsi cezasının iptaline karar verdiği ve oda hapsi cezasına

maruz kalan davacının tazminat talebinin kabul edilerek davacı lehine tazminata

hükmettiği, bu şekilde etkili bir iç hukuk yolunun bulunduğu, somut olayda

başvurucu tarafından AYİM’e bir iptal ve tazminat

davası açılmadığı hususu Anayasa Mahkemesinin dikkatine sunulmuştur.

26. Başvurucu, başvuru tarihinde disiplin cezasına karşı

kanun yolunun kapalı olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı’nın bu yöndeki

görüşüne katılmadığını beyan etmiştir.

27. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

28. Anılan Kanun hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için ihlale neden olduğu

iddia edilen işlem veya eylem için öngörülen idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir. Bireysel başvurunun ikincil nitelikte

bir hak arama yolu olması nedeniyle, aslolan hak ve

özgürlüklere kamu otoritelerince saygı gösterilmesi ve olası bir ihlal

durumunda bunun idari ve/veya yargısal olağan yollarla giderilmesidir. Bu

nedenle bireysel başvuru yoluna ancak kanunda öngörülen olağan yollar

tüketilmesine rağmen ihlalin ortadan kaldırılamadığı durumlarda gidilebilir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, §27).

29. Ancak, tüketilmesi gereken

başvuru yollarının ulaşılabilir olmaları yanında, telafi kabiliyetini haiz olmaları

ve tüketildiklerinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı

tanımaları gerekir. Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına

yeterli olmayıp uygulamada da etkili olduklarının gösterilmesi ya da en azından

etkili olmadıklarının kanıtlanmamış olması gerekir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013,

§ 28).

30. Somut olayda başvurucuya

Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Komando Tabur Komutanlığı’nca 5 gün oda hapsi disiplin cezası verilmiş,

başvurucunun itirazı üzerine Jandarma Genel Komutanlığı İl Jandarma Komutan Yardımcılığında

görevli üstü tarafından reddedilmiştir.

31. Oda hapsi cezası, disiplin

amiri tarafından verilen ve kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir disiplin cezasıdır.

1602 sayılı Kanun’un mülga 21. maddesinde de disiplin suç ve tecavüzlerinden

ötürü disiplin amirlerince verilen cezaların yargı denetimi dışında olduğu

hüküm altına alınmıştır.

32. Bakanlık görüşünde, AYİM’nin oda hapsi cezalarında, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) içtihatları doğrultusunda oda hapsi cezalarını yargı

denetimine tabi kıldığı, oda hapsi cezasını iptal ettiği ve tazminat davasını

kabul ettiği, bu şekilde konuya ilişkin etkili bir iç hukuk yolunun oluştuğu

belirtilmiş ise de, AYİM’in 22/2/2013

tarihli kararının yasal değişiklikten sonra verildiği, 24/5/2012 tarihli

kararın ise istisnai olduğu, genel bir uygulamayı ve sürekliliği yansıtmadığı,

karar tarihi ve bireysel başvuru tarihi itibarıyla 1602 sayılı Kanun’un 21.

maddesinde disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen

cezaların yargı denetimi dışında olduğu hükmünün yürürlükte bulunduğu dikkate

alındığında ortada etkili ve istikrar kazanmış bir başvuru yolunun

bulunduğundan bahsedilemez ve başvurucuya bu yola başvurması yükümlülüğü

yüklenemez. Bu nedenle, başvuru tarihi itibarıyla başvurucunun mağduriyetini

giderebilecek nitelikte tüketilmesi gereken bir başvuru yolunun bulunmadığı

açıktır.

33. Başvurucunun

iddialarının dayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik

nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas

Yönünden

34. Başvurucu, kanunla kurulmuş,

bağımsız ve tarafsız mahkeme yerine hiyerarşik üstü tarafından hakkında oda

hapsi cezası uygulandığını ve bunun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal

ettiğini ileri sürmüştür.

35. Anayasa’nın 19. maddesinin

ikinci fıkrası şöyledir:

"Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların

ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; … halleri

dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

…”

36. Anayasa’nın 38. maddesinin

onuncu fıkrası şöyledir:

“İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir

müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla

istisnalar getirilebilir.”

37. Sözleşme’nin, “Özgürlük ve güvenlik hakkı” kenar başlıklı

5. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda

belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse

özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:

a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş

mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması;

...”

38. Kişinin Anayasa ve Sözleşme’de güvence altına alınan özgürlüğünden yoksun

bırakılabilmesi hallerinden biri de yetkili bir mahkemenin mahkûmiyet kararına

dayalı olarak ve hukuka uygun bir şekilde tutulmasıdır. Bu doğrultuda, cezai

veya disiplin tedbiri sonucu her türlü hürriyetten mahrum bırakma halleri de

Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı ve dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin

konu bakımından yetkisi kapsamındadır.

39. Anayasa’nın 19. maddesinin

birinci fıkrasında, özgürlük ve güvenlik hakkı güvence altına alınmıştır. Aynı

maddenin ikinci fıkrasında ise şekil ve şartları kanunda gösterilen belirli

haller dışında, kişilerin başka bir nedenle özgürlüğünden yoksun bırakılması

yasaklanmıştır. Anılan ikinci fıkradaki sınırlama nedenlerinden biri de

mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin

yerine getirilmesi halidir.

40. Sözleşme’nin 5. maddesinin

(1) numaralı fıkrasında ise Anayasa’nın birinci fıkrası ile paralel bir ifadeye

yer verildikten sonra, aynı fıkranın (a) bendinde kişi özgürlüğü ve

güvenliğinin istisnası olarak “yetkili bir

mahkeme tarafından verilmiş mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak

tutulma” hali düzenlenmiştir. Sözleşme’ye

göre, özgürlüğe getirilen sınırlamanın meşru kabul edilebilmesi için mahkûmiyet

kararı sonrası “tutma” hali veya

hapsedilmenin, “yetkili mahkeme” kararına dayalı ve hukuka

(kanuna) uygun olması şartları aranmaktadır. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı

yönünden “tutma” hali, geniş

anlamda kullanılmakta olup; gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet sonrası tutukluluk

ve hükümlülük hallerini içine almaktadır. Sözleşme maddesindeki “yetkili mahkeme” vurgusu, kişinin

özgürlüğünden yoksun bırakılması sonucunu doğuran ceza veya güvenlik tedbiri

uygulama konusunda kanun gereği yetkilendirilmiş, yürütme organı ve taraflardan

bağımsız ve yeterli güvencelere sahip yargısal organı ifade etmektedir (Benzer

yöndeki AİHM kararları için bkz. De Wilde, Ooms And

Versyp/Belçika, B. No: 2832/66, 2835/66,

2899/66 ve 18/6/1971, § 78; Engel ve Diğerleri/Hollanda, B. No: 5100/71, 5101/71,

5102/71, 5354/72, 5370/72 ve 8/6/1976, § 68).

41. Bakanlık görüşünde; oda

hapsi cezalarının AİHM tarafından ülke aleyhine Sözleşme’nin 5/1 hükmüne

ilişkin ihlal kararları verilmesi nedeniyle bu uygulamaya 6413 sayılı Kanun’un 16/2/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle son

verildiği belirtmiştir.

42. Başvurucu, Adalet

Bakanlığı’nın görüşlerine katılmadığını beyan etmiştir.

43. Anayasa’nın 19. maddesinin

ikinci fıkrası ve Sözleşme’nin 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi,

yetkili mahkeme kararıyla kişilerin hürriyetlerinden mahrum

bırakılabileceklerini düzenlemektedir.

44. Anayasa'nın 19. maddesinin

birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu

ilke olarak ortaya konduktan sonra, ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve

şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlüğünden mahrum

bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla kişinin

özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması ancak Anayasa'nın anılan maddesi

kapsamında belirlenen durumlardan herhangi birinin varlığı halinde söz konusu

olabilir (Murat Narman, B. No:

2012/1137, 2/7/2013, § 42).

45. Diğer taraftan Anayasa’nın

38. maddesinin onuncu fıkrasında idarenin kişi hürriyetini kısıtlayacak biçimde

bir yaptırım uygulayamayacağı belirtildikten sonra Silahlı Kuvvetlerin “iç düzeni” bakımından bu hükme kanunla

istisnalar getirilebileceği hususu düzenlenmiştir. Böylece Silahlı Kuvvetlerin

iç düzeni bakımından gerekli olması halinde idare tarafından kişi hürriyetini

bağlayıcı bazı yaptırımların uygulanabilmesine izin verilmiştir. Ancak, Silahlı

Kuvvetlerin “iç düzeni”

bakımından kabul edilen bu istisna, sadece disiplini koruma ve bozulan

disiplini sağlama niteliğindeki yaptırımlar bakımından söz konusu olabilir.

Bunun ötesinde mevzuatta disiplin cezası olarak vasıflandırılmış olsa bile ceza

hukuku alanına girecek nitelikteki hürriyeti bağlayıcı yaptırımların idare

tarafından verilmesine demokratik bir toplumda izin verilemez. Nitekim AİHM de

askeri yaşamın gerekliliklerini göz ardı etmemiş ve ceza hukuku alanına

girmeyecek kadar kısa olan bazı cezaların Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamına

girmediğini belirtmiştir (Bkz. Engel ve

Diğerleri /Hollanda,

B. No: 5100/71, 8/6/1976, § 85).

46. Mevzuatta disiplin cezası

olarak öngörülmüş olan oda hapsi cezası, disiplin amiri tarafından verilir ve

bu amaçla tahsis edilecek hapis odasında yerine getirilir. Bu bakımdan oda

hapsi, sonuçları itibarıyla kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir yaptırımdır. Oda

hapsi disiplin cezasının verildiği ve uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan

1602 sayılı Kanun’un mülga 21. maddesi gereğince bu tür cezalara karşı

başvurulabilecek bir yargı yolu da bulunmamaktadır.

47. AİHM içtihatlarında, oda

hapsi disiplin cezasının hürriyetten yoksun bırakma kapsamında olduğu kabul

edilmektedir. Dolayısıyla hürriyetten yoksun bırakma bir yargı kararının sonucu

olması gerekir ve bu kararın gerekli yetkiye sahip, yürütmeden bağımsız ve

uygun yargı teminatlarını sunan yetkili mahkeme tarafından verilmesi gerekir

(Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Pulatlı/Türkiye, B. No: 38665/07, 26/4/2011, §§ 28-32).

48. Somut

olayda, yüzbaşı olan başvurucu hakkında hiyerarşik üstü tarafından verilen 5 gün oda hapsi

disiplin cezası uygulanarak Anayasa’nın 19. maddesi çerçevesinde hürriyetinden

yoksun bırakılmıştır. Başvurucu hakkında karar veren bu kişi orduda binbaşı

rütbesiyle görev yapmakta, askeri hiyerarşik düzende yetkili bulunmakta ve bu

düzenden bağımsız hareket edememektedir. Ayrıca disiplin müeyyidesine karşı

askeri mahkemede yapılacak itiraz, başvuru tarihi itibarıyla Anayasa’nın 19.

maddesi ile öngörülen güvenceleri de sağlamamaktadır.

49. Bu durumda başvurucunun özgürlükten yoksun mahrum

bırakılma hali “yetkili bir mahkeme

tarafından verilen mahkûmiyet” kararı ile gerçekleşmemiş

bulunduğundan Anayasa’da öngörülen şartlara uymamaktadır.

50. Açıklanan nedenlerle, Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci

fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

51. 6216 sayılı Kanun’un 50.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında, esas inceleme sonunda ihlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedileceği belirtilmiş, ancak yerindelik denetimi

yapılamayacağı, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemeyeceği hüküm

altına alınmıştır.

52. Başvuruda Anayasa’nın 19.

maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Başvurucu, 15.000,00 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

53. Adalet Bakanlığı, başvurucu tarafından

talep edilen tazminat miktarları konusunda bir ihlal tespitinde bulunulması

halinde hakkaniyete uygun bir tazminat takdir edilmesinin yerinde olacağını

beyan etmiştir.

54. Başvurucunun kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkına yönelik müdahale nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle telafi

edilemeyecek ölçüdeki manevi zararı karşılığında somut olayın özelliklerini

dikkate alarak başvurucuya net 2.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

55. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1698,65 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurucunun,

1. Özgürlük

ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetinin KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

2. “Yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş bir mahkûmiyet”

kararının yokluğu nedeniyle

Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,

3. Başvurucuya net 2.000,00 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE ve tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

B. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1500, 00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1698, 35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

15/4/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan

ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Erdal

TERCAN

Hasan

Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu : F.H.H. Vekili : Av. Fevzi AKSOY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/1419, 15 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucu tarafından yapılan
  16. Üstün
  17. Necipoğlu
  18. Tercan
  19. Turan
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/1419
Tarih
15 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Bayram Özkaptanoğlu Başvurusu (B. No: 2013/1015)
  • Abdulselam Tutal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/2319)
  • Bejdar Ro Amed Başvurusu (B. No: 2013/7363)
  • Onur Cingil Başvurusu (B. No: 2013/7836)
  • Ayşe Sena Sezgin Arslan Başvurusu (B. No: 2014/13367)
  • Reşat Ertan Başvurusu (B. No: 2013/5700)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.