İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fatma Taşdemir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18372)

1. Başvuru, zorunlu askerlik hizmeti sırasında ateşli silah

Başvuru No2015/18372Tarih9 Ocak 2019Okuma18 dk · 3.685 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fatma Taşdemir Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
9 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2015/18372
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.685 kelime·18 dk okuma·30 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, zorunlu askerlik hizmeti sırasında ateşli silah

yaralanması sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu ölüm olayına ilişkin

etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru dilekçesi ile ekindeki başvuruya konu soruşturma

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucular, Hakkâri'nin Yüksekova ilçesi 7. Hudut Alayı 6.

Motorize Piyade Bölük Komutanlığı emrinde piyade er olarak askerliğini ifa

ederken 23/12/2014 tarihinde yaşamını yitiren 1992 doğumlu S.T.nin

annesi ve kardeşleridir.

7. Olay hakkında yürütülen soruşturma dosyasındaki bilgi ve

belgelere göre,S.T.nin

23/12/2014 tarihinde komutanları tarafından mevzilerde arandığı hâlde

bulunamaması üzerine diğer piyade er olan Y.D.ye S.T.nin

bomba atar mevziinde bulunup bulunmadığına bakması emredilmiştir. Y.D.nin mevziye gittiğinde S.T.yi dizleri karnına çekili,

bacaklarının arasında tüfek olduğu hâlde duvara dayalı ve alnında kurumuş kan

pıhtıları varken bulması ve bunu komutanlarına haber vermesi üzerine S.T.nin olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

8. Olay hakkında Van Jandarma Kolordu Komutanlığı Askerî

Savcılığı (Askerî Savcılık) nöbetçi savcısı derhâl bilgilendirilmiştir. Askerî

savcı tarafından olayın gecikmesinde sakınca bulunan hâllerden olduğu

değerlendirilerek resen soruşturma başlatılmış, olay yerinin uzaklığı ve

delillerin hemen toplanmasının gerekmesi nedeniyle Yüksekova Cumhuriyet

Başsavcılığına (Başsavcılık) aynı gün talimat yazılmıştır.

9. Başsavcılık Olay Yeri İnceleme ekibiyle birlikte olay yerine

gitmiştir. Olay yeri incelemesi raporuna göre Uzunsırt

6. Motorize Piyade Bölük Komutanlığı içindeki bomba atar mevzii olarak

belirtilen 12 numaralı gözetleme mevziinde S.T. sağ tarafı üzerine yatar,

elleri ve ayakları arasında ...25 seri numaralı piyade tüfeği bulunur

vaziyettedir. Tüfek emniyeti, tek atım vaziyetinde açıktır ve S.T.nin sağ başparmağı tetiğin üzerindedir. Tüfeğin

namlusu, S.T.nin çenesinin altında açılan ateşli

silah mermi deliği içine 7 cm kadar girmiştir ve alnında ateşli silah mermi

çekirdeği çıkış deliği bulunmaktadır. S.T.nin olay

yerinden kaldırılmasını müteakip ayaklarının bulunduğu yerde 1 adet 5,56 mm

çapında boş kovan görülerek muhafaza altına alınmıştır. S.T.nin

yatağında, şahsi dolabında ve valizinde yapılan aramalarda olayı

aydınlatabilecek herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.

10. Olay yeri incelemesi işleminden sonra savcı, saat 15.00'te

ölü muayene işlemi gerçekleştirmek üzere Yüksekova Devlet Hastanesine

gelmiştir. Ölü muayene tutanağında; cesedin alın ve boğaz bölgesinde iki adet

büyük yara olduğu, mandibulanın

sol tarafında 5x7 cm boyutunda, alın bölgesinde ise 6x5 cm boyutunda açık yara

olduğu, mandibulada

muhtemel barut yanıkları bulunduğu, giriş deliğinin mandibulada, çıkış deliğinin ise

alın bölgesinde olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca kurşunun muhtemel güzergâhının

sol göz orbitadan

geçmesi nedeniyle sol gözün çökük olduğu, burun ve ağız boşluğunda kanamalar

olduğu, vücudun diğer bölümlerinde herhangi darp veya cebir kaynaklı lezyon ya

da bulguya rastlanmadığı, cesedin her iki elinde atıştan kaynaklanan sıçramayla

oluşmuş kan izleri olduğu belirtilerek muhtemel ölüm sebebinin ateşli silah

yaralanması olduğu ve kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için klasik otopsi

yapılması gerektiği tespitlerinde bulunulmuştur.

11. Kesin ölüm sebebinin tespiti için Van Asker Hastahanesinde askerî savcı nezaretinde yapılan klasik

otopsiye dair raporda, cesedin çenesinin hemen altında, lareksin

5 cm kadar üstündeki bir alanda 4 cm çapında etrafında düzensiz yara dudakları

izleri, çevresinde ise yoğun is, barut ve alev yanığı bulunan harp silahı mermi

çekirdeği giriş yarası bulunduğu, frontal ortada ise

3 cm çapında, yara dudaklarında düzensizlik görülen harp silahı mermi çekirdeği

çıkış yarasının var olduğu, dış muayene sonucu darbedildiğine

dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Rapora

göre kesin ölüm sebebi harp silahı yaralanmasına bağlı kafatası kemik

kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti

ve dış kanamadır. Cesetteki bir adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş

yarasının tek başına ölümü meydana getirir nitelikte olduğu, atışın aşağıdan

yukarı, hafif arkadan öne seyirli ve bitişik atış mesafesinden olduğu raporda

belirtilmiştir.

12. Klasik otopsi sırasında cesetten alınan kan, safra sıvısı ve

idrar örnekleri üzerinde yapılan toksikolojik

inceleme sonucu Erzurum Adli Tıp Grup Başkanlığınca hazırlanan raporda

materyaller üzerinde uyuşturucu ve uyarıcı madde yahut alkole rastlanmadığı

ifade edilmiştir.

13. Olay yeri incelemesi sonucunda S.T.ye verilen ve daha sonra

muhafaza altına alınan piyade tüfeği ve bir adet boş kovan ile S.T.den alınan atış artığı ve svap

kiti ile üzerinden çıkarılan kamuflajlı alt üst elbise ve hücum yeleği kriminal inceleme için Ankara Jandarma Kriminal

Daire Başkanlığı ile Van Jandarma Kriminal Laboratuar Amirliğine gönderilmiştir.

14.Piyade tüfeğiyle boş kovan üzerinde yapılan ekspertiz

incelemesi sonucu tüfeğin sağlam ve işler durumda olduğu, normal olarak

fişekleri patlattığı, bir adet boş kovanın ...25 seri numaralı piyade tüfeğinden

atılmış olduğunun tespit edildiği raporlanmıştır.

15.S.T.den alınan svap örnekleri

üzerinde yapılan ekspertiz incelemesinde ise atış artıkları bulunmuş, yine

hücum yeleğinin önü ile üst kamuflajın ön ve kol bölgeleriyle pantolonun ön

bölgesinde atış artıklarına rastlanmıştır.

16.Olaya ilişkin olarak on kadar tanığın beyanı Askerî Savcılık

tarafından alınmış olup S.T.nin cesedini bulan er Y.D.nin 6/1/2015 tarihinde alınan beyanının ilgili

kısımları şöyledir:

"Ben olay tarihinde ve halen Hakkari, Yüksekova 7. Hd. A. Uzunsırt 2. Hd. Tb. 6. Hd. Bl. K.lığı

emrinde görev yapıyorum. ... [S.]

uzman beni görünce [S.T.yi] görüp görmediğimi sordu. Ben de görmediğimi

söyledim. [S.] uzman da bana

mevziilere baktıklarını, bomba atar mevzisine gidip [S.nin] orda olup

olmadığına bakmamı emretti. Ben de bunun üzerine yaklaşık 20-30 metre

mesafedeki bomba atar mevzisine bakmaya gittim. İçeri

girdiğimde [S.nin] sağ yanının üzerine doğru duvara dayandığını,

dizlerinin kendisine çekili olduğunu bacak arasında tüfek olduğunu, alnında

kurumuş kan pıhtıları olduğunu gördüm. Zaten manzarayı görünce korkup hemen

dışarı çıktım ve [S.] uzmana [S.nin] yerde yattığını

ve başında kan olduğunu belirterek "kendisini vurmuş herhalde

komutanım" dedim. [S.] uzman

da bunun üzerine bana koş bölük komutanına haber ver deyince hızlıca bölük

komutanının odasına gittim...

...[S.] ile çok fazla samimiyetim yoktu. Niçin intihar

ettiğini bilemiyorum. Fakat sonradan arkadaşlarının dediğine göre, acemi

birliğinde babası vefat etmiş, annesi de rahatsızmış yine ağabeyleri annesine

bakmadığı için bu duruma üzülüyormuş. ... Komutanlarımız sorunlarımızla

ilgilenmektedirler. Herhangi bir rütbeli komutanla sorun yaşadığına da şahit

olmadım..."

17. Askerî savcı, aynı yerde 2. Kol komutanı olarak görev yapan

Piyade Üsteğmen S.K.nın

beyanını 12/1/2015 tarihinde almıştır. Beyanın ilgili kısımları şöyledir:

"Ben müteveffayı tanırım. Kendi emrimde

olan askerdi. ... Birlik içerisinde herhangi bir üstü, astı ve arkadaşıyla

problemi yoktu. Kendisi ile bir kaç kez hem ast üst

ilişkisi içerisinde hem de arkadaşça sohbet ettim ve mülakat yaptım. ...

Kendisinin sadece ailevi problemi vardı. Kendisi anlattığına göre, kendisi

acemi eğitimindeyken ... Babasını kaybetmiş ve annesinin de hasta olduğunu

söylemişti. Ayrıca ağabeylerinin de annesine bakmadığını beyan etmişti ve hatta

kendisine ağabeylerini arayabileceğimizi söyledim ancak kendisi onlarla

konuşmak ve görüşmek istemediğini söyledi. Kendisiyle Ağustos

ayından beri birlikteyiz, birlik komutanı yani unsur komutanı olarak kendisiyle

her gün konuşurduk. ... Müteveffa ile konuşmalarımızda kendisinin geceleri

rüyasında sürekli olarak babasının gördüğünü, bu sebeple sıkıntılarının

olduğunu ve kendisini iyi hissetmediğini söylemişti. Ben de kendisine 'istersen

seni hemen hastaneye sevk edebilirim' dedim. Bir kaç

kez reddetti ... Kendisiyle izin dönüşü yaklaşık vefat olayından iki buçuk ay

kadar önce görüştüğümde babasıyla ilgili rüyalarının devam ettiğini ve yine

aynı annesiyle ilgili rahatsızlıklarının devam ettiğini, bu sebeple kendisini

iyi hissetmediğini beyan etmişti. Ben de bunun üzerine kendisinin hastaneye

sevk işlemini yapmıştım ve hastaneden de hakkında [düzenlenen] 'uyum problemi yaşadığını, RDM takibinin ve pasif

görevlerde istihdamının uygun olacağını, herhangi bir ciddi boyutta psikolojik

rahatsızlık tanımlanmadığı' hakkındaki raporu gördüm. Kendi istediği tüm tarihlerde

ve zamanlarda RDM'ye veya hastaneye sevk edilmiştir.

Kesinlikle herhangi bir şekilde rahatsızlıklarından dolayı hastaneye

gönderilmeme gibi bir durumu olmamıştır. Kendisinin hastaneden dönmesine

müteakip, benim sürekli olarak nizamiye bölgesi ve geçiş güzergahında arama

faaliyeti yapan jandarma ekiplerinin emniyetini sağlamaya yönelik günlük fiili

görev yerime kendisini de bizzat yanıma aldırdım. ..."

18. Askerî savcı, aynı yerde bölük komutanı olarak görev yapan

Piyade Yüzbaşı H.K.nın

beyanını 16/3/2015 tarihinde almıştır. Beyanın ilgili kısımları şöyledir:

"... 6'ncı.Mot.P.BI.K.lığı

emrinde Bölük Komutanı olarak görev yapıyorum. Uzun sırt Üst Bölgesinde görev

yaptığımız için bölge şartları nedeniyle gece görev yapıyorum. Sabah saat 06:00

sıralarında istirahata çekiliyorum. Olay günü de aynı

şekilde istirahat halindeyken tam saati hatırlamıyorum fakat ayak seslerinden

odama birisinin geldiğini anladım. Kapı çalınınca içeri P.Er [Y.D.]

isimli asker geldi ve telaşlı bir şekilde [S.T.nin] kendini vurduğunu söyledi. Bunun üzerine

terliklerimle olay yeri olan 12 numaralı bomba atar mevzisine

doğru koşmaya başladım. Ben olay yerine vardığımda mevziin önünde sadece P.Uzm.Cvş.[S.Y.] vardı. Başka kimse yoktu. Nöbet mevzisine

girdiğimde içeride köşe kısımda çuvalların üzerinde [S.nin] sağ tarafına

doğru düşmüş olduğunu bacağının arasında tüfek olduğunu, yerde ve başında kan

olduğunu gördüm. Dışarı çıkarak Acil Tıp Teknisyeni olan askerin çağrılmasını

emrettim. Kısa bir süre sonra ATT olan P.Onb. [G.Ş.Ş.] geldi ve mevziiye girerek müdahalede bulundu kontrol

yaptıktan sonra nabzının atmadığını söyledi. Ben zaten bu sırada olayı

amirlerime ve 112'yi arayarak bildirmiştim. ... Bunun üzerine olay yerini

emniyete alıp kimsenin girmemesini sağladım...

Normalde [S.] nizamiyede görev yapan bir askerimizdi. Bomba atar mevzisinde zaten gündüzleri nöbet tutulmaz. Sadece geceleri

tutulur. Yani [S.nin] görevli olduğu bir yer değildi. Ölüm olayın olduğu

günün 3-4 gün öncesinde [S.] 6 Nolu mevziide gece görev yapıyordu. Bu sırada arkadaşlarına

kendisini vuracağına dair bazı şeyler söylemiş. Bu benim kulağıma gelince Takım

Komutanı olan [S.] Ütğm. ile

birlikte [S.] ile görüştük.

...babasının ölmesi nedeniyle annesinin yalnız kaldığını, annesiyle

ilgilenemediği için kendisini aciz hissettiğini söyledi. ... Bu görüşmede yine

gece gözümün önüne annesinin geldiğini bu nedenle gündüze geçmek istediğini

söyledi. Ben de muvazzaf subay olan [S.] Ütğm'nin kontrolünde olsun düşüncesi ile onun koluna görevlendirdim...

... Olaydan bir süre önce izinden döndükten

sonra [S.] Yüksekova KTM'de iken RDM uzmanı ile görüşmüştü. Bunun üzerine

kendisi Van Asker Hastanesine sevk edilmiş. Van Asker Hastanesinde Psikiyatri

Uzmanına muayene olmuş. İzinden döndükten sonra bu belgeleri bana göstermişti.

Bu belgede de aktif intihar düşünce[si] olmadığına dair kayıtlar vardı. RDM takibiyle takibini sağlıyorduk.

Birliğinde Can Dostu sistemiyle askerlerin takibini yapmaya çalışıyorum...

... Van Asker Hastanesine gitmişti. ... [S.] hakkında Psikiyatri Uzmanı tarafından düzenlenmiş

raporda özellikle silah kullanmamasına dair bir kayıt olmaması ve bölge

şartları nedeniyle her an bir saldırı ihtimalinin bulunması nedeniyle [S.ye] silah verilmiştir. Hakkında Silah Kullanamaz raporu

olan askerleri zaten biz İstanbul'daki birliğimize gönderiyoruz. Üst Bölgesinde

tutmuyoruz. Üs Bölgelerinde genel olarak pasif görev olarak nitelendirebileceğimiz

bir görev çok fazla yoktur. En fazla yemek yapmayı becerebilen bir kişi ise

fırına ve mutfağa verebiliyoruz. Diğer askerlerimiz aktif olarak görev

yapmaktadır. Açıkçası mutfak da görev yapan askerde dahi bölge şartları

nedeniyle silah bulunması zorunludur..."

19. Müteveffanın arkadaşı olan aynı yerde piyade er olarak

askerliğini ifa eden Ş.K.nın

askerî savcı tarafından alınan 9/1/2015 tarihli beyanının ilgili kısmı

şöyledir:

"... Acemi birliğindeyken babası vefat

etmişti. Bu nedenle izne gidip gelmişti. Ben kendisinin yakın arkadaşı olduğum

için bu ölüm olayından önceki [S.nin] davranışlarıyla babasının vefatından sonraki

davranışlarının değiştiğini söyleyebilirim. ... İntihar etmeden yaklaşık 5-6

gün önce de bir mevzide başına silah dayadığını arkadaşlar görmüşler.

Sonrasında takım komutanımız [S.K.]

üsteğmen kendisiyle konuşmuştu. Ben de o sıralar yanlarındaydım. ... Kendisini

teselli etti. ... [S.] üsteğmende

'ölenle ölünmez, bu şekilde davranma' şeklinde konuşup onu kendisinin de gündüz

bulunduğu nizamiyede göz önünde olsun diye görevlendirmişti..."

20. Askerî savcı 26/2/2015 tarihinde, S.T.nin

ağabeyi başvuruculardan İhsan Taşdemir'in de beyanını almıştır. Ağabeyi

beyanında özetle kendisiyle görüşmesinde arkadaşlarıyla ya da komutanlarıyla

bir sıkıntısı olduğundan bahsetmediği hâlde annesiyle yaptığı bir görüşmede bir

komutanla problem yaşadığını söylediğini, kardeşinin intihar ettiğini

düşünmediğini, olayla ilgili şüpheleri bulunduğunu belirtmiştir.

21. Başvuru formu ekinde sunulan olaya dair hazırlanan bir bilgi

notunda S.T.nin Rehabilitasyon ve Danışma Merkezi

(RDM) tarafından takip edildiği, izin dönüşünde alayda doktor ve RDM uzmanı

tarafından muayene edildiği, uyum sorunu tanısıyla RDM uzmanı tarafından Van

Asker Hastanesine sevkedildiği, 1/12/2014 tarihinde

burada uzman doktor tarafından yapılan muayene sonucu hazırlanan raporda özetle

intihar eğiliminin olmadığı, temel bir psikiyatrik sorununun bulunmadığı ve

uyum sorunu olduğunun belirtildiği, silah kullanmamasına dair bir ibarenin

raporda yer almadığı, gece uçaksavar nöbetçisiyken bölük komutanının aldığı

tedbirle gündüz nizamiye ani müdahale kuvvetinde görevlendirildiği, can dostu

teşkilatına dâhil edilerek iki piyade erin can dostu olarak belirlendiği

tespitlerine yer verilmiştir.

22. Başvuru formu ekinde sunulan Muayene Öncesi Görüşme ve

Ruhsal Değerlendirme Formu'nda S.T.nin

bir yıldır esrar kullandığının belirtildiği, 27/11/2014 tarihli Danışma Özet Formu'nda ailevi sorunlarını dile getiren ve bu nedenle

olumsuz duygular yaşadığını ifade eden personelin uyum bozukluğu yaşadığı

değerlendirilerek kendisine öfke kontrolü ve stresle başa çıkma yollarının anlatıldığının

not alındığı görülmüştür.

23. Van Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğince yapılan

muayene sonucu düzenlenen 1/12/2014 tarihli rapor şöyledir:

"AKTİF HOMİCİDAL SUİCİDAL DÜŞÜNCE YOK.

HASTADA PRİMER BİR PSİKİYATRİK RAHATSIZLIK OLMAYIP, SORUNLARI NEDENİYLE UYUM

PROBLEMLERİ YAŞAMAKTADIR. HASTANIN CİTOLES 5 MG TB ... KULLANMASI, BİR AY SONRA

AYRINTILI KITA İŞLEVSELLİK FORMU İLE KITASI HASTANESİ PSİKİYATRİ BÖLÜMÜNE

SEVKİ.CAN DOSTU SİSTEMİ İLE YAKIN TAKİBİNİN SAĞLANMASI. RDM TAKİBİ, PASİF GÖREVLERDE

İSTİHDAMI.BİRLİK KOMUTANLIĞINCA UYUM ARTIRICI TEDBİRLER ALINMASI. SOSYAL

ALANLARDAKİ SORUNLARINA YÖNELİK KITASI RDM VE BİRLİK KOMUTANLARINCA ÇÖZÜM

YOLLARININ ARAŞTIRILMASI. MORAL VE MOTİVASYON YÖNÜNDEN BİRLİK KOMUTANLIĞINCA

GEREKLİ TEDBİRLERİN ALINMASI UYGUNDUR."

24. Askerî Savcılık soruşturma kapsamında elde ettiği yeminli

tanık beyanları, ölü muayene ve otopsi raporları, olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar, olay yeri fotoğrafları ve tüm dosya

kapsamını değerlendirerek S.T.nin ölümünde illiyet

bağı oluşturacak şekilde, herhangi bir kimseden kaynaklanan ihmalî

ya da kasıtlı bir davranışın saptanmadığı, şahsın psikolojik durumunun da

etkisiyle herhangi bir kimsenin tesiri altında kalmadan intihar ettiği

kanaatine varmış; 24/7/2015 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar

vermiştir.

25. S.T.nin yakınları tarafından bu

karara itiraz edilmiştir. Jandarma Genel Komutanlığı Şırnak 23. Jandarma Sınır

Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesi 15/10/2015 tarihli kararla itirazın reddine

karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...

Dosya kapsamında mevcut tüm kriminal ve adli tıp raporları, tüfek zimmet belgesi, tanık

beyanları ve sair deliller bir bütün halinde gözetildiğinde, olayda kullanılan

tüfeğin müteveffaya zimmetli ve olay yerinde bulunan kovanın arızası

bulunmadığı tespit edilen bu tüfekten atılmış olması, atışık

bitişik atış mesafesinden gerçekleştirilmesi yanında, herhangi bir kimsenin

müteveffayla husumeti, bu itibarla onu öldürmek için bir sebebi olduğuna,

olayın gerçekleştiği mevzide olay esnasında başka bir kimsenin bulunduğuna,

kendisine zimmetli tüfeği başkasının aldığına ve bu suretle müteveffayı

öldürdüğüne ilişkin de hiçbir emare bulunmaması karşısında, müteveffanın

ölümünün kendi eylemi neticesinde gerçekleştiği, bunun aksini düşündürebilecek

hiçbir delil olmadığı, aldırılan kriminal ve adli tıp

raporları ile toplanan diğer delillerin yeterli nitelikte olduğu, verilen

talimat üzerine C. Savcılığınca olay yeri incelemesi de yapıldığı cihetle

tekrar bir keşif işlemine de gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Diğer taraftan, ... birlik k.lığının

idari tedbir mahiyetinde müteveffayı RDM takibine aldığı, akabinde müteveffanın

Van Asker Hastanesine sevkinin sağlanarak psikiyatri uzmanınca muayene

edildiği, psikiyatri uzmanınca düzenlenen tedavi kararında, müteveffanın silah

kullanımıyla ilgili bir hususa yer vermemiş ve aktif intihar düşüncesinin

olmadığına dair tespit yapmış olması karşısında, ... müteveffanın tedbiren gündüz nizamiye nöbetçisi olarak görevlendirildiği,

olayın yaşandığı birliğin konuşlu olduğu yer itibariyle ve Van Asker Hastanesincedüzenlenen tedavi kararında bu yönde açık bir

tavsiye olmaması karşısında,müteveffadan tüfeğinin

alınmasının da birlik k.lığından beklenemeyeceği,

böylesi bir durumun hem birlik hemmüteveffanın

emniyetini tehlikeye sokabileceği, bu itibarlabirlik k.lığı personelinin üzerine düşen sorumluluğu yerine

getirdikleri, gerekli idari tedbirleri aldıkları cihetle söz konusu kararın

usul ve yasaya uygun olduğu..."

26. Bu karar 9/11/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ

edilmiştir.

27. Başvurucular 26/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

28. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ile Merkezî Nüfus

İdare Sistemi sorgulamasına göre başvuruculardan Sevgi Topçu bireysel başvuru

tarihinden sonra 27/7/2017 tarihinde vefat etmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 9/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

30. Başvurucular, yakınları olan S.T.nin

askerlik hizmetini ifa etmekte iken ateşli silah yaralanması sonucu yaşamını

yitirmesi üzerine başlatılan ceza soruşturması sonucunda ölüm olayının intihar

neticesinde gerçekleştiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini,oysa psikolojisinin bozulduğu tespit edilen

S.T.ye -verilmemesi gerekirken- silah verildiğini, ölenin kasti olarak

cezalandırıldığını, daha önce başına silah dayaması nedeniyle görevinin

değiştirildiğini, bu durumun da tüm askerler önünde açıklandığını,müteveffanın

yaşamının korunması için üstleri tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını,

kişinin yaşamının kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı devlet

tarafından korunamadığını ve ölümünde şüphe olduğunu ileri sürerek çeşitli

anayasal haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Başvurucu Sevgi Topçu

Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi" kenar başlıklı 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(5)

Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer

hususlar İçtüzükle düzenlenir."

32. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 80.

maddesinin ilgilikısmı şöyledir:

"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca

yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:

...

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden

ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden

görülmemesi.

(2)

Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir

başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların

kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli

kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir."

33. Müteveffanın kız kardeşi olan başvurucu Sevgi Topçu'nun

bireysel başvuru tarihinden sonra 27/7/2017 tarihinde yaşamını yitirdiği

anlaşılmıştır. Başvurucu Sevgi Topçu yönünden başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmamaktadır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvuru yapılmasından sonra vefat

eden başvurucu Sevgi Topçu yönünden düşme kararı verilmesi gerektiği sonucuna

ulaşılmıştır.

2. Diğer Başvurucular

Yönünden

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, temel olarak yakınlarının

yaşamının korunmadığını ve ölümüyle ilgili etkili soruşturma yürütülmediğini

iddia etmektedir. Bu sebeple başvurucuların diğer haklar ile bağlantı kurularak

ileri sürdükleri iddiaları Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan

yaşam hakkı kapsamında incelenmiştir. Başvurucular her ne kadar başvuru

formunda ölümün şüpheli olduğunu da belirtmişlerse de soyut bir biçimde

bahsedilen iddiaya hiçbir açıklama yapmadıkları, dolayısıyla iddialarını

açıklama yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gözetilerek

temellendiremedikleri bu iddia açısından somut başvuruda herhangi bir

değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

36. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen

kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013,§ 41). Başvuru konusu olayda

müteveffa, birinci başvurucunun oğlu, diğer başvurucuların kardeşidir. Bu

nedenle başvuruda, başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

37. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik

kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

38. Kasıtlı bir eylem sonucu ölüm olayı meydana geldiğinde

devlet, sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkân sağlayacak

nitelikte cezai soruşturma yürütmekle yükümlüdür (benzer yöndeki karar için

bkz. Hülya Karadeniz, B. No:

2015/19340, 27/6/2018, § 59).

39. Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarına ilişkin

davalar açısından farklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekir. Buna göre yaşam

hakkının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş ise etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez.

Mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık

olması yeterli olabilir(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

40. Bununla birlikte ihmal suretiyle meydana gelen ölüm

olaylarında devlet görevlilerinin ya da kurumlarının bu konuda muhakeme

hatasını veya dikkatsizliği aşan bir ihmalinin olduğu yani olası sonuçların

farkında olmalarına rağmen söz konusu makamların kendilerine verilen yetkileri gözardı ederek tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan

riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri almadığı durumlarda

-bireyler kendi inisiyatifleriyle hangi hukuk yollarına başvurmuş olursa olsun-

insanların hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine etkili bir

ceza soruşturması yürütülmemesi, hiçbir suçlamada bulunulmaması ya da bu

kişilerin yargılanmaması 17. maddenin ihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §§ 59-62).

41. Bazı özel koşullarda devletin kişinin kendi eylemlerinden

kaynaklanabilecek risklere karşı yaşamı korumak amacıyla gerekli tedbirleri

alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Zorunlu askerlik hizmeti için de geçerli olan

bu yükümlülüğün ortaya çıkması için askerî mercilerin kendi kontrolleri

altındaki bir kişinin kendini öldürmesi konusunda gerçek bir risk olduğunu

bilip bilmediklerini ya da bilmeleri gerekip gerekmediğini tespit etmek, böyle

bir durum söz konusu ise bu riski ortadan kaldırmak için makul ölçüler

çerçevesinde ve sahip oldukları yetkiler kapsamında kendilerinden beklenen her

şeyi yapıp yapmadıklarını incelemek gerekir. Ancak özellikle insan davranışının

öngörülemezliği, öncelikler ve kaynaklar

değerlendirilerek yapılacak işlemin veya yürütülecek faaliyetin tercihi dikkate

alınarak pozitif yükümlülük; yetkililer üzerine aşırı yük oluşturacak şekilde

yorumlanmamalıdır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesince yapılacak incelemede,

basit bir ihmali veya değerlendirme hatasını aşan bir kusurun askerî

yetkililere atfedilebilip atfedilemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir (Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841,

23/1/2014, § 74).

42. Askerlik yükümlülüğü kapsamında yürütülen bazı eylem ve

etkinliklerin doğasına ve insan unsuruna bağlı olarak ortaya çıkan risk

seviyesine uygun şekilde yaşamı koruyucu yasal ve idari düzenlemelerin

bulunması gerekmektedir. Devlet, askerlik görevini zorunlu kıldığı için

özellikle silahların kullanımı konusunda büyük bir titizlik göstermeli;

psikolojik sorunları olan askerlerin tedavi edilmesini ve onlara yönelik uygun

tedbirlerin alınmasını sağlamalıdır. Oluşturulan yasal ve idari düzenlemelerde,

askerlik yaşamının doğasında var olan tehlikelerle karşı karşıya bulunan

askerlerin etkin bir şekilde korunmasını sağlayan uygulamaya ilişkin tedbirlerin

ve emir komuta zinciri içinde yer alan sorumlular tarafından işlenebilecek

kusur ve hataların tespit edilmesini sağlayacak usullerin öngörülmesi

gerekmektedir. Bu çerçevede askere alım sırasında kişilerin uygun denetimlerden

geçirilmesi,askerlik öncesinde

ve sırasında kişilere gerekli denetim ve müdahalelerin yapılması büyük önem

taşımaktadır (Sadık Koçak ve diğerleri,

§§ 75, 76).

43. Başvuru formu ve eklerinde, başvurucuların oğlu veya kardeşi

olan S.T.nin üçüncü kişi ya da kişilerce kasıtlı olarak

öldürüldüğünü ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi etkili

bir şekilde yürütülen ceza soruşturması neticesinde olayın cinayet olduğunu

ortaya koyan bir veri de tespit edilememiştir.

44. Diğer yandan, incelenen bilgi ve belgelerden başvurucunun

yakınlarının vefatında askerî yetkililerin muhakeme hatasını veya dikkatsizliği

aşan bir ihmali ya da mesleki ödevlerine açıkça aykırı davranarak S.T.nin ölümüne sebebiyet vermeleri gibi bir durumun da

bulunmadığı değerlendirilmiştir.

45. Bu durumda Anayasa’nın 17. maddesi bağlamında devletin etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülüğü, somut olayda mağdura idari yargı mercileri önünde

açabileceği bir tam yargı davası yolunun sağlanması ile yerine getirilmiş

sayılabilir.

46. Nitekim Anayasa Mahkemesi, askerde intihar eden kişilerin

yakınları tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılan tam yargı

davalarında idarenin kusurlu olduğunun tespit edilmesi ve ölen kişinin

yakını/yakınları lehine belli bir miktar tazminata hükmedilmesi hâlinde yaşam

hakkı yönünden mağduriyetin ortadan kalkabileceğini önceki birçok kararında

ifade etmiştir (Abdullah Doğan ve Meryem

Doğan, B. No: 2014/129, 29/9/2016 §§ 33-54; Aysel Yılmaz ve diğerleri, B. No:

2014/6927, 29/9/2016, §§ 37-55).

47. Somut olayda başvurucular, yakınları olan S.T.nin ölümü hakkında Askerî Savcılıkça yürütülen ceza

soruşturmasından sonra bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvurucular, Türk

hukuk sistemindeki mevcut hukuki yollardan olup hem idarenin mesuliyetini saptayabilecek

hem de gerektiği takdirde zararın ödenmesini sağlayabilecek olan tam yargı

davası yolunu tükettiklerine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeyi Anayasa

Mahkemesine sunmamışlardır. Bu durumda yaşam hakkının korunamadığına ilişkin

şikâyetler yönünden kanunda öngörülen yargısal başvuru yollarının tamamının

bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olduğundan söz edilemeyecektir.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer başvurucular

yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Sevgi Topçu yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

2. Diğer başvurucular yönünden kişinin yaşamının kendi

eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı korunamadığı belirtilerek ileri

sürülen yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

9/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucular

:

1.Fatma

TAŞDEMİR

2.Abdurrahman

TAŞDEMİR

3.Fadile

DOĞAN

4.Ferzende

TAŞDEMİR

5.Fezile

TAŞDEMİR

6.Hetem

TAŞDEMİR

7.İhsan

TAŞDEMİR

8.Mustafa

TAŞDEMİR

9.Naime

BAKIR

10.Nurcan

TAŞDEMİR

11.Sevgi

TOPÇU

Vekili

:

Av. Murat

TİMUR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/18372, 9 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Hastada Primer Bir Psikiyatrik Rahatsızlık Olmayıp, Sorunları Nedeniyle Uyum
  7. Problemleri Yaşamaktadır. Hastanın Citoles 5 Mg Tb ... Kullanması, Bir Ay Sonra
  8. Ayrıntılı Kıta İşlevsellik Formu İle Kıtası Hastanesi Psikiyatri Bölümüne
  9. İstihdamı.birlik Komutanlığınca Uyum Artırıcı Tedbirler Alınması. Sosyal
  10. Alanlardaki Sorunlarına Yönelik Kıtası Rdm Ve Birlik Komutanlarınca Çözüm
  11. Yollarının Araştırılması. Moral Ve Motivasyon Yönünden Birlik Komutanlığınca
  12. Gerekli Tedbirlerin Alınması Uygundur."
  13. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  14. A. Başvurucuların
  15. B. Değerlendirme
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. Akıncı
  20. Topal
  21. Taşdemir
  22. Taşdemir
  23. Doğan
  24. Taşdemir
  25. Taşdemir
  26. Taşdemir
  27. Taşdemir
  28. Taşdemir
  29. Bakır
  30. Taşdemir
  31. Topçu
  32. Timur
  33. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/18372
Tarih
9 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Ali Ekber Çeçi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/5463)
  • Murat Türk Başvurusu (B. No: 2014/15514)
  • Zeynel Güloğlu Başvurusu (B. No: 2015/6129)
  • Mehmet Kök Başvurusu (B. No: 2015/5738)
  • Muhterem Eren Başvurusu (B. No: 2015/18920)
  • Halil Özhan Koral Başvurusu (B. No: 2017/18895)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.