İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

G.b. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19481)

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

Başvuru No2014/19481Tarih24 Mayıs 2018Okuma11 dk · 2.134 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm G.B. Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
24 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2014/19481
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.134 kelime·11 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle de

kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Başvurucular, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca Kumkapı Geri Gönderme Merkezindeki (GGM/Merkez)

tutulma koşullarının gayriinsani ve onur kırıcı olması nedeniyle tedbiren serbest bırakılmayı talep etmişlerdir. Bu talep

9/1/2015 tarihinde başvurucuların yaşamlarına ya da maddi ve manevi

varlıklarına yönelik ciddi bir risk bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

5. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

6. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

7. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

8. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve Göç İdaresi

Genel Müdürlüğünün (GİGM) sunduğu belgelerle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) üzerinden elde edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

A. Başvurucuların

Yakalanması, Sınır Dışı Etme ve İdari Gözetim Altına Alma Kararı Verilmesi

10. Başvurucular, Rusya Federasyonu Dağıstan Özerk Cumhuriyeti

vatandaşıdır. Birinci başvurucu G.B. 1986 doğumlu olup sırasıyla 2008, 2012 ve

2013 doğumlu olan diğer başvurucular A.İ., M.Z ve H.Z.nin

annesidir. İdari gözetim altına alındıkları sırada başvurucu çocuklar 6, 2 ve 1

yaşındadır.

11. Başvurucular 17/10/2014 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen

Havalimanından Türkiye’ye giriş yapmışlardır.

12. Başvurucular 18/10/2014 tarihinde saat 12.55’te Kilis'ten

Suriye’ye yasal olmayan yollardan çıkış yapmak isterken Elbeyli Dağ Hudut

Karakolunda görevli askerler tarafından yakalanmışlardır.

13. Kilis Valiliğinin 19/10/2014 tarihli kararıyla başvurucu

G.B. hakkında idari gözetim kararı alınmıştır.

14. İstanbul Valiliği 23/10/2014 tarihinde başvurucu G.B.nin kamu düzeni ve güvenliği açısından tehdit

oluşturduğu, kaçma ve kaybolma riski bulunduğu gerekçesiyle 4/4/2013 tarihli ve

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (d) ve (h) bentleri ile 57. maddesi uyarınca sınır dışı

edilmesine, bir ay süreyle idari gözetim altında tutulmasına ve kırk sekiz saat

içinde geri gönderme merkezine yerleştirilmesine karar verilmiştir. Başvurucu

çocuklarla ilgilibir karar bulunmamaktadır.

15. Başvurucular 23/10/2014 tarihinde Kumkapı GGM’ye yerleştirilmişlerdir.

16. 27/10/2014 tarihinde başvurucuların çatışma bölgesine

seyahat edecekleri değerlendirilerek “087-Genel Güvenlik” gerekçesiyle GİGM

tarafından haklarında yurda giriş yasağı (tahdit) konulmuştur.

17. Başvurucu G.B. 7/11/2014 tarihinde verdiği uluslararası

koruma talep dilekçesinin işleme konulmadan imha edildiğini, 13/11/2014 tarihli

ikinci başvurusunun da işleme konulmadığını, nihayet 19/11/2014’te üçüncü kez

uluslararası koruma talebinde bulunduğunu ifade etmektedir. Ancak EGM'nin 7/4/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine gönderdiği

yazı ekindeki belgelerde 6/11/2014 tarihli uluslararası koruma talep dilekçesi

bulunmaktadır. Başvurucuların uluslararası koruma talebi, gerekli şartları

taşımadığı gerekçesiyle GİGM’nin 17/12/2014 tarihli

kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 22/12/2014 tarihinde başvurucu G.B.ye

tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu G.B. hakkında verilen idari gözetim kararı

İstanbul Valiliğince 22/11/2014 tarihinde bir ay süreyle uzatılmıştır.

19. Başvurucuların idari gözetim kararına karşı 11/11/2014 ve

20/11/2014 tarihlerinde İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğine yaptıkları itirazlar,

21/11/2014 tarihli kararla reddedilmiştir.

20. Başvurucuların 26/11/2014 ve 2/12/2014 tarihli itirazları

İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2/12/2014 ve 9/12/2014 tarihli kararlarıyla

reddedilmiştir.

21. Başvurucular 15/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

22. Başvuru tarihinden sonra İstanbul Valiliğinin 24/12/2014 ve

23/1/2015 tarihli kararlarıyla G.B. hakkında verilen idari gözetim kararı bir

aylık sürelerle uzatılmıştır.

23. GİGM’nin 5/1/2015 tarihli yazısı

üzerine başvurucular 22/1/2015 tarihinde uçakla Kumkapı GGM’den

Gaziantep GGM’ye sevk edilmişlerdir.

24. Gaziantep Valiliğince 23/1/2015 tarihinde Başvurucu G.B.

hakkında “sınır dışı etme, idari gözetim veya Türkiye’yi terke davet”;başvurucu çocuklar hakkında ise -ilk kez- idari

gözetim kararı (annesi yanında refakatli)

verilmiştir.

25. Yapılan itiraz üzerine Gaziantep 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin

5/2/2015 tarihli kararıyla idari gözetim kararı kaldırılarak başvurucular

serbest bırakılmıştır.

B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılan Müracaat

26. Başvurucular 22/1/2015 tarihinde Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine (AİHM) tedbir talepli

olarak müracaat etmişlerdir. AİHM 2. Bölüm Başkan Vekili, 23/1/2015 tarihli ve

4633/15 No.lu kararla tarafların çıkarları ve yargılama sürecinin iyi işlemesi

gözetilerek AİHM İçtüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca

başvurucuların tutulma koşullarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin

(Sözleşme) 3. maddesine uygun hâle getirilmesi için gerekli tedbirlerin

alınması lüzumunun Türk Hükûmetine bildirilmesine karar vermiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

27. 6458 sayılı Kanun, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun ilgili maddeleri B.T. ([GK],

B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-21) kararında açıklanmıştır.

B. Uluslararası Hukuk

28. Sözleşme'nin ilgili maddeleri, tutulma koşullarından dolayı

kötü muamele yasağı, etkili başvuru ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarına

dair AİHM'in uygulaması B.T. (aynı kararda bkz. §§ 23-38) kararında açıklanmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 24/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

30. Başvurucular; GGM’nin çocukların

beden ve ruh sağlıkları bakımından sağlıksız olduğunu, oyun alanı ve bahçesi

bulunmasına rağmen dışarıya çıkarılmadıklarını, temiz hava ve yürüyüş yapma

ihtiyaçlarının karşılanmadığını, koğuşta sigara içildiğini, tuvalet ve banyo

temizliğinin düzenli yapılmadığını, çarşaf, yastık ve nevresimlerin

değiştirilmediğini, binanın eski olmasından dolayı hamam böceği, tahtakurusu

gibi haşerelerin dolaştığını, başka bir odaya nakledilmeden 13/11/2014’te

ilaçlama yapıldığını, ilaç kokusu içinde odada tutulduklarını, binanın havalandırma

ve aydınlatmasının kötü olduğunu, Merkezin aşırı kalabalık -kapasite 300

olmasına rağmen 500 civarında kişi- olduğunu, yaklaşık iki aydır yetişkinlerle

aynı koşullarda tutulduklarını, özel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını,

çocuklara uygun yemek verilmediğini, oyun alanı sağlanmadığını, Kumkapı GGM

hakkında ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerinin raporları ve AİHM’in olumsuz nitelikte kararlarının bulunduğunu

belirterek işkence ve kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı olarak etkili

başvuru hakkı ile aile hayatına ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede

ikametleri ve ülkeden sınır dışı edilmeleriyle ilgili işlemler “medeni hak ve

yükümlülük” veya bir “suç isnadı”nın esasının karara

bağlanmasıyla ilgili olmadığından (Z.M. ve

I.M., B. No: 2015/2037, 6/1/2016, §§ 62, 63) adil yargılanma hakkı

yönünden inceleme yapılmamış; diğer iddialar isekötü

muamele yasağı kapsamında değerlendirilmiştir.

32. Anayasa Mahkemesi birçok kararında idari gözetim altında

tutulan yabancıların tutulma koşullarını kötü muamele yasağı kapsamında

incelemiştir (Rıda Boudraa, B. No:

2013/9673 , 21/1/2015; K.A. [GK],

B. No: 2014/13044, 11/11/2015; F.A. ve M.A.,

B. No: 2013/655, 20/1/2016; A.V. ve

diğerleri, B. No: 2013/1649, 20/1/2016; F.K. ve diğerleri, B. No: 2013/8735, 17/2/2016; T.T., B. No: 2013/8810, 18/2/2016; A.S., B. No: 2014/2841, 9/6/2016; I.S. ve diğerleri, B. No: 2014/15824,

22/9/2016).

33. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

35. Anayasa Mahkemesi K.A. (aynı

kararda bkz. §§ 80, 81) kararında olumsuz tutulma koşulları nedeniyle uğranılan

zararın tazminine ilişkin etkili idari ve yargısal bir başvuru yolunun

bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kanaate varırken tutulma

koşullarından kaynaklanan ızdırap için tazminata

hükmedildiğini gösteren herhangi bir adli veya idari yargı kararının

bulunmadığı hususunu gözönünde bulundurmuştur.

36. Ancak Anayasa Mahkemesi, B.T.

başvurusunda bu içtihadını gözden geçirerek başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi, idari gözetim

altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin İçişleri

Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 2577 sayılı Kanun'un

2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan muhtel olanlarca idari yargıda tam yargı davası

açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun sırf -bilgi

eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde

yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlinde etkili hukuk

mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).

37. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren

bir husus bulunmamaktadır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

39. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldeki

başvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine

ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

40. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacak

davaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresinde

açılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öte

yandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.

kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de

yayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden

doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak

davalarda dava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye

erişim hakkının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine

de işaret edilmelidir (B.T., §

59).

41. Kötü muamele yasağı yönünden başvuru yollarının

tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan yasakla

bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının

ihlal edildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

42. Başvurucular; yaşı küçük üç başvurucu yönünden idari gözetim

kararı ve sınır dışı etme kararı verilmediğini, 6458 sayılı Kanun'da ve

Anayasa'nın 19. maddesinde öngörülen güvencelere aykırı olarak özgürlüklerinden

yoksun bırakıldıklarını, gözetim altına alınırken hâkim önüne derhâl

çıkarılmadıklarını, gözetim kararına karşı yasal hakları konusunda

bilgilendirilmediklerini, gözetim altına alındıklarının yakınlarına haber

verilmediğini, açıklanan ihlal iddialarına ilişkin olarak Türk hukukunda başvurabilecekleri

ve tazminat talep edebilecekleri etkili bir yol bulunmadığını belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği ile etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

43. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında; hürriyeti kısıtlanan

kişiler için güvence altına alınan bir yargı merciine etkili başvuru hakkı,

Anayasa’nın 40. maddesinin özel bir hâlini ifade ettiğinden 40. madde yönünden

ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

44. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği

11/4/2014'ten sonra idari gözetim altında bulundurulan yabancıların gerek idari

gözetim kararının idarece resen sonlandırılması gerekse tutulanların sulh ceza

hâkimliğine yaptıkları itiraz üzerine serbest bırakılmalarını müteakiben

Anayasa Mahkemesine yapılan başvurularda; Anayasa'nın 19. maddesine ve 6458

sayılı Kanun'daki usule aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da

hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya gözetim

altına alınması uygulamasında tutma kararı verme işleminin koşulları, süresi,

sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idari gözetim kararına karşı başvuru

yolları gibi usul güvencelerine aykırılıktan dolayı bu başlık altında yapılan

şikâyetlerden ötürü ihlal kararları vermiştir (K.A.,

I.S. ve diğerleri).

45. Ancak Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altına alınan

yabancıların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ilgilendiren ihlal

iddialarında B.T. başvurusuyla

içtihat değişikliğine gitmiştir. Anılan başvuruda Anayasa Mahkemesi 2577 sayılı

Kanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem türleri yönünden herhangi bir

ayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her türlü işlem veya eylem

sebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala dayanılarak açılacak tam yargı

davasıyla istenebilmesi için yeterli bir yasal zemin oluşturduğunu, sırf -bilgi

eksikliği nedeniyle- fiiliyatta bu yolun işletilmemesinin etkisiz olduğu

biçiminde yorumlanamayacağını, hukuka aykırı biçimde tutulan yabancılar

yönünden tam yargı davasının etkili bir hukuk mekanizması olduğunu belirtmiştir

(B.T., §§ 52, 54).

46. Fakat kararda Anayasa Mahkemesi, 6458 sayılı Kanun'un 57.

maddesine göre hukuki niteliği itibarıyla idari bir işlem olduğu hâlde

yabancıyı özgürlüğünden yoksun bırakan mahiyetini de dikkate alan kanun

koyucunun idari gözetim kararına karşı itiraz mercii olarak münhasıran sulh

ceza hâkimliklerini tayin ettiğini, bu açıdan idare mahkemelerinin idari

gözetim kararının hukuka uygunluğunun denetimi konusunda herhangi bir yetkisi

bulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmeden idari yargıda tam yargı

davası açılamayacağını açıklamıştır (B.T., §§

70, 71).

47. Öte yandan sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının

hukuka uygun olduğuna hükmetmesi durumunda -idari yargı merciinin idari gözetim

kararının hukukiliğini denetleme yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde- 2577

sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen tam yargı davasının idari gözetim

kararının hukuka aykırı olduğu şikâyetlerine bağlı tazminat istemi yönünden

etkisiz hâle geleceği anlaşılmaktadır. Bu gibi hâllerde sulh ceza hâkiminin ret

kararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunulabilir (B.T., §

72).

48. Sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka aykırı

olduğu gerekçesiyle itirazı kabul etmesi hâlinde tam yargı davası açılmasını

engelleyici bir düzenleme bulunmadığından bu yol tüketilmeden Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamaz (B.T.,

§ 73).

49. Yukarıdaki açıklamaların ışığında Gaziantep 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 5/2/2015 tarihli kararıyla idari gözetimleri sona eren

başvurucuların uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararlarının

karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama

kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen "tam yargı davası"

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun

"ikincil niteliği" ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da, diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

51. Başvurucuların bu karardan sonra idari yargıda açacakları

dava süresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılan

açıklamaların (bkz. § 40) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 6100 sayılı Kanun’un 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA

24/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucular : 1. G.B. 2. A.I. 3. M.Z. 4. H.Z. Vekili : Av. Abdulhalim YILMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/19481, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucuların
  7. B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılan Müracaat
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Kötü Muamele Yasağının
  13. B. No: 2013/655, 20/1/2016; A.V. ve
  14. B. Kişi Hürriyeti ve
  15. A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli
  16. B. Başvurunun başvuru
  17. Yıldırım
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. M. Emin KUZ
  21. Mecek
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/19481
Tarih
24 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Hıdır Demir Başvurusu (B. No: 2015/15997)
  • Verdi Kırmızıateş Başvurusu (B. No: 2015/7788)
  • İlker Yılmaz Başvurusu (B. No: 2015/19041)
  • Pınar İçel Başvurusu (B. No: 2017/35260)
  • Fatih Dokur Başvurusu (B. No: 2017/32217)
  • C. C. A. Başvurusu (B. No: 2018/2337)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.