İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Günal Kurşun Başvurusu (B. No: 2017/35484)

1. Başvuru, akademisyen olan başvurucu hakkında uygulanan

Başvuru No2017/35484Tarih15 Ocak 2020Okuma17 dk · 3.386 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Günal Kurşun Başvurusu

Karar tarihi
15 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2017/35484
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.386 kelime·17 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, akademisyen olan başvurucu hakkında uygulanan

yakalama, gözaltına alma ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, soruşturma

dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve

tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, tutukluluk

incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltı ve tutukluluk süreçlerindeki bazı

uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; avukatıyla görüşmesinin

sınırlandırılması ve bu görüşmenin mahremiyetine riayet edilmemesi nedenleriyle

de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/10/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza

Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanlığında öğretim üyesi olarak görev

yapmakta iken 29/10/2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 675 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname ile kamu görevinden ihraç edilmiştir. Başvurucu ayrıca başvuru

formunda İnsan Hakları Gündemi Derneğinin ve İnsan Hakları Ortak Platformunun

üyesi olduğunu belirtmiştir.

9. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör

örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) yardım etme suçunu işlediği

değerlendirilen başvurucunun da aralarında bulunduğu on kişi hakkında

soruşturma başlatılmıştır.

10. Adalar Sulh Ceza Hâkimliği 26/8/2016 tarihli kararı ile

başvurucu hakkındaki soruşturma dosyasına ilişkin olarak "soruşturmanın amacını tehlikeye

düşürebileceği" gerekçesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurucunun

müdafiinin dosya içeriğini incelemesinin ve belgelerden örnek almasının kısıtlanmasına

karar vermiştir.

11. 5271 sayılı Kanun'un 119. maddesi uyarınca gecikmesinde

sakınca bulunan hâl kapsamında Cumhuriyet savcısının emri ile arama ve el koyma

kararı verilmiş olup anılan soruşturma çerçevesinde başvurucu, İstanbul

Büyükada'da bir otelde yapılan toplantı sırasında 5/7/2017 günü gözaltına

alınmıştır.

12. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı 1/7/2016 tarihli ve 6723

sayılı Kanun'un ilgili hükümleri gereğince soruşturma işlemlerinin İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülmesi gerektiğini belirterek

soruşturma dosyasını 6/7/2017 tarihli fezleke ile Başsavcılığa gönderilmiştir.

13. Başvurucu, soruşturma işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul

Emniyet Müdürlüğüne getirilerek 17/7/2017 tarihine kadar burada gözaltında

tutulmuştur. Başvurucu, aynı gün müdafilerinin huzurunda verdiği polis

ifadesinde sorulan tüm sorulara ve suçlamalara karşı susma hakkını

kullanmıştır.

14. Başvurucu ifadesi alınmak üzere 17/7/2017 tarihinde

Başsavcılıkta hazır edilmiştir. İfade alma tutanağında, başvurucuya isnat

edilen suçların okunup anlatıldığı belirtilmiştir. Bu sırada başvurucunun

müdafileri de hazır bulunmuştur.

15. Başsavcılık aynı tarihte

başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette

bulunarak yardım etme suçundan tutuklanması istemiyle İstanbul 10. Sulh Ceza

Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir.

16. Başsavcılığın talep yazısı, sorgu işlemi öncesinde Hâkimlik

tarafından başvurucuya okunmuştur. Ayrıca sorgu tutanağında, başvurucuya isnat

edilen suçların okunup anlatıldığı da belirtilmiştir. Sorgu sırasında

başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur.

17. Başvurucu, Hâkimliğin 18/7/2017 tarihli kararıyla anılan

suçtan tutuklanmıştır. Bu kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

" ... tüm dosya kapsamından, gizli tanık

ifadesi, yazışma içerikleri, HTS kayıtları, teşhis tutanakları nazara alınarak

üzerine atılı suçu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, atılı

suçun vasıf ve mahiyeti ile kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırı değerlendirildiğinde,

kaçma ve saklanma ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle bu aşamada adli kontrol

hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı, bu doğrultuda tutuklamanın

ölçülü olduğu kanaatine varılarak CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına

... [karar verildi.]"

18. Başvurucu, müdafii aracılığıyla 18/7/2017 tarihinde

tutuklama kararına itiraz etmiştir.

19. İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliğince 1/8/2017 tarihinde

"İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin

kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle itirazın

kesin olarak reddine karar

verilmiştir. Anılan kararın başvurucuya tebliğ edildiği tarih dosya kapsamından

anlaşılamamaktadır.

20. Başvurucu, tutuklamaya itirazın reddi kararı sonrasında

müdafii aracılığıyla 17/8/2017 havale tarihli dilekçesi ile Hâkimlikten bir kez

daha tahliye talebinde bulunmuştur. İtiraz ve tahliye talebine ilişkin

dilekçede incelemenin duruşmalı olarak yapılması da istenmiştir.

21. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği 18/8/2017 tarihinde, dosya

üzerinden yaptığı incelemede başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar

vermiştir. Anılan kararın başvurucuya tebliğ edildiği tarih ile bu karara

itiraz edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

22. Başsavcılık 15/9/2017 tarihinde, başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. İstanbul 5. Sulh Ceza

Hâkimliği 18/9/2017 tarihli kararı ile "kuvvetli

suç şüphesini gösteren somut delillerinin bulunduğu ve tutuklama nedenlerinin

ortadan kalkmadığı" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar vermiştir.

23. Anılan karar, başvurucuya 22/9/2017 tarihinde tebliğ edilmiş

olup bu karara itiraz edilip edilmediği dosya kapsamından tespit edilememiştir.

24. Başvurucu 13/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

25. Başsavcılığın 4/10/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

anılan suçu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza

mahkemesinde dava açılmıştır.

26. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2017

tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/100 sayılı dosya

üzerinden kovuşturma başlamıştır.

27. Mahkemece 25/10/2017 tarihinde yapılan birinci duruşmada

başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Anılan dava, bireysel başvurunun

incelendiği tarih itibarıyla Mahkemenin E.2017/100sayılı dosyasında derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

28. İlgili hukuk için bkz.

Vedat Demir (B. No: 2017/7295, 29/5/2019, §§ 23-28) başvurusuna

ilişkin karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 15/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Yakalama ve Gözaltı

Tedbirinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

30. Başvurucu, şartları oluşmadığı hâlde hakkında yakalama ve

gözaltı tedbiri uygulanması ile on üç gün boyunca gözaltında kalmasına rağmen

kendisine yönelik herhangi bir adli işlem yapılmaması nedenleriyle Anayasa'nın

19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

31. Bakanlık görüşünde öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 141.

maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esastan

inceleme yapılacak olması durumunda ise Bakanlık; gözaltı süresinin neden

uzatıldığına ilişkin olarak soruşturma mercilerince somut gerekçeler ortaya

konulduğunu, ayrıca başvurucu ile birlikte dokuz şüphelinin daha gözaltında

bulunması, şüphelilere yüklenen suçun özelliği, delillerin toplanmasındaki

güçlük gibi sebeplere de gözaltı kararında değinildiğini, olağanüstü hâl

döneminde uygulamaya konulan yasal düzenlemeler karşısında somut olayda

başvurucunun gözaltı süresinin makul olduğunun değerlendirildiğini ifade

etmiştir.

32. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

formundakine benzer beyanlarda bulunmuştur.

b. Değerlendirme

33. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince

düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

34. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin

aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddialarına

ilişkin olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl dava

sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi

gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No:

2014/14061, 8/4/2015, §§ 64-72; Hidayet

Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 53-64; Günay Dağ ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631,

17/12/2015, §§ 141-150; İbrahim Sönmez ve

Nazmiye Kaya, B. No: 2013/3193, 15/10/2015, §§ 34-47).

35. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen

dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir

hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun hukuka aykırı olarak

yakalanarak gözaltına alındığı ve gözaltı süresinin makul olmadığı iddialarıyla

ilgili olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Tutuklamanın Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

37. Başvurucu; kuvvetli suç şüphesi ve somut deliller bulunmadan

hukuken geçersiz bir tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma ve kaçma

şüphesi olmadığı hâlde koşulları oluşmadan verilen tutuklama kararı nedeniyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

38. Bakanlık görüşünde öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 141.

maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esastan

inceleme yapılacak olması durumunda ise Bakanlık; başvurucu hakkında uygulanan

tutuklama tedbirinin hukuki olup olmadığının Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında

incelenmesi gerektiğini, tutuklama kararının gerekçesinden başvurucunun

tutuklanmasına karar verilirken kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillere

dayanıldığının anlaşıldığını, başvurucunun katıldığı iddia edilen söz konusu

toplantı ile ilgili olarak soruşturma makamlarının yaptığı tespitler,

toplantıya katılanların gizlilik içinde hareket ederek telefonlarını

kapatmaları, başvurucunun bu toplantının organizatörü olması, toplantıya

katılanlar arasında bulunan yabancı uyruklu şahısların ülkemiz aleyhine

faaliyette bulunma ihtimalleri, toplantıya katılan şahısların terör örgütlerine

yakın isimlerle bağlantıları, başvurucunun hesap hareketlerinde devletin millî

güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya

gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı bulunduğu gerekçesi ile

kapatılan dernekler listesinde bulunan Batı (Rojova) Yardımlaşma ve Dayanışma

Derneği ve Roboski İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Derneği isimli kurumlara

maddi destekte bulunduğuna yönelik tespitler ile tutuklamaya dair verilen

kararlara ilişkin gerekçeler kapsamında başvurucunun tutukluluğunun keyfî

olduğunun savunulamayacağını ifade etmiştir. Bakanlık ayrıca başvurucunun insan

hakları savunucularının korunmasına yönelik uluslararası sözleşmelerden doğan

yükümlülüklerin ihlal edildiği iddiasının insan hakları savunucularının

korunmasına yönelik olarak spesifik anlamda gerek Anayasa'da gerekse Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'nde herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle Anayasa

Mahkemesinin konu bakımından yetkisi kapsamında bulunmadığını ileri sürmüştür.

39. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

formundakine benzer beyanlarda bulunmuştur.

b. Değerlendirme

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası uyarınca ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

41. Tutukluluk nedeniyle yapılan bireysel başvurunun temel

amacı, özgürlükten yoksun bırakmanın hukuka aykırı olduğunun ya da devamını

haklı kılan sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığında buna

bağlı olarak ilgilinin tutukluluk hâlinin devamına gerekçe olarak gösterilen

hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve kişi serbest kalabilecektir.

Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı sağlamak amacıyla

yapılacak bireysel başvuruların, olağan kanun yolları tüketilmek şartıyla

tutukluluk hâli devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür (Korcan Pulatsü, B. No: 2012/726, 2/7/2013,

§ 30).

42. Somut olayda başvurucu 18/7/2017 tarihinde tutuklanmış olup

tutuklama kararına itirazı 1/8/2017 tarihinde reddedilmiştir. Bununla birlikte

başvurucu hakkında sonrasında da tutukluluğun devamına dair kararlar verildiği

ve başvurucunun bu kararlara itiraz ettiğini ortaya koymadığı görülmektedir. Bu

bağlamda bireysel başvuruya konu edilen tutukluluğun devamı kararına karşı da

itiraz yolu tüketilmemiştir.

43. Özellikle daha önce birçok kez tutukluluğun devamı kararlarına

itiraz edilmiş ve sonuç alınamamışsa somut olayın koşulları gözetilerek en son

verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz edilmemesi dolayısıyla başvuru

yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun reddedilmemesi de mümkündür (Serdar Ziriğ [GK], B. No: 2013/7766, 2/7/2015, § 27).

44. Sonuç olarak başvuru konusu olay dikkate alındığında, ilk

tutuklama kararı dışındaki tutukluluğun devamı kararlarına karşı bireysel

başvuruda bulununcaya kadar itiraz yoluna gittiğini ortaya koyamayan başvurucu yönünden

başvuru yollarının tüketilmesi kuralına istisna tanınmasını gerektiren bir

durumun olmadığı görülmektedir.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Sulh Ceza

Hâkimliklerinin Bağımsız ve Tarafsız Hâkim İlkelerine Aykırı Olduğuna İlişkin

İddia

a. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

46. Başvurucu, tutukluluğa ilişkin karar veren sulh ceza

hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız mahkeme güvencesini sağlamadığını ileri

sürmüştür.

47. Bakanlık, bu konuda görüş bildirmemiştir.

b. Değerlendirme

48. Anayasa Mahkemesince sulh ceza hâkimliklerinin doğal hâkim

güvencesini sağlamadıkları, tarafsız ve bağımsız mahkeme olmadıkları ve

tutukluluğa itirazın bu yargı mercilerince karara bağlanmasının hürriyetten

yoksun bırakılmaya karşı etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle

getirdiğine ilişkin iddialar birçok kararda incelenmiş; bu kararlarda sulh ceza

hâkimliklerinin yapısal özellikleri dikkate alınarak söz konusu iddiaların

açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır (Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No:

2014/14061, 8/4/2015, §§ 101-115; Mehmet

Baransu (2), B. No: 2015/7231, 17/5/2016, §§ 64-78, 94-97).

49. Somut başvuruda, aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak

anılan kararlarda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddialarına ilişkin

olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

4. Tutukluluk İncelemelerinin Hâkim/Mahkeme

Önüne Çıkarılmaksızın Yapıldığına ilişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

51. Başvurucu, tutukluluğa yaptığı itirazın ve tutukluluk

incelemesinin duruşma yapılmaksızın incelendiğini ve bu durumun etkili

başvuru/itiraz hakkını engellediğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

52. Bakanlık, bu konuda görüş bildirmemiştir.

b. Değerlendirme

53. Anayasa Mahkemesi Aydın

Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 326-359)

kararında; 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü ve sonrasında ilan

edilen olağanüstü hâl döneminde ortaya çıkan koşulları dikkate alarak darbe

teşebbüsü, FETÖ/PDY ve terörle ilgili suçlardan dolayı tutuklanan kişilerin

tutukluluk incelemelerinin belirli bir süre duruşmasız olarak yapılmasının

Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasıyla bağdaşmasa da olağanüstü yönetim

usullerinin benimsendiği dönemde temel hak ve özgürlüklerin güvence rejimini

düzenleyen Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında meşru görülebileceğini

belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi, Erdal

Tercan ([GK], B. No:

2016/15637, 12/4/2018) kararında bu kapsamda yaptığı incelemede darbe

teşebbüsünden sonraki süreçte darbe teşebbüsü, teşebbüsün arkasındaki yapılanma

olan FETÖ/PDY veya terörle bağlantılı suçlardan tutuklanan kişilerin tutukluluk

incelemelerinin on sekiz aya kadar hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılmasının

olağanüstü hâl döneminde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal etmediği

sonucuna varmıştır (Erdal Tercan,

§ 246).

54. Somut olayda başvurucunun 18/7/2017 tarihinde

tutuklanmasının ardından 25/10/2017 tarihinde

(tutuklandıktan üç ay yedi gün sonra) ilk kez hâkim huzuruna çıkarak

savunmasını yaptığı görüldüğünden tutuklama konusu suçun niteliği ve

tutukluluğun hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın devam ettirildiği süre dikkate

alındığında anılan karardaki sonuçtan ayrılmayı ve farklı bir değerlendirme

yapmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

55. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddialarına ilişkin

olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

5. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına

İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

56. Başvurucu; dosyada gizlilik kararı olduğu için tutukluluğa

etkili bir şekilde itiraz etme hakkını kullanamadığını belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

57. Bakanlık, bu konuda görüş bildirmemiştir.

b. Değerlendirme

58. Anayasa Mahkemesi, soruşturma dosyalarına erişime yönelik

olarak verilen kısıtlama kararlarının tutuklu kişilerin özgürlüklerinden mahrum

bırakılmalarına karşı itirazda bulunma hakkı üzerindeki etkisini birçok

kararında incelemiştir. Bu kararlarda, öncelikle yakalanan veya tutuklanan

kişiye yakalama ya da tutuklama sebeplerinin ve hakkındaki iddiaların

bildirilmesi gerektiği ancak buradaki bildirim yükümlülüğünün isnat edilen

suçlamalara esas tüm bilgi ve delilleri kapsamadığı belirtilmiş; bu bağlamda

başvurucunun tutuklamaya konu suçlamalara ilişkin temel unsurları bilip

bilmediği dikkate alınmıştır (Günay Dağ ve

diğerleri, §§ 168-176; Hidayet

Karaca, §§ 105-107; Süleyman

Bağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, §§ 248-257).

59. Somut olayda ifade ve sorgu tutanakları, tutukluluğa ilişkin

kararlar, başvurucu veya müdafileri tarafından verilen tutukluluğa ilişkin

dilekçeler ve soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde

başvurucunun tutukluluğuna temel teşkil eden bilgi ve belgelerden haberdar

olduğu, bunların içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip bulunduğu, tutukluluk

durumuna karşı itirazlarını sunma konusunda kendisine yeterli imkânın tanındığı

görülmektedir.

60. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

61. Başvurucu; gözaltında bulunduğu sürede 24 saat sönmeyen

florasan ışığı altında, 5-6 m² genişliğinde ve sadece iki yatağın sığabildiği

bir hücrede dört kişi ile birlikte kaldığını, kendisine su dışında başka bir

içecek verilmediğini, verilen gıdaların da yetersiz olduğunu, kaldığı yerin

temiz olmadığını, burada temel insani ihtiyaçlarını gidermesinin engellendiğini

belirterek insan haysiyetiyle bağdaşmayan muameleye tabi tutulma yasağının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

62. Başvurucu ayrıca tutuklu olarak kaldığı ceza infaz

kurumundaki uygulamaların da insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele niteliğinde

olduğunu, bu bağlamda ceza infaz kurumuna ilk girişte kurum görevlileri

tarafından çıplak bir şekilde aranmasının yanı sıra tek kişilik odada

barındırıldığını, mektup almasının veya göndermesinin engellendiğini, ceza

infaz kurumu spor salonunu ve berberini kullanması yönünde dilekçeyle

bildirdiği taleplerinin karşılanmadığını, oğlunun fotoğraflarının

verilmediğini, hükümlü/tutuklu diğer mahpuslarla ceza infaz kurumu içinde

görüşmesinin kısıtlandığını, tüm bunların kendisini örselemek, aşağılamak ve

baskı altına almak amacıyla yapıldığını iddia etmiştir.

63. Bakanlık, bu konuda görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

64. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,

B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

65. Somut olayda gözaltı sürecindeki kötü muamele iddialarına

ilişkin olarak başvurucu, genel olarak gözaltında iken kamu görevlileri

tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığını ve insani olmayan gözaltı

koşullarında kasti bir şekilde tutulduğunu ileri sürmektedir. Bu bölümdeki

iddialar bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucunun yakalandığı andan

itibaren kamu görevlilerinin kendisine kötü muamelede bulunduğundan şikâyetçi

olduğu görülmektedir. Başvurucu, gözaltında tutma koşullarının yetersizliğinden

bahsetmişse de bu kapsamda maruz kaldığını ileri sürdüğü kötü muamelenin kamu

görevlilerinin kasıt ve/veya ihmalinden mi yoksa salt tutulma koşullarından mı

kaynaklandığını açıkça belirtmemiştir. Dolayısıyla söz konusu iddiaların

Anayasa Mahkemesince doğrudan incelenebilmesi için yeterli bilgi ve belge

bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda somut olayın koşullarının başvurucunun

anılan iddialarının kamu görevlilerinin kasıt ve/veya ihmalinden kaynaklanıp

kaynaklanmadığına dair adli ve/veya idari bir soruşturmayla ortaya konması

gerekmektedir.

66. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarına ilişkin

şikâyetler yönünden ise ilgili mevzuat (Mehmet

Baransu, B. No: 2015/8046, 19/11/2015, §§ 12-18) gereğince

başvurucunun iddialarını iletebileceği ve yapıldığını iddia ettiği kötü

muameleye derhâl son verilmesini isteyebileceği idari ve yargısal mercilerin

bulunduğu görülmektedir.

67. Başvurucu, ceza infaz kurumunda uğradığını iddia ettiği kötü

muamele yasağı kapsamındaki uygulamalara ilişkin olarak İnfaz Hâkimliği

nezdinde şikâyet başvurusunda bulunduğunu ileri sürmüş ise de başvuru formuna

ekli Silivri 1. İnfaz Hâkimliğinin 29/9/2017 tarihli kararında sadece Ceza

İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca verilen koğuş yerleştirme

kararına yönelik değerlendirme yapılarak ret kararı verildiği, anılan ret

kararına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulduğuna dair bir

bilginin sunulmadığı görülmektedir. Başvurucunun kendisine yönelik yapıldığını

belirttiği uygulamalarla (bkz. § 62) ilgili olarak infaz hâkimliğine şikâyette

bulunduğuna ve/veya burada verilecek karara karşı da ağır ceza mahkemesi

nezdinde itiraz yolunu tükettiğine ilişkin bir bilgi veya belgeye yer

verilmemiştir. İlgili hükümler kapsamında başvurucu, şikâyetlerini öncelikle

yetkili bu yargısal mercilere iletip tutulma yeri ve koşulları sebebiyle kötü

muameleye maruz bırakıldığını ileri sürebilecek ve bu koşulların en kısa

zamanda uygun hâle getirilmesini isteyebilecekken bu yollara başvurmamıştır

(benzer yöndeki bir değerlendirme için bkz. Mehmet

Baransu, § 30). Ayrıca yine başvuru konusu olayda başvurucunun kötü

muamele niteliği oluşturabilecek çıplak arama yapıldığı iddiasına yönelik

Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunduğuna ve/veya burada verilecek karara

karşı da sulh ceza hâkimliği nezdinde itiraz yolunu tükettiğine ilişkin bir

bilgi veya belgeye yer verilmemiştir. Başvurucunun şikâyetleri dikkate

alındığında iddiasının aksine mevcut başvuru yollarının ulaşılabilir,

şikâyetleri açısından telafi imkânını haiz ve bir çözüm sağlayabilecek

nitelikte olmadığını söyleyebilmeyi mümkün kılan bir sebep bulunmadığından

başvuru yollarının tüketilmesi kuralına istisna tanınmasını gerektiren bir

durumun da olmadığı görülmektedir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. Didem Tütenk, B. No: 2013/7525, 10/6/2015,

§§ 40, 41; Mehmet Hasan Altan (2)

[GK], B. No: 2016/16092, 11/1/2018, §§ 250, 251).

68. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetlerini ve varsa bu konudaki

kanıtlarını öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere

iletmeden, hak ihlali iddialarını öncelikle bu makamların değerlendirmesini ve

çözüme kavuşturmasını beklemeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

69. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

70. Başvurucu; avukatıyla görüşmesinin teknik cihazlarla kayıt

altına alındığını, bu görüşme sırasında infaz koruma memurunun hazır

bulundurulduğunu, avukatıyla görüşmesine kısıtlama getirildiğini belirterek

savunma hakkını yeterince kullanamadığını ileri sürmüştür.

71. Bakanlık, bu konuda görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

72. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

73. Somut olayda UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda ihlal

iddialarına konu olan davanın bireysel başvuruyu inceleme tarihi itibarıyla ilk

derece mahkemesi nezdinde derdest olduğu, bu anlamda işlemleri devam eden

yargılama açısından hukuk sisteminde mevcut yargısal yollar tüketilmeksizin

bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

74. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yakalama ve gözaltının hukuka aykırı olması dolayısıyla

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız hâkim

ilkelerine aykırı olması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmaksızın yapılması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

6. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

7. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

15/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Ali Rıza SÖNMEZ Başvurucu : Günal KURŞUN Vekili : Av. Hülya GÜLBAHAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/35484, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. Kötü Muamele Yasağının
  10. C. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/35484
Tarih
15 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Samanyolu Haber Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/11533)
  • Huri Garan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/11854)
  • Yalçın Atlı Başvurusu (B. No: 2015/19711)
  • Mesut Temizkan Başvurusu (B. No: 2017/4764)
  • Mühittin Hüseyinoğlu Başvurusu (B. No: 2016/4970)
  • Emre Tabak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/73176)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.