İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm
Birinci BölümBaşvuru No: 2017/8758Tarih: 21 Mart 2018

Halil Berk Başvurusu (B. No: 2017/8758)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HALİL BERK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/8758)

Karar Tarihi: 21/3/2018

R.G. Tarih ve Sayı: 12/4/2018-30389

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir kısım mahpusun açık görüş hakkının

sınırlandırılması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/2/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016

tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine

karar verilmiştir. Üç aylık sürelerle uzatılan OHAL süreci devam etmektedir.

Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği

tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri (B. No:

2016/22169, 20/06/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

9. Eski vali yardımcısı olan başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli

darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütü (Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyle

Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/7/2016 tarihli kararıyla tutuklanarak

Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.

10. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde Sincan T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir.

11. Başvurucu "Açık görüş hakkının aylık

kullandırılmaması" konulu şikâyet dilekçesini ilgili infaz hâkimliğine

gönderilmek üzere Ceza İnfaz Kurumuna 1/12/2016 tarihinde sunmuştur. Başvurucu,

dilekçesinde diğer tutukluların ayda bir kez açık görüş hakkını

kullanabilmelerine rağmen kendisinin açık görüş hakkından yararlandırılmadığını

ileri sürmüştür. Başvurucu, açık görüş hakkını ortadan kaldıran yasal bir

düzenleme bulunmamasına rağmen bu haktan yararlandırılmaması nedeniyle yakın

akrabalarıyla sağlıklı koşullarda görüşemediğini belirtmiş ve düzenli olarak

açık görüş hakkından yararlandırılması talebinde bulunmuştur.

12. Ankara Batı İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 5/12/2016

tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararda; uygulamanın

hukuka aykırı olmadığı, mevzuata ve ceza infaz kurumu kurallarına uygun olduğu

belirtilmiştir.

13. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi)

29/12/2016 tarihli kararıyla, İnfaz Hâkimliği kararının gerekçesi yerinde

görülerek anılan karara yapılan itiraz reddedilmiştir.

14. Nihai karar 6/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 6/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

16. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2017 tarihli ara

kararıyla başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.

17. Anayasa Mahkemesinin 13/2/2018 tarihli müzekkeresiyle,

ilgili Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun tutuklu kaldığı süre boyunca aile

fertleriyle yaptığı tüm görüşlerin sıklığına, usulüne ve süresine ilişkin bilgi

ve belgeler talep edilmiştir. 14/2/2018 tarihli cevap yazısında; normal

kapasitesi 630, genişletilmiş kapasitesi 1.060 kişi olan Ceza İnfaz Kurumunda

bulunan tutuklu ve hükümlü sayısının 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden

sonra kapasitesinin çok üzerine çıktığı belirtilmiştir. Yazıda, fiziki şartlar

ve infaz koruma memuru sayısının yetersiz olması nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu

güvenliği dikkate alınarak görüş hakkının İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla

sınırlandırıldığı vurgulanmıştır. Cevap yazısında, başvurucunun Ceza İnfaz

Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu 10/8/2016 ile 22/3/2017 tarihleri arasında

aile fertleriyle (eşi, üç çocuğu, annesi, babası, kardeşleri ve kayınvalidesi)

on iki kez kapalı ve üç kez açık görüş yaptığı ifade edilmiştir. Buna göre

başvurucu 18/8/2016, 1/9/2016, 29/9/2016, 13/10/2016, 10/11/2016, 24/11/2016,

8/12/2016, 22/12/2016, 19/1/2017, 2/2/2017, 16/2/2017 ve 15/3/2017 tarihlerinde

kapalı; 25/10/2016, 25/12/2016 ve 25/2/2017 tarihlerinde açık görüş hakkından

yararlandırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlüyü

ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla

eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı

tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller

dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla

üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma

saatleri içinde ziyaret edilebilir...

...

(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet

Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde

yaptırılır."

19. 5275 sayılı Kanun'un "Tutukluların hakları" kenar

başlıklı 114. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde

tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul

edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma

evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından

tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar

koyabilir."

20. 5275 sayılı Kanun’un "Tutukluların

yükümlülükleri" kenar başlıklı 116. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı

ceza infaz kurumları,...ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve

görüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardan

yararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ

76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle

uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir."

21. 22/7/2016 tarihli ve 23/7/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname'nin (OHAL KHK'sı) "Soruşturma

ve kovuşturma işlemleri" kenar başlıklı 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:

"e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesi

koşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın

hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir. Adalet

Bakanlığı ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklular

telefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde bir

ve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzere

faydalanabilirler."

22. 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri

Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) "Temel

ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının olay

tarihinde yürürlükte olan (d) bendi şöyledir:

"(d) Hükümlü ve tutuklular, bu

Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde, üçü

kapalı biri açık görüş olmak üzere ayda dört kez görüşme yapabilir."

23. Ziyaret Yönetmeliği'nin 13/9/2017 tarihli ve 30179 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanarak değiştirilen "Temel ilkeler" kenar başlıklı

5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:

"(d) Kurum idaresinin uygun göreceği bir

hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve tutuklular

bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşme

yapabilir."

24. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temel

ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasına

eklenen, 18/8/2016 tarihli ve 29805 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren (e) bendi şöyledir:

"(e) Kurum mevcudu, güvenliği ve düzeni

dikkate alınmak suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun

İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde

tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu

kapsamına giren suçlardan, hükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındaki

açık görüşler idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda bir

yaptırılabilir."

25. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Ziyaret gün ve saatleri"

kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Ziyaret günleri ve saatleri ile bir

hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve

kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. ..."

26. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açık görüş" kenar

başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Açık görüş, hükümlü ve tutuklular ile

ziyaretçilerinin maddi temasına imkan verecek şekilde, konuşulanların hazır

bulunan görevli tarafından işitilebildiği ve izlenebildiği, ceza infaz kurumunun

bu iş için tahsis edilmiş özel bölümünde yapılan ziyaret ve

görüşmelerdir."

27. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Bayramlarda

ve özel günlerde açık görüş" kenar başlıklı 15. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

"Hükümlü ve tutuklular, Bakanlıkça uygun

görülen, dinî ve milli bayramlar ile özel günlere mahsus olmak üzere,

belirlenen tarihlerde, anne, baba, eş, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba ve

kardeşleriyle açık görüş yapabilir.

Bakanlıkça belirlenen yakınları olmayan

hükümlü ve tutuklular, üçüncü dereceye kadar olan akrabalarından en çok üç

kişiyle görüşebilirler. ..

Bu ziyaretin, aynı haftada yapılacak kapalı

görüş ile çakışması halinde açık görüş yaptırılır..."

28. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açık

görüş yapılacak yer" kenar başlıklı 16. maddesi şöyledir:

"Açık görüşler, ceza infaz kurumunun oda

ve eklentileri dışında, bu iş için ayrılmış özel bölümünde, bulunmadığı

takdirde, ceza infaz kurumu müdürünün uygun göreceği yerde yaptırılır."

29. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Görüş

süresi ve saatleri" kenar başlıklı 17. maddesi şöyledir:

"Açık ziyaretler, bir saatten fazla

olmamak kaydıyla 09.00 - 17.00 saatleri arasında yaptırılır. Ziyaret süresi,

görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işler."

30. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açık

görüşe ilişkin diğer konular" kenar başlıklı 18. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

"Hükümlü ve tutuklu sayısının, verilen

açık görüş günü sayısına bölünmesi suretiyle, görüş gününe kadar gruplar

oluşturulur, her grubun görüş günü ve saatleri, ailelerine bildirilmek üzere,

hükümlü ve tutuklulara tebliğ edilir ve hazırlanan program ayrıca koğuşlara ve

ziyaretçilerin görebileceği uygun yerlere asılır.

Belirtilen gün ve saatler dışında görüş

yaptırılmaz, ...

Her grubun açık görüşü bittikten sonra, görüş

yerinde bulunan hükümlü ve tutuklular, görevliler nezaretinde dikkatli bir

şekilde arandıktan sonra koğuş veya odalarına götürülerek burada sayılır.

Kimlikleri, fotoğraflı belgelerle kontrol edilir, grup mevcudunun tam olduğunun

anlaşılması üzerine, ziyaretçilerin kurum dışına çıkmasına izin verilir.

Açık görüşlerde, görüş mahallinde yeteri kadar

dış güvenlik görevlisi gözlemci olarak bulundurulur.

..."

B. Uluslararası Hukuk

31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS, Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar

başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı

gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak

müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu

güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin

önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir."

32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayata

saygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğini

geliştirme hakkı anlamında bir “özel hayatı” güvence altına almaktadır. Bu yönü

ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek

üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §

45; Oleksandr Volkov/Ukrayna,

B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29).

33. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular

Sözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak

sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69).

34. AİHM'e göre, suçun mahiyeti haklı

gösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı

ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi

kapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali

anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §

123).

35. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda

mahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir.

Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir

sınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silver

ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§

99-105).

36. AİHM'e göre hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu

idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2),

B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.), B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, §

127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi için

güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır

(Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,

20/5/2008, § 46).

37. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa

Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararlarının hükümlü

ve tutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:

"Dış Dünya ile İlişki

24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta

mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle

ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin

mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.

24. 2 Devam etmekte olan bir ceza

soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç işlenmesinin

önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi halinde,

haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak adli bir

merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu tür

kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.

24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişim kurması

kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşları belirlemelidir,

24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,

mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine

ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.

24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla

yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun

için onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar. ..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

38. Mahkemenin 21/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

39. Başvurucu; tutuklu olarak bulunduğu süre boyunca açık görüş

hakkının haksız şekilde sınırlandırıldığını, görüş hakkının sınırlandırılmasına

ilişkin OHAL KHK'larında bir düzenleme olmadığını belirtmiştir. Başvurucu; eşi

ve üç çocuğu ile sağlıklı koşullarda görüşemediğini ve ailesiyle sürdürülebilir

bir ilişki kuramadığını, masumiyet karinesi göz ardı edilerek gerçekleştirilen

sınırlayıcı uygulama nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür. Başvurucu, tutuklu olması nedeniyle başvuru harç ve

giderlerini ödeyecek gelirinin bulunmadığını belirterek adli yardımdan

faydalandırılma talebinde bulunmuştur.

40. Bakanlık görüşünde, OHAL ilanı ve bu kapsamda alınan

tedbirlere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Görüşte, AİHS'in

15. maddesine istinaden hazırlanan derogasyonun

21/7/2016 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine bildirildiği

belirtilmiştir. Görüş yazısında; 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü

sonrasında ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü sayısının arttığı, ceza

infaz memuru sayısının ise azaldığı ifade edilmiştir. Görüş yazısında, ilgili

yönetmelikte yapılan değişiklikle bazı suçlar yönünden açık görüşün iki ayda

bir olacak şekilde yaptırılabilmesine ilişkin olarak ceza infaz kurumlarına

takdir hakkı tanındığı ancak bu düzenlemenin emredici nitelikte olmadığı

belirtilmiştir. Görüş yazısında, başvurucunun tutuklu bulunduğu süre boyunca

dördü açık olmak üzere on beş kez yakınlarıyla görüştürüldüğü vurgulanmıştır.

Görüşte; ceza infaz kurumlarının güvenliği, düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi

ile aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir dengenin

sağlandığı şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir.

B. Değerlendirme

1. Adli Yardım Talebi

Yönünden

41. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararında

belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma

düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan

başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmesi gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

42. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın

20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes ... aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğine

dokunulamaz."

43. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ...

Devlet, ailenin huzur ve refahı ... için gerekli tedbirleri alır,

teşkilatı kurar.

Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve

babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir...”

44. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığında

resmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişinin

ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğine

işaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8. maddesi

çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığını

oluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin -Anayasa’nın bütünselliği

ilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına ilişkin pozitif

yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması gerektiği açıktır

(Murat Atılgan, B. No: 2013/9047,

7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny [GK],

B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).

45. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda

tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin

hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek

önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar

Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2

sayılı tavsiye kararlarında da hükümlü ve tutukluların aileleri, başka kişiler

ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret edilmelerine izin

verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Mehmet

Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiye

kararında, koşulların oluşması ve gerekli görülmesi hâlinde ziyaretlere

kısıtlamalar konulabileceği ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgari

bir iletişime imkân tanıyacak nitelikte olması gerektiği ifade edilmiştir.

46. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz

kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi

gerekmektedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile özel

hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir denge

sağlanmalıdır. Ancak ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarak

idarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hayatına müdahale konusunda

takdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetilmelidir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No:

2013/6693, 16/4/2015, § 89).

47. Öncelikle belirtilmelidir ki somut olayda başvurucunun aile

fertleriyle görüştürülmesinin engellendiğine ilişkin herhangi bir iddia

bulunmamaktadır. Başvurucunun şikâyeti, açık görüş hakkının iki ayda bir olacak

şekilde belirlenmesi nedeniyle ailesini daha sık göremediği iddiasına

dayanmaktadır.

48. Belirli suçlardan hükümlü ve tutuklular için açık görüş

hakkının idare ve gözlem kurulu kararlarıyla sınırlandırılması aile hayatına

saygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.

49. Anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen

koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlal

edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve

somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

50. 5275 sayılı Kanun'un83. maddesinde, görüşlere ilişkin koşul

ve sürelerin Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki

biçimde yaptırılacağı; 114. maddesinde de soruşturma ve kovuşturma evrelerinde

tutukluların kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi

kabul edebilecekleri düzenlenmiştir. Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan

Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde,5237

sayılı Kanun'da tanımlanan bir kısım suç ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı

Terörle Mücadele Kanunu'nun kapsamına giren suçlardan hükümlü ve tutuklular

için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşlerin idare ve gözlem kurulu kararıyla

sınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda 3713 sayılı Kanun

kapsamındaki suçlardan tutuklu olan başvurucuya anılan yasal düzenlemelerin uygulandığı

ve bu düzenlemelerin “kanunla sınırlama” koşulunu karşıladığı sonucuna

varılmıştır.

51. İsnat edilen suçların ağırlığına göre tutuklu ve hükümlülere

tanınan birtakım hak ve imkânların farklılaşması doğaldır. 3713 sayılı Kanun

kapsamına giren suçların ağırlığı, devam eden OHAL koşulları, Ceza İnfaz

Kurumunun mevcudu ile personel sayısı dikkate alındığında kamu düzenini ve Ceza

İnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amacıyla bir kısım suçtan tutuklu ve hükümlü

olanlar için açık görüş hakkının sınırlandırılmasının meşru amaç taşıma

koşulunu karşıladığı değerlendirilmiştir.

52. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere

gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları

çerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi

gerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği

suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamda

başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni,

müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerinin kararlarında

dayandıkları gerekçelerin aile hayatına saygı hakkının kısıtlaması bakımından

“demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk” ve “ölçülülük" ilkesine

uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015,

§ 68).

53. Terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklu olan başvurucu, 667

sayılı OHAL KHK'sının 6. maddesinde tahdidi olarak sayılan aile fertleri ile

mevzuatta açıkça öngörülen koşullarda görüşebilmektedir. Başvuruda, bunun

aksine herhangi bir iddia ve tespit bulunmamaktadır. Başvurucu bu görüşmelerini

-sıklığı önceden belirlenen aralıklarda- kapalı ya da açık şekilde yapabilmektedir.

54. Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde 18/8/2016 tarihinde yapılan değişiklik gereğince devletin güvenliğine

karşı, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı, millî savunmaya karşı,

devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile 3713 sayılı Kanun kapsamında olan

suçlardan tutuklu olanlar için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşler idare ve

gözlem kurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabilmektedir. Söz konusu sınırlama

yalnızca açık görüş hakkına yöneliktir. Kapalı görüş hakkının

sınırlandırıldığına ilişkin bir iddiası bulunmayan başvurucunun Ceza İnfaz

Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu 7 ay 12 günlük sürede üç kez açık görüş ve

on iki kez de kapalı görüş hakkından yararlandırıldığı görülmektedir. Başvurucunun

bu görüşlerde eşi, üç çocuğu, annesi, babası, kardeşleri ve kayınvalidesi ile

görüşebildiği, dolayısıyla aile fertleriyle doğrudan temasını sürdürme

imkânından yararlandığı anlaşılmaktadır.

55. Ziyaret Yönetmeliği'nin 10. maddesinde de ziyaret günleri ve

saatleri ile hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısının kurumun

fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak ilgili ceza infaz kurumlarınca

belirleneceği düzenlenmektedir. 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden

sonra ortaya çıkan OHAL koşulları ile tutuklu sayısı hızla artış göstermesine

rağmen personel sayısının azalması (bkz. § 17) nedeniyle ceza infaz

kurumlarında güvenlik önlemlerinin artırılması hususunda oluşan acil ihtiyaç

dikkate alındığında isnat edilen suçların ağırlığı göz önüne alınarak

tutuklular hakkında getirilen birtakım sınırlamalar demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşuluna aykırılık oluşturmamaktadır. Ayrıca 3713 sayılı

Kanun kapsamında tutuklanan başvurucunun görüşme hakkını ortadan kaldırmayacak

ve yakınlarıyla temasını sürdürecek şekilde bu tür bir sınırlamaya muhatap

kılınmasının makul olduğu değerlendirilmektedir.

56. Tüm bu hususlar gözönüne

alındığında OHAL koşullarının gerektirdiği kamu düzeninin korunması ihtiyacı ve

Ceza İnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amacı doğrultusunda -isnat edilen suçun

ağırlığı da dikkate alınarak- başvurucunun aile fertleriyle olan ilişkisinin

sürdürülmesini engellemeyen açık görüş hakkının sınırlandırılması şeklindeki

söz konusu müdahalede kamu makamları tarafından güdülen meşru amaç ile

başvurucunun bireysel yararı arasında adil bir dengenin kurulduğu, demokratik

toplumda gerekli olan müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu

sonucuna varılmıştır.

57. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez

olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını temellendiremediği,

iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu,

temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu

açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,

§ 24).

58. Açıklanan nedenlerle bir ihlalin bulunmadığı açık olan

başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucu

:

Halil BERK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/8758, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Anayasa Mahkemesi
  • Bölüm: Birinci Bölüm
  • Başvuru No: 2017/8758
  • Tarih: 21 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Polat Albay Başvurusu (B. No: 2014/7970)
  • Ahmet Erarslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/20273)
  • İdris Baluken Başvurusu (B. No: 2016/41020)
  • Ahmed Sameer Ahmed Başvurusu (B. No: 2017/29336)
  • Kemalali Alesow Başvurusu (B. No: 2017/6334)
  • İlyas Yılmaz Başvurusu (B. No: 2015/1927)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.