İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil Güneş Başvurusu (B. No: 2014/3594)

1. Başvurucu, akciğer kanseri olmasından dolayı gerekli tedavinin

Başvuru No2014/3594Tarih30 Aralık 2014Okuma10 dk · 1.983 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Halil Güneş Başvurusu

Karar tarihi
30 Aralık 2014
Başvuru Numarası
2014/3594
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.983 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, akciğer kanseri olmasından dolayı gerekli tedavinin

cezaevi şartlarında yapılmasının mümkün olmadığına dair sağlık kurulu raporuna

rağmen aksi yöndeki Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak infazın

ertelenmediğini belirterek cezaevinde tutulmasının kötü muamele yasağını ihlal

ettiğini ileri sürmüş, tedbiren tahliyesine karar

verilmesi ve tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 11/3/2014 tarihinde Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 31/1/2014 tarihinde kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

5. Başvurucu, başvuru tarihinde Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli

Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır.

6. Başvurucu, Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin K.1996/92 sayılı,

Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin K.2002/118 sayılı ilamlarıyla

mahkûm olduğu müebbet hapis cezalarının infazı kapsamında 2/1/1993 tarihinden

beri cezaevinde tutulmaktadır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının

hazırladığı 2008/9-256 İlamat No.lu müddetnamede başvurucunun 1/1/2023 yılında koşullu

salıverilebileceği belirtilmiştir.

7. Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü,

25/10/2013 tarih ve 2013/10120 sayılı yazı ile başvurucunun

10/4/2013-10/10/2013 tarihleri arasında hastaneye sevklerini ve bu sevklerde

yapılan muayene, tetkik ve tedavi sonuçlarını belirterek 13/12/2004 tarih ve

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. maddesi

gereğince işlem yapılıp yapılmayacağı hususunu Diyarbakır Cumhuriyet

Başsavcılığına sormuştur.

8. Cumhuriyet Başsavcılığı, 25/10/2013 tarihli cevabi yazısında,

başvurucunun tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek 5275 sayılı

Kanun’un 16. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca cezanın infazına resmi

sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilip

edilemeyeceğinin ve bu durumda bile hapis cezasının infazının mahkûmun hayatı

için tehlike teşkil edip etmediğinin tespit edilmesini ve ayrıca alınacak

sağlık raporunun diğer tıbbi evrak da eklenerek Adli Tıp Kurumuna

gönderilmesini istemiştir.

9. Bunun üzerine başvurucunun sevk edildiği Diyarbakır Eğitim ve

Araştırma Hastanesinin 28/11/2013 tarih ve 1587915/10554 sayılı sağlık kurulu

raporunda oyçokluğu ile “hastanın bahse konu

hastalığının tedavisinin cezaevi koşullarında tedavi edilmesi uygun değildir”

sonucuna ulaşılmıştır.

10. Anılan rapor sonucunu gerekçe göstererek başvurucu 28/11/2013

tarihli dilekçesinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından 5275 sayılı

Kanun’un 16. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca cezasının ertelenmesini

talep etmiştir.

11. Cumhuriyet Başsavcılığı, 29/11/2013 tarih ve 2013/3635 sayılı

yazıları ile cezaevi idaresine başvurucunun İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk

edilmesi talimatı vermiştir.

12. Başvurucu hakkında 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun hazırladığı

29/1/2014 tarih ve K.810 sayılı rapor şöyledir:

“… mevcut

tıbbi evrakına göre travma sonrası stres bozukluğu, servikal

disk herni, epilepsi, ağır obstruktif

uyku apne sendromu tanılarının bulunduğu, BPAP cihazı

kullanması gerektiği, sol hemitoraksta sarkom

operasyonu öyküsünün bulunduğu, operasyon sonrası kemoterapi uygulandığı,

operasyon lojunda nuks

şüpheli lezyon görüldüğü, kitle eksizyonu yapılacağı

ve patoloji sonucuna onkolojik tedavi programının belirleneceğinin

bildirildiği, 18/11/2013 tarihli Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi

tetkiklerinde; Toraks CT – Batın CT – Kranial CT’de metastaz

olmadığının tespit edildiği, kurulumuzda yapılan 24/1/2014 tarihli

muayenesinde; genel durumunun iyi olduğu, nörolojik defisit

saptanmadığı, akciğer satürasyonlarının iyi seviyede

(%99) olduğu, solunumsal anlamlı muayene bulgusu tespit edilmediği, infazını

etkileyecek mahiyet ve derecede psikopatoloji tespit edilmediği, dosya

evrakının incelemesinde; osteosarkom tanısını

gösterir patoloji raporu ve kişiye uygulandığı bildirilen kemoterapi programına

ilişkin kayıt tespit edilmediği, son tarama filmlerinde sarkom tanısına yönelik

bulgu ve hastalığın yayıldığına dair kayıt bulunmadığı, kurul muayenesinde tespit

edilen göğüs sol alt kaburga hizasına denk gelen cilt bölgesinde tespit edilen

ülsere 3 adet yarının yapılan patolojik incelemesinde reaktif bir süreci

düşündürdüğü, malignite lehine bulgu tanımlanmadığı,

dosyaya ekli filmlerin kurulumuzca yapılan incelemesinde (infazını etkileyecek

mahiyet ve derecede) patoloji tespit edilmediği, halihazırda;

T.C.

Anayasası’nın 104/2-b maddesinde belirtilen sürekli hastalık ve kocama hali

kapsamında değerlendirilmediği,

5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16/6. maddesinde

belirtilen ağır hastalık, sakatlık kapsamında değerlendirilmediği, hayatını

yalnız idame ettirebileceği,

Tedavisi

poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam

edilebileceği”

13. Anılan rapor, 11/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

Bunun dışında başvurucunun infazın ertelenmesi talebine ilişkin olarak

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının herhangi bir kararına dosya kapsamında

rastlanmamıştır.

14. Adli Tıp raporunun tebliğinden sonra başvurucu 11/3/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

15. Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi

şöyledir:

“Cumhurbaşkanı

Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve

Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet

organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde

gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:

…

Sürekli

hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını

hafifletmek veya kaldırmak,

…”

16. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un 16. maddesinin (1), (2), (3) ve (6) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Akıl

hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü,

iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi

altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

(2) Diğer

hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan

bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı,

mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının

infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

(3)

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca

düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin

sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine,

infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı,

mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal

temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer,

kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına

bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet

Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı

yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre

bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun

olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren

Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir.

Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun

izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam

ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı

hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet

Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.

…

(6) (Ek

fıkra: 24/01/2013-6411 S.K./3. mad) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya

sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame

ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı

değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre

iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.”

17. 14/4/1982 tarih ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 15.

maddesinin ilgili bentleri şöyledir:

“(Değişik

madde: 19/02/2003 - 4810 S.K./14. md.)

Adli Tıp Genel Kurulu;

a) Adli

tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler,

hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici

nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri,

…

f) Adli

tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının

verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri,

Konu ile

ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 30/12/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvurucunun 11/3/2014 tarih ve 2014/3594 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A.

Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, 1993 yılından bu yana kesintisiz olarak cezaevinde

kaldığını, bu süreçte akciğer kanserine yakalandığını, hastalığının yol açtığı

solunum güçlüğü nedeniyle sağlık kuruluşlarına yaptığı müracaatlar sonunda

cezaevi idaresinin infazın ertelenmesinin değerlendirilmesi için Diyarbakır

Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu, bu kapsamda Diyarbakır Eğitim ve

Araştırma Hastanesinin hazırladığı sağlık kurulu raporunda cezaevi koşullarında

tedavi edilmesinin uygun olmadığının belirtildiğini, daha sonra sevkinin

yapıldığı Adli Tıp Kurumunun hazırladığı raporda farklı bir sonuca ulaşılarak

tedavisinin cezaevinde yapılmasının mümkün olduğunun belirtildiğini, terör

suçlusu olmasından dolayı süre açısından farklı infaz rejimine tabi

tutulduğunu, rahatsızlığı nedeniyle zor günler yaşadığını ve son günlerini

ailesiyle geçirmek istediğini, benzer durumlarda Adli Tıp Kurumunun çelişkili

kararlar verdiğini ve bu sebeple Adli Tıp Kurumunun raporuna itibar

edilemeyeceğini belirterek Anayasa’nın 10., 17., 36. ve 40. maddelerinde

tanımlanan eşitlik, kötü muamele yasağı, adil yargılanma ve etkili başvuru

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, infazının ertelenmesi suretiyle

tedbir ve tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

20. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

“Başvuruda

bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş

idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

22. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru, “ikincil nitelikte bir

kanun yolu” olup bu yola başvurulmadan önce kural olarak olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

23. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde, ortaya

çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine

başvurulmalıdır (B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 17).

24. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, başvurucunun, temel

hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarını öncelikle yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda

sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunması, aynı zamanda bu

süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması

gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülüp takip edilmeyen

temel hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin iddialar, Anayasa Mahkemesi önünde

bireysel başvuru konusu yapılamaz (B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

25. Somut olayda, başvurucu sağlık durumuna ilişkin bazı raporlar

sunmuştur. Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinin başvurucu hakkında

hazırladığı sağlık kurulu raporunda hastalığının cezaevi koşullarında tedavi

edilmesinin uygun olmadığının belirtilmesi üzerine başvurucu 28/11/2013 tarihli

dilekçesinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından 5275 sayılı Kanun’un 16.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca cezasının ertelenmesini talep

etmiştir. Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucuyu Adli Tıp Kurumuna

sevk etmiştir. 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun hazırladığı raporda başvurucunun

Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sürekli

hastalık ve kocama hali kapsamında değerlendirilmediği, 5275 sayılı Kanun’un

16. maddesinin (6) numaralı fıkrasında belirtilen ağır hastalık, sakatlık

kapsamında değerlendirilmediği, hayatını yalnız idame ettirebileceği ve

tedavisinin poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına

devam edilebileceği belirtilmiştir. Bu raporun başvurucuya tebliğ edilmesinden

sonra başvurucu 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca infazın ertelenmesi

talebine ilişkin olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının kararını

beklemeden bireysel başvuruda bulunmuştur.

26. 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesinde hükümlülerin sağlık

nedenleriyle infazlarının geri bırakılması konusu düzenlenmiştir. Bu bağlamda

hükümlülerin akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmî

sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu

durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike

teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazının iyileşinceye kadar geri

bırakılacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan maruz kaldığı ağır bir hastalık

veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame

ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı

değerlendirilen mahkûmun cezasının infazının da geri bırakılabileceği kabul

edilmiştir. Bu kararları vermek için anılan maddenin ikinci fıkrasında infazın

yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı görevlendirilmiştir.

27. 2659 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel

Kurulu, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de

mahkemeler, hâkimlikler ve Cumhuriyet savcılıklarınca, kapsamı itibarıyla

yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle

bildirilen işleri ve adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki

sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan

çelişkileri gidermekle görevli kılınmıştır.

28. Dolayısıyla başvurucunun, infazın ertelenmesine dair talebinin

ve raporları arasındaki çelişkinin değerlendirilmesi veya giderilmesi gerektiği

yönündeki iddiaları, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çelişkileri

değerlendirilip, yeterince kanaat verici olmadığı kabul edilen raporları Adli

Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilip gönderilmemesi tartışılmak suretiyle

karara bağlandıktan ve varsa buna ilişkin itiraz yolları tüketildikten sonra

bireysel başvuruda bulunması gerekirken, anılan başvuru yolları tüketilmeden

Adli Tıp Kurumu raporunun tebliğinden sonra doğrudan bireysel başvuruda

bulunduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda başvurucu, başvuru yollarını tüketmeden

bireysel başvuruda bulunmuştur.

29. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun sağlık durumuna ve bu

bağlamda infazın ertelenmesine ilişkin taleplerinin Diyarbakır Cumhuriyet

Başsavcılığınca değerlendirilmesini beklemeden ve verilecek karara karşı varsa

itiraz yoluna başvurmaksızın ve şikâyetlerini usulüne uygun olarak iletmeksizin

başvuru yollarını tüketmeden, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği

iddiasını bireysel başvuru konusu yaptığı anlaşıldığından, başvurunun “başvuru yollarının tüketilmemiş olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle, başvurucunun “kötü muamele yasağının” ihlal edildiğine ilişkin

başvurusunun “başvuru yollarının

tüketilmemesi” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 30/12/2014 tarihinde OY

BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Murat ŞEN Başvurucu : Halil GÜNEŞ Vekili : Av. Keziban YILMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/3594, 30 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olaylar Ve
  7. Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili Hukuk
  10. IV. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. B. Değerlendirme
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/3594
Tarih
30 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Mehmet Reşit Arslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/583)
  • Bekir Dündar Başvurusu (B. No: 2014/3540)
  • Kadri Temel Başvurusu (B. No: 2013/9129)
  • Erdal Tekin Başvurusu (B. No: 2013/9117)
  • Fikriye Aytin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6154)
  • Şenel Tut Başvurusu (B. No: 2013/1995)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.