İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil Tarkan Başvurusu (B. No: 2016/70779)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tek kişilik odada tutulma

Başvuru No2016/70779Tarih26 Şubat 2020Okuma12 dk · 2.347 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Halil Tarkan Başvurusu

Karar tarihi
26 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2016/70779
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.347 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tek kişilik odada tutulma

nedeniyle kötü muamele yasağının; kurumda kalınan süre boyunca avukatla

görüşmenin kaydedilmesi, çalışma alanı temin edilmemesi ve talep edilen yayın

ve belgelere ulaşılamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının; hâkimlik

mesleğinden çıkarılma nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık

görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği ve Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla tespit edilen şekliyle ilgili olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet

Yapılanması'na (FETÖ/PDY) üye olduğu gerekçesiyle 20/7/2016 tutuklanmış ve

Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) konulmuştur.

10. Başvurucu, diğer bazı mahpusların da kaldığı odada

tutulmakta iken 9/9/2016 tarihinde tek kişilik odaya alınmış olup inceleme

tarihi itibarıyla burada tutulmaktadır.

11. Başvurucu, tek kişilik odaya alınmasının hukuka aykırı ve

gerekçesiz olduğunu belirterek Alanya İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği)

uygulamayı şikâyet etmiştir. İnfaz Hâkimliği 1/11/2016 tarihli kararı ile

başvurucunun talebini reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği gerekçesinde, tutuklu

hakkındaki uygulamanın Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün

8/9/2016 tarihli yazısına dayanması nedeniyle uygun olduğunu belirtmiştir.

12. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz 18/11/2016

tarihinde Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir. Nihai karar,

5/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 29/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. Başvurucu, başvuru formuna idari veya yargı makamlarınca

verilen herhangi bir kararı eklememiş; sadece tek kişilik odaya alınmasına

ilişkin sürece yönelik İnfaz Hâkimliği kararının numarasını bildirmiştir.

Başvurucu ayrıca hâkimlik mesleğinden çıkarılmasına dair yeniden inceleme

talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından reddedildiğini beyan

etmiştir.

15. İnfaz Kurumunun 26/11/2019 tarihli yazısına göre;

i. Başvurucunun tutulduğu oda yaklaşık 12 metrekare büyüklüğünde

olup odalarda havalandırma penceresi, duş ve tuvalet bulunmaktadır. Başvurucuya

ait bir radyo mevcuttur.

ii. Başvurucu, İnfaz Kurumunda bulunduğu süre içinde yirmi bir

kez avukatıyla, iki kez noterle ve 328 kez yakınlarıyla açık ve kapalı görüş

gerçekleştirmiştir.

iii. Başvurucu İnfaz Kurumunda bulunduğu süre içinde süreli ve

süresiz yayınlardan faydalanma hakkını kullanabilmiş, talebi üzerine kendisine

on beş süresiz yayın verilmiş ve Kurum dışından gönderilen beş kitap teslim

edilmiştir.

iv. Başvurucu, havalandırma bahçesinden günde bir saat olmak

üzere her gün yararlanmış ve havalandırma hakkını, odasının bulunduğu B-6

kısmında tek kişilik odalarda kalan ve başvurucunun suç türüne uyan başka

hükümlü veya tutuklu olmadığından tek başına kullanmıştır.

v. Başvurucu, İnfaz Kurumunda bulunduğu süre içinde on kez

psikologla görüşmüş, ayrıca farklı tarihlerde yaklaşık otuz dört kez farklı

nedenlerle muayene edilmiş ve gerekli ilaç tedavilerine başlanmıştır. Belirli

periyotlarla Kurum hekimi tarafından düzenli muayene edilmek suretiyle

başvurucunun sağlık durumu takip edilmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili hukuk için bkz. Raşit

Konya, B. No: 2017/26780, 28/6/2018, §§ 15-30; Timur Demir, B. No: 2018/33190, 9/5/2019,

§§ 14-31.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 26/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Özel Hayata Saygı

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, hâkim olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY üyesi

olduğu gerekçesiyle tutuklandığını ve ceza infaz kurumuna konulduğunu,

tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu ve buna ilişkin bireysel başvuruda

bulunduğunu belirtmiş; öte yandan hakkında HSK tarafından meslekten çıkarılma

kararı verildiğini ve bu karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunduğunu da

ifade ederek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Bakanlık, başvurucunun bu iddiası ile ilgili görüş

bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucu, başvuru formunda öncelikle

yaşadığı sürece ilişkin bilgi verdikten sonra HSK'nın verdiği meslekten çıkarma

kararından şikâyet etmiştir. Başvurucunun söz konusu şikâyeti özel hayata saygı

hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

21. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,

B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

22. 23/1/2017 tarihli ve29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararname'de (KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin KHK’nın

3. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun

olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenlerin kararın

kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak

Danıştaya dava açabilecekleri ve bu kişilerden daha önce dava açmış olanların

idare mahkemelerinde derdest olan veya karar verilen dosyalarının Danıştaya

gönderileceği hükme bağlanmış ve bu şekilde anılan uyuşmazlıkların çözümünde

idari yargıda hangi yargı yerinin görevli olduğuna yönelik uygulamada yaşanan

tereddütler giderilmiştir. Daha önce dava açanlar yönünden de geçiş hükümleri

getirilmiştir. Buna göre 685 sayılı KHK'da belirginleştirilen dava yolunun

başvurucuların durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir yargı yolu

olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden başvuruların incelenmesinin

bireysel başvurunun ikincil niteliği

ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz. Hacı Osman Kaya, B. No: 2016/41934,

16/2/2017; Murat Hikmet Çakmakcı,

B. No: 2016/35094, 15/2/2017).

23. Somut olayda aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak

anılan kararlarda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamakta

olup bu kapsamda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

24. Açıklanan gerekçelerle özel hayata saygı hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, İnfaz Kurumunda diğer kişilerle birlikte koğuşta

kalmaktayken talebi olmaksızın tek kişilik odaya alındığını, bu odanın fiziki

koşullarının kötü olduğunu ve buna ilişkin şikâyetinin yargı makamlarınca

reddedildiğini ifade ederek Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen kötü muamele

yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

26. Bakanlık görüşünde, alınan tedbirin niteliği ve süresi,

amacı ve söz konusu kişi üzerindeki etkisi birlikte değerlendirildiğinde

başvurucunun tek kişilik odada tutulmasının asgari ağırlık eşiğini aşan bir

muamele olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir.

27. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında, başvuru

formunda dile getirdiği hususları tekrarlamış, ayrıca havalandırma bahçesinden

tek başına yararlandığı için sosyal izolasyonun gerçekleştiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

28. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı" kenar başlıklı 17.

maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse

insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

29. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini, yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını gerektirir.

Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme yükümlülüğünden

kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve

diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

30. Diğer taraftan Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 3. maddesi herhangi bir

sınırlama öngörmemekte ve işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve

cezaların yasaklanmasının mutlak mahiyetini belirtmektedir. Kötü muamele

yasağının mutlak mahiyeti Anayasa’nın 15. maddesi kapsamında belirtilen savaş

veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike hâlinde dahi istisna

öngörmemiştir. Aynı şekilde Sözleşme’nin 15. maddesi benzer bir düzenleme ile

kötü muamele yasağına ilişkin herhangi bir istisna öngörmemiştir (Turan Günana, B. No: 2013/3550,

19/11/2014, § 33).

31. Tutulma koşulları, tutulanlara yapılan uygulamalar, ayrımcı

davranışlar, devlet görevlileri tarafından sarfedilen hakaretamiz ifadeler,

kişiye normal olmayan bazı şeyleri yedirme, içirme gibi muameleler kötü muamele olarak ortaya çıkabilir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 90).

Mahpuslar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak kişi

özgürlüğü ve güvenliği hakkından mahrum bırakılabilirken (İbrahim Uysal, B. No: 2014/1711,

23/7/2014, §§ 29-33), genel olarak Anayasa ve Sözleşme’nin ortak alanı

kapsamında kalan diğer temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Bununla birlikte

ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve

disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin sağlanmasına yönelik

kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda bu haklar

sınırlanabilir. Dolayısıyla

verilen bir mahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahkûmlar veya

tutuklular için sağlanacak şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte

olmalıdır (Turan Günana, §§ 35,

36).

32. Ceza infaz kurumlarında kötü muamele olarak kabul edilecek

hususlar farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi

ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel

hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir. Ceza infaz

kurumlarındaki yaşam, mahpuslara sunulan aktivitelerin genişliğinden mahpuslar

ve ceza infaz görevlileri arasındaki ilişkilerin genel durumuna kadar geniş bir

alanda değerlendirilmelidir. İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların

mahpusları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem

seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerekir (Turan Günana, §§ 37, 39).

33. Yukarıda ifade edilen hususların yanında ilave olarak bir

muamelenin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi

için asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olmasının gerektiğini ifade etmek

gerekir.Her olayda asgari eşiğin aşılıp aşılmadığı somut olayın özellikleri

dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel

ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler

önem taşımaktadır (Tahir Canan, §

23).

34. Ceza infaz kurumlarında hükümlü ya da tutuklu statüsüyle

tutulan kişilerin hücre hapsine alınmasının ya da diğer tutulanlardan

ayrılmasının tek başına Anayasa'nın 17. maddesine aykırı bir durum

oluşturmadığı Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında belirtilmiştir. Buna göre,

disiplinin sağlanması, güvenlik gerekçesi veya ayrı tutulan kişiyi diğer

tutulan kişilerden korumak kaygısıyla bu tür uygulamalar yapılması mümkündür (Turan Günana § 43; Ahmet Yeter, B. No: 2014/5100, 16/2/2017,

§ 39). Ayrıca tek başına tutma tedbirinin sadece güvenlik veya disiplini

sağlama kaygısıyla değil mahpusların devam eden soruşturmalarda hileli

işbirliği yapmalarını veya dışarıdakilerle yeni bir suç işlemek için işbirliği

yapmalarını önleme gibi amaçlarla uygulanması da mümkündür (Raşit Konya, B. No: 2017/26780, 28/6/2018,

§ 44).

35. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ceza infaz kurumlarında tutulma

koşullarını değerlendirirken başvurucular tarafından ileri sürülen somut

olaylara ilişkin iddialarla birlikte koşulların bir bütün olarak gözetilmesi ve

bu kapsamda önlemlerin şiddeti, süresi, amacı ve bireyler için sonuçlarının

birlikte değerlendirilmesi gerektiğini de kabul etmiştir (Turan Günana, § 38). Dolayısıyla her

başvuruda somut olayın özel koşulları, alınan tedbirin niteliği ve süresi,

amacı ve söz konusu kişi üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir.

36. Ceza infaz kurumlarında kötü muamele olarak kabul edilecek

hususlar farklı şekillerde tezahür edebilir. Bu bağlamda tek kişilik bir odada

tutulmaya ilişkin koşullar olayın kendine özgü koşullarına göre kötü muamele

yasağı kapsamında gerçek bir sorun olarak ortaya çıkabilir. Bununla birlikte bu

koşulların söz konusu uygulamanın niteliğinden kaynaklanan ve özgürlükten

mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinin ötesinde asgari

bir ağırlık derecesine ulaşmış olması gerekmektedir (Raşit Konya, § 50).

37. Somut olayda başvurucu, terör örgütü üyesi olduğu

gerekçesiyle tutuklanarak ilgili düzenlemeler gereğince İnfaz

Kurumuna konulmuştur. Başvurucunun tutulduğu odanın hücre statüsünde bir oda

olmadığı; büyüklüğü, havalandırma penceresi, tuvalet ve duş için ayrılmış uygun

ve yeterli bölümlerinin olması gibi özellikleri dikkate alındığında Avrupa

Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen Avrupa Cezaevi Kurallarına

(bkz. Raşit Konya, §§ 14-27)

uygun koşullarda tutulduğu anlaşılmaktadır (benzer yöndeki kararlar için bkz. Raşit Konya, § 46; Timur Demir, § 45). Ayrıca başvurucu, açık

havaya çıkma imkânından günde ortalama bir saat olmak üzere

faydalandırılmıştır.

38. Diğer yandan tutuklu veya hükümlülerin; ceza infaz kurumu

disiplini ve güvenliği ya da ortaya konacak diğer makul gerekçelerle infaz

kurumunda bulunan öteki tutuklu veya hükümlülerle temaslarının kesilmesi tek başına

kötü muamele yasağının ihlalini teşkil etmez. Ancak bu durum değerlendirilirken

tutulma koşulları bütün halinde incelenerek tutulan kişinin duyusal ve sosyal

olarak izole edilip edilmediği hususunda bir sonuca varılması gerekmektedir.

39. Başvurucu, tek başına tutulduğu süre boyunca ailesi ve

avukatı ile açık ve kapalı 340 kez görüş gerçekleştirmiştir. Bu durumda

yaklaşık 3 yıl 5 ay tek kişilik odada barındırılan başvurucu, her üç dört günde

bir yakınları ve avukatıyla görüşmüş; dış dünyayla bağlantısını sağlamıştır.

Sonuç olarak ailesiyle ve dış dünyayla iletişimi bütünüyle kesilmeyen

başvurucunun duyusal ve sosyal olarak izole edildiği sonucuna bu aşamada

ulaşılması mümkün görülmemiştir.

40. Tek kişilik odada kalma süresinin uzunluğu ve bu sürenin

tutulan kişi üzerindeki etkilerinin kötü muamele yasağı açısından aranan asgari

eşik seviyesine ulaşıp ulaşmadığı hususu, somut olaya özgü koşullar

çerçevesinde başvurucuya veya aynı başvurucunun her başvurusuna göre ayrı

değerlendirilmektedir. Somut olayda başvurucunun şikâyet ettiği tutulma

koşulları ve süresi bakımından ise söz konusu asgari eşik derecesinin

aşılmadığı sonucuna varılmıştır. Başvurucunun zaman zaman psikolojik

değerlendirmeye tabi tutulduğu da nazara alındığında iddialarının aksine tek

kişilik odaya alınmasının diğer tutuklu/hükümlülerden farklı olarak kendisinde

psikolojik rahatsızlık oluşturduğuna ve söz konusu uygulamanın asgari eşik

seviyesine ulaştığına ilişkin somut bir veriye ulaşılamamıştır.

41. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağına ilişkin bir

ihlalin olmadığı açık olduğundan buna ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

42. Başvurucu ayrıca ceza infaz kurumunda bulunduğu süre içinde

istediği zaman talep ettiği mevzuata ulaşamadığını, çalışma yeri temin

edilmediğini, avukatı ile görüşmesinin kaydedildiğini, HSK'dan talep ettiği

suretlerin verilmediğini beyan ederek Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkı kapsamında savunma hakkının kısıtlandığını ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

43. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği,

başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili

idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi; buna ilişkin olağan

kanun yollarını tükettikten sonra bireysel başvuruda bulunması gerekmektedir.

44. Somut olayda başvurucu, hakkında ceza yargılamasının devam

ettiğini bildirmektedir. İnceleme tarihi itibarıyla başvurucu hakkında

kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğuna ilişkin bir bilgi başvuru dosyasına

yansımamıştır. Bu durumda başvurucunun adil yargılanma hakkına özgülediği

şikayetlerinin henüz olağan kanun yollarını tüketmediği değerlendirilmiştir.

Kaldı ki başvurucu bu şikayetlerini olağan kanun yollarında dile getirdiğine

ilişkin bir iddia ileri sürmemektedir. Dolayısıyla başvurucunun, hukuk

sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin ve iddialarını yargısal makamlar

önünde ileri sürmeksizin doğrudan bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

45. Açıklanan gerekçelerle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 26/2/2020

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucu : Halil TARKAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/70779, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Özel Hayata Saygı
  9. B. Kötü Muamele Yasağının
  10. C. Adil Yargılanma
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 26/2/2020
  12. M. Emin KUZ
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/70779
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Ayfer Ergün ve Yekten Ergün Başvurusu (B. No: 2016/9796)
  • Hasan Dengiz Başvurusu (B. No: 2016/4091)
  • Türkşen Akdamar Başvurusu (B. No: 2016/15712)
  • Zühtü Özdemir Başvurusu (B. No: 2016/23940)
  • Selçuk Özkan Başvurusu (B. No: 2017/19395)
  • Sevgül Çete Başvurusu (B. No: 2017/18684)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.