İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Selçuk Özkan Başvurusu (B. No: 2017/19395)

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

Başvuru No2017/19395Tarih26 Şubat 2020Okuma13 dk · 2.648 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Selçuk Özkan Başvurusu

Karar tarihi
26 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2017/19395
R.G. Tarih ve Sayı
21/4/2020-31106
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.648 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca 2/9/2019 tarihinde tutuklamanın hukuki olmadığı

şikâyeti dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş,

başvurunun tutuklamanın hukukiliğine ilişkin kısmının kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve başvurucunun adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde

olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son

bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu

teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve

son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması

(PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir

(Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

9. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe

girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile

FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok

sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma

başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığınca -aralarında yüksek mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine

yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla

başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 51, 350).

10. Yargıtay tetkik hâkimi olarak görev yapmakta olan başvurucu,

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) İkinci Dairesinin 10/8/2016 tarihli

kararı ile görevden uzaklaştırılmış ve 31/8/2016 tarihinde meslekten ihraç

edilmiştir.

11. Görevden uzaklaştırma kararı üzerine başvurucu, FETÖ/PDY'ye

yönelik soruşturmalar kapsamında 12/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.

12. Başvurucu 16/8/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığında ifade vermiştir. Başvurucu ifadesinde atılı suçlamayı kabul

etmediğini belirtmiştir.

13. Başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle 16/8/2016 tarihinde başka

şüphelilerle birlikte Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.

Tutuklamaya sevk yazısında, başvurucunun üzerine atılı suçu işlediğine dair

kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin

bulunduğu belirtilmiştir.

14. Başvurucunun sorgusu Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğince

16/8/2016 tarihinde yapılmıştır. Sorgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır

bulunmuştur. Başvurucu, sorgu sırasındaki ifadesinde kendisine suçlamaya

ilişkin herhangi bir somut delil bildirilmediğini belirtmiş ve tutuksuz

yargılanma talebinde bulunmuştur.

15. Başvurucu, Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan

sorgusunun ardından 16/8/2016 tarihinde üzerine atılı suçlardan tutuklanmıştır.

Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Şüphelilerin üzerilerine atılı bulunan

terör örgütü üyeliği suçunu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren somut delillerin bulunması, şüphelilerin akçam ve delilleri

karartma ihtimallerinin bulunduğu, bu nedenlerle adli kontrol uygulamasının

yetersiz kalacağı şüphelilere isnat edilen suçun ağır cezayı gerektiren suçüstü

halleri gerektiren suç olması nedeni ileCMK 2/1-j ve 2802 sayılı Kanun'un 94.

Maddesi ve CMK'nun 100. Maddesi ile ilgili düzenlemelerile AİHS 5. Maddesindeki

tutuklama şartları kapsamında isnat olunan suç ile orantılı olarak tedbir

kapsamında şüphelilerin CMK'nın 101. Maddeleri uyarınca ayrı ayrı

tutuklanmasına... [karar verildi.]"

16. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 8/3/2017 tarihinde başvurucu ve

diğer şüphelilerin sabit ikametgâh sahibi olduğunu, soruşturmanın geldiği aşama

ve mevcut delil durumu itibarıyla tutuklama tedbirinin devamının artık gereksiz

olacağını belirterek sulh ceza hâkimliğinden tahliyeleri ile birlikte

şüphelilerin yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol altına

alınmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

17. Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 8/3/2017 tarihli kararıyla

Savcılığın talebi doğrultusunda başvurucu tahliye edilmiştir. Kararın ilgili

kısmı şöyledir:

"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal

Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nun talebinin kabulü ile

incelenen dosya kapsamına göre şüphelilerin sabit ikametgah sahibi olduğu,

soruşturmanın geldiği aşama ve mevcut delil durumu itibariyle tutuklama

tedbirinin devamının artık gereksiz olduğu kanaatine varılmakla,

şüpheliler...Selçuk Özkan Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin 16/8/2016 tarihli

ve 2016/122 sorgu sayılı ... tutuklama kararlarının kaldırılmasına,

şüphelilerin tahliyesine başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu değiller ise

derhal salıverilmelerine, ancak şüphelilerin üzerine atılı suçun niteliği,

hakkında kuvvetli suç süphesinin varlığını gösteren olgular, delillerin

tamamının toplanmamış olması nazara alındığında şüpheliler hakkında CMK.nun

109. maddesi gereğince adli kontrol altına alınmalarına, CMK 109/3-a maddesi

gereğince şüphelilerin soruşturma sonuçlanıncaya kadar yurt dışına çıkışlarının

yasaklanmasına ... [karar verildi.]"

18. Başvurucu, tahliye edildikten sonra 6/4/2017 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

19. Başvurucu hakkındaki soruşturma bireysel başvurunun

incelendiği tarih itibarıyla derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. İlgili hukuk için bkz. Adem Türkel, B. No: 2017/632,

23/1/2019, §§ 24-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 26/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu; somut bir delil olmaksızın, gerekçesiz bir

kararla tutuklanmasına karar verildiğini, tutuklama kararında tutuklama

nedenlerinin bulunduğunun ve adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz

kalacağının somut gerekçelerle açıklanmadığını, bu nedenle tutuklanmasının

hukuka aykırı olduğunu belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu

ayrıca görevinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandığını

iddia etmiştir.

23. Bakanlık görüşünde, öncelikle 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolunun

tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık görüşünde ayrıca; başvurucu

hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olup olmadığının Anayasa'nın 15.

maddesi kapsamında incelenmesi ve başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı değerlendirilirken tutuklama

kararının verildiği andaki genel koşulların gözardı edilmemesi gerektiği, darbe

teşebbüsü sonrasında teşebbüsle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkin

soruşturmalarda delillerin sağlıklı bir şekilde toplanabilmesi ve

soruşturmaların güvenlik içinde yürütülebilmesi için tutuklama dışındaki koruma

tedbirlerinin yetersiz kalmasının söz konusu olabileceği, tutuklama kararının

gerekçesinden başvurucunun tutuklanmasına karar verilirken kuvvetli suç

şüphesini gösteren somut delillere dayanıldığının anlaşıldığı, tutuklamaya dair

kararlara ilişkin gerekçeler kapsamında başvurucunun tutukluluğunun keyfî

olduğunun savunulamayacağı belirtilmiştir.

24. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanında; tazminat

yolunun etkili bir yol olmadığını ve tüketilmesi gerekmediğini, Bakanlık

görüşünün aksine dosyada tutuklanmasını gerektiren bir suç şüphesinin ve

tutuklama nedenin mevcut olmadığını, dolayısıyla tutuklanmasının hukuka aykırı

olduğunu ifade etmiştir.

B. Değerlendirme

25. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

26. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti ve güvenliği" kenar

başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi

şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini

önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda

gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucunun, tutuklamanın

hukuki olmadığına yönelik iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü

fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

1. Uygulanabilirlik

Yönünden

28. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir. Buna göre olağanüstü

bir durumun bulunması ve bunun ilan edilmesinin yanı sıra bireysel başvuruya

konu temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden tedbirin olağanüstü durumla

bağlantılı olması hâlinde inceleme Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca

yapılacaktır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§§ 187-191).

29. Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama

tedbirine konu olan suçlama, başvurucunun darbe teşebbüsünün arkasındaki

yapılanma olduğu belirtilen FETÖ/PDY üyeliği iddiasıdır. Anayasa Mahkemesi,

anılan suçlamanın olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili

olduğunu değerlendirmiştir (Selçuk Özdemir

[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 57).

30. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin hukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi

kapsamında yapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun

tutuklanmasının Anayasa'nın başta 13. ve 19. maddeleri olmak üzere ilgili

maddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek,

aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu

aykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 193-195, 242;

Selçuk Özdemir, § 58).

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmadığı anlaşılan bu

bölümdeki iddiaların kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

32. Tutuklamanın hukukiliğinin incelenmesinde dikkate alınacak

genel ilkeler için bkz. Zafer Özer, B.

No: 2016/65239, 9/1/2020, §§ 38-45.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

33. Başvurucu, darbe teşebbüsünün arkasındaki yapılanma olduğu

belirtilen FETÖ/PDY mensubu olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında

silahlı terör örgütü üyesi olma suçlamasıyla 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesi

uyarınca tutuklanmıştır.

34. Başvurucu, 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve

Savcılar Kanunu'nda hâkimlerle ilgili olarak öngörülen usule ilişkin

güvencelerin hiçbirine riayet edilmeksizin, yetkili ve görevli olmayan

mahkemece tutuklandığını iddia etmektedir.

35. Anayasa Mahkemesi, darbe teşebbüsünden sonraki dönemde bu

teşebbüsün arkasındaki yapılanma olduğu kabul edilen FETÖ/PDY ile bağlantılı

suçlardan yürütülen soruşturmalar kapsamında yargı mensupları hakkında

uygulanan tutuklama tedbirlerinin hukukiliğine ilişkin bireysel başvuruları

incelediği birçok kararında, başvurucu yargı mensuplarının mesleklerinden veya

görevlerinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandıkları ve bu

nedenle tutuklamanın kanuni dayanağının bulunmadığı iddialarını incelemiştir.

Bu inceleme sonucunda gerek yüksek mahkeme üyeleri gerekse diğer yargı

mensupları bakımından tutuklamaya konu olaylara ilişkin olarak soruşturma

mercilerince veya tutuklamaya karar veren yargı organlarınca isnat edilen ve

tutuklamaya konu olan suçların kişisel suç olduğu, ayrıca ağır cezayı

gerektiren suçüstü hâlinin bulunduğu yönündeki değerlendirmelerin olgusal ve

hukuki temellerinin bulunduğu, dolayısıyla tutuklama tedbirlerinin kanuni

dayanaktan yoksun olduğunun söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır (örnek olarak

bkz. Adem Türkel, §§ 52-59; Erdem Doğan, B. No: 2017/25955, 7/3/2019

§§ 50-57). Kaldı ki -yüksek mahkeme üyelerinden farklı olarak- hâkim ve

Cumhuriyet savcıları yönünden ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü

hâli bulunmasa da kişisel suçlarına ilişkin olarak soruşturma yürütülmesi için

bir izin şartı bulunmadığı yargısal içtihatlarda belirtilmiştir (Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597,

31/10/2019, § 93). Somut başvuruda anılan kararlardan yer alan

değerlendirmelerden ve varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.

36. Dolayısıyla somut olayın koşullarında başvurucunun hâkim

olması nedeniyle Anayasa veya 2802 sayılı Kanun'dan kaynaklanan güvenceler

uygulanmaksızın, kanuna aykırı olarak tutuklandığı iddiası yerinde değildir. Bu

itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı

bulunmaktadır.

37. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin

meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın

ön koşulu olan suçun işlendiğine dair

kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

38. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk yazısında

ve Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin tutuklama kararında başvurucu yönünden

kuvvetli suç şüphesini oluşturan somut olguların bulunduğuna değinilmiş ancak

bu somut olguların neler olduğu açıklanmamıştır.

39. Tutuklama kararından anlaşılamamakla birlikte Bakanlık

görüşünde, başvurucu hakkındaki soruşturmanın HSYK tarafından verilen açığa

alma kararı üzerine başladığı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi daha önce

verdiği birçok kararda görevden uzaklaştırma veya kamu görevinden ya da

meslekten çıkarma şeklindeki idari kararların niteliğini dikkate alarak bu

kararların verilmesinin karara muhatap olan kişilerin suç işlediklerine dair

kuvvetli belirtinin bulunduğu anlamına gelmediği sonucuna varmıştır (örnek

olarak bkz. Zafer Özer, §§ 53-57;

Mustafa Baldır, B. No:

2016/29354, 4/4/2018, § 70; Mustafa Açay,

B. No: 2016/66638, 3/7/2019, § 54; E.A.,

B. No: 2016/78293, 3/7/2019, § 57; Ali Aktaş,

B. No: 2016/14178, 17/7/2019, § 53; Mustafa

Özterzi, § 104). Başvurucu hakkındaki görevden uzaklaştırma veya

meslekten çıkarma tedbirlerine ilişkin kararlarda başvurucuyla ilgili kişisel

bir tespit ve değerlendirme bulunmadığından bunların -tek başına- suç

işlendiğine dair kuvvetli bir belirti olarak kabulü mümkün değildir.

40. Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24/1/2019

tarihinde gönderilen belgelerde de başvurucunun isnat edilen suçu işlediğine

dair kuvvetli belirti niteliğinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

41. Bu itibarla soruşturma belgelerinde yer alan tespit ve

değerlendirmeler kapsamında somut olayda tutuklama için gerekli olan yargı

makamlarının denetimini yapabilecek suç

işlendiğine dair kuvvetli belirtinin yeterince ortaya konulamadığı

sonucuna varılmıştır.

42. Varılan bu sonuç karşısında tutuklama nedenlerinin bulunup

bulunmadığına ve tutuklamanın ölçülü olup olmadığına ilişkin ayrıca bir

inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

43. Açıklanan gerekçelerle suç işlediğine dair kuvvetli

belirtiler ortaya konulmadan başvurucu hakkında tutuklama tedbirinin

uygulanmasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin olarak olağan

dönemde Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan güvencelere

aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

44. Bununla birlikte anılan tedbirin Anayasa'nın olağanüstü

dönemlerde temel hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve

sınırlandırılmasını düzenleyen 15. maddesi kapsamında meşru olup olmadığının

incelenmesi gerekir.

4. Anayasa'nın 15.

Maddesi Yönünden

45. Anayasa Mahkemesi daha önceki pek çok kararında olağanüstü hâl döneminde Anayasa'nın temel

hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını

düzenleyen 15. maddesinin suç işlendiğine dair belirtilerin varlığı ortaya

konulmadan gerçekleştirilen tutuklamaları meşru kılmadığına, suç işlendiğine

dair belirti olduğu ortaya konulmadan tutuklama tedbirinin uygulanmasının

durumun gerektirdiği ölçüde bir müdahale olmadığına karar vermiştir (Şahin Alpay, GK], B. No: 2016/16092,

11/1/2018, §§ 105-110; Mehmet Hasan Altan

(2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, §§ 152-157; Turhan Günay [GK], B. No: 2016/50972,

11/1/2018, §§ 83-89; Mustafa Baldır,

§§ 83-88).

46. Somut olayda bu kararlardan ayrılmayı gerektiren bir yön

bulunmamaktadır. Bu nedenle -Anayasa'nın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde

de- Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

47. Açıklanan gerekçelerle -Anayasa'nın 15. maddesiyle birlikte

değerlendirildiğinde de- başvurucunun Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası

bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

5. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir."

49. Başvurucu 500.000 TL maddi, 2.500.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

50. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler

belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi, diğer bir kararında ise bu ilkelerle

birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu

durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal

edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506,

7/11/2019).

51. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§

55, 57).

52. Başvuruda, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar

verilmiştir. Başvurucunun 8/3/2017 tarihinde tahliyesine karar verilmiş ve

başvurucunun tutukluluk hâli sona ermiştir.

53. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin

başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı

açıktır. Başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahale

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

54. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 3.000 TL vekâlet

ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığına (2019/96827 soruşturma sayılı) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Selçuk ÖZKAN Başvurucular Vekili : Av. Zeki AKARSU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/19395, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2016/14178, 17/7/2019, § 53; Mustafa
  11. A. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve
  12. B. Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi
  13. D. 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Cumhuriyet
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/19395
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Sevgül Çete Başvurusu (B. No: 2017/18684)
  • Özcan Erdagöz Başvurusu (B. No: 2018/8173)
  • Aslı Akçay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/37898)
  • E.m. Başvurusu (B. No: 2017/6046)
  • Ş.ç. Başvurusu (B. No: 2016/3594)
  • İbrahim Okur Başvurusu (B. No: 2016/50394)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.