İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halit Esat Beşok Başvurusu (B. No: 2015/4074)

1. Başvuru, ceza kovuşturması neticesinde suçtan elde edilen mal

Başvuru No2015/4074Tarih10 Ekim 2019Okuma11 dk · 2.252 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Halit Esat Beşok Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/4074
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.252 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza kovuşturması neticesinde suçtan elde edilen mal

varlığının müsadere edilmesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucunun cürüm işlemek için teşekkül oluşturma suçundan

cezalandırılması istemiyle İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet

Başsavcılığının 3/4/2002 tarihli iddianamesiyle İzmir 1 No.lu Devlet Güvenlik

Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamede; başvurucu ve diğer sanık

kardeşi E.B.nin piyasaya yüksek faizle borç para

verdikleri ve kumar oynattıkları, bu alacaklarına karşılık aldıkları çek ve

senetleri tahsil etmek için öldürme ve yaralama suçlarına karıştıkları

belirtilmiştir.

10. Yapılan yargılama neticesinde Mahkeme 4/3/2003 tarihinde,

başvurucunun suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme suçunu işlediği

gerekçesiyle 30/7/1999 tarihli ve 4422 sayılı mülga Çıkar Amaçlı Suç

Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca ve örgütün silahlı olduğu

da gözetilerek 1/3 oranında arttırım yapılıp takdiren 1/6 oranında indirim de yapıldıktan sonra netice

olarak üç yıl dört ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme ayrıca "sanıklara miras yoluyla

intikal eden taşınmazlar dışında kalan, suçtan elde edilen ve suçtan doğan

değer ve ürünler ile suçtan doğan yararın devlete intikaline"

karar vermiştir. Bu karar Yargıtayca -başvuru formu

ve eklerinde belirtilmeyen bir tarihte- onanmak suretiyle kesinleşmiştir.

11. Kararın kesinleşmesinden sonra Mahkeme 9/8/2003 tarihli ek

karar ile gerek soruşturma gerekse de yargılama aşamasında sanıkların mal varlıklarının

araştırılmadığı gerekçesiyle infazda kolaylık sağlanması amacıyla Mali Suçları

Araştırma Kurulu Başkanlığına (MASAK) yazı yazılarak sanıkların suç tarihi olan

2/12/2001 tarihi itibarıyla mal varlıklarının ayrı ayrı tespitinin yapılarak

bildirilmesine karar vermiştir.

12. Cumhuriyet Başsavcılığı 10/3/2004 tarihinde, anılan karar

doğrultusunda başvurucunun ve sanık G.T.nin

malvarlıklarının araştırılması için MASAK'a bir yazı

göndermiştir.

13. MASAK tarafından düzenlenen 29/9/2004 tarihli raporda;

başvurucunun İzmir'in Konak ilçesine bağlı Alsancak Mahallesi'nde bulunan 1222

ada 43 parsel, İzmir'in Menemen ilçesine bağlı Koyundere

Mahallesi'nde bulunan 1297 parsel ve İzmir'in Bornova ilçesine bağlı Çamdibi köyünde bulunan 7537 sayılı parsel sayılı

taşınmazlarda hisselerinin bulunduğu ve ayrıca bir banka şubesinde 62.497.593

TL (eski TL ile) tutarında mevduatının olduğu belirtilmiştir.

14. Mahkeme 18/11/2014 tarihli bir yazı ile kararın

kesinleştiğini açıklamak suretiyle başvurucuya ait banka hesabındaki paranın ve

söz konusu taşınmazlardaki başvurucuya ait hisselerin devlete intikali için

gereğinin yapılmasını bildirmiştir.

15. İzmir Defterdarlığının talebi üzerine başvurucunun banka

hesabında kalan 48,17 TL tutarındaki parasının 5/1/2005 tarihinde Hazineye ait

başka bir bankadaki hesaba aktarılmıştır. Defterdarlık ayrıca İzmir'in Bornova

ilçesinde bulunan taşınmazdaki 2/12 hissenin 16/5/2015 tarihinde Hazine adına

tescil edildiğini bildirmiştir.

16. Mahkeme 2/6/2005 tarihinde; başvurucu adına İzmir'in Konak

ilçesine bağlı Alsancak Mahallesi'nde bulunan 1222 ada 43 parsel sayılı

taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilinin sağlanması için daha önce

14/10/1999 tarihinde verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar vermiştir.

Mahkeme 29/11/2007 tarihinde de Hazine adına tescil edilmek üzere başvurucunun

Menemen ilçesinde bulunan anılan taşınmazı üzerindeki tedbiri kaldırmıştır.

17. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun

yürürlüğe girmesi üzerine kesinleşen mahkûmiyetin uyarlanması için dosyayı

yeniden ele alan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/6/2005 tarihli kararı

Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22/11/2011 tarihinde uyarlamanın hatalı yapıldığı

gerekçesiyle bozulmuştur.

18. Bozma kararına uyan Mahkeme 19/4/2012 tarihinde yeniden

uyarlama yapmış, başvurucunun silahlı suç örgütü kurma ve yönetme suçundan 5237

sayılı Kanun'un 220. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile takdiren indirime ilişkin 62. maddesi uyarınca iki yıl bir

ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme ayrıca

başvurucunun mirastan intikal eden mal varlıkları dışında suç işlenmesi ile

elde edilen ve suçun işlenmesi nedeniyle sağlanan maddi menfaatler ile bunların

değerlendirilmesi ya da dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların

müsadere edilmesine karar vermiştir. Kararda olay tarihi itibarıyla yürürlükte

olan 4422 sayılı mülga Kanun'un 1. maddesinin dördüncü fıkrası ile sonradan

yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

aynı nitelikte olduğu ve bu hususta uyarlama yapılmasının gerekli olmadığı

belirtilmiştir.

19. Başvurucu ve katılan Maliye Hazinesi tarafından temyiz

edilen karar Yargıtay 8. Ceza Dairesince 28/11/2014 tarihinde onanmıştır.

20. Nihai karardan 17/2/2015 tarihinde başvurucu haberdar

olmuştur.

21. Başvurucu 5/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

22. 4422 sayılı mülga Kanun'un 1. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"Doğrudan veya dolaylı biçimde bir

kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu

hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat

işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde kartel ve

tröst yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve darlığını, fiyatların düşmesini

veya artmasını temin etmek, kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak,

seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla zor veya tehdit

uygulamak veya kişileri kendilerine tâbi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında

her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak suretiyle yıldırma

veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlara

veya örgütü yönetenlere veya örgüt adına faaliyette bulunanlara veya bilerek

hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı yıla kadar; örgüte üye

olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Örgüt silahlı ise, yukarıda yazılı hallerde

verilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Henüz hiç bir silahlı eyleme

teşebbüs edilmemiş olsa bile, silahlar veya patlayıcı maddeler örgütün amaçları

doğrultusunda hazırlanmış veya elde bulundurulmuş ise, örgüt silahlı sayılır.

...

Suçun işlenmesine ayrılan veya suçun

işlenmesinde kullanılan veya suçtan doğan değer veya ürünlerin veya bunlar

yerine geçen şeylerin ve müsaderesi gereken her türlü eşyanın gelirlerinin veya

suçtan doğan her türlü yararın Devlete intikaline hükmolunur.

..."

23. 4422 sayılı mülga Kanun'un 6. maddesi şöyledir:

"13. 11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanun

hükümleri saklı kalmak üzere; bu Kanunun 1 inci maddesinde yazılı suçları

işlediğine dair kuvvetli şüpheler bulunan kişilerin bu Kanun kapsamındaki

fiillerinden elde ettikleri hususunda kuvvetli şüphe bulunan her türlü menkul

ve gayrimenkullerine soruşturma sırasında el konulmasına; bankalar ve banka

dışı malî kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki, kiralık kasa

mevcutları da dahil olmak üzere hak ve alacakları üzerindeki tasarruf

yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına, bir tevdi mahalline

yatırılmasına, hak ve alacaklar ile mal, kıymetli evrak, nakit ve sair

değerlerin idaresi için diğer tedbirlerin alınmasına karar verilebilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen mal varlığının

yurt içinde ve yurt dışında araştırılması, incelenmesi, tespiti ve değerlerinin

takdiri, ilgili Cumhuriyet savcılığınca istendiğinde, Maliye Bakanlığı Malî

Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yerine getirilir.

Birinci fıkrada belirtilen mal varlığının meşruluğu

anlaşıldığında el koyma tedbirine karar verilmez veya verilmiş olan karar

kaldırılır.

Sanık mahkûm edildiğinde söz konusu mal

varlığı Devlete intikal eder."

24. 5237 sayılı Kanun'un 55. maddesi şöyledir:

"(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya

suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler

ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik

kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı

verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.

(2)

Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı

veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını

oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.

(3)

(Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren

eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin

22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin

korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir."

25. 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek

amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye

sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması

halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak,

örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

...

(3)

Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte

birinden yarısına kadar artırılır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 10/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

27. Başvurucu müsadere kararının bütün mal varlığı hakkında

verildiğinden dolayı Anayasa'nın 38. maddesinin dokuzuncu fıkrasında öngörülen

genel müsadere yasağına aykırı davranıldığından yakınmıştır. Başvurucuya göre

derece mahkemelerince işlendiği belirtilen suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin

tespit edilerek yalnızca bu mal varlığı yönünden müsadere tedbirinin

uygulanması gerekirdi. Başvurucu somut olayda ise Mahkemenin ek kararına

istinaden MASAK tarafından suçtan elde edilip edilmediği belirlenmeden bütün

mal varlığı hakkında müsadere tedbirinin uygulanmasının başvurucunun mülkiyet

hakkına ölçüsüz bir müdahaleye yol açtığını belirtmiştir. Başvurucu sonuç

olarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

28. Bakanlık görüşünde; müsadere kararının 9/12/2003 tarihinde

kesinleştiği belirtilerek bu hususun kabul edilebilirlik yönünden dikkate

alınması gerektiği vurgulanmıştır. Esas yönünden ise müdahalenin kanuni

dayanağının olduğu ve çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadele yönünde meşru bir

amacının da bulunduğu belirtilmiştir. Bakanlık ayrıca kazanç müsaderesinin

uygulamada ek kararla da verilebileceğini, yerel mahkemenin miras yoluyla elde

edilen malları kapsam dışında bıraktığını, her ne kadar yerel mahkemece hangi

malların suçtan elde edildiği belirtilmemiş ise de infaz aşamasında MASAK

raporuyla belirlenen taşınmazlar için tedbir konulduğunu ifade etmiştir.

Bakanlık infaz aşamasındaki kararlara ise itiraz edilmediğini ifade ederek

müdahalenin ölçülü olduğu görüşünü bildirmiştir.

29. Başvurucu cevap dilekçesinde, başvurunun 19/4/2012 tarihli

mahkûmiyet ve 28/11/2014 tarihli temyiz onama kararı sonrasında yapıldığı ve

mülkiyet hakkının ihlalinin devam etmekte olduğunu vurgulamıştır. Başvurucu

ayrıca yerel mahkemenin başvurucunun bütün mal varlığı değerinin tespiti yoluna

giderek suçtan elde edilen veya edilmeyen ayrımı yapmadığını belirtmiştir.

Başvurucuya göre bu durum genel müsadere yasağına aykırılık teşkil etmektedir.

B. Değerlendirme

30. İddianın değerlendirilmesinde esas alınacak Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı

35. maddesi şöyledir:

“Herkes,

mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

1. Genel İlkeler

31. Anayasa ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1.

maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup Anayasa Mahkemesi ancak bu tarihten

sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları

inceleyebilecektir. Bu açık düzenlemeler karşısında anılan tarihten önce

kesinleşmiş nihai işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının

genişletilmesi mümkün değildir. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisiyle ilgili bu düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle

bireysel başvurunun tüm aşamalarında resen dikkate alınması gerekir (Ahmet Melih Acar, B. No: 2012/329, 12/2/2013,

§ 15; G.S., B. No: 2012/832,

12/2/2013, § 14).

32. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisini doğru olarak

belirleyebilmek için kesinleşen nihai işlem ve kararın tarihinin yanı sıra

gerçekleştiği iddia edilen müdahalenin zamanını da doğru tespit etmek gerekir.

Bu tespit yapılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildiği iddia

olunan hakkın kapsamı birlikte değerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No:

2013/1566, 10/12/2015, § 31).

33. Anayasa Mahkemesi ayrıca mülkiyetten yoksun bırakma

şeklindeki mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin kural olarak anlık eylemler

olup sürekli bir müdahale oluşturmadığını belirtmiştir (Agavni Mari Hazaryan ve

diğerleri, B. No: 2014/4715, 15/6/2016, § 114). Bununla birlikte

Anayasa Mahkemesi, zaman bakımından yetki içinde sonuçlanmış olmak kaydıyla

kamu makamlarınca müdahalenin incelenerek esası hakkında bir karar verilmesi

veya müdahaleyle ilgili tanınan tazminat ve benzeri bir yolun mevcut olması

durumlarını da dikkate alarak değerlendirme yapacaktır (Varvara Arnavut, B. No: 2014/7538,

13/9/2017, § 48; Agavni Mari Hazaryan

ve diğerleri, §§ 111-120).

34. Agavni Mari Hazaryan

ve diğerleri kararında başvurucuların uyuşmazlık konusu taşınmazın

mülkiyetini 1958 yılında kaybettiklerine ve 1975 yılında bu işleme karşı

açtıkları davanın da reddedildiğine vurgu yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi bu

sebeple başvurucuların mülkiyet hakkına konu ettikleri taşınmazla hukuki

ilişkilerinin Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları incelemeye başladığı

23/9/2012 tarihinden 41 yıl önce kesilmiş olduğu ve daha sonra açtıkları

davanın ise etkili ve başarı şansı sunan yeni bir hukuk yolu olmadığı

gerekçeleriyle mülkiyet hakkına yönelik şikâyetin zaman bakımından yetkisi

dışında kaldığı sonucuna varmıştır (Agavni Mari Hazaryan ve

diğerleri, §§ 118-120).

35. Emine Görgülü

(B. No: 2014/5871, 6/7/2017) kararında da başvurucu, vakıf evladı olduğunun

tespiti ve vakfa mütevelli olarak atanması talebinin reddedilmesinden

yakınmıştır. Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden başvuruya

konu mülhak vakfın mazbut vakıflar arasına alınmasına ilişkin sürenin fiilen

30/11/1965 tarihinde sona erdiğine işaret etmiştir. Sonuç olarak başvurucunun

vakfa yönetici olarak atanma talebine ilişkin hukuk yolunun da başarı şansı

bulunan, etkin bir başvuru yolu olmadığı vurgulayarak başvurunun zaman

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Emine Görgülü, §§ 31-54).

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

36. Somut olayda ise İzmir 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi

3/4/2003 tarihinde başvurucunun suçtan elde ettiği mal varlığının devlete

intikaline karar vermiş, bu karar temyiz incelemesi neticesinde onanarak

kesinleşmiştir. Bu çerçevede yargılama sonrası MASAK raporlarına göre

başvurucunun mal varlığı tespit edilmiş ve üç adet taşınmazı ile banka

hesabındaki parası 2005 ile 2007 yılları arasında devam eden süreçte devlete

intikal ettirilerek müsadere kararının infazı tamamlanmıştır.

37. Bu arada müsadereye ilişkin infaz süreci devam ederken 2005

yılında 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi üzerine uyarlama yapılması talep

edilmiş ve Mahkemenin 19/4/2012 tarihli kararı ile aynı şekilde müsadere kararı

verilmiş, bu karar Yargıtay 9. Ceza Dairesince 28/11/2014 tarihinde onanarak

kesinleşmiştir. Ancak Yargıtayca onanan ilk derece

mahkemesinin kararında müsadere yönünden aynı hükmün verildiğine ve yapılan

yasal değişiklikle başvurucu lehine bir durumun söz konusu olmadığına özellikle

dikkat çekilmiştir.

38. Dolayısıyla başvurucunun şikâyet ettiği suçtan elde edilen

mal varlığının müsaderesine ilişkin sürecin Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce sona erdiği

anlaşılmaktadır. Diğer taraftan somut olayda uyarlama sürecinin müsadere edilen

eşyanın iadesi veya tazminini gerektirir yeni bir başvuru yolu da oluşturmadığı

görülmektedir. Bu durumda başvuruya konu mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden

müsadere sürecine ilişkin bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisi kapsamında olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin zaman

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Halit Esat BEŞOK Vekili : Av. Ersan ŞEN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/4074, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/4074
Tarih
10 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Muhammet Ali Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/8403)
  • Ceyda Alaca ve Necibe Çağla Alaca Başvurusu (B. No: 2015/7385)
  • İntermetal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/13547)
  • U.b. Başvurusu (B. No: 2015/3175)
  • Mustafa Kökten Başvurusu (B. No: 2018/5774)
  • Ahmet Yetiş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7425)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.