İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İntermetal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/13547)

1. Başvuru, ithal edilen malların liman işletmesince teslim

Başvuru No2015/13547Tarih9 Ekim 2019Okuma14 dk · 2.777 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İntermetal Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (2)

Karar tarihi
9 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/13547
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.777 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ithal edilen malların liman işletmesince teslim

edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu

alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Dava Öncesi Süreç

8. Başvurucu, Ege Serbest Bölgesi'nde demir-çelik sektöründe

faaliyet gösteren bir şirkettir.

9. Başvurucu Şirket; Çin’de bulunan bazı şirketlerden akreditif

yoluyla mal satın almıştır.

10. İthal konusu mallar 24/11/2009 tarihinde İzmir Limanı'na

ulaşmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının (TCDD) Gümrük Müdürlüğü adına

işlettiği ve gümrüklü saha olan geçici eşya depolama alanına teslim edilmiştir.

11. Konşimentoların orijinali ile İzmir Gümrük Müdürlüğüne meşru

hak sahibi olarak yapılan başvuru üzerine anılan eşya başvurucu Şirket adına 26/11/2009

tarihinde Müdürlükçe tescil edilerek Ege Serbest Bölgesi'ne sevk edilmiştir. Gümrük

işlemlerinin tamamlanması üzerine aynı gün geçici antrepoya konulan eşyanın

teslimi amacıyla TCDD Liman İşletmesi Müdürlüğüne konşimento alıcı nüshaları ve

diğer gerekli belgeler ibraz edilmesine rağmen bu eşya başvurucuya teslim

edilmemiştir.

12. Eşyanın teslim alınamaması üzerine TCDD'ye noterlikler

vasıtasıyla sırasıyla 4/12/2009 tarihli ihtarname gönderilip eşyanın teslimi

için gerekli olan şartların neler olduğu sorulmuştur. TCDD'nin cevabı üzerine

de istenenler yerine getirilip eşyanın teslimi için tekrar başvurular yapılmış

olmasına karşın teslimat talepleri yine reddedilmiştir.

13. Liman idaresi ise talep konusu malların tesliminden

kaçınmasına gerekçe olarak; yapılan kontroller sonucunda konşimento üzerinde

yer alan geminin işletme kaydında bulunmamasını göstermiştir. Başvurucu ise

anılan gemi işletme kayıtlarında bulunmasa bile bedelini ödediği malın tarafına

ait olduğu hususunun konşimento, faturalar ve Gümrük Müdürlüğünün tescili ile

belgelendiğini ve malın mülkiyeti hususunda herhangi bir ihtilafın

bulunmadığını ileri sürmüştür.

B. Dava Süreci

14. Başvurucu Şirket, eşyanın teslim edilmesi veya ticari faizi

ile birlikte maddi ve manevi tazminata karar verilmesi istemleriyle 18/6/2009

tarihinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme,

başvurucu tarafından açılan ve tamamen aynı içerikte olan diğer iki davayı

(Mahkemenin E.2009/365 ve E.2009/742 sayılı dosyaları) başvuru konusu dava

dosyası ile birleştirmiştir.

15. Başvurucu Şirket dava dilekçesinde;

i. Davalı liman işletmesinin 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı

Gümrük Kanunu'nun 218. maddesi gereğince ardiyecilik

görevi yaptığını, tasdikli özet beyan karşılığında gümrüklü eşyayı zimmetine

alıp gümrük işlemleri bitince sahibine teslim etmekle mükellef olmasına ve

geçici antrepoya konulan eşyanın teslimi amacıyla davalı işletmeye konşimento

alıcı nüshaları ile diğer gerekli belgelerin verilmesine rağmen eşyanın teslim

edilmediğini belirtmiştir.

ii. Davalı işletmece gönderenleri, taşıyıcıları, gümrük idaresi

ve alıcı kayıtlarında herhangi bir yanlışlık veya eksiklik bulunmayan eşyanın

bu şekilde teslim edilmemesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını ve 4458

sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince gümrük idareleri ile muhatap olan

kişilerin kanun, tüzük ve yönetmeliklere uymakla mükellef olduğunu ileri

sürmüştür.

iii. İdarenin, dava konusu teslimden kaçınma şeklindeki haksız

fiili sonucu emtianın piyasa satış bedeli olarak yüksek miktarlarda kâr

mahrumiyetinin oluştuğunu iddia etmiştir.

16. Dava dosyası daha sonra İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesine

(Mahkeme) devredilmiştir. Mahkeme 15/4/2013 tarihinde asıl ve birleşen

davaların reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle şu hususlara yer

verilmiştir:

i. Taşıyanlar ve acenteleri, yükleme limanında tanzim edilen

konşimentoları ibraz eden yetkili hamillere malları teslimle yükümlü olup bu

işlemi konşimentoların ibraz edilmesi ve konşimentoların sahte olup olmadığını

inceleyerek yapacaktır.

ii. Gönderilen konşimentoları, taşıyan acentelerine ibraz ederek

taşıyanlardan aldığı belgeler ile (teslim talimatnamesi-muvafakatnamesi)

malları teslim alabilecektir. Bu durumda yüklerin konşimentolarda bunları

teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi

hâlinde taşıyanlar sorumlu olacaklardır.

iii. Gümrük idaresinin hâlihazırda eski uygulamalarından farklı

olarak antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük

idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin

serbest olup olmadığını ve gümrük vergisinin ödenip ödenmediğini araştırdığı,

diğer hususların yetki alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip

edilmemesi hususunun gümrük idaresinin yetkisinin dışında kaldığı açıktır.

iv. Gemilerden tahliye edilen ancak henüz alıcıya teslim

edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanlarda bulunması nedeni ile

alıcının bu konşimentoları doğrudan liman idaresine ibraz ederek malların

teslimini isteyemeyeceği belirlenmiştir. Yine limanın buradaki hukuki durumunun

taşıyanların ifa yardımcısı olduğu, taşıyanların varma limanında zilyetliği

nakil sureti ile yüklerin vasıtalı veya vasıtasız zilyetliğinin gönderilene

geçmesini sağladığı, dolayısıyla taşıyanların iradeleri olmaksızın tek taraflı

teslim yapılamayacağı açıklanmıştır.

v. Bu durumda taşıyanların talimatı olmadan liman idaresinin

yükü teslim edemeyeceği hukuki gerçeği dikkate alındığında başvurucu Şirketin

söz konusu taleplerini hak sahibi olduğunu ispat ederek taşıyanlara karşı ileri

sürmesi gerekirken onun ifa yardımcısı konumundaki liman idaresine dava açması

kabul edilemeyecektir.

vi. Taşıyanların, alacaklarını tahsil edemedikleri takdirde yük

üzerinde hapis haklarını kullanabilmeleri ancak malların kendi talimatları ile

teslim edilmesine bağlıdır. Aksi takdirde, taşıyanlar bu alacaklarını tahsil

edemeyeceklerdir. Eşyayı taşıyanın rızası dışında teslim eden liman idaresinin

de bu hâlde hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Bu itibarla taşıyanların

onayları olmadan taşıyanların menfaatlerini koruma yükümlülüğü bulunan ve

teslim emri olmaksızın teslimatı gerçekleştiremeyecek olan liman idaresinin

sorumluluğu söz konusu olacaktır. Sonuç olarak liman idaresinin ancak

taşıyanların talimatına rağmen haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması

hâlinde başvurucunun haksız fiil niteliğindeki bu eylem nedeniyle liman

idaresine karşı dava açabilmesi hakkı doğabilecektir.

vii. Taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın

gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren taşıyıcıların sorumlulukları sona

erecektir. O hâlde eşyanın teslimi taşıyanlar adına liman idaresince

yapılmaktadır. Liman işletmesi taşıyanlardan aldığı talimat doğrultusunda

malları kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edecektir.

viii. Sonuç olarak başvurucu Şirket, TCDD Liman İşletmesine

karşı açmış olduğu davalarda haklı bir hukuki sebebe dayanmamaktadır. Diğer bir

deyişle başvurucu Şirket, konşimentoyu ibraz etmeden konşimentoyu temsil eden

malların kendisine teslimini isteyemeyecek ve bu nedenle tazminat talebinde

bulunamayacaktır.

17. Temyiz edilen hüküm Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6/11/2014

tarihli kararıyla onanmıştır. Daire karar düzeltme istemlerini de 16/6/2015

tarihinde reddetmiştir.

18. Nihai karar, başvurucu vekiline 9/7/2015 tarihinde tebliğ

edilmişlerdir.

19. Başvurucu Şirket 7/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. İlgili hukuk için bkz. İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, B. No:

2015/13518, 3/7/2018, §§ 22-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucu, yargılamanın makul süre içinde tamamlanmadığını

ileri sürmüştür.

23. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

24. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

25. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

26. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel,

§§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

27. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu, ithal etmiş olduğu ve dava dışı taşıyanlar

tarafından taşınan malların bedelini ödeyerek taşımaya konu malların konşimentolarını

aldığını ve söz konusu konşimentolara dayanarak TCDD Liman İşletmesi Genel

Müdürlüğüne başvurup ilgili malların kendisine teslimini talep ettiğini

belirterek söz konusu taleplerinin işletme tarafından haksız olarak

reddedildiğinden, taşıma konusu malların gümrüklü sahada kaldığından ve

tesliminin engellendiğinden yakınmaktadır. Başvurucu; ithal edip mülkiyetini

kazandığı malların teslim edilmemesi iddiasıyla işletmeye karşı İzmir 6. Asliye

Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, ancak bu davalarının haksız yere

reddedildiğini, bu nedenle Anayasa'nın 10., 35., 36., 125., 138. ve 141.

maddelerinde düzenlenen eşitlik ve kanunilik ilkeleri ile adil yargılanma,

makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmektedir.

2. Değerlendirme

30. Anayasa'nın "Mülkiyet

hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu adil yargılanma hakkının da ihlal

edildiğini ileri sürmekte ise de, başvurucunun temel şikâyetinin ithal edilen

malların teslim edilmemesi olduğu gözetilerek belirtilen şikâyetin mülkiyet

hakkının ihlali iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

32. Başvurucunun aynı konu ile ilgili olarak yukarıda belirtilen

şikâyetleri daha önce Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve karara bağlanmıştır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,

§§ 33-61).

b. Esas Yönünden

33. Depoda tutulan malların mülkiyetinin başvurucu Şirkete ait

olduğu hususu, Gümrük Müdürlüğünce bu malların başvurucu Şirket adına tescil

edilmesi ve malların teslimini teminen kontrol çıkış

fişleri düzenlenmesi ile de resmî kurumlarca kabul edilmiş bulunmaktadır. Söz

konusu malların mülkiyetinin başvurucuya ait olduğuna ilişkin dava süreçlerinde

de herhangi bir ihtilaf yaşanmamıştır. Sonuç olarak başvurucu, yurt dışından

konşimentoyla bedelini ödeyerek akreditif yoluyla paslanmaz çelik çubuk satın

almıştır. Ancak taşıyanın talimatının bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu

mallar liman idaresince başvurucuya teslim edilmemiştir. Dolayısıyla ekonomik

bir değer ifade ettiği kuşkusuz olan bu eşyanın başvurucu yönünden Anayasa'nın

35. maddesi anlamında mülk teşkil

ettiğinde tereddüt bulunmamaktadır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, §§ 36-37).

34. Somut olayda başvurucu bütünüyle mülkten yoksun bırakılmış

değildir. Diğer taraftan müdahalenin mülkiyetin kontrolü veya düzenlenmesi

amacıyla da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvuruya konu müdahalenin mülkiyetten barışçıl yararlanma ilkesine

ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, §§ 38-40).

35. İlgili mevzuat hükümlerinin ve buna dayalı Yargıtay

uygulamasının belirli, öngörülebilir ve ulaşılabilir olduğu açıktır. Bu

itibarla derece mahkemelerinin kararlarının dayandığı gerekçeler ile yine

ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında başvurucunun mülkiyet hakkına

yapılan müdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığı değerlendirilmiştir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,

§§ 44-46).

36. Malları taşıyıcılarının rızaları dışında teslim eden liman

idarelerinin hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunduğu gerçeği de dikkate

alındığında bu yetki kapsamında yapılan sıkı belge kontrolleri ile taşıyan

sıfatına sahip gemi donatanlarının ve onların temsilcileri olan gemi

acentelerinin yanında, taşıyan sıfatına sahip taşıma işleri komisyoncularının

ve liman idarelerinin de mal alıcısı firmaların da ortak yararına bir

uygulamanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla somut olayda, yapılan

kontroller sonucu ibraz edilen belgelerdeki bilgiler ile idare kayıtlarında yer

alan bilgiler arasında farklılıklar bulunması hâlinde gerekli düzenlemelerin

yapılmasının istenmesinde ve bu düzenlemelerin yapılmaması hâlinde malların

tesliminden kaçınılmasında kamu yararı mevcut olup müdahalenin meşru bir amaç

taşıdığı kuşkusuzdur (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,

§§ 47-49).

37. Başvuru konusu olayda liman idaresince yapılan kontroller

sonucu ibraz edilen belgelerdeki bilgiler ile idare kayıtlarında yer alan

bilgiler arasında farklılıklar bulunması hâlinde gerekli düzenlemelerin

yapılmasının istenmesinin ve bu düzenlemelerin yapılmaması hâlinde malların

tesliminden kaçınılmasının ulaşılmak istenen kamu yararı amacını

gerçekleştirmeye elverişli ve bu amaç doğrultusunda gerekli olduğu

tartışmasızdır. Ancak bunun yanında müdahalenin orantılı olup olmadığı da

değerlendirilmelidir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu,

§ 53).

38. Esasında başvurucu Şirketin bu şekilde kendisine ait

olduğunu iddia ettiği malların tesliminin engellenmesinin başvurucu açısından

bir külfete yol açtığı kuşkusuzdur. Ancak liman idarelerinin, taşıyanların ifa

yardımcıları olmaları sebebiyle onlara karşı çeşitli sorumlulukları

bulunmaktadır. Liman idareleri bu sorumluluklarını ise teslimatı talep edilen

eşyaya ilişkin belgeleri 4458 sayılı Kanun ile Gümrük Yönetmeliği hükümlerine

istinaden kendisinde bulunan kayıtlarla karşılaştırılarak kontrol etmek

suretiyle yerine getirmektedir. Bu durumda taşıyanların yardımcısı konumundaki

liman idaresinin eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren

sorumluluğu sona erecektir. Bu itibarla liman işletmesi taşıyandan aldığı

talimat doğrultusunda malı kime teslim etmesi gerekiyorsa ona teslim edecektir.

Diğer bir deyişle liman işletmesinin sıkı belge kontrolünde bulunuyor olmasının

ve uluslararası deniz taşımacılığı mevzuatının bu noktada esnek olmayan

hükümler içermesinin deniz ticaretinin belirli bir güvenlik seviyesinde seyri

için elzem olduğu hususunda genel bir kabul bulunmaktadır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, §§ 54-55).

39. Diğer yandan limandan eşya çekilebilmesi için gerekli olan

belgelerin neler olduğu ve bu belgelerin temin edilememesi hâlinde

eksikliklerin nasıl tamamlanabileceği ya da bu belgelerdeki hatalı kayıtların

düzeltilmesi yol ve yöntemleri de ilgili mevzuatta belirtilmiştir. Acente

tarafından tescil ettirilecek alt özel beyanlarda çoğu zaman gemi isimlerinin

düzeltilerek yer aldığı ve bu şekilde başvurucu Şirket konumundaki mal

alıcılarının bu eksikliği acenteler vasıtasıyla giderebildikleri açıktır. Buna

mukabil somut olayda liman idaresine ibraz edilen özet beyanlarda limana gelen

gemi isimlerinin konşimentolarda yer almadığı fakat eşyayı taşıyan gemilerin

isimlerinin yer aldığı varsayıldığında başvurucunun kendisine 4458 sayılı

Kanun'un 165/D maddesi gereğince tanınan alt özel beyanlarla taşıyıcı

firmaların acentesi veya Gümrük Müdürlüğünce düzeltmenin yaptırılması ve

düzeltme karar yazılarının liman idaresine ulaştırılmasıyla teslimatın

gerçekleştirilmesi imkânını kullanmadığı görülmektedir. Bu durumda

acentelerinden, aktarma olarak getirilen gemi isimlerinin düzeltilmesine imkân

veren söz konusu hukuki enstrümanın varlığı, başvurucuya yüklenen külfeti

hafifletmekte ve bu, ticari işletmenin tüm taraflarının menfaatine olan ve gemi

taşımacılığında ticari güvenin tesisi için elzem olan mezkûr uygulamanın teşkil

ettiği müdahaleyi ölçülü kılmaktadır. Liman idaresinin taşıyanların talimatı

anlamına gelen ordino kesilmesi

işlemlerine rağmen malları teslimden kaçınması hâlinde ise müdahalenin ölçüsüz

olacağı açıktır. Bununla birlikte somut olayda başvurucu Şirket, bu tür bir

işlemin tesisini teminen acenteler nezdinde herhangi

bir girişimde bulunmamıştır (İnter Metal Sanayi

ve Ticaret Ltd. Şti., §§ 56-57).

40. Diğer yandan liman idaresi tarafından başvurucu Şirketin pek

çok defa yaptığı teslim talepli başvuruya verdiği cevaplarda teslimatın

gerçekleşmesi için şart olan eksik belgelerin neler olduğu bildirilmiş ve bu

belgelerin temini durumunda her zaman malların tesliminin gerçekleşebileceği

ifade edilmiştir. Üstelik ithalata konu malların teslim alınması anına kadar

eksik olan belgeleri sunabilecek acenteler ve gümrük müşaviri gibi muhatapların

bulunduğu, eksiklikleri tamamlanması istenen belgelerin ayrım gözetilmeksizin

tüm mal ithalatçısı firmalardan talep edildiği gerçeği de dikkate alındığında

başvurucu Şirketin beklemediği bir taleple karşılaşmış olduğunu söylemek de

mümkün değildir. Nitekim acentelerin tescil ettirdiği özet beyanlarda çoğu

zaman alıcı olarak aracı firmaların isimlerinin yazıldığı, asıl alıcıların

eşyayı teslim alabilmeleri için bu aracı firmalarca alt özet beyanlar

düzenlenerek Gümrük Müdürlüğüne tescil ettirmeleri ve limana vermeleriyle

eşyanın tesliminin gerçekleştirilebildiği hususu da, bu konudaki uygulama da

tüm ithalatçı firmalarca bilinmektedir (İnter Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu, § 58).

41. Ayrıca talep konusu mallar hâlihazırda depoda durduğu için

başvurucu Şirketin ithal ettiği söz konusu malları taşıyan veya acentesine

düzenlettirilecek Teslim Talimat Formu'nu ibraz

ederek liman idaresinden teslim alabileceği anlaşılmaktadır. Başvurucu Şirket,

her ne kadar malların teslimi için gerekli olan ordinoların artık uygulamada

geçerliliğinin kaldırıldığını belirtmiş ise de taşıyanların imzalayarak yükün

teslimine rıza gösterdiklerini ifade ettikleri ve kimi çevreler nezdinde ulusal

ve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yüklerin teslimi için geçerli ve

gerekli belge olduğu hususunda bir kabul bulunan yük teslim belgesi, etiketli

konşimento veya ordino gibi farklı isimler verilen bu belgelerin hukuken

geçerliliği olmayan belgelerden olduğuna ilişkin bir mevzuat hükmünün ya da

yargısal içtihadın varlığı hususunda başvurucu tarafından herhangi bir bilgi ya

da belge sunulmamıştır (İnter Metal Sanayi ve Ticaret

Ltd. Şti. Başvurusu, § 59).

42. Bu durumda somut olayda liman idaresinin cevap yazılarında

da işaret edilen ve başvurucu Şirketin maliki olduğunu iddia ettiği mallarına

ulaşabilmesini sağlayan hukuki yolların bulunduğu, depodaki malların

tasfiyesine gidilmeyip hâlihazırda herhangi bir işleme tabi tutulmadan orada

tutuldukları dikkate alındığında başvurucu Şirkete şahsi olarak aşırı ve olağan

dışı bir külfet yüklenmediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak somut olay bakımından

başvurucu Şirketin mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında

olması gereken adil denge bozulmadığı için müdahale ölçülü bulunmuştur.

43. Aynı şikâyeti içeren somut başvuruda da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmayıp açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın

35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

M. Emin ŞAHİNER

Başvurucu : İntermetal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/13547, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Dava Öncesi Süreç
  7. B. Dava Süreci
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Makul Sürede
  11. B. Mülkiyet Hakkının İhlal
  12. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  13. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. M. Emin ŞAHİNER
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/13547
Tarih
9 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • U.b. Başvurusu (B. No: 2015/3175)
  • Mustafa Kökten Başvurusu (B. No: 2018/5774)
  • Ahmet Yetiş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7425)
  • Ahmet Özdokumacı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7274)
  • Süleyman Baran Başvurusu (B. No: 2015/11941)
  • Naciye Kaya Başvurusu (B. No: 2015/17961)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.