İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Naciye Kaya Başvurusu (B. No: 2015/17961)

1. Başvuru, bir yer altı kömür ocağında meydana gelen ve birçok kişinin

Başvuru No2015/17961Tarih9 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.244 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Naciye Kaya Başvurusu

Karar tarihi
9 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/17961
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.244 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir yer altı kömür ocağında meydana gelen ve birçok kişinin

ölümü ve pek çok kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayın ortaya çıkmasında

sorumlulukları bulunduğu iddia edilen kişiler hakkında kovuşturma yapılmasına

yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, vekili aracılığıyla Manisa'nın Soma ilçesi Karanlıkdere mevkii Eynez

Mahallesi'nde bulunan bir yer altı kömür ocağında 13/5/2014 tarihinde meydana

gelen ve aralarında başvurucunun eşi M.K.nın da

bulunduğu 301 işçinin ölümü, 162 işçinin ise yaralanması ile sonuçlanan olayın

ortaya çıkmasında başka kişiler yanında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın da kusuru olduğu gerekçesiyle 14/4/2015

tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) suç

duyurusunda bulunmuştur.

8. Suç duyusuna ilişkin dilekçeye başvurucunun kimlik numarası

yerine, soy ismi başvurucuyla aynı olan bir başka kişiye ait kimlik numarası

yazılmıştır. Bireysel başvuru dosyasına sunulan vekâletnameden başvurucu

vekilinin soy ismi başvurucuyla aynı olan kişinin de vekili olduğu

anlaşılmıştır.

9. Başvurucunun suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada

Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakanlar hakkındaki soruşturmayı mevcut soruşturmadan

ayırıp başka bir soruşturma sırasına kaydetmiştir.

10. Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa'nın 100. maddesi ile

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçtüzüğü'nün 107.

maddesine göre soruşturma yetkisinin TBMM'ye ait olduğu gerekçesiyle 13/5/2015

tarihinde Bakanlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yer olmadığına

karar vermiştir. Suç duyurusuna ilişkin dilekçede başkasına ait kimlik numarası

verildiği için kararda da kimlik numarası verilen kişi müşteki olarak yer almıştır.

11. Başvurucu vekili, kararda başvurucunun ismi yerine

başkasının ismine yer verildiği hususunu dile getirmeden hukuka aykırı olduğu

ve şikâyetleriyle ilgili etkili bir soruşturma yürütmediği gerekçesiyle

Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde

yine suç duyurusu dilekçesinde verilen kimlik numarası belirtilmiştir.

12. Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) 3/7/2015 tarihinde

başvurucu vekilinin itirazını kesin olarak reddetmiştir.

13. Hâkimliğin kararı başvurucu vekiline 22/7/2015 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucu vekili Hâkimliğe verdiği 31/8/2015 tarihli

dilekçede Cumhuriyet Başsavcılığınca ve Hâkimlikçe verilen kararlara

başvurucunun ismi yerine başkasının isminin yazıldığını belirterek başvurucu

adına hüküm tesis edilmesini ve daha önce verilen kararın bu şekilde

düzeltilmesini talep etmiştir.

15. Hâkimlik, daha önce verilen kararın kesin olduğunu ifade

ederek başvurucu vekilinin talebini 11/9/2015 tarihinde reddetmiştir.

16. Anılan karar, başvurucu vekiline 15/10/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

"Kamu davası açma görevi"

kenar başlıklı 170. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Soruşturma evresi

sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe

oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler."

18. 5271 sayılı Kanun'un "Kovuşturmaya

yer olmadığına dair karar" kenar başlıklı 172. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Cumhuriyet savcısı,

soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için

yeterli şüphe oluşturacak delil elde

edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer

olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi

alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı,

süresi ve mercii gösterilir"

19. 5271 sayılı Kanun'un "Cumhuriyet

savcısının kararına itiraz" kenar başlıklı 173. maddesinin (1)

ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:

"Suçtan zarar gören,

kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten

itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet

savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu

yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

...

Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için

soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek

suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu

davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak

reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına

gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

21. Başvurucu, başvuru harç ve giderlerini ödeyecek gelirinin

bulunmadığını belirterek adli yardımdan faydalandırılma talebinde bulunmuştur.

22. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararında

belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma

düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan

başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmesi gerekir.

B. Yaşam Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu; haklarında suç duyurusunda bulunduğu kişilerin de

olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, iddialarıyla ilgili etkili bir

soruşturma yürütülmediğini, konuyla ilgili idari soruşturma yürütülmediği gibi

cezai soruşturmanın da engellendiğini, yürütülen soruşturmada müştekinin dahi

yanlış tespit edildiğini, delil toplanmadan sonucuna varıldığını ve gerek

kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda gerekse bu karara yapılan itiraz

üzerine verilen kararda hukuksal değerlendirme ve gerekçe bulunmadığını

belirterek adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini öne

sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü, yakınının

ölümünden bazı bakanların da sorumluluğunun bulunduğuna ve bu hususla ilgili

etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkindir. Bu nedenle Anayasa

Mahkemesi, başvurunun Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir.

25. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, yaşama...

hakkına sahiptir."

26. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri... kişinin

temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır.”

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük)

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru

yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği

tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

28. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/5/2015 tarihli kararda

başvurunun ismi yerine bir başkasının ismi yer almış ise de başvurucu vekili

anılan karara yaptığı itirazda bu hususu dile getirmemiştir. Yani Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından verilen kararın kimin hangi konuda yaptığı şikâyetle ilgili olduğu

hususunda herhangi bir tereddüt yaşanmamıştır.

29. Başvurucu vekilinin itirazı Hâkimlikçe 3/7/2015 tarihinde

kesin olarak reddedilmiş ve bu karar başvurucu vekiline 22/7/2015 tarihinde

tebliğ edilmiştir. Hâkimlikçe verilen kararın Cumhuriyet Başsavcılığınca

verilen hangi karara, kim tarafından yapılan itiraza ilişkin olduğu hususunda

da bir duraksama olmamıştır. Nitekim başvurucu vekili tarafından Hâkimliğe

verilen 31/8/2015 tarihli dilekçede böyle bir husustan söz edilmemiştir. Bu

nedenle Anayasa Mahkemesi, Hâkimliğin 3/7/2015 tarihli kesin kararındaki isim

yanlışlığının düzeltilmesine matuf başvurunun bireysel başvuru süresi üzerinde

herhangi bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

30. Somut olayda 22/7/2015 tarihinde öğrenilen kesin nitelikteki

karara karşı otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 13/11/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.

31. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Selahaddin MENTEŞ Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucu : Naciye KAYA Vekili : Av. Deniz ÖZBİLGİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/17961, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Yaşam Hakkının İhlal
  10. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/17961
Tarih
9 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Cenker Aslan ve Firdes Doğan Başvurusu (B. No: 2015/17803)
  • Sait Duva Başvurusu (B. No: 2015/13961)
  • Kamil Serdar Atak Başvurusu (B. No: 2016/43245)
  • O.a. Başvurusu (B. No: 2016/80706)
  • C.a. Başvurusu (B. No: 2017/84)
  • Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.ş. ve Samanyolu Haber Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/5838)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.