İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Özdokumacı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7274)

1. Başvuru, yaşamı korumak için gerekli hukuki düzenlemelerin

Başvuru No2015/7274Tarih9 Ekim 2019Okuma39 dk · 7.782 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet Özdokumacı Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
9 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/7274
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

7.782 kelime·39 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yaşamı korumak için gerekli hukuki düzenlemelerin

yapılmaması ve lüzumlu idari tedbirlerin alınmaması sonucu meydana gelen

ölümler hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucular Ahmet Özdokumacı, Ayşe

Bek, Dursun Yılmaz, Fehmi Murat Attila, Güler Tozburun,

Muntaha Koyuncuoğlu, Mustafa Güler Bek, Okşan Rabia

Attila, Semanur Yılmaz, Seyit Tozburun ve Zeliha Özdokumacı 1/1/2009 tarihinde karbonmonoksit

zehirlenmesi sonucu vefat eden E.K., B.B., E.C.Ö, T.Ş.Y., O.T. ve T.Ö.T.nin yakınlarıdır. Ölenler ile başvurucular arasındaki

yakınlık dereceleri ekli listede yer almaktadır. Başvuru formunda

başvurucuların aynı olayda vefat eden C.O.nun da

yakınları olduğu belirtilmiş ancak söz konusu yakınlığın boyutu tespit edilememiştir.

Başvuru formu ekindeki bir belgede başvurucu Yasemin Doğan'ın ölen E.K.nın biyolojik annesi olduğu ifade edilmiş ise de bu

hususun doğruluğu saptanamamıştır. Nüfus kayıtlarına göre başvurucu Yasemin

Doğan, başvurucu Muntaha Koyuncuoğlu'nun kardeşidir.

10. Başvurucu Okşan Rabia Attila, Ankara'da bulunan beş daireli

bir apartmanın 3 No.lu dairesini 1/8/2008 tarihinde C.Ö.den

kiralamıştır.

11. Başvurucuların yakınları, yılbaşını kutlamak amacıyla

31/12/2008 günü akşamı başvurucu Okşan Rabia Attila'nın dairesinde bir araya

gelmişlerdir.

12. 155 Polis İmdat hattına 1/1/2009 günü saat 05.09

sıralarında, başvurucu Okşan Rabia Attila'nın dairesinin üstündeki 4 No.lu

dairede zehirlenme olduğu ihbarı yapılmıştır. Bu ihbar derhâl Başkent Doğalgaz

Dağıtım A.Ş. (Gaz Şirketi) görevlilerine bildirilmiştir. Gaz Şirketi görevlisi

A.V., şoför A.K.nın kullandığı araçla ihbara konu

adrese doğru yola çıkmıştır. Binanın bulunduğu sokağın isminin değişmesi

nedeniyle adresi bulamayan Gaz Şirketi görevlileri, binanın yerini polislerden

öğrenmişlerdir. Zehirlenen kişiler Gaz Şirketi görevlileri olay yerine varmadan

önce cankurtaran yardımıyla sağlık kuruluşuna sevk edilmişlerdir. 4 No.lu

dairenin doğal gaz vanasını kapatan A.V., ana vanadan 4 No.lu daireye kadar

olan gaz dağıtım borularını ve doğal gaz sayaçlarını kaçak arama cihazı ile

kontrol etmiştir. Yapılan kontrolde gaz kaçağı tespit edilmemiştir.

13. Aynı gün saat 08.35 sıralarında başvurucu Okşan Rabia

Attila'yı telefonla arayan ev sahibi C.Ö., üst kattaki dairede zehirlenme

yaşandığını söylemiştir. Oğlu T.Ö.T.ye telefonla ulaşamayan başvurucu, C.Ö.yü telefonla arayıp daire kapısının kırılarak içeriye

girilmesini istemiştir. Ayrıca yakını E.G.A.ya durumu

bildirmiştir. 09.20 sıralarında durum 155 Polis İmdat hattına bildirilmiştir.

E.G.A. daire kapısını açtırmak için çilingir çağırmış, bu esnada polisler ve

Gaz Şirketi görevlileri de olay yerine gelmiştir. Gaz Şirketinin aracında

bulunan bir kazma yardımıyla daire kapısı kırılmak üzereyken olay yerine gelen

çilingir, 09.45 sıralarında daire kapısını açmıştır. İçeriye giren görevliler

başvurucuların yakınlarının cesetleriyle karşılaşmışlardır.

14. Durumdan hemen haberdar edilen Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) olay hakkında derhâl soruşturma

başlatmıştır.

15. Olay günü iki makine mühendisi ile bir inşaat mühendisinden

oluşan bilirkişi heyetiyle birlikte olay yerini inceleyen Cumhuriyet savcısı

bilirkişilerden olayın meydana gelmesinde kimin hangi nedenle kusurlu olduğu

hususunda rapor hazırlamalarını istemiştir.

16. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığınca düzenlenen otopsi

raporlarında, ölümlerin nedeninin karbonmonoksit intoksikasyonu

(zehirlenmesi) olduğu belirtilmiştir.

17. Cumhuriyet Başsavcılığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu

Doğal Gaz Piyasası Daire Başkanlığının olaya ilişkin inceleme raporunu

soruşturma dosyasına getirtmiştir. Anılan rapora göre meydana gelen ölümlere,

kombiyi bacaya bağlayan esnek bağlantı elemanının yıpranarak yırtılması

nedeniyle atık gazların bacaya ulaşmadan ortama yayılması sebep olmuştur.

18. Olayla ilgili olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı

Teftiş Kurulunca görevlendirilen müfettişler tarafından düzenlenen inceleme

raporu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma evrakı arasına alınmıştır. Bahsi

geçen raporda;

- Projeye uygun tesisatın var olduğu ancak teras (son) kattaki

bacanın projede ön görüldüğünden farklı olarak dış duvar üzerinde çıkıntı bir

şekilde inşa edilerek bacanın güney cephede dış duvara bitişik şekilde

örüldüğü,

- Baca yüzeyinin hava ile temasının daha fazla olduğu, aşırı

soğuk ve rüzgârlı günlerde bacanın daha kolay soğuyacağı, bacanın yaklaşık son

3,5 metresinin bu tür soğumaya maruz kaldığı,

- Soğuk bacanın çekişinin az olacağı, bu nedenle baca ısısının

genelde yüksek olmasının istendiği,

- Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan verilere göre olay

saatlerinde bacanın verimli ve istenen çekişinin olmadığının düşünüldüğü,

- Yedi kişinin hayatını kaybetmesine yol açan zehirlenmenin

kombilerin ortak bacaya bağlanmasından ve dolayısıyla rüzgârın etkisiyle

kombiyi bacaya bağlayan spiral boru üzerindeki deliklerden sızan karbonmonoksitten ileri geldiği belirtilmiştir.

19. Ayrıca raporda; baca baskısı arttığında spiral boru

üzerindeki yırtık ve deliklerden gaz akışının hızının da artacağı, dolayısıyla

ortama baca gazının yayılışının hızlanacağı, borunun kombiye ve bacaya bağlantı

kısmında alüminyum sızdırmazlık bantlarının kullanılmadığı, yanmış gazın bu

bağlantı noktalarından da iç ortama sızmasının mümkün olduğu açıklanarak ters

rüzgârın baca üzerindeki etkisi neticesinde kombi üzerindeki baca sensörünün eğer ağzı delik değilse veya devre dışı

bırakılmamış ise kombiyi kapatması gerektiği ancak spiral boru üzerindeki

yırtıklardan ortama karbonmonoksit sızıntısı

olmasının kombi sensörünün görevini yapıyor gibi

algılamasına neden olduğuna dair görüşe yer verilmiştir.

20. Binanın mimari ve doğal gaz projesi ile olay tarihi ve

öncesine ait hava durumu (rüzgârın yönü ve şiddeti, basınç, nem, ısı)

kayıtlarının gönderilmesi için resmî kurumlarla yazışmalar yapan Cumhuriyet

Başsavcılığı, konuyla ilgili olarak pek çok kişinin (şüpheli, mağdur veya

tanık) ifadesine başvurmuştur. Alınan ifadelerden olayın meydana geldiği

binanın 1 No.lu dairesinde bulunan kişilerin olay gecesi doğal gaz kaynaklı bir

zehirlenme ile karşı karşıya kalmadığı, 5 No.lu dairenin bir yıldır boş olduğu,

olay gecesi zehirlenme vakasının yaşandığı 4 No.lu dairede bulunan tanık Em.K.nın yardım istemek amacıyla saat 04.30-05.00

sıralarında 2 ve 3 No.lu dairelerin kapısını çaldığı ancak dairelerden herhangi

bir ses gelmediği anlaşılmıştır.

21. Bilirkişi heyetince hazırlanan 22/6/2009 tarihli raporda,

kombide yanmış gazı bacaya bağlayan spiral borunun çok sayıda yerinde delik ve

yırtık bulunduğu, bu durumun çıkan gazın baca yerine daire içine yayılmasına ve

dolayısıyla zehirlenmeye neden olduğu, kombinin çok yakınında bulunan

aspiratörün kombi ile aynı anda çalışmasının negatif baskı yaratacağı ve

bacanın çekişini olumsuz etkileyebileceği, ana duman bacasının içindeki tuğla

aralarının çok açık olduğu, bu hususun da çekişi azaltabileceği, kombinin

yanmış gazı bacaya bağlayan atık gaz çıkış borusunun kalınlığının 1 mm olması

gerekirken 0,5 mm olduğu açıklanıp olayın meydana gelmesinde kusuru bulunanlar

belirtilmiştir. Buna göre;

i. Baca tuğlaları arasında bulunan açıklığın mutfak

davlumbazlarının bağlandığı bacaya karbonmonoksit

gazı sızma tehlikesi yaratması ve spiral borunun kalınlığının 1 mm olması

gerekirken 0,5 mm olması nedeniyle olayın meydana geldiği binanın yapılışına

gerekli özeni göstermeyip baca borusunu takan ve taktıran inşaat şirketi

yetkilisi E.K.K. tali kusurludur.

ii. Tesisat yüklenicisi şirketin yetkilisi F.V., gerekli

standartta malzeme kullanmaması nedeniyle tali kusurludur.

iii. Bina sahibi C.Ö., yıllık kombi bakım ve tamir işlemini

yetkili firmaya gereği gibi standartlara uygun şekilde yaptırmaması ve sadece

arızaları tamir ettirmesi nedeniyle tali kusurludur.

iv. Kiracı (başvurucu) Okşan Rabia Attila, kiralamış olduğu

meskenin kombi ve baca bakımını kış mevsimine girerken yaptırmaması ve ev

sahibinin yaptırdığını söylediği kontrol ile yetinmesi nedeniyle tali

kusurludur.

v. Kombinin bakımını yapan servisin idari yetkilisi M.L.K. ile

bakımı gerçekleştiren teknik yetkilisi M.E.U. tali kusurludur.

vi. Tesisat projesini yapan Y.K. tali kusurludur.

vii. Elektrik Gaz Otobüs (EGO) Genel Müdürlüğü üst yöneticileri

ve 1/9/2007 tarihinde doğal gaz dağıtım hizmetlerinin devrolunmasından itibaren

Gaz Şirketi üst yöneticileri doğal gaz konusunda ihtisas sahibi ülkeler olan

Rusya, Kafkas ve Avrupa ülkelerindeki standartları alıp (şönt

baca yerine çelik baca mecburiyeti getirilmesi, doğal gaz baca bağlantılarında

çabuk deforme olmayan kalitede kalın çelik malzeme, bağlantı yerlerinde ise

paslanmaz esnek çelik malzeme kullanılması, hermetik

kombi kullanma zorunluluğu getirilmesi, gaz alarm cihazı ve kesici sensör gibi malzemelerin kullanılmasının mecbur hâle

getirilmesi ve önceden yapılmış binalarında günün teknolojisine uygun kalite ve

standartlara dönüştürülmesi) günün teknolojisine uygun kalite ve standartta

malzeme bulundurma zorunluluğu getirmemişler ve bacaların yılda en az bir kez

temizlenmesini tüketicinin inisiyatifine bırakmışlardır. Bu nedenle, olayın

meydana geldiği binaya doğal gaz sayacı takılıp abonelik sözleşmesinin

yapıldığı tarih olan 10/4/2002 tarihinden EGO Genel Müdürlüğü tarafından doğal

gazın Gaz Şirketine devredildiği tarih olan 1/9/2007 tarihine kadar EGO Genel

Müdürlüğünde görevli yöneticilerinden 2004 yılına kadar EGO genel müdürü olarak

görev yapan İ.F., 2004 - 1/9/2007 tarihleri arasında EGO genel müdürü görevini

yapan K.U., 1/9/2007 tarihine kadar EGO Genel Müdürlüğünde doğal gazdan sorumlu

genel müdür yardımcılığı görevini yürüten E.U., olayın meydana geldiği binada

doğal gaz bağlandığı sırada Gaz Daire Başkanı'na vekâlet eden Başkan Yardımcısı

H.A. ile doğal gazın EGO Genel Müdürlüğünden 1/9/2007 tarihinde Gaz Şirketine

devredilmesi nedeniyle Gaz Şirketi Genel Müdürü V.K.D. ile Gaz Şirketinin doğal

gazdan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Y.B. tali kusurludur.

22. Yürüttüğü soruşturma sonunda 7/7/2009 tarihli iddianameyle

bilirkişi raporunda kusurlu olduğu belirtilen tüm şüpheliler hakkında taksirle

öldürme suçundan Ankara 3. Ağır

Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) kamu davası açan Cumhuriyet Başsavcılığı,

EGO Genel Müdürlüğünde/Gaz Şirketinde çalışan V.Ç., S.A., N.E., M.G., H.Ü.,

B.G., A.Ç., A.A., A.Ö., A.K. ve A.V. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair

karar (kovuşturmasızlık kararı) vermiştir.

i. İddianamenin ilgili kısımları şöyledir:

"...

18/04/2001 tarihinde kabul edilen 4646 sayılı

Doğalgaz Piyasası Kanununun 4. maddesinde dağıtım şirketleri sorumluluk

alanlarında bulunan tüketicilerin talep etmesi halinde bu tüketicileri sisteme

bağlamak zorunda oldukları, ancak bağlantı yapma yükümlülüğü şirketin tasarrufu

altındaki sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve

tüketicinin de kendi üzerine düşen ve dağıtım yönetmeliğinde öngörülen

işlemleri yapmasına ve belirlediği usul ve esaslara göre bağlantının teknik ve

ekonomik olarak gerçekleşmesinin mümkün olmasına bağlı olduğu, dağıtım

şirketleri konut, ticarethane ve sanayi dahil tüketicileri doğalgaz kullanmak

için yaptıkları ve mevcut olan iç tesisatı kendi teknik personeline veya kendi

adına çalışan denetim şirketine kontrol ettirebilir, iç tesisatın yayımlanacak

iç tesisat yönetmeliğine uygun olmadığının tespiti halinde şirket gaz vermeyi

reddedebileceği gibi vermekte olduğu gazı da kesebileceği, tüketicinin tesisatı

uygun hale getirip tekrar başvurması halinde aynı işlemin tekrarlanacağı, ilk

tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk

ekipman kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı

nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyandan dağıtım şirketlerinin sorumlu olmadığı

kanun ile hüküm altına alındığı,

4646 sayılı doğalgaz kanununa ve 4628 sayılı

elektrik piyasası kanununa dayanılarak 18/09/2002 tarihinde yayınlanan doğalgaz

piyasası iç tesisat yönetmeliğinin 5. Maddesinde iç tesisatın tasarımı, yapımı,

yerleştirilmesi, kontrolü, işletmeye alınması ve işletilmesi ile ilgili olarak

TSE, EN, ISO, IEC standartlarından herhangi birine, bu standartlarda yoksa TSE

tarafından kabul gören diğer standartlara uyulmasının zorunlu olduğu, müşteri

tarafından iç tesisat veya mevcut tesisatta yapılacak tadilatın bedeli

karşılığında sertifika sahibine projelendirilir, inşa ettirir, müşteri

tarafından yaptırılan iç tesisatın proje onayı yapım uygunluk kontrolü ve

işletmeye alınması dağıtım şirketinin yükümlülüğündedir, dağıtım şirketi

kontrol yükümlülüğünü kendi teknik personeli veya sorumluluğu kendisinde kalmak

kaydı ile kendi adına çalışan sertifika sahibi denetim şirketleri aracılığı ile

yerine getirebileceği, dağıtım şirketi sorumluluk bölgesi içinde yaptığı ve

yaptırdığı kontrol sonucunda iç tesisatı uygun bulmaması halinde doğalgaz

verilmesini reddedebileceği gibi mevcut iç tesisat için vermekte olduğu

doğalgazı da kesebilir, müşteri iç tesisatını uygun hale getirip tekrar

başvurduğu takdirde yapılacak kontrol neticesinde iç tesisatın uygun olduğunun

tespiti durumunda dağıtım şirketi doğalgaz vermekte yükümlü olduğu, söz konusu

yönetmeliğinin geçici maddesinde iç tesisat ile ilgili mevcut uygulamalar bu

yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl geçerli olduğu, bu

tarihten sonra yapılacak uygulamalar söz konusu yönetmelik hükümlerine tabi

olduğu belirtildiğinden TSE tarafından 1990 yılında yayınlanan ve 2007 yılında

da revize edilen TSE 7363 sayılı standart ile belirlendiği halde şönt bacaya doğalgaz bağlanmayacağı, şönt

baca yerine müstakil bacaların kullanılması gerektiği, çelik boruların

kullanılması gerektiği, hatalı boru ve bağlantı elemanlarındaki bozuklukların

tamir ile yetinilmeyip bunların standartlara uygunu ile değiştirilmesi,

doğalgaz kullanıcısı gaz yakma tesisini senede en az 1 defa yapımcı firmanın

yetkili elemanlarına veya bu konuda uzman kişilere muayene ve bakımını

yaptırması gerektiği, baca çekişinin bozulması durumunda gaz yakıtlı cihazların

emniyetli kapanmasını sağlayacak baca sensörünün

cihazın üzerinde bulunması gerektiği TSE tarafından belirlendiği halde söz

konusu bina şönt baca olduğu, binada yapılışı ve

kullanılan malzemenin TSE 7363 sayılı standartlarına uymadığı, ayrıca gaz

kaçaklarının aranması için ... cihazı yerine günün teknolojisine uygun daha

duyarlı cihazların kullanılması ve herhangi bir dairede gaz kaçağı ihbarı gelip

diğer dairelerden ihbar olmasa dahi ihbarın geldiği dairenin alt, üst ve yan

dairelerinde gaz kaçağının olup olmadığının araştırılması zorunlu hale

getirilmesi ve bu konuda uygulamaya geçilmesi, insan hayatını doğrudan

etkilediği için olayın meydana geldiği bina gibi şönt

bacalı binaların müstakil ve çelik bacaya biran önce dönüşünün sağlanması

gerektiği, yukarıda belirtildiği şekilde olayın meydana geldiği binadaki spiral

borunun ince olması ve eskiyip yırtılması haricindeki eksikliklerin 2002

yılında EGO Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen standartlara uygun olduğu,

fakat TSE 7363 sayılı standardına göre şönt bacalı

binalara doğalgaz verilemeyeceğinden binaların müstakil ve çelik bacaya geçilip

doğalgaz ile ilgili tüm emniyet tedbirlerinin alınması gerektiğinden, olayın

meydana geldiği söz konusu binada bilirkişilerin raporlarında belirlemiş

oldukları eksiklikler ve yetersizliklerden dolayı tüm şüphelilerin tali oranda

kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır..."

ii. Kovuşturmasızlık kararının ilgili kısımları şöyledir:

"...

... EGO Genel Müdürlüğünde ve

Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünde üst yönetimde ve karar

mekanizmalarında çalışmayan ve bu nedenle kusurları bulunmadığı anlaşılan

yukarıda açık kimlikleri yazılı şüpheliler [V.Ç.], [S.A.], [N.E.],

[M.G.], [H.Ü.], [B.G.], [A.Ç.], [A.A]. ve [A.Ö.] haklarında KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,

Şüpheliler [A.K.] ve [A.V.],

... zehirlenme olayına ilişkin 01/01/2009

günü saat 05:10 sıralarında Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'ye

ihbar gelmesi üzerine ve ihbarında Başkent Doğalgaz A.Ş. Telsiz operatörü

[A.A.] tarafından kendilerine intikal

ettirilmesi üzerine ihbarın geldiği daireye gittikleri, 4 nolu

dairenin doğalgaz vanasını kapattıkları, ayrıca ... isimli kaçak arama cihazı

ile bina girişinden itibaren kaçak olup olmadığını kontrol ettikleri, ...

cihazı diğer dailerde ve bu arada 3 nolu dairede gaz kaçağı alarmı vermediği ve diğer

dairelerle ilgili de ihbar gelmediği için şüpheliler [A.K.] ve

[A.V.] 3 nolu

daireye girerek kontrol etmemiş iselerde EGO Genel

Müdürlüğü ve daha sonra Başkent Doğalgaz A.Ş.'nin

genel uygulaması herhangi bir yerde gaz kaçağı olduğu zaman ihbarın geldiği

yerde gaz kaçağı araması yapılması, ihbarın gelmediği ve ... cihazı ile de

yapılan aramada gaz kaçağı tespit edilemez ise diğer dairelere girilmemesi

şeklinde bir uygulama söz konusu olduğu... gaz kaçağı olan binaların cam ve

kapıları hava geçirmeyecek şekilde kapatılması durumunda ... cihazının gaz

kaçağı sinyalini vermemesi söz konusu olduğu, bu nedenle ... cihazına göre daha

duyarlı gaz kaçağı arama cihazlarının Başkent Doğalgaz A.Ş.'de

bulunması ve kullanılması gerektiği ve gaz kaçağı olan dairelerin üst, alt ve

yan dairelerinde de ihbar gelmese bile gaz kaçağı olup olmadığının

araştırılması için girilerek kontrol edilmesi gerekiyor ise de bu konudaki

eksikliğin ve yetersizliğin gerekli talimatları vermeyen ve ... cihazına göre

daha duyarlı cihazları bulundurmayan EGO Genel Müdürlüğü ve 01/09/2007

tarihinde EGO Genel Müdürlüğünden doğalgazı devralan Başkent Doğalgaz A.Ş.'nin üst yönetimine ait olacağı ve EGO Genel Müdürlüğü

Başkent Doğalgaz A.Ş.'nin üst yöneticileri hakkında

kamu davası açıldığından, bu nedenle müsnet olayla

ilgili kusurları tespit edilemeyen şüpheliler [A.K.] ve [A.V.] haklarında KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA... karar

verildi."

23. Kovuşturmasızlık kararına itiraz edildiği tespit edilmiş

olsa da itirazın hangi nedenle kim tarafından yapıldığı ve itiraz hakkında ne

karar verildiği saptanamamıştır.

24. Katılanların, katılan sanık Okşan Rabia Attila'nın ve

sanıkların beyanlarını alan Ceza Mahkemesi kusur durumu yönünden dört kez

bilirkişi görüşüne başvurmuştur. Bilirkişi raporlarına göre sanıkların kusur

durumu aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Murat İlter DEVECİ

Başvurucular

:

1. Ahmet ÖZDOKUMACI

2. Ayşe BEK

3. Dursun YILMAZ

4. Fehmi Murat ATTİLA

5. Güler TOZBURUN

6. Muntaha

KOYUNCUOĞLU

7. Mustafa Güler BEK

8. Okşan Rabia ATTİLA

9. Semanur YILMAZ

10. Seyit TOZBURUN

11. Yasemin DOĞAN

12. Zeliha ÖZDOKUMACI

Vekilleri

:

Av. Ali TOPALOĞLU

25. Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada başvurucu Yasemin

Doğan, katılan sıfatıyla yer almıştır.

26. Ceza Mahkemesi 19/12/2012 tarihinde;

i. E.K.K.nın 5 yıl 10 ay, M.E.U.nun 4 yıl 2 ay, C.Ö.nün ise

3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

ii. Başvurucu Okşan Rabia Attila'nın neticeten 18.200 TL adli

para cezasıyla cezalandırılmasına,

iii. Olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilemeyen

diğer sanıkların beraatine,

iv. İhbar üzerine olay yerine giden A.V.nin

kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi ve gerektiğinde kamu davası açılması

için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir.

27. Ceza Mahkemesince verilen kararın ilgili kısımları şöyledir:

"...[A]lınan raporlar bir bütün halinde irdelendiğinde EGO üst

düzey yöneticilerine kusur izafe edilen raporlardaki gerekçe, bu yöneticilerin

yönetmelikleri zamanın şartlarına uygun şekilde çıkartmadıkları ileİTÜ den seçilen bilirkişiler kurulu tarafından tanzim

edilen 12.12.2011 tarihli rapora göre ise de ; kusurlu gösterilen EGO

yöneticileri [K.U.], [V.K.D.] ve [Y.B.]'ün acil durum prosedürünün gereği gibi uygulanmasını sağlamamaları

gösterilmiştir.

EGO Genel Müdürlüğü üst yöneticilerine izafe

edilen ve bire bir sorumlu olduklarını gösteren bir kusur söz konusu değildir.

Cumhuriyet Savcılığına hitaben tanzim edilen raporda bu kişilerin zamanın

şartlarına uygun yönetmelik çıkartmadıkları, ya da yönetmelik önerisinde bulunmadıklarından

bahsedilmiştir.

Kanun ya da yönetmelik çıkarılmaması nedeniyle

yöneticinin kusurlu olduğu kabul edilemez.

Yönetmelik çıkarmama ya da önermemeyle dosyaya

konu olayda direkt bir illiyet bağından bahsetmek mümkün değildir...

Başkent Doğalgaz A.Ş Genel Müdürlüğü

tarafından 2008 yılında çıkartılan acil durum prosedürünün bir sureti kitapçık

halinde dosya içerisindedir.

Bu prosedürün 6.maddesinde, ihbar alan kişinin

yapacağı haller tek tek sayılmıştır.

Acil durum prosedüründeki bütün maddeler

irdelendiğinde Başkent Doğalgaz A.Ş yönetim kurulu üyesi olan [K.U.], Başkent Dağıtım A.Ş Genel Müdürlüğü ve yönetim kurulu

başkanı olan [V.K.D.] ile Başkent

Doğalgaz Dağıtım A.Ş Genel Müdür Yardımcısı [Y.B.]'ün olay mahalline bizzat giderek olaya müdahale etmek

gibi bir görevlerinin olmadığı anlaşılmıştır.

Esasen genel müdür, genel müdür yardımcısı,

yönetim kurulu üyesi gibi üst yönetici konumundaki kişilerin görevlendirilen

elemanlar varken bütün ferdi olaylara bizzat gitmesi de düşünülemez.

Acil durum prosedürüne göre ihbarı alan

kişinin yapacağı hususlar tespit edilmiş olup, bu prosedür üst yöneticiler

tarafından yürürlüğe konulmuş görevlilere verilmiştir.

Görevlilerin bu prosedür gereklerini eksik

yapmaları halinde dahi üst yöneticilerin cezai olarak bundan sorumlu kabul

edilmeleri düşünülemez.

Bu itibarla Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş ya da EGO Genel Müdürlüğü döneminde

üst yönetici olarak görev yapan sanıklar [E.U.], [H.A.],

[İ.F.], [K.U.] ve [Y.B.]ün bu olayda TCY nın 22

maddesi anlamında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri tespit

edilemediğinden bu sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine

karar vermek gerekmiştir.

...

...[S]uça konu evde

21.12.2007 tarihinde genel kombi bakımı yapıldığı halde 2008 yılı kış aylarına

girerken genel kombi bakımının yapılmadığı, sadece su akıtması, sesli çalışma

ve sıcak su alınırken aniden soğuma şikayeti nedeniyle servis çağrıldığı, ev

sahibi olan [C.Ö.]in 18.03.2008

tarihinde bu arızaları giderdiği, bu arızaların dışında baca borusunu

değiştirdiğine genel bakım yapıldığına dair bir kayda rastlanılmadığı, buna

rağmen evi kiraladığı Okşan Rabia Attila'ya bakım yaptırdığını bildirdiği,

dolayısıyla ev sahibi olan sanık [C.Ö.]'inTCY nın 22 maddesi anlamında dikkat ve özen

yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, olayda kusurlu olduğu sonucuna

varılarak, kusursuz olduğu şeklindeki raporlara itibar edilememiştir.

...

...[S]uça konu evi 01.08.2008

tarihinde kiralayan sanık Okşan Rabia Attila'nın22.06.2009, 16.03.2010 ve

3.10.2012 tarihli raporlarda da belirtildiği üzere bu evde bizzat oturacak

olması nedeniyle ev sahibinin kombi bakımını yaptırdım şeklindeki sözüne itibar

etmeyerek ondan belgesini alıp incelemesi, genel kombi bakımının yapılmadığını

bu şekilde tespit ederekişin önemine binaen gözle

görülür şekilde eskimiş ve delinmiş olan kombi baca borusunu değiştirmesi,

sonbahara girerken gerekli bakımı yaptırması gerekirken TCY nın

22 maddesi anlamında bu özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği

anlaşıldığından kiracı Okşan Rabia Attila'nın kusurlu olduğu sonucuna

varılmıştır.

Sanık [M.L.K.] suça konu evdeki kombinin bakımını yaptığı iddia

edilen servisin sahibidir. Kendisi eve gitmemiştir.

...

Ancak servis yetkilisi[M.L.K.] tarafından suça konu binaya gönderilen[M.E.U.] isimli kişi makina mühendisidir. Servis yetkilisi

olarak binaya bu işi bildiği yasal olarak kabul edilen makina mühendisini

gönderdiğine göre yetersiz bir eleman gönderdiği yada elemanını yeterince ikaz

etmediği veya eğitmediğinden bahsetmek mümkün değildir. Bu itibarla bu sanığın

kusurlu olduğu şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına

itibar edilemeyerek sanık[M.L.K.]'in

olayda kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır.

...

...[M.E.U.] alınan bütün raporlarda kusurlu gösterilmiştir. Zira

kendisi makina mühendisidir. Arıza nedeniyle dahi olsa 18.03.2008 tarihinde

suça konu eve gitmiştir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere bu konuda

yetki sahibi olması ve işin önemine binaen kombi ve baca bağlantılarını tamamen

inceleyip tehlikeli bir durum varsa bu hususu evde bulunan kişiye önermesi, onu

uyarması, bu durumu servis fişine yazması gerekirken bu gerekleri yerine

getirmediği, baca ve bağlantı aksamını kontrol etmeksizin sadece kombideki

arızayı gidermekle yetindiği, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde kusurlu

olduğu kabul edilmiştir.

...

Dosyadaki birbirlerini doğrulayan rapor

içeriklerine göre baca projesine göre şönt baca

olarak yapılmıştır. Ancak baca dış cephe duvarın üst yüzeyine bitişik olarak çıkarılmıştır.

Çatıya 4,5 metre kala bacada eksen sapması yapılarak baca duvar üzerinden

çatıya çıkartılmıştır. Böylece bacanın dış yüzey tarafı ısı yalıtımsız

kalmıştır. Baca çekişlerinin düz olması, bacanın düşey konumda bulunması,

yüksekliği ve sıcaklığının birbirine orantılı olarak yapılmaması neticeye etki

etmiştir. Bacada eksen sapması olarak tam düşey konumdan sapmış olması, bacanın

çatıya çıkarken dış yüzeyinin yalıtımlı olmaması nedeniyle yanan gazda

belirtilen metrelerde soğuk nedeniyle gaz sıcaklığının düşeceği ve yoğuşma olacağı, yoğuşan gaz

nedeniyle baca çekiminin güçleşeceği, dolayısıyla yanan gazların CO bacadan

havaya atılmayıp bacadan çıkmayan yanmış gazların aliminyum

spiral fleks borudaki deliklerden eve yayılacağı

raporlarda açıkça vurgulanıp müteahhit[E.K.K.]'nın kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

...

...[P]rojedeki imza da sanık[Y.K.]a ait değildir. Zira projenin mühendis tarafından

imzalanması gerekir. Sanık[Y.K.] mühendis

değildir. Son olarak tanzim edilerek bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere

boru kalınlığı projede az gösterilse dahi aradan geçen zaman nedeniyle borunun

değiştirilmesi ve günün şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiği

anlaşıldığından sanık [Y.K.]un

olayda kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sanık[F.V.] suça konu dairedeki doğalgaz tesisatını yapan ...

şirketinin sahibi ve sorumlu müdürüdür.

...

Bu sanığın kusurlu olduğuna ilişkin raporlar

birbiri ile dahi örtüşmemektedir. 12.12.2011 tarihli raporda[F.V.]'nın baca bağlantısını

hatalı yapmasından bahsedilmiştir. Halbuki [F.V.]'nın bu şekilde bir görevi

olmadığı gibi uygulaması da söz konusu değildir. Bu nedenle bu rapor [F.V.] açısından dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Diğer

iki raporda yani Cumhuriyet Savcılığına verilen rapor ile 16.03.2010 tarihli

raporda [F.V.]'nın uygun malzeme kullanmadığı, bir başka anlatımla bir 1

mm kalınlıkta spiral boru takması gerekirken, 0,5 mm kalınlıkta daha düşük

kalitede boru taktığı gerekçesiyle kusurlu olduğu bildirilmiş ise de ; bilhassa

03.10.2012 tarihli raporda da açıklandığı üzere [F.V.] tarafından takılan borunun takılma tarihinden

itibaren 7 sene geçmiştir. Aradan geçen zaman zarfında borunun yıpranması

normal olduğundan esasen olay tarihinden önce borunun değiştirilmesi gereklidir.

Bu durumda [F.V.]'nın 7 sene önce ince boru taktığı gerekçesi ile ebediyen

sorumlu tutulması dosya kapsamına uygun değildir. Bu nedenle[F.V.] olayda kusursuz kabul edilmiştir.

..."

28. Verdiği karar uyarınca Ceza Mahkemesi 21/1/2013 tarihinde

A.V. hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Suç

duyurusu üzerine ne işlem yapıldığı tespit edilememiştir.

29. Bazı sanık müdafileri, katılan sanık Okşan Rabia Attila müdafii ve katılanlar vekilinin talepleri üzerine temyiz

incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi (Ceza Dairesi) 25/9/2014

tarihinde, beraat hükümleri ile sanık E.K.K. hakkında kurulan mahkûmiyet

hükmünün onanmasına karar vermiştir. Bundan başka binaya ait bacanın hatalı

olmasına rağmen projelere uygun olduğu yönünde uygunluk raporu düzenleyip onay

veren görevliler hakkında zamanaşımı süresi içinde dava açılmasının mümkün

olduğuna işaret eden Ceza Dairesi, hapis cezasının dosya kapsamına ve sanığın

kişilik özelliklerine uygun düşmeyen gerekçe ile adli para cezasına

çevrilmemesine karar verilmesi nedeniyle sanık M.E.U. hakkında kurulan hükmün,

kiracı olan sanığa yüklenecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle katılan sanık

Okşan Rabia Attila hakkında kurulan hükmün ve hükümden sonra ölmesi nedeniyle

hakkında açılan davanın düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle sanık

C.Ö. hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar vermiştir.

30. Yargıtay ilamını 1/4/2015 tarihinde öğrenen başvurucular

30/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

31. Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Ceza Mahkemesi

6/5/2015 tarihinde sanık C.Ö. hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine,

katılan sanık Okşan Rabia Attila'nın beraatine, sanık

M.E.U.nun neticeten 30.400 TL adli para cezasıyla

cezalandırılmasına ve projelere uygun olduğu yönünde uygunluk raporu düzenleyip

onay veren görevliler hakkında suç duyurusunda bulunmasına karar vermiştir.

32. Anılan karar uyarınca Ceza Mahkemesi 22/5/2015 tarihinde

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusu üzerine ne

işlem yapıldığı tespit edilememiştir.

33. Katılanlar vekilinin talebi üzerine temyiz incelemesini

yapan Ceza Dairesi 20/3/2017 tarihinde, Ceza Mahkemesince verilen hükmü

-vekâlet ücretiyle ilgili bölümünü düzelterek- onamıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

34. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Taksirle öldürme" kenar başlıklı 85.

maddesi şöyledir:

"(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden

olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da

bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin

yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş

yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

35. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı

davası açılması” kenar başlıklı 13. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş

olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya

başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl

ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak

haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen

veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden

itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu

sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."

36. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 22/4/1926 tarihli ve 818

sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 41. maddesi şöyledir:

"Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp

yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden

şahıs, o zararın tazminine mecburdur.

Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin

zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine

mecburdur."

37. 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun

(Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası

Hakkında Kanun) "Doğal gaz piyasa

faaliyetleri" kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"...

Dağıtım şirketlerinin yükümlülükleri:

...

2) Dağıtım şirketleri sorumluluk alanlarında

bulunan tüketicilerin talep etmesi halinde, bu tüketicileri sisteme bağlamakla

yükümlüdür. Ancak bağlantı yapma yükümlülüğü, şirketin tasarrufu altındaki

sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve tüketicinin de

kendi üzerine düşen ve dağıtım yönetmeliğinde öngörülen işlemleri yapmasına ve

belirleyeceği usul ve esaslara göre, bağlantının teknik ve ekonomik olarak

gerçekleşmesinin mümkün olmasına bağlıdır. Bu

konuda ihtilaf olması halinde bağlantının teknik ve ekonomik olup olmadığına

Kurul karar verir.

...

4) Dağıtım şirketleri, konut, ticarethane ve

sanayi dahil tüketicileri doğal gaz kullanmak için yaptırdıkları veya mevcut

olan iç tesisatı kendi teknik personeline veya kendi adına çalışan denetim

şirketlerine kontrol ettirebilir. İç tesisatın, yayımlanacak iç tesisat

yönetmeliğine uygun olmadığının tespiti halinde, şirket gaz vermeyi

reddedebileceği gibi vermekte olduğu gazı da kesebilir. Tüketicinin tesisatı uygun

hale getirip tekrar başvurması halinde, aynı işlemler tekrarlanır. İç tesisatta

yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman

kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle

doğabilecek zarar ve ziyanlardan dağıtım şirketleri sorumlu değildir.

..."

38. 18/9/2002 tarihli ve 24880 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Doğal Gaz Piyasası İç Tesisat Yönetmeliği'nin 5. maddesi, 6.

maddesinin ilgili bölümü, 7. maddesi ve geçici 1. maddesi şöyledir:

"Standartlar

Madde 5- İç tesisatın tasarımı, yapımı,

yerleştirilmesi, kontrolü, işletmeye alınması ve işletilmesi ile ilgili olarak

TS, EN, ISO, IEC standartlarından herhangi birine, bu standartlarda yoksa, TSE

tarafından kabul gören diğer standartlara uyulması zorunludur. Standartlarda

değişiklik olması halinde; değişiklik getiren standart, uygulanan standardın

iptal edilmesi veya yürürlükten kaldırılması halinde ise yeni standart geçerli

olur. İç tesisatta, standart belgesine sahip olmayan malzeme kullanılamaz. İç

tesisatta meydana gelebilecek gaz kaçak veya kazalarına karşı alınacak önlemler

hususunda da anılan standartlar geçerlidir.

Hak ve yükümlülükler

Madde 6- Müşteri, iç tesisatı veya mevcut iç

tesisatta yapılacak tadilatı, bedeli karşılığında sertifika sahibine

projelendirir, inşa ettirir.

Müşteri tarafından yaptırılan iç tesisatın

proje onayı, yapım uygunluk kontrolü ve işletmeye alınması, dağıtım şirketinin

yükümlülüğündedir. Dağıtım şirketi kontrol yükümlülüğünü, kendi teknik

personeli veya sorumluluğu kendisinde kalmak kaydıyla kendi adına çalışan

sertifika sahibi denetim şirketleri aracılığı ile yerine getirebilir.

Dağıtım şirketi, sorumluluk bölgesi içinde

yaptığı veya yaptırdığı kontrol sonucunda, iç tesisatı uygun bulmaması halinde;

doğal gaz verilmesini reddedebileceği gibi, mevcut iç tesisat için vermekte

olduğu doğal gazı da kesebilir. Müşteri, iç tesisatını uygun hale getirip tekrar

başvurduğu takdirde, yapılacak kontrol neticesinde iç tesisatın uygun olduğunun

tespiti durumunda, dağıtım şirketi doğal gaz vermekle yükümlüdür.

...

İç tesisatta yapılacak izinsiz tadilat,

uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, proje dışı

tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve

ziyandan dağıtım veya iletim şirketleri sorumlu değildir.

İç tesisatta meydana gelebilecek gaz kaçağı

veya kazalara karşı alınacak önlemler hususunda müşterilerin bilgilendirilmesi;

ilgisine göre dağıtım şirketi veya iletim şirketinin sorumluluğundadır. Söz

konusu önlemlerin alınması ise müşterinin yükümlülüğündedir.

Dağıtım şirketleri, iletim şirketleri,

sertifika sahipleri ve müşteriler Kurul tarafından yapılan düzenlemelere uymak

zorundadır.

Diğer hükümler

Madde 7- Dağıtım ve iletim şirketleri, bu

Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, iç tesisatla ilgili diğer

hususları Kurum onayı ile düzenleyebilir.

Geçici Madde 1- İç tesisatla ilgili mevcut

uygulamalar, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl

geçerli olup, bu tarihten sonra yapılacak uygulamalar, bu Yönetmelik

hükümlerine uygun olmak zorundadır.

Yürürlük

Madde 8- Bu Yönetmelik 2/11/2002 tarihinden

geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer."

39. 3/11/2002 tarihli ve 24925 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin

36., 37., 59., 60. ve 61. maddelerinin olay tarihinde yürürlükte olan

hâllerinin ilgili kısımları şöyledir:

"Bağlantı

Madde 36- (Değişik: RG-06/08/2004-25545)

Dağıtım şirketi, sorumluluk alanında bulunan

tüketicileri talep etmeleri halinde, dağıtım şebekesine bağlamakla yükümlüdür.

Ancak bağlantı yapma yükümlülüğü, dağıtım şirketinin tasarrufu altındaki

sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve bağlantının teknik

ve ekonomik olarak mümkün olması yanında talep sahibinin ilgili mevzuatta

öngörülen işlemleri yapmasına bağlıdır. Dağıtım şirketinin, sorumluluk alanı

dışına bağlantı yapabilmesiKurul izni ile mümkündür.

Dağıtım şirketine yapılacak bağlantı

talepleri; bağımsız bölüm maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların

yetkili temsilcilerince yapılır. Dağıtım şirketi, bağlantı talebini en geç on

beş gün içinde değerlendirir ve talebi uygun bulması durumunda bağlantının

gerçekleştirilmesi için gereken işlemleri yapar, uygun bulmaması halinde ise

gerekçelerini yazılı olarak talep sahibine bildirir. Talebi uygun bulunan talep

sahibi ile bağlantı anlaşması imzalanır.

...

Bağlantı talebi reddedilen talep sahibi,

dağıtım şirketinin kararının kendisine ulaştığı tarihten itibaren altmış gün

içinde Kuruma yazılı olarak başvurarak bağlantının teknik ve ekonomik olarak

mümkün olup olmadığının tespitini isteyebilir. Kurul, dağıtım şirketinin konu

hakkındaki savunmasını aldıktan sonra, bu maddede belirtilen esasların ihlal

edildiğinin tespit edilmesi halinde, dağıtım şirketi Kurulun bu konuda vereceği

karara uymak zorundadır.

...

İç Tesisat Onayı ve İşletmeye Alınması

Madde 37- (Başlığıyla birlikte değişik:

RG-06/08/2004-25545)

İç tesisatların

projelendirilmesi ve yapımı, bağımsız bölüm maliki, binanın veya tesisin sahibi

ya da bunların yetkili temsilcileri tarafından sertifika sahiplerine

yaptırılır. Sertifika sahibi firma ile başvuru sahipleri arasında yapılacak

işin kapsamı ve koşullarını belirleyen bir sözleşme imzalanır. Bu sözleşmenin

bir sureti sertifika sahibinin projenin onayı için dağıtım şirketine vereceği

müracaat dosyasında yer alır. İç tesisat ve/veya dönüşüm projesinin dağıtım

şirketince onaylanmasından sonra iç tesisatı yapacak olan firma sözleşme

kapsamındaki tüm yükümlülüklerini sigortalatır ve bununla ilgili belgeler

dağıtım şirketine teslim edilmeden iç tesisatın yapımına başlanmaz.

...

Dağıtım şirketi, yaptırılan iç tesisatı ilgili

mevzuat hükümlerine göre, tesisatın kontrol ve onayı için kendisine yapılan

müracaat tarihinden itibaren en geç on gün içinde kendi teknik personeline veya

iç tesisatı yapan firma dışında kendi adına çalışan sertifika sahiplerine

kontrol ve test ettirir ve uygun bulması halinde onaylar. Uygun bulmaması

halinde ise, tespit edilen hata ve eksiklikler giderildikten sonra, kontrol ve

testlere ilişkin işlemler yeniden yapılır.

İç tesisatın işletmeye alınması; ilk abonelik

sözleşmesinin imzalanmasından sonra sistemin yakıcı cihaz dahil çalışır durumda

olması şartıyla, dağıtım şirketi yetkilisi, iç tesisatı yapan firma yetkilisi

ve müşterinin birlikte imzaladığı bir tutanakla kayıt altına alınır. Bu

işlemlerle ilgili dağıtım şirketlerinin alacağı bedellerin hesaplanmasına

ilişkin usul ve esaslar, her yıl tarife önerisi ile birlikte dağıtım şirketi

tarafından Kuruma önerilir ve Kurul tarafından belirlenir.

Kokulandırma

Madde 59- Dağıtım şirketi, doğal gaz

kaçaklarının fark edilebilmesini sağlamak amacıyla doğal gazı kokulandırır.

Kokulandırma, ilgili mevzuat ve standartlar doğrultusunda yapılır ve en az ayda

bir kez test edilir.

Kaçak tespiti ve kontrolü

Madde 60- Dağıtım şirketi, güvenlik açısından

olası kaçakların tespiti ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması amacıylaaltı aydan kısa periyotlarda ilgili mevzuat ve

standartlara uygun olarak kaçak kontrolü yapar ve sonuçlarını kayıt altına

alır.

Kaçak kontrolleri, özel olarak yakınından

alçak basınçlı dağıtım hattı geçen altyapı, demiryolu, kanal, kanalet, altyapı

tesis kesişmeleri gibi özel geçiş noktaları da dahil, şebekenin tamamında uygun

doğal gaz dedektörleri kullanılarak yapılır. Söz

konusu kontrollerde uygun ölçekli haritalar ile halihazır projeler kullanılır

ve kaçak kontrol kayıtları bu projelerdeki gösterimler dikkate alınarak

yapılır.

...

Acil müdahale

Madde 61-Dağıtım şirketi, arızalara, şebeke

özelliklerini dikkate alarak zamanında müdahale ve etkin bir çözüm sağlayacak

acil müdahale organizasyonunu kurmak zorundadır. Oluşturulan acil müdahale

merkezinde, acil ihbar için özel servis numarasını arayan kişiye, en geç üçüncü

çalışta otomatik santral olmadan cevap verebilecek yeterli sayıda telefon hattı

bulundurulur. Ayrıca, söz konusu merkezde yeterli sayıda tam teşekküllü acil

müdahale aracı ile bunların çalışması için yeterli sayıda eğitimli personel

bulundurulur.

Dağıtım şirketi, doğal gazla ilgili her türlü

tesis ve cihazların üzerine doğal gaz acil özel servis telefon numarasını da

içeren ikaz ve işaret levhaları yerleştirir.

Dağıtım şirketi, ihbarları kayıt edecek

personeli ve kullanılacak acil müdahale araçlarından en az birini personeli ile

birlikte yirmi dört saat hazır durumda tutar. Acil müdahale gerektiren ihbarlara

en geç on beş dakika içinde ulaşacak organizasyonu yapar, arıza sayısı ve

sıklığına bağlı olarak yeterli sayıda bakım-onarım personelinin iş başında olmasını

sağlar.

Dağıtım şirketi, acil müdahale personelini,

arıza tespiti ve onarım, ekipman ve araçların kullanımı, kazadan korunma ve iş

emniyeti tedbirleri, belli bir sürede tespit edilemeyen veya giderilemeyen

arıza hallerinde uygulanacak usuller konusunda eğitir veya eğitim almalarını

temin eder.

Acil müdahale merkezi; ihbarda bulunan

kişileri, ihbar konusu olay karşısında nasıl davranacakları ve acil müdahale

ekibinin kaç dakika içinde olay yerine ulaşabileceği gibi hususlarda

bilgilendirir. Gerektiğinde güvenlik, itfaiye ve acil sağlık merkezleri ile

bağlantı kurar.

Dağıtım şirketi, doğal gaz ihbarlarına ilişkin

kayıtlarında asgari olarak aşağıdaki hususlara yer verir ve kayıtları muhafaza

eder;

a) İhbarı yapan kişinin adı, ihbarın yapıldığı

tarih ve saat,

b) İhbar konusu arızanın olduğu adres,

c) İhbarı kaydeden personel ile ihbara

müdahale eden ekibin isim ve görevleri,

d) İhbar sahibine yapılan bilgilendirme ile

alınan tedbir ve yapılan uygulama.

Müşteriler, acil durumlarda, acil müdahale

merkezine bilgi verir ve yardım ister. Müşteriler, doğal gaz kaçak ve

kazalarına karşı alınacak önlemlere ilişkin ilgili mevzuata ve dağıtım

şirketinin kurallarına uyar.

Acil müdahale hizmetleri ücretsiz verilir.

Ancak, acil müdahale sonucunda iç tesisatta yapılacak tamir ve tadilat

müşterinin sorumluluğundadır."

40. Türk Standardları Enstitüsü (TSE)

tarafından hazırlanan TS 7363 "Doğal

Gaz-Bina İç Tesisatı Projelendirme ve Uygulama Kuralları"

standardının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten

itibaren 1 ay sonra üretim ve satış safhalarında mecburi olarak uygulanmasına

ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanlığının (Ölçüler ve Kalite Kontrol Genel

Müdürlüğü) Mecburi Standart-91/54-55 sayılı tebliği, 22/5/1991 tarihli ve 20878

Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Anılan standartta; binalardaki doğal gaz tesisatının gaz işletmesine ait

dağıtım şebekesi borusuna yapılan bağlantı yerinden doğal gaz tüketim

cihazlarına kadar olan kısımda bulunan doğal gaz tesisleri ile atık gaz çıkış

borusu ve bacalardan oluşan tesisatın bütünü olduğu ifade edilmiş olup

kullanılacak boruların kalınlığı, çapı ve malzemenin cinsi dâhil iç tesisatın

projelendirme ve uygulanmasına dair pek çok ölçün belirtilmiştir.

41. TSE tarafından 13/4/2006 tarihinde TS 7363/T1, 30/11/2006

tarihinde ise TS 7363/T2 olarak tadil edilen TS 7363 standardı, 4/12/2008

tarihinde tadilleriyle birlikte iptal edilmiştir. Doğal gaz teslim noktasından

beslenen ve bina ve/veya arsa içine tesis edilen, doğal gaz cihazlarına, bu

cihazları besleyen gaz tesisatına, yanma sonucu meydana gelen atık gazlara ait

duman bacası ve kanallarına ait proje ve detaylarının düzenlenmesi,

yerleştirilmesi ile doğal gaz tesisatı denendikten sonra işletmeye alınması, iç

tesisatta meydana gelmesi muhtemel gaz kaçakları durumunda uyulması gereken

kuralları kapsayan 4/12/2008 tarihli TS 7363 standardı 9/1/2017 tarihinde,

9/1/2017 tarihli TS 7363 standardı ise 21/5/2018 tarihinde TSE tarafından iptal

edilmiştir. 21/5/2018 tarihinde yeni standart belirlenmiştir.

B. Uluslararası Hukuk

42. Konuyla ilgili uluslararası hukuka ilişkin bilgiler Anayasa

Mahkemesinin Dilek Genç ve diğerleri

başvurusu ([GK], B. No: 2014/3944, 1/2/2018) hakkında verdiği kararda yer

almaktadır (anılan kararda bkz. §§ 33-39).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

43. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

44. Başvurucular, yakınlarının karbonmonoksit

zehirlenmesinden korunması için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılmaması,

yakınlarının yaşamlarının korunması için gerekli idari tedbirlerin alınmaması,

olayda sorumluluğu bulunan bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma

yapılmazken hakkında soruşturma yapılan bazı kamu görevlileri hakkında beraat

kararı verilmesi ve olay nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasındaki bazı

hususlar nedeniyle yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal

edildiğini öne sürmüşlerdir.

45. Yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında

başvurucular;

i. Kombi ve baca bağlantısı konusundaki teknolojik gelişmelere

bağlı olarak ortaya çıkan bazı yeniliklerin (Bu yeniliklerin neler olduğu

başvuru formunda belirtilmemiştir.) yeni aboneler için zorunlu tutulmasına

karşın eski abonelerin yeni teknolojiyi kullanmalarını zorunlu kılan hukuki

düzenlemeler oluşturulmamasından,

ii. Anılan yeniliklerin kullanılmaması nedeniyle ortaya

çıkabilecek tehlikeler hakkında eski abonelerin uyarılmamasından,

iii. İmar ve teknik kurallara aykırı olmasına rağmen

yakınlarının bulunduğu binanın bacasını onaylayan kamu görevlileri hakkında

soruşturma yapılmamasından ve bu kimselerin üst yöneticileri hakkında beraat

kararı verilmesinden,

iv. Sokak isminin değiştirilmesi gibi bilgilerin kayıtlara

işlenmemesi nedeniyle doğal gaz arıza ekibinin olayın meydana geldiği yeri geç

tespit edip Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne

aykırı olarak 15 dakika içinde olay yerine intikal edememesinden,

v. Yakınlarının bulunduğu binadaki bir başka dairede oturan

kişilerce yapılan doğal gaz nedeniyle karbonmonoksit zehirlenmesi ihbarına rağmen

eğitim eksikliği nedeniyle sadece ihbarı yapılan kişilerin ikamet ettiği dairede

doğal gaz kaçağı olup olmadığının kontrol edilip diğer dairelerde doğal gaz

kaçağı olup olmadığı ve karbonmonoksit

zehirlenmesinin ortaya çıkıp çıkmadığının kontrol edilmemesinden, diğer daire

sakinlerinin karbonmonoksit zehirlenmesi konusunda

uyarılmamasından,

vi. Doğal gaz kaçağı ve karbonmonoksit

zehirlenmesi konusunda daha etkin ve duyarlı cihazlar bulunmasına rağmen Doğal

Gaz Dağıtım Şirketince sadece doğal gaz kaçağını tespit eden cihaz

kullanmasından yakınmışlardır.

46. Başvurucular, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiası kapsamında ise;

i. Kovuşturmanın makul sürede sonuçlandırılmamasından,

ii. Ceza yargılamasında alınan pek çok bilirkişi raporunda

gerekli hukuki düzenlemeler çıkarılmamasının kusura etkisi konusunda takdir

Ceza Mahkemesine bırakılmasına karşın Ceza Mahkemesinin karar verirken söz

konusu hususu değerlendirmemesinden,

iii. Alınan birçok bilirkişi raporunda doğal gaz dağıtımı ile

görevli şirketlerin yetkililerine kusur verilmesine karşın anılan kişilere

kusur atfetmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilmesinin

gerekçelendirilmemesinden,

iv. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında birçok farklı Cumhuriyet

savcısının görev almasının yargılamanın seyrini etkilemesinden,

v. Bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmesi için mütalaa

veren bilirkişilerden açıklama istenmesi gerekirken başka bilirkişinin görüşüne

başvurulmasından şikâyet emişlerdir.

47. Son olarak başvurucular; soruşturma makamlarının yeterli

çabayı göstermemesi, binaya inşaat ve iskân ruhsatı veren kamu görevlileri

hakkında herhangi bir işlem tesis edilmemesi ve yakınlarının ölümü hakkında

yürütülen soruşturmanın etkisizliği nedeniyle etkili başvuru haklarının ihlal

edildiğini iddia etmişlerdir. Başvuruculara göre Gaz Şirketi görevlisi hakkında

ancak yargılamanın suç duyurusunda bulunulması ve binaya ait baca hatalı

olmasına rağmen projelere uygun olduğu yönünde uygunluk raporu düzenleyip onay

veren görevliler hakkında Ceza Dairesinin zamanaşımı süresi içinde dava

açılmasının mümkün olduğuna işaret etmesi ölüm olayı hakkında etkili soruşturma

yapılmadığının göstergesidir. Başvurucular, EGO Genel Müdürlüğü ile Gaz Şirketi

yetkilerinin cezai sorumluluklarının ancak binadaki fen ve imar kurallarına

aykırı olarak yapılan bacanın testini yapan ve bacaya onay veren yetkiler

hakkında etkili bir soruşturma yapılması hâlinde ortaya çıkacağı

kanaatindedirler.

48. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu olay hakkında yürütülen

soruşturma kapsamında yapılan işlemler özetlenmiş ancak herhangi bir

değerlendirmede bulunulmamıştır.

49. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru

formundaki iddialarını yinelemişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Hukuki Vasıflandırma

ve İncelemenin Kapsamı Yönünden

50. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular; öz itibarıyla yakınlarının

yaşam hakkını korumak için gerekli mevzuatın oluşturulmamasından, lüzumlu idari

tedbirlerin alınmamasından ve yakınlarının ölümüyle ilgili etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesinden yakınmaktadırlar. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi,

başvurunun münhasıran yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

kanaatindedir.

51. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, yaşama...

hakkına sahiptir."

52. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, (...)

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır.”

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

53. Yaşama hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden

kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle

ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013,§ 41).

54. Ölen kişi adına başvuru yapabilecek kişiler, ihlalden

etkilenen ya da ihlalin tespitinde menfaati olan kişilerdir. Bunlar ebeveyn, eş

ve çocuklar gibi yakın akrabalar olabileceği gibi -her somut olayda yeniden

değerlendirilmek üzere- ölen kişi ile yakın ilişki içinde olduğunu ortaya koyan

kişilerin de başvuru hakkına sahip olduğuna karar verilebilir (Abdulkadir Şimşek ve diğerleri, B. No:

2014/11868, 12/6/2018, § 75).

55. Başvurucu Yasemin Doğan hariç tüm başvurucular, ölenlerden

birinin annesi veya babasıdır. Dolayısıyla bu başvurucular yönünden yapılan

başvuruda, başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır. Ancak

başvurucu Yasemin Doğan ölen E.K.nın teyzesi

olduğundan adı geçen başvurucunun mağdur sıfatının bulunup bulunmadığının

belirlenmesi gerekir.

56. Başvurucu Yasemin Doğan'ın olay nedeniyle suçtan zarar

gördüğü iddiasıyla yargılamaya katılma istemi Ceza Mahkemesince kabul edilmiş

olup başvurucunun mağdur sıfatının bulunup bulunmadığı sorgulanmamıştır. Ayrıca

başvurucunun temyiz talepleri incelenmiştir. Bu hususları nazara alan Anayasa

Mahkemesi, başvurucu Yasemin Doğan'ın E.K.nın

ölümünden dolaylı olarak etkilendiği ve bu nedenle dolaylı mağdur sıfatını taşıdığı sonucuna varmıştır.

Dolayısıyla başvurucu Yasemin Doğan'ın mağdur sıfatı yönünden de başvuruda bir

eksiklik bulunmamaktadır.

57. Buna karşın başvurunun diğer kabul edilebilirlik kriterleri

yönünden de incelenmesi gerekir.

58. Yaşam hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 17. maddesi,

devletin temel amaç ve görevlerinden birisinin de insanın maddî ve manevî

varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğunu

belirten Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete

birtakım negatif ve pozitif yükümlülükler yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 50).

59. Yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve

hukuka aykırı olarak son vermemesi hususunda negatif yükümlülüğü bulunan

devletin -pozitif yükümlülükler kapsamında- yetki alanında bulunan tüm

bireylerin yaşam hakkını kamu görevlilerinin, diğer bireylerin ve hatta kişinin

kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma ödevi vardır. Bu

koruma ödevi bağlamında devlet, öncelikle yaşam hakkına yönelen tehdit ve

risklere karşı caydırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmalı ve bununla da

yetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 51).

60. Bunun yanında pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin yaşam

hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını

ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir yargısal sistem kurma

yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmasın- yaşam

hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 52).

61. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

bir de usule ilişkin yönü bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde

devlet, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve

gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmi bir soruşturma

yürütmek durumundadır (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 54).

62. Usul yükümlülüğünün bir olayda gerektirdiği soruşturma

türünün yaşam hakkının esasına ilişkin yükümlülüklerin cezai bir yaptırım

gerektirip gerektirmediğine bağlı olarak tespiti gerekmektedir. Kasten ya da

saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylarında Anayasa'nın

17. maddesi gereğince devletin, sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına

imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme yükümlülüğü

bulunmaktadır. Bu tür olaylarda, yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar ve

davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi, yaşam hakkı ihlalini gidermek ve

mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 55).

63. Bununla birlikte Anayasa'nın 17. maddesi başvuruculara

üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği

gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi de yüklemez (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 56).

64. Yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmediği

durumlarda etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara

hukuki, idari, hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli

olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§ 59).

65. Anayasa Mahkemesi için önemli olan husus, yargısal sistemin

yaşam hakkına kasıtlı olmayan eylemlerle yapılan müdahalelerden doğan

sorumluluğu hiçbir durumda belirsizlik içinde bırakmamasıdır. Bu, toplumun

yargısal sisteme olan güvenini korumak ve hukuk devletinin benimsenmesini

sağlamak amacıyla gereklidir (Kadri Ceyhan [GK],

B. No: 2014/1924, 17/5/2018, § 80).

66. Öte yandan kasıtlı olmayan eylemler nedeniyle meydana gelen

ölüm olaylarında kamu makamlarının muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan bir

kusuru olduğu yani olası sonuçların farkında olmalarına rağmen söz konusu

makamların kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyet

nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri

almadığı durumlarda ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar dahi

bireylerin hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbir suçlamada

bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması yaşama hakkının ihlaline neden

olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§ 60).

67. Somut olayda başvurucuların yakınlarının ölümü kombiyi

bacaya bağlayan esnek bağlantı elemanının yıpranması ve bacanın hatalı inşa

edilmesi nedeniyle daireye sızan karbonmonoksit

zehirlenmesi sonucu meydana gelmiştir. Başvuruda, başvurucuların yakınlarının

ölümüne kasten sebebiyet verildiği iddiası bulunmadığı gibi kamu görevlilerinin

olası sonuçların farkında olmalarına rağmen kendilerine verilen yetkiler

kapsamında tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için

gerekli ve yeterli önlemleri almamaları da söz konusu değildir. Bu durumda

başvuruya konu ceza soruşturması olaydan doğan sorumluluğu belirsizlik içinde

bırakmıyor ise Anayasa'nın 17. maddesinden kaynaklanan etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülüğün başvuruculara adli yargıda açabilecekleri tazminat davası

ve/veya idari yargı mercileri önünde açabilecekleri tam yargı davası yoluyla da

yerine getirilmiş sayılabileceği sonucuna ulaşılabilir.

68. Başvurucuların yakınlarının ölümü üzerine soruşturma

makamlarınca derhâl soruşturma başlatılıp olay yeri incelenmiş, olayın meydana

geldiği binanın mimari ve doğal gaz projesi soruşturma evrakı arasına

alınmıştır. Ayrıca otopsi işlemi yapılarak ölüm nedeni saptanmış, kusuru

bulunanların tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi raporunda

sorumlu olduğu belirtilen kamu görevlileri dâhil pek çok kişi hakkında kamu davası

açılmıştır. Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada da sorumluların tespiti için

birçok bilirkişi raporu alınmıştır. Bu şekilde yürütülen ceza soruşturmasında

ölüm olayını çevreleyen koşulların tespitine imkân sağlayan gerekli ve yeterli

bilgiler elde edilmiştir.

69. İhmalî davranışları nedeniyle

ölüme neden oldukları iddiasıyla haklarında kamu davası açılan kamu

görevlilerinin beraatine karar verilmesi ve hatta

bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmemesi, olaydaki

sorumlulukların belirlenmesine ve zarara ilişkin uygun ve yeterli giderim

sağlanmasına imkân veren tazminat yolunun etkililiğine bir zarar vermemektedir.

Zira hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başkasına verilmiş olan zararın tazmin

edilmesi yükümlülüğünü ifade eden hukuki sorumluluğun kapsamı ceza hukukundaki

sorumluluktan daha geniş olduğu gibi ceza kanunları uyarınca suç oluşturmayan

eylem ve ihmallere karşı ilgili kişi veya kurumlar aleyhine adli ya da idari

yargı önünde açılacak davalar ile de uğranılan zararların tazmin edilmesi

mümkündür.

70. Bu nedenle devlet tarafından başvuruculara Anayasa'nın 17.

maddesi bağlamında etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğü kapsamında olayla

ilgili olarak etkili bir hukuk yolunun sunulduğu ancak başvurucuların bu yoldan

faydalanmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurdukları kanaatine varılmıştır.

Dolayısıyla, başvuru konusu olayda yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiği

iddiasına ilişkin mevzuatta öngörülen yargısal başvuru yollarının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmediği sonucuna varılmıştır.

71. Başvurucular, kombi ve baca bağlantısı konusundaki

teknolojik gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan bazı yeniliklerin yeni

aboneler için zorunlu tutulmasına karşın eski abonelerin yeni teknolojiyi

kullanmalarını zorunlu kılan hukuki düzenlemeler oluşturulmaması nedeniyle de

yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Ne var ki söz konusu

iddianın incelenebilmesi için öncelikli olarak başvurucuların yakınlarının

yaşam haklarının korunması için alınması gereken tedbirler bulunup bulunmadığı,

ölüm olayından kamu görevlilerinin/kamu makamlarının sorumlu olup olmadığı,

sorumluluk söz konusu ise sorumluluğun kaynağının ne olduğu hususlarının

adli/idari idari yargı mercilerince belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan

başvurucuların anılan ihlal iddiaları yönünden bu aşamada bir inceleme

yapılmamıştır.

72. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddiasının başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin kabul edilebilirlik kriteri

dışında kalan diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden ayrıca

incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

NÜFUS KAYITLARINA GÖRE

BAŞVURUCULAR İLE ÖLEN YAKINLARI ARASINDAKİ

YAKINLIĞI GÖSTERİR LİSTE

Sanıklar 16/3/2010 tarihli rapor 16/8/2010 tarihli rapor 12/12/2011 tarihli rapor 3/10/2012 tarihli rapor C.Ö. 3. derece tali kusurlu kusursuz kusursuz kusurlu E.K.K. 1. derece kusurlu tali kusurlu asli kusurlu kusurlu E.U. kusursuz tali kusurlu kusursuz kusursuz F.V. 3. derece kusurlu kusursuz asli kusurlu kusursuz H.A. kusursuz tali kusurlu tali kusurlu kusursuz İ.F. kusursuz tali kusurlu kusursuz kusursuz K.U. kusursuz tali kusurlu tali kusurlu kusursuz M.L.K. 2. derece tali kusurlu kusursuz tali kusurlu tali kusurlu M.E.U. tali kusurlu tali kusurlu asli kusurlu kusurlu V.K.D. kusursuz tali kusurlu tali kusurlu kusursuz Y.B. kusursuz tali kusurlu tali kusurlu kusursuz Y.K. kusursuz kusursuz asli kusurlu kusursuz Okşan Rabia Attila 3. derece kusurlu kusursuz kusursuz kusurlu Başvurucu Ahmet Özdokumacı E.C.Ö.nün babası Başvurucu Ayşe Bek B.B.nin annesi Başvurucu Dursun Yılmaz T.Ş.Y.nin babası Başvurucu Fehmi Murat Attila T.Ö.T.nin babası Başvurucu Güler Tozburun O.T.nin annesi Başvurucu Muntaha Koyuncuoğlu E.K.nin annesi Başvurucu Mustafa Güler Bek B.B.nin babası Başvurucu Okşan Rabia Attila T.Ö.T.nin annesi Başvurucu Semanur Yılmaz T.Ş.Y.nin annesi Başvurucu Seyit Tozburun O.T.nin babası Başvurucu Yasemin Topaloğlu E.K.nin teyzesi Başvurucu Zeliha Özdokumacı E.C.Ö.nün annesi

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/7274, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Koyuncuoğlu
  7. IV. İlgili Hukuk
  8. A. Ulusal Hukuk
  9. Rg-06/08/2004-25545)
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  13. B. Değerlendirme
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Nüfus Kayıtlarına Göre
  16. Başvurucular İle Ölen Yakınları Arasındaki
  17. Yakınlığı Gösterir Liste
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/7274
Tarih
9 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Süleyman Baran Başvurusu (B. No: 2015/11941)
  • Naciye Kaya Başvurusu (B. No: 2015/17961)
  • Cenker Aslan ve Firdes Doğan Başvurusu (B. No: 2015/17803)
  • Sait Duva Başvurusu (B. No: 2015/13961)
  • Kamil Serdar Atak Başvurusu (B. No: 2016/43245)
  • O.a. Başvurusu (B. No: 2016/80706)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.