İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Karakaş Başvurusu (B. No: 2013/8698)

1. Başvurucu, 5/5/2006 tarihinde Malatya İş Mahkemesinde

Başvuru No2013/8698Tarih18 Haziran 2014Okuma13 dk · 2.558 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hasan Karakaş Başvurusu

Karar tarihi
18 Haziran 2014
Başvuru Numarası
2013/8698
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.558 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 5/5/2006 tarihinde Malatya İş Mahkemesinde

açtığı maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davasında

yargılamanın makul sürede bitirilemediğini belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 25/11/2013 tarihinde Malatya 2. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/12/2013 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İkinci Bölümün 14/1/2014 tarihli ara kararı

gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 13/2/2014

tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 26/5/2005 tarihinde meydana gelen beyin

kanaması sonucu çalışma gücü kaybına uğramıştır.

8. Başvurucu, 5/5/2006 tarihinde Bağ-Kur

Genel Müdürlüğü aleyhine Malatya İş Mahkemesinde açtığı davada, 2005 yılı Mayıs ayında meydana gelen beyin kanaması sonucu felç

kaldığını ileri sürerek, maluliyetin tespitini ve maluliyet aylığı bağlanmasını

talep etmiştir.

9. Mahkemece, 19/6/2008 tarih ve E.2006/314, K.2008/335

sayılı kararla; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek

Sağlık Kurulunun raporlarına göre başvurucunun çalışma gücünün 2/3’ünü

kaybettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çalışma gücünün 2/3’ünü

kaybettiğinin tespitine karar verilmiştir.

10. Temyiz üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/2/2010

tarih ve E.2008/16164, K.2010/2545 sayılı ilamıyla; başvurucunun çalışma

gücünde meydana gelen 2/3 çalışma gücü kaybının hangi tarih itibarıyla

gerçekleştiğinin sağlık kurulu raporu ile tespit edilerek sonucuna göre karar

verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

11. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama

sonunda, 7/3/2013 tarih ve E.2010/332, K.2013/184 sayılı kararla; Adli Tıp

Kurumunun 19/1/2012 tarihli raporuna göre başvurucunun çalışma gücü kaybına

uğradığı, 1/3/2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiği

belirtilerek davanın kısmen kabulüne, başvurucunun 2/3 oranında çalışma gücünü

kaybettiğinin tespitine, 1/3/2006 tarihinden itibaren başvurucuya maluliyet

aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.

12. Temyiz üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 5/6/2013

tarih ve E.2013/9898, K.2013/12548 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır.

13. Karar düzeltme yolu kapalı olan hüküm, 5/6/2013 tarihinde

kesinleşmiştir.

14. Karar, başvurucu tarafından 11/11/2013 tarihinde

öğrenilmiştir.

B. İlgili Hukuk

15. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul

ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

16. 6100 sayılı Kanun’un “Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili

hükümler” kenar başlıklı 447. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf

yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri

uygulanır.”

17. 30/1/1950 tarih ve 5521

sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“İş

Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci

maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç)

işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan

her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli

olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.”

18. 5521 sayılı Kanun’un 7.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“İş mahkemelerinde şifahi yargılama usulü

uygulanır. İlk oturumda mahkeme tarafları sulha teşvik eder. Uzlaşamadıkları ve

taraflar veya vekillerinden birisi gelmediği takdirde yargılamaya devam

olunarak esas hakkında hüküm verilir.”

19. 5521 sayılı Kanun’un 15.

maddesi şöyledir:

“Bu Kanunda sarahat bulunmıyan

hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.”

20. 31/5/2006 tarih ve 5510

sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Malûl sayılma” kenar başlıklı 25.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca

yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî

belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)

bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya

meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi

kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini

yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca

tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 18/6/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 25/11/2013 tarih ve 2013/8698

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, 5/5/2006

tarihinde Malatya İş Mahkemesinde maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı

bağlanması talebiyle açtığı davada yapılan yargılama sonunda 7/3/2013 tarihinde

davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, hükmün Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin

5/6/2013 tarihli kararıyla onandığını ve bu tarih itibarıyla hükmün

kesinleştiğini, yargılamanın 7 yıldan fazla devam ettiğini, makul sürede

yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

23. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi, bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

24. Başvurucu, maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı

bağlanması amacıyla açtığı davanın yaklaşık 7 yılda, makul olmayan bir sürede

tamamlandığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

25. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre, Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve

Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

26. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

27. Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması”

kenar başlıklı 141. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

28. Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

29. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 36. maddesine dayanarak

inceleme yaptığı birçok kararında, AİHS'in 6. maddesi

ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorum yaparak

Sözleşme'nin lâfzî içeriğinde yer alan alt ilke ve hakları adil yargılanma

hakkı kapsamında kabul etmektedir (AYM, E.2011/43, K.2012/10, K.T. 19/1/2012).

30. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği,

makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerekir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 39).

31. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülükler ile cezai alanda yöneltilen suçlamalara

ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru

konusu olayda, malul olduğunu ileri süren başvurucunun, maluliyetinin tespiti

ve maluliyet aylığı bağlanması amacıyla açtığı bir dava bulunmakta olup, bu

sorunun çözümüne yönelik olarak 5521 ve 6100 sayılı Kanunlarda yer verilen usul

hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

32. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, tarafların uzun

süren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz kalacakları maddi ve manevi baskı ile

sıkıntılardan korunması ile adaletin gerektiği şekilde temini ve hukuka olan

inancın muhafazası olup, hukuki uyuşmazlığın çözümünde gerekli özenin

gösterilmesi gereği de yargılama faaliyetinde göz ardı edilemeyeceğinden,

yargılama süresinin makul olup olmadığının her bir başvuru açısından münferiden

değerlendirilmesi gerekir (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 40).

33. Davanın koşulları ve karmaşıklığı, yargılamanın kaç

dereceli olduğu, başvurucunun yargılama süresince gösterdiği tavır ve

davranışlar, ilgili kamu makamlarının yargılama sürecindeki tutumu ve

başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaati ile davanın

başvurucu açısından taşıdığı önem ve değer gibi hususlar bir davanın süresinin

makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardır

(B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 57).

34. İş mahkemelerinin görevi 5521 sayılı Kanun’un 1. maddesinde

düzenlenmiştir. Anılan maddede, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş

akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk

uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde çözümleneceği hüküm altına alınmıştır.

35. Bu şekilde kanun koyucu, iş hukukunun çalışanı koruyucu

niteliğini ve iş davalarının özelliklerini dikkate alarak genel mahkemelerin

dışında özel bir iş yargılaması sistemi oluşturmuş ve iş davalarının, konunun

uzmanı mahkemelerce mümkün olduğunca hızlı, basit ve ucuz bir biçimde

sonuçlandırılmasını amaçlamıştır.

36. Adil yargılanma hakkı Devlete, uyuşmazlıkların makul süre

içinde nihai olarak sonuçlandırılmasını garanti edecek bir yargı sistemi kurma

ödevi yükler. Çalıştığı sırada mesleğini yerine getiremeyecek şekilde malul

olan bir çalışanın, gelir bağlanması amacıyla maluliyetinin tespit edilmesi

için derhal bir yargı kararı verilmesinde önemli bir kişisel yararı

bulunmaktadır. Zira çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden bir bireyin

hukuki durumunun ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerekir. Çalışanın, geçim

kaynağı olmaksızın hukuki durumunun uzun süre belirsiz bırakılması halinde,

çalışan bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle iş uyuşmazlıklarının

ivedilikle çözülmesi hususunda yargı organlarının özel bir itina göstermesi

gerekir.

37. 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinde uyuşmazlıkların makul

sürede çözümlenmesi gerektiği belirtilmiş, bu amaçla 6100 sayılı Kanun’un 447.

maddesiyle 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesinde olduğu gibi daha önce yürürlüğe

girmiş olan kanunlarda yer alan sözlü ve seri yargılama usulleri kaldırılmış ve

bunun yerine iş hukuku uyuşmazlıklarına da uygulanmak üzere basit yargılama

usulü getirilmiştir. Dolayısıyla malul olduğu için çalışamayacak olan bir

kişinin açtığı davada takip edilmesi gereken yargılama usulü, 6100 sayılı

Kanun’un yürürlüğe girdiği 1/10/2011 tarihinden itibaren basit yargılama usulü

olmuştur.

38. Basit yargılama usulü, 6100 sayılı Kanun’un 316.

maddesinde yer alan davalar ile kanunlarda açıkça belirtilen bazı davalarda

uygulanan ve yazılı yargılama usulünden daha basit ve çabuk işleyen, daha kısa

bir incelemeye ihtiyaç duyan ve daha kolay bir inceleme ile

sonuçlandırılabilecek dava ve işler için kabul edilmiş bir yargılama usulüdür

(B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 65).

39. Somut başvuruda makul süre incelemesi yapılırken,

maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması amacıyla açılan davanın başvurucu

için taşıdığı değer ve başvurucunun kişisel yararı göz önünde bulundurularak

yargılama sürecindeki gecikmelerin her biri belirlenerek gecikmeye neden olan

unsurlar ve bunların gecikmedeki etkisinin tespiti ve bahsedilen makul süre

kriterlerinin toplam etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

40. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, somut

olayda, maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davasında

başvurucunun mahkemeye dilekçeyle başvurarak dava sürecini başlattığı tarihtir.

Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde

uyuşmazlığın kesin olarak sona erme tarihidir (B. No: 2013/772, 7/11/2013, §

69).

41. Başvuru konusu olayda, maluliyetin tespiti ve maluliyet

aylığı bağlanması amacıyla başvurucu tarafından 5/5/2006 tarihinde Malatya İş

Mahkemesinde açılan davada Mahkemece 2 yıl 1 ay 11 gün sonra 19/6/2008

tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz edilen karar Yargıtay 10.

Hukuk Dairesi tarafından 25/2/2010 tarihinde bozulmuştur. Mahkemece bozma

kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; 7/3/2013 tarihinde davanın

kabulüne karar verilmiş ve temyiz üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin

5/6/2013 tarihli ilamıyla hüküm onanmıştır. Bu durumda iki dereceli yargılama

sisteminde davanın toplam yedi yılı aşkın bir süre devam ettiği

anlaşılmaktadır.

42. İlk derece Mahkemesindeki ilk karar tarihi olan 19/6/2008

tarihine kadar 2 yıl 1 ay 11 gün devam eden yargılama sürecinde toplam 9

duruşma yapılmıştır. Mahkemece verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 10.

Hukuk Dairesince 25/2/2010 tarihinde bozulmasından sonra Mahkemece, 7/3/2013

tarihli karara kadar toplam 9 duruşma yapılmıştır. Malatya İş Mahkemesinde 7

yıl 27 gün süren yargılama sürecinde toplam 18 duruşma yapılmıştır. Dava

tarihinden 19/6/2008 tarihine kadar Mahkeme, tarafların sundukları delilleri

incelemiş, başvurucuya ait raporları toplamış, 20/2/2007 tarihinde başvurucunun

çalışma gücü kaybı konusunda rapor alınması için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas

Kuruluna talimat yazılmasına karar vermiş, 31/7/2007 tarihinde raporun

gelmesinden sonra Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmasına karar vermiş,

4/6/2008 tarihinde rapor Mahkemeye gelmiştir. Yine Mahkemece bu sürede

başvurucunun toplam sigortalılık süresi araştırılmıştır. Başvurucunun bu

yargılama süresince 25/7/2006 tarihinde duruşmaya gelmediği ve mazeret

bildirdiği, Mahkemece başvurucunun mazereti kabul edilerek, duruşmanın

14/11/2006 tarihinde ertelendiği anlaşılmıştır.

43. Mahkemece verilen 19/6/2008 tarihli kararın Yargıtay 10.

Hukuk Dairesince bozulması üzerine, dosya 19/4/2010 tarihinde yeniden esasa

kaydedilmiş, 17/6/2010 tarihli duruşmada Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor

alınmasına karar verilmiş, 8/11/2012 tarihli duruşmada rapor Mahkemece

okunmuştur. Bozma kararı sonrasında yapılan yargılama süresince başvurucu

vekilinin 2 duruşmaya katılmadığı ve mazeret bildirdiği, ancak anılan

duruşmalarda Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna yazılan talimat cevabı beklendiği

için mazeretlerin yargılamanın uzamasında etkili olmadığı belirlenmiştir.

44. Mahkemece verilen kararın kesinleştiği 5/6/2013 tarihine

kadar yedi yılı aşkın bir süre devan eden yargılama boyunca yapılan 18

duruşmanın, ortalama 3 ay aralıklarla gerçekleştiği görülmüştür.

45. Davalı Kurum tarafından temyiz edilen 19/6/2008 tarihli

karar, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince 25/2/2010 tarihinde bozulmuştur. Dava

dosyasının temyiz incelemesi için 1 yıl 8 ay Yargıtayda

kaldığı anlaşılmıştır. Kararın bozulması üzerine Mahkemece, 7/3/2013 tarihinde

davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine,

Yargıtay 10. Hukuk Dairesince 5/6/2013 tarihinde hüküm onanmıştır. İş mahkemesi

kararlarının temyizi üzerine verilen kararlara karşı karar düzeltme yolu kapalı

olduğu için hüküm, 5/6/2013 tarihi itibarıyla kesinleşmiştir.

46. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davası; hukuki meselenin

çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasında

karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık

olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli

haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli

ölçüde sebep olduğu da söylenemez.

47. Başvurunun konusu olan maluliyetin tespiti ve maluliyet

aylığı bağlanması davasında yargılama sürecindeki gecikmeler ayrı ayrı

değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince uzun aralıklarla duruşmalar

yapıldığı, farklı kurumlardan raporlar alındığı temyiz süreciyle beraber

yargılamanın makul olmayan yedi yılı aşkın bir sürede tamamlandığı

görülmektedir. Maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davasının

niteliği, başvurucu açısından taşıdığı değer ve başvurucunun davadaki menfaati

dikkate alındığında, bu sürenin makul olmadığı açıktır.

48. Belirtilen nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

49. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğinin tespitini ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini

talep etmiştir.

50. Adalet Bakanlığı, başvurucunun tazminat talebi konusunda

değerlendirme yapmamıştır.

51. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

52. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yedi yılı

aşkın yargılama süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu

sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı

karşılığında başvurucuya takdiren 6.500,00 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

53. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya 6.500,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

C. Başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

18/6/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Hasan KARAKAŞ Vekili : Av. Hikmet MAHAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/8698, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/8698
Tarih
18 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Sencer Başat ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7800)
  • Ahmet Alkan Başvurusu (B. No: 2013/8172)
  • Burhan İsmailoğlu Başvurusu (B. No: 2012/349)
  • Hasip Kaplan Başvurusu (B. No: 2013/4681)
  • Haşim Çelik Başvurusu (B. No: 2014/433)
  • Sino Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/3839)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.