İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hikmet Balabanoğlu Başvurusu (B. No: 2012/1334)

1. Başvurucu, Türkiye ve Orta

Başvuru No2012/1334Tarih17 Eylül 2013Okuma13 dk · 2.512 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hikmet Balabanoğlu Başvurusu

Karar tarihi
17 Eylül 2013
Başvuru Numarası
2012/1334
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.512 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvurucu, Türkiye ve Orta

Doğu Amme İdaresi Enstitüsünün (TODAİE) 2011-2012 akademik yılı için açmış

olduğu Kamu Yönetimi Yüksek Lisans Programına katılma hakkı kazanmasına rağmen,

Jandarma Genel Komutanlığı’nın “2011 yılı

Yurt İçi ve Yurt Dışı Mesleki Gelişim Planı içerisinde TODAİE’nin yer almaması”

gerekçesiyle katılımını uygun görmeyerek izin vermemesi üzerine açtığı iptal

davasının, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince (AYİM) reddedilmesi nedeniyle

eğitim hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 31/12/2012 tarihinde Anayasa

Mahkemesine şahsen yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 29/4/2013

tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı

alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na

tabi gıda mühendisi olarak görev yapmakta iken, TODAİE’nin 2011-2012 akademik

yılı için açmış olduğu Kamu Yönetimi Yüksek Lisans programına katılmaya hak

kazanmıştır.

6. TODAİE’nin 4/7/2011 tarihli yazısı ile

başvurucunun programa katılmaya hak kazanmasıyla ilgili olarak Jandarma Genel

Komutanlığına bilgi verilmiş ve başarılı olanların kurumlarınca izinli

sayılacağı hususu ile programa devamın zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu yazıda

ayrıca, programa katılmaya hak kazanan başvurucunun kaydının yapılabilmesi

için, program süresince izinli olduğunu belirtir yazının 29/7/2011

tarihine kadar gönderilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.

7. Jandarma Genel Komutanlığının TODAİE’ye cevaben “2011 yılı Yurt İçi ve Yurt Dışı Mesleki Gelişim

Planı içerisinde TODAİE’nin yer almaması nedeniyle başvurucunun programa

katılımını uygun görmediğini” bildirdiği ve kayıt için zorunlu olan

izni vermediği TODAİE’nin 18/8/2011 tarihli yazısından

anlaşılmıştır.

8. Başvurucu, Jandarma Genel Komutanlığının işleminin iptali ve

yürütmesinin durdurulması için 19/9/2011 tarihinde AYİM’ne başvurmuştur. AYİM İkinci Dairesi tarafından, iptal

istemi “657 sayılı Kanunun 237/B maddesi

uyarınca, memurların ilerleme yükselmeleri, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları

ve diğer özlük hakları konusunda öncelikle bu kanun ve kanunla ilgili diğer

mevzuat hükümleri uygulanacağından, … TODAİE tarafından düzenlenen yüksek

lisans programının, Jandarma Genel Komutanlığınca 1 Kasım 2010 tarihinde

yayımlanan 2011 yılı Yurtiçi ve Yurtdışı Mesleki Gelişim Planında olmadığı”

gerekçesiyle 21/3/2012 tarih ve E:2011/1247,

K:2011/329 sayılı kararla reddedilmiştir.

9. Bahsedilen ilama karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı

Dairenin 21/11/2012 tarih ve E.2012/546, K.2012/1060 sayılı

kararıyla reddedilmiş, karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Bu karar başvurucuya 6/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

10. 25/6/1958 tarih ve 7163 sayılı Türkiye ve Orta Doğu Amme

İdaresi Enstitüsü Teşkilat Kanunu’nun “Giriş Şartları” kenar başlıklı 15.

maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:

“Amme

İdaresi Enstitüsünün giriş müsabakasına katılabilmek için üniversite veya yüksek okul mezunu olmak şarttır. Bu şartı haiz bulunan

kimseler arasından, idare heyetinin tespit edeceği esaslar dairesinde yapılacak

müsabaka imtihanını kazananlar Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsüne

devam edebilirler.

Yukarıda

evsafı haiz olup da devlet dairelerinde, mahalli idarelerde, İktisadi Devlet

Teşekküllerinde çalışanlardan müsabaka imtihanını kazananlara tahsil süresince

izin verilir. Bu kimseler bütün özlük haklarından faydalanmakta, maaş ve

ödeneklerini kendilerine izin veren daire, müessese ve teşekküllerden almakta

devam ederler. Enstitüdeki tahsillerini başarı ile bitirenlerin Enstitüde

geçirdikleri müddet kıdemlerine sayılır ve bu müddetin bir katı (1 seneden az

olmamak üzere) kıdemlerine eklenir.”

11. 657 sayılı Kanun’un “Yürürlükten

Kaldırılan Hükümler” kenar başlıklı 237/b maddesi şöyledir:

“20/6/1927 tarih ve 1108 sayılı, 30/6/1939 tarih ve 3656

sayılı, 28/2/1959 tarih ve 7244 sayılı kanunlarla bu kanunların ek ve

tadilleri, 23 Temmuz 1965 tarihinden evvel ve sonra yürürlüğe giren teşkilat

kanunları ile diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri ve Devlet memurlarının

hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve

yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını, ödeneklerini

ve diğer özlük işlerini düzenleyen hükümler Genel Kadro Kanununun yürürlüğe

girdiği ayın son gününden itibaren yürürlükten kalkar.”

12. 657 sayılı Kanun’un “İzin”

kenar başlıklı 23. maddesi şöyledir:

“Devlet

memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.”

13. Anayasa’nın “Askeri Yüksek

İdare Mahkemesi” kenar başlıklı 157. maddesi şöyledir:

“Askerî

Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile,

asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve

eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir.

Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi

olması şartı aranmaz.

Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından

olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt

çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askerî hâkimler arasından her boş yer

için gösterilecek üç aday içinden; hâkim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve

nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca

her boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.

Askerî

hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.

Mahkemenin

Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe

ve kıdem sırasına göre atanırlar.

(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/21 md.)Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi,

yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin

bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”

14. 4/7/1972 tarih ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun “Teminat” kenar başlıklı 4. maddesi

şöyledir:

“Askeri

Yüksek İdare Mahkemesinin Başkanı, Başsavcı, Daire Başkanları ve üyeleri;

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi hakimleri olarak Türkiye

Cumhuriyeti Anayasasının kendilerine sağladığı teminat altında hizmet

görürler.”

15. 1602 sayılı Kanun’un 8., 9. ve 10.

maddeleri şöyledir:

“Üyelerin

seçimi:

Madde 8 –

(Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.)

Askeri

Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan

üyeleri, bu sınıftan olan başkan ve üyeler tam sayısının salt çoğunluğu ile her

boş yer için gösterilecek üç aday arasından,

Hakim sınıfından olmayan üyeleri, Genelkurmay

Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday arasından,

Cumhurbaşkanınca

seçilir.”

“Atanma:

Madde 9 –

(Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.)

Seçilenler

arasından rütbe ve kıdem sırasına göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Başkanlığına, Başsavcılığına, daire başkanlıklarına ve üyeliklere, Milli

Savunma Bakanı ve Başbakanın imzalayacağı, Cumhurbaşkanının onaylayacağı

Kararname ile atama yapılır. Atamalar Resmi Gazete'de

yayımlanır.

Başkan,

Başsavcı ile daire başkanlarının askeri hakim

sınıfından olması şarttır.”

“Görev

süresi:

Madde 10 –

(Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.)

Askeri Hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört

yıldır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 17/9/2013 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

31/12/2012 tarih ve 2012/1334 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

17. Başvurucu, TODAİE’nin

2011-2012 akademik yılı için açmış olduğu Kamu Yönetimi Yüksek Lisans

Programına katılma hakkı kazanmasına rağmen, Jandarma Genel Komutanlığının izin

vermemesi ve bunun üzerine açtığı iptal davasının AYİM tarafından reddedilmesinin

eğitim hakkını ihlal ettiğini, ayrıca, AYİM’de görev

yapan özellikle hâkim sınıfından olmayan üyelerin tümüyle idareye bağlı olduğu,

atamalarında ve seçimlerinde büyük ölçüde idarenin ve ordunun müdahalesinin

bulunduğu iddiasıyla bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmadığını ve

AYİM kararlarının temyiz edilemediğini, karar düzeltme talebini de aynı

dairenin incelediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüş ve yeniden yargılama yapılmak suretiyle eğitim hakkının iade

edilmesini ve AYİM’de yapmış olduğu tüm yargılama

giderlerinin kendisine ödenmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa’nın 42. maddesi

şöyledir:

“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve

düzenlenir.

…

İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve

Devlet okullarında parasızdır.

…

Devlet, maddi imkanlardan yoksun

başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve

başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel

eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.

…”

19. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi

şöyledir:

“Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet,

eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve

babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre

yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.”

20. Anayasa’nın 148. maddesi

şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır.

Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45.

maddesinin (1) fıkrası şöyledir:

“(1)Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

22. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel

hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve

başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

23. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme” kenar başlıklı

49. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel

başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve

bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.

Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

1- Eğitim

Hakkı Yönünden İnceleme

24. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir.

25. Başvurucunun personeli

olduğu Jandarma Genel Komutanlığı, başvurucunun TODAİE’de yüksek lisans yapması

amacıyla talep ettiği ücretli izni kendisine vermemiştir. Başvurucunun iptal

istemiyle açtığı dava ise AYİM İkinci Dairesi tarafından çelişen kanunlardan

657 sayılı Kanun hükümlerinin öncelikli olarak uygulanması gerektiği

gerekçesiyle reddedilmiştir.

26. Başvurucuya ücretli izin

verilip verilmemesinin istihdam edildiği Jandarma Genel Komutanlığının

yetkisinde olduğu ve bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının

denetlenmesinin ise AYİM yetkisinde olduğu ilgili kanun hükümleri gereği

açıktır.

27. Başvurucu, programa

katılımının uygun görülmeyerek kendisine ücretli izin verilmemesi işleminin

AYİM tarafından iptal edilmemesini, eğitim hakkının ihlali olarak

değerlendirmektedir. Başvurucu bunun dışında eğitim hakkına yapılan kamu gücüne

dayalı bir müdahaleden bahsetmemektedir. Jandarma Genel Komutanlığının başvuru

konusu olaya ilişkin kararı doğrudan eğitim hakkıyla ilgili olmayıp,

başvurucuya ücretli izin verilmesi talebinin reddedilmesiyle ilgilidir. Yine AYİM’in başvuru konusu olaya ilişkin kararı da doğrudan

eğitim hakkıyla ilgili olmayıp, asıl olarak izin vermeme işleminin hukuka

uygunluğuyla ilgilidir.

28. Eğitim hakkı, kamu ve özel

eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin; ilk, orta ve yüksek

öğrenim seviyelerini de kapsar. (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Kjeldsen, Busk Madsen ve Pedersen/Danimarka, 5926/72, 7/12/1976, § 50; Leyla

Şahin/Türkiye, 44774/98, 10/11/2005, §§ 134-136)

29. Anayasa’da yer alan eğitim

ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını

engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte Anayasa’da öngörülen ilköğretim

dışında devletin tüm bireylere eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir

ödev yüklememektedir. Devletin özellikle lisansüstü eğitim almak isteyen

herkese bunu sağlama şeklinde pozitif bir ödevi bulunmamaktadır. Bu çerçevede

kamu kurumlarının her personeline yüksek lisans ya da doktora eğitimi amacıyla

ücretli izin verme yükümlülüğü yoktur. Kamu kurumlarının yürüttükleri hizmetin

niteliği ve ihtiyaç duydukları nitelikli personel ihtiyacına göre bazı

personeli çeşitli eğitimlere tabi tutma ya da yurt içi veya yurt dışı eğitim

kurumlarında lisansüstü eğitim de dâhil olmak üzere ücretli veya ücretsiz

görevlendirme konusunda takdir yetkisine sahip oldukları kuşkusuzdur.

30. Başvurucu kurumundan izin

almadan TODAİE’de yüksek lisans sınavına girerek sınavı kazanmış ve buna

dayanarak kurumundan ücretli izin talep etmiştir. Kurum kendi eğitim

planlamasını gerekçe göstererek izin talebini reddetmiştir. Bu durumda

başvurucunun eğitim hakkına kamu gücü kullanılarak doğrudan bir müdahalede

bulunulmadığı, başvurucunun eğitim hakkının başvurucuya ücretli izin

verilmemesi işleminden dolaylı olarak etkilendiği anlaşılmaktadır.

31. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun eğitim hakkının ihlali iddialarına ilişkin olarak bir ihlalin

olmadığı açık olduğundan, başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2- Adil

Yargılanma Hakkı İle İlgili Olarak

A- Bağımsız ve

Tarafsız Mahkemede Yargılanma Hakkı

32. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir.

33. Başvurucu, AYİM’de görev yapan özellikle hâkim sınıfından olmayan

üyelerin tümüyle idareye bağlı olduğu, atamalarının ve seçimlerinin büyük

ölçüde idarenin ve ordunun müdahalesini gerektirdiği, askeri yargıçların

statülerindeki bazı özelliklerin de sorunlu olduğu iddiasıyla bağımsız ve

tarafsız bir mahkemede yargılanmadığını ileri sürerek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. AYİM’in oluşumu, statüsü ve görevleri Anayasa ve ilgili Kanun’da hüküm

altına alınmıştır. AYİM’e atanan askeri hakimlerin bağımsızlığının Anayasa ve ilgili Kanun hükümleri

ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleri yönünden, askeri

hakimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun olmadığı, kararlarından

dolayı idareye hesap verme durumunda bulunmadıkları, disipline ilişkin

konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlandığı

görülmektedir (B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29).

35. AYİM’de üye olarak atanan sınıf subayları yönünden ise salt bunların

Genelkurmay Başkanlığınca önerilen üç aday arasından seçilmesi sebebiyle bu

üyelerin bağımsızlığının zedelendiği söylenemez. Sınıf subayı üyelerin nihai

atama yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir. Bunların atanmasından sonra, sınıf

subayı üyeler, askeri hakim üyeler gibi, görevlerini

yerine getirirken dış müdahaleye karşı anayasal güvence altındadırlar. Bu

üyeler hakimlik görevleri süresince askeri veya idari

organlar tarafından görevlerinden alınamazlar. Sınıf subayı üyelerinin en fazla

dört yıllık bir süre ile görev yapmaları, disiplin konularında yukarıda

bahsedilen Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görev süreleri zarfında idari

veya askeri yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları,

idareye karşı bağımsızlıklarını güçlendirmiştir. (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Mustafa Yavuz vd./Türkiye, 29870/96, 25/5/2000;

Bek/Türkiye, 23522/05, 20/4/2010)

36. AYİM’in bağımsız ve tarafsız

mahkeme olmadığına somut gerekçe olarak, başvurucunun iddiasıyla benzer

nitelikte olan davaların genel idari yargı ve Danıştay’da kabul edilmesine

rağmen AYİM’de reddedilmesi gösterilmektedir.

Başvurucunun bu iddiası içtihat farklılığına ilişkin olup, tek başına adil

yargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi AYİM’in bağımsız ve tarafsız mahkeme olmadığını da

göstermez.

37. Somut dava ile ilgili

olarak, sübjektif veya objektif esaslar doğrultusunda AYİM’in

tarafsızlığını kuşkulu hâle koyacak bir durum tespit edilmediği gibi

yargılamanın bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin bir husus da

saptanmamıştır. Dolayısıyla derece mahkemelerinin kararlarında açık bir ihlal

tespit edilmediğinden, başvurucunun bu yöndeki iddiaları “açıkça dayanaktan yoksun” bulunmuştur.

B- İki Dereceli

Yargılanma Hakkı

38. Başvurucu AYİM daire

kararlarına karşı başvurulabilecek bir temyiz merciinin olmadığını, karar

düzeltme taleplerinin AYİM’nin aynı dairesi

tarafından incelendiğini ve bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini

ileri sürmüştür.

39. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (AİHS) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da

girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve AİHS’nin ortak koruma alanı

dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013,

§ 18).

40. Başvurucunun başvuru

dilekçesinde ifade ettiği AYİM nezdinde temyiz, yani iki dereceli yargılanma

hakkı, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olmadığı

gibi, AİHS ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına

da girmemektedir.

41. Açıklanan

nedenlerle, başvuru

konusu ihlal iddialarının Anayasa ve AİHS’nin

ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “konu bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

A.

Başvurunun;

1.

Eğitim hakkı ve bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkıyla ilgili

kısımlarının “açıkça dayanaktan yoksun

olması”,

2.

İki dereceli yargılanma hakkıyla ilgili kısmının “konu bakımından yetkisizlik”

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

17/9/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Selami ER Başvurucu : Hikmet BALABANOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2012/1334, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun
  10. B. Değerlendirme
  11. M. Emin KUZ
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2012/1334
Tarih
17 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Tahir Canan Başvurusu (B. No: 2012/969)
  • Fikret Güney Başvurusu (B. No: 2013/1936)
  • Hayrettin Aktaş Başvurusu (B. No: 2013/1205)
  • İsmail Özkan Başvurusu (B. No: 2012/367)
  • Beyazıt Karataş Başvurusu (B. No: 2012/727)
  • Hüseyin Özçoban Başvurusu (B. No: 2012/949)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.