İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hızır Güneş Başvurusu (B. No: 2014/5197)

1. Başvuru, idari nitelikteki bir tasarrufun doğrudan yasama

Başvuru No2014/5197Tarih22 Şubat 2018Okuma12 dk · 2.348 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hızır Güneş Başvurusu

Karar tarihi
22 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/5197
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.348 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari nitelikteki bir tasarrufun doğrudan yasama

işlemi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle idari yargı mercileri tarafından etkili

bir yargısal denetim yapılmasının engellendiği ve yargı kararının icra

edilemeyeceği belirtilerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Bireysel Başvurudan

Önceki Süreç

6. Başvurucu, Antalya/Finike ilçe millî eğitim müdürü olarak

görev yapmakta iken 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat

ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK), 1/3/2014 tarihli ve

6528 sayılı Kanun'la eklenen geçici 10. maddenin (3) numaralı fıkrası uyarınca

14/3/2014 tarihi itibarıyla başvurucunun bu görevi sona ermiştir.

7. Başvurucu, aynı KHK hükmü kapsamında Antalya İl Millî Eğitim

Müdürlüğü emrine eğitim uzmanı olarak atanmıştır. Bu durum Millî Eğitim

Bakanlığının 14/3/2014 tarihli işlemi ile başvurucuya bildirilmiştir.

8. Başvurucu 15/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel Başvurudan

Sonraki Süreç

1. Antalya 2. İdare

Mahkemesi Dava Dosyası

9. Başvurucu 7/5/2014 tarihinde 14/3/2014 tarihli atama

işleminin iptali istemiyle Antalya 2. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

10. Mahkeme 22/10/2014 tarihli kararıyla 652 sayılı KHK’nın

geçici 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasının uygulanmasına yönelik olarak

tesis edilen atama kararnamesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle

davayı reddetmiştir.

11. Bu süreçte Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015 tarihli ve

E.2014/88, K.2015/68 sayılı kararıyla; başvurucunun ilçe millî eğitim müdürlüğü

görevinin sona erdirilmesinin ve eğitim uzmanı olarak atanmasının hukuki

dayanağı olan 652 sayılı KHK'nın geçici 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasının

birinci cümlesinde yer alan “...Talim ve

Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup

Başkanı ve...” ibaresi ile “...bulunanlar

ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve

İlçe Millî Eğitim Müdürü kadrolarında...” ibaresi ve ikinci cümlesinde

yer alan “Bunlardan Talim ve Terbiye Kurulu

Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli (3)

sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarına,...”, “...ve İl Müdürü...” , “...ve İl Müdürü....” ile “..., diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye istinaden

şahsa bağlı Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı liste ile

ihdas edilen Eğitim Uzmanı kadrolarına,...” ibareleri Anayasa'nın 2.

maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

12. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinde özetle

6528 sayılı Kanun'la 652 sayılı KHK'da yapılan değişiklikler bir bütün olarak

incelendiğinde Bakanlık teşkilatında yapılan değişikliklerin Talim ve Terbiye

Kurulu üyesi, il müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı ve ilçe millî eğitim

müdürü kadrosunda bulunanların görevlerinin sona ermesini, şahsa bağlı şube

müdürü kadrosunda bulunanların ise bir başka kadroya atanmalarını gerektiren

hukuki ve fiilî zorunluluk olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle dava

konusu kuralın söz konusu kişiler yönünden hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline

yol açtığı belirtilmiştir.

13. Antalya 2. İdare Mahkemesi kararı, Danıştay İkinci

Dairesinin 15/12/2015 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararının

gerekçesinde işlemin dayanağı olan yasa maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal

edilmesi nedeniyle yasal dayanaktan yoksun hâle geldiği, dolayısıyla davanın

reddi yönündeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilmiştir.

14. Mahkeme 9/6/2016 tarihli kararıyla Danıştayın

bozma kararında belirtilen gerekçeyle başvurucunun 652 sayılı KHK'nın geçici

10. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca müdürlük görevinin sona ermesine

ilişkin işlem ile yine aynı madde gereğince eğitim uzmanı unvanıyla atanmasına

ilişkin işlemi iptal etmiştir.

15. Karar aynı Dairenin 16/3/2017 tarihli kararıyla onanmıştır.

16. Davalı idarenin karar düzeltme istemi aynı Dairenin

23/10/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

2. Antalya 4. İdare

Mahkemesi Dava Dosyası

17. Başvurucu, Antalya 2. İdare Mahkemesindeki dava devam ederken

Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015 tarihli iptal kararı uyarınca yeniden ilçe millî

eğitim müdürü olarak atanması talebiyle 6/8/2015 tarihinde idareye başvurmuş;

başvurucunun bu başvurusu cevap verilmemek suretiyle reddedilmiştir.

18. Başvurucu, zımni ret işleminin iptali istemiyle Antalya 4.

İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

19. Mahkeme 18/5/2016 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir.

Kararın gerekçesinde;Anayasa'nın

153. maddesi hükmü gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye

yürümeyeceği, bu sebeple başvurucunun Anayasa Mahkemesinin iptal kararı

uyarınca yeniden eski görevine atanma talebinin zımnen reddine ilişkin işlemde

hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

20. Karar, Danıştay İkinci Dairesinin 30/3/2017 tarihli

kararıyla onanmıştır.

21. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Dairenin 18/10/2017

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

22. 652 sayılı KHK'ya 6528 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile

eklenen geçici 10. maddenin (3) numaralı fıkrasının uyuşmazlık konusu işlemin

tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015

tarihli ve E.2014/88, K.2015/68 sayılı kararı ile bir kısım ibareleri iptal

edilmeden önceki şekli şöyledir:

"Millî Eğitim Bakanlığı merkez

teşkilatında Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür,

İnşaat ve Emlak Grup Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarında bulunanlar ile

Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe

Millî Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevleri bu maddenin yayımı

tarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Bunlardan Talim ve Terbiye

Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli

(3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarına, Grup Başkanı

ve İl Müdürü kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen

Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarına, diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye

istinaden şahsa bağlı Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı

liste ile ihdas edilen Eğitim Uzmanı kadrolarına, hâlen bulundukları kadro

dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır. Ekli (3) sayılı

liste ile ihdas edilen kadroların herhangi bir sebeple boşalması hâlinde bu

kadrolar hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır."

23. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının uyuşmazlık konusu işlemin

tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan şekli şöyledir:

"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare

ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının

icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.Bu süre hiçbir şekilde

kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa

Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.)(…) (Ek cümleler: 21/2/2014- 6526/18 md.)

Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme,

naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği

işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin

mahkeme kararlarının gereği; dava konusu edilen kadronun boş olması hâlinde bu

kadroya, boş olmaması hâlinde ise aynı kurumda kazanılmış hak aylık derecesine

uygun başka bir kadroya atanmak suretiyle yerine getirilir. Eski kadro ile

atandığı yeni kadro arasında mali haklar bakımından bir fark bulunması

durumunda, bu fark 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 91 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen usul

ve esaslar çerçevesinde ödenir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 22/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu; idari bir tasarruf konusu olması gereken atama

işleminin doğrudan kanun hükmü ile gerçekleştirildiğini, bu durumun idari yargı

mercileri tarafından etkili bir denetim yapılamamasına sebep olduğunu

belirtmektedir. Başvurucu, atama işlemine dayanak olan yasa hükmü Anayasa

Mahkemesince iptal edilse bile Anayasa Mahkemesi kararları geriye

yürümeyeceğinden kendisi lehine bir sonuç doğmayacağını iddia etmektedir.

Başvurucuya göre idari yargıda açılacak iptal davasında lehine bir hüküm

verilse de bu süreçte yerine bir atama yapılmış olacağından 2577 sayılı

Kanun’un 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki düzenleme uyarınca kadronun

dolu olması gerekçe gösterilerek eski görevine iade edilemeyecek, dolayısıyla

yargı kararı icra edilemeyecektir. Başvurucu, bu sebeplerle mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

26. Başvurucu ayrıca, 652 sayılı KHK hükmü kapsamında diğer

müdürlerin statüleri korunurken kendisinin atamaya tabi kılınmasının eşitlik

ilkesine aykırı olduğunu belirtmektedir. İsteği dışında bir kadroda çalışmak ve

il merkezine yerleşmek zorunda bırakılması nedeniyle aile birliğinin

bozulduğundan şikâyet eden başvurucu; ailenin korunması hakkının, yerleşme ve

seyahat hürriyeti ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini de ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda yer verilen

şikâyetlerinin özü,idari

nitelikteki bir tasarrufun doğrudan yasama işlemi ile gerçekleştirilmesi

nedeniyle ihlal iddialarına yönelik olarak idari yargı mercileri tarafından

etkili bir yargısal denetim yapılmasının engellenmesi ve lehine bir yargı

kararı verilse dahi bu kararın icra edilemeyecek olmasıdır. Bu itibarla

belirtilen ihlal iddialarının tümü, adil yargılanma hakkının güvencelerinden

biri olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. İdari Nitelikteki Bir

Tasarrufun Doğrudan Yasama İşlemi ile Gerçekleştirilmesi Nedeniyle İdari Yargı

Mercileri Tarafından Etkili Bir Yargısal Denetim Yapılmasının Engellendiğine

İlişkin Şikâyet Yönünden

28. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ve

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların

öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

29. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve

kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve

başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, § 17).

30.Bir başvuru yolunun tüketilmesinin gerekli olması için

ulaşılabilir olması, ihlal iddiaları yönünden makul bir başarı şansı sunma ve

yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip olması gerekir. Belli bir başvuru

yolunun soyut olarak belirtilen niteliklere sahip olması yeterli değildir. Bu

yolun uygulamada da anılan niteliklere sahip olması ya da en azından sahip

olmadığının kanıtlanmamış olması gerekir. Bununla birlikte soyut olarak makul

bir başarı sunma kapasitesi bulunan bir yolun uygulamada başarıya

ulaşmayacağına dair şüphe, o başvuru yolunun tüketilmemesini haklı kılmaz (Sait Orçan, B.

No: 2016/29085, 19/7/2017, § 36).

31. Anayasa Mahkemesinin görevi söz konusu başvuru yolunun

ulaşılabilir olup olmadığını, ihlal iddiaları yönünden makul bir başarı şansı

sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip olup olmadığını

değerlendirmektir (Sait Orçan,

§ 37).

32. Bireysel başvuruya konu olayda başvurucunun idari yargı

mercilerinde idari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığını,

uyuşmazlığa konu işlemlerin ise bir idari işlem ile değil de doğrudan yasa

hükmü kapsamında gerçekleştirilmesi nedeniyle idari yargıya başvuruda

bulunulmasının ya da yargı mercileri tarafından bu hususta etkili bir denetim

yapılmasının mümkün olmadığını belirttiği görülmektedir. Dolayısıyla öncelikle

belirtilen uyuşmazlık türü yönünden idari yargının başvurucunun şikâyetleri

açısından makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek

nitelikte, kullanılabilir ve etkili bir başvuru yolu olup olmadığının somut

başvurunun koşulları dikkate alınarak ortaya konması gerekmektedir.

33. Bu bağlamda somut olayda başvurucunun bireysel başvuruda

bulunduktan sonra ilgili yasa hükmü gereğince hakkında tesis edilen müdürlük

görevinin sona ermesine ve eğitim uzmanı unvanıyla atanmasına ilişkin

işlemlerin iptali istemiyle idari yargıda dava açtığı tespit edilmiştir.

Belirtilen davada, işlemlerin dayanağı olan yasa maddesinin Anayasa

Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyleyasal dayanaktan

yoksun hâle geldiği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar

verildiği görülmektedir. Söz konusu karar nazara alındığında belirtilen

uyuşmazlık yönünden idari yargıda açılacak iptal davasının başvurucunun

şikâyetleri açısından makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm

sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir bir başvuru yolu olduğu

anlaşılmaktadır.

34. Başvurucunun ise ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görünen söz konusu başvuru yolunu tüketmeksizin, bir başka ifadeyle

idari yargıda bireysel başvuruya konu şikâyetleri yönünden değerlendirme

yapılmasını sağlayacak herhangi bir karar verilmesini ve bu kararın üst kanun

yollarından geçerek kesinleşmesini beklemeksizin bireysel başvuruda bulunduğu

görülmektedir.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargı Kararının İcra

Edilemeyeceğine İlişkin Şikâyet Yönünden

36. Somut olayda başvurucunun bireysel başvuruda bulunduktan

sonra idari yargıda iki ayrı dava açtığı görülmektedir. Dolayısıyla bireysel

başvuruda yapılacak incelemenin kapsamının belirlenmesi bakımından öncelikle bu

başlık altındaki ihlal iddialarının hangi dava ekseninde ele alınması gerektiği

ortaya konulmalıdır.

37. Bu bağlamda Antalya 4. İdare Mahkemesinde dava konusu edilen

işlemin başvurucunun 6/8/2015 tarihinde yani idari yargı mercilerince henüz

hakkında lehine verilmiş bir yargı kararı yokken sadece Anayasa Mahkemesi

kararından hareketle yeniden göreve iadesi için yaptığı başvurunun cevap

verilmemek suretiyle reddi yönünde tesis edilmiş bir idari işlem olduğu görülmektedir.

Bir başka ifadeyle Antalya 4. İdare Mahkemesindeki davada, başvurucu hakkında

verilmiş kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmasına rağmen Anayasa Mahkemesi

kararlarının geriye yürümeyeceği ya da 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki

düzenleme gerekçesiyle bu kararın icra edilemeyeceği yönünde irade ortaya

konulan bir idari işlem dava konusu edilmemiştir. Bunun doğal sonucu olarak da

söz konusu davada yargı kararının icra edilmemesi hukuki temelinde bir

değerlendirme Mahkemece yapılmamıştır. Dolayısıyla başvurucunun belirtilen

şikâyetleri bağlamında yargı kararının icra edilmemesine ilişkin ihlal

iddialarının incelenmesinde Antalya 4. İdare Mahkemesindeki dava dosyasına

yönelik bir değerlendirme yapılmamış, Antalya 2. İdare Mahkemesindeki dava

dosyası esas alınmıştır.

38. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1)

ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda,kamu gücünün neden olduğu iddia edilen

ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru

kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve

deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

39. Olayda başvurucunun bireysel başvuru tarihi itibarıyla

lehine verilmiş bir yargı kararı bulunup da bu kararın idare tarafından Anayasa

Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesine veya 2577 sayılı Kanun'un 28.

maddesi hükmü gerekçe gösterilerek uygulanmadığına ilişkin somut bir vakıa

ortaya koymadığı, ihtimale dayalı olarak belirtilen iddiayı ileri sürdüğü görülmektedir.

40. Bu itibarla başvurucu, temel hak ve özgürlüğünün somut

olarak ihlal edildiğine ilişkin delillerini sunma ve buna ilişkin açıklamalarda

bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu

tarafından ileri sürülen iddianın temellendirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle,

A. 1. Mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın idari nitelikteki bir tasarrufun

doğrudan yasama işlemi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle idari yargı mercileri

tarafından etkili bir yargısal denetim yapılmasının engellendiğine dair şikâyetle ilgili kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın yargı kararının icra edilemeyeceğine

dair şikâyetle ilgili kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvuru üzerinde BIRAKILMASINA

22/2/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Recai AKYEL Raportör : Gülbin AYNUR Başvurucu : Hızır GÜNEŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/5197, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Bireysel Başvurudan
  7. B. Bireysel Başvurudan
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. 1. Mahkemeye erişim
  13. B. Yargılama giderlerinin başvuru üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/5197
Tarih
22 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Rifat Algan Başvurusu (B. No: 2014/19138)
  • Mohammed Alhaj Khlf Başvurusu (B. No: 2017/23404)
  • Kadir Ayva Başvurusu (B. No: 2015/19926)
  • Abdıfatah Said Mohamud Ahmet Başvurusu (B. No: 2016/544)
  • Ali Tekin Ayan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7615)
  • F.p. Başvurusu (B. No: 2014/13537)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.