İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hüseyin Bıyık Başvurusu (B. No: 2013/8773)

(Başvuru

Başvuru No2013/8773Tarih20 Ocak 2016Okuma12 dk · 2.304 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hüseyin Bıyık Başvurusu

Başvuru No
2013/8773
Karar tarihi
20 Ocak 2016
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.304 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2013/8773)

Karar

Tarihi: 20/1/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru,

nakdi tazminat ödenmesi istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru

5/12/2013 tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılmıştır. Başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci

Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm

Başkanı tarafından 9/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru

belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmiştir. Bakanlığın 30/1/2015 tarihli görüş yazısında adil yargılama

hakkı ile ilgili başvurucunun şikâyetine benzer iddiaları içeren başvurulara

yönelik olarak daha önceden dikkate alınacak kriterlerin belirlendiği, somut

başvuru açısından bu kriterlerden ayrılmayı gerektirecek bir neden bulunmadığı,

bu nedenle görüş sunulmasına gerek görülmediği ifade edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru

formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu,

Batman ili Gercüş İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlik

görevini yapmakta iken 22/3/1994 tarihinde operasyon dönüşü birliğiyle birlikte

içinde bulunduğu aracın bölücü terör örgütü mensuplarınca döşenen mayına

çarpması üzerine yaralanmıştır.

8. Başvurucu,

Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) devam eden tedavi sürecinde toplam dokuz

ay hava değişimi ve istirahat aldıktan sonra 14/3/1995 tarihli raporla hakkında

“A/59 F1, Askerliğe devam eder, mevcut

yaralanma nedeni ile 90 gün iş ve gücünden kalır, uzuv kaybı ve zaafı yoktur, kıt'asına taburcu” kararı verilmiş, askerlik

hizmetini bir süre yaptıktan sonra 31/8/1995 tarihinde terhis edilmiştir.

9. Jandarma

Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 15/8/1994 tarihli ve 3/3/1996

tarihli kararlarıyla başvurucuya doksan gün iş ve güç kaybı karşılığı toplam

193.224.000 TL nakdi tazminat ödemesi yapılmıştır.

10. Başvurucu,

daha sonra yeniden GATA'da yatarak tedavi görmüş ve 5/3/1998 tarihli raporla

hakkında “Sağ femur

inter frokanterik kırık oplusu” tanısıyla “A/59 F1 askerliğe elverişlidir. 90 gün iş ve gücünden kalır, % 10 çalışma gücü kayıp oranı mevcuttur.” kararı

verilmiştir.

11. Başvurucu

bir süre sonra yeniden GATA'ya sevkedilmiş, 12/4/1999

tarihli raporla hakkında “Eski mandibula fraktürü”

tanısı ile “Hayati önemi haizdir. 90 gün iş

ve gücünden kalmıştır. Uzuv tatili yoktur. Minimal uzuv zafiyeti mevcuttur...

Durumu A/59 F1 , A58/ F1, A/27 F1'e uyar. Yedek

askerlik görevini yapar.” kararı verilmiştir.

12. Başvurucunun

12/4/1999 tarihli rapora dayanarak kendisine vazife malulü aylığı bağlanmasına

karar verilmesi istemiyle açtığı dava, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)

Birinci Dairesinin 11/7/2000 tarihli ve E.2000/160, K.2000/775 sayılı kararıyla

reddedilmiştir.

13. 4/10/2012

tarihinde Samsun Gazi Devlet Hastanesinin sağlık kurulu özürlü raporuyla oper sol el scopoid + sağ femur opere kırığı

teşhisi konularak tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %15 olarak belirlenmesi

üzerine başvurucu, artan rahatsızlığından dolayı 3/11/1980 tarihli ve 2330

sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 12/4/1991

tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kendisine ek nakdi

tazminat ödenmesini istemiş fakat başvurusu reddedilmiştir.

14. Başvurucu

tarafından ret işleminin iptali istemiyle açılan dava AYİM Üçüncü Dairesinin

20/6/2013 tarihli ve E.2013/86, K.2013/899 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Davalı

idare, 1996 yılında nakdi tazminat ödemesi yapılması nedeniyle dava konusunun

ortadan kalktığını ve uyuşmazlığın inceleme kabiliyetinin oluşmadığından

bahisle davanın reddedilmesi gerektiğini ve 10 yıllık genel zaman aşımı

süresinin geçmesinden dolayı süre aşımı bulunduğunu belirtmekte ise de;

öncelikle dava konusunun önceki ödemeden farklı olarak ek nakdi tazminat

istemine ilişkin olması, davacı vekilinin müvekkilinin rahatsızlığının

ilerlediğine ilişkin yeni bir belge ile müracaatta bulunması, cevabi yazının

müracaat tarihi itibarıyla davacının menfaatini etkileyecek nitelikte olması,

keza 2330 sayılı Kanun ve alt mevzuatında Kanun kapsamındaki görevlerden dolayı

meydana gelen yaralanma ve sakatlıklara istinaden nakdi tazminat istemlerinin

süre ile tahditlenmemesi, bilakis bilahare oluşacak

sakatlık (ve ölüm) halinin ifa edilen hizmet ile bağının tespiti halinde

tazminat ödeneceğinin belirtilmesi karşısında bu yöndeki itirazlar kabul

görmemiştir.

…

Yapılan incelemede 22/3/1994 tarihinde meydana

gele patlama neticesinde yaralanarak, mevcut duruma yönelik kati rapora

istinaden nakdi tazminat ödemesinden istifade eden davacıya Yönetmeliğin

“Yaralanma Hali” başlıklı 7’nci maddesinin üst limitinden ödeme yapıldığı

anlaşılmaktadır. Bu aşamadan sonra davacının rahatsızlığının ilerleyerek özür

oranın arttığından bahisle ek nakdi tazminattan istifade edebilmesi için, görev

kaynaklı bu rahatsızlığından dolayı askere elverişsiz hale gelmesi, diğer bir

değişle 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında vazife malulü olması ve

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sakatlık derecesinin tespit edilmesi

gerekmektedir. Oysa davacı mevcut yaralanmasının ardından gördüğü tedaviler

neticesinde sıhhat bulmuş ve sağlıkla terhis olmuştur. Öte yandan olay

tarihinden 5 yıl sonra sevk olduğu GATA Sağlık Kurulu raporuyla askerliğe

elverişli olduğunun (yedek askerlik görevini yapar kararı) tespit edilmiştir.

Davacı vekilinin, müvekkilinin rahatsızlığının ilerlediğini belirterek ibraz

ettiği özürlü sağlık kurulu raporu ise askerliğe elverişlilik yönünden bir

karar içermediğinden ek nakdi tazminat istemine esas alınarak ek nakdi

tazminata müstahak olması mümkün değildir.”

15. Bu karara

karşı yapılan karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 24/10/2013 tarihli ve

E.2013/1324, K.2013/1251 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

16. Karar,

başvurucuya 12/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu

5/12/2013 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır.

B. İlgili Hukuk

18. 2330 sayılı

Kanun'un 5. maddesi şöyledir:

" Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılanlardan

görevleri veya yardımları sona erenlerin bilahare kendilerinin veya eş, füru,

ana, baba ve kardeşlerin yaralanmaları, engelli hâle gelmeleri veya ölmeleri

halinde bu durumlarının evvelce ifa ettikleri görev veya yardımdan meydana

geldiği tevsik edilenlere 3 ve 4 üncü madde hükümleri uygulanır."

19. 8/6/1949

tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Her ne sebep ve

suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar

oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden

vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe

ait hükümleri uygulanır.”

20. 5434 sayılı Kanun'un 45. maddesi şöyledir:

“44

üncü maddede yazılı malüllük;

a) İştirakçilerin

vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;

b) Vazifeleri dışında

kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka

işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;

c) Kurumların

menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten

doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);

ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş

sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o

işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş

olursa;

Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrıyanlara

da (Vazife malülü) denir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin

20/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucunun 5/12/2013 tarihli ve

2013/8773 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu;

terör saldırısı sonucu oluşan mağduriyetinin gün geçtikçe arttığını, ayağında

oluşan kısalık nedeniyle yürüme zorluğu çektiğini, vücut fonksiyon kayıp

oranının %15'e çıktığını, sağlık problemlerinin kalıcı hâle gelerek daha da

kötüye gittiğini, Anayasa’nın 125. maddesi gereği idarenin artan zararını

karşılaması gerektiğini, AYİM'in kendisini GATA'ya sevkederek aldıracağı rapora göre hüküm kurması gerekirken

bu konuda herhangi bir girişimde bulunmadan davayı reddettiğini, böylece

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür

B. Değerlendirme

23. Anayasa

Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile

bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvuru dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden başvurucunun AYİM

tarafından askerî hastaneye sevkinin yapılmayarak davasının reddedilmesinden

şikâyet ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucunun tüm iddialarının adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği şikâyeti çerçevesinde aşağıdaki başlıklar

altında değerlendirilmesi uygun görülmüştür:

1. Yargılamanın

Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

24. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel

başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

25. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

26. İlke olarak

derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların

kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve

uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden

adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek

istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu

hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesince

incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz,

B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

27. Başvurucu;

1994 yılında mayın patlaması sonucu yaralanmasıyla ortaya çıkan mağduriyetinin

gün geçtikçe arttığını, ayağında meydana gelen kısalık nedeniyle yürüme zorluğu

çektiğini, vücut fonksiyon kayıp oranının %15'e çıktığını, AYİM'in

kendisini GATA'ya sevkederek aldıracağı rapora göre

hüküm kurması gerekirken bu konuda herhangi bir girişimde bulunmayarak davayı

reddettiğini belirtmiş; AYİM Üçüncü Dairesi ise mevcut yaralanmasının ardından

gördüğü tedaviler neticesinde sağlığına kavuşarak terhis edilen başvurucunun,

rahatsızlığının ilerleyerek özür oranın arttığından bahisle ek nakdi tazminat

alabilmesi için görev kaynaklı rahatsızlığından dolayı askere elverişsiz hâle

gelmesi gerektiği, Samsun Gazi Devlet Hastanesinin 4/10/2012 tarihli raporunda

ise askere elverişlilik hususunda bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle davayı

reddetmiştir.

28. Mahkemenin

gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde başvurucunun görev kaynaklı

rahatsızlığının zaman içinde artmış olduğu iddiasıyla kendisine ek nakdi

tazminat ödenmesi istemiyle açtığı davanın, davaya dayanak yapılan ve askerî

hastaneden alınmayan raporun askerliğe elverişlilik yönünden bir tespit

içermediği gerekçesiyle reddedildiği, bu kapsamda iddiaların özünün Derece

Mahkemesi tarafından delillerin ve mevzuatın değerlendirilmesinde ve

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucunun

hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkin bulunduğu görülmektedir.

29. Adil

yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen kararın değil; yargılama

sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle

bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için

başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine; bu çerçevede

yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi

delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme

kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği

veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna sebep olan

unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması

gerekir (Nadi Karakoç, B. No:

2013/2767, 2/10/2013, § 22).

30. Başvurucu,

yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya da belge

sunmamış olup Mahkemece delillerin değerlendirilmesinin ve verilen kararın

içeriğinin adil olmadığına dair şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

31. Açıklanan

nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti

niteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Silahların Eşitliği

İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvuru

konusu olayda gerek AYİM kararından gerekse başvurucunun iddialarından askerî

hastaneden alınabilecek olan askerliğe elverişliliğe ilişkin raporun;

başvurucunun asker olarak vazifesini yapamayacak duruma gelip gelmediğinin

tespitinde, dolayısıyla ilave nakdi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin

uyuşmazlığın çözümünde önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, AYİM

tarafından askerî hastaneye sevkinin yapılması ve askerî hastaneden alınacak

askerliğe elverişliliğe ilişkin rapora göre karar verilmesi gerektiği hâlde

davanın doğrudan reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmektedir. Başvurucunun iddiaları silahların eşitliği ilkesinin ihlali

iddiasına ilişkindir.

33. Hem cezai

olan hem de cezai olmayan davalarda uygulanan silahların eşitliği ilkesi

taraflara, talep ve açıklamalarını diğer tarafa nazaran dezavantajlı olmayacak

şekilde ileri sürebilmeleri için makul bir fırsat verilmeyi gerektirir. Bu

gerekliliğin bir sonucu olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme)

bilirkişilerin mahkeme önünde dinlenmesi ile ilgili özel bir hüküm

bulunmamasına karşın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); bilirkişilik

kurumunu, tanık dinletme hakkından yola çıkarak “silahların eşitliği ilkesi”

ile bağlantı kurarak değerlendirmiştir (Bönisch/Avusturya, B. No: 8658/79, 6/5/1985, § 32; Brandstetter/Avusturya, B. No: 11170/84, 12876/87,

13468/87, 28/8/1991, § 42, Yankı Bağcıoğlu

ve diğerleri, B. No: 2014/253, 9/1/2015, § 61).

34. Anayasa

Mahkemesinin silahların eşitliği ilkesi bağlamında yapacağı inceleme, başvuru konusu

yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesi olup (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 19),

herhangi bir davada bilirkişi raporunun gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir. Savunma makamının tanık dinletme talebinin gerekliliği ya da

bilirkişi raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi

hususları derece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (Yankı Bağcıoğlu ve diğerleri, § 68).

35. Silahların

eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

36. Genel

anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için “silahların

eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri ışığında taraflara iddialarını

sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Taraflara tanık delili

de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da uygun

imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya

hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında

değerlendirilmelidir (Muhittin Kaya ve

Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret

Ltd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).

37. Somut

olayda AYİM, askerî hastaneden alınması gereken askerliğe elverişliliğe ilişkin

rapor olmadığını belirterek davayı reddetmiş; başvurucu ise söz konusu raporun

AYİM tarafından aldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak başvurucu,

uyuşmazlığın çözümünde etkili olduğu anlaşılan bu rapora AYİM dışında

ulaşamayacağını iddia etmediği gibi dosyadan bu yönde bir belirleme de

yapılamamıştır. Başvurucunun askerî hastaneden askerliğe elverişliliğiyle

ilgili raporu alarak talebini idari ve yargısal makamlara yeniden sunmasında

bir engel bulunmayıp bu noktada da bir hak kaybına uğraması da söz konusu

değildir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli Yavuz Selim Akkoç (B. No: 2012/1277)

kararına konu olan benzer bir olayda, askerî olmayan hastaneden alınan rapora

dayanılarak yapılan vazife malulü aylığı ödenmesi yönündeki idari başvurunun ve

sonrasında açılan davanın reddedilmesinin ardından askerî hastaneden rapor

alınarak yeniden başvurulması üzerine açılan davanın AYİM tarafından kabul

edilerek başvurucusuna vazife malulü aylığı bağlanmasına karar verildiği

anlaşılmaktadır.

38. Bu

çerçevede başvurucunun AYİM tarafından askerî hastaneye sevk edilmeyip

askerliğe elverişliliğe ilişkin rapor alınmaması nedeniyle yargılamanın

sonucunu etkileyecek usule ilişkin bir imkândan mahrum bırakılmasının söz

konusu olmadığı ve başvuruya konu yargılama sürecine bir bütün olarak

bakıldığında başvurucunun delillerini ve iddialarını sunma fırsatı bulamadığına

dair bir bulgu saptanamadığı sonucuna varılmaktadır.

39. Açıklanan

nedenlerle başvurucunun silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği yönündeki

iddiasının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla

adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu

üzerinde BIRAKILMASINA

20/1/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucu

:

Hüseyin

BIYIK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/8773, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Birinci Bölüm
  4. Karar
  5. I. Başvurunun Konusu
  6. II. Başvuru Süreci
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili Hukuk
  10. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu
  15. Gökcan
  16. Yamlı
  17. Bıyık
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/8773
Tarih
20 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • A.v. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1649)
  • Nahit Aydın Başvurusu (B. No: 2013/4072)
  • Seyithan Akgül Başvurusu (B. No: 2013/5869)
  • Serkan Akbaş Başvurusu (B. No: 2013/2342)
  • Fesih Erdil Başvurusu (B. No: 2013/9380)
  • Yalçın Yanık Başvurusu (B. No: 2013/3718)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.