İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hüseyin Fatih Tamer Başvurusu (B. No: 2018/31316)

1. Başvuru, üç kişilik ceza infaz kurumu ziyaretçi

Başvuru No2018/31316Tarih20 Ekim 2020Okuma12 dk · 2.328 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hüseyin Fatih Tamer Başvurusu

Karar tarihi
20 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2018/31316
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.328 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, üç kişilik ceza infaz kurumu ziyaretçi

listesi oluşturma talebinin süresinde yapılmadığından reddedilmesi nedeniyle

özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 12/10/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet

Yapılanması (FETÖ/PDY) terör örgütüne üye olma suç isnadıyla 5/3/2018 tarihinde

tutuklanarak Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur.

10. 18/7/2018 tarihinde olağanüstü hâl (OHAL)

uygulamasının kaldırılması üzerine başvurucu 23/7/2018 tarihinde üç kişilik

ceza infaz kurumu ziyaretçi listesi sunarak nişanlısıyla görüşme talebinde

bulunmuştur. Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem

Kurulu Başkanlığının 6/8/2018 tarihli kararı ile 17/6/2005 tarihli ve 25848

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri

Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) 9. maddesinde liste verilme

zorunluluğunun 60 günlük süreye tabi olduğu ancak başvurucunun Kuruma kabul

tarihine göre bu sürenin geçmiş olduğu belirtilerek talebin reddine karar

verilmiştir.

11. Başvurucu, Kuruma kabulü sonrasında üç kişilik

ziyaretçi listesinin bildirilmesi hususunda kendisine bir tebliğ yapılmadığını,

kaldı ki OHAL döneminde ailesi dışında ziyaretçi kabulüne izin de

verilmediğini, OHAL dönemi bittikten sonra üç kişilik ziyaretçi listesi

oluşturması için süre verilmesi gerektiğini belirterek Konya İnfaz Hâkimliğine

başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun şikâyeti, Konya İnfaz Hâkimliğinin

14/8/2018 tarihli kararı ile Ceza İnfaz Kurumu kararında usul ve yasaya

aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

12. Başvurucunun anılan karara itirazı Konya 1. Ağır Ceza

Mahkemesince 18/9/2018 tarihinde reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya

19/9/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 12/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün

10/3/2020 tarihli yazısında; başvurucunun tutuklu olarak Kuruma geldiği

5/3/2018 tarihinde OHAL döneminin devam ettiği, tutukluların ziyaretçilerinin

22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere

İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin (667 sayılı KHK) 6. maddesinin (e) bendi

uyarınca sınırlı olduğu, bu nedenle Kuruma gelişinde başvurucuya üç kişilik

liste bilgisi hakkında tebligat yapılmadığı belirtilmiştir.

15. Başvurucu, bireysel başvuru sonrasında 18/1/2019

tarihinde Yalvaç T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Yalvaç T

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 18/3/2020 tarihli yazısıyla

başvurucunun burada üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturma talebinde bulunduğu

ve talebinin de kabul edildiği bildirilmiştir.

16. Terör örgütüne üyelik suçundan yargılandığı davada

Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli kararıyla başvurucunun 8 yıl

9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Hükümlüyü ziyaret" kenar

başlıklı 83. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi

koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya

kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu

hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en

fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere

çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir."

18. Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin ikinci fıkrası

şöyledir:

“Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada

sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde

adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği

tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık,

doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını

ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışında

değiştirilemez. Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlinde

bildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup

bulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalı

görülenlere ziyaret izni verilmez ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir.”

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 20/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu; OHAL döneminde 667 sayılı KHK.nın 6.

maddesinin (e) fıkrasında sınırlı olarak sayılan kişiler dışında kimseyle

görüşülmesine izin verilmediğini, mevzuata göre 60 günlük sürenin kendisine bu

konuda yapılacak tebliğden itibaren başlayacağının belirtildiğini, Ceza İnfaz

Kurumuna kabul edildiği 5/3/2018 tarihinde üç kişilik ziyaretçi listesi

oluşturması yönünde tarafına bir tebliğ yapılmadığını belirtmiştir. Başvurucu,

OHAL uygulamasının kaldırılması sonrasında ziyaretçi listesi oluşturma

talebinin süresinde yapılmayarak reddedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde; başvurucunun süresinde talepte

bulunmaması nedeniyle ziyaretçi listesi oluşturma talebinin reddi şeklindeki

müdahalenin mevzuata uygun olduğu ve meşru amaç taşıdığı bildirilmiştir.

22. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında,

bireysel başvuru formundaki iddialarını tekrar etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak "Özel hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına

saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz.”

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Anayasa Mahkemesinin benzer kararları dikkate alındığında başvurucunun

ziyaretçi listesi oluşturma isteminin reddedilmesi nedeniyle görüşme hakkının

kısıtlandığı ve bu suretle dış dünya ile sağlıklı bir ilişki kurmasının

engellendiği yolundaki iddiası, Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel

hayata saygı hakkı kapsamında incelenmiştir (Mehmet Zahit Şahin, B. No:

2013/4708, 20/4/2016, § 28; Ethem Zariç, B. No: 2014/4137,

9/11/2017, § 27).

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

25. Somut olayda başvurucunun bireysel başvuru sonrasında

18/1/2019 tarihinde Yalvaç T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği ve

burada üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturma talebinde bulunduğu ve talebinin

de kabul edildiği anlaşılmakta ise de başvuru konusu olan 23/7/2018 ile

18/1/2019 tarihleri arasında (yaklaşık 6 aylık sürede) nişanlısı ile

görüşemeyen başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddiasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Müdahalenin

Varlığı

27. Somut olayda uyuşmazlık, başvurucunun ziyaretçi

listesi oluşturma talebinin reddedilmesinden kaynaklanmaktadır. Başvuruya konu

kararın Ceza İnfaz Kurumunda önce tutuklu daha sonra hükümlü olarak bulunan

başvurucunun dış dünya ile iletişim kurması ve sosyal ilişkilerinin

sınırlandırılması yönünde etkiler doğurması nedeniyle özel hayata saygı hakkına

müdahale teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

b. Müdahalenin

İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

28. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

29. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13.

maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 20.

maddesini ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde

öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru

amaç taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine

aykırı olmama kriterlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Halil

Berk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, § 49; Süveyda Yarkın, B.

No: 2017/39967, 11/12/2019, § 32; Şennur Acar, B. No: 2017/9370,

27/2/2020, § 34).

i. Kanunilik

30. Başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma talebinin

reddi işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkate alındığında

müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu

değerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, §§ 47-56).

ii. Meşru Amaç

31. Müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi

genel amacı çerçevesinde ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplinin

sağlanması şeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin,

§ 57).

iii. Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) Genel

İlkeler

32. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz

kurumunda tutulmanın kaçınılmaz bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin

hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek

önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, § 36).

33. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkı

değerlendirilirken ceza infaz kurumunun güvenliğinin ve düzeninin sağlanması

ile hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmeleri

suretiyle iyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulması

gerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62).

34. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere

gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları

çerçevesi dâhilinde, olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi

gerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği

suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet

Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamda başvuru konusu olay bakımından yapılacak

değerlendirmelerin temel ekseni, müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece

mahkemelerinin kararlarında dayandıkları gerekçelerin özel hayata saygı

hakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygunluk ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde

ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet

Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, § 68).

35. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplinin

sağlanması amacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısının

sınırlandırılması mümkün olmakla birlikte hükümlü ve tutukluların öznel

durumlarının da dikkate alınması ve bu hususta somut olayın koşullarının

gerektirdiği esnekliğin temin edilmesi gerekir. Bu anlamda ceza infaz

kurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasındaki kamu yararı ile tutuklu

ve hükümlülerin sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki bireysel yarar arasında

makul bir denge gözetilmelidir.

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

36. Somut olayda başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma

şeklindeki talebi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı

tarafından Ziyaret Yönetmeliği'nde belirtilen altmış günlük süre içinde

sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ziyaret Yönetmeliğinin 9. maddesinin

ikinci fıkrasında hükümlü ve tutuklulara üç kişilik ziyaretçi listesi talep

edebilecekleri hususunun tebliğ edilmesi gerektiği, 60 günlük sürenin bu tebliğden

itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda başvurucuya üç kişilik

ziyaretçi listesi oluşturması hakkında tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır

(bkz. § 14). Bu durumda başvurucunun talebinin reddedilmesinin Ziyaretçi

Yönetmeliği'nin söz konusu hükmüne aykırı olduğu açıktır.

37. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin Mehmet Sevik (B.

No: 2017/24068,18/7/2019, §§ 36, 37) kararında 5275 sayılı Kanun'da ziyaretçi

isim listesinin bildirilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediği,

Ziyaret Yönetmeliği'nde belirtilen sürenin hak düşürücü değil düzenleyici süre

olarak yorumlanabileceği vurgulanmıştır. Anılan kararda, idarenin ve derece

mahkemelerinin Ziyaret Yönetmeliği'ndeki altmış günlük sürenin hak düşürücü

olduğu şeklindeki yorumlarının başvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı süre

boyunca ziyaretçi belirleme ve kabul etme hakkından yararlanamaması sonucuna

yol açtığı, başvurucunun talebinin salt altmış günlük sürenin geçtiğinden

bahisle reddedilmesinin özel hayata saygı hakkı ile kamu güvenliği amacı

arasında adil denge sağlamaktan uzak olduğu belirtilmiştir.

38. Somut olayda başvurucuya ziyaretçi listesi

oluşturması yönünde hiçbir tebligat yapılmadığı gibi idarenin ve derece

mahkemelerinin Ziyaret Yönetmeliği'ndeki altmış günlük sürenin hak düşürücü

olduğu şeklindeki yorumları, başvurucunun Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda kaldığı süre boyunca ziyaretçi belirleme ve kabul etme hakkından

yararlanamaması sonucuna yol açmıştır. Bu şekilde ziyaret hakkına getirilen

kısıtlamanın hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurması ve

sosyalleşmesi suretiyle iyileştirilmesi ilkelerine uygun düştüğü söylenemez (Mehmet

Sevik, § 37). Bu nedenle başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma talebinin

reddedilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin ilgili ve

yeterli gerekçelere dayandırılmadığı, müdahalenin demokratik toplum düzeninde

gerekli bir müdahale olmadığı sonucuna varılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. maddesi Yönünden

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir."

41. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 30.000 TL manevi

tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

42. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

43. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

44. İncelenen olayda, derece mahkemesinin hak düşürücü

nitelikte olmayan bir süre düzenlemesine dair katı yorumunun başvurucunun

ziyaret hakkına kısıtlama getirilmesine yol açması nedeniyle ihlal sonucuna

ulaşılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararlarından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvurucunun 18/1/2019 tarihinde

Yalvaç T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, ihlalin başvurucunun

Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı süre için geçerli olduğu, bu

nedenle ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak eski hâle

getirme ilkesi çerçevesinde özel hayata saygı hakkının ihlali nedeniyle

yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 6.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel

hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 6.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Konya İnfaz

Hâkimliğine (14/8/2018 tarihli ve E.2018/2762, K.2018/2755 sayılı kararla

ilgilidir) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 20/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Hüseyin Fatih TAMER Vekili : Av. Abdullah Erkam TAMER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/31316, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. C. 6216 Sayılı
  16. A. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  17. B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel
  18. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  19. F. Kararın bir örneğinin bilgi için Konya İnfaz
  20. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/31316
Tarih
20 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Hüsniye Yıldırım Başvurusu (B. No: 2018/37780)
  • Necat Kaya Başvurusu (B. No: 2017/31072)
  • Bilal Çetiner Başvurusu (B. No: 2019/42199)
  • Serkan Kılıç Başvurusu (B. No: 2016/2771)
  • Adem Tezel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/17830)
  • Özkan Karataş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/31774)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.