İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hüseyin Şahin Başvurusu (B. No: 2014/10262)

1. Başvuru, görev yeri değişikliğinin iptali için açılan davada

Başvuru No2014/10262Tarih21 Şubat 2018Okuma10 dk · 2.073 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hüseyin Şahin Başvurusu

Karar tarihi
21 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/10262
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.073 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, görev yeri değişikliğinin iptali için açılan davada

gerekçesiz karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 19/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine görüş

bildirilmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucunun İstanbul Üniversitesi (Üniversite) Sağlık Kültür

ve Spor Dairesi başkanı olarak görev yaptığı dönemde yapılmış olan bir ihale,

mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Kamu İhale Kurulunca iptal edilmiş ve bu

şekilde Üniversitenin zarara uğramasına yol açıldığı sebebiyle başvurucu

hakkında Yükseköğretim Kurulu tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştır.

Söz edilen soruşturmaya ayrıca başvurucuyla ilgili olarak İktisadi İşletme Yönergesi'ne aykırı olarak kendisine maaş bağlandığına,

yine başkan olarak görev yaptığı birimce mevzuata aykırı olarak bağış

yapıldığına ve Maliye Kontrol elemanlarınca yapılan denetimlerde de başkaca

usulsüzlükler tespit edildiğine ilişkin iddialar da konu edilmiştir.

9. Başvurucu hakkında açılan idari soruşturma devam ederken

Üniversite Rektörlüğünün 27/2/2009 tarihli işlemi ile 14/7/1965 tarihli ve 657

sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 45. ve 76. maddeleri dayanak alınarak

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi teknik hizmetler sınıfında açık bulunan 1. derece

mühendis kadrosuna naklen atanmıştır.

10. Söz konusu idari soruşturma sonucunda başvurucuya 18/8/2010

tarihli işlem ile 1/8 oranında on ayrı aylıktan kesme cezası verilmiştir.

A. Başvurucunun Naklen

Atanmasına İlişkin İşleme Karşı Açılan Dava

11. Başvurucu naklen atanması işleminin iptali istemiyle

İstanbul 10. İdare Mahkemesinde 17/3/2009 tarihinde iptal davası açmıştır.

12. Yapılan değerlendirme sonucu İstanbul 10. İdare Mahkemesi

30/12/2011 tarihli kararı ile davanın reddine hükmetmiştir. Mahkeme,

gerekçesinde başvurucu hakkında tesis edilen disiplin cezalarının iptali

istemiyle açılan davanın reddedilmiş olduğuna da atıfta bulunarak başvurucuya

disiplin soruşturması kapsamında isnat edilen eylemlerin sabit olduğu kanaatine

ulaşmış ve bu fiillerin başvurucunun idari görevden alınmasını gerektirdiği

sonucuna varmıştır.

13. İlk derece mahkemesi kararına karşı başvurucu tarafından

temyiz talebinde bulunulması üzerine yapılan değerlendirme neticesinde Danıştay

Sekizinci Dairesinin 26/3/2013 tarihli kararı ile onamaya hükmedilmiştir.

14. Başvurucunun talebi ile yapılan karar düzeltme incelemesi de

aynı Dairenin 22/4/2014 tarihli kararı ile reddedilmiş, bu ilam başvurucuya

30/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu, karar düzeltme talebinin reddedildiğini 16/6/2014

tarihinde öğrendiğini beyan ederek aynı tarihte bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Başvuruya Verilen

Disiplin Cezasına Karşı Açılan Dava

16. Başvurucu, bahsi geçen idari soruşturma sonucunda kendisine

uygulanan on ayrı "1/8 oranında aylıktan kesme cezası"nın

iptal edilmesi istemiyle İstanbul

7. İdare Mahkemesinde 2/11/2010 tarihinde dava açmıştır.

17. İstanbul 7. İdare Mahkemesi 5/10/2011 tarihli kararında

başvurucunun hukuki dayanağı bulunmayan ve hukuken teşekkül ettirilmediği sabit

olan bir faaliyet içinde yer alma fiili nedeniyle cezalandırılması gerektiğinin

açık olduğunun altını çizmiştir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesi, davalı

idarenin başvurucunun bu faaliyeti kapsamında bazı işlemleri ayrı ayrı

değerlendirmek suretiyle her bir fiil için ayrı ayrı disiplin cezası

uygulanmasına ilişkin işlemde konu unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı

gerekçesine dayanarak davayı kabul etmiştir.

18. İlk derece mahkemesi kararı, temyiz incelemesi sonucu

Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/6/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma

kararında Daire; başvurucunun görevi, soruşturma konularının niteliği ve

ağırlığı ile tesis edilen cezaların her birinin ayrı eylemlerden kaynaklandığı

hususu dikkate alındığında isnat edilen eylemlerin ayrı ayrı ele alınarak hukukilik

denetiminin yapılması gerektiğini belirtmiştir.

19. Başvurucu tarafından yapılan karar düzeltme talebi de aynı

Dairenin 21/3/2016 tarihli kararı reddedilmiştir.

20. Bozma kararına uyan İstanbul 7. İdare Mahkemesi dosyayı

yeniden ele almıştır. Bu doğrultuda ilk derece mahkemesi 27/4/2017 tarihinde

verdiği karar ile iptali istenen cezalara karşı tek dilekçeyle dava açıldığını

ancak söz konusu işlemler arasında maddi anlamda hukuki bağlılık ya da

sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığının görüldüğünü, bu anlamda başvurucunun otuz

gün içinde her işlem için ayrı ayrı dava açması gerektiğini belirtmiş; dava

dilekçesini reddetmiştir.

21. Başvurucu, bu uyuşmazlığa ilişkin ayrı dilekçeler ile

yeniden dava açılıp açılmadığına dair Anayasa Mahkemesine herhangi bir bilgi

veya belge sunmamıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 21/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

23. Başvurucu, naklen atanmasına ilişkin işleme karşı İstanbul

10. İdare Mahkemesinde açtığı dava yönünden makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

26. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

27. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki 5 yıl 1 ayı aşan yargılama

süresinin (bkz. §§ 11-14) makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

28. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

29. Başvurucu, naklen atanması işlemine karşı İstanbul 10. İdare

Mahkemesinde açtığı iptal davasında kararı veren derece mahkemesi ve temyiz

merciinin beyan ve savunmalarını dikkate almadan, bu hususta hiçbir gerekçe

göstermeden karar verdiklerini belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

30. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla

Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar

hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868,

19/4/2017, § 75).

31. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

32. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın niteliğine göre

değişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi yapan mercinin

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması, bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması kararın gerekçelendirilmiş olması

bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi,

B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 57).

33. Somut olayda İstanbul 10. İdare Mahkemesinde yapılan açık

yargılama sonunda verilen 30/12/2011 tarihli kararda; başvurucunun hakkında

yürütülen idari soruşturma sonucu verilen disiplin cezalarının iptali istemiyle

açtığı davanın karar gerekçesine dikkat çekilerek belirtilen idari soruşturma

kapsamı fiiller yönünden tespitler yapıldığının belirtildiği, her ne kadar

disiplin cezalarının iptaline hükmedilmiş olsa bile bu iptalin başvurucu

hakkında tek ceza uygulanması gerekirken ayrı ayrı cezalar uygulanmasına

ilişkin olduğunun altının çizildiği, 657 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri

dayanak alınarak yapılan iptali istenen işlemde idarenin ilgili mevzuatlar

uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin de dikkate alındığı, bu kapsamda

tarafların davanın sonucuna etkili olabilecek iddia ve savunmalarının

tartışılıp bir sonuca varıldığı anlaşılmakta (bkz. § 12) ve sonuç olarak

kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görülmektedir. Kanun

yolu incelemesinde verilen kararlarda ise ilk derece mahkemesi karar ve

gerekçesinin uygun bulunduğu görülmekte (bkz. §§ 13, 14), bu kapsamda gerekçeli

karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil

Olmadığına İlişkin İddia

35. Başvurucu; daire başkanlarının atanma ve görevden alma usul

ve esaslarına aykırı olarak davalı idarenin kendisini görevden aldığını, daha

alt bir unvan ve kadroya atandığını, atama işleminden sonra kendisine disiplin

cezası verilerek işlemin haklı gösterilmeye çalışıldığını, dolayısıylahaksız

ve gerekçesiz olarak kadrodan ve unvanın tüm mali ve özlük haklarından yoksun

bırakıldığını, Mahkemenin dosyadaki sicil ve takdirnameleri dikkate almadan

görev değişikliğini hukuka uygun bulduğunu, yine Mahkemenin idarenin verdiği

tüm kararların doğru olduğunu kabullendiğini ve davalı idarenin beyanlarını

kararına gerekçe olarak yazdığını belirterek Anayasa'nın 36., 128. ve 130.

maddelerinde yer alan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

36. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

37. Yukarıda yer verilen içtihat kapsamında (bkz. § 36)

başvurucu tarafından ileri sürülen bu başlık altındaki iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup Mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate

alındığında belirtilen ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu anlaşılmaktadır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

39. Öte yandan başvurucu 29/2/2016 tarihinde bireysel başvuru

dosyasında sunduğu ek beyan dilekçesi ile hakkında uygulanan disiplin cezaları

için 21/8/1982 tarihli ve 17789 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı

ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin dayanak

alındığını ancak anılan Yönetmelik'in yasal dayanağı olan 4/11/1981 tarihli ve

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci

cümlesinin Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunca norm denetimi incelemesi sonucu

14/1/2015 tarihli ve E.2014/100, K.2015/6 sayılı karar ile iptal edildiğini,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun da 29/4/2015 tarihli kararı ile Anayasa

Mahkemesinin iptal hükmünün henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara

uygulanacağını karara bağladığını belirterek bireysel başvuru incelemesinde bu

hususların dikkate alınmasını talep etmiştir.

40. İlgili talebin incelenmesi sonucunda yukarıda da

belirtildiği gibi Ankara 10. İdare Mahkemesinde görülen iptal davasının

konusunun 657 sayılı Kanun hükümleri dayanak alınarak gerçekleştirilen atama

işlemine ilişkin olduğu ve dava kapsamında yapılan değerlendirmelerden de

anlaşıldığı üzere başvurucuya disiplin cezası verilmesi ile görev yeri

değişikliği yapılmasının ayrı işlemler olduğu hususları dikkate alınarak söz

konusu talep bakımından ayırca bir değerlendirme

yapılmasına gerek görülmemiştir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

42. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

43. Somut olayda, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

44. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 5.400 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

45. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 5.400 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 10. İdare

Mahkemesine (E.2009/393, K.2011/2162) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/2/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Nuri NECİPOĞLU Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : İsmail Emrah PERDECİOĞLU Başvurucu : Hüseyin ŞAHİN Vekili : Av. Hıdır ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/10262, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucunun Naklen
  7. B. Başvuruya Verilen
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Makul Sürede
  10. B. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine
  11. C. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil
  12. D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  13. A. 1.Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/10262
Tarih
21 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Hüseyin Demir Başvurusu (B. No: 2014/5310)
  • Kıvılcım Erpolat Başvurusu (B. No: 2015/4998)
  • Hasan Gevez Başvurusu (B. No: 2015/553)
  • Emine Vural Başvurusu (B. No: 2015/4499)
  • Kamil Bedir Başvurusu (B. No: 2015/14289)
  • İbrahim Aytekin Başvurusu (B. No: 2015/9444)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.