İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hüseyin Uğur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2996)

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

Başvuru No2014/2996Tarih18 Temmuz 2018Okuma17 dk · 3.426 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hüseyin Uğur Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
18 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2014/2996
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.426 kelime·17 dk okuma·35 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutukluluk dolayısıyla siyasi faaliyetlerin

yerine getirilememesi nedeniyle seçme ve seçilme hakkının; yargılamanın makul

sürede sonuçlandırılmaması, gizli tanıkların sorgulanamaması, hukuka aykırı

delillerin yargılamada kullanılması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Şırnak KCK

Kent Meclisi yapılanması soruşturması kapsamında başvurucular Aydın Pusat ve

Taybet Belge 17/9/2011 tarihinde; Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil

Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar, Sefer Tunç ve

Yahya Barınç 20/9/2011 tarihinde; Abdurrezzak Yıldız 10/10/2011 tarihinde;

Dursun Çakır 18/10/2011 tarihinde; Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur ve Sabri Ürkmez

27/11/2011 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Başvurucu Ramazan Çakar hakkında

29/9/2011 tarihinde yakalama kararı çıkarılmıştır. Başvurucu Dursun Çakır

18/10/2011 tarihinde salıverilmiştir. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı

üzerine Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince 20/10/2011 tarihinde hakkında

yakalama emri çıkarılmıştır.

9. Mehmet Çakar 20/9/2011 tarihinde; Aydın Pusat, Taybet Belge,

Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş,

Mahmut Kaplan, Sefer Tunç ve Yahya Barınç 21/9/2011 tarihinde; Abdurrezzak

Yıldız 11/10/2011 tarihinde; Dursun Çakır yakalama emri üzerine 24/11/2011

tarihinde; Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur ve Sabri Ürkmez 30/11/2011 tarihinde

tutuklanmışlardır.

10. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 1/1/2012 tarihli

iddianamesi ile başvurucuların terör örgütüne üye olma, terör örgütünün

faaliyetlerini düzenlemek suretiyle örgütü yönetme, terör örgütünün

propagandasını yapma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu

davası açılmıştır.

11. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250.

maddeyle görevli) E.2012/24 sayılı dosyasında yargılamaya başlanmıştır.

12. Başvuruculardan Aydın Pusat 8/6/2012 tarihinde, Ayşe İrmez

28/6/2013 tarihinde Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince tahliye edilmiştir.

13. Tutukluluğu devam eden başvurucular son olarak 8/1/2014

tarihinde yargılandıkları Mahkemeden tahliye talebinde bulunmuş; Mahkeme

10/1/2014 tarihinde tahliye taleplerinin reddine ve Ayşe İrmez dışındaki

başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir.

14. Bu karara karşı yapılan itirazı değerlendiren Diyarbakır 4.

Ağır Ceza Mahkemesi 30/1/2014 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bu

karar 11/2/2014 tarihinde başvurucuların müdafiine tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucular 5/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

16. Başvurucular hakkındaki dava, kanun değişikliği ile CMK

mülga 250. maddeyle görevli mahkemelerin kapatılması üzerine Şırnak 1. Ağır

Ceza Mahkemesine devredilmiştir.

17. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/142 sayılı dosyası

üzerinden devam edilen yargılamada 10/4/2014 tarihinde başvurucular Kerem

Erkuş, Mahmut Kaplan, Sabri Ürkmez, Dursun Çakır, Halil Batıbey, Taybet Belge

ve İbrahim Ayan'ın; 15/7/2014 tarihinde Asiye Atılgan, Abdullah Şaran, Hüseyin

Uğur, Mehmet Çakar, Abdurrezzak Yıldız, Ali Aktaş, Sefer Tunç ve Yahya Barınç'ın

tahliye edilmesine karar verilmiştir.

18. Başvurucu Ramazan Çakar 17/10/2014 tarihinde savunma yapmak

istediğini belirterek Mahkemeye gelmiş, Mahkemece yapılan sorgusunun ardından

aynı tarihte tutuklanmıştır.

19. Dava daha sonra Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine

nakledilmiştir.

20.Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi 15/1/2015 tarihinde

başvurucu Ramazan Çakar'ın tahliyesine karar vermiştir.

21. Başvurucu Abdurrezzak Yıldız 21/3/2016 tarihinde, Şırnak

Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanmıştır.

Başvurucu hakkında Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 30/3/2016 tarihli

iddianamesiyle Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

22.Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi 9/6/2016 tarihli kararıyla bu

davanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davayla

birleştirilmesine, yargılamanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava

üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.

23. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi 17/11/2016 tarihinde

başvurucu Abdurrezzak Yıldız'ın tahliyesine karar vermiştir.

24.Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Ankara

Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

26. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

" Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

B. Uluslararası Hukuk

1. Sözleşme Hükümleri

27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama

organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak

şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt

ederler."

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi İçtihadı

28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'ye ek 1

No.lu Protokol'ün 3. maddesindeki serbest seçim hakkını, yasama organının seçimi ya da bu organın

iki meclisi varsa en azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak

değerlendirmektedir (Gorizdra/Moldova (k.k.),

B. No: 53180/99, 2/7/2002, hukuk kısmı, § 2; Cherepkov/Rusya

(k.k.), B. No: 51501/99, 25/1/2000, hukuk kısmı, § 1).

29. AİHM, serbest seçim hakkının kapsamını yasama yetkisine

sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadar genişletmemiş ve

yerel seçimlerin ulusal yasaları yerel düzeyde uygulayarak parlamentonun

desteklenmesi işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. AİHM ayrıca belediye

seçimlerinin (Cherepkov/Rusya),

bölgesel seçimlerin (Malarde/France (k.k.),

B. No: 46813/99, 5/9/2000), il genel meclisi seçimlerinin (Vito Sante Santoro/Italy, B. No:

36681/97, 1/7/2004), belediye ve ilçe meclisi seçimlerinin (Mółka/Poland [BD] (k.k.), B. No:

56550/00, 12/6/2014) Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesinde

belirlenen serbest seçim hakkının kapsamında olmadığına karar vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 18/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

31. Başvurucular, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe

bulunmamasına rağmen hukuka aykırı delillerle ve matbu gerekçelerle devam

ettirilen tutukluluklarının makul süreyi aştığını, tutukluluğun devamı

gerekçelerinin ilgili ve yeterli olmadığını, alternatif tedbirlerin dikkate

alınmadığını belirterek Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; uzun süredir tutuklu olmalarına rağmen tahliye

edilmediklerini, tutukluluklarının devamında ısrar edildiğini belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı ile bağlantılı olarak eşitlik ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

a. Başvurucu Aydın Pusat Yönünden

32. Anayasa Mahkemesi 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen

nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler.

Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi ancak bu tarihten

sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurularla

sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında anılan tarihten önce

kesinleşmiş nihai işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının

genişletilmesi mümkün değildir (G.S., B.

No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

33. Somut olayda başvurucu Aydın Pusat'ın suç isnadına bağlı

tutukluluk durumu, tahliye edildiği 8/6/2012 tarihinde yani bireysel

başvuruların incelenmeye başlandığı tarih olarak belirlenen 23/9/2012

tarihinden önce sona ermiştir.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anılan

başvurucu yönünden zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

b. Başvurucu Ayşe İrmez Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru

yapılması gerekir.

36. Derece mahkemesince hüküm verilmeden önce tutukluluk hâli

sona eren bir kişinin tahliye edildiği tarihten itibaren en geç otuz günlük

yasal süre içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak tutuklulukla

ilgili şikâyetlerini ileri sürmesi gerekmektedir (Cüneyt Kartal, B. No: 2013/6572, 20/3/2014, § 22).

37. Somut olayda yargılama kapsamında tutuklu olan başvurucu

Ayşe İrmez28/6/2013 tarihinde tahliye edilmiştir. Dolayısıyla bireysel

başvurunun ilk derece mahkemesinin tahliye kararını verdiği 28/6/2013

tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekirken 5/3/2014 tarihinde

yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anılan

başvurucu yönünden süre aşımı

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Başvurucu Ramazan

Çakar Yönünden

39. 6216 sayılı Kanun’un "Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri

sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan

etkilenenler tarafından yapılabilir.

40. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinde kimlerin bireysel

başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre

bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel

ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu

edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da

ihlalinden dolayı başvurucunun güncel bir

hakkının ihlal edilmesi, bu ihlalden dolayı kişinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması ve bunların

sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur

olduğunu ileri sürmesi şeklindedir (Onur

Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42).

41. Başvurucu hakkında 29/9/2011 tarihinde yakalama kararı

çıkarılmıştır. Bu yakalama kararı infaz edilememiştir. Başvurucu 17/10/2014

tarihinde Mahkemeye gelerek savunmasını yapmak istemiş, Mahkemece yapılan

sorgusunun ardından ilk defa bu tarihte tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu,

başvurduğu tarih itibarıyla tutuklu değildir ve uzun tutukluluk nedeniyle bu

başvuruda mağdur sıfatı bulunmamaktadır. Başvurucu bireysel başvuruda

bulunduktan sonraki tutuklama süreciyle ilgili bir şikâyette de bulunmamıştır.

42.Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anılan

başvurucu yönünden kişi bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

d. Diğer Başvurucular Yönünden

43. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların Anayasa'nın 10. maddesinde

düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine yönelik iddialarının da esas

olarak kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı çerçevesinde Anayasa'nın 19.

maddesinin yedinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

44. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

45. 6216 sayılı Kanun’un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

46. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe

Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

47. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa (ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak) 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45).

48. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 10/4/2014,

15/7/2014, 17/11/2016 tarihlerinde tahliyesine karar verilen başvurucuların

tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141.

maddesi kapsamında açılacak davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında

açılacak dava sonucuna göre başvurucuların tutukluluğunun makul süreyi

aştığının tespiti hâlinde görevli mahkemece başvurucu lehine tazminata da

hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen

dava yolu, başvurucuların durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir

hukuk yoludur ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel

başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun

ikincil niteliği ile bağdaşmamaktadır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğun makul

süreyi aştığı iddiasına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden

bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Seçme, Seçilme ve

Siyasi Faaliyette Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

50. Başvuruculardan Abdullah Şaran, Sabri Ürkmez, Abdurrezzak

Yıldız, Dursun Çakır, Ali Aktaş, Aydın Pusat belediye başkanı, belediye meclis

üyesi, il genel meclis üyesi, belediye encümeni ve başkanı olduklarını

belirterek tutuklanmaları nedeniyle seçilme ve siyasi faaliyette bulunma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

51. Anayasa'nın 67. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara

uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde

siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir."

52. Başvurucuların bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 67.

maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

53. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci

cümlesi şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir."

54. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

55. Belirtilen hükümler uyarınca bir anayasal hak ihlali

iddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesi

için başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerden olması, Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin taraf

olduğu protokoller kapsamında yer alması gerekir. Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun esasının

incelenmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18; Mehmet

Haberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, § 106).

56. Anayasa'nın 67. maddesinde; seçme, seçilme ve bağımsız

olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkı güvence

altına alınmıştır. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı,

demokrasinin en önemli ilkelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Şüphesiz

anılan haklar, hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinin

temellerinin kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahiptir (Nejdet Atalay, B. No: 2014/184, 16/7/2014,

§ 59).

57. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel

başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği

iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra

Sözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi

gerekir.

58. AİHM; Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesinde

düzenlenen serbest seçim hakkını yasama

organının seçimi ya da bu organın iki meclisi varsa en azından bir

meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmekte, bu hakkın kapsamını yasama

yetkisine sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadar

genişletmemektedir (bkz. §§ 28, 29).

59. Somut olayda belediye başkanı, belediye meclis üyesi, il

genel meclis üyesi, belediye encümeni olarak seçilen başvurucuların

tutuklanmaları nedeniyle siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiği

iddiası; Sözleşme'nin uygulanmasına ilişkin AİHM içtihatları karşısında,

Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır. Zira anılan

iddianın temeli, yasama organına değil yerel yönetimlere ilişkindir (Nejdet Atalay, § 62; Nevzat Azak, B. No: 2014/973, 5/4/2017, §

35).

60. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğu nedeniyle

siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının

Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

C. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Olup Makul

Sürede Yargılanma Hakkı Dışındaki İhlal İddiaları Yönünden

a. Başvurucuların İddiaları

61.Başvurucular; hukuka aykırı delillerin yargılamada

kullanıldığını, gizli tanıklara soru sorma hakkı verilmediğini ileri

sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

62. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve

Cennet Yeşilyurt, § 16).

63. Somut olayda başvuruya konu dosyanın ilk derece mahkemesinde

derdest olduğu görülmüştür. Bu nedenle başvurucular, iddialarını ileri

sürebileceği olağan kanun yollarını tüketmeksizin bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

64. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

65. Başvurucular, haklarındaki davanın makul sürede

sonuçlandırılmadığını ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

i. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

66. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Esas Yönünden

67. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

68. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

69. Somut başvuru açısından makul süre değerlendirmesinde

sürenin başlangıç tarihi (gözaltına alındıkları) Aydın Pusat, Taybet Belge

açısından 17/9/2011; Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey,

İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar, Sefer Tunç, Yahya

Barınç açısından 20/9/2011; Abdurrezzak Yıldız açısından 10/10/2011; Dursun

Çakır açısından 18/10/2011; Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur, Sabri Ürkmez

açısından 27/11/2011 tarihidir. Başvurucu Ramazan Çakar açısından ise hakkında

yakalama kararının verildiği 29/9/2011 tarihidir. Yargılama devam etmektedir.

70. Davada yer alan kişi sayısı, davanın örgütlü suçlara ilişkin

olması, birçok olayın dava konusu edilmesi, başvuruculara yönelik çok sayıda

suçlamada bulunulması olguları başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu

ortaya koymaktadır. Bununla birlikte başvurucular hakkındaki yargılama

sürecinin önemli bir bölümünün tutuklu olarak sürdürüldüğü dikkate alındığında

ve davaya bütün olarak bakıldığında Aydın Pusat, Taybet Belge, Ali Aktaş, Asiye

Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan,

Mehmet Çakar, Sefer Tunç, Yahya Barınç, Ramazan Çakar açısından yaklaşık yedi

yıl;Abdurrezzak Yıldız, Dursun Çakır, Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur, Sabri

Ürkmez açısından yaklaşık altı buçuk yıllık yargılama sürecinde makul olmayan

bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır. Başvurucu Ramazan Çakar'ın

yargılamanın bir bölümünde yakalanamamış olması başvurucuya atfedilecek bir

kusur olarak değerlendirilse de bu husus tazminat miktarının hesaplanmasında

dikkate alınmıştır.

71. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

72. 6216 sayılı Kanun'un "Kararlar"

kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

73. Başvurucuların her biri 50.000 TL manevi tazminat talep

etmiştir.

74. Başvuruda, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

75. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

-yargılamadaki taraf sayısı dikkate alınarak- başvurucu Ramazan Çakar'a 2.000

TL; başvurucular Aydın Pusat, Taybet Belge, Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe

İrmez, Halil Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar,

Sefer Tunç, Yahya Barınç'ın her birine ayrı ayrı net 5.000 TL; Abdurrezzak

Yıldız, Dursun Çakır, Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur, Sabri Ürkmez'ın her birine

ayrı ayrı net 4.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

76. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğun

makul süreyi aştığına ilişkin iddianın başvurucu Aydın Pusat yönünden zaman bakımından yetkisizlik, başvurucu

Ayşe İrmez yönünden süre aşımı,

Ramazan Çakar yönünden kişi bakımından

yetkisizlik, diğer başvurucular yönünden başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkına ilişkin olup makul sürede yargılanma

hakkı dışındaki ihlal iddialarının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucu Ramazan Çakar'a 2.000 TL; başvurucular Aydın Pusat,

Taybet Belge, Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey, İbrahim

Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar, Sefer Tunç, Yahya Barınç'ın her

birine ayrı ayrı net 5.000 TL; Abdurrezzak Yıldız, Dursun Çakır, Abdullah

Şaran, Hüseyin Uğur, Sabri Ürkmez'ın her birine ayrı ayrı net 4.000 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine

(E.2014/259 GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

18/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucular

:

1. Abdullah

ŞARAN

2.

Abdurrezak YILDIZ

3. Ali AKTAŞ

4. Asiye

ATILGAN

5. Aydın

PUSAT

6. Ayşe

İRMEZ

7.Dursun

ÇAKIR

8. Halil

BATIBEY

9. Hüseyin

UĞUR

10. İbrahim

AYAN

11. Kerem

ERKUŞ

12. Mahmut

KAPLAN

13. Mehmet

ÇAKAR

14. Ramazan

ÇAKAR

15. Sabri

ÜRKMEZ

16. Sefer

TUNÇ

17. Taybet

BELGE

18. Yahya

BARINÇ

Vekili

:

Av. Mesut

BEŞTAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2996, 18 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Kişi Hürriyeti ve
  11. B. Seçme, Seçilme ve
  12. B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18; Mehmet
  13. C. Adil Yargılanma
  14. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  15. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. M. Emin KUZ
  20. Kaya
  21. Şaran
  22. Atılgan
  23. Pusat
  24. İrmez
  25. Çakır
  26. Batıbey
  27. Uğur
  28. Ayan
  29. Erkuş
  30. Kaplan
  31. Çakar
  32. Çakar
  33. Ürkmez
  34. Tunç
  35. Belge
  36. Barınç
  37. Beştaş
  38. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2996
Tarih
18 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Ali Galip Baltaoğlu Başvurusu (B. No: 2015/1108)
  • Erdener Demirel ve Feki Roni Temizyüz Başvurusu (B. No: 2014/13310)
  • Serkan Koç Başvurusu (B. No: 2015/10401)
  • Ruşen Melih Nebigil Başvurusu (B. No: 2014/2037)
  • Güney Atmaca Petrol A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/9567)
  • Ö.d. Başvurusu (B. No: 2016/37804)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.