İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İhsan Kartal Başvurusu (B. No: 2018/19797)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda ziyaretçi listesinde

Başvuru No2018/19797Tarih7 Nisan 2021Okuma13 dk · 2.596 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İhsan Kartal Başvurusu

Karar tarihi
7 Nisan 2021
Başvuru Numarası
2018/19797
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.596 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda ziyaretçi listesinde

değişiklik yapılması talebinin reddi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 19/6/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu; üç kişilik

ziyaretçi listesinde isimlerini bildirdiği iki kişinin 4-5 yıldır hiç

ziyaretine gelmediğini, diğer bir kişinin ise son 1 yıldır ziyarete gelmediğini

ifade ederek ziyaretçi listesinde değişiklik yapmak istediğini bir dilekçe ile

İnfaz Kurumuna bildirmiştir. İnfaz Kurumu Müdürlüğü 26/3/2018 tarihli

kararıyla, konuyla ilgili mevzuat hükümlerine yer vererek, başvurucunun

ziyaretçi listesinde değişiklik yapma talebinin 17/6/2005 tarihli ve 25848

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri

Hakkında Yönetmelik'te (Ziyaret Yönetmeliği) sayılan zorunlu hâllere ilişkin

olmadığını değerlendirmiş ve değişiklik talebini reddetmiştir.

10. Başvurucu Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliğine (İnfaz

Hâkimliği) başvurarak İnfaz Kurumuna yönelttiği talebini tekrarlamış; özellikle

4-5 yıldır uzak olmaları ve ekonomik imkânsızlıklar sebebiyle ziyaretine

gelemeyen iki arkadaşının yerine başka isimlerin eklenmesi talebinin kabulünü

istemiştir. İnfaz Hâkimliği, İnfaz Kurumu Müdürlüğünün kararının usul ve yasaya

uygun olduğunu ve başvurucunun talebinin zorunlu hâl kapsamında kabul

edilemeyeceğini değerlendirerek 25/4/2018 tarihli kararıyla itirazı

reddetmiştir.

11. Başvurucunun Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine

yaptığı itiraz, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile 28/5/2018

tarihinde reddedilmiştir.

12. Nihai karar başvurucuya 31/5/2018 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucu 19/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

14. İlgili hukuk için bkz. Mehmet Zahit Şahin, B.

No: 2013/4708, 20/4/2016, §§ 18-25; Ethem Zariç, B. No: 2014/4137,

9/11/2017, §§ 15-18; Mehmet Sevik, B. No: 2017/24068, 18/7/2018, §§ 14,

15.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

16. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak, geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

17. Başvurucu; ziyaretçi listesinde bildirdiği isimlerin

4-5 yıldır ziyaretine gelmediğini, bu listede değişiklik yapılmasına izin

verilmemesi sebebiyle görüşme yapma hakkını kullanamadığını ve mağduriyet

yaşadığını ifade ederek özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

18. Bakanlık görüşünde; ilgili Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına yer vererek söz konusu müdahalenin

Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen koşullara uygun olarak

gerçekleştirildiğini, infaz kurumlarında düzenin ve güvenliğin sağlanması

açısından bu tür tedbirlerin alınması gerektiğini, idare ve yargı mercilerinin

kişinin menfaatleri ile kamu yararı arasında adil bir denge gözettiğini, ayrıca

söz konusu müdahalenin olağanüstü hâl koşulları içerisinde gerçekleştiğini ve

başvurunun Anayasa'nın 15. maddesinde öngörülen sınırlar içerinde incelenmesi

gerektiğini ifade etmiştir.

19. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında;

Bakanlığın güvenlik sorunlarını ön plana çıkararak ziyaretçi listesinde değişiklik

yapılmasını engellemek istediğini, infaz kurumlarında mevcut olan tedbirlerin

bu konuda sorun yaşanmasını engelleyebilecek mahiyette olduğunu, ziyaretçi

listelerinin daha kapsamlı şekilde hazırlanabilmesi için imkânlar tanınması

gerektiğini, bunun tutuklu veya hükümlüler için rehabilite edici etkisi

olduğunu, aile ve sosyal çevreleri ile ilişki kurma ve bu ilişkileri sürdürme

haklarının tanınması gerektiğini vurgulayarak şikayetlerini tekrar etmiştir.

C. Değerlendirme

20. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak "Özel hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ve aile

hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile

hayatının gizliliğine dokunulamaz."

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması isteminin

reddedilmesi nedeniyle görüşme hakkının kısıtlandığı ve bu suretle dış dünya

ile sağlıklı bir ilişki kurmasının engellendiği yolundaki iddiasının

Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, § 28).

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Müdahalenin

Varlığı

23. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği Mehmet Zahit

Şahin kararında, ceza infaz kurumlarında ziyaretçi listesinde değişiklik

yapılması talebinin reddi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği

iddiasını incelemiş, ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması talebinin

reddedilmesinin özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil edeceği sonucuna

varmıştır (Mehmet Zahit Şahin, § 42). Somut olayda anılan

değerlendirmeden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirecek bir durum

bulunmamaktadır (Hiyam Yolcu Akyol, B. No: 2016/207, 7/11/2019, § 26).

b. Müdahalenin

İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

24. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

25. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13.

maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 20.

maddesini ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde

öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru

amaç taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine

aykırı olmama kriterlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Halil

Berk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, § 49; Süveyda Yarkın, B. No:

2017/39967, 11/12/2019, § 32; Şennur Acar, B. No: 2017/9370, 27/2/2020,

§ 34; R.G. [GK], B. No: 2017/31619, 23/7/2020, § 82).

i. Kanunilik

26. Başvurucunun ziyaretçi listesinde değişiklik

talebinin reddi işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkate

alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu

değerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, §§ 47-56).

ii. Meşru Amaç

27. Müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi

genel amacı çerçevesinde ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplinin

sağlanması şeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin,

§ 57).

iii. Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

28. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin

tamamına kural olarak sahiptir (Recep Bekik ve diğerleri [GK], B. No:

2016/12936, 27/3/2019, § 27; Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No:

2013/583, 10/12/2014, § 65). Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın

kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi kurumda

güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması

durumunda tutuklu ve hükümlülerin sahip oldukları haklar sınırlanabilir (Turan

Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35; Ahmet Temiz, B. No:

2013/1822, 20/5/2015, § 66). Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve

aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve

tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını

zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, § 36).

29. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için

zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir. Açıktır

ki bu başlık altındaki değerlendirme, sınırlamanın amacı ile bu amacı

gerçekleştirmek üzere başvurulan araç arasındaki ilişki üzerinde temellenen

ölçülülük ilkesinden bağımsız yapılamaz. Çünkü Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik

toplum düzeninin gereklerine aykırı olmama ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama biçiminde iki ayrı kritere yer verilmiş olmakla birlikte bu iki

kriter bir bütünün parçaları olup aralarında sıkı bir ilişki vardır (Ferhat Üstündağ,

B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45).

30. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal

ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli

olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak

kendisini göstermesi gerekmektedir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan veya

ulaşılmak istenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağır olan bir müdahalenin

zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (Ferhat

Üstündağ, § 46).

31. Orantılılık ise sınırlamayla ulaşılmak istenen

amaç ile başvurulan sınırlama tedbiri arasında dengesizlik bulunmamasına işaret

etmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, bireyin hakkı ile kamunun

menfaatleri veya müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise diğer bireylerin

hak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaret etmektedir.

Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakkın sahibine terazinin diğer kefesinde

bulunan kamu menfaati veya diğer bireylerin menfaatine nazaran açıkça orantısız

bir külfet yüklendiğinin tespiti hâlinde orantılılık ilkesi yönünden bir

sorunun varlığından söz edilebilir (Ferhat Üstündağ, § 48).

32. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkı

değerlendirilirken ceza infaz kurumlarının güvenliğinin ve düzeninin sağlanması

ile hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmeleri

suretiyle iyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulması

gerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62; Hiyam Yolcu Akyol, § 30).

33. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere

gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları

çerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi

gerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği

suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet

Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamda başvuru konusu olay bakımından yapılacak

değerlendirmelerin temel ekseni, müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece

mahkemelerinin kararlarında dayandıkları gerekçelerin özel hayata saygı

hakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygunluk ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya

koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Hiyam Yolcu

Akyol, § 31).

34. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplinin

sağlanması amacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısının

sınırlandırılması mümkün olmakla birlikte hükümlü ve tutukluların öznel

durumlarının da dikkate alınması ve bu hususta somut olayın koşullarının

gerektirdiği esnekliğin temin edilmesi gerekir. Bu anlamda ceza infaz

kurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasındaki kamu yararı ile tutuklu

ve hükümlülerin sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki bireysel yarar arasında

makul bir denge gözetilmelidir (Hiyam Yolcu Akyol, § 32).

35. Mevzuatta hükümlü ve tutuklulara üç kişilik ziyaretçi

isim listesinde zorunlu hâllerde değişiklik yapabilme olanağı verilmiş, örnek

olarak sayılan zorunlu hâllerin neler olduğu konusunda takdir kamu makamlarına

bırakılarak bu konuda esneklik sağlanmıştır. "Zorunlu hâller" Ziyaret

Yönetmeliği'nde "ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun

nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri

değişikliği gibi" denilmek suretiyle sınırlı sayıda değil örnekleme

yoluyla belirtilmiştir. Dolayısıyla uygulamada, bu belirtilen hâller dışında da

zorunlu hâller kapsamında nitelendirilebilecek durumlarla karşılaşılması mümkün

olup bunun takdiri kamu makamlarına bırakılmıştır (Mehmet Zahit Şahin,

§§ 53, 66; Hiyam Yolcu Akyol, § 33).

36. Bunun yanı sıra Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde

ceza infaz kurumu yönetimince gerekli görülmesi hâlinde isimleri bildirilen

ziyaretçiler hakkında ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda

kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılacağı ve sakıncalı görülenlere ziyaret

izni verilmeyeceği düzenlenmiştir (Mehmet Zahit Şahin, § 67; Hiyam

Yolcu Akyol, § 34). Bu şekildeki bir düzenleme de ziyaretçilerin

belirlenmesinde kamu makamlarının takdir hakkını vurgulamaktadır.

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

37. Somut olayda başvurucu ziyaretçilerinin ikisinin

yaklaşık 4-5 yıl kadar diğerinin ise son 1 yıldır hiç ziyaretine gelmediklerini

ifade ederek üç kişilik ziyaretçi listesinde değişiklik yapmak istemiştir.

İnfaz Kurumu Müdürlüğü Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde ziyaretçilerin

ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutukluların nakli ya da

ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği

gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemeyeceği hükmünün yer aldığını, buna

göre başvurucunun ziyaretçi değişikliği talebinin maddede sayılan zorunlu

hallerden olmadığını değerlendirmiştir. Derece mahkemelerinin kararlarında da

farklı bir gerekçe ortaya konulmamıştır.

38. Anayasa Mahkemesi Mehmet Zahit Şahin kararında

zorunlu hâllerin Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde sayılanlarla sınırlı

olmadığını, burada sayılan hallerin örnek olarak belirtildiğini

değerlendirmiştir (bkz. § 66; Erdal Oğuz, B. No: 2018/10567, 12/1/2021, §

33). Ayrıca Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin ikinci fıkrasında ceza infaz

kurumu yönetimince gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında

ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kolluk

aracılığıyla araştırma yaptırılacağı, sakıncalı görülenlere ziyaret izni

verilmeyeceği ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi isteneceği düzenlenmiştir. Buna

göre somut olayda İnfaz Kurumu bu yönde herhangi bir araştırma yaptırmadan ve

zorunlu hâllere ilişkin düzenlemeyi yönetmeliğin öngörmediği şekilde daraltıcı

şekilde yorumlayarak ziyaretçi listesinde değişiklik talebini reddetmiştir.

39. Buna göre İnfaz Kurumu ve ilgili yargı mercileri

kararlarında, başvurucunun ziyaretçilerinin çok uzun süredir ziyarete gelmediği

yönündeki ziyaretçi değişikliğine ilişkin gösterdiği sebebin hiçbir şekilde

değerlendirilmediği, bu sebeplerin Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde

belirtilen "...gibi zorunlu hâller" kapsamında olup

olmadığının tartışılmadığı, İnfaz Kurumunda disiplinin ve güvenliğin sağlanmasına

yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin somut bilgilere dayalı olarak

ortaya konulmadığı, dolayısıyla başvurucunun üç kişilik ziyaretçi listesinde

değişiklik yapılması talebinin reddedilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına

yapılan müdahalenin ilgili ve yeterli gerekçelere dayandırılmadığı anlaşılmış

ve müdahalenin "demokratik bir toplumda gerekli" olmadığı

sonucuna varılmıştır (Mehmet Zahit Şahin, § 68).

40. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

42. Başvurucu, ihlalin tespitini ve giderilmesini

istemiş, tazminat talebinde bulunmamıştır.

43. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

44. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

45. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını

gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).

46. İncelenen başvuruda özel hayata saygı hakkının ihlal

edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin idarenin işleminden

kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte mahkeme de ihlali

giderememiştir.

47. Bu durumda özel hayata saygı hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine karar

verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel

hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkına

yönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2018/579, K.2018/832)

GÖNDERİLMESİNE,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 7/4/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Hilal YAZICI Başvurucu : İhsan KARTAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/19797, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Adli Yardım
  14. B. Başvurucunun
  15. C. Değerlendirme
  16. B. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  17. C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel
  18. D. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkına
  19. E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/19797
Tarih
7 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Cevat Sargın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/12766)
  • Aynur Yanık ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/21411)
  • Volkan Çakır Başvurusu (B. No: 2017/35488)
  • Mustafa İleri Başvurusu (B. No: 2019/3949)
  • Ahmet Kaval Başvurusu (B. No: 2018/5066)
  • Şadiye Dilan Doğan Başvurusu (B. No: 2016/9604)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.