İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İzzet Pirbudak Başvurusu (B. No: 2015/392)

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

Başvuru No2015/392Tarih27 Haziran 2018Okuma14 dk · 2.807 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İzzet Pirbudak Başvurusu

Karar tarihi
27 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/392
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.807 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. 14/4/2007 tarihinde Isparta Emniyet Müdürlüğü tarafından

Konya ve Antalya Emniyet Müdürlükleriyle koordineli olarak yapılan operasyon

kapsamında bombalı eylem hazırlığındayken yakalanan yedi kişiden biri olan N.A.nın evinde arama yapılmıştır.

Aramada ele geçirilen CD'de PKK/KONGRAGEL terör örgütünün gençlik yapılanması

olan Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDGH) içinde yer alan kişilerin

19/3/2006 tarihinde İzmir'de gerçekleştirilen Nevruz gösterilerine katılarak

örgütün sözde bayrağı ile örgütün liderinin posterlerini taşıdıklarını gösteren

fotoğrafların bulunduğu tespit edilmiştir.

9. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce

ele geçirilen CD'deki fotoğraflardan N.A.ya

yaptırılan teşhis neticesinde N.G., M.A., M.F., E.Y. ve N.İ.nin

sözde bayrak, flama, poster taşıma ve tişört giyme eylemlerini

gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.N.A.nın

başvurucuyu teşhisine dair bir belgeye rastlanmamıştır.

10. Ayrıca YDGH içinde faaliyette bulunduğu tespit edilerek Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanan R.S. isimli

şahıs ceza infaz kurumunda Cumhuriyet savcısı huzurunda kendisine gösterilen

fotoğraflardan yaptığı teşhiste; ismini İzzet olarak bildiğini, soyadının Pirbudak olduğunu ise teşhis sırasında öğrendiğini

belirttiği fotoğraftaki kişinin YDGH içinde yer aldığını ve İzzet'in Isparta

Üniversite sorumlusu olduğunu beyan etmiştir.

11. Sonrasında aynı operasyonlara bağlı olarak İzmir Cumhuriyet

Başsavcılığınca (CMK mülga 250. madde ile görevli) (Başsavcılık) birkaç ili

kapsar biçimde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir Nöbetçi 8. Ağır Ceza

Mahkemesince (CMK mülga 250. madde ile görevli) verilen 15/4/2008 tarihli

karara istinaden PKK/KONGRAGEL terör örgütüne üye olma, örgüt adına faaliyet

yürütme, örgütün propagandasını yapma, suç ve suçluyu övme suçlarından

başvurucunun evinde arama yapılmıştır. Arama neticesinde örgütle ilişkili

olduğu değerlendirilen bazı yayınlar ve CD'ler ele geçirilmiştir.

12. Başvurucu 17/4/2008 tarihli Savcılık ifadesinde 2007 yılının

Kasım ayında Süleyman Demirel Üniversitesinde eğitimine başladığını, beş altı

aydır Isparta'da bulunduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan

etmiştir.

13. Başvurucunun 2006 yılı içinde katıldığı iddia edilen

gösterilere ilişkin olarak dava dosyasında mevcut olduğu tespit edilen 2006

yılına ait olan CD izleme ve görüntü tutanağının yalnızca İzmir'de düzenlenen

19/3/2006 tarihli Nevruz kutlaması kapsamındaki bir gösteriye ilişkin olduğu

anlaşılmıştır. Söz konusu tutanak ekinde başvurucuya ait herhangi bir fotoğraf

bulunmamaktadır. Diğer sanıklardan N.G., M.F. ve M.A.nın üzerinde "Öcalan

irademizdir" yazılı tişörtler giymiş vaziyette, ayrıca N.G.nin PKK örgütünün bayrağını ve Abdullah Öcalan'ın

posterini taşırken fotoğraflarının bulunduğu görülmektedir.

14. Yine yürütülen soruşturma kapsamında başvurucu ve diğer

sanıkların iletişimleri tespit edilmiştir. Başvurucunun mahkûmiyetine 0544 ... 91 numaralı telefonuna dair tapelerin de gerekçe olarak gösterildiği

anlaşılmıştır.

15. Başvurucu hakkında Başsavcılığının 4/6/2008 tarihli

iddianamesiyle terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır.

16. Telefon tapelerine ilişkin olarak

başvurucunun ve diğer sanık N.G.nin 15/9/2008 tarihli

celsedeki savunmaları şöyledir:

"SANIKİZZET PİRBUDAK SAVUNMASINDA:...

0535 ... 77 nolu

telefon bana aittir, başkasına ait telefonu da kullanmam benim görüşmelerimde

suç unsuru yoktur başkalarının görüşmelerinden de haberim yoktur o konuşmalarda

dayasa dışı bir şey yoktur dedi.

...

SANIK [N.G.] SAVUNMASINDA

iletişim tespit tutanakları okundu; 0544 ... 91 nolu

telefon bana aittir görüşmeler normaldirşifreli

değildir suç unsuru yoktur dedi ..."

17. Başvurucu; aynı celsedeki savunmasında suçlamaları kabul

etmediğini, R.S.yi

tanımadığını, Isparta'ya geleli üç ay gibi kısa bir süre olduğunu ifade

etmiştir. Başvurucunun müdafii ise 26/11/2012 tarihli

celsede başvurucunun katıldığı herhangi bir eylemin olmadığını belirtmiştir.

18. Savcılık makamının 1/11/2010 tarihli celsede bildirdiği esas

hakkındaki mütalaasının ilgili kısmı şöyledir:

"... sanıkların atılı suçu işledikleri

yönünde mahkumiyetlerini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve

yeterli delil bulunmadığı, sanık [N.G.nin] 2006 yılında İzmir'de yapılan nevruz gösterilerine

katıldığı, burada PKK terör örgütünün bayrağını ve Öcalan posterlerini

taşıdığı, üzerinde “Öcalan irademizdir” yazılı t-shirt

giydiği, yine sanıklar [M.F.] ve[M.A.nın] da aynı yerde

“Öcalan irademizdir” yazılı t-shirt giydikleri, bu

sanıkların eylemlerinin 3713 Sayılı Kanunun 7/2 maddesinde tarif edilen terör

örgütü propagandası suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; tüm sanıkların üzerilerine atılı terör örgütüne üye olma suçundan CMK.

223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,

sanıklar [N.G., M.F.] ve [M.A.nın] eylemlerine uyan 3713 Sayılı Kanunun 7/2, TCK. 53/1-2, 58/9, 63/1

maddelerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu

adına mütalaa olunur."

19. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 26/11/2012

tarihli kararıyla başvurucunun diğer sanıklarla birlikte terör örgütü üyesi

olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan

neticeten 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"... tanık [R.S.] isimli şahıs tarafından SDÜ öğrencisi şüpheli İzzet Pirbudak'ın [başvurucu] YDGH Isparta Üniversite sorumlusu olduğunun tespit

edilmesi üzerine, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/4/2008 tarihli ve 2008/451

D.iş sayılı kararı ile,

şüphelilerin kaldıkları yerlerde aramalar yapılmış, bu bağlamda;

...

Şüpheli İZZET PİRBUDAK'ın

[başvurucu] ... ikametinde;

yasa dışı PKK terör örgülüne ait yasaklanmış yayınlar, CD'ler elde edilmiş[tir.]

...

Şüphelilerden İZZET PİRBUDAK'ın

[başvurucu] tanık [R.S.nin] teşhisinden ve beyanından

da anlaşılacağı üzere YDGH'nin Isparta il

temsilciliğini yaptığı ve bu şahıs tarafından resminden teşhiste bulunulduğu,

bu şüphelinin 0544 ... 91 numaralı telefonunun dinlenmesi sonucu başka

yerlerdeki örgüt üyeleri ile örgüt faaliyeti kapsamında bir

çok görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.

... Bu genel değerlendirme ışığında dosyada

yapılan incelemede PKK terör örgütünün çağrısı ve talimatları doğrultusunda

gerçekleştirildiği anlaşılan gösterilere İzzet Pirbudak

[başvurucu], [N.G.,

M.A., M.F., N.İ., A.F. ve M.F.nin] değişik tarihlerde katıldıkları dosya içerisinde

bulunan olay tutanakları, teşhis tutanakları, CD izleme ve görüntü tutanakları

ve görüntüleri ile beyanlardan açıkça kuşkuya yer vermeyecek şekilde

saptanmıştır.

...

Bu kapsamda sanıklardan İzzet Pirbudak'ın [başvurucu] YDGH'nin Isparta Üniversitesi sorumlusu

olarak faaliyet gösterdiği, sanıklar İzzet Pirbudak [başvurucu], [N.G., M.A., M.F., N.İ., A.F. ve M.F.nin] 2006 yılı

içerisindeki organize edilen gösterilere katıldıkları, sanıklar İzzet Pirbudak [başvurucu], [M.A.] ve [N.İ.nin] aktif olarak

organizasyon içerisinde yer aldıkları, nevruz gösterileri sırasında pankart

hazırlama ve YOGEH, YDGH, PKK ile ilgili flama, bayrak ve tişörtlerin

giyildiği, olaylar sonrasında yapılan aramalarda adı geçen sanıkların bir

kısmında terör örgütünü övücü ve propagandasını yapar mahiyetteki film, CD ve

yayınların ele geçirildiği anlaşılmış olup dosya içeresinde bulunan tapeler içeriğine göre de sanıkların söz konusu eylemleri

organize şekilde gerçekleştirdikleri anlaşılmış olup sanıklar İzzet Pirbudak [başvurucu], [N.G., M.A., M.F., N.İ., A.F. ve M.F.nin] üzerlerine atılı ve sübuta eren PKK Kongre-Gel terör

örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütüne

bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işledikleri anlaşıldığından ..."

20. Karar başvurucu tarafından, başvurucunun 2007 yılının Ekim

ayında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesine kayıt olduğu, dolayısıyla aynı

Üniversitenin öğrencisi olan diğer sanıklarla birlikte hareket ederek 2006

yılında İzmir'de gerçekleştirilen Nevruz gösterilerine katılıp isnad edilen eylemleri yapmasının zamanlama açısından da

mümkün olmadığı, anılan gösterilerde görüntüsünün de tespit edilemediği

iddiasını da içerir biçimde temyiz edilmiştir.

21. Karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19/9/2014 tarihli

kararıyla başvurucu yönünden onanmıştır. Onama kararının gerekçesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Başka dosya sanığı [R.S.nin] beyanı ve

fotoğraf teşhis tutanağı, iletişim tespit tutanakları, arama ve el koyma

tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin örgüte üye olma

suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği

gözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm

kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe

temyiz olmaması karşısında sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeni

yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller

karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve

kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı

sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle

reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir

isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin

yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ..."

22. Başvurucu, onama kararını 22/12/2014 tarihinde öğrendiğini

beyan etmiştir.

23. Başvurucu 8/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 27/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

25. Başvurucu, mahkûmiyetine dayanak yapılan CD'deki

görüntülerle 2006 yılında gerçekleştirilen gösterilere katıldığının tespit

edilmesinin mümkün olmadığını, 2007 yılının Kasım ayından itibaren diğer

sanıklarla aynı Üniversitede öğrenci olduğunu, dolayısıyla diğer sanıklarla

birlikte hareket etmesinin zaman bakımından ihtimal dışı olduğunu, Mahkemece bu

hususun gözetilmediğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi

ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.

2. Değerlendirme

26. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru karar sonucunu etkileyecek esaslı

bir iddianın gerekçeli kararda karşılanmamasına ilişkin olduğundan başvurucunun

iddiasının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

29. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın

36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı

güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

30. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

31. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde

incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

32. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

33. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili

olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili

ve yeterli bir yanıt vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, §§ 35, 39).

34. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl

nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere

dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki

bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır (İbrahim

Ataş, B. No: 2013/1235, 18/6/2013, § 24).

ii. Genel İlkelerin Somut

Olaya Uygulanması

35. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında başvurucu ve

diğer sanıkların PKK terör örgütünün çağrısı ve talimatları doğrultusunda

gerçekleştirildiği anlaşılan gösterilere katıldıklarının ve bu gösterilerde

örgütün sözde bayrağını, flamasını taşımak gibi eylemleri

gerçekleştirdiklerinin olay tutanakları, teşhis tutanakları, CD izleme ve

görüntü tutanakları ve görüntüleriyle tespit edildiği ifade edilmiştir (bkz. § 19).

36. Mahkemece bu tespitlerde bulunulmuş olmakla birlikte tüm

sanıklar açısından birlikte gerekçelendirme yapıldığı ve başvurucunun örgütün

organize ettiği birden çok gösteriye katıldığının gerekçe olarak gösterildiği

görülmektedir (bkz. § 19). Başvurucu 2006 yılında Isparta'da üniversite

öğrencisi olmadığını, sonraki bir tarihte üniversiteye kaydolduğunu ileri

sürmüştür (bkz. § 12). Oysa dosya kapsamında CD izleme tutanağı düzenlenen 2006

yılına ait bir adet gösteri olduğu ve anılan gösteriye diğer sanıkların yanında

başvurucunun da katıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir fotoğrafın

bulunmadığı anlaşılmaktadır (bkz. § 13). Ayrıca başvurucuya ait olduğu

belirtilen iletişimin tespit edildiği telefon numarasının diğer sanık N.G.ye

ait olduğunun duruşmada N.G. tarafından kabul edildiği (bkz. § 16) gözetildiğinde

Mahkemece bu hususta özensiz bir gerekçelendirme yapıldığı görülmektedir.

37. Yukarıda değinildiği üzere başvurucu ve diğer sanıklar

hakkında bireyselleştirilmeden toptan gerekçelendirme yapıldığı, dosya

kapsamındaki CD inceleme tutanağında 2006 yılında düzenlenen gösteriye

başvurucunun katıldığına dair herhangi tespitin ve tutanak ekindeki fotoğraflar

arasında başvurucunun fotoğrafının bulunmadığı, yine başvurucuyla diğer sanık

N.G.ye ait telefonların numaralarında çelişkiler bulunduğu dikkate alındığında

Mahkemenin gerekçesinin özensiz olduğu ve işlenen suçun mahiyeti gözetildiğinde

yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucunun gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

39. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

40. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

41. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

42. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

43. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 6 yıl 5 ayı aşan

yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı görülmektedir.

44. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

45. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki özel yetkili mahkemece

yargılandığı, tanığa yaptırılan teşhis işleminin usulsüz olduğu, tanığın

huzurda dinlenilmediği ve iddianameye itiraz hakkı tanınmadığı şeklindeki diğer

şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme

yapılmasına gerek görülmemiştir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

47. Başvurucu, ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi ve

20.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.

48. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

49. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 10. Ağır Ceza

Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

50. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargı

merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli bir

tatmin sağladığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine karar

verilmesi gerekir.

51. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

52. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle

yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 8.100 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir

10. Ağır Ceza Mahkemesi (2012/189 E., 2012/271 K.) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya toplam net 8.100 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 27/6/2018

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

İzzet

PİRBUDAK

Vekili

:

Av. Mustafa

ROLLAS

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/392, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Sanık [n.g.] Savunmasında
  7. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Gerekçeli Karar
  9. B. Makul Sürede
  10. C. Diğer İhlal İddiaları
  11. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 27/6/2018
  15. Yıldırım
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Pirbudak
  19. Rollas
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/392
Tarih
27 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Fatma Gül Balıkçıoğlu ve Zeynep Nur Yazıcıoğlu Başvurusu (B. No: 2014/11026)
  • Adem Sökmen Başvurusu (B. No: 2014/13791)
  • Mehmet Ziyat Özdemir Başvurusu (B. No: 2014/13899)
  • D.a. Başvurusu (B. No: 2015/9879)
  • Lütfi Dağ Başvurusu (B. No: 2014/2770)
  • Ali Mama ve Güler Mama Başvurusu (B. No: 2015/1962)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.