İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2013/4321)

1. Başvuru, başvurucu tarafından gönderilmek istenen mektubun

Başvuru No2013/4321Tarih23 Şubat 2016Okuma13 dk · 2.680 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (2)

Karar tarihi
23 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/4321
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.680 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucu tarafından gönderilmek istenen mektubun

ceza infaz kurumunca alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme ve

ifade özgürlüğünün ihlâl edildiğine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/6/2013 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Komisyon tarafından 15/6/2015 tarihinde, başvurucunun adli

yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

4. Komisyon tarafından 15/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 15/6/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 29/7/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

4/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 10/8/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru dilekçesi ve ekleri ile başvuruya konu dosya

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. (Kapatılan) Malatya 1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin

17/11/1994 tarihli kararı ile başvurucunun müebbet ağır hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiştir.

10. Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun, posta yolu ile yurt dışında

yaşayan bir arkadaşına göndermek istediği iki sayfalık mektup Türkçe dışındaki

bir dil ile yazılmıştır.

11. Sakıncalı olduğuna karar verilen mektubun onaylı suretinin

incelenmek üzere gönderilmesi Bölümler Başraportörlüğü

tarafından istenmiştir. Orijinali ve Türkçesi ile beraber gönderilen mektubun

Ceza İnfaz Kurumu tarafından aynı suretle bire bir Türkçe'ye

çevrildiği, daha sonra da karar verildiği anlaşılmaktadır.

12. Türkçe'ye çevrilmiş hâliyle

mektupta geçen ifadelerin bir kısmı şöyledir:

"Merhaba değerli

arkadaş mer.. BAW..", " Senin ve ... radyosunun çalışanlarının ... zamanı iyi ve güzel olsun", "Ben birkaç kez farklı zamanlarda mektup yazdım ve resimlerle birlikte

M.Z. arkadaşa, N.E.'ye, Z.K.'ye,

E.E.'ye, R.B'ye ve K.E.

arkadaşa gönderdim ama idare anlamsız gerekçelerle mektuplara el koydu ve

göndermediler. En son K.E. arkadaşa bir kart yazdım yine engel çıkardılar.", "Yine K.E. arkadaş bana başka bir isimle hitap ediyor, artık şu anki

ismimi kullansa iyi olur.", "Bunun

dışında; 4 nisanda güneşimizin doğum günü olan günde...", "En son olarak, benim/bizim durumumuz iyidir. Bizi hiç merak etmeyin,

çünkü dışarıda kadar çok hızlı olay ve gelişmeler oluyor ve biz hep merak

ediyoruz."

13. Anılan mektup, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu

Başkanlığının 6/5/2013 tarihli ve 2013/153 sayılı kararıyla

değerlendirilmiştir. Söz konusu kararın "Alınan

karar bilgileri" kısmında, karar tipi olarak "Mektubu Yok Et" yazmaktadır.Karar metni şöyledir:

"Yapılan inceleme

neticesinde hükümlü Kamuran Reşit Bekir'in M.A.'ya

göndermek istediği mektupta radyo kanalı aracılığı ile terör örgütüyle

haberleşmeyi sağlayan ifadeler nedeniyle sakıncalı görülerek Ceza İnfaz

Kurumumuz Disiplin Kurulu tarafından mektubun Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 4.'üncü maddesinin

2'nci bendinde "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak

istenen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla

hükümlünün yeniden suç işlenmesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu

suça karşı korumak, hükümlünün, yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken

ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir

yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır" gereğince Ceza İnfaz Kurumumuz

Disiplin Kurulu tarafından mektubun Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 123. maddesine göre İMHA

edilmesine karar verilmiş olup, kararın hükümlüye tebliğine, tebliğ tarihinden

itibaren 15 gün içinde karara Sincan İnfaz Hakimliğine itiraz edebileceğinin

hatırlatılmasına, kararın bir örneğinin sicil müşahede dosyasına, bir örneğinin

açılan özel kartona konulmasına, kararın infazı için ilgili birime yazılmasına

oy birliği ile karar verildi."

14. Başvurucu Disiplin Kurulunun bu kararına karşı Sincan İnfaz

Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Başvurucunun şikâyet

dilekçesi özetle şu şekildedir:

"... Belçika adresinde

ikamet eden M.A.'ya normal mektup göndermek istedim.Ceza Disiplin Kurulunun

karar tarihi 6/5/2013 ile ... mektubu yok et-imha edilmesi kararı almıştır. Ben

bu karara itiraz ediyorum. Çünkü mektubun içeriği ile ilgili cezaevi güvenliği

zarar veren, suç teşkil edebilecek, Kanun ve nizamlara karşı delil ve teşvik

edici söz, genel ve özel olarak aykırı ve tehlikeli bir söz veya ima yoktur.

Aynı zamanda Disiplin Kurulunun hukuki bir sıfatı yoktur. Alınan karar yasaları

zorlayarak ve keyfi ve şahısları hedef alarak alınmıştır. Bir de disiplin

Kurulunun hepsi Kürt dilini bilmedikleri için nasıl anladılar ki mektubun

içerisinde suç teşkil edecek bir durum vardır?

Ayrıyaten Mahkemeniz adı geçen mektubumu alıp, inceleyip ve içeriğiyle ilgili

suç teşkil edilecek bir husus varsa bana bildirilmenizi talep ediyorum. ... "

15. Sincan İnfaz Hâkimliği, aşağıda yer alan gerekçelerle

başvurucunun şikâyetini reddetmiş; şikâyet konusu metin hakkında aşağıda

açıklanan hususlar çerçevesinde İnfaz Tüzüğü'nün 123. maddesine göre işlem

yapılmasına ve kararın bir örneğinin gereği için Ankara 2 No.lu F tipi Yüksek

Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar vermiştir. İnfaz

Hâkimliğinin gerekçesi şu şekildedir:

"...Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi'nin yerleşik uygulaması, mahkûmların genel olarak özgürlük hakkı

hariç Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hak ve

özgürlüklerden yararlanmaya devam ettikleri yönündedir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin

8.maddesine göre: "herkes özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine

saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Anılan haklar ulusal güvenlik,

kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suçun veya düzensizliğin önlenmesi,

genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması amacıyla, hukuka uygun olarak yapılan ve demokratik bir toplumda

gerekli bulunan müdahalelerin dışında, kamu makamları tarafından hiç bir müdahale yapılamaz."

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin birçok

kararında da; ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun asli temellerinden

olduğu, toplumun ilerlemesinin ve herbireyin

gelişmesinin başlıca şartlarındanbirini oluşturduğu,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinin 2. fıkrasına tabi olmak

kaydıyla bu özgürlüğün, yalnızca olumlu karşılanan ya da zararsız veya önemsiz

olarak algılanan ‘bilgi’ ve ‘fikirler’ için değil; şok edici, zedeleyici yahut

kaygı verici bilgi ve fikirler için de geçerliği olduğu vurgulanmıştır.

Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi’ne göre şiddete çağrı ve teşvik, kin ve nefret söylemi, hakaret ise

ifade özgürlüğünün koruması altında değildir. Herhangi bir beyanın şiddete

çağrı ve teşvik,kin ve

nefret söylemi ve hakaret kapsamında olup olmadığı,beyanın

genelinden, nerede nasıl söylendiğine, kimin tarafından söylendiğine, söylem ve

eylemin pratikte bir karşılığı olup olmadığına, söylemin etkinliği açısından

yakın tehlike kavramının değerlendirilmesine kadar bir dizi unsurun birlikte

değerlendirilmesini gerektirmektedir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 68/3. maddesinde de "Kurumun asayiş ve

güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar

amaçlı suçörgütü veya diğer suç örgütleri

mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe

yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve

telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez"düzenlemesi yer almaktadır.

Bu ilkeler ve yasa maddesi çerçevesinde

yapılan değerlendirme sonucunda;

Hükümlüye gönderilen mektubun "M.B."isimli kişiyegönderildiği,

mektubun gönderen tarafından doğrudan doğruya muhatabına değil de önce

Belçika'da kayıtlı bir adrese ve başka bir isme gönderildiği, sonradan da bu

isim tarafından da muhatabına iletilmek üzere postaya verildiği,Hakimliğimize

intikal eden birçokdosyadan da ( mesela 2013/2111,

2120, 2117 Esas sayılı dosyalar) anlaşıldığı üzere bu şekilde gönderen

tarafından doğrudan muhatabına postalanmayan mektupların Belçika'da kayıtlı bir

adrese ulaştırılıp o adreste görünen bir isim tarafından muhatabına iletilmek

üzere postaya verildiği, bu uygulamaya göre de mektupların bir merkezde

toplandıktan sonra muhataplarına iletildiği, mektuplaşmanın bu şekilde bir

merkezin kontrol ve denetiminde gerçekleştiğianlaşılmıştır.

Öte yandan mektubun içeriğinde de itiraz edenin"K.E arkadaş bana başka

bir isimle hitap ediyor artık şu anki ismimi kullansa iyi olur" ifadesinin

geçtiğideanlaşılmıştır.

Buna göre gerek mektuplaşmanın usulü gerekse

içeriği gözetildiğinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun'un 68/3. maddesinde belirtilen "terör ve çıkar amaçlı suçörgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının

haberleşmelerine neden olma" hali söz konusu olduğundan İdare kararının

yerinde ve hukuka uygun olduğu, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği

kanaatiyle...".

16. Başvurucunun Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yaptığı

itiraz, İnfaz Hâkimliğinin kararına atıf yapılarak Mahkemenin 24/5/2013 tarihli

ve E.2013/1698 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.

17. Başvurucu 10/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

18. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-19) kararında, hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi

idareleri tarafından yapılan müdahalelere ilişkin mevzuata yer verilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 23/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; M.A. isimli şahsın adresinde bulunan M.B.ye

iletilmek üzere yazdığı mektubunun Cezaevi İdaresince gerçek dışı iddialara

dayalı olarak sakıncalı bulunduğunu ve ilgili adrese gönderilmediğini, M.B.

isimli şahsın M.A. ile aynı adreste kaldığını, görevi icabı M.B.nin

mektubu okuması gerektiğini, iddia edildiği gibi mektubun bir merkezde

toplanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, aksi takdirde bunu bir

şekilde mektupta belirtmiş olacağını, mektubun suç unsuru içermediğini ve

idarenin kararına karşı şikâyet ve itiraz yollarından sonuç alamadığını

belirterek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS/Sözleşme) 8. ve 10.

maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

21. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi neticesinde başvurucunun

iddialarının özü, göndermek istediği mektubun Cezaevi idaresince sakıncalı

görülerek gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin kısıtlanması

hakkındadır. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969,

18/9/2013, § 16). Bu sebeple başvurucunun bütün iddiaları haberleşme

hürriyeti kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) de haberleşme alanında ifade özgürlüğünün Sözleşme'nin 8.

maddesi ile güvence altına alındığını hatırlatmaktadır (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B.

No: 5947/72…, 25/3/1983, § 107; Fazıl Ahmet

Tamer/Türkiye, B. No: 6289/02, 5/12/2006, § 33).

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Başvurucunun, M.A. isimli şahsa göndermek istediği

mektubunun sakıncalı olduğuna karar verilmesi nedeniyle anayasal haklarının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca

başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Başvurucu ve Bakanlık Görüşleri

23. Başvurucu, gönderilmek istenen mektupların usulsüz ve keyfî

bir şekilde gönderilmediğini, şikâyet ve itiraz yollarından da sonuç

alamadığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

24. Bakanlık görüşünde, AİHM içtihatları hatırlatılarak

başvurucunun iddialarının bu kararlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği

bildirilmiştir.

25. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

dilekçesindeki ifadelerini yinelemiş; yazılan mektuplarda sakıncalı bir ibare

olmadığını belirtmiştir.

b. Genel İlkeler

26. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 28-34) kararında

hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara

cezaevi idareleri tarafından yapılan müdahalelere ilişkin genel ilkeler

belirtilmiştir.

c. İlkelerin Olaya Uygulanması

i. Müdahalenin Varlığı

27. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararıyla

başvurucunun göndermek istediği mektupların sakıncalı olduğuna karar

verilmiştir. Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından

başvurucunun haberleşme özgürlüğüne bir müdahalede bulunulmuştur.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

28. Yukarıda anılan müdahale; Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı,

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın;

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, Anayasa’nın ilgili

maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik

toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).

Kanunilik

29. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 37-46) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerin "kanunilik" ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

Somut olayda bu sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

Meşru Amaç

30. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 47-50) kararındahükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi

idareleri tarafından yapılan müdahalelerde "meşru amaç" ilkesine ilişkin genel ilkelere yer

verilmiştir.

31. : 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasında “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren,

görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç

örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları

paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup,

faks ve telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından

yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Burada belirtilen sebeplerin, Anayasa’nın

22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olan kamu düzeni ve suç işlenmesinin

önlenmesi genel amacı çerçevesinde cezaevinde güvenliğin ve disiplinin

sağlanmasını hedeflediği söylenebilir.

32. Somut olayda Disiplin Kurulu Başkanlığınca başvurucunun

göndermek istediği mektubun sakıncalı bulunarak reddedilme sebebi, hükümlünün

gönderdiği mektup içerisinde terör örgütüyle haberleşmeyi sağlayan ifadelerin

bulunması gösterilmiştir.

33. Bu kapsamda başvurucunun mektuplarının, cezaevi disiplin

kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme özgürlüğüne yapılan müdahalenin;

kamu düzeni ile cezaevlerinde asayiş ve güvenliğin sağlanması amaçlarını

taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme özgürlüğüne ilişkin 22. maddesinin

ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır.

Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Olma ve

Ölçülülük

34. Başvurucu mektup içeriğinde suç teşkil edecek bir ifade

bulunmadığını, mektubun muhatabının M.B. olduğunu, M.A.nın sürekli olarak belirtilen adreste bulunması

nedeniyle zarfın üzerine onun isminin ve adresinin yazıldığını, aksi takdirde

mektubun geri gelme ihtimalinin olduğunu, M.B.nin

görevi icabı maktubu okuduğunu belirterek söz konusu

müdahalenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

35. Bakanlık görüşünde; AİHM kararlarında, ceza infaz

kurumlarında bulunan kişilerin yazışmalarının belirli ölçüde kontrolünün başlı

başına Sözleşme’nin ihlaline sebebiyet vermeyeceği, keza ceza infaz kurumunun

olağan ve makul gereksinimleri dikkate alınarak 5275 sayılı Kanununun 123/3.

maddesine göre bir değerlendirmede bulunulmasının gerekli olduğunun

vurgulandığı belirtmiştir.

36. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz kararında (bkz. §§ 58-68) hükümlü ve tutukluların gönderdiği

veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerde demokratik toplum düzeninde gereklilik ve ölçülülük ilkesi

yönünden genel ilkelere yer verilmiştir.

37. Somut olayda mektubun içeriğinden muhatabın, başvurucunun

bir arkadaşı olduğu anlaşılmaktadır. Zarfın üzerinde yer alan adreste ise

muhataptan farklı bir kişinin ismi belirtilmektedir. Başvurucu bu durumu

muhatabın sürekli aynı adreste bulunmaması ile açıklamaktadır. Ayrıca

başvurucu, görevi icabı M.B.nin mektubunu okuması

gerektiğini belirtmektedir.

38. Başvurucu, muhatabın görevinin ne olduğunu gerek şikâyet

dilekçesinde gerekse bireysel başvuru dilekçesinde belirtmemektedir. Ayrıca bu

mektubu neden M.B.nin okuması gerektiği de

anlaşılamamaktadır. Bununla beraber mektubun yabancı ülkede yayın yapan bir

radyoya ulaştırılmak istendiği mektubun içeriğinden ve Disiplin Kurulu

kararından anlaşılabilir. Nitekim başvurucu, İnfaz Hâkimliğine başvururken bu

hususa itiraz etmemiştir.

39. Disiplin Kurulu kararı verilirken başvurucu hakkında

hükmedilen hapis cezasının amacından yola çıkılmış, radyo kanalı aracılığı ile

terör örgütüyle haberleşmeyi sağlayan ifadelerin bulunmasından dolayı mektubun

imha edilmesine karar verilmiştir.

40. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumunun kararına karşı şikâyet

yoluna başvururken müdahalenin kanuniliğinden şikâyet etmekte, mektubun Türkçe

dışındaki bir dil ile yazılmasından bahisle suç teşkil edecek durumun nasıl

anlaşıldığını merak etmekte ve suç teşkil eden ifadelerin kendisine

bildirilmesini istemektedir.

41. İnfaz Hâkimliği, mektup gönderilirken muhatabın sürekli

olarak aynı adreste bulunmamasından değil mektupların bir merkezde toplanmak ve

kontrolden geçirilmek istenmesinden hareket etmiştir. Bunun yanında, başvurucu

tarafından gönderilmek istenen diğer mektupların Hâkimlik tarafından

incelenmesinde olduğu gibi söz konusu mektubun zarfın üzerinde yazılan adrese

bilinçli bir tercih olarak gönderilmek istendiğini düşünmektedir. Ayrıca

başvurucu, bu mektup aracılığıyla K.E. isimli kişinin kendisine başka bir

isimle hitap ettiğini belirterek muhataptan şu anki isminin kullanılmasını

istemektedir. Mektup içeriğinde yer alan ve İnfaz Hâkimliği kararında

belirtilen bu ifadeden, başvurucunun kimliğinin kamuoyu tarafından gizlendiğine

işaret edilmektedir. Bu kapsamda, İnfaz Hâkimliği, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü

veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olma hâli söz

konusu olduğu gerekçesiyle mektubun imha edilmesi yerine İnfaz Tüzüğü'nün 123.

maddesine göre işlem yapılmasına ve kararın bir örneğinin gereği için Ankara 2

No.lu F tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar

vermiştir.

42. Başvurucu, mahkeme kararında açıklanan bu konulara ilişkin

olarak bir açıklama yapmadan, soyut olarak mektubun içeriğinde suç teşkil

edebilecek bir hususun olmadığını ileri sürmektedir. Hâlbuki mahkeme kararının

gerekçesi, terör örgütü mensuplarının haberleşmesini engellemek amacına

dayanmaktadır.

43. Mektubun içeriğinde yer alan "Bunun dışında; 4 nisanda güneşimizin doğum günü olan

günde..." ifadesinden eski bir terör örgütü yöneticisinin

övüldüğü, "En son olarak, benim/bizim

durumumuz iyidir. Bizi hiç merak etmeyin, çünkü dışarıda kadar çok hızlı olay

ve gelişmeler oluyor ve biz hep merak ediyoruz."

gibi ifadelerden başvurucunun kendisinin ve başvurucunun da içinde bulunduğu

bir topluluktan bahsettiği ve "biz"

kavramına vurgu yaptığı anlaşılmaktadır.

44. Buna göre somut olayda İnfaz Hâkimliği kararında yer alan

gerekçelerin başvuru konusu mektubun alıkonulması için ilgili ve yeterli olduğu

anlaşılmaktadır. Ayrıca, İnfaz Hâkimliğinin hüküm kısmında yer alan kararından

anlaşıldığına göre Cezaevi İdaresinden İnfaz Tüzüğü'nün 123. maddesine göre

işlem yapılmasını istediği yani kararın imha edilmemesi gerektiğini ve bu

kapsamda Disiplin Kurulu kararının yerinde olduğu belirtilmektedir (bkz. § 15).

45. Buna göre başvurucunun; haberleşme özgürlüğüne yönelik

kısıtlamanın, Anayasa’nın 22. maddesi anlamında demokratik toplumda kamu

düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için gerekli olan demokratik

toplum düzenin gereklerine aykırı olduğu düşünülemez.

46. Açıklanan nedenlerle söz konusu mektup yönünden getirilen

kısıtlamanın bir ihlal içermediği anlaşılmıştır. Anayasa’nın 22. maddesinde

güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme

hürriyetinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Geçici olarak muaf tutulan 198,35 TL harçtan ibaret yargılama

giderinin başvurucudan TAHSİLİNE,

D. Kararın bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE

23/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu : Kamuran REŞİT BEKİR (Suriye Arap Cumhuriyeti Vatandaşı)

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/4321, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme
  13. D. Kararın bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına
  14. Gönderilmesine
  15. Gökcan
  16. Akkaya
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/4321
Tarih
23 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Kahraman Güvenç Başvurusu (B. No: 2013/2260)
  • Zekiye Aktay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/8415)
  • Elif Doğan Kutlu Başvurusu (B. No: 2013/5219)
  • Eyyüp Boynukara Başvurusu (B. No: 2013/7842)
  • Emsan Öner Başvurusu (B. No: 2013/1504)
  • Halil İbrahim Artın Başvurusu (B. No: 2013/2635)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.