İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Elif Doğan Kutlu Başvurusu (B. No: 2013/5219)

1. Başvuru, fazla ödenen ek ders ücretinin iadesine yönelik

Başvuru No2013/5219Tarih17 Şubat 2016Okuma16 dk · 3.145 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Elif Doğan Kutlu Başvurusu

Karar tarihi
17 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/5219
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.145 kelime·16 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, fazla ödenen ek ders ücretinin iadesine yönelik

idari işlemin iptali talebiyle açılan davada, Danıştay İçtihatları Birleştirme

Kurulu kararının yanlış ve ilgili mevzuatın hatalı yorumlanması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/6/2013 tarihinde Kahta İcra Hukuk Mahkemesi vasıtasıylayapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel

teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm başkanı tarafından 5/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 30/7/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

18/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Adıyaman ilinde bir anaokulunda müdür olarak görev

yapmakta iken ek ders ücretlerine ilişkin İl Millî Eğitim Müdürlüğü

müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucu inceleme raporu düzenlenmiş;

raporda, başvurucuya 2007 yılından başlayarak 2009 yılı Mart

ayına kadar geçen süredetoplam 507 saatlik hatalı ek

ders ücreti ödemesi yapıldığı tespitine yer verilmiştir.

9. Anılan tespit üzerine Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü

4/1/2011 tarihli işlemi ile başvurucudan, hatalı ek ders ücreti ödemesinden

kaynaklanan 2.960 TL ana paranın faizi ile birlikte toplam 3.711,87 TL olarakiade edilmesini istemiştir.

10. Başvurucu söz konusu işlemin iptali istemiyle Şanlıurfa

İdare Mahkemesinde iptal davası açmış, idarenin hatalı ödemeyi ancak ödeme

tarihinden itibaren dava açma süresi olan altmış gün içinde geri alabileceğini

belirterek idarenin iadeye yönelik işleminin iptal edilmesini istemiştir.

11. Yapılan yargılama sonunda Şanlıurfa İdare Mahkemesi

10/1/2012 tarihli ve E.2011/722, K.2012/18 sayılı kararı ile başvurucunun

talebinin reddine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:

"...

Bu bakımdan, idarenin hatalı olarak tesis ettiği işlemi geri almasına

dair kurallar çerçevesinde maddî olayın incelenmesi, bunun için (de) dava

konusu olayda, geri almanın koşullarının oluşup oluşmadığının ve hatalı

ödemenin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

Yukarda yer verilen mevzuat hükümlerinde ve (2006/11350 sayılı Millî

Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin

Bakanlar Kurulu Kararı'na ilişkin haftalık ders ve ek ders saatlerine ilişkin

çizelgede) okul öncesi eğitim kurumlarında kurum müdürünün toplam 25 saat,

kurum müdür yardımcısının ise toplam 20 saat ek ders karşılığı ücret

alabilecekleri belirlenmiştir.

Davacının ise, (inceleme döneminde) söz konusu

mevzuat ile öngörülen miktardan daha fazla (507 saat) ek ders ücreti aldığı

görülmektedir. Müfettişilik tarafından konuya ilişkin

olarak alınan okul müdürünün ve okul müdür yardımcısının ifadelerinde özetle

“fazladan ücret tahakkuk ettirildiğinin doğru olduğu, durumun mevzatın yanlış yorumundan kaynaklandığı ve kastın bulunmadığınının” beyan edildiği görülmektedir. Söz konusu

beyanlar (da) fazladan ücret alındığının ve alınan fazla ücretin hatalı

yorumdan kaynaklandığını açıklamaktadır.

Dolayısıyla

olayda, davacıya yapılan hatalı ödeme işlemi bulunmakta olup; dava konusu

işlemin geri almaya ilişkin kısmının, idarenin hatalı işlemlerini geri alıp

alamayacağına dair genel hükümler çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.

...

Doktrin ve içtihatlara göre; düzenleyici işlemler, tespit edici

işlemler, [Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 tarih ve E:

1968/8, K: 1973/14 sayılı kararı gereğince “hatalı” terfî/intibaka

(derece/kademe ilerlemesine) dayalı olanlar hariç] parasal ödeme işlemleri,

geçici kolluk izinleri, negatif işlemler, müeyyide işlemleri, yok hükmünde olan

işlemler, hile ile elde edilen işlemler (...) hak yaratıcı nitelikte olmayan

işlemlerdendir.

Bu çerçevede, parasal ödeme işlemlerinin hak yaratıcı nitelikte olup

olmadıklarının özel olarak incelenmesi gerekmektedir:

Personel hukukunda parasal ödeme işlemleri, mevzuatla öngörülen

şartların gerçekleşmesi halinde, mevzuat gereği, ilgililere belli bir miktar

paranın ödenmesini içermektedirler ki; bu nitelikteki idarî işlemler, hak

yaratıcı olmaktan ziyade, ödemeye ilişkin durumun mevcut olduğunun tespiti

niteliğini taşımaktadırlar.

Dolayısıyla bu nitelikteki işlemler, ilgililer lehine müktesep ödeme

niteliğinde değillerdir. Bu kuralın tek istisnası, 22.12.1973 tarih ve E:

1968/8, K: 1973/14 sayılı Danıştay İBK Kararı gereği hatalı terfî

veya intibaka (hatalı derece/kademe ilerlemesine) dayalı parasal ödemelerdir.

Diğer bir ifadeyle, (İBK kararı haricinde) bir paranın ödenip

ödenmemesi konusunda idareye bir takdir yetkisi tanınmış ve idare bu takdir

yetkisine istinaden bir ödeme işlemi gerçekleştirmiş ise, (sadece) bu durumda

yapılan parasal ödemeler hak kazandırıcı (hukukî korumadan yararlanmaya matuf)

nitelikte olacaktır.

Davacının ek ders ücreti alması olayında ise, terfî/intibak

(derece/kademe ilerlemesi) yoktur. Davacıya yapılan ödemeler, ek ders

verilmesine delâlet eden ödemelerdir. Ancak bu ödemeler ise, mevzuata bağlı

ödemelerdir. Mevzuata bağlı ödemelerde idarenin, ödemenin yapılıp yapılmaması

konusunda takdir yetkisi bulunmamakta; idare bağlı yetki içerisinde hareket

etmektedir. Fakat olaydaki ödeme işlemleri, mevzuata aykırı olarak

gerçekleşmiş; mevzuatta öngörülenin üzerinde bir ödeme gerçekleştirilmiştir.

Bu itibarla, davacının almış olduğu ödemeler, “açıkça” mevzuata aykırı

olarak yapılmış ödemelerdir. Ödemeler hukuka aykırı olduğundan, bu ödemelerin

davacı bakımından müktesep ödeme olması hukuken mümkün değildir ve ödemelerin

geri alınmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna

varılmıştır. ..."

12. Başvurucu İlk Derece Mahkemesi kararına itiraz ederek

hükmün, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve

E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararına aykırı olarak kurulduğunu, farklı idare

mahkemelerince verilen aksi yönde kararlar bulunduğunu ve ilgili mevzuat

uyarınca 31 saat ek ders ödemesi alabilmesinin mümkün olduğunu ancak kararda 25

saat ek ders ödemesi alabileceği yönünde kabulde bulunulduğunu ileri sürmüştür.

13. İtiraz incelemesini yapan Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi

20/9/2012 tarihli ve E.2012/769, K.2012/867 sayılı ilamıylakararı

onamıştır.

14. Onama ilamı üzerine başvurucu, karar düzeltme talebinde

bulunmuş; kendisine hatalı yapıldığı ileri sürülen ödemelerin gerçekleşmesinde

bir hilesinin ya da gerçek dışı beyanının bulunmadığını, hatalı ödeme

yapıldığının müfettiş tespiti ile ortaya çıkmasının olayda açık hata da

olmadığını gösterdiğini, olaya Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun

22/12/1973 tarihli kararının doğru uygulanması gerektiğini ve bu doğrultuda

idarenin iade talebini ancak en son ek ders ödemesinden itibaren 60 gün içinde

yapabileceğini dolayısıyla idari işlemin iptalinin gerektiğini belirtmiş ve

kararın düzeltilmesini istemiştir.

15. Başvurucunun karar düzeltme talebi de Gaziantep Bölge İdare

Mahkemesinin 15/4/2013 tarihli ve E.2013/823, K.2013/808 sayılı ilamıyla

reddedilmiştir.

16. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam başvurucuya

28/5/2013tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 24/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

18. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973

tarihli ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararı şöyledir:

"Yargıtay kararında belirtilen istisnalar ve olayda açık

kanunsuzluk hali hariç, kanunsuz işlemlerin geri alınmasının idarî dava açma

süresi ile sınırlı olacağı şeklinde bir karar verilmesinin isabetine

inanıyoruz. Çünkü usul ve yargılama hukukunun ihmali asla kabul edilemeyecek

kurallarından biri de tarafların eşit olanaklardan yararlanmasıdır.

Bir idarî karar aleyhine idarî dava süresi içinde ilgililer dava

açmazsa işlem kesinleşir ve ilgili bu kanunsuz işlemin sonuçlarına katlanır ve

katlanmak zorundadır. Şu halde idare de dava süresi

sonunda kanunsuz olduğu ileri sürülen işleminin sonucuna katlanmalıdır. Kaldı

ki idare böyle hallerde gene de imtiyazlı durumdadır.

Onun aldığı kanunsuz kararın alınmasında en küçük bir katkısı

bulunmayan idare olunan, süresinde dava açmazsa bu kararın sonuçlarına

katlanıyor. Halbuki idare kendi ihmali, bilgi azlığı sonucu bu kararı aldığına

göre dava süresi geçtikten sonra bunun sonuçlarına öncelikle katlanmalıdır.

Bundan başka idare hukukunun diğer önemli bir ilkesi de İdari

işlemlerdeki doğruluk karinesidir.

Bu ilke İdarenin tek taraflı kararlarına vatandaşın uyma zorunluluğunu

doğurur.

Bu ilkenin tabi i sonucu olarak idarî işlemlerde devamlılık, istikrar

esastır. Bu esas o derece önemli sayılmıştır ki idarede kararsızlıktansa

kanunsuz işlemlere bir süre sonra kanuniyet tanımak ehveni şer sayılmış, gene

bu ilkenin sonucu istikramı temini için idarî işlemler aleyhineaçılacakdavalariçin

hususi hukuktan çok daha kısa dava süresi tanınmış, bazen bu süre 10 günlük

gibi çok kısa bir müddete kadar indirilmiştir. Ayrıca yürütmenin durdurulması

kararı verilmedikçe dava açılması kararın uygulanmasına engel sayılmamıştır.

Bir idarî işlemin her zaman geri alınması ihtimali tehdidi altında

bırakılmasından doğacak itimat buhranına Yüce Mahkemenin son vermesinin ülke

yararına ve hukukun genel ilkeleri doğrultusunda olacağı kanısındayız.

... Yukarda açıkladığımız ve önerdiğimiz hal tarzı kabul olunmaz, başka

bir anlatımla kanunsuz işlemlerin her zaman geri alınması kabul edilecek

olursa, bu işlemlere dayalı olarak ödenmiş paraların geri alınmasının mümkün

olup olamayacağı sorununu ayrıca incelemek gerekecektir.

İdarî işlemlerde doğruluk karinesi bulunduğundan, aksi yetkili merci

veya makamlarca saptandığı tarihe kadar doğru kabul edilen bir işlemin

doğurduğu sonuçların da doğru olması gerekmektedir. Bu kuralın aksini düşünmek

idarede ve toplum yaşantısında kargaşayı ve anarşiyi davet demektir. Durumu bir

örnekle açıklamak gerekirse: Bir İle atanan valinin atanma işleminin yanlış

olduğunun anlaşılması üzerine bu işlemin geri alındığını kabul edelim. Bu

durumda bu valinin yaptığı bütün işlemlerin geçersiz sayılması gerekecektir.

İta amiri olarak harcadığı paralar, yaptığı atamalar, verdiği idarî ve yargısal

kararlar tüm geçersiz olacak. Bütün bu kararların geçersiz olacağını nasıl

kabul edemezsek aynı şekilde valinin aldığı aylığın geri alınmasını da kabul

edemeyiz. Çünkü hususî hukukta kullanılan deyimle ortada sebepsiz zenginleşme

söz konusu olmadığından bu paranın geri alınması da kanımızca mümkün değildir.

Yalnız burada bir idarî işlemin hukuki sonucu olan ödemelerle maddî hataları

ayırmak gerekmektedir. Bir aylığın, bir alacağın hesaplanmasında yapılan

hatalar genel zaman aşımı içerisinde geri istenir ve alınır. Çünkü bunlar bir

idari işlemin sonucu değildir.

...

SONUÇ

1 — İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği

meblâğın istirdadına, bir mahkeme kararma lüzum olmadan karar verebileceğine ve

bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay'ın görevi içinde olduğuna

21/12/1973 gününde yapılan müzakerede oyçokluğuyla,

2 — İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi

hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği

meblağı her zaman geri alabileceğine 22/12/1973 günü yapılan müzakerede

oybirliğiyle,

3 — Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin

istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün

içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemiyeceğine 22/12/1973 günü yapılan müzakerede esasta

ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi .

..."

19. 16/12/2006 tarihli ve 26378 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan K.2006/11350 sayılı Millî Eğitim

Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin

Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Aylık

karşılığı ders görevi" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"(1) Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli;

a) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarının müdür, müdür başyardımcısı ve

müdür yardımcıları haftada 6 saat,

...

ders okutmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük öncelikle alanlarında,

alanlarında ders bulunmayanlara ise ihtiyaç hâlinde ve istekleri üzerine

alanları dışında ders görevi verilmek suretiyle yerine getirilir."

20. K.2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu kararının "Ek ders görevi" kenar başlıklı

6. maddesi ile "Ders saatleri

çizelgesi" kenar başlıklı 29. maddesi şöyledir:

"MADDE 6- (1) Kapsama dâhil örgün ve

yaygın eğitim kurumlarında görevli olup, aylık karşılığı ders görevini

tamamlayan;

a) Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür

yardımcılarına haftada 6 saate,

...

kadar alanlarında, alanlarında ek ders görevi verilemeyen veya kısmen

verilebilenlere, ihtiyaç halinde ve istekleri üzerine alanları dışında da ek

ders görevi verilebilir."

"MADDE 29- (1) Yönetici ve öğretmenlerin

haftalık ders ve ek ders saatleri ekli çizelgede gösterilmiştir."

21. K.2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ek "Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve

Öğretmenlerin Haftalık Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Çizelge"nin ilgili kısmı şöyledir:

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah PERDECİOĞLU

Basvurucu

:

Elif DOĞAN KUTLU

Vekili

:

Av. Reyhan BOZAN

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 17/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, anaokulu müdürü olarak görev yapmakta iken ek

ders ödemeleri ile ilgili hakkında düzenlenen müfettiş raporu doğrultusunda,

Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 4/1/2011 tarihli işlemi ile 2007-2009

yılları arasında hatalı ek ders ücreti ödemesi yapıldığından bahisle

kendisinden toplam 3.711,87 TL'nin iadesinin istenmesi üzerine Şanlıurfa İdare

Mahkemesinde açtığı iptal davasında Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu

kararının yanlış yorumlandığını, gerekçeli kararda hatalı ödenen aylık ek ders

ücretinin mevcudiyetinden bahsedildiğini ancak ilgili mevzuata göre alabileceği

ek ders saatinin söz konusu kararda haftalık 20 saat olarak belirtilenin aksine

haftalık 26 saat olduğunu, bu anlamda hatalı olarak fazla ödenen bir meblağın

olmadığını, yine kararda hatalı ödenen ek ders saatinin kabulü yönünde beyanı

olduğunun hüküm altına alındığını ancak gerçekte böyle bir kabulünün olmadığını

belirterek kişilik hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş;

ek ders ücretine yönelik yaptığı iade ödemelerinin durdurulmasını, bunun mümkün

olmaması durumunda maddi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

25. Başvurucunun şikâyetlerinin özünün, Derece Mahkemelerince

somut olayın ve ilgili mevzuatın yanlış yorumlandığına yönelik olduğu

anlaşıldığından söz konusu şikâyetlerin adil yargılanma hakkı kapsamında

incelenmesi uygun görülmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. İlgili Mevzuatın ve Danıştay İçtihadının

Yanlış Yorumlandığına İlişkin İddia

26. Başvurucu, Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 4/1/2011

tarihli işleminin iptali istemiyle açtığı dava sonunda verilen gerekçeli

kararda alabileceği ek ders saatinin miktarına yönelik mevzuatın yanlış olarak

değerlendirildiğini ve yapılan ödemelerin,22/12/1973 tarihli ve E.1968/8,

K.1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararının yanlış

yorumlanması suretiyle "açık hata"

olarak değerlendirilmesi sonucu işlemin iptaline yönelik talebinin

reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

27. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

29. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında

ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

30. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi

kararları bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

içermedikçe Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz Başvurusu, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §

26).

31. 16/12/2006 tarihli ve 26378 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan K.2006/11350 sayılı "Millî

Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin

Karar" ile Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde yönetici ve

öğretmen olarak görev yapanların haftalık ders ve ek ders saatleri

düzenlenmiştir. Söz konusu karara ek "Millî

Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Haftalık Ders ve Ek Ders Saatlerine

İlişkin Çizelge"nin

"OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI" kısmının

"1-Müdür" olarak

belirlenen bölümünde deücret karşılığı toplam ek ders

saatinin "25,31" olarak

belirlendiği (bkz. § 21), somut olayda da bir okul öncesi eğitim kurumunda

müdür olan başvurucunun bu kapsamda değerlendirildiği tespit edilmiştir.

32. Bireysel başvuruya konu edilen yargılama sürecinin

incelenmesi neticesinde davanın, Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğünün,

başvurucuya hatalı ödendiği ileri sürülen ek ders ücretlerinin iadesine dönük

işleminin iptali istemi ile açıldığı, Şanlıurfa İdare Mahkemesince yapılan

değerlendirmede K.2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer verilen

hükümlere dayanılarak okul öncesi eğitim kurumu müdürü olan başvurucunun toplam

25 saat ek ders karşılığı ücret alabileceğinin belirlendiği vebaşvurucudan

iadesi istenen ödemelerin, söz konusu Danıştay İçtihatları Birleştirme Genel

Kurulu kararında belirtilen ilkeler bağlamında dikkate alınarak "açıkça mevzuata aykırı yapılmış ödemeler" olarak

nitelendirildiği, bu doğrultuda davanın reddine hükmedildiği (bkz. § 11), ret

kararın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesince onandığı ve karar düzeltme isteminin

de reddedilmesi üzerine yargılama sürecinin sona erdiği tespit edilmiştir.

33. Başvurucu bu süreçte, hatalı olarak ilgili mevzuata göre

ancak 20 saat ek ders ücreti alabileceğinin belirtildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucuya göre söz konusu mevzuat uyarınca 26 saate kadar ek ders ücreti

alabilmesi mümkündür. Ayrıca başvurucuya göre ilgili yargılama sürecinde

22/12/1973 tarihli ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları

Birleştirme Kurulu kararı yanlış yorumlanmıştır.

34. Bu durumda Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde iddiaların özünün Derece Mahkemeleri tarafından hukuk

kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın

sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

35. Başvurucu; yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve

iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemesi

tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi İlk Derece

Mahkemesinin ve Bölge İdare Mahkemesinin kararlarında bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit

edilememiştir.

36. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, Derece Mahkemeleri

kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. İlk Derece Mahkemesi Kararında Hatalı Bir

Kabulün Varlığına İlişkin İddia

37. Başvurucu, Şanlıurfa İdare Mahkemesinin gerekçeli kararında

ek ders saatlerine yönelik hatalı ödemeler yapıldığı konusunda kendisinin de

kabulü olduğuna yer verilmesine karşın gerçekte böyle bir kabulünün olmadığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

38. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"... Başvuruda bulunabilmek için olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

39. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için

kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

40. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı

Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmak için ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya

eylem için idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması

gerekir.

41. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde ortaya

çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine

başvurulmalıdır (Bayram Gök, B.

No: 2012/946, 26/3/2013, § 17).

42. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

genel yargı mercilerinde, olağan yasa yolları ile çözüme kavuşturulması

esastır. Bireysel başvuru yoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan

denetim mekanizması içinde giderilememesi durumunda başvurulabilir (Bayram Gök, § 18).

43. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle hukuk sisteminde

düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve

süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi ve bu

konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı

zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir (Bayram Gök, §

19).

44. Somut başvuruya konu olayda başvurucunun, Adıyaman İl Millî

Eğitim Müdürlüğünün işlemine karşı açtığı iptal davasının Şanlıurfa İdare

Mahkemesince reddedilmesi sonucu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesine itirazda

bulunduğu, itirazın reddi üzerine karar düzeltme talebinde bulunduğu ancak

ilgili süreçlerde bu başlık altında incelenen şikâyetine yönelik herhangi bir

hususu dile getirmediği anlaşılmıştır (bkz. §§ 12, 14). Bu anlamda ihlale neden

olduğu ileri sürülen iddiaya ilişkin olarak yargısal yollara başvurulmadığından

başvuru yollarının usulüne uygun olarak tüketilmediği anlaşılmıştır.

45. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmına ilişkin ihlal

iddiasının, başvuru yolları usulüne uygun şekilde tüketilmeden ileri sürüldüğü

anlaşıldığından diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İlgili mevzuatın ve Danıştay içtihadının yanlış

yorumlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararında hatalı bir kabulün varlığı nedeniyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

17/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Okul / kurum yönetici öğretmenleri

Madde

No

Aylık Karşılığı Ders Görevi

Ders Niteliğinde Yönetim Görevi

Zorunlu Ek Ders Görevi

İsteğeBağlı Ek Ders Görevi

Öğrenci

Sosyal ve Kişilik Hizmetleri

Hazırlık

ve Planlama Görevi

ÜcretKarşılığı

Toplam Ek Ders Saati

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI

1- Müdür 5,6,10 6 25 ... 6 ... ... 25,31

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5219, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. Sonuç
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. 1. İlgili mevzuatın ve Danıştay içtihadının yanlış
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Okul Öncesi Eğitim Kurumları
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5219
Tarih
17 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Eyyüp Boynukara Başvurusu (B. No: 2013/7842)
  • Emsan Öner Başvurusu (B. No: 2013/1504)
  • Halil İbrahim Artın Başvurusu (B. No: 2013/2635)
  • Serhat Kanaş ve Halil Kanaş Başvurusu (B. No: 2013/6650)
  • Ahmet Seheryıldızı Başvurusu (B. No: 2013/2320)
  • Nur Bilgili Başvurusu (B. No: 2013/8795)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.