İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Seheryıldızı Başvurusu (B. No: 2013/2320)

1. Başvuru, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın

Başvuru No2013/2320Tarih3 Şubat 2016Okuma12 dk · 2.385 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Seheryıldızı Başvurusu

Karar tarihi
3 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/2320
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.385 kelime·12 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2013 tarihinde Erzincan

2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/4/2015

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 15/6/2015

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 11/8/2015

tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 18/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 24/8/2015

tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) "marangoz

teknisyeni" unvanıyla sivil memur olarak görev yapmaktadır.

9. Başvurucu hakkında "amirini tehdit" suçunu

işlediğinden bahisle açılan kamu davasında 3. Ordu Askerî Mahkemesinin 7/11/2011 tarihli kararıyla 5 ay hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiş, aynı eylem nedeniyle yapılan disiplin

soruşturması sonucunda da Kara Kuvvetleri Disiplin Kurulunun 2/8/2011 tarihli

kararıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125.

maddesinin birinci fıkrasının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını

düzenleyen (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin

durdurulması cezası takdir edilmiştir.

10. Başvurucunun disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davadaAskeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) İkinci Dairesi 7/11/2012 tarihli ve E.2012/13, K.2012/1079 sayılı kararı

ile davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

“Her ne kadar davacı

vekilince cezanın zaman aşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; disiplin

amirlerince, davacının 21.03.2011 tarihinde "kademe ilerlemesinin

durdurulması" disiplin cezasını gerektiren bir fiil (amiri tehdit suçunu)

işlediği hususunun 22.03.2011 tarihinde öğrenilmesini müteakip, mevzuatın

aradığı bir aylık süre içinde 28.03.2012 tarihinde davacının ifadesinin

alındığı, Birlik Komutanlığınca Vaka Kanaat Raporunun 19.06.2011 tarihinde

hazırlandığı, oluşturulan disiplin soruşturma dosyasının silsile yoluyla

27.06.2011 tarihli yazı ile birliğinden 3'üncü Ordu Komutanlığına. 06.07.2011

tarihli yazı ile 3'üncü Ordu Komutanlığından Kara Kuvvetleri Komutanlığına

gönderildiği ve Disiplin Kurulu kararı talep edildiği, atamaya yetkili amir

olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığı tarafından 20.07.2011

tarihli yazı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin Kurulunun kararının talep

edildiği, 02.06.2011 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin Kurulunun

kararını verdiği ve bu kararın 03.08.2011 tarihinde atamaya yetkili amire yani

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığına bildirildiği, atamaya

yetkili amir tarafından da kararın davacıya tebliğ edilmesi maksadıyla

09.08.2011 tarihinde 3'üncü Ordu Komutanlığına gönderildiği, 657 sayılı Kanun

uyarınca yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre disiplin soruşturmasına

bir ay içinde başlanmasının ve soruşturmanın tamamlanmasını müteakip en geç 15

gün içinde dosyanın yetkili disiplin kuruluna tevdiinin gerektiği, Muhabere

Alay Komutanlığınca 28.03.2011 tarihinde davacının ifadesinin alındığı,

19.06.2011 tarihinde birliğince tanzim olunan Vaka Kanaat Raporu ile tekemmül

ettirilen disiplin soruşturma dosyasının 27.06.2011 tarihli yazı ile birliğince

3'üncü Ordu Komutanlığına gönderildiği, 20.07.2011 tarihinde kendisine

gönderilen soruşturma dosyasına istinaden Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin

Kurulunun 02.08.2011 tarihinde karar verdiği, bu kararın 03.03.2011 tarihinde

Kara Kuvvetlen Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığına gönderildiği, 09.06.2011

tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından cezanın davacıya tebliği için

3'üncü Ordu Komutanlığına gönderildiği görüldüğünden 657 sayılı Devlet

Memurları Kanun'unun 127'inci ve 128’inci maddelerinde geçen süreler içinde

soruşturmaya başlandığı, tamamlandığı, kararın verildiği ve cezanın atamaya

yetkili amir tarafından davacıya tebliğ edilmek üzere birliğine gönderildiği

anlaşılmış ye davacının fiilinin sübutu ve vasıflandırılmasında da herhangi bir

eksiklik ya da hata bulunmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.”

11. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı karar düzeltme istemi

de aynı Dairenin 13/3/2013 tarihli ve E.2013/360,

K.2013/311 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

12. Karar, başvurucuya 25/3/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 1/4/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

14. Başvurucunun 10/4/2013 tarihinde

sunduğu ek beyanına göre ceza davasına ilişkin olarak 3. Ordu Askerî

Mahkemesinin 13/3/2013 tarihli ve E.2013/189, K.2013/33 sayılı görevsizlik

kararı üzerine davaya Erzincan 2. Sulh Ceza Mahkemesi bakmış ve anılan

Mahkemenin 4/2/2014 tarihli ve E.2013/235, K.2014/64 sayılı kararıyla başvurucu

hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ve karar, kanun

yollarına başvurulmaksızın kesinleşmiştir.

B. İlgili Hukuk

15. Anayasa’nın 157. maddesi şöyledir:

“Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan

makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî

hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı

denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik

yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı

aranmaz.

Askerî Yüksek İdare

Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan

başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf

askerî hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim

sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar

arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday

içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.

Askerî hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev

süresi en fazla dört yıldır.

Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire

başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre

atanırlar.

(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/21

md.)Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu,

işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri

mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla

düzenlenir.”

16. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 4. maddesi şöyledir:

“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Başkanı,

Başsavcı, Daire Başkanları ve üyeleri; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi hakimleri olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının

kendilerine sağladığı teminat altında hizmet görürler.”

17. 1602 sayılı Kanun’un 8., 9. ve 10.

maddeleri şöyledir:

“Üyelerin seçimi:

Madde 8 – (Değişik: 25/12/1981

- 2568/1 md.)

Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan üyeleri, bu sınıftan olan başkan ve

üyeler tam sayısının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterilecek üç aday

arasından,

Hakim sınıfından olmayan üyeleri, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için

gösterilecek üç aday arasından,

Cumhurbaşkanınca seçilir.”

“Atanma:

Madde 9 – (Değişik: 25/12/1981

- 2568/1 md.)

Seçilenler arasından rütbe ve kıdem sırasına

göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına, Başsavcılığına, daire

başkanlıklarına ve üyeliklere, Milli Savunma Bakanı ve Başbakanın imzalayacağı,

Cumhurbaşkanının onaylayacağı Kararname ile atama yapılır. Atamalar Resmi Gazete'de yayımlanır.

Başkan, Başsavcı ile daire başkanlarının

askeri hakim sınıfından olması şarttır.”

“Görev süresi:

Madde 10 – (Değişik: 25/12/1981

- 2568/1 md.)

Askeri Hakim

sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.”

18. 1602 sayılı Kanun’un başlıklı 20. maddesi şöyledir:

“Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti

adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri

ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan

uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer

kanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan

uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.

Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden

maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan

subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş,

sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.”

19. 1602 sayılı Kanun’un başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri

hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve

maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri

ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve

eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan

doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara

bağlanır.”

20. 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının

kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını düzenleyen (D) bendinin (l) alt

bendi şöyledir:

“Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları

veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 3/2/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; disiplin cezasına karşı

açtığı davadan sonuç alamadığını, TSK’da görevli sivil memurların askerî

hizmete ilişkin işlem ve eylemlerde ''asker kişi'' kabul edilmeleri nedeniyle AYİM'de dava açtığını oysa Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin (AİHM) verdiği kararlarda bu durumun adil yargılanma hakkının

ihlali sayıldığını, sivil bir kişi olarak ordu mensubu hâkimlerce

yargılanmasından dolayı Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

23. Başvurucu, TSK’da sivil memur olmasına karşın aldığı

disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davanın AYİM’de

bakılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

24. Bakanlık görüş yazısında AYİM'in bağımsız ve tarafsız mahkeme olmadığına gerekçe

olarak somut herhangi bir husus ileri sürülmediği, AYİM'in

tarafsızlığına kuşku düşürecek bir durum veya yargılamanın bağımsız ve tarafsız

olmadığına ilişkin bir durumun bulunmadığı, başvurucunun açtığı iptal davasının

AYİM'de görülmesinin onu sivil mahkemelerde

yargılanan vatandaşların durumlarından belirgin biçimde farklı bir konuma

getirdiği yönünde herhangi bir emareye rastlanılmadığı belirtilerek

başvurucunun iddiaları incelenirken bu hususların dikkate alınması gerektiği

yönünde beyanda bulunulmuştur.

25. Başvurucu, cevap dilekçesinde başvuru formundaki iddialarını

tekrar etmiştir.

26. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

28. Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin

görevlerinde bağımsız oldukları, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak

vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında ise hiçbir

organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere

ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve

telkinde bulunamayacağı belirtilerek hukuk devleti olmanın gereği olan

mahkemelerin bağımsızlığı, teminat altına alınmıştır (Mehmet Fatih Yiğit ve diğerleri, B. No:

2014/16838, 9/9/2015, § 90).

29. Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanma hakkının bir

unsuru olarak davanın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede görülmesini isteme

hakkından açıkça söz edilmiştir. Anayasa’nın 36. maddesinde ise mahkemelerin

tarafsızlığından açıkça bahsedilmemekle beraber Anayasa Mahkemesi içtihadı

uyarınca bu hak da adil yargılanma hakkının zımni bir unsurudur. Ayrıca

mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan iki unsur

olduğu nazara alındığında Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, Anayasanın

138., 139. ve 140. maddelerinin de tarafsız bir

mahkemede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği

açıktır (Tahir Gökatalay,

B. No: 2013/1780, 20/3/2014 § 60).

30. Bir mahkemenin idareye ve davanın taraflarına karşı bağımsız

olup olmadığının belirlenmesinde üyelerinin atanma şekli ve görev süreleri, dış

baskılara karşı teminatların varlığı ve mahkemenin bağımsız olduğu yönünde bir

görüntü sergileyip sergilemediği önem arz etmektedir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 28).

31. Tarafsızlık ise davanın çözümünü etkileyecek bir ön yargı,

tarafgirlik ve menfaate, davanın tarafları karşısında ve onların leh ve

aleyhlerinde bir düşünce veya menfaate sahip olunmamayı ifade eder. Tarafsızlığın

öznel ve nesnel olmak üzere iki boyutu bulunmakta olup bu kapsamda hâkimin

birey olarak mevcut davadaki kişisel tarafsızlığının yanı sıra kurum olarak

mahkemenin de kişide bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir (Tahir Gökatalay,

§§ 61, 62).

32. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin

bağımsızlığının Anayasa ve ilgili kanun hükümleri ile garanti altına alındığı,

atanma ve çalışma usulleri yönünden askeri hâkimlerin bağımsızlıklarını

zedeleyecek bir hususun olmadığı, kararlarından dolayı idareye hesap verme

gerekliliğinin bulunmadığı, disipline ilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin

Kurulunca incelenip karara bağlandığı görülmektedir. Diğer yandan sınıf subayı

üyelerinin en fazla dört yıl görev yapmaları, disiplin konularında yukarıda

bahsedilen Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görev süreleri zarfında idari

veya askerî yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları, bu

subayların idareye karşı bağımsızlıklarını güçlendirmiştir (Yaşasın Aslan, §§ 29, 30).

33. Anayasa’nın 157. maddesinde, AYİM’in

askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile asker kişileri ilgilendiren

ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk

ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini yapacağı belirtilmiştir. 1602

sayılı Kanun’un 20. maddesinde ise asker kişinin, TSK'da görevli bulunan veya

hizmetten ayrılmış olan subay, askerî memur, astsubay, askerî öğrenci, uzman

jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil

memurlar olduğu kural altına alınmıştır.

34. 1602 sayılı Kanun’un 21. maddesi

uyarınca AYİM, yukarıda sayılan kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin

idari işlem ve eylemlerden dolayı yetki, sebep, şekil, konu ve maksat

yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal

edilenler tarafından açılacak iptal davalarını, aynı idari işlem ve eylemlerin

haklarını ihlal etmesi hâlinde açılacak tam yargı davalarını çözmek ve karara

bağlamakla görevlendirilmiştir.

35. Başvuruya konu olayda başvurucu, amirini

tehdit ettiğinden bahisle açılan soruşturma neticesinde Kara Kuvvetleri

Disiplin Kurulu tarafından kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile

cezalandırılmış; bu ceza 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının

(D) bendinin (l) alt bendi uyarınca verilmiş, bu çerçevede başvurucu diğer

sivil memurlardan farklı bir usulle disiplin mahkemesi tarafından disiplin

cezası ile cezalandırılmadığı gibi verilen ceza da sivil memurlara uygulanan

genel kanun durumundaki 657 sayılı Kanun'a dayanılarak verilmiştir.

36. Başvurucu tarafından cezanın iptali istemiyle AYİM’de açılan davada, 1602 sayılı Kanun hükümlerinin

uygulanarak dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve karar verildiği,

başvurucunun 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nda yer alıp da 1602 sayılı Kanun’da yer almayan hangi

usule ilişkin güvencelerden yararlandırılmadığı hakkında bir iddiada

bulunulmadığı görülmüştür.

37. Başvurucu, TSK’da görevli sivil

memurların askerî hizmete ilişkin işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar için

AYİM’de dava açmalarının adil yargılanma hakkına

aykırı olduğunu ileri sürmekte ise de AYİM’in

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğinde olduğu, Anayasa’da yüksek

mahkemeler arasında sayıldığı, yasa ile kurulduğu, yargılamaya ilişkin usul

kurallarının açık ve öngörülebilir nitelikte olduğu, bu kuralların 2577 sayılı

Kanun’da yer alan düzenlemeler ile benzerlik taşıdığı, 2577 sayılı Kanun’a göre

dava açanlara kıyasla 1602 sayılı Kanun'a göre dava açanlara farklı ve belirgin

bir yük getirilmediği, 1602 sayılı Kanun’da yer alan kuralların demokratik bir

toplumda uyandırması gereken güven duygusuna zarar vermediği, başvurucunun

TSK’da görev yapmasından dolayı diğer sivil memurlar ile arasında farklı bir

uygulamaya gidilmediği sonucuna varılmıştır.

38. AİHM, TSK bünyesinde sivil memur olarak görev yapan ve

"emre itaatsizlikte ısrar" ve "hiyerarşik üste sürekli

hakaret" nedeniyle toplam 10 ay hücre hapsine mahkûm edilen başvurucunun

yaptığı başvuruya ilişkin verdiği İçen/Türkiye

(B. No: 45912/06, 31/5/2011, §§ 39-45) kararında

askerî disiplin mahkemelerince öngörülen disiplin cezalarının 10 gün ve 2 ay

oda veya göz hapsi olarak değişmesine karşın sivil mahkemelerde aynı tür suçlar

için öngörülen cezanın kınama veya aylıktan kesme olarak değiştiğini tespit

ettikten sonra böyle bir ayrımın sivil şahıs olarak başvurucuyu, sivil

mahkemelerde yargılanan vatandaşların durumlarından belirgin biçimde farklı bir

konuma getirdiğini ve bu ayrımın gerekçesinin somut olarak ortaya

konulamadığından hareketle Sözleşme'nin 6. maddesinin ihlal edildiğini

değerlendirmiştir. Somut başvuru ise sivil memurun açtığı idari davanın AYİM’de görülmesine ilişkin olup başvurunun anılan kararla

bağlantısının bulunmadığı anlaşılmıştır.

39. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkına yönelik bir

ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin "açıkça

dayanaktan yoksun olması" nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun "açıkça

dayanaktan yoksun olması" nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına

3/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Ahmet

SEHERYILDIZI

Vekili

:

Av. Mustafa

BAYDAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/2320, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun "açıkça
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına
  13. Yıldırım
  14. Özgüldür
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Yalçınöz
  18. Seheryıldızı
  19. Baydar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/2320
Tarih
3 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Nur Bilgili Başvurusu (B. No: 2013/8795)
  • Musa Yıldırım Başvurusu (B. No: 2013/2845)
  • Sertaç Kılıçarslan Başvurusu (B. No: 2013/7090)
  • Sayım Karmaş Başvurusu (B. No: 2013/2745)
  • Ziver Demircan Başvurusu (B. No: 2014/235)
  • Remezan Orak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/2229)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.