İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2013/8425)

1. Başvuru, yurt dışından gönderilen bir mektubun ceza infaz kurumuncaalıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle

Başvuru No2013/8425Tarih24 Mart 2016Okuma14 dk · 2.770 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (3)

Karar tarihi
24 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/8425
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.770 kelime·14 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yurt dışından gönderilen bir mektubun ceza infaz kurumuncaalıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle

haberleşme ve ifade hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/11/2013 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesindebaşvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci

Bölüm Birinci Komisyonunca 15/6/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmiştir.

4. İkinci

Bölüm Birinci Komisyonunca 15/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 26/6/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü tanınan ek süre içerisinde

14/8/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

24/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 25/8/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. (Kapatılan) Malatya1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin kesinleşen

kararıyla başvurucunun müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

10. Başvurucunun hapis cezasını çekmekte olduğu Ankara 2 No.lu F

Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna M.A. isimli bir kişi

tarafından başvurucu adına mektup gönderilmiştir. Posta yolu ile yurt dışından

gelen mektup, Türkçe dışındaki bir dil ile yazılmıştır.

11. Sakıncalı olduğuna karar verilen mektubun onaylı suretinin

incelenmek üzere gönderilmesi Komisyonlar Başraportörlüğü

tarafından 29/5/2015 tarihinde istenmiştir. Orijinali ve Türkçesi ile beraber

11/6/2015 tarihinde fiziken gönderilen mektubun Ceza

İnfaz Kurumu tarafından aynı suretle bire bir Türkçe'ye

çevrildiği, daha sonra da karar verildiği anlaşılmaktadır.

12. Türkçe'ye çevrilmiş hâliyle

mektupta geçen ifadelerin bir kısmı şöyledir:

"Güneşin Işınları

Programı için", "Güneşin kutsal yüzünü görmek umuduyla, önder apo'ya, sana tüm özgürlük mahkumlarına ve selam ve

direnişiniz önünde saygıyla eğiliyorum...", "... değerli yoldaş,

senin de bildiğin gibi halkın devrimci savaş süreci 'özgürlüğü' oluşturma için

başlatılmıştı...", "...bizler de gerilla olarak, özgürlük mahkumları

ve halk önder apoyu karşılama merasiminin

hazırlıkları içerisindeyiz...", "...bir gün önderlik ile buraları

gezeceğiz...", "...bizler özgür Kürdistan'da insanlığın özgür aşkını

hep birlikte Reber Apoyla

onun etrafında görüşme halayıyla döneceğimiz günlerin özlemiyle yaşam ve

mücadelenizde başarılar diliyoruz...", "Devrimci selam ve saygılar. Zozan K.-Norşin E."

13. Anılan mektup, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu

Başkanlığının 23/8/2013 tarihli ve 2013/371 sayılı kararıyla değerlendirilmiştir.

Söz konusu kararın "Alınan karar

bilgileri" kısmında karar tipi olarak "Mektubu Yok Et" yazmaktadır.Karar metni şöyledir:

"Yapılan inceleme

neticesinde hükümlü Kamuran Reşit Bekir'e M.A. tarafından gönderilmek istenen

mektupta Radyo kanalı aracılığı ile terör örgütüyle haberleşmeyi sağlayan

ifadeler nedeniyle sakıncalı görülerek Ceza İnfaz Kurumumuz Disiplin Kurulu

tarafından mektubun Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 4.'üncü maddesinin 2'nci bendinde

"Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenen temel amaç,

öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç

işlenmesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak,

hükümlünün, yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara,

nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine

uyumunu kolaylaştırmaktır" gereğince Ceza İnfaz Kurumumuz Disiplin Kurulu

tarafından mektubun Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 123. maddesine göre İMHA edilmesine karar

verilmiş olup, kararın hükümlüye tebliğine, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün

içinde karara Sincan İnfaz Hakimliğine itiraz edebileceğinin hatırlatılmasına,

kararın bir örneğinin sicil müşahede dosyasına, bir örneğinin açılan özel

kartona konulmasına, kararın infazı için ilgili birime yazılmasına oy birliği

ile karar verildi."

14. Başvurucu Disiplin Kurulunun bu kararına karşı Sincan İnfaz

Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Şikâyet dilekçesinde

başvurucu, kendisine gönderilen bir mektup söz konusu iken kendisinin göndermek

istediği bir mektubun alıkonulmasına karşı hareket ettiği düşüncesindedir.

Başvurucunun şikâyet dilekçesi şu şekildedir:

"Bir adet kartı (mektup) Kürtçe yazdım ve

kartın diğer tarafında da resim vardı ve M.A.'ya

göndermek istedim. Cezaevi Disiplin Kurulun Karar Tarihi: 23.08.2013 ile Karar

No: 2013/371 imha kararı verdi. Gerekçesi ise; radyo kanal aracılığıyla terör

örgütüyle haberleşmeyi sağlayan ifadeler içermesi göstermiş ve sakıncalı

bulmuş. Tüzüğün 4'üncü maddesinin, 2'nci bendini de hatırlatmışlar.

Ben bu hukuki olmayan ve keyfi karara itiraz

ediyorum. Çünkü terör örgütü ve buna benzer sıfatları kabul etmiyorum. Aynı

zamanda terörle ilgili hiç bir ifade kullanmamış.

Mahkemeniz söz konusu Kartı incelemesini talep ediyorum. Yazdığım kart; ifade

ve düşünce özgürlüğüdür. Benim şahsi ve özel yaşamamı hukuki olmayan bir

şekilde engel olmuşlar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre hakkımı ihlal

etmişler, beni mağdur etmişler ve düşünce ve ruhum üzerinde baskı

uygulamışlar...

02. 09.2013"

15. Sincan İnfaz Hâkimliği aşağıda yer alan gerekçelerle

başvurucunun şikâyetini reddetmiş, şikâyet konusu metin hakkında aşağıda

açıklanan hususlar çerçevesinde Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün'ün (İnfaz

Tüzüğü) 123. maddesine göre işlem yapılmasına ve kararın bir örneğinin gereği

için Ankara 2 No.lu F tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine

karar vermiştir. İnfaz Hâkimliğinin gerekçesinin ilgili kısımları şu

şekildedir:

" Hükümlü Kamuran Reşit

Bekir 02/09/2013 tarihli dilekçesi ile Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli

Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu'nun 23/08/2013 tarihli ve 2013/371 sayılı

kararına karşı süresi içerisinde şikayette bulunmakla

dosya incelendi;

...Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yerleşik

uygulaması, mahkûmların genel olarak özgürlük hakkı hariç Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya

devam ettikleri yönündedir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8.maddesine

göre: "herkes özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Anılan haklar ulusal güvenlik, kamu

güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suçun veya düzensizliğin önlenmesi, genel

sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması amacıyla, hukuka uygun olarak yapılan ve demokratik bir toplumda

gerekli bulunan müdahalelerin dışında, kamu makamları tarafından hiç bir müdahale yapılamaz."

...

Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi’ne göre şiddete çağrı ve teşvik, kin ve nefret söylemi, hakaret ise

ifade özgürlüğünün koruması altında değildir. Herhangi bir beyanın şiddete

çağrı ve teşvik, kin ve nefret söylemi ve hakaret kapsamında olup olmadığı,beyanın genelinden, nerede

nasıl söylendiğine, kimin tarafından söylendiğine, söylem ve eylemin pratikte

bir karşılığı olup olmadığına, söylemin etkinliği açısından yakın tehlike

kavramının değerlendirilmesine kadar bir dizi unsurun birlikte

değerlendirilmesini gerektirmektedir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 68/3. maddesinde de "Kurumun asayiş ve

güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar

amaçlı suçörgütü veya diğer suç örgütleri

mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe

yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve

telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez"düzenlemesi yer almaktadır.

Bu ilkeler ve yasa maddesi çerçevesinde

yapılan değerlendirme sonucunda;

Hükümlüye gönderilen mektubun Belçika'dan M.A.

İsmiyle gönderildiği halde mektubu yazan kişilerin içeriğe göre Zozan Kobane ve Norşin Efrin ismini

belirttikleri, mektubun gönderen tarafından doğrudan doğruya muhatabına değil

de önce Belçika'da kayıtlı bir adrese ve başka bir isme gönderildiği, sonradan

da bu isim tarafından muhatabına iletilmek üzere postaya verildiği,

Hakimliğimize intikal eden birçok dosyadan da (mesela 2013/2111, 2120, 2117

Esas sayılı dosyalar) anlaşıldığı üzere bu şekilde gönderen tarafından doğrudan

muhatabına postalanmayan mektupların Belçika'da kayıtlı bir adrese ulaştırılıp

o adreste görünen bir isim tarafından muhatabına iletilmek üzere postaya

verildiği, bu uygulamaya göre de mektupların bir merkezde toplandıktan sonra

muhataplarına iletildiği, mektuplaşmanın bu şekilde bir merkezin kontrol ve

denetiminde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Buna göre gerek mektuplaşmanın usulü gerekse

içeriği gözetildiğinde 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68/3. Maddesinde belirtilen

"terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının

haberleşmelerine neden olma" hali söz konusu olduğundan İdare kararının

yerinde ve hukuka uygun olduğu, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği

kanaatiyle aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir.

Karar: Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Hükümlü Kamuran Reşit Bekir'in şikayetinin

REDDİNE,

2- Şikayete konu

metin hakkında yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Tüzük'ün

123. maddesine göre İŞLEM YAPILMASINA,

3- Kararın bir örneğinin hükümlüye TEBLİĞİNE,

4- Kararın bir örneğinin gereği için Ankara 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na

GÖNDERİLMESİNE..."

16. Başvurucu bu karara karşı Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi

nezdinde itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu, kendisine gönderilen

bir mektup söz konusu iken yine yukarıda belirtilen şikâyet dilekçesinde yer

alan hususlar kapsamında (bkz. § 14) kendisinin gönderdiği bir mektubun

alıkonulmasına itiraz ettiğini düşünerek hareket etmiştir.

17. Başvurucunun Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yaptığı

itiraz, İnfaz Hâkimliğinin kararına atıf yapılarak Mahkemenin 21/10/2013 tarihli

ve 2013/3349 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.

18. Başvurucu 7/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

19. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (B. No: 2013/1822, §§ 16-18) kararında hükümlü ve tutukluların

gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından

yapılan müdahalelere ilişkin mevzuata yer verilmiştir.

20. İnfaz Tüzüğü'nün 123. maddesi şöyledir:

"(1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline

gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun

disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde,

mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna

kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı

idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde

çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir.

Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı

tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için

gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise,

disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz

hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz

hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise

mahkemenin kararına göre işlem yapılır.

(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ

tarihinden itibaren onbeş gün içinde infaz

hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı

tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz

edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı

görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı

sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.

(3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen

mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması

durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 24/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, Disiplin Kurulu kararının keyfî, yasa dışı ve

ideolojik olduğunu, yasa yollarına müracaat etmesine rağmen sonuç alamadığını,

soyut delilleri somut delilmiş gibi öne sürerek ve yasaları zorlayarak karar

verdiklerini, mektubun içeriğini dinlediği için Cezaevi kurum asayişine ve

güvenliğine tehlikeye düşüren bir ifadeyi taşımadığını, örgüt veya gruplarla

ilgili olmadığını, bireysel ve şahsi duygu ve düşüncelerini, özlem, arkadaşlık

ve sevgi ilişkilerini kapsadığını belirterek söz konusu mektubun araştırılıp

incelenmesini talep etmiş ve haberleşme ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu sebeple başvurucunun iddiaları haberleşme

hürriyeti kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) de haberleşme alanında ifade özgürlüğünün Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (AİHS/Sözleşme) 8. maddesi ile güvence altına alındığını

hatırlatmaktadır (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72…, 25/3/1983, § 107; Fazıl Ahmet Tamer/Türkiye, B. No:

6289/02, 5/12/2006, § 33).

24. Başvurucunun, kendisine M.A. isimli şahıs tarafından

gönderilmek istenen mektubun sakıncalı olduğuna karar verilmesi nedeniyle

anayasal haklarının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetleri açıkça dayanaktan

yoksun değildir. Ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. Başvurucu, gönderilmek istenen mektupların usulsüz ve keyfî

bir şekilde gönderilmediğini, şikâyet ve itiraz yollarından da sonuç

alamadığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

26. Bakanlık görüşünde, AİHM içtihatları hatırlatılarak

başvurucunun iddialarının bu kararlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği

bildirilmiştir.

27. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

dilekçesindeki ifadelerini yinelemiş; yazılan mektuplarda sakıncalı bir ibare

olmadığını belirtmiştir.

b. Genel İlkeler

28. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (bkz. §§ 28-34) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği

veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir.

c. İlkelerin Olaya Uygulanması

i. Müdahalenin Varlığı

29. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararıyla

başvurucunun göndermek istediği mektupların sakıncalı olduğuna karar

verilmiştir. Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından

başvurucunun haberleşme özgürlüğüne bir müdahalede bulunulmuştur.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

30. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı,

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın;

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, Anayasa’nın ilgili

maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik

toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).

Kanunilik

31. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (bkz. §§ 37-46) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği

veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerin "kanunilik"

ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Somut olayda bu sonuçtan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

Meşru Amaç

32. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (bkz. §§ 47-50) kararındahükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerde "meşru amaç"

ilkesine ilişkin genel ilkelere yer verilmiştir.

33. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasında “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren,

görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç

örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları

paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup,

faks ve telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından

yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Burada belirtilen sebeplerin,

Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olan kamu düzeni ve suç

işlenmesinin önlenmesi genel amacı çerçevesinde cezaevinde güvenliğin ve

disiplinin sağlanmasını hedeflediği söylenebilir.

34. Somut olayda Disiplin Kurulu Başkanlığınca başvurucuya

gönderilmek istenen mektubun sakıncalı bulunarak alıkonulma sebebi, gönderilen

mektup içerisinde terör örgütüyle haberleşmeyi sağlayan ifadelerin bulunması

gösterilmiştir.

35. Bu kapsamda başvurucuya gönderilen mektubun, cezaevi

disiplin kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme özgürlüğüne yapılan müdahalenin;

kamu düzeni ile cezaevlerinde asayiş ve güvenliğin sağlanması amaçlarını

taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme özgürlüğüne ilişkin 22. maddesinin

ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır.

Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Olma ve

Ölçülülük

36. Başvurucu kendisine gönderilmek istenen mektuplara Cezaevi

idaresi tarafından el konulmasını ve imha-yok etme kararı verilmesini şikâyet

etmekte, alıkoymanın Kanun'a aykırı olduğunu, haberleşme ve ifade özgürlüğünün

ihlal edildiğini ileri sürmekte ve mektubun kendisine verilmesini talep edip

maddi ve manevi tazminat istemektedir.

37. Bakanlık görüşünde; AİHM kararlarında, ceza infaz

kurumlarında bulunan kişilerin yazışmalarının belirli ölçüde kontrolünün başlı

başına Sözleşme’nin ihlaline sebebiyet vermeyeceği, keza ceza infaz kurumunun

olağan ve makul gereksinimleri dikkate alınarak 5275 sayılı Kanun'un 123/3.

maddesine göre bir değerlendirmede bulunulmasının gerekli olduğunun

vurgulandığı belirtilmiştir.

38. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

formunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

39. Somut olayda mektubun içeriğinden gönderici ile mektubu

yazan kişilerin farklı olduğu ve bu kişilerin başvurucunun arkadaşları olduğu

anlaşılmaktadır. Mektupta bir radyo programında söylenmiş ya da söylenecek

cümlelerin bir kısmı belirtilmekte ayrıca göndericinin kendi duygu ve

düşüncelerine de yer verilmektedir (bkz. § 12).

40. Disiplin Kurulu kararını verirken başvurucu hakkında

hükmedilen hapis cezasının amacından yola çıkılmış, terör örgütüyle

haberleşmeyi sağlayan ifadelerin bulunması nedeniyle mektubun imha edilmesine

karar verilmiştir.

41. Yapılan inceleme sırasında başvurucunun Disiplin Kurulu

kararına karşı infaz hâkimliğine süresi içerisinde şikâyet ederken ileri

sürdüğü hususlar ile şikâyete konu mektup arasında bir bağlantı bulunmamaktadır

(bkz. § 14). Nitekim somut olayda başvurucu kendisinin gönderdiği bir mektubun

alıkonulmasını değil, kendisine yollanan bir mektubun verilmemesini şikâyet

etmektedir. Başvurucu İnfaz Hakimliğinin kararına karşı, itiraz kanun yoluna

başvururken yine bu durumun farkında değildir (bkz §

16). Ayrıca, başvurucu bireysel başvuru formunda da mektubun içeriğinde neden

göndericinin kendi isminin yerine, başka kişilerin isminin yer aldığını

açıklamamıştır.

42. İnfaz Hâkimliği ise buradan yola çıkarak ve mektubun

içeriğini dikkate alarak terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç

örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olma hâlinin gerçekleştiğini

belirtmiş, bu durumu mektupların bir merkezde toplanarak ve kontrolden

geçirilmek suretiyle gönderilmek istenmesiyle açıklamıştır.

43. Mektubun içeriği dikkate alındığında özellikle "...bizler de gerilla olarak, özgürlük mahkumları ve

halk önder apoyu karşılama merasiminin hazırlıkları

içerisindeyiz...", "..bizler özgür Kürdistan'da insanlığın özgür

aşkını hep birlikte Reber Apoyla

onun etrafında görüşme halayıyla döneceğimiz günlerin özlemiyle yaşam ve

mücadelenizde başarılar diliyoruz..." gibi ifadelerden göndericinin kendisinin ve başvurucunun da

içinde bulunduğu bir topluluktan bahsettiği ve "biz" kavramına vurgu yaptığı anlaşılmaktadır (bkz. §

12).

44. Buna göre somut olayda İnfaz Hâkimliği kararında yer alan

gerekçelerin başvuru konusu mektubun alıkonulması için ilgili ve yeterli olduğu

anlaşılmaktadır. Ayrıca, İnfaz Hâkimliğinin kararının hüküm kısmında yer alan

ifadelerden anlaşıldığı kadarıyla Cezaevi idaresinden İnfaz Tüzüğü'nün 123.

maddesine göre işlem yapılmasını istediği, yani kararda mektubun imha

edilmemesi gerektiği ve bu kapsamda Disiplin Kurulu kararının yerinde olduğu

belirtilmektedir (bkz. § 15). Bu sebeple başvurucunun haberleşme hürriyetine

yönelik kısıtlamanın, Anayasa’nın 22. maddesi anlamında demokratik toplumda

kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için gerekli olan

demokratik toplum düzenin gereklerine aykırı olduğu düşünülemez.

45. Açıklanan nedenlerle söz konusu mektup yönünden getirilen

kısıtlamanın bir ihlal içermediği anlaşıldığından Anayasa’nın 22. maddesinde

güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme

hürriyetinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Geçici

olarak muaf tutulan 198,35 TL harçtan ibaret yargılama giderinin başvurucudan

TAHSİLİNE,

D. Kararın

bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

24/3/2016 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu : Kamuran Reşit BEKİR (Suriye Arap Cumhuriyeti Vatandaşı)

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/8425, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Gönderilmesine..."
  8. B. İlgili Hukuk
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin
  13. B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme
  14. C. Geçici
  15. D. Kararın
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Kömürcü
  19. Altan
  20. Akkaya
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/8425
Tarih
24 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Melek Yolcu Başvurusu (B. No: 2013/977)
  • Bilal Turan ve Diğerleribaşvurusu (B. No: 2013/7418)
  • Ahmet Kütük Başvurusu (B. No: 2015/19099)
  • Memet Uçar Başvurusu (B. No: 2013/7542)
  • Mustafa Kamil Uzuner ve Mustafa Kadir Gül Başvurusu (B. No: 2013/3371)
  • Murat Karayel Başvurusu (B. No: 2013/5034)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.