İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kazim Dakak Başvurusu (B. No: 2014/5950)

1. Başvuru, denetimli serbestlik tedbiriyle tahliye talebinin

Başvuru No2014/5950Tarih4 Temmuz 2018Okuma10 dk · 2.004 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kazim Dakak Başvurusu

Karar tarihi
4 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2014/5950
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.004 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, denetimli serbestlik tedbiriyle tahliye talebinin

reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, Yahyalı Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2009

tarihli ve E.2004/86, K.2009/325 sayılı kararı ile iki ayrı dolandırıcılık

suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir.

10.Anılan kararın infazı kapsamında başvurucu 13/4/2014

tarihinde Silivri 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınmıştır.

11. Başvurucu; Silivri İnfaz Hâkimliğinden suç tarihinin

17/6/2005 tarihinden önce olduğunu, ayrıca ceza aldığı suçun 2/7/2012 tarihli

ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve

Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 3. maddesindeki istisna

suçlardan olmadığını, daha lehe olan 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların

İnfazı Hakkında Kanun uygulandığında hakkındaki cezanın beşte ikisini ceza

infaz kurumunda geçirmesi gerekeceğini, 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı

Denetimli Serbestlik Uygulamasına Dair Kanun ile 24/1/2013 tarihli ve 6411

sayılı Kanunlar uyarınca açık cezainfaz kurumuna

ayrılmaya hak kazanmasıyla birlikte denetimli serbestlik hükümlerinden

faydalanabileceğini belirterek cezasının geri kalan kısmı için denetimli

serbestlik hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.

12.İnfaz Hâkimliği 28/4/2014 tarihli ve E.2014/2269, K.2014/2178

sayılı kararı ile 2/9/2012 tarihli ve 28399 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 6.

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca açık ceza infaz kurumuna

ayrılmayı hak etmediği gerekçesi ile talebin reddine hükmetmiştir. Gerekçeli

kararın ilgili kısmı şöyledir:

"6291 Sayılı Yasa 1.maddesi ile 5275

sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci

maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 105/A-1.maddesi" Hükümlülerin dış

dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve

güçlendirmelerini temin etmek amacıyla;

a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son

altı ayını kesintisiz olarak geçiren,

b) Çocuk eğitimevinde

toplam cezasının beşte birini tamamlayan,

koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin

talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının

denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu

idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak,

infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. " hükmü ve,

31/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6411

Sayılı Yasa 13.maddesi ile eklenen geçici 4.maddesi "Bu Kanunun 105/A

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı

aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli

bir süre infaz edilmesine ilişkin şart 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmaz.”

hükmü düzenlenmiştir.

Bu yasal düzenlemelere göre, açık ceza infaz

kurumunda bulunan,koşullu salıverilmesine 1 yıl veya

daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin denetimli serbestlik hükümlerine göre

cezalarının infazına karar verilebilceği,hükümlünün

ise değerlendirme tarihinde; hükümlünün 13/04/2014 tarihinde ceza infaz

kurumuna alındığı, 02/09/2012 tarihli açıkceza infaz

kurumuna ayrılma yönetmeliğnin 6/1-a maddesi uyaırnca "Toplam cezalarının beşte birini kapalı

kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine altı yıl

veya daha az süre kalanlar açık kurumlara ayrılabilir" AçıkCeza

infaz kurumuna ayrılmayı hak etmediği anlaşılmakla talebin bu aşamada

reddine...[karar verilmiştir]."

13.Anılan karara yapılan itiraz, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin

30/4/2014 tarihli ve 2014/569 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Başvurucu, karardan aynı tarihte haberdar olmuştur.

14.Başvurucu 2/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. Silivri 2. İnfaz Hâkimliğince 29/9/2014 tarihinde

başvurucunun denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanmasına karar verilmiştir.

İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesi 9/4/2015 tarihli kararıyla koşullu salıverme

tarihine kadar olan süredeki denetim süresince yükümlülüklerini yerine

getirdiği, denetim planına uygun davrandığı, herhangi bir olumsuz davranışının

ve yükümlülüklerinin ihlaline rastlanamadığından başvurucununşartla

tahliyesine karar vermiştir. Başvurucu, anılan hükmün infazını 18/9/2016

tarihinde bihakkın tamamlamıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. 6291 sayılı Kanun ile 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen 105/A maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

" Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını

sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek

amacıyla;

a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son

altı ayını kesintisiz olarak geçiren,

b) Çocuk eğitimevinde

toplam cezasının beşte birini tamamlayan,

koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin

talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının

denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu

idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak,

infaz hâkimi tarafından karar verilebilir."

17.6411 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4.

madde şöyledir:

"Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı

ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz

edilmesine ilişkin şart 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmaz."

18. 6352 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"(2) Terör suçları, örgüt faaliyeti

kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç

olmak üzere;

a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha

az hapis cezasına mahkûm olanların,

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların,

c) Adli para cezasının infazı sürecinde tazyik

hapsine tabi tutulanların,

cezaları doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir. Bu fıkra

hükümleri 3l/l2/2017 tarihine kadar uygulanır."

19.5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (2) ve (3) numaralı

fıkrası şöyledir:

"(2) Hükümlülerin açık cezaevlerine

ayrılmalarına ilişkin esas ve usûller yönetmelikte

gösterilir.

(3) İlk

kez suç işleyen ve iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına hükümlü

bulunanların cezaları doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine

getirilebilir."

(15)Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin

"Doğrudan açık kuruma alınacak hükümlüler" başlıklı 5. maddesi

şöyledir:

"Terör suçları, örgüt faaliyeti

kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç

olmak üzere;

.....

cezaları doğrudan açık kurumlarda yerine getirilir."

20.Anılan Yönetmelik'in 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Hükümlülerden;

a) Toplam cezalarının beşte birini kapalı

kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine altı yıl

veya daha az süre kalanlar,

....

açık kurumlara ayrılabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 4/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu, 2 yıl 6 ay hapis cezasının infazı kapsamında

kapalı ceza infaz kurumuna alındığını, suç tarihinin 1/6/2005 tarihinden önce

olması nedeniyle şartla tahliyeye bir yıl içinde hak kazanacağını, 6352, 6291

ve 6411 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklikler kapsamında açık ceza infaz

kurumuna ayrılıp denetimli serbestlik tedbiri kapsamında tahliye olması

gerektiğini, buna ilişkin talebinin Yönetmelik hükümleri gerekçe gösterilerek

reddedildiğini, açık kanun hükümlerine rağmen tahliyesinin yapılmadığını, adil

bir yargılama yapılmadan hatalı ve hukuka aykırı bir kararla talebinin reddedildiğini

belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan kişi özgürlüğü ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; uygulamaya son verilmesi ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

23. Bakanlık görüşünde; başvuruya konu kararların açık ceza

infaz kurumuna ayırma talebinin reddine ilişkin olduğu, açık ceza infaz

kurumuna ayrılmış olsa bile başvurucu hakkında doğrudan denetimli serbestlik

tedbirinin uygulanmayacağı, yasal düzenlemeler gereğince öncelikle ceza infaz

kurumu idaresince hazırlanmış iyi hâl raporu ve sonrasında infaz hâkimince

karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

B. Değerlendirme

24. Bir mahkûmiyet kararının infazına ilişkin olarak Anayasa'nın

19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5. maddesi açık bir

hüküm içermemektedir. Bununla birlikte herkesin kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkına sahip olması ve bu hakka getirilebilecek sınırlamaların ayrıntılı

olarak madde metinlerinde belirtilmesi,

keyfi bir biçimde bu haktan kimsenin mahrum bırakılmamasını

amaçlamaktadır. Yetkili bir mahkeme tarafından verilen bir mahkûmiyet kararının

infazının sağlanması ve ceza infaz kurumunda tutma süresi de bu hak kapsamında

değerlendirilmelidir. Ceza mahkemelerinin kararına uygun hareket edilmesi de

hakkın korunması açısından bir zorunluluktur. Dolayısıyla hükümlülerin ceza

infaz kurumunda kalacakları sürenin mahkûmiyet kararına uygun olması

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve AİHS'in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

kapsamında güvence altına alınmıştır (Mithat

Bakikuşağı, B. No: 2013/4682, 17/9/2014, §

32).

25. 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen 105/A

maddesi; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını

sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla şartla tahliyelerine

bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde

cezalarının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü

hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi

tarafından karar verilebileceğini hükme bağlamaktadır. Sonuç olarak anılan

maddenin hükümlülerin ceza infaz kurumunda geçirecekleri süreyi kısalttığı

açıktır (Mithat Bakikuşağı,

§ 35).

26. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi, infaz hâkiminin takdir

yetkisi ve belirlenecek yükümlülükler çerçevesinde hükümlülerin infaz rejiminin

şeklini belirleyip cezalarının bir kısmının denetimli serbestlik tedbiri

uygulanarak ceza infaz kurumu dışında geçirmelerini sağlamaktadır. Anılan kural

uyarınca hükümlünün talebi ve kanuni şartlar oluşmuş olsa dahi infaz hâkimi

tedbirin uygulanması talebini reddedebilecektir. Dolayısıyla bütün hükümlüler

için Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında hapis cezasının tamamının veya bir kısmının

denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması suretiyle infaz edilmesi

zorunluluğu bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile denetimli serbestlik tedbiri

kararı, yetkili infaz hâkiminin takdir yetkisinde olduğundan tedbirin

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve AİHS'in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

kapsamında güvence altına alındığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak bu

durumun kişi hürriyeti ve güvenliği açısından infaz hâkimlerine açıkça keyfî

bir şekilde karar vermesi sonucunu doğurduğu da söylenemez. Öte yandan

başvurucunun denetimli serbestlikten yararlanamaması, hakkında verilen

mahkûmiyet hükmünün süresini de uzatmamaktadır (Mithat Bakikuşağı, § 38).

27. Somut olayda başvurucu, cezasının koşullu salıverilme tarihine

kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz

edilebilmesi için talepte bulunmuştur.

28. Silivri İnfaz Hâkimliği, başvurucunun talebini Yönetmelik'in

6. maddesine dayanarak başvuranın cezasının beşte birini kapalı ceza infaz

kurumunda geçirmemesi nedeniyle açık ceza infaz kurumuna ayrılmayı hak etmediği

gerekçesiyle reddetmiştir.

29. 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen 105/A

maddesi; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını

sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla şartla tahliyelerine

bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde

cezalarının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü

hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi

tarafından karar verilebileceğini hükme bağlamaktadır.

30. Bununla birlikte aynı maddenin birinci fıkrasında, denetimli

serbestlik suretiyle cezanın infazı bakımından hükümlü hakkında açık ceza infaz

kurumuna ayrılma şartlarının oluşmuş olması aranmaktadır.

31.6352 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında;

terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel

dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan toplam

üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanların, taksirli suçlardan toplam

beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların ve adli para

cezasının infazı sürecinde tazyik hapsine tabi tutulanların cezalarının

doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirileceği belirtilmiştir.

32. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrasında,

hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına ilişkin esas ve

usullerin yönetmelikte gösterileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda Yönetmelik'in

5. maddesi; doğrudan açık ceza infaz kurumuna ayrılacak hükümlüleri belirlemiş

ve terör suçlarını, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel

dokunulmazlığa karşı işlenen suçları istisna bırakmıştır. 6. maddede ise

istisna tutulan suçlar bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmek için

toplam cezanın beşte birinin kapalı ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak

geçirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

33. Tüm bu düzenlemeler ışığında denetimli serbestlik tedbirinin

uygulanması için hapis cezasının süresi ve açığa ayrılmış olma koşulu yerine

getirildikten sonra ceza infaz kurumu idaresinin iyi hâl raporu üzerine

başvurulan infaz hâkiminin tedbirin uygulanması yönünde karar vermesi

gerekmektedir. Dolayısıyla denetimli serbestlik tedbiri kararı, yetkili infaz

hâkiminin takdir yetkisinde olduğundan Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci

fıkrasının birinci cümlesi kapsamında güvence altına alınmamıştır.

34. Somut olayda başvuruya konu kararlar açık ceza infaz

kurumuna ayırma talebinin reddine ilişkindir. Başvurucu açık ceza infaz

kurumuna ayrılmış olsaydı bileinfaz kurumunca

hazırlanmış iyi hâl raporu ve infaz hâkimliğinin kararı olmadan doğrudan

kendisine denetimli serbestlik tedbiri uygulanamayacağı için kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkına yönelik açık ve görünür bir ihlal söz konusu değildir.

35. Açıklanan gerekçelerle açık ve görünür bir ihlal olmadığı

anlaşılmakla başvurunun açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/7/2018 OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

YusufŞevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Kazim DAKAK

Vekili

:

Av. Yılmaz

POLAT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/5950, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Hakyemez
  13. Kaya
  14. Polat
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/5950
Tarih
4 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Abdurrahman Dağdelen Başvurusu (B. No: 2015/3915)
  • Behice Çalışkan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/5723)
  • Yaşar Tanrıyıseven Ergünsu Başvurusu (B. No: 2015/10494)
  • Hasan Arık Başvurusu (B. No: 2014/11186)
  • Ahmet Baysal Başvurusu (B. No: 2015/2089)
  • Leyla Birlik Başvurusu (B. No: 2016/40882)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.