İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Genel Kurul

ANAYASA MAHKEMESİ · GENEL KURUL

KARAR

M.ç. Başvurusu (B. No: 2017/34600)

1. Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme talebinin

Başvuru No2017/34600Tarih6 Şubat 2020Okuma23 dk · 4.642 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Genel Kurul M.Ç. Başvurusu

Karar tarihi
6 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2017/34600
R.G. Tarih ve Sayı
20/3/2020 - 31074
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.642 kelime·23 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme talebinin

reddi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının; reddedilen hâkimin davaya bakması

nedeniyle bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/8/2017 ve 8/2/2019 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2019/4918 numaralı başvuru dosyasının kişi ve konu

yönlerinden hukuki irtibat nedeniyle 2017/34600 numaralı başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin 2017/34600 numaralı başvuru dosyası üzerinden

yapılmasına ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

8. Birinci Bölüm tarafından 29/1/2020 tarihinde yapılan

toplantıda, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli

görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 28. maddesinin (3)

numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

10. Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olma şüphesiyle

21/7/2016 tarihinde tutuklanan başvurucu, tutukluluğunun 21/9/2016-10/6/2017

tarihleri arasındaki dönemini Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda

geçirmiştir. Başvurucu 10/6/2017 tarihinden itibaren de Antalya L Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır.

11. Başvurucu; Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2018 tarihli

kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla

cezalandırılmış, karara karşı istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2.

Ceza Dairesinin 21/5/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Yargıtay 16. Ceza

Dairesinin 28/11/2018 tarihli onama kararıyla başvurucu hakkındaki hüküm

kesinleşmiştir.

A. 2017/34600 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç

12. Başvurucu, Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna

sunduğu 6/1/2017 ve 23/1/2017 tarihli dilekçeleriyle ceza infaz kurumundaki

ödül uygulamasından yararlandırılarak eşiyle mahrem görüşme yapma talebinde

bulunmuştur. Yetkililerin talebine yazılı olarak cevap vermediğini ve terör

suçundan şüpheli olanlara ödül verilmeyeceğini söylediklerini beyan eden

başvurucu 17/2/2017 tarihli dilekçesi ile adi suçlardan tutuklu ve hükümlü

olanlara tanınan ödül uygulamasından kendisinin yararlandırılmamasının eşitliğe

aykırı olduğu iddiasıyla Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet

başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu ayrıca daha önce verdiği bir karar

nedeniyle Ankara Batı İnfaz Hâkimi M.D.den şikâyetçi olduğunu, aralarında

husumet oluştuğundan adil karar vermeyeceğini ileri sürerek hâkimin reddi

talebinde bulunmuştur.

13. Hâkimlik 27/2/2017 tarihli kararıyla hâkimin reddi talebi

hakkında karar verilmek üzere dosyanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine

gönderilmesine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 22/3/2017 tarihli kararıyla

dosyada iddiaya ilişkin bir belgenin yer almadığını belirterek soyut iddianın

ötesine geçmeyen talebin reddine karar vermiş ve dosyayı Hâkimliğe iade

etmiştir.

14. Hâkimlik 5/6/2017 tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar

vermiştir. Kararda; personel yetersizliği, güvenlik riski ve kapasitenin

aşılması nedenleriyle Kasım ayı ödül toplantısının yapılmaması yönündeki

28/11/2016 tarihli Kurum kararına değinildikten sonra yapılan uygulamanın

kurallara uygun olduğu ve hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı

belirtilmiştir.

15. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/7/2017 tarihli

kararıyla Hâkimlik kararı yerinde görülerek başvurucu tarafından yapılan itiraz

reddedilmiş, nihai karar 31/7/2017 tarihindetebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 31/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. 2019/4918 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç

17. Başvurucu, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz

Kurumu) bulunduğu 23/8/2017 tarihinde Antalya İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığı

dilekçede İnfaz Kurumundaki ödül uygulamasından yararlandırılarak eşiyle mahrem

görüşme yapma talebinde bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 22/2/2018 tarihli

kararıyla talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve talebin

değerlendirilmek üzere İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar vermiştir. Kararın

gerekçesinde ödül talebinin öncelikleİnfaz Kurumu tarafından değerlendirilmesi

gerektiği, başvurucunun talebi hakkında tutulduğu Kurum tarafından henüz bir

karar alınmadığı belirtilmiştir.

18. Antalya İnfaz Hâkimliğinin kararı üzerine konuyu

değerlendiren İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı (Kurul) 20/11/2018

tarihli kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararda, başvurucunun

disiplin cezası bulunmamakla birlikte 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi

Hakkında Yönetmelik'in (Ödül Yönetmeliği) 8. maddesinde sayılan

ödüllendirilebilecek tutum ve davranışları sergilemediği, ayrıca İnfaz

Kurumunda kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırıldığı, İnfaz

Kurumunun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut

doluluk durumunun dikkate alındığı belirtilmiştir. Başvurucu 7/12/2018 tarihli

dilekçesi ile kararda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, bazı hükümlü

ve tutukluların ödül uygulamasından yararlandırıldığını, ayrımcılık yasağına

aykırı uygulama yapıldığını ileri sürerek Kurul kararına karşı Antalya 2. İnfaz

Hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmuştur.

19. İnfaz Hâkimliği 19/12/2018 tarihli kararıyla şikâyetin

reddine karar vermiştir. Kararda; ödüllendirmenin infazı devam etmekte olan

hükümlülerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle hukuki ve toplumsal

kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmek amacıyla Kurula tanınmış bir

yetki ve görev niteliğinde olduğu, bu hususta verilecek ödülün niteliği ve

süresinin münhasıran Kurulun takdirinde bulunduğu, hükümlünün kazanılmış hakkı

olmadığı, infaz hâkimliğinin ödül kararının hukuki denetimini yapmakla görevli

olduğu, Ödül Yönetmeliği'nin 5., 8., 9. ve 10. maddeleri gereğince usulüne

uygun oluşturularak toplanan Kurul tarafından verildiğinden başvuru konusu

kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.

20. İnfaz Hâkimliği kararına yapılan itiraz, Antalya 1. Ağır

Ceza Mahkemesinin 9/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiş ve nihai karar

22/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.

21. Başvurucu 8/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

22. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Ödüllendirme"

kenar başlıklı 51. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlüler, kurum içindeki veya

dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin

katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki

gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.

(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için

de geçerlidir.

(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller

şunlardır:

a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli

hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate

kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın

nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.

b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez

olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle

kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti

olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.

c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar

uzatılabilir.

d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret

yaptırılabilir.

e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık

ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.

f) Haftalık telefonla

görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.

g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden

öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir.

h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında

artırılabilir.

ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma

imkânı verilebilir.

j) Hediye verilebilir.

k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu

verilebilir.

(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları

ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate

alınarak yönetmelikle belirlenir."

23. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) "Ödüllendirme" kenar başlıklı

159. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Kurum içindeki veya dışındaki genel

durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine

karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen

davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar

tanınır."

24. Tüzük'ün "Ödüllendirilecek

tutum ve davranışlar" kenar başlıklı 160. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlülerin ödüllendirilecek tutum

ve davranışları şunlardır:

a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve

benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak,

b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine

iyi örnek olmak,

c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür

ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek,

d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği

davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak,

e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma

ve kullanmada örnek olmak,

f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum

ve davranışlar içerisinde olmak."

25. Ödül Yönetmeliği'nin "Tanımlar"

kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bu Yönetmelikte geçen; ...

ç) Kurul: İdare ve Gözlem Kurulunu, ... ifade

eder."

26. Ödül Yönetmeliği'nin "Temel

ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"(1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile

ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:

a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi

ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak

suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler

olmalarını teşvik etmektir.

b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din,

mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve

siyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden

ayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.

c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken

bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı

edilemez.

ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun

türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel

ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en

uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir.

d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı,

personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate

alınır.

e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları

taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir.

f) Aynı odada kalan veya ortak etkinliklere

katılan hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde birlikte

yararlanabilecekleri bir ödül verilebilir.

g) Hükümlü ve tutuklular hakkında disiplin

soruşturmasına başlanılması veya ödüllendirilen tutum ve davranışlarının

ortadan kalkması hâlinde ödüllendirme kararı Kurul tarafından derhâl geri

alınır ve bu karar ilgiliye tebliğ edilir.

ğ) Hükümlü ve tutuklular, kuruma kabul

işlemleri sırasında bu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler hakkında

bilgilendirilir."

27. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödül

türleri" kenar başlıklı 7. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Hükümlü ve tutuklulara;

a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli

hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile

mahrem görüşme,

b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini

uzatma,

c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma,

ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini

toplu olarak kullanma,

d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini

artırma,

e) Sosyal, kültürel veya sportif

etkinliklerden öncelikli ve daha uzun süreli yararlanma,

f) Haftalık harcama miktarını yarı oranında

artırma,

g) Tek kişilik odada televizyon bulundurma,

ğ) Hediye,

h) Takdir belgesi,

ı) Tavsiye mektubu,

ödülü verilebilir."

28. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirilebilecek

tutum ve davranışlar" kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Disiplin cezası almamış veya

kaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların bir

veya birkaçını sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı

davranmamaları hâlinde ödüllendirilebilir:

a) Tutum ve davranışları ile diğer hükümlü ve

tutuklulara iyi örnek olmak,

b) İyileştirme faaliyetlerine geçerli mazeret

dışında sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek,

c) İş, eğitim ve öğretim faaliyetlerine

geçerli mazeret dışında sürekli katılarak üstün başarı göstermek,

ç) Kurumdaki kişisel ve ortak kullanım

alanları ile bu yerlerde bulunan eşyaların temizlik, düzen ve korunmasına azami

özen göstermek,

d) Kurum içi ya da dışındaki sosyal, kültürel

veya sportif faaliyetlere sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel

gelişim göstermek,

e) Kurum işleyişini sürdürmek için gerekli

olan kurum iç hizmetlerinin yerine getirilmesinde istekli olmak ve üstün gayret

göstermek,

f) Uyuşturucu, alkol veya sigara bağımlısı

olup da bu bağımlılıktan kurtulmak için kurumca yürütülen eğitim veya tedavi

programlarına katılarak bu konuda gelişim göstermek,

g) Kurum asayiş ve düzenini tehlikeye

düşürebilecek hukuka aykırı bir eylemin ortaya çıkarılmasını sağlamak."

29. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirmede

yetkili merci" kenar başlıklı 9. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlü ve tutukluların

ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri

alınmasına Kurul tarafından Ek-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar

verilir."

30. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirme

usulü" kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Kurul, resen veya kurumda görev

yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar

verebilir.

(2) Kurul, ödül verilecek hükümlü ve

tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır

ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir..."

31. Ödül Yönetmeliği'nin "Eş görüşmesi ödülü" kenar

başlıklı 11. maddesi şöyledir:

"(1) Kapalı ceza infaz kurumundaki

hükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi

dört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde ve

personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülü

verilebilir."

32. Ödül Yönetmeliği'nin "Eş

görüşmesi ödülü ile ilgili genel hükümler" kenar başlıklı 12.

maddesi şöyledir:

"(1) Eş görüşmesi için kuruma gelen

ziyaretçilerden; Türk vatandaşı olanların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını

içeren resimli bir kimlik belgesini, yabancı uyruklu olanların ise pasaport

veya yerine geçebilecek bir kimlik belgesi ile birlikte hükümlü veya tutuklu

ile evli olduğunu ispatlayan Türkçe tercüme edilmiş resmî onaylı belgeyi

göstermesi zorunludur.

(2) Kurul, her bir ödüllendirme kararı ile bir

kez eş görüşmesi ödülü verebilir.

(3) Cinsel saldırı, cinsel istismar veya aile

içi şiddet suçu işlemiş hükümlü ve tutuklular ile eş görüşmesi ödülü

verilmesinin hükümlü, tutuklu veya eşi açısından riskli görüldüğü diğer

durumlarda kurumda bulunan veya başka kurumlardan temin edilen psiko-sosyal

yardım servisi personeli eşlerle öncelikle ayrı ayrı görüşür. Gerekli hâllerde eşlerle

birlikte de görüşme yapılabilir. Görüşme sonucunda hazırlanacak değerlendirme

raporunun Kurul tarafından dikkate alınması zorunludur.

(4) Aynı kampüs veya kurumda barındırılan

hükümlü veya tutuklu eşlerin bu ödülden yararlanmaları için her ikisi hakkında

da ayrı ayrı ödüllendirme kararı verilmesi gerekir."

B. Uluslararası Hukuk

33. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar

başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir."

34. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayata

saygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi, yani kişinin sosyal kimliğini

geliştirme hakkı anlamında bir özel hayatı

güvence altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi

geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas

kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye,

B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; Oleksandr

Volkov/Ukrayna, B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88,

16/12/1992, § 29).

35. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular Sözleşme kapsamında kalan

temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69). Suçun mahiyeti haklı gösteriyorsa bir tutuklunun

özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı ziyaret düzenlemelerine tabi

tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi kapsamındaki hakkına müdahale teşkil

eder, ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008,

§ 123).

36. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda

mahkûmların haklarına sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu

durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlama

makul ve ölçülü olmalıdır (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983, §§ 99-105).

37. AİHM'e göre hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına

saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların

ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu

kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2), B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61;

Ouinas/Fransa (k.k.), B. No:

13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya,

B. No: 48666/99, 17/7/2007, § 127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve

düzensizliğin önlenmesi için güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da

haklı bir gerekçeye dayanmalıdır (Gülmez/Türkiye,

B. No: 16330/02, 20/5/2008, § 46).

38. AİHM’e göre tutulma, doğası gereği özel hayat ve aile hayatı

üzerinde birtakım sınırlandırmalara yol açsa da yakın aile üyeleriyle etkili

ilişki kurmasına ceza infaz kurumunca imkân sağlanması, mahpusun aile hayatına

saygı hakkının önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Ancak mahpusun dış dünya ile

bağlantı kurmasını kontrol altına almaya yönelik birtakım tedbirler alınması

tek başına sözleşmeyi ihlal etmemektedir (Aliev/Ukrayna,

B. No: 41220/98, 29/4/2003, § 187). AİHM 2003 yılında verdiği Aliev/Ukrayna kararında, bazı Avrupa

ülkelerinde eşle mahrem görüşmenin kolaylaştırılması suretiyle ceza infaz

kurumu koşullarının iyileştirilmesi yönünde reform çalışmalarının yapıldığını

vurgulamakla birlikte mahrem görüşme talebinin reddedilmesinin anılan tarihteki

koşullar bağlamında Sözleşme’nin 8. maddesinin ikinci fıkrası anlamında ceza

infaz kurumunun düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi amaçları

çerçevesinde haklı görülebileceğini kabul etmiştir (Aliev/Ukrayna, § 188). AİHM anılan kararında bu gerekçeyle

başvurucunun eşle mahrem görüşme talebinin reddedilmesinin ölçülü bir müdahale

olduğu sonucuna ulaşmıştır (Aliev/Ukrayna,

§ 189).

39. AİHM'in 2013 yılında verdiği Varnas/Litvanya (B. No: 42615/06, 9/7/2013) ve 2015 yılında

verdiği Costel Gaciu/Romanya (B.

No: 39633/10, 23/6/2015) kararlarında da mahrem ziyarete ilişkin olarak bu

görüşünü devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Anılan kararlarda AİHM, Sözleşme'ye

taraf devletlerden yarısından fazlasının eşle mahrem ziyareti kabul ettiğini

vurgulamıştır. Fakat AİHM mahrem görüşmeyle ilgili bu evrime rağmen henüz

Sözleşme'nin devletlere mahrem görüşmeyi düzenleme yükümlülüğü yüklediği

biçiminde yorumlamadığının altını çizmiştir. AİHM bu nedenle mahrem görüşmenin,

devletlerin bireylerin ve toplumun gelişimini ve ihtiyaçlarını gözetmek

suretiyle Sözleşme'yle uyumu sağlamak gayesiyle atacağı adımları belirlerken

geniş takdir marjına sahip bulundukları bir alan olduğunu belirtmektedir (Varnas/Litvanya,§ 109; Costel Gaciu/Romanya, § 50).

40. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa

Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararının hükümlü ve

tutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:

"Dış Dünya ile İlişki

24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta

mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle

ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin

mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.

24. 2 Devam etmekte olan bir ceza

soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç

işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi

halinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak

adli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu

tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.

24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişim

kurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşları

belirlemelidir.

24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,

mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine

ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.

24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla

yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun

için onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar...."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

41. Mahkemenin 6/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

42. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak, geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Aile Hayatına Saygı

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

43. Başvurucu, Kurulun ayda en az bir kez yapacağı toplantıda

ödül verilecek hükümlü ve tutukluları kararlaştırması gerekirken bu konuda bir

karar almadığını, diğer hükümlü ve tutuklulara çeşitli ödüller verilmesine

karşın kendisinin ödül talebinin somut bir gerekçe olmaksızın reddedildiğini

belirtmiştir. Başvurucu ayrıca derece mahkemesi kararlarının gerekçe

içermediğini, hakkındaki kararın aralarında husumet bulunan hâkim tarafından

verildiğini, bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

44. Bakanlık görüşünde; ceza infaz kurumunda tutulmanın

kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin

ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması

durumunda mahkûmların haklarına sınırlama getirilebileceğine dikkat

çekilmiştir. Ayrıca eş ile görüşme yaptırılmasının bir ödül olduğu, hükümlü ve

tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil teşvik esaslı ayrıcalık

olarak verilebileceğinin gözardı edilemeyeceği, somut başvuruda İnfaz Hâkimliği

ile Ağır Ceza Mahkemesinin talebi reddederken Kurul kararının ve kullanılan

takdir yetkisinin usul ve yasaya uygun olup olmadığını değerlendirdiği,

karardaki tespit ve sonuçların mevzuatta yer alan hükümlerin uygulanması

niteliğinde olduğu, adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilik

içermediği ifade edilmiştir.

45. Başvurucu Bakanlığın görüşüne karşı beyanında, mahrem görüş

uygulamasının eşler arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklanabilecek

anlaşmazlıkların önüne geçmeyi ve ailenin korunmasını amaçladığını, dolayısıyla

eş ve çocuklar yönünden de sonuç doğurduğunu, Kanun'un idareye keyfilikten

uzak, objektif bir uygulama yapma görevi yüklediğini belirtmiştir.

2. Değerlendirme

46. Anayasa'nın ''Özel

hayatın gizliliği'' kenar başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes ... aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğine

dokunulamaz."

47. Anayasa’nın "Ailenin

korunması ve çocuk hakları" kenar başlıklı 41. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ...

Devlet, ailenin huzur ve refahı ... için

gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırı

olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme

hakkına sahiptir...”

48. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun esas olarak eş ile mahrem

görüşme ödülünden yararlandırılmayı talep ettiği dikkate alındığında başvurunun

aile hayatına saygı hakkı kapsamında ele alınması gerekmektedir.

49. Öte yandan eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri süren

başvurucunun, kendisiyle benzer durumdaki başka kişilere yapılan muamele ile

kendisine yapılan muamele arasında bir farklılığın bulunduğunu ve bu farklılığın

meşru bir temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayırımcı bir

nedene dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir. Somut olayda

başvurucu, benzer olaylar ile kendi durumunun aynı olduğunu ortaya koyamadığı

gibi kendisine nasıl bir ayrımcılık yapıldığına ilişkin açıklayıcı bir beyanda

da bulunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddiası ayrıca incelenmemiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

50. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

51. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığında

resmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişinin

ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğine

işaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8. maddesi

çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığını

oluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin -Anayasa’nın bütünselliği

ilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına ilişkin pozitif

yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması gerektiği açıktır

(Murat Atılgan, B. No: 2013/9047,

7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny

[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).

52. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda

tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu

idaresinin hükümlü ve tutukluların, aileleri ve yakınları ile temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006)

2 sayılı tavsiye kararında da hükümlü ve tutukluların, aileleri ve başka

kişiler ile dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret

edilmelerine izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708,

20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiye kararında, koşulların oluşması ve gerekli

görülmesi hâlinde ziyaretlere kısıtlamalar konulabileceği, ancak bu tür

kısıtlamaların kabul edilebilir asgari bir iletişime imkân tanıyacak nitelikte

olması gerektiği ifade edilmiştir.

53. Aile hayatına saygı hakkının korunması çerçevesinde

mahpusların ceza infaz kurumunda tutulmalarının kaçınılmaz ve doğal

sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir. Buna göre ceza infaz kurumunun

güvenliği ve düzeni ile mahpusların aile hayatına saygı hakkının korunması

arasında adil bir denge sağlanmalıdır (Mehmet

Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 89).

54. Ceza infaz kurumlarının güvenliği ve düzeninin sağlanmasıyla

sınırlı olarak mahpusların aile hayatlarının korunması için hangi tedbirlerin

alınacağı ve bu tedbirlerin nasıl uygulanacağı konusunda kamu makamlarının

geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda mahpusların aileleriyle

açık ve kapalı ziyaret, mektupla ve telefonla haberleşme gibi imkânlara

yeterince sahip olup olmadıkları önem taşımaktadır. Aile hayatına saygı hakkı

belirtilen asgari imkânlar dışında hükümlü ve tutukluların ayrıca eşleriyle

mahrem görüşme yapmalarına imkân sağlanması şeklinde açık bir güvence

sağlamamaktadır. Devlet mahrem görüşme imkânını düzenleyip düzenlememe konusunda

geniş takdir yetkisine sahiptir.

55. Bununla birlikte 5275 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile

mahpuslara belirli koşulların yerine getirilmesi kaydıyla ve teşvik esasına

dayalı olarak eşleriyle mahrem görüşme yapma imkânının tanındığı görülmektedir.

Dolayısıyla kanun koyucunun hükümlü ve tutukluların aile hayatına saygı

hakkının korunması kapsamında getirdiği bu güvencenin yerine getirilmesinde

yukarıda değinilen adil dengenin sağlanıp sağlanmadığı belirlenmelidir.

56. Aile hayatına saygı hakkının korunması müdahalenin kanun

dışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin savunma ve

itirazlarını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme

olanağının tanınması güvencesini de kapsamaktadır. Aile hayatına saygı hakkının

korunmasının söz konusu olduğu durumlarda usule ilişkin güvencelerin somut

olayda sağlandığından söz edilebilmesi için yargı makamlarının kararlarında

konu ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmalıdır. Bu zorunluluk idarenin

kendisine tanınan takdir yetkisini objektif olarak kullanıp kullanmadığının ve

keyfî veya olaya uygun düşmeyen bir değerlendirmede bulunup bulunmadığının

yargılama makamlarınca özenli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirmektedir.

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

57. 5275 sayılı Kanun'un 51. maddesinde mahpuslar için

ödüllendirme sistemi düzenlenmiştir. Buna göre mahpuslar, ceza infaz kurumu

içinde veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine

katılımları, ceza infaz kurumu düzenine karşı tutumları ile verilen işlerdeki

gayretleri değerlendirilmek suretiyle Kanun'da sayılan teşvik esaslı ödüllerden

yararlanabilmektedir. Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu

ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları ise, suç türleri dikkate alınarak

Ödül Yönetmeliği'nde belirlenmiştir.

58. Ödül Yönetmeliği'ndeki ilkelere göz atılacak olursa

öncelikle ödüllendirmenin bir hak değil teşvik esaslı ayrıcalık olduğu,

ödüllendirmede ceza infaz kurumunun fiziki yapısı, personel sayısı, malî ve

sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alınacağı

anlaşılmaktadır. Öte yandan mahpusun ödüllendirilebilmesi için disiplin cezası

almamış veya cezasının kaldırılmış olması, Ödül Yönetmeliği'nin 8. maddesinde

belirtilen tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergilemesi, diğer davranış

türlerine de açıkça aykırı davranmaması gerekmektedir.

59. Kapsam dâhilindeki ödüllerden biri olan eşle mahrem görüşme,

evli mahpusların en geç üç ayda bir kez olmak üzere üç saatten yirmi dört saate

kadar eşleri ile ceza infaz kurumu veya eklentilerinde personelin yakın

nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüşmesine imkân tanıyan özel bir ziyaret

türüdür.

60. 5275 sayılı Kanun'un 51. maddesi ödüllendirme konusunda

karar alma yetkisini Kurula tanımıştır. Kurulun ödüllendirme konusunda

kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken mahpusun kişisel özelliklerini,

tutum ve davranışlarını, İnfaz Kurumunun imkânlarını ve güvenliğini de

gözönünde bulunduracağı kuşkusuzdur.

61. Somut olayda başvurucunun ödül talebini ilettiği kamu

makamları, İnfaz Kurumunun kapasitesi, mevcudu, fizikî yapısı ve personel

sayısı gibi unsurları dikkate alarak öncelikle ceza infaz kurumunun güvenliği

yönünden değerlendirme yapmıştır. Kamu makamları ayrıca başvurucunun İnfaz

Kurumundaki tutum ve davranışları ile kişisel hâllerini de dikkate almış,

sonuçta mahrem görüşme ödülünün verilmesine ilişkin olumsuz kanaate varmıştır.

Öte yandan şikâyet yoluyla İnfaz Hâkimliğine yapılan başvuru üzerine

başvurucunun öznel durumu ve mevzuattaki ödüllendirme koşulları

değerlendirilmek suretiyle ödül verilmemesi yolundaki Kurul kararları hukuka

uygun bulunmuştur. Bu durumda ödüllendirme konusunda geniş takdir yetkisine

sahip olan kamu makamlarınca verilen kararlara dayanak yapılan gerekçenin

keyfîlik içerdiği, konuyla ilgili ve yeterli olmadığı söylenemez.

62. Mahrem görüşmenin mahpusların aile hayatlarını sürdürmeleri

bakımından her hâl ve koşulda tanınması gereken, mahpuslar için aile hayatına

saygı hakkının olmazsa olmaz bir unsuru olmadığı AİHM tarafından da kabul

edilmiştir. Bununla birlikte mahrem görüşme, ödül mahiyetinde ve belli

koşullara tabi olan bir imkân olarak düzenlenmiştir. Somut olayda başvurucunun

bu imkândan yararlanma talebinin olayın koşullarına göre makul ve kabul

edilebilir nedenlere dayalı olarak reddedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca

başvurucunun açık ve kapalı ziyaret, mektup ve telefonla haberleşme gibi aile

bağlarını canlı tutan diğer imkânlardan yararlanamadığı yönünde iddialarının

bulunmadığının da altı çizilmelidir. Bu durumda, mahrem görüşme yapma talebi

uygun görülmeyen başvurucunun aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediği

sonucuna ulaşılmıştır.

63. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20 . maddesinde güvence

altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi

gerekir.

C. Bağımsız ve Tarafsız

Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

64. Başvurucu; hâkimin reddine yönelik talebinin gerekçeli

olduğunu, şikâyetiyle ilgili savcılık belge numarasını belirtmesine rağmen

talebinin reddedildiğini, davasına husumet nedeniyle tarafsız olamayacağı açık

olan hâkimin bakmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.

65. Sözleşme'nin 6. maddesinde açıkça, adil yargılanma hakkının

bir unsuru olarak davanın tarafsız bir mahkemede görülmesini isteme hakkından

söz edilmiştir. Anayasa’nın 36. maddesinde mahkemelerin tarafsızlığından açıkça

bahsedilmemekle beraber, Anayasa Mahkemesi içtihadı uyarınca, bu hak da adil

yargılanma hakkının zımni bir unsurudur (AYM, E.2002/170, K.2004/54, 5/5/2004).

Ayrıca, mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan iki

unsur olduğu nazara alındığında Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği

Anayasa'nın 138., 139. ve 140. maddelerinin de tarafsız bir mahkemede

yargılanma hakkının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulması gerektiği

açıktır (AYM, E.2005/55, K.2006/4, 5/1/2006; E.1992/39, K.1993/19, 29/4/1993).

66. Genel olarak tarafsızlık, davanın çözümünü etkileyecek bir

ön yargı, tarafgirlik ve menfaatin bulunmamasını ve davanın tarafları

karşısında ve onların leh ve aleyhlerinde bir düşünce veya menfaate sahip

olunmamasını ifade eder (Tahir Gökatalay,

B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 61).

67. Somut olayda başvurucu, hâkimi daha önce hakkında verdiği

kararlar nedeniyle şikâyet ettiğini ve aralarında husumet oluştuğunu ileri

sürmüş ise de reddedilen hâkimin yargılama sürecinde kendisine yönelik ön

yargılı ve taraflı bir tutumunun, kişisel bir kanaat veya menfaatinin, bu

bağlamda kişisel bir taraflılığının bulunduğunu ortaya koyan bir delilin

başvurucu tarafından sunulmadığı anlaşılmıştır.

68. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli

tutulmasına ilişkin talebin KABULÜNE,

C. 1. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile

hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyete neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Engin YILDIRIM

Hicabi DURSUN

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTEŞ Raportör : Engin GÜNDÜZ Başvurucu : M.Ç.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, E. 2017/34600, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. 2017/34600 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç
  7. B. 2019/4918 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; Oleksandr
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Adli Yardım Talebi
  14. B. Aile Hayatına Saygı
  15. C. Bağımsız ve Tarafsız
  16. B. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli
  17. D. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile
  18. E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  19. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  20. M. Emin KUZ
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Genel Kurul
Başvuru No
2017/34600
Tarih
6 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Mahmut Macit Başvurusu (B. No: 2017/27177)
  • Ayşe Adanalı Başvurusu (B. No: 2016/76401)
  • Dursun Sarı Başvurusu (B. No: 2017/19448)
  • Halil Özer ve Mehmet Mansur Emen Başvurusu (B. No: 2017/33990)
  • Deniz Karadeniz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18001)
  • Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği Başvurusu (B. No: 2017/4483)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.